[Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1026
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by GM - Naruto » March 27th, 2019, 9:21 am

Gökyüzünden yere düşmeye başlayan yağmur damlaları, size savaştığınız toprakların neresi olduğu hatırlatmaya başlarken, Usagi kendisine verilen liderlik görevi doğrultusunda formasyonunuzu belirliyor. Bu esnada her ne kadar aranızda kısa sayılabilecek bir konuşma geçse de, birbirinizin yüzüne bakmaktan ziyade, etrafınızda olan bitenlere odaklanıyorsunuz. Her biriniz, ansız bir saldırı sonucu yitip gitmemek adına, tükenmekten olan gücünüze rağmen etrafınızı dikkatle kolaçan ediyorsunuz. Gördüğünüz manzara ise alelade insanların katlanabileceği türden olmuyor elbette. Bir savaş alanında olması gereken tüm detayların her birini, sanki tüm olayların içindeymiş gibi görebiliyorsunuz. İlk önce gözleriniz ölü bedenlere takılıyor istemsizce. Bazı tanıdık simaların, şu anda cansız bir şekilde yerde uzanmış yatıyor olması içinizi titretmeye başlıyor. Kimiyle bir yemekte oturmuşluğunuz, kimiyle bir görev sırasında tanışmışlığınız, kimiyle ise sadece selamlaştığınız olsa da, her birinin sizden bir parça taşıdığını hissediyorsunuz. Ancak şu anda, onların hislerine sadece siz erişebiliyorsunuz, zira yarılmış göğüsler, kopmuş uzuvlar, parçalanmış bedenler anılarınızla uyuşmayan noktalar oluyor. Her biri sizin için Ishigakure’nin yetiştirdiği güzide insanlar olsa da, bu onları son görüşünüz oluyor. Belki de cesetlerini bile Ishigakure’ye taşıyamayacağınız bu kişiler içten saygılarınızı sunarken, bu kez diğer tarafa kayıyor gözleriniz. Riaru’nun bazı adamlarının benzer şekilde yerde cansız bir şekilde yatıyor olması, içinizde beliren soğukluğu, üzüntüyü ve kederi bir nebze de olsa yatıştırıyor. Ancak bu yeterli gelmiyor hiçbirinize… Bir ekmeği paylaştığınız kişilerin hayatını sonlandıran kişilerden bazılarını geberip gitmiş olmaları, içinizdeki acıyı dindirmekten uzak kalıyor. Hırsınız tavan noktalarına sürüklenirken, yorgunluk ve bitkinlik giderek sizden uzaklaşmaya başlıyor.

Gözleriniz hala hayatta olanlara takıldığı anda, herkesi kudurmuşçasına birbirine saldırdığını, can aldığını görüyorsunuz. Vahşi hayvanların hayatta kalmak adına yaptığı hareketlerden çok da farklı durmayan eylemler neticesinde, ölen ve öldüren insanları görüyorsunuz. Ancak iki tarafın arasındaki bir dengeden bahsetmek gerekirse, hala güçsüz olan siz görünüyorsunuz. Kageyasu’nun size öldüreceğiniz minimum adam sayısını deklere ettiğinde ve Riaru’nun adamları ile karşılaştığınızda, bu rakamların makul olduğunu düşünseniz de, artık daha çok can almanız gerektiğini fark etmeniz çok da zor olmuyor. Belki onlarcasını harcamanız gerekse de, bu savaş içerisinde önceliğiniz can vermemek oluyor. Diğer insanlar gibi, duygularınızı gömüp, etrafınızda dolmaya başlayan yoldaşlarınızın cesetlerini görmezden gelerek ve gerekirse onları da kullanarak alabildiğinizce can almanız gerektiğini anlayabiliyorsunuz. Her yeri kana bulanmış yoldaşlarınızın, aslında sizin gibi düşündüğünü de o anda kavrayabiliyorsunuz kolaylıkla.

Ve yağmur şiddetini arttırıp size bir düşman gibi saldırmaya başladığında, siz de harekete geçiyorsunuz. Kendinize bir av bulmak ve hepsinden önemlisi bu savaşın gidişatını lehinize çevirmek adına her bir saniyenin kıymetini bilerek etrafınızdaki boşluktan çıkıp, akıtacağınız kanlara odaklanıyorsunuz. Çok geçmeden, takım formasyonunun size verdiği avantajla bir düşmanınızı ansızın öldürüyorsunuz. Sonra bir tanesini daha… Bir tane daha… Kim olduğunun, yüzünün ve vücudunun neye benzediğinin hiçbir önemi olmadan, sadece öldürmek için saldırıyorsunuz. Üstünüze sıçrayan kanlar, yağmur sayesinde kurumaktan kurtulurken, bunu aldırmadan devam ediyorsunuz savaşmaya. Savaşın başında düştüğünüz durumdan, bir takım olarak, bir bütün olarak kendinizi sıyırdığınızda, işlerin daha da kolaylaşmaya başladığını anlıyorsunuz. Ancak işler kolaylaştıkça, hislerinizi ve duygularınızı da yitiriyorsunuz. Aldığınız canların sayısı artarken, düşmanlarınızın da arttığını anlıyorsunuz. Önceden tek başınıza karşınızda durmaya çalışan kişiler olsa da, artık öbek öbek insanın sizi durdurmak için saldırdığını fark ediyorsunuz. Ne var ki, ardınızda hissettiğiniz dostlarınız, bu insan akınına karşı bir güç oluşturuyor ve sizin açınızdan pek de bir şey değişmeden, kendinizi tutmaktan kaçınarak adınızı duyuruyorsunuz.

Başta aldığınız, yaraladığınız insanların sayısını sayarken, zaman geçtikçe artık saymayı bile bırakıyorsunuz. Savaşın seyri hala aynı olsa da, Ishigakure’den gelen bir medic ekibinin olaya müdahil olmasıyla, belki de ilk kez nefes alıyorsunuz. Yoldaşlarınızın sizi zorlamasıyla yarım yamalak da olsa kendinizi yeniledikten sonra, bir kez daha kendinizi savaş meydanına atıyorsunuz. Genel anlamda, kondisyonunuz %60-70 civarında olduğu noktada, bir kez daha ellerinizin kana bulanmasına, suratlarınıza kanın sıçramasına müsaade ederken, artık vücudunuza sinen kan kokusunu rahatlıkla alabiliyorsunuz. Çamurlu zemin, sadece yağmurla değil, dostlarınızın ve Riaru’nun adamlarının kanıyla da sulanırken, ilerlemeniz hızlanmaya başlıyor. Hedefinize olan yakınlığınız arttıkça, direnciniz de artıyor ve dostlarınızın bir kez daha sizin etrafınızda toparlanmaya başladığını fark ediyorsunuz. Her bir hamleniz dostlarınıza bir asist, bir hayat gibi görünürken, önünüzdeki dostlarınızın ise hızla ölmeye başlaması sizi tedirgin ediyor. Sadece yarım dakika sonra ise, bu tedirginliğinizin nedenini canlı kanlı görüyorsunuz.

25 metre kadar önünüzde duran 1.80 boyların atletik vücutlu, sarı saçları kanla kızarmış, yüzünde birçok yara, üstündeki kıyafetleri parçalanmış ve vücudu neredeyse kanla boyanmış olan bir adamın bakışlarını sadistik bir şekilde size diktiğini fark ediyorsunuz. O anda belki de savaş ilk kez durgun bir hale gelirken, adamın yaydığı aura neticesinde savaş alanından koparak bu adama odaklanmaya başlıyorsunuz. Halinden ve tavrından birçok dostunuzu öldürmüş olduğunu rahatlıkla anlayabildiğiniz ve kısa bir süre önce önünüzdeki 6-7 Ishigakure shinobisini de öldürmüş adamla göz göze geldiğiniz bu anlarda, tehlikenin boyutunu da kavrayabiliyorsunuz. Yüzüne yansıyan sadistik gülüşü, portresini tamamlayan bir detay olurken “Size ulaşmak için onca canı almam gerektiğine inanamadım. Adım Agano Ganmaru! Efendi Riaru’nun en güvendiği adamlardan biri olarak, Ishigakure’nin en güvendiği adamlarını yok etmek için buradayım! Önce sizi, sonrasında ise Kageyasu denilen piçi harcadıktan sonra, bu savaşı kazanacağız! Sonrasında ise her birinizin sikilmiş bedenini Ishichou’nuza hediye olarak göndereceğiz!” diyor. Konuşmasını, yüzündeki sadistik ifadesiyle uyuşan bir kahkaha ile bitiren Ganmaru’nun, bugüne kadar karşılaştığınız insanların bir hayli farklı olduğunu, daha ilk anda anlamış olsanız da, bu cümlelerinden sonra onun başka seviyede bir insan olduğunu rahatlıkla kavrıyorsunuz. O anda, Ganmaru’yu yenmeniz halinde bu savaşın lehinize döneceğinizi anlayabiliyorsunuz.
Agano Ganmaru
ImageImageImageImage
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kita Usagi
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 81
Joined: September 11th, 2018, 3:23 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Kita Usagi » March 28th, 2019, 4:31 am

Konuşmasını yaparken etrafta saldırmak için aradığı düşmanlardan önce, yerde yatan dostlarına ilişmişti gözleri. Dost sözü belki biraz fazla kaçabilirdi. Sonuçta Usagi'nin neredeyse hiç dostu yoktu. Ne var ki, bu savaş ortamında yerde gördüğü köydaşlarının cesetleri, bir dostunun cesedini görmüş gibi etki bırakmıştı Usagi'nin üstünde. Kolu, bacağı olmayan onlarca ceset vardı. Yüzü tanınmayacak hale gelmiş cesetler. Sadece vücudunun belli bölümlerinde yer alan Ishigakure simgelerinden anlaşılıyordu Ishigakure shinobisi oldukları. Bu cesetlerin arasında Usagi'de olabilirdi. Ya da Kazuo veya Butsuo. İlerleyen vakitlerde o cesetlerin arasına katılma ihtimallerinin daha da artacağına inanıyordu. Kendi sayıları azalmasına rağmen, çok ilginç bir şekilde Rairu'nun adamlarının sayısının da bir o kadar arttığını düşünüyordu. Her ne kadar diğer tarafta Rairu'nun adamlarının cesetlerini görse de. O cesetleri gördükçe içinde biriken üzüntü daha da artıyordu. İçindeki üzüntü, beraberinde hırsı ve öfkeyi de arttırıyordu. Savaş alanındaki her bir Ishigakure cesedi için yüzlerce Rairu cesedi bırakmak istiyordu.

Yağmur damlalarının vücudunun üstünde dans etmeye başladığı anlarda ise Usagi, takımı için ilk kıvılcımı ateşlemişti. Yerinden bir hışımla ileriye doğru atılmıştı. Takımının da kendisini izlediğini umarak. Gözleri şu an için Rairu'nun adamlarından başka hiçbir şeyi görmüyordu. Bir düşmana saldırdığı anda, yanındaki Butsuo'nun ve arkalarında duran Kazuo'nun varlığını o an hissetmişti. O anda takım olarak çarpışmanın meyvelerini almışlardı. Savaş alanında verdikleri ilk mücadeleye göre çok daha hızlı bir biçimde katletmişlerdi önlerine çıkan düşmanları. Önce birisi, sonra bir başkası, daha sonra bir grubu. Önlerine çıkan insanların sayısı tekli hanelerden ikili hanelere çıksa bile, Usagi için bu bir şey ifade etmiyordu. Dostlarının da yardımıyla, önüne çıkabilecek her türlü düşmanın üstesinden gelebileceğini düşünüyordu.

Bir medic ekibinin savaş alanına ulaşması ile birlikte üzerilerindeki yükün biraz olsun hafiflediğini hissetmişti. Ekibin yardımıyla biraz olsun kendisini iyileştirdikten, biraz daha canlı hissetmeye başladığı andan sonra kendisini tekrar çığlıkların, metallerin ve kanın arasına atmıştı. Etraflarında biriken dostları ile birlikte, medic ekibinin de büyük yardımları sonucu ilerlemelerini hızlandırmışlardı. Artık hedeflerine daha hızlı bir şekilde ilerliyorlardı. Çok daha yakınlardı artık hedeflerine. Peki hedefleri neydi? İşte bunu hatırlayamıyordu Usagi. Hatırladığı tek şey üstünde Ishigakure amblemi taşımayan bir shinobi görünce öldürmesi gerektiğiydi. Peki bunun nedeni neydi? Onu da hatırlamıyordu. Nereye doğru ilerliyorlardı? Neye ulaşmaya çalışıyorlardı? Aklındaki tek cevap öldürmekti. Öldür! Öldür! Kafasında sürekli "ÖLDÜR!" kelimesini duyuyordu. Ishigakure amblemi taşımayan birisi varsa önünde öldür!

Rairu'nun adamlarının hızla öldürebilmeleri ile birlikte iyice yaklaşmışlardı Rairu'nun ana üssüne. Ne var ki, bir kaç saf önlerinde bulunan dostlarının da hızla ölmeleri hiç iyiye işaret değildi. Usagi'nin içindeki öfke, yerini hafiften korkuya bırakmaya başladığı sıralarda, bu korkunun ve dostlarının ölümünün nedenini görmüştü.

Usagi'den biraz daha uzun, sarı saçlı bir herif görmüştü. Saçları dostlarının kanıyla kırmızıya dönmüştü. Yüzünde belki onlarca yara vardı. Giydiği kıyafet hasar almaktan paramparça olmuştu. Belirli bir şekilde kan arayan gözleri Usagi'ye ve takım arkadaşlarına kilitlenmişti. Aynı şekilde, Usagi'nin bakışları da bu adama kilitlenmişti. Savaş alanından ayrılıp, sadece karşısındaki adama kilitlenen gözleri, adamı tamamlamaya çalışırken kulakları da bu çağrıya yanıt vererek adamın söylediği sözleri beynine iletmeyi başarmıştı. Agano Ganmaru. Söylediği sözlerden hızlı bir analiz yapmıştı beyni. Savaş ortamında bile olsa, bu kadar gereksiz yere küfür kullanan birisi fazla zeki olamazdı. Karşılarındaki adam kendi saf gücüne güveniyordu. Tamam, belki Usagi'de yeterince zeki sayılmazdı lakin, Ganmaru'dan daha zeki olduğunu ve kas gücü olarak rakip olamasalar da, stratejik hamlelerle bu adamın üstesinden gelebileceğini anlamıştı. Bu ufak analizinden sonra beyni yine hızlıca bir plan yapmıştı. Savunma pozisyonunda kalıp Ganmaru'nun kendilerine gelmelerini bekleyebilirlerdi. Ya da takım olarak Ganmaru'ya saldırabilirlerdi. Her iki durumda da, Butsuo'nun saf gücüne ve Kazuo'nun Ninjutsularına ihtiyaçları olduğunu biliyordu. Tam o anda, aklına çılgınca bir fikir gelmişti. Ama harbiden çılgınca. "Butsuo, sanırım vücudunu sertleştirme vaktin geldi." Aklındaki fikir hiç birisinin hoşuna gitmeyecekti. Bu fikri Usagi bile beğenememişti. Tek sıkımlık bir Goukakyou misaliydi bu fikir. İşe yaraması halinde sıkıntısız bir şekilde tekte öldürebilirlerdi bu hayvani insanı. Ne var ki, sıkıntı çıkması durumunda da tekte ölebilirdi bu üçlü. Tabi, aklındaki fikri uygulayabilmeleri için şu anda hiçbir önkoşulu sağlayamamışlardı. Başta bu ön koşulları oluşturmaları gerekiyordu.

"Aklımda bir fikir var ama bu fikri sevmeyeceğinize eminim. Ne yazık ki, takım lideriniz olarak bu planımı uygulayacağımızı size söylemekten mutluluk duyuyorum." Sözlerine çok kısacık bir nefes alma arası verdikten sonra devam edecekti. "Öncelikle Ganmaru'yu biraz yormamız gerekecek. Kazuo, umarım zıplama yeteneğin kuvvetlidir. İhtiyacın olacak." Takımını meraklandırmak gibi bir niyeti yoktu. Bu sebeple planını hemen tasarlayıp sözlere dökmüştü beyni. "Plan şu, Ganmaru'yu bir süre yorduktan sonra ikiniz belirli bir mesafe geri çekileceksiniz. Kazuo, Butsuo'nun seni havaya doğru itmesi ile yerden yedi sekiz metre yükseğe sıçrayabileceğini varsayıyorum. Butsuo, senin ne kadar yükseğe sıçrayabildiğini zaten gördük. Sen de altı yedi metre sıçrasan yeter. yani Kazuo'dan bir metre aşağı. Ben ise o sırada Ganmaru'ya mümkün olduğunda yaklaşmaya çalışacağım." Konuşmayı fazla uzatmıştı. Bunun farkındaydı. En kısa yoldan, ve en anlaşılır biçimde sonuçlamalıydı planını.

"Ben Kage Buyou tekniği ile Ganmaru'yu havaya fırlatmaya çalışacağım. Eğer bunu başarabilirsem yapmanızı istediğim şey şu. Kazuo, Butsuo'ya nişan alarak Shinkuu Gyouku tekniğini uygulamanı istiyorum. Butsuo, sen de Domu tekniği ile vücudunu olabildiğince sertleştir. Bu şekilde teknikten zarar görmezsin. Ganmaru havadayken Kazuo'nun seni vurması ile birlikte ivme kazanarak Ganmaru'ya doğru ilerleyeceğini düşünüyorum. Oukashou ile Ganmaru'nun üzerine inersen, bu herifi haklayabiliriz." Anlatınca, planın düşündüğünden daha da çılgınca olduğunu kavradı. Takımdaki kişilerin bu planı onaylamasını istemiyordu, onaylamalarına gerekte duymuyordu. Öyle ya da böyle, son çare olarak uygulayabileceği bir plan oluşturmuştu kafasında, şimdilik Ganmaru'nun hareketini bekleyip olabildiğince doğaçlama ilerlemek istiyordu. Karşılarındaki hayvani herifin neler yapabileceğini öğrenmek istiyordu başta. Tabi, içten içe Ganmaru'nun neler yapabildiğini hiç öğrenmek istemese de, başka şansının olmadığını biliyordu. Bu herifin kabiliyetlerini görmeliydi ki, ona göre plan yapmalıydı. Ya da hali hazırda bulunan planını ona göre şekillendirmeliydi.

"Bu plan aklınızda bulunsun. Eğer gerekli koşulları sağlayabilirsek uygulayacağımız bir plan olarak."
Image
Künye
İsim: Kita Usagi
Yaş: 17
Cinsiyet: Dişli bir dişi.
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 12.500
Prestij: 1
Ün: 17
Kullanılabilir GP: 0

Özellikler
► Show Spoiler
Profil
► Show Spoiler
Ninjutsu
► Show Spoiler
Taijutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
► Show Spoiler
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 85
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Oita Butsuo » March 30th, 2019, 11:48 am

Formasyonumuzu belirledikten sonra tam gaz kan banyosuna geri dönmek için koşmaya başladık. Bir gözüm olan bitenleri izlerken öteki dost ve düşman ölülerinden başka bir şeyi görmüyordu. Yakından veya uzaktan tanıdığım yüzler vücutlarında çeşitli eksiklerle cansız şekilde yerde yatıyor. Aynı şekilde Riaru'nun askerleri de canlarını vermiş şekilde yatıyorlar. Dip dibe, yan yana... Karmakarışık duygular içindeyim. Bir yandan ölen köydaşlarımın üzüntüsü birikiyor, ağırlaştırıyor beni. Öteki gözümle gördüğüm onların ölümüne sebep olan canlı düşman askerleri ise beni öfkeyle dolup taşırıyor, patlayasım geliyor. Böyle olmasını biz istemedik. Bizim hayatlarımıza dışarıdan müdahale edildi. Biz sadece tehditi yok ederek kendimizi savunuyoruz. Bu yolda bir sürü insan ailesinden, sevdiğinden oldu. Hatta belki biz de sevdiklerimizden, hayatımızdan koparılabiliriz. Benim hangi duyguya kendimi teslim edeceğim çok açık: Öfke!

Gözlerime öfkenin hakim olmasıyla beraber geride bıraktıklarımı derinlere gömerek önümde olanlara odaklandım. Kudurmuş gibi birbirine saldıran bir yığın insan. Bu insanların çoğu Riaru'nun adamları. Daha iyi! Daha fazlasını öldürüp kendimi daha iyi hissedebilirim! Yoldaşlarım gibi düşman kanına bulanmaktan daha fazlasını dileyemem şu an. Bir canavara dönüşmek istiyorum!

Yağmurun ağırlığı hissedilir olduğunda sanki bir ortak akıl tarafından kontrol ediliyormuşçasına aksiyona geçtik. Aç kurtlar gibi kendimize yiyecek bir şeyler arıyorduk fıldır fıldır. İlk avımız ise yalnız kalmış bir ceylan yavrusunu avlamak gibiydi. Bambi'nin annesini öldüren avcı olmanın bu kadar keyif vereceğini tahmin edemezdim. Ama o kan tadı bir kere çalındı ağzıma. Daha fazlasını istiyorum artık!

Gözlerimde öfke ve kana susamışlık hariç hiçbir duygunun emaresi olmadan devam ettim. Takımımla beraber tabii. Birer birer öldürdük düşmanlarımızı. Ne kim oldukları ne bu savaştan önce nasıl bir hayatları olduğu ne geride bıraktıkları... Hiçbiri zerre kadar önem taşımıyordu. Sadece yanlış zamanda yanlış yerde bulunuyorlardı. Kaderlerini suçlasınlar!

Kan banyosunun yağmur suyuyla temizlenmesi ise beni yavaşlatmaktan ziyade sinirimi bozan bir faktör oldu. Dışım kızıla boyandıkça içim serinleyecek gibi hissediyorum. Ama onun yerine yağmur dışımı soğutmaya çalışırken içimdeki ateş harlanarak büyümeye devam ediyor. Her öldürdüğümde ve her ölüme yaklaştığımda.

Canlarından ettiğimiz insanların cesetleri ayaklarımızın dibinde biriktikçe biz de savaş alanında daha da yükseldik, büyük balıklar olduk. Büyük balıkları avlayabilecekler ise büyük balıklardır. Başta her şey daha kolay olsa da hayatta kalanların sayısının azalmasıyla insanlar birbirini tanıyabilir hale geldi. Kalanlar şanslı ve güçlü olanlardı. Kimin ne kadar şanslı kimin ne kadar güçlü olduğu ise az çok herkes tarafından biliniyordu. Gözü kesen, şansı olduğunu düşünen saldırıyordu bize. Kötü haber! Biz hep daha şanslı biz hep daha güçlüydük! Cesetleri ayaklarımızın altındaki yığına katılırken biz yükselmeye devam ediyorduk!

Bizi ivmelenmiş ilerleyişimizden alıkoyan şey ise sürekliliği sağlama isteği oldu. Savaş alanına ulaşan Medic ekibiyle savaştan alıkoyulduk. Ben hala ağzımda istediğim yoğunlukta kan tadı alamamış olmanın hayal kırıklığı ve siniriyle devam etmek istemiş olsam da hayatta kalma güdüm de oldukça ikna ediciydi. Pek uzun bir tedavi sürecine girmesek de enerjimizi yenilememiz adına oldukça yararlı birkaç dakika geçirdik. Savaş dışında kalmış olsak da içimdeki ateş aynı şiddette beni yakmaya devam ediyordu. Yanmanın verdiği acıyla tekrar daldık savaş meydanına. Enerjimiz yerine geldiğinden olacak daha da hızlandı ilerlememiz. O zaman anladım mola vermenin o kadar da fena bir fikir olmadığını.

Ama kısa bir süre sonra bir terslik olduğunu anlayabildim. İlerlememizin hızlanmasının sebebi mola değil, ön saflardaki dostlarımızın hızlı bir şekilde oyundan elenmesiydi. Kısacık bir süre sonra da onları eleyen oyuncu karşımıza çıktı.

Havada varlığını hissedebileceğiniz, fizikli, sarı saçları "kızıla" çalan bolca yaraya sahip genç bir adam. Uzun zaman sonra ilk defa savaş alanında zaman yavaşlarken etrafı incelemek için fırsatım oldu. Az önce öldürdüğü 6-7 yoldaşımızın vücutları daha soğumamıştı. Gözlerimi yerdeki ölülerden kaldırıp tekrar adama çevirdiğimde ise karşılıklı bir bakışma içinde olduğumuzu fark ettim. Çenesini açmak için hiç vakit kaybetmeyen adam ağzından sıçarcasına konuştu da konuştu. Ağzından sıçrayan boklar dostlarımızın ölü vücutlarına sıçrayarak onları kirletmekten başka bir şeye yaramıyordu.

Bu sefer korku ve öfke mücadeleye girdi içimde. Adamın sözleri cidden bok niteliğinde olsa da varlığının yaydığı havayı şu ana kadar savaş alanında hissetmedim. Ama aklımda dolaşan düşünceler çok daha farklı yönlere gidiyordu. Bir yandan bu adamı öldürme isteğim tavan yapmıştı. Bir yandan ölen dostlarımızın anısı için, onların anısına böyle saygısızlık eden bir adamı ortadan kaldırmamız gerektiğine inanıyordum. Bir yandan da bu adamı yenmemiz durumunda savaş alanındaki dengelerin çabucak değişeceğinin farkındaydım. Bu adamı yendiğimiz ve köyümüze birer kahraman olarak döndüğümüz anın hayali kafamda oynayıp duruyordu.

Öfke ne kadar başına buyruk, her şeyden bağımsız gibi görünse de öfkenin de motivasyonları oluyor. Öfkem korkumu yutarken adamın sadist tavrına karşılık olarak sırıttığımı fark ettim. Bu sırada Usagi'nin sözleri de kulaklarımdan içeri akıyordu. Yine de gözlerimi karşımdaki heriften almadan sırıtmaya devam ettim. Usagi'nin planı oldukça tehlikeli ve eklem noktaları fazla olduğu için patlayabileceği çok fazla nokta var. Ama karşımızdaki rakip güçlü olunca ve bizim de ezici, rakibin tüm özelliklerini yok sayıp domine eden bir yeteneğimiz olmadığı için karmaşık planlar uygulamak zorundayız. Kafamla Usagi'nin planını onaylarken gözlerimi ayırmadan Domu'yu aktive ettim. Bu sırada ilk defa gözlerimi adamdan ayırarak yerdeki cesetlere tekrar bakmaya başladım. Dostlarımızın nasıl öldüklerini görmek bu adam hakkında bize bazı bilgiler sağlayabilir. Ateş ile yanmışlar mı, elektrik ile kızarmışlar mı, kayalar altında ezilmişler mi, su veya hava çarpması sonucu hasar mı almışlar, temiz bir kesikle uzuvları mı kopmuş, suratlarına kazınmış bir yumruk izi mi var, bir patlama ile paramparça mı olmuşlar... Herif güçlü, orası kesin. Ama yeteneklerini bilmiyoruz ve bu durum elimizi kolumuzu bağlıyor. Hala saldırmamamızın yegane sebebi bu belki de. Hızlıca gözlemlerimi yapıp adamdan gelecek bir hamleye karşı hazır bekleyeceğim. Bakalım bu sefer kim daha güçlü ve şanslı...
Image
Künye
İsim: Oita Butsuo
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 225.000
Prestij: 6
Ün: 10
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Hayaletin peşinde…

Butsuo, çocukluk aşkına adını duyurmak, hatta tekrar bir araya gelmek için yaşamaktadır. Bunun en kolay yolunun da ünlü olmak olduğuna karar vermiştir. Kumiko’nun duyduğunda gurur duyacağı, hoşuna gideceği hatta peşinden koşacağı bir ün.
Komplikasyon
-
Özellikler
Güvenilmez Shinobiler
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde yüksek rütbeli shinobiler arasında sevilmemekte ve güvenilmez olarak lanse edilmiş durumdadır. RP içerisinde yüksek rütbeli Ishigakure shinobileri tarafından olumsuz bir tutumla değerlendirilen karakter, köy sistemi içerisinde güven gerektiren işlere görevlendirilmeleri konusunda da olumsuz tavırlarla karşılaşmaktadır. Köy hizmetlerinden faydalanırken bu olumsuz durum zaman zaman karakterin karşısına çıkabilmektedir. Köyün güvenini tekrar geri kazanacak bir olay gerçekleştirene kadar bu durum sürecektir.
Gelir Kaybı
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde, karakterin bundan sonra atanacağı görevlerde kazanacağı gelirden kesinti yapılmaktadır. Bu kesintiler RP içerisinde karakterin gerçekleştireceği diğer eylemler de dikkate alınarak Ishichou tarafından yapılmaktadır. Ishichou’nun bir sonraki emrine kadar bu kesintiler devam edecektir. Bu özelliği kaldırılması için karakterin kendisini Ishichou’ya ispat etmesi gerekmektedir.
Profil
Güç: 11
Çeviklik: 7
Kondisyon: 9
Potansiyel: 2
Varlık: 3
Zeka: 3
Image
Beceri Listesi
[Güç] Atletizm(Favori): 12
[Çeviklik] Akrobasi: 7
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form(Favori): 6
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Doton: Domu
Taijutsu
B-Rank Juudaichi
C-Rank Oukashou
Genjutsu
-
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Kan Hapı (Normal Kalite)
Kondisyon Hapı (Normal Kalite)
İyileştirici Hapı (Normal Kalite)
User avatar
Shimada Kazuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 109
Joined: September 1st, 2018, 1:31 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Shimada Kazuo » March 30th, 2019, 11:40 pm

Usagi ve Butsuo’nun sözlerini işitirken potansiyel tehlikelere hazırlıklı bir vaziyette etrafıma bakıyordum. Yağmur varlığını hatırlatma amacıyla gürlerken ciğerlerime temiz bir hava çekmenin kolay olduğu saatlere özlem duymaya başladım, toprağa olduğu kadar rüzgara da işlemiş kan kokusu burnumda rahatsız edici bir sızıydı. Organların kokusunu ne zaman öğrendiğim konusundaysa en ufak bir fikrim yok ama bunu yapabiliyorum, bağırsak ve niceleri. Hepsi birbirinden kötü, birbirinden iğrenç. Kokuyu yavaş yavaş özümserken fark ettiğim bir durum yüzümde ufak bir seğirme olarak beliriyor, kahkaha atmak istiyorum ama imkansız. Yerde yatan dostlarım, kollarını arayan devriye arkadaşlarım, korkusuzca savaşmış Ishigakure kahramanları. Diğer tarafta kaosu amaç güden bir yaratığı takip eden bilinçsiz insanlar, düşmanlarımın leşleri. Peki öyleyse etrafa saldıkları koku niye aynı? Aynı şekilde öldüler, aynı şekilde çürüyecekler ve aynı hiçliğe gömülecekler. Maddi olanın önemsiz olduğunu gösterir bu, aynı şeye dönüşeceğimizi. Peki, manevi şeylerin önemini buradan çıkartabilir miyiz? “Onun ölümü ülkeyi kurtarmış olabilir, çocukları ailesi düzgünce yaşaya…” bazı kesimlerin rahatlıkla kabullenebileceği bu ifadeyi anlamıyorum daha basit düşünüyorum. Kurtarılmış Ishigakure’nin çürüyen bir et parçasına faydası nedir?

Hiçbir yere çıkmayacak düşünceler silsilesi. Buradayım ve bunları düşünmeye devam edeceğim lakin bunu ölmeden önceki saniyelerime sığdıracağım belki en sonunda vardığım nihai düşünce pişmanlık olacak belki gurur. Bunu ancak o zaman öğrenebilirim şimdiyse savaşmalı ve sorgulamaksızın öldürmeliyim.

Düşüncelerimi bir kenara koyarken kayadan bir iradeyi kuşandığımı hissettim veya öyle yaptığıma inandım. Düşünmemeliyim, öldürmeliyim etrafımdaki ölmeyen herkes gibi.

Ve öyle yaptım, belirlediğimiz dizilişi korurken insanları öldürmeye başladım. Kimi öldürdüğüm veya nasıl öldürdüğüm kısa bir süre içinde anlamsızlaşırken aynı şeyi farklı yollarla yapmaya devam ettim. Üstüme sıçrayan kanlar yağmurun altında yavaş yavaş kayboluyorken ölümün kokusuysa tam tersine her leşin ardından bir nebze artıyordu sanki. Arından ölüm meleğiyle yarıştığımız bu zamanlara ara vermek zorunda kaldık. Savaş alanına gelen medic-nin ekibi sayesinde üstünkörü bir şekilde uygulanan tedavi ve iyileştirmenin ardından bıraktığımız işe devam ettik.

Dostlarımız etrafımızda pozisyon alırken ilerleyişimiz hızlandı, tam bir dayanışma örneği olarak geçirdiğimiz bu saniyeler önümüzdekilerin birer birer düşmesiyle sona erdi. Ve sorumlusuysa karşımızdaydı, uzun sayılabilecek az önce kan banyosundan çıkmış gibi duran sarı saçlı bir Riaru askeri. Bolca yaraya sahip olan yüzündeki korkutucu bir ifade vardı.
Sıradan olmadığı her halinden belli olan bu canavar çok kısa bir sürede altı yedi tane Ishigakure shinobisini öldürmüştü bu adamın gücünü algılamamız yönünde önemliydi.

Medic-nin olayını saymazsak uzun bir aradan sonra ilk defa durmuştuk. Düşmanı pür dikkat izlerken herif konuşmaya başladı. İsmini verdi ve görevini anlattı, önemsiz detaylardı bunlar. Yine de Kageyasu’yu öldürmeyle alakalı kısımda bizi iki hamlede öldüremiyorsan şansını deneme bile diye düşünmeden edemedim. Elbette iş oraya kalmayacak, bu herifi indireceğiz eğer kazanmak istiyorsak bunu yapmak zorundayız.

Bu sırada Usagi planını anlatmaya başladı ve açıkçası memnun kaldığım bir plan değildi. Çok spesifik ve riskli bir saldırıydı. Bir sürü yerinde yapılacak basit hamlelerle yarıda kalabilirdi, onun dışında Shinkuu Gyouku’yla havadaki birini dengeli bir şekilde hızlandırabileceğim konusunda da ciddi şüphelerim var. Böyle ortamlarda daha basit düşünmemiz gerekiyor zaten kafamda kurguladığımız planı bozan bir şeyler sürekli çıkıp duruyor rakibimizde kukla değil sonuçta. Üstelik hem bozulmaya mümkün bir planla hem kendi içinde ciddi soru işaretleri barındıran bir planla böyle bir herife saldırmak bana kalırsa akıllıca değil. Ha yapacak mıyım? Yapacağım. Çünkü plan ne kadar çılgınca olursa olsun savaş alanında takım arkadaşınla plan tartışmak kadar çılgınca olamaz.

Yine de içinde bulunduğum durum Zanshuu No Jutsu için çok uygun. Savaşın başından beri müttefiklerimde etkilenir ve çeşitli sıkıntılar oluşturur diye kullanamamıştım bu tekniği. Şimdiyse şu karşımızdaki herifi öldürmemiz yeterli. Eğer cidden bu herifi yormayı başarırsak bu canavara diz çöktürmese bile hareketini kısıtlayabilir ve bu fırsatı kullanırsak kazanırız.

Ama bunlar birkaç aşama ilerde düşünülmeli zira yapılabilecek tüm planların hepsi bu herifi yormaya ve sayısal avantajı kullanmaya dayalı. O yüzden Usagi ve Butsuo’nun yaptığı gibi Ganmaru’ya odaklandım ve gelecek saldırıyı beklemeye koyuldum.


In a world without gold we might've been heroes!
Image
Künye
İsim: Shimada Kazuo
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Boy: 1.86
Kilo: 72
Köy: Ishigakure
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 40.000 Ryo
Prestij: 4
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Fuuinjutsu Öğrenmek: Fuuinjutsu’ya abartılı derecede bir ilgisi vardır, derinlikleriyle Fuuinjutsu öğrenmek hayatta ki tek hedefidir hatta. Bunun uğruna Shinobi olmaya karar vermiş, şuanda çıktığı sıkıcı görevlere katlanmasının tek sebebi bir gün Fuuinjutsu’da ustalaşma hedefidir.

Komplikasyon:
Merak Belası: Normalde mantıklı karar verme yetisine sahip olan Kazuo. Bir şeyi merak ettiğinde kontrol mekanizmasını tamamen yitirir bunun sonucunda mantıklı veya mantıksız kararlar alabilir. Normalde pek zararlı bir şey gibi görülmese de Kazuo’da ki seviye tamamen farklıdır, aniden bir şeyi merak eder ve bunun mantıklı bir merak olmasına gerek bile yoktur.. Örneklemek gerekirse “Cübbeli adamı gizlice takip et.” Görevindeyken aniden beynine doluşan “Adamın kafası kel mi acaba?” sorusuyla birlikte kendini aniden adamın üstünde bulabilir. Bu problem, bazı görevler de kendisine sıkıntı yaratmıştır.

Özellikler

Profil
Güç: 4
Çeviklik: 7
Kondisyon: 4
Potansiyel: 4
Varlık: 5
Zeka: 6

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 2
[Potansiyel] Ninshuu: 2
[Varlık] Aldatma: 2
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin No Jutsu
Shinkuutai
Shinkuu Gyouku
Kaiten Shuriken
Zanshuu no Jutsu
Taijutsu
Musatsu - C Rank

Fuuinjutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
Raigen
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
► Show Spoiler

Standart shinobi çantasına benzer çanta
Ödüller:
Hırsız Kim - C Rank
4. Yoklama
Chakra Taşları
► Show Spoiler
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1026
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by GM - Naruto » April 2nd, 2019, 9:50 am

Usagi’nin kafasından geçen planı aktarmasının ardından, her biriniz Ganmaru’nun yapacaklarını beklemeye koyuluyorsunuz. Bu esnada Butsuo etraftaki cesetlere baktığında, genelinde bir parçalanma söz konusu olduğunu görebiliyor. Tutup koparma, delip geçme ve buna benzer yaralanmalarla ölmüş insanların cesetlerinin bazılarında bilinçli hamlelerin yapılmış olduğunu kavrayabiliyor. Diğer bir deyişle, kopan, parçalanan uzuvlar dışında başkaca yaralanmaların olmadığı cesetlere bunu yapan kişinin, bu eylemlerini bilinçli bir şekilde yaptığını anlayabiliyor. Bunun dışında her biriniz Ganmaru’nun en ufak bir hareketinden bir çıkarım yapmak için gözlemlemeye başlıyorsunuz. Ancak Ganmaru’nun genel hal ve tavırları, onun kana susamış vahşi bir hayvan olduğu çıkarımınızın ötesine geçemiyor. Sezgileriniz ve becerilerinizin bu noktada yetersiz kaldığını kavradığınızda, geriye kalan tek şeyin Ganmaru’nun olası bir saldırısına karşı kendinizi korumanız gerektiği oluyor.

Birkaç saniyeden daha fazla uzun sürmeyen, ancak savaş ortamında birkaç dakikaya tekabül eden sessizliğin ardından canı sıkılmış gibi duran Ganmaru “Üçe karşı bir olunca, direk saldırırsınız diye düşünüyorum. Ishigakurelilerin pısırık amcıklar olduğunu biliyordum ama siz farklısınız sanmıştım…” dedikten sonra kocaman bir sırıtışla “Peh, yanılmışım!” diyor ve hızla yerinden fırlıyor! Gözleriniz, sanki Ganmaru’nun ardından kalan siluette kalmış gibi sizi şaşkınlığa sürüklerken, her ne kadar bir saldırıya karşı hazırlıklı olduğunuzu düşünseniz de, böylesine bir hıza karşı kendinizi bir an savunmasız hissediyorsunuz. Ganmaru’nun esas bedeni bir anda tekrar gözle takip edilebilir gibi olduğunda ise, sağ ve sol eliyle iki cesedin baş kısmını tuttuğunu, bu cesetleri sürükleyerek ilerlemesine devam ettiğini görüyorsunuz. Ganmaru bu cesetleri bir tanesini Kazuo, diğerini ise Butsuo’ya doğru fırlatmasının ardından, tüm odağını Usagi’ye vermiş gibi ona doğru ilerliyor. Genel vücut hatları herhangi bir savunma mekanizmasını içermiyor gibi görünse de, Ganmaru’nun sahip olduğu hızı ve cesetleri ufak bir taş parçası gibi rahatlıkla fırlatmasını sağlayan gücü, sizin en büyük düşmanınız olacak gibi duruyor.

Kazuo ve Butsuo’ya havadan, yere paralel bir şekilde gelen cesetler bir hayli hızlı ve yarım saniye kadar sonra vücutlarına isabet edecek gibi duruyor. Ganmaru ise, herhangi bir yumruk veya tekme hazırlığı olmaksızın ve herhangi bir shinobi ekipmanı da barındırmaksızın Usagi’ye doğru yaklaşıyor. Ganmaru’nun Usagi’ye ulaşma süresi, cesetlerin Kazuo ve Butsuo’ya ulaşma süresine hemen hemen eşit duruyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kita Usagi
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 81
Joined: September 11th, 2018, 3:23 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Kita Usagi » April 2nd, 2019, 10:43 am

Planını anlatmaya başladığı sırada, Ganmaru'dan herhangi bir hareket beklemişti. Bir şeyler fırlatmasını ya da saldırıya geçmesini. Nitekim durum beklediği gibi olmamıştı. Ganmaru hala bekliyordu. Usagi'nin takımı da öyle. Planını tamamıyla anlatabilmiş olmanın verdiği hafif bir rahatlamayla bütün dikkatini Ganmaru'ya yönlendirmişti. Herhangi bir çıkarım yapabilmek için baştan ayağa gözlemlese de gerek adamın duruşu, gerek hal ve tavırlarından çıkarabildiği tek sonuç karşısındaki hayvanın kana susamış olduğuydu. Ganmaru'yu bir insan olarak düşünmek istemiyordu çünkü karşısında bir insandan yayılabilecek aura yoktu. Hayvani duruşu ve kana susamışlığı dışında herhangi bir çıkarım yapamadığı için sol elinde ters bir şekilde tuttuğu kunaiyi biraz daha öne uzatıp öne doğru hafifçe eğilerek savunma pozisyonuna geçmişti. Pürdikkat Ganmaru'yu izlerken, herifin konuşmaya başlaması ile birlikte bir şeylerin geleceğini anlamıştı. Ne var ki, gelecek olan bu şeyin bu kadar hızlı bir biçimde gelmesini beklemiyordu. Birden yerinden fırlayan Ganmaru'yu gözleriyle takip edemiyordu bile neredeyse. Bir an için bu hızla nasıl başa çıkacağını bilemeyip derin bir korku kaplamıştı içini. Savaşın başından beri sürüsüyle düşman katletmişti belki ama, şu an katletmekten çok katledileceğini düşünüyordu. Girdiği savunma pozisyonunun ise şu an için tamamen gereksiz olduğunu düşünmeye başlamıştı.

Gözleri Ganmaru'yu tekrar yakaladığında ise Ganmaru'nun iki elinde de birer cesetle üzerilerine doğru koştuğunu gördü. Cesetler ile ne yapacağını düşünmeye başladığı sırada cevabını alması ise, Ganmaru'nun gerçekten ne kadar hızlı ve güçlü olduğunun kanıtı gibiydi. Birer senbon gibi fırlattığı cesetlerden birisi Kazuo, diğeri ise Butsuo'yu hedef almıştı. Peki bu sırada Ganmaru kime doğru koşuyordu? Tabi ki Usagi'ye doğru koşuyordu. Bu durum karşısında ne yapacağını bir an için bile düşünecek fırsatı olmadığının farkındaydı. Savaşa girdiğinden beri doğaçlama hamleler yapmıştı. Ama bu doğaçlama hamlelerde bile bir iki saniye düşünüp plan kurma fırsatı olmuştu. Şu anki dövüşünde ise bu planları yapmaya bile fırsatının olmayacağını biliyordu.

Sol elinde ters tuttuğu kunaiyi üzerine doğru koşan hayvana fırlattıktan sonra sol ayağı ile kendisini top şekline girerek havaya doğru fırlatmayı düşünüyordu. Havaya ve öne, Ganmaru'nun üstünden arkasına doğru düşecek şekilde. Bu sırada da aradaki mesafeyi yeterince açabileceğini umuyordu. Bu şekilde kendisine bir plan kurmak için fazladan bir saniye bile kazansa yeterdi. Kazanacağı bir saniye bile hayatını kurtarabilirdi bu durumda. Düşündüğünü yapar da Ganmaru'nun arkasına geçerse sağ kol cebinde sakladığı kunaiyi çıkartarak savunma pozisyonuna çekilmeyi umuyordu. Şu an görünen durumda, Ganmaru Usagi'ye kilitlenmişti. Takım arkadaşlarının bu fırsattan faydalanabilmesini umuyordu. Ganmaru'nun Usagi'ye kilitlenmiş olması, diğer ikiliye sağlam bir boşluk yaratabilirdi. Tabi, Ganmaru'nun reflekslerinin ne kadar gelişmiş olduğunu bilmiyorlardı. Belki de sadece ilk saldırı için böyle bir işe kalkışmıştı. Belki de sadece şaşırtma olsun diye Usagi'ye kilitlenmiş gibi yapmıştı.

Bunların cevabını şu an için bilemiyordu. Yakında öğreneceğinden emindi. Öğrendiğinde ise, bu öğrendiği şeyin son şey olmaması için elinden geleni yapacaktı.
► Show Spoiler
Off Topic
Medic-nin ekibinden biraz destek aldık. Bu aldığımız tedavi sonucu karakterde herhangi bir iyileşme söz konusu mu? Benim karakterimin sağ bacağı sıkıntılıydı. Bu sıkıntılı durum hala geçerli mi? Yoksa azaldı ya da savaşı engelleyecek kadar kalmadı mı?
Last edited by Kita Usagi on April 8th, 2019, 8:12 pm, edited 2 times in total.
Image
Künye
İsim: Kita Usagi
Yaş: 17
Cinsiyet: Dişli bir dişi.
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 12.500
Prestij: 1
Ün: 17
Kullanılabilir GP: 0

Özellikler
► Show Spoiler
Profil
► Show Spoiler
Ninjutsu
► Show Spoiler
Taijutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
► Show Spoiler
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1026
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by GM - Naruto » April 8th, 2019, 8:54 am

Off Topic
Shimada Kazuo ve Oita Butsuo tarafıma herhangi bir pasiflik mazereti belirtmemiş olduğu için ilk pasiflik uyarılarını vermek durumundayım.

Kita Usagi için 1-2 gün daha bekleyeceğim, sonrasında pasiflik vermek durumunda kalacağım.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 85
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Oita Butsuo » April 12th, 2019, 1:07 am

Parçalanma... Shinobilikle alakalı herhangi bir konusunda yüksek teknik bilgiye sahip olduğum söylenemez. Yine de bu tarz bir tekniğin yada tekniksizliğin çok sık karşılaşılan bir şey olmadığını söyleyebilirim. Kopmuş kollar, bacaklar... Alelade bir şekilde de verilmemiş bu hasarlar. Bir silah kullanılarak verilmediği de belli. Herifin tehlikeli olduğu zaten çok belliydi. Ben de hayvansal güdülerimi serbest bırakmış olsam da şimdi o hayvansal güdüler bana hayatta kalmam için yardımcı olmaya çalışıyor. Büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Yine de kaçmak bir seçenek değil. Bu işi öyle yada böyle halledeceğiz. Sayı üstünlüğü bizde. Şansımız var.

Haşin bakışlarım içimde yeşermeye başlayan duygularla tezat halindeydi. Yine de duygularımın bedenime değil bedenimin duygularıma yön vermesini sağlamaya çalıştım. Hiç bozmadım tavrımı. Herifin varlığını tüm benliğimle sezmeye devam ederken herifin de benim için aynı şeyleri yaşıyor olduğunu ümit ettim. Bir yandan da kafamda yapabileceğimiz şeyler dönüyordu. Sayı avantajının bize katma ihtimali olan en büyük değer kör noktalardan saldırmak. Herif kendine güveniyor ama bu güven aptallıktan gelmiyor. Yine de ego zaman zaman insanı aptallaştırabilir ve bizim de bu tarz bir fırsat yakalamamız lazım. Ayrıca emin olmasam da herifin sağ gözünde de yara izleri var. Sağ gözünün görüşünün zedelenmiş olması yada hiç görmemesi gibi bir durum vardır belki. Bu kullanabileceğimiz, net bir açıklık. Yine de bir şeyleri riske atmadan bu olasılığın gerçekliğini denememiz lazım.

Bakışlarım Ganmaru'yu pek etkilemedi sanırım... Yine küfrederek gözlerimin takip etmekte zorlandığı bir hızla harekete geçti. Hatta kanımdaki yüksek miktarda adrenalin olmasa bu kadarını bile yapamayabilirdim. Ellerinde dostlarımızın naaşlarıyla koşmaya başladığında içimdeki korku öfke tarafından canlı canlı yenmeye başladı. Bu durumun pek benlik olmadığı bilsem de kendimi öfkenin sıcak kucağına bırakmakta zarar görmedim. Öfke beni kucaklar, bana güç verirken ben de dışarıdan gözlerle onu izleyeceğim. Beni bu ana kadar getiren Ganmaru'da gördüğüm vahşi bir hayvan olma hissiydi. O hissi tekrar kazanmalıyım. Bunun yolu da öfkeden geçiyor.

Üzerime gelen ceset kaçamayacağım bir saldırı değil. Doğru tahmin ediyorsam öteki elindeki ceset de bir başka takım arkadaşımı hedef aldı. Bu cesetlerin hasar potansiyeli de isabetliliği de tartışmalı. Bu saldırının arkasında başka bir amaç olduğunu sezmek zor değil. Yine de ne olduğunu kestiremiyorum. Üzerime gelen cesetten eğilerek kurtulacağım. Ardından daha önce Roku'yla tecrübe ettiğim kontrollü koşumla Ganmaru'ya doğru ilerleyeceğim. Bu takımın ön safını tutan insan bendim, şimdi de bu görevden vazgeçmeye niyetim yok. Koşarken bir yandan da sağ elimde Oukashou hazırlamaya başlayacağım. Bir şekilde bu herifle karşılaşıp kendimizi tartmamız, onun da zayıf noktalarını bulmamız lazım. Arada yüksek bir seviye farkı varsa onu yenmemizin tek yolu zayıflıklarını kullanmak olacak. Zayıflıklarını öğrenmek için de aksiyona girmemiz şart. Bir deneyelim bakalım.
Image
Künye
İsim: Oita Butsuo
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 225.000
Prestij: 6
Ün: 10
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Hayaletin peşinde…

Butsuo, çocukluk aşkına adını duyurmak, hatta tekrar bir araya gelmek için yaşamaktadır. Bunun en kolay yolunun da ünlü olmak olduğuna karar vermiştir. Kumiko’nun duyduğunda gurur duyacağı, hoşuna gideceği hatta peşinden koşacağı bir ün.
Komplikasyon
-
Özellikler
Güvenilmez Shinobiler
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde yüksek rütbeli shinobiler arasında sevilmemekte ve güvenilmez olarak lanse edilmiş durumdadır. RP içerisinde yüksek rütbeli Ishigakure shinobileri tarafından olumsuz bir tutumla değerlendirilen karakter, köy sistemi içerisinde güven gerektiren işlere görevlendirilmeleri konusunda da olumsuz tavırlarla karşılaşmaktadır. Köy hizmetlerinden faydalanırken bu olumsuz durum zaman zaman karakterin karşısına çıkabilmektedir. Köyün güvenini tekrar geri kazanacak bir olay gerçekleştirene kadar bu durum sürecektir.
Gelir Kaybı
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde, karakterin bundan sonra atanacağı görevlerde kazanacağı gelirden kesinti yapılmaktadır. Bu kesintiler RP içerisinde karakterin gerçekleştireceği diğer eylemler de dikkate alınarak Ishichou tarafından yapılmaktadır. Ishichou’nun bir sonraki emrine kadar bu kesintiler devam edecektir. Bu özelliği kaldırılması için karakterin kendisini Ishichou’ya ispat etmesi gerekmektedir.
Profil
Güç: 11
Çeviklik: 7
Kondisyon: 9
Potansiyel: 2
Varlık: 3
Zeka: 3
Image
Beceri Listesi
[Güç] Atletizm(Favori): 12
[Çeviklik] Akrobasi: 7
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form(Favori): 6
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Doton: Domu
Taijutsu
B-Rank Juudaichi
C-Rank Oukashou
Genjutsu
-
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Kan Hapı (Normal Kalite)
Kondisyon Hapı (Normal Kalite)
İyileştirici Hapı (Normal Kalite)
User avatar
Shimada Kazuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 109
Joined: September 1st, 2018, 1:31 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Shimada Kazuo » April 13th, 2019, 12:36 am

Usagi’nin konuşmaları sırasında Ganmaru’nun hiçbir şey yapmaması şaşırtıcıydı, ilk izlenimlerim Ganmaru’nun tamamen dürtülerine göre hareket eden vahşi bir hayvan olduğu yönündeydi. Böyle tiplemeler bu tarz saldırı fırsatlarını nadiren geri çevirirdi şu anda o nadir anlardan birisiydi anlaşılan.

Tüm düğümlerin çözüleceği veya kör düğüm haline geleceği o ana geldiğimi hissedebiliyorum, baskının altında omuzlarım dik tutmak için verdiğim çaba hayatımızın her parçasında bulunan kilit anlardan birinde olduğumu kanıtlar nitelikte. Savaşın sonucunu belirleyeceğine inandığım bu mücadele. Ne kadar saçma, ne kadar saygısız. Kaç bin insan öldü ve burada gelmiş savaşın kaderini belirleyecek mücadele diyorum ama gerçek olmasıyla bir o kadar da ironik.

Sanırım kimsenin bir şey yapmadığı bu süreçte bende neler yapabileceğimi düşünmeliyim. Arkada kalıp diğerlerine destek olmalıyım peki nasıl? Her ne kadar ön saflarda bulunmayı pek sevmesem de arkada da çok iyi olduğum söylenemez. Her şeyden azar azar yapabiliyorum ve bunun yer yer güzel avantajları olsa da bu gibi durumlarda cidden çok kısıtlıyor. Zanshuu No Jutsu en güvendiğim silahım ama Ganmaru onun yarattığı baskının altında kalkabilecek birine benziyor bu yüzden tekniği yanlış zamanda yaparsam diz çökmüş takım arkadaşımı öldürmesi işten bile değil.

Uzun bir sessizliğin ardından canavar iğneleyici sözlerinden kısa bir süre sonra harekete geçti ve bunu gözlerimin takip edemediği bir hızla yapmış olması savaşın bizim için ne denli zor olacağının sinyalleriydi. Bakışlarımı eski yerinde duran siluetten uzaklaştırırken Ganmaru’yu tekrar görmüştüm kafasını sıkıca kavradığı cesetleri bana doğru fırlatırken hiç zorlanmadığı belliydi. Hızı ve gücü hakkında önemli bir ipucu olan bu sekansın ardından kendi paçamı kurtarmaya odaklandım.

Sağa doğru sıçramak en mantıklı seçenek gibi geldi bunu elimden geldiğince hızlı yapacağım. Burada bir sıkıntı çıkmazsa Butsuo’nun önüne geçmemeye dikkat ederek sağa doğru hareketimi yay şeklinde sürdürürken elime üç tane shuriken alacağım bunları fırlatmak için çaprazdan uygun bir konum bulduktan sonra bir tanesini direk Ganmaru’ya diğer ikisini de Usagi ve Butsuo’nun hamlelerini de göz önünde bulundurup insan azmanının kaçış yollarına fırlatacağım. Aşırı yetersiz bir hamle olduğunu ve ileride bu fırsatları arayacağımı bilsem de ne yazık ki yaratıcılığımın beni yüzüstü bıraktığı zamanlardayım.
► Show Spoiler
► Show Spoiler


In a world without gold we might've been heroes!
Image
Künye
İsim: Shimada Kazuo
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Boy: 1.86
Kilo: 72
Köy: Ishigakure
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 40.000 Ryo
Prestij: 4
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Fuuinjutsu Öğrenmek: Fuuinjutsu’ya abartılı derecede bir ilgisi vardır, derinlikleriyle Fuuinjutsu öğrenmek hayatta ki tek hedefidir hatta. Bunun uğruna Shinobi olmaya karar vermiş, şuanda çıktığı sıkıcı görevlere katlanmasının tek sebebi bir gün Fuuinjutsu’da ustalaşma hedefidir.

Komplikasyon:
Merak Belası: Normalde mantıklı karar verme yetisine sahip olan Kazuo. Bir şeyi merak ettiğinde kontrol mekanizmasını tamamen yitirir bunun sonucunda mantıklı veya mantıksız kararlar alabilir. Normalde pek zararlı bir şey gibi görülmese de Kazuo’da ki seviye tamamen farklıdır, aniden bir şeyi merak eder ve bunun mantıklı bir merak olmasına gerek bile yoktur.. Örneklemek gerekirse “Cübbeli adamı gizlice takip et.” Görevindeyken aniden beynine doluşan “Adamın kafası kel mi acaba?” sorusuyla birlikte kendini aniden adamın üstünde bulabilir. Bu problem, bazı görevler de kendisine sıkıntı yaratmıştır.

Özellikler

Profil
Güç: 4
Çeviklik: 7
Kondisyon: 4
Potansiyel: 4
Varlık: 5
Zeka: 6

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 2
[Potansiyel] Ninshuu: 2
[Varlık] Aldatma: 2
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin No Jutsu
Shinkuutai
Shinkuu Gyouku
Kaiten Shuriken
Zanshuu no Jutsu
Taijutsu
Musatsu - C Rank

Fuuinjutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
Raigen
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
► Show Spoiler

Standart shinobi çantasına benzer çanta
Ödüller:
Hırsız Kim - C Rank
4. Yoklama
Chakra Taşları
► Show Spoiler
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1026
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by GM - Naruto » April 15th, 2019, 11:44 am

Ganmaru’nun saldırıya geçmesinin ardından Usagi’nin ilk planına sadık kalmak dışında, yeni bir plan tasarlayacak zamanınız olmaması nedeniyle kendi bireyselliğinize dönüş yapıyorsunuz. Ancak bu kez, birbirinizden ayrılmak yerine, birbirinizi kontrol edebilecek hareketler sergileyerek takım bütünlüğünüzü koruma yolundaki ilk önemli adımı atıyorsunuz. Ganmaru’nun bizzat yaptığı saldırısının muhatabı olan Usagi, sol elinde bulunan kunaiyi Ganmaru’ya fırlatarak sizin açınızdan fitili ateşleyen kişi oluyor. Usagi kunaisini fırlattıktan sonra, kendisini Ganmaru’nun üstünden geçerek arkasına düşecek şekilde havaya fırlatıyor. Havada taklalar eşliğinde yaptığı bu hamle, Ganmaru’nun ilerleyişini durdurmaya yetiyor ve hatta Ganmaru, Usagi’nin fırlattığı kunaiden kaçmak yerine, sol kolunu kaldırarak kunainin kendisine saplanmasına müsaade ediyor. Usagi havadaki taklalarına devam ederken, olaydaki garipliği rahatlıkla sezebiliyor ve bir şeylerin olacağını da anlayabiliyor. Fakat içine girdiği hareketlenme, onu olası bir hamleye karşı tepkisiz kalmaya zorlarken, Ganmaru’dan beklenen hareket geliyor! Ganmaru sol kolunun dirseğinin hemen altına saplanan kunaiyi, sanki basit bir kıymık gibi çekiyor ve hemen üzerinde havada olan Usagi’ye fırlatıyor! Kendi silahının hedefi olan Usagi ise, kunainin hayati bir organına gelmemesi çaresiz bir şekilde ummaktan başka bir şey yapabilecek bir konumda olmuyor.

Bu sıralarda, üzerine atılan cesetten kurtulmak için harekete geçen Butsuo, eğilip vücudunu yere yaklaştırarak olası bir çarpışmadan kendisini kurtarıyor. Ardından ise, sağ eline Oukashou için çakrasını yönlendirmeye başlayarak koşmaya başlıyor. Bu esnada ise, Usagi’nin havaya sıçrayışını ve Ganmaru’nun bu hamleye karşı yaptıklarını görüyor. Ganmaru ile arasındaki mesafeyi yakın dövüş için uygun hale getirdiğinde ise, yumruğunu olabildiğince hızlı bir şekilde çıkarıyor!

Kendisine gelen cesetten kurtulmak için sağ tarafa sıçrayan Kazuo, bu basit hamleyle kendisini kurtarmayı başarıyor. Yay şeklinde yaptığı ilerleme sayesinde açısını düzelttikten sonra ise, Ganmaru’nun kunaiyi Usagi’ye fırlatmasından ve Butsuo’nun yumruğunu çıkarmasını takiben elindeki bir shurikeni doğrudan Ganmaru’ya fırlatıyor. Bunun ardından ise, diğer shurikenleri fırlatmak için beklemeye koyuluyor.

Savaşın ateşi sıradan insanları yakmaya yetecek kadar harlanmışken, hamlelerinizdeki saniyelik farklar sonuca etki edecek gibi duruyor. Bu durum karşısında ise ölümle yaşam arasındaki çizginin birkaç saniyede aşılabileceğini rahatlıkla gözlemleyebiliyorsun. Bu gözleminiz, Ganmaru ile karşılaştığınız ilk andan beri kendisini hissettirirken, hamleleriniz neticesinde bunun gerçeğe dönüşüne şahitlik ediyorsunuz. Usagi’nin Ganmaru’nun üstünde atlamasının ardından, Butsuo sadece göz açıp kapayıncaya kadar daha hızlı hareket etmiş olsa veya Ganmaru beklenenden daha yavaş bir kişi olsa, Usagi’nin kunainin hedefi haline gelmesi mümkün olmayacak gibi görünüyor. Ancak gerçeklik, Ganmaru’nun koluna saplanan kunaiyi Usagi’ye fırlatması ve bu kunainin kendisini top haline getiren Usagi’nin sırtının orta kesimlerine saplanmasıyla son buluyor. Kunainin epey derinlere indiğini hisseden Usagi ise, savaşın getirdiği koşullar neticesinde bu yaralanmayı şimdilik pek hissetmiyor. Usagi havada attığı taklaları tamamlayıp yere indiği anda ise, Butsuo’nun saldırısının sonucu meyvelerini veriyor.

Tamamen Usagi’ye odaklanmış olan Ganmaru, Butsuo’nun yakından belirmesiyle onu fark etse de, bu fark ediş onun için bir hayli geç oluyor. Butsuo Oukashou için çakrasını yönlendirdiği sağ yumruğunu Ganmaru’nun suratına indirdiği anda, onu geriye doğru fırlatmayı başarıyor! Ganmaru’nun yüzünün sağ tarafına inen yumruk, Ganmaru’yu havada döndürerek fırlatırken, Kazuo bu boşluğu değerlendirmeye karar veriyor. Ganmaru’nun ilk konumuna attığı shuriken, Butsuo’nun yumruğu ile boşa giderken, elindeki iki shurikeni havada dönerek geriye doğru fırlayan Ganmaru’yu fırlatan Kazuo, bu shurikenlerin isabetini beklemeye koyuluyor. Usagi’nin hemen yanından yumruğu etkisiyle geçip giden Ganmaru’ya isabet eden iki shuriken ile, saldırınızı tamamlamış oluyorsunuz. Bu noktadan sonra üçünüz de formasyonunuz koruyarak Ganmaru’ya odaklanıyorsunuz.

Butsuo’nun yumruğu ile birkaç metre havada savrulan Ganmaru, yere özensiz bir şekilde düşüveriyor. Savruluşunu yerde attığı birkaç takla ile tamamlayan Ganmaru’nun bu durumu sizin için bir açıklık olarak değerlendirilebilecekse de, Ganmaru’nun sıradan shinobilerden bile farklı olarak kendini toparlaması ve tekrar iki ayağının üzerine kalkması hızlıca gerçekleşen bir hadise oluyor. Bu sırada ise, Kazuo’nun shurikenlerinin bir tanesinin Ganmaru’nun sağ tarafının mideye yakın kısmına, diğerin ise sol bacağının baldır kısmına isabet etmiş olduğunu görüyorsunuz. Suratının sol tarafında ise yediği yumruğu izleri görünen Ganmaru, bu darbelere rağmen hala dinç bir şekilde ayağa kalkmış oluyor. Onun sıradan bir insan olmadığını daha ilk karşılaştığınız anda anlamış olsanız bile, Ganmaru’nun bu denli hızlı bir toparlamayı gerçekleştirmiş olması düşünceleriniz bir kez daha gerçeğe dönüşmesini temsil ediyor.

Usagi’nin 5, Butsuo’nun 7-8 metre önünde ve Kazuo’nun 10 metre kadar sağında duran Ganmaru eliyle çenesini hafifçe okşadıktan sonra bakışlarını Butsuo’da keskinleştirirken “Acıdı gibi… Gerçekten…” diyor pis pis sırıtmaya başlarken. Kazuo’nun fırlattığı ve vücuduna saplanan shurikenleri sanki fark etmemiş veya fark etse bile önemsememiş gibi duran Ganmaru “Ama gerçek acıyı sana tattıracağım… İlk senin kalbini parçalayacağım piç kurusu!” diyor. Bu sözlerinin ardından bir kez daha harekete geçen Ganmaru, yine hayvani bir tutum sergilemekten geri durmuyor. Bu kez hedefinin doğrudan Butsuo olduğu net bir şekilde belirli olsa da, Usagi ve Kazuo’ya yönelik herhangi bir dikkat dağıtıcı unsur kullanmıyor. Bu haliyle Usagi ve Kazuo için Ganmaru tamamen katletme amacı güden bir hayvan gibi hareket ederken, Butsuo Ganmaru’nun duruşunda ve ilerleyişinde bir farklılık sezebiliyor. Butsuo, Ganmaru’nun ilk saldırısının aksine, bu kez gelişi güzel bir saldırı sergilemediğini ve belirli bir prensip içerisinde hareket ettiğini, aynı taijutsu stilini kullanmaları nedeniyle fark edebiliyor. Ancak yine de, Butsuo’nun stiline tam anlamıyla hakim olmaması nedeniyle Ganmaru’nun bu stil içerisinde ne denli etkili olabildiği ve ona nasıl karşı konulması gerektiği sorularının net bir cevabı henüz olmuyor.

Ganmaru’nun Butsuo ile arasındaki mesafeyi kapatması ve 1-2 saniyeden daha fazla sürecek gibi durmuyor. Dolayısıyla tüm savaş boyunca olduğu gibi, yine hızlı ve etkili hamleler yapmanız gerektiğinin farkındasınız. İlk saldırıyı bir şekilde bertaraf etmiş olsanız bile, Ganmaru’nun hareketlerinden ve tavrından, her geçen saniye sonucunda onun daha da acımasız bir hayvana dönüşeceği kanaati hepinizde hakim olmuş durumda.
Off Topic
Medic ekibinin müdahalesiyle kondisyonunuz %60-70 seviyesinde olduğunu belirtmiştim. Bu çerçevede Usagi sağ bacağındaki yaralanma azalmış durumda ve şimdilik savaşmasını etkileyecek düzeyde değil. Ancak bu durumun, kullanıma da bağlı olarak, birkaç turdan fazla devam etmesi mümkün görünmüyor. RP içerisinde Usagi’nin bu hissiyata sahip olduğu belirtilebilir.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
Locked

Return to “Yağmur Ülkesi”