[Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Diğer ninja köylerine sahip ülkeler.
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 910
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

[Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by GM - Naruto » February 16th, 2019, 1:40 am

[Ishigakure]İttifak

Yağmur Ülkesi, Kaçak Sagi Riaru’ya Karşı Düzenlenen Sınır Ötesi Operasyonun 2. Günü

Yeni günün ilk ışıkları, dünün aksine güneşli bir günü müjdeliyor. Ancak ufuktaki siyah bulutlar, her an yağmurun bir kez daha bastırabileceğini söylüyor. Hava, düne nazaran daha sıcak olsa da, güz rüzgarlarıyla istemsizce ürperiyorsunuz soğuktan. Çoğunlukla yolda ve yağmuru ardında geçirdiğiniz operasyonun ilk günü, size önemli bir mücadele sunmuyor. Öncü birliklerin başarılı faaliyetleri sayesinde, sizlere verilen brifing kapsamında açılacak cephelere kararlı ve zaiyatsız bir ilerleme sağlayabiliyorsunuz. Yine de girilen birkaç mücadele, kulağınıza çalınan haberler arasında yer alıyor. Savaşın asıl bugün başlayacağını, çamura bulanan zeminin kanla sulanacağını daha iyi kavrayabiliyorsunuz. Nöbetleşe uykuların bu sabahında, Yağmur Ülkesi sınırını biraz geçerek, iç bölgelerde konuşlanmanızın ardından, Riaru'ya ait üs bölgesine saldırı yapmak adına, ilk ve son hazırlıklarınız da başlıyor. Bölük komutanları, kendi aralarında bir tartışma içerisindeyken, sizler de fiziksel ve mental olarak kendinizi hazırlamaya başlıyorsunuz.

Kafanızda, ilk gün yaşanan yolculuk ve hazırlık faaliyetlerinin şaşkınlığı hala bir masal gibi canlanıyor. Dünden önce başlayan hareketlenmenin, bugün savaş alanında bitecek olması, kaderin ne denli büyük değişiklikleri beraberinde getirdiğinin bir ispatı gibi oluyor. Etrafta gördüğünüz yüzlerce shinobi de sizinle aynı hisleri paylaşırcasına, istihkakı olan erzakları yavaş ve sessizce yiyor. Birçoğu, bu lokmalarının son lokmaları olduğunu bilerek iştahsızca ısırıklar alırken, genel olarak moralin yüksek olması bir tezatlık yaratmıyor değil. Şakalaşan, gülüşen shinobiler arasında gözünüze çarpan tanıdık simalar da bulunuyor.

Hareket planınıza göre son duraklama anınızda, artık uygulamaya koyacağınız taktikleri de kendi aranızda konuşmaya başlıyorsunuz. Juzo'nun görev öncesinde verdiği brifinge ek olarak, Usagi'nin Kazuo ve Butsuo'dan sorumlu olduğu, grup olarak liderin Usagi olduğunu açık ve net bir şekilde belirtmesi, Usagi'nin omuzlarındaki yükü kuşkusuz daha da arttırıyor. Buna karşın, Kazuo ve Butsuo'nun içinde bulunduğu güvensiz hava, onların hissettiği baskının da artmasına neden oluyor. Size verilen görev, öldürebildiğiniz kadar Riaru destekçisi öldürmekken, birkaç kilometre ötede size karşı aynı duyguları besleyen insanlarla çarpışmaya hazırlamaya başlıyorsunuz kendinizi. Karınlarınızı doyuruyor, kaslarınızı ısındırıyor ve hepsinden önemlisi, zihninizi boşaltmaya başlıyorsunuz. Bu aşamada kendi içinizde planlarınızı oluştururken, gelecek saldırı emrini beklemeye koyuluyorsunuz. Çamura bulanmış düzlükte kendi kanınızı toprağa sunmamak için...
Off Topic
GM'iniz bendeniz Fortius, her türlü soru ve sorununuzda ulaşabilirsiniz. İyi eğlenceler dilerim.

RP'lerinizde "İttifak" konusunun son GM mesajını irdelemeyi unutmayın.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kita Usagi
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 73
Joined: September 11th, 2018, 3:23 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Kita Usagi » February 16th, 2019, 3:14 am

Tezahüratlar bittiği anda, Chuuninlerin odanın diğer köşesinde beklemesi gerektiği söylenmişti. Usagi bu cümlelerin ardından yerinden yavaşça kalkıp, kendisine söylenen yere doğru ağır adımlarla ilerlemeye başlamıştı. Bulunması gereken yere vardığı anda, kalabalık grubun arkasına doğru ilerleyip beklemeye başlamıştı. Juzo elindeki haritayı duvara astığı anda Usagi haritayı kafasına not etmeye başlamıştı bile. Ne kadar başarılı, ne kadar başarısız olduğunu bilemiyordu. Lakin haritayı olabildiğince aklına kazımaya çalışmıştı. Bu sırada Juzo, saldırının bir kaç cepheden gerçekleşeceğini söylemişti. Hemen ardından ufak bir giriş cümlesi sarf ettikten sonra Chuuninlerin isimlerini grup olarak söyleyip görevleri anlatmaya başlamıştı. Çoğu kişinin görevlerine çok fazla dikkat etmese de, kendisine tanıdık gelen isimleri duyunca merakına yenik düşüp görevleri dinlemeye başlamıştı.

Ryuji, Ooki ve Momoru. Bu gruptaki arkadaşları ile birlikte Chuunin sınavında görev almıştı. Birlikte atlattıkları bu badire nedeniyle arkadaşlarının kritik anlarda nasıl davrandıklarını az çok biliyordu. Bu üçlünün görevi güney sınırındaki bir üssü korumak olacaktı. İkmal hattının korunması ile ilgili bir görevleri olmasa da, doğrudan bağlantılıydılar. Herhangi bir aksaklık, ana saldırı gücünü zayıflatacak, bu da savaşı kaybetmeye neden olacaktı. Gözlerini hafifçe üçlüye doğru kaydırıp süzmeye başladı. Bu görev için bu üçlünün uygun olup olmadığını düşünmeye uğraşmayacaktı. Sonuçta bu görevleri Juzo veriyordu. Bu sebeple gözlerini tekrar haritaya çevirip Juzo'nun hareketlerini izlemeye devam etti.

Hemen ardından gelen gruptaki kişilere de az çok aşinaydı. Ryu, Chisa ve Chiyumi. Altı kişilik bir Medic-nin grubunun korumalığını yapacaklardı. Ana cephede oluşacak herhangi bir sıkıntı durumunda bu grup devreye girecekti. Yine bir önceki grup gibi ana saldırı gücüne aktif şekilde katılmamış olsalar da, ana saldırı grubunun durumu ile doğrudan bağlantılıydılar.

Bütün gruplar tek tek söylenirken isminin söylenmemesi içinde hafif bir huzursuzluk yaratmıştı. Kendisine bir görev verilmemiş miydi yoksa? Belki de son görevden sonra henüz toparlanamadığını düşündükleri için Usagi'ye bir görev vermemişlerdi. Peki bu durumda neden bu toplantıya çağrılmıştı? İşte bunun cevabını ararken beyni, Juzo'nun söylediği kelimeler ile dikkatini komple Juzo'ya yöneltmişti. Son kalanlar kimlerdi? Usagi, Kazuo ve Butsuo. Haritadaki güney sınırında gösterdiği bölgeyi beynine kazırken, Juzo lafa girmişti bile. Jounin grubuna dahil edilmiş üç Chuunin. Savaşın en güçlü yerinde, ana saldırı gücünde görev almışlardı. Ele geçirmeleri gereken bir üs vardı ve bu üsse direkt olarak saldırmaları gerekiyordu. Rairu'nun en büyük askeri üssüne saldırma fikri Usagi'nin içini ürpertmeye yetmişti bile. Her ne kadar yanlarında Jouninler olacak olsa da, Usagi'nin şimdiden kendisini göstermeye başlayan korkusu bu durumu yenmeye yetmemişti. Görevi ise belliydi. Öldürebildiği kadar düşman öldürmek.

İlk gün yağan şiddetli yağmurun ardından uyandıkları güneşli hava Usagi'nin içini ısıtsa da, ara ara vuran rüzgar nedeniyle giydiği cübbesine daha da sıkı sarılmaya başlamıştı. İlk gün genelde hareket halinde ve sakin geçmişti. Öncü birlikler yolu temizlemiş, bulundukları grubun yolunu açmışlardı. Yirmi dört saatten kısa bir süre içerisinde çok sert geçecek bir savaşa gireceklerini bilmesi de, içindeki korkuyu daha da büyütmeye yetiyordu.

Etrafındaki yüzlerce Ishi shinobisinin bugün içinde girecekleri savaş sonrasında belki de çoğunun son günü olacağını bilmesi, bunun üstüne kendisinin de bu çoğunlukta olabileceği düşüncesi Usagi'nin beynini gıdım gıdım yiyordu. Bunun üstüne Kazuo ve Butsuo'nun da sorumluluğunun Usagi'ye verilmesi, halihazırda Usagi'nin üzerindeki gerginliği daha da arttırıyordu.

Aradaki soğukluğu bir nebze olsun almak için sorumluluğu altında bulunan Kazuo ve Butsuo'yu bulup onlarla konuşmak için kendisini hazırlamıştı.

"Birazdan büyük bir savaşın içine gireceğimizin farkındasınızdır sizde. Beni az çok tanıyorsunuz, bende az çok sizi tanıyorum. Ne var ki, ben ikinizin zayıf ve güçlü yönleri hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Tahminimce siz de benim zayıf ve güçlü yanlarım hakkında bir şey bilmiyorsunuz." Bu noktada takım arkadaşlarından ufak bir onay beklemişti. Bu bekleyişini çok fazla sürdürmeden arkadaşlarına güven vermek adına konuşmasına devam etti. "Kendimden başlamama izin verin. Ninjutsu konusunda hiç iyi değilim. Şimdiye kadar akademide öğretilenler haricinde Jutsu bilmiyorum. Tabi Ninjutsuda kötü olmam bir şey ifade etmiyor zira Taijutsu konusunda kendime güvenim tam. Sizler de isterseniz kendi güçlü ve zayıf yönlerinizi söyleyin. Duruma göre neler yapabileceğimizi tartışırız. Savaşa girince olabildiğince birbirimizin açıklarını kapatmaya çalışırız."

Sözlerini bitirdikten sonra takım arkadaşlarının söze girmesini bekledi. Onların da zayıf ve güçlü yönlerini dinleyip beynine kazıyacaktı. Sözlerinin arkasında durmak istiyordu. Eğer bu ikiliden herhangi birisinin açığını kapatabilecek konumda olursa, bunu yapmak istiyordu. Yanındaki ikiliden hiçbirisini yüzüstü bırakmak istemiyordu. Etrafında bulunan shinobilerden hiçbirisini yüz üstü bırakmak istemiyordu.

Ya öyle, ya da böyle bu savaşı kazanacaklardı. Bu savaşı kazanıp köyüne gururla dönecekti. Ya ayakları üzerinde kendisi dönecekti. Ya da bedenini savaş alanında bırakıp ismini gönderecekti.
Image
Künye
İsim: Kita Usagi
Yaş: 17
Cinsiyet: Dişli bir dişi.
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 12.500
Prestij: 1
Ün: 17
Kullanılabilir GP: 0

Özellikler
► Show Spoiler
Profil
► Show Spoiler
Ninjutsu
► Show Spoiler
Taijutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
► Show Spoiler
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 77
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Oita Butsuo » February 16th, 2019, 12:02 pm

Ulan bende mi bir gariplik var? Birkaç dakika içinde nasıl herkes bu kadar Amegakure'ye karşı kin biriktirebildi, nasıl bir anda bu kadar savaş yanlısı olabildi herkes? Yani tamam, ben de özellikle başıma gelen son olaylardan sonra köyüme karşı daha güçlü hisler beslemeye başladım ama bir anda bu kadar gaza gelemiyorum. Evet, köyümüzü zor duruma düşüren bir sürü şey yaşandı ama bir anda bir terörist grup çıkıp bize bazı bilgiler satıyor ve biz de savaşa girmeye karar veriyoruz... Bu kadar bağırıp çağırmalı şeyler hissetmiyorum ben. İnsanların insan öldürmek veya insanlar tarafından öldürülmek için bu kadar coşkulu olması garip... Evet, ben de kavgayı dövüşü pek severim ama savaş bu... Neyse amına koyim savaş görmedik demeyiz. Düşün düşün filozof mu olacağım sanki! Askerim ben emirleri uygularım gerisine karışmam. KAÇMA LAN RİARU SİKİŞE GELDİK!

Juzo, tek hareketiyle sesleri kestikten sonra ben de tüm dikkatimi ona yönelttim. Ulan dünden hazırmışız savaşa. Hemen tüm planlar hazırlanmış, etmiş. Sana ne Butsuo? SANA NE!? İç sesim sesini keser kesmez Juzo'nun emrettiği gibi devrelerimle odanın bize ayrılan köşesine geçtim. Üst rütbelerin üstümdeki kötü bakışları ve devrelerimle tanışıklığım olması nedeniyle biraz daha rahattım. Tabii sonra Juzo geldi. O hem güven veriyor hem korkutuyor... Haritanın duvara asılmasından sonra yorgunluğumu tekrar unutarak tüm dikkatimle planı dinlemeye başladım.

Yarınlar yokmuşçasına, tamam! İsmen veya simaen tanıdığım insanların isimler birer birer sayıldı. Az önce beraber oturup, bir şeyler konuştuğumuz insanlar birer birer gruplara pay edildi ve görevlerini aldılar. Ryuji, Ooki ve Momoru savaş alanındaki insanların ihtiyaçlarını saklayan bir üssü savunacaklar. Ryu, Chisa ve Chiyumi Medic-Nin takımına korumalık yapacaklar. Pek yetenekli olduğum bir konu olmasa da olabildiğince haritadaki yerleriyle beraber bu grupları kafama kazıdım. Herkese oldukça kritik, kendilerine güvenildiğini belli eden görevler verildi. En sona da Kazuo, Usagi ve ben kaldık... Umarım siz de köyde kalıp çoluk çocuğu koruyun demezler... Savaş yanlısı değilim de savaş olduğunda da katılırım yani...

Juzo'nun kısacık girizgahıyla kalbim küt küt atmaya başladı. SAVAŞ ALANI BE! YAŞASIN BE! Yani şey... öhm... savaş falan yani... O kadar bıdı bıdı ettik aldığımız göreve bak, öldürebildiğimiz kadar adam öldürmek... Yani, yeteneklerime uygun olmadığını söyleyemeyeceğim ama ehehehe... EMİR KULUYUM LAN BEN! BANA NE!

Gereksiz düşünceleri zihnimin derinliklerine itip geride bırakılmadığım için sevinmekle yetindim. Oraya gidip öldürebildiğim kadar düşman öldüreceğim. Geri kalanı da beni alakadar etmiyor! Merhamet göstermeyeceğim çünkü bana da gösterilmeyecek! Oyunu kurallarına göre oynayacağım! Gerisi beni alakadar etmiyor...

İki gün önce bu hislerle ayrıldığım, bu hislerle ayrıldığımız hatta, toplantı odasından sonra şu anki manzara ilginç hissettiriyor. Buna benzer bir durumu bir çocukluk arkadaşımın babasının cenazesine giderken yaşamıştım. Öteki arkadaşlarımla gidiyorduk cenazeye. Yolda gırgır şamata, eski günleri güle oynaya yad ettik. Cenaze konusu çok da umurumuzda değildi, bizim için bir bahane olmuştu. Sonra mezarlığa geldik ve bir anda hava değişti. Seni tetikleyen somut şeyler olmasıyla o durumun düşünülmesi, durumun ciddiyeti kavransa bile, aynı duyguları doğurmuyor insanda. İki gün önce oldukça gaza gelmiş bir şekilde bağırmakla ölümle karşılıklı yemek yemek aynı şeyler değil. Savaşta askeri güç, taktik, strateji, moral vesaire tabii ki önemli. Ama şu bir gerçek ki göğüs göğüse bir çarpışmayı kazanmanın anahtarı duygusal dengedir. Dövüşürken çok fazla şey düşünmemek, hissetmemek gerekir. Daha doğrusu normalde nasılsan öyle olman gerekir. Ekstra her şey sırtına yüktür. Bizim de bir şekilde bu dengeyi sağlamamız gerekiyor. Düşman topraklarında böylesine bir savaşa girmişken buna hazırlıklı olmamak bizim sonumuz olacaktır. Duygular bulaşıcıdır. Ben kendime payıma düşeni olabildiğince rahat, enerjik davranarak yapıyorum. Yemeğimi yine hayvan gibi yedim mesela. Kırıntı bile bırakmadım... Savaşa giriyoruz sonuçta, ne kadar savaşacağız belli olmaz. Tok karınla savaşmak önemli.

Yemeğim bittikten sonra etrafa tekrar göz attım. Bulunduğumuz yere öncü birliklerin yoğun ve başarılı çalışması sonucu hiçbir zorlukla karşılaşmadan geldik. Yanlış değilsem şu an Yağmur Ülkesi'nin daha iç kısımlarındayız. Cidden pek anladığım konular değil haritalar falan... Hava düne nazaran daha sıcak ve daha güneşli. Yine de burası Yağmur Ülkesi ve ufuktaki kara bulutlar her an her şeyin değişebileceğini hatırlatıyor bize. Çevreyle işim bittikten sonra insanlara göz gezdirdim. Belirttiğim gibi aslında moral yerinde gibi ama insanların yüreğinde doğal olarak yine bir ölüm korkusu var. Son bir tirad atılarak kaybolmak üzere olan ruhlar tekrar yola sokulur diye düşünüyorum. Bende korkuyorum tabii ama ne yapalım yani... Daha önce hiç savaşa hatta büyük çapta bir çatışmaya girmeden konuşmak pek mantıklı değil tabii ama kendime güveniyorum. Aa, gerçi Tsuchikage'nin simülasyonu vardı... Neyse, verecek bir canımız var zaten çok da edebiyatını yapmaya gerek yok. Herkes ölür!

Aklıma takılan bir şarkıyı mırıldanıp etrafı izlemeye devam ederken Usagi'nin sesini duymamla ona döndüm. Usagi, Juzo tarafından takım liderimiz atanmıştı ve kendisini yakından tanımasam da ona güvenim tam. Aksi takdirde hayatta kalmam zorlaşır. Usagi'nin yeteneklerimiz hakkında bir şeyler bilmemesi hakkında söylediklerini kafamı sallayarak onayladım. Arkadaş şarkı da çalıyor bir yandan kafamın içinde, sikicem...

Taijutsucu bir yoldaş tamam, güzel. Kazuo'yu ve kendimi az çok biliyorum. İyi bir takım olabiliriz. Hiç bekletmeden ben de kendimden bahsetmeye başladım. "Benden de ninjutsu konusunda pek bir şey beklemeyin ve aynı şekilde ben de taijutsu konusunda kabiliyetli olduğumu söyleyebilirim." Bakıldığında iyi bir hasar potansiyelimiz var aslında. Kazuo'nun da çeşitli ninjutsu ve genjutsu tekniklerine hakim olduğunu biliyorum. Onun düşman shinobileri zora sokması bizim yakın dövüş potansiyelimizle birleşince oldukça fazla düşman öldürebiliriz. Ama bunun için öldürülmememiz lazım tabii ki... Kazuo bizim işimizi bu kadar kolaylaştırırken onu hedef almaları olası. Ayrıca tam bilmiyorum ama Usagi de benim gibi kütükse genjutsuya karşı sıkıntıya girebiliriz. Neyse, bunlar konuşuruz. Şu an herkesin hayatta kalmamızın ve başarılı olmamızın yolunun birbirimize sahip çıkmaktan geçtiğinin farkında olduğunu düşünüyorum. Gerisi teferruat.
Image
Künye
İsim: Oita Butsuo
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 225.000
Prestij: 6
Ün: 10
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Hayaletin peşinde…

Butsuo, çocukluk aşkına adını duyurmak, hatta tekrar bir araya gelmek için yaşamaktadır. Bunun en kolay yolunun da ünlü olmak olduğuna karar vermiştir. Kumiko’nun duyduğunda gurur duyacağı, hoşuna gideceği hatta peşinden koşacağı bir ün.
Komplikasyon
-
Özellikler
Güvenilmez Shinobiler
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde yüksek rütbeli shinobiler arasında sevilmemekte ve güvenilmez olarak lanse edilmiş durumdadır. RP içerisinde yüksek rütbeli Ishigakure shinobileri tarafından olumsuz bir tutumla değerlendirilen karakter, köy sistemi içerisinde güven gerektiren işlere görevlendirilmeleri konusunda da olumsuz tavırlarla karşılaşmaktadır. Köy hizmetlerinden faydalanırken bu olumsuz durum zaman zaman karakterin karşısına çıkabilmektedir. Köyün güvenini tekrar geri kazanacak bir olay gerçekleştirene kadar bu durum sürecektir.
Gelir Kaybı
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde, karakterin bundan sonra atanacağı görevlerde kazanacağı gelirden kesinti yapılmaktadır. Bu kesintiler RP içerisinde karakterin gerçekleştireceği diğer eylemler de dikkate alınarak Ishichou tarafından yapılmaktadır. Ishichou’nun bir sonraki emrine kadar bu kesintiler devam edecektir. Bu özelliği kaldırılması için karakterin kendisini Ishichou’ya ispat etmesi gerekmektedir.
Profil
Güç: 11
Çeviklik: 7
Kondisyon: 9
Potansiyel: 2
Varlık: 3
Zeka: 3
Image
Beceri Listesi
[Güç] Atletizm(Favori): 12
[Çeviklik] Akrobasi: 7
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form(Favori): 6
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Doton: Domu
Taijutsu
B-Rank Juudaichi
C-Rank Oukashou
Genjutsu
-
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Kan Hapı (Normal Kalite)
Kondisyon Hapı (Normal Kalite)
İyileştirici Hapı (Normal Kalite)
User avatar
Shimada Kazuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 100
Joined: September 1st, 2018, 1:31 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Shimada Kazuo » February 18th, 2019, 12:08 am

Ishichou’nun konuşması bittikten sonra bağırışlar odanın içini doldurmaya devam etmişti. Vatanı için ölmeye hazır yığın dolusu shinobinin arasında memnuyetsizler olduğu gerçeğini tahmin etmek zor değildi yine de bu grubun azınlıkta kalması düzgün bir ordumuz olduğunun en önemli işaretiydi. Yine de her düzenli ordu savaşı kazanamazdı, her korkusuz shinobi ölümün arasında koşmaya başladığında korkuyu hissedebilirdi. Hangi konumda olduğumu bilmiyorum, birkaç ay önce olsa kesinlikle savaşa gitmek istemeyen ekipten olurdum ama şimdi Ishichou’ya duyduğum saygı ve aldığım ikinci şansın değeri bu savaşta kendimi kanıtlama arzusuyla dolduruyordu içimi. Peki asıl soru, etraf ölüm koktuğunda, yaşamak için gözü dönmüş insanlar çığlıkla üzerime koştuğunda bu duygularım değişmeden kalabilecek mi? Bilmiyorum. Öğreneceğim.

Yoldaşlarım yapılmamış savaşın galibiyetini kutlarken Juzo’nun sesi hepsini bastırmıştı. Elini kaldırmasıyla birlikte galibiyet çığlıkları ölüm matemine dönerken ben de benden ve Butsuo’dan hoşlanmadığına emin olduğum otoriter adamı dinlemeye başladım.

Chuuninler ve Jouninler doğal bir şekilde odanın farklı bölgelerine geçtikten kısa bir süre sonra Juzo bize doğru yaklaşmıştı, duvara yapıştırdığı haritaya bakarken güven verici bir giriş kısmının ardından herkesin görevlerini anlatmaya başlamıştı. Hepsinin görevini sanki benim görevimmiş gibi dikkatli bir şekilde dinledim, savaş asla bir muharebeden ibaret değildi. Tarihte muharebeleri kazanan lakin savaşı kaybeden bir çok taraf olmuştu. Onlardan bir tanesi olmak istemiyorsak sadece bir cephede değil tüm cephelerle uyumlu olmalıydık.

Ryuji, Ooki ve Momoru. Teçhizatların tutulduğu yeri korumakla görevlendirilmişti. Ryu, Chisa ve Chiyumi ise medic-ninlerin güvenliğinden ve gerekli durumlarda çeşitli bölgelere ulaştırılırken korunmasını sağlayacaklardı. Bu isimlerin hepsine aşinaydım lakin samimiyetim hiçbiriyle yoktu hatta doğru düzgün konuşmamıştık bile ama yine de sizler için umarım her şey sorunsuz gider, dostlarım.

İsimler geçip gitmeye devam etti, peki biz neredeyiz? En sona kalmıştım ve yanlış takip etmediysem –ki etmediğime eminim- Butsuo’ya da bir görev verilmemişti. Son olaylar sonucu bu savaşın dışında bırakılmış olma ihtimalimiz, korkutucuydu.
Bu ihtimaller basit bir ürperti olarak kalmış ve Juzo bizimde görevlerimizi söylemişti. Butsuo, Usagi ve ben. Duyduğum şeylerle birlikte öncekinden çok daha büyük bir ürperti kılcallarımda dolaşmaya başladı, korku akciğerlerime yuva kurmuşken düşüncelerim iç içe geçmişti. Kendime gelmem birkaç saniye almıştı.

Yüzümde bir sırıtış belirdi, ne yapacağını bilmeyen vücudumun saçma bir tepkisiydi işte. Jouninler ile birlikte olmak, ölümün arasında koşmak. Ceset kokusuna alışmak. Kanamak, kanatmak. Ölmek ve öldürmek. Her şeye en yakın yerde savaşın içinde olacaktık. Savaşmayı sevmediğimi düşünürsek oraya beni göndermek bilmiyorum belki de ölecekse bu hainler ölsün diye düşünmüştür Ishi-chou sama. Saygı duyarım.

Kafamı birkaç kez salladım, sorgulamayacağım. Bugün değil. Bana verilen görevi yapacağım ve yaşamak için öldürebildiğim kadar insan öldüreceğim. Hiçbir cephe diğerinden kolay geçmeyecek zaten sızlanmaya gerek yok.

Juzo tehditvaribir konuşmanın ardından güzel ve anlamlı bulduğum sözlerle hepimize gerekli mesajı vermişti. Kayadan irade, sevdim bu lafı yazdım bir kenara. Savaştan canlı dönebilirsem dövme olarak yaptıracağım bunu.

Ve gözlerim açıldı. Üzerime yağan yağmurla uyanmamanın verdiği huzurla esnedim. Rahat olmasam da rahat gibi davranarak bir nevi kendi zihnimi kandırmaya çalışıyordum. Güneşli manzara güzeldi güzel olmasına lakin kara bulutlar bu tabloya çamur fırlatmak için hazırda beklemesi hevesimi kursağımda bırakmıştı ve soğuk en az dünkü kadar ısrarcıydı.

Zaiyatsız ilerleyişimiz sürüyordu, birkaç ufak mücadele dışında ciddi bir direniş bulamamıştı karşısında Ishigakure shinobileri. Fırtına öncesi sessizlik tüm alana yayılmışken bölük komutanları bir tartışma içerisindeydi bende hazırlıklarımı yapıyordum diğer herkes gibi. Ölüm ihtimalini düşünmemden ötürü başarısız görevimden sonra başlayan Fuuinjutsu öğrenme hedefimi hızla gerçekleştirmiş ve kendimi geliştirebildiğim kadar geliştirmiştim. Kartlarımı sağdan başlayacak şekilde sıralamış hangi kartta ne mühürlü olduğunu defalarca tekrar ettikten sonra bunların üstünde kendi metotlarımla çalışmıştım, pratikte bir sıkıntı çıkmamıştı savaş alanında da çıkacağını sanmıyorum.

Bunları geride bırakıp rahatlamak adına sürüye uyup yiyeceklerimi nazik bir şekilde yemeye başladım. Savaşa mental olarak hazırlandığımı hissetsem de oraya gidince her şeyin daha farklı olacağı gerçeği beni ürkütüyordu.
Bugün yapılan savaşla birileri için her şey bitecek ve diğerleri için her şey başlayacak.
Yemeğini isteksizce midesine dolduranlara baktığımda garip hüzün dolduruyor bedenimi. Öleceklerini biliyorlar, belki şu çocuk, ağzına zorla bir şeyler tıkıştırmaya çalışan lakin isteksizliği her yanından belli olan, her şeyin değiştiği gün odada en çok bağıranlardan biriydi kim bilir? İşte böyle bir şey savaş. Eh her şey olumsuz değil, son gününü eğlenerek geçirmeye çalışanlarda var ve ben yine arafta kalmış gibi bir o yana bi’ bu yana sürükleniyorum.

Ekibimizin lideri Usagi’ydi. Bize güvenmediklerini her fırsatta belirtmeye çalışan yönetime kızgın değilim. Zaten Ishi-chou bize bunu açık açık söylemişti yine de üstümde ekstra bir baskı yaratmıyor değil yine de Usagi’nin baskısından daha hafif olduğuna inanıyorum. Böylesine bir görevde, herkesin kendi canını düşündüğü bir ortamda liderlik yapmak öyle hafife alınabilecek bir şey değil. Umarım bunun altından kalkabiliyordur.

Geçen her saniye ömrümden giden on yıla eşitmiş gibi hissediyorum, omzumda hayatımın tüm yılları geçmiş ve gelecek. Birazdan hiç tanımadığım insanları öldürmeye koşacağım, bağırışların ve nidaların eşliğinde.

Yine de burada sadece bir emir yüzünden olmadığımı bilmek pozitif bir etken benim için, kendi çapımda Shinobi Birliğine ve düzene karşı verdiğim savaşın bir cephesindeyim.

Savaştan önce kesin yapmamız gereken bu konuşmayı Usagi’nin başlatmasından sonra Butsuo da katılmış ve birkaç cümle eklemişti. İlginç bir takımdık, akademide öğretilenler dışında hiç Jutsu bilmeyen iki kişi. Butsuo bu tarz bir şey söylemedi gerçi ama iki uzun görev geçirdik birlikte yaptığını hiç görmedim. O fiziği falan düşününce gerekte yok zaten kaplan olacakmış son anda insan olmuş resmen.

Ve sıra bende ne diyebilirim ki? Akademiden mezun olduğumdan beri hatta akademiye girdiğimden beri odağım Fuuinjutsu’ydu. Bunun için biraz daha gelişmem gerektiği için her şeyden biraz biraz almıştım. Dengeli ilerlemiştim çünkü bir dala fazla odaklanırsam Fuuinjutsu’dan uzaklaşacağımı hissetmiştim. Her neyse gereksiz detaylar, anlat kendini Kazuo. İzin ver vücuduna anlatsın seni, öğren bakalım kimsin sen.

“Öncelikle üç ana dalın hepsinden biraz bir şeyler biliyorum. Hiçbirinde aşırı iyi değilim veya hiçbirinde aşırı kötü değilim. Ninjutsu yine de diğerlerine biraz baskın geliyor. Ve Fuuinjutsu. Aslında beni tamamlayan parça diyebilirim, üç ana dalda da bulunduğum seviyeyi birkaç tık yukarıya çıkartacak şekilde ayarlamaya çalıştım.”, bu cümlelerden sonra tüm Jutsularımı ve tek Genjutsu tekniğimi detaylıca anlatacak ve neler yapabildiğimi bildiklerinden emin olacaktım. Bunlardan sonra birkaç parantez açmak istediğim yer gelmişti. “Genjutsu bireysel savaşlarda tam bir baş belası olsa da bu kadar kalabalık bir ortamda kullanmak epeyce riskli hem birlikte kalmayı başarırsak birbirimize chakra vererek bundan kurtulabiliriz. Tabi hepimiz yakalanmazsak. Neyse asıl demek istediğim şey yapabildiğim Jutsuları uzun uzun anlattım. Bunlardan işinize yarayacak olanı bana söylerseniz sizin için onu mühürleyebilirim ve sizde bir seferlik de olsa kullanabilirsiniz sıkıştığınızda kullanabileceğiniz bir koz olur.” Diyecek ve cevaplarını bekleyecektim.
Şöyle bir durum var, Fuuinjutsu başvurularım henüz onay almadı ama bu tarz bir yardımlaşma yapmak istiyordum, bilmiyorum nasıl olacak umarım sıkıntı olmaz.


In a world without gold we might've been heroes!
Image
Künye
İsim: Shimada Kazuo
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Boy: 1.86
Kilo: 72
Köy: Ishigakure
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 40.000 Ryo
Prestij: 4
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Fuuinjutsu Öğrenmek: Fuuinjutsu’ya abartılı derecede bir ilgisi vardır, derinlikleriyle Fuuinjutsu öğrenmek hayatta ki tek hedefidir hatta. Bunun uğruna Shinobi olmaya karar vermiş, şuanda çıktığı sıkıcı görevlere katlanmasının tek sebebi bir gün Fuuinjutsu’da ustalaşma hedefidir.

Komplikasyon:
Merak Belası: Normalde mantıklı karar verme yetisine sahip olan Kazuo. Bir şeyi merak ettiğinde kontrol mekanizmasını tamamen yitirir bunun sonucunda mantıklı veya mantıksız kararlar alabilir. Normalde pek zararlı bir şey gibi görülmese de Kazuo’da ki seviye tamamen farklıdır, aniden bir şeyi merak eder ve bunun mantıklı bir merak olmasına gerek bile yoktur.. Örneklemek gerekirse “Cübbeli adamı gizlice takip et.” Görevindeyken aniden beynine doluşan “Adamın kafası kel mi acaba?” sorusuyla birlikte kendini aniden adamın üstünde bulabilir. Bu problem, bazı görevler de kendisine sıkıntı yaratmıştır.

Özellikler

Profil
Güç: 4
Çeviklik: 7
Kondisyon: 4
Potansiyel: 4
Varlık: 5
Zeka: 6

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 2
[Potansiyel] Ninshuu: 2
[Varlık] Aldatma: 2
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin No Jutsu
Shinkuutai
Shinkuu Gyouku
Kaiten Shuriken
Zanshuu no Jutsu
Taijutsu
Musatsu - C Rank

Fuuinjutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
Raigen
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
► Show Spoiler

Standart shinobi çantasına benzer çanta
Ödüller:
Hırsız Kim - C Rank
4. Yoklama
Chakra Taşları
► Show Spoiler
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 910
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by GM - Naruto » February 20th, 2019, 9:45 am

Kendi aranızda birbirinizi daha iyi tanımak ve savaş alanında daha koordineli bir şekilde çalışabilmek adına konuşmaları yapmaya başlıyorsunuz. Bu sırada bakışlarınız birbirinizle kesişse de, durmadan sağınızda ve solunuzda yaşanan hareketlenmeleri de gözlüyorsunuz. Saldırı görevini üstlenen 4 farklı cephenin en kuzeyinde yer alan birim olarak, birim lideriniz Furuta Kageyasu’nun durmadan gelip giden shinobilerden bilgi almaya başladığını görüyorsunuz. 1,90 cm boylarında, 30’lu yaşlarının sonunda, uzun siyah saçları olan, alnından gözüne doğru inen yara izi bulunan, omuzlarına haorisini atmış, bel ve kolları dirseğine kadar bandajlı, belinde alındandı ikinci bir kemer gibi sallanan, bel kısmının sağında katanası bulunan Kageyasu’nun savaşacağınız cephenin lideri olması içinize ister istemez biraz su serpiyor, zira Çakılların eski liderlerinden olan Kageyasu’nun, bu görevinden alındıktan sonra bireysel olarak kaçak avlamaya başladığı ve köye her gelişinin en az bir tane kaçağı köye getirdiği şeklindeki olayları birkaç kez duymuş durumdasınız. Elbette getirdiği kaçaklarının hepsinin de ölü olarak köye getirilmiş olması, Kageyasu’nun atandığınız görev için biçilmez bir kaftan olduğunu söylüyor sizlere. Gelen giden habercilerden bilgi alıp, neredeyse bulunduğunuz yerdeki herkesi gözleriyle süzen Kageyasu, ortamdaki herkesin üzerinde hakimiyetini kurmaya başlıyor.

Furuta Kageyasu
Image
Bulunduğunuz bölükte kaç kişi olduğu yönünde net bir fikriniz olmasa da, sayı olarak yeteri kadar shinobinin bulunduğunuz cephede yer aldığını düşünüyorsunuz. Sizin bulunduğunuz haricindeki diğer üç cephede de en az sizin kadar shinobinin görevlendirildiği yönündeki bilgilendirmeden sonra, Riaru’ya darbe indirebilmek adına yeterli askeri üstünlüğe hakim olduğunuzu düşünüyorsunuz. Yajima Juzo haricindeki adı sanı bilinir Jounin seviyesindeki tüm shinobilerin bu dört cephede olması, Amemori Shijo ve Narita Nori gibi önde gelen Jouninlerin bizzat diğer cephelerde yer alması ve son olarak Kageyasu gibi birinin de savaşa dahil olmuş olması, aslında içinde bulunduğunuz ekibin görevinin ne kadar ciddi ve önemli olduğunu açıklamaya yetiyor.

Kageyasu gelen habercilerden bilgiler almaya devam ederken, sizlere de hazırlanmanız yönünde bir komut geliyor. Bu komutla beraber herkes savaş için zihnen ve bedenen kendini hazırlamaya başlıyor. Genel muharebe düzenini almanızın ardından tam orta noktada önünüze geçen Kageyasu neredeyse ortamda bulunan herkese kısa süreli bir bakış attıktan sonra, kaşlarını iyice çatıyor ve “Savaşı genel olarak dört cepheye bölmüş olsak da, esas işi yapacak olan bizleriz! Doğrudan düşmanla mücadele edeceğiz ve biz savaşımızı verirken, diğer üç cephede yer alanlar ilerleyecek! Biz savaşmaya devam ederken, en güneydeki cephemizde yer alanlar, doğu bölgesinden saldırıya geçecek! Biz savaşmaya devam ederken, orta birlikler kuzeye yönelerek, güneyden saldırı gerçekleştirecek!” diyor. Bu cümlelerinin ardından kısa bir nefes molası verdikten sonra gür bir sesle “Dikkat ettiyseniz, diğerleri ne yaparsa yapsın biz savaşmaya devam ederken diyorum! Çünkü burada olmamızın amacı bu! Son bir shinobimiz kalana kadar savaşacağız! Riaru’nun son ayakta kalan askerini indirine kadar savaşacağız! Onun çok güvendiği askeri üssünü yerle bir edene kadar savaşacağız! Nefes alırken savaşacağız! Nefes verirken savaşacağız! Gözümüzü kırparken savaşacağız! Duyuyor musunuz? Size savaşmak dışındaki her şeyi yasaklıyorum!” diyor. Etrafınızdaki insanların içini kaynatan bu konuşmanın ardından Kageyasu “Düşman bizden sayıca fazla… Hem de bir hayli fazla… Peki bu önemli mi? Hayır! İçinde sığındıkları yerlerden çeşitli ekipmanlarla üstümüze kunai ve shuriken yağdıracaklar! Peki bu önemli mi? Hayır! Ne olursa olsun, içinizden bir taneniz bile tökezlemeyecek! Jozu sizlere Riaru’ya en ufak bir zarar vermeden kimsenin ölmemesini söylemişti. Bu bizim için geçerli değil! Riaru’nun en az beş adamını öldürmeden ölmeyi size yasaklıyorum! Nasıl yaparsınız bilmem, ancak aksi bir durumu bilirim, görürüm, duyarım! O zaman Riaru’dan daha büyük bir gazap olarak üstünüze çökerim!” diyor. Ortamdakileri fazlasıyla gaza getiren bu konuşmanın ardından, Riaru gelen bir haberciden yeni bilgileri dinlemeye başlıyor. Sizler de bu sırada kendi aranızda birkaç kelam edebilecek boşluğu yakalıyorsunuz.

Bir süre sonra haberciyi geri yollayan Kageyasu “Buraya gelmeden önce ekip liderlerinizin kim olduğu size bildirildi. Ekipteki herkes birbirinin canından sorumludur. Ekip liderinin emirleri harfiyen yerine getirilecektir! Ekip lideri size ölmenizi emrediyorsa, tereddüt etmeden öleceksiniz!” diyor. Ancak hemen sonrasında yüzünde koca bir gülümseme belirirken “Tabi en az beş kişiyi geberttikten sonra!” diyor. Ortamdaki herkesi kahkahalara sevk eden bu konuşmanın ardından Kageyasu belindeki katanayı çıkarıp, yüzünü ilerleyeceğiniz yöne doğru döndüğünde “Gidelim ve Ishigakure shinobilerinin öldürme konusunda ne kadar iyi olduğunu tüm dünyaya gösterelim!” diyor.

Kageyasu’nun önderliğinde, adımlamalarla başlayan ilerleyişiniz hızla bir koşuya dönerken, çamurlu zemin hızınızı az da olsa kesmeye başlıyor. Fakat kimse bu durumdan şikayetçi gibi görünmüyor. Aksine, Kageyasu’nun giderek hızlanmasına herkes eşlik etmeye başlıyor. Ağaçlar bir bir yanınızdan yok olmaya başlarken, açık bir alana girdiğiniz anda, Riaru’nun büyük askeri üssünü görüyorsunuz. Gerçekten de belirtildiği kadar büyük olan, etrafı hangi maddeyle olduğunu şimdilik bilemediğiniz bir insan boyundaki surlarla çevrili bu üssün içinde, yüzlerce çadırın ucunu görebiliyorsunuz. Surların hemen önünde birikmiş Riaru askerleri ise, Kageyasu’nun da söylediği gibi sayıca sizden çok daha fazla duruyor. Birkaç saniyelik bir bakışla ve hesapla bile, sayılarının sizinkilerden dört beş katı olduğunu söylemek belki de fazla iyimser duruyor. Ancak yine de etrafınızdaki kimse en ufak bir çekince göstermiyor. Herkes kararlı bir şekilde hızla ilerlemeye devam ederken birden siyah bir bulut üzerinize doğru hareketleniyor! Havayı kesen metalin çıkardığı ses, tüm koşu seslerinizi kesmeye yetecek kadar kuvvetliyken, Kageyasu “Açıl!” diye bağırıyor. Bu komutla birlikte bölükteki herkes eş zamanlı olarak geniş bir alana yayılıyor ve üzerinize yağan shurikenlerden kendinizi mümkün mertebe korumaya çalışıyorsunuz. Şanslı olduğunuz bu anlarda yağan yüzlerce shurikenden hiçbiri size isabet etmezken, etrafınızdaki birkaç kişinin yaralandığını, ancak yine de eskisi gibi koşmaya devam ettiğini görüyorsunuz. Bölüğünüz ilk shuriken yağmurunu atlattıktan sonra, tekrar sık bir düzene girerken ikinci bir shuriken bulutu havada süzülmeye başlarken, Riaru’nun adamları da yerlerinden fırlayarak karşı saldırıya geçiyor!

İki taraf arasındaki çarpışmanın başlaması yarım dakikadan daha fazla sürmeyecek gibi görünüyor. Üzerinize yağan shuriken yağmurundan ise, bir öncekinde olduğu gibi açıl-kapan düzeniyle kurtulmuş durumdasınız. Sizler, cephenin kuzeye doğru en uç noktasında yer almaktasınız. Artık bir şeyleri son kez konuşacağınızın farkındasınız.
Off Topic
Kazuo’nun mühürleri henüz onay almadığı için, sadece mühürleme konusunda bilgili olduğu şeklinde söylemlerde bulunduğu varsayılmıştır. Yaratımları onay aldıktan sonra, eğer bunlarla ilgili yapacağı bir şey var, savaşın başında geçen konuşmalar ve yaşananlar olarak ele almaya çalışacağız, tabi durum el verdiğince. Bunun dışında şu aşamada başka bir seçeneğimiz yok gibi görünüyor.

Pasiflik süresi 24 saattir. Bu süreye uymanızı özellikle istiyorum, zira konuları mümkün olduğunca eş zamanlı götürmek niyetindeyiz.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kita Usagi
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 73
Joined: September 11th, 2018, 3:23 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Kita Usagi » February 20th, 2019, 4:45 pm

Savaş temamızı da şuraya koyalım madem.
Furuta Kageyasu. İçinde bulundukları savaş birliğinin lideri. Çakılların eski lideri. Köye her dönüşünde, yanında ölü bir kaçak getiren adam. Birim liderlerinin Furuta Kageyasu olması Usagi'nin içini rahatlatsa da, aynı şekilde birim liderlerinin Furuta Kageyasu olması içine büyük bir korku da getirmişti. Birim lideri olarak onun atanması en kanlı savaşı bu birliğin vereceği anlamına geliyordu. Yanındaki arkadaşlarının geri dönememe ihtimali çok yüksekti. Aynı şekilde kendisinin de geri dönememe ihtimali çok yüksekti.

Zamanın geldiğini anladıkları anda, genel muharebe düzenine geçmişlerdi. Kageyasu ise tam ortada yerini almıştı. Konuşmasına başladığında ise Usagi'nin tüyleri yavaş yavaş ürpermeye başlamıştı. Kageyasu konuştukça içindeki Ishigakure aşkı daha da alevleniyordu. Kageyasu konuştukça daha çok adam öldürmek istiyordu. Savaş dört cepheye bölünmüştü. Ne var ki en büyük işi içinde bulundukları birlik yapacaktı. Kageyasu'nun demesine göre ise, yapacakları tek iş savaşmak olacaktı. Bu görev, bu birliğin savaşta ne kadar önemli olduğunu gösteriyordu. Diğer birliklerin geri çekilmesi durumunda savaşın seyri az çok değişebilirdi. Lakin bu birliğin kaybetmesi durumunda savaşı da kaybetmiş olurlardı.

Kageyasu konuşmasına devam ederken yanına bir habercinin yaklaşması ile sözlerine kısa bir ara vermişti. Bu ara, belki de takım arkadaşlarıyla konuşabileceği son andı. Bu anı boşa harcamamak için Kazuo ve Butsuo'ya baktı tek tek. "Her ne kadar takım lideri olarak atanmış olsam da, şunu bilmenizi istiyorum ki daha önce hiç takım liderliği yapmadım. Bu savaş anında bana böyle bir görev verilmiş olması, yanıma da takım arkadaşı olarak sizlerin verilmiş olmasından o kadar gururlu ve mutluyum ki." Bir an duraksayıp, sonrasında tekrar söze girmek için hazırladı kendisini. "Merak etmeyin. Buradan sağ salim ve Riaru'yu yok etmiş olarak döneceğiz. Buna inancım tam."

Aslında bu son söylediklerine hiç inanmıyordu. Yani, Riaru'yu yok edeceklerine inanıyordu, ama sağ salim geri dönebileceğini düşünmüyordu. Son nefesini bu topraklarda verecekmiş gibi bir his vardı içinde. Bu his ise kolay kolay geçecek bir his değildi.

Kageyasu haberciyi geri yolladıktan sonra sözlerine devam etmişti. Ekipteki herkesin birbirinin canından sorumlu olduğunu söylemişti. Ekip liderinin emirlerinin harfiyen yerine getirileceğini söylemeyi de ihmal etmemişti. Bu da demek oluyordu ki Kazuo ve Butsuo'nun her halükarda Usagi'nin emirlerini dinlemesi gerekiyordu. Bu Usagi için iyi bir haberdi, savaş alanında bir de çocuğa yemeğini zorla yedirir gibi takım arkadaşlarına zorla bir şeyler yaptırmak istemiyordu.

Kageyasu'nun son sözlerinin ardından, yine Kageyasu önderliğinde önce adımlarla başlayan hareket, saniyeler içerisinde bir koşuya dönüşmüştü. Yüzlerce shinobi tek bir amaç uğruna, tek bir yöne doğru koşuyordu. İlerledikleri yönde ağaçların yavaş yavaş azalması ile, kendilerini yavaştan açıklık bir alanda bulmuşlardı. Bu açıklık alanın ise neresi olduğundan herkes emindi.

Riaru'nun askeri üssü.

Karşılarındaki büyük askeri üssü ilk gördüğünde Usagi'nin aklındaki düşünce şu olmuştu. "Tamam, büyük demişlerdi. Ama bu çok büyük!" Etrafı büyük bir sur ile çevrili olan bu askeri üssün dışında Riaru'nun askerleri hazırda bekliyordu. Gözleri ile önündeki düşman kalabalığını taradığı anda, Kageyasu'nun neden beş adam öldürmeden ölmeyi yasakladığını anlamıştı. Beş adam öldürmeden ölmeleri durumunda savaşı kaybetmeleri işten bile değildi. Karşılarındaki kalabalığın ufak bir hareketliliğinin ardından üstlerine doğru siyah bir bulut gelmeye başlamıştı. Önce bu bulutun yağmur bulutu olduğunu sansa da, sonrasında kulağına çalınan metal sesi bu karartının ne olduğunu açıklamıştı. Kageyasu'nun emri ile iç içe ilerleyen kalabalık bir anda bulundukları ovada etrafa saçılmıştı. Geniş bir alanı kaplayarak ilerlemeye devam ederlerken bir kaç shuriken'in sağından ve solundan kıl payı geçtiğini kulağını tırmalayan ince metal sesinden anlamıştı. Hiçbirisinin Usagi'ye denk gelmemesi ise büyük bir şanstı. Aynı şekilde takım arkadaşları da kıl payı kurtulmuş olacaktı ki hiçbir şekilde tökezlemeden ilerlemeye devam ediyorlardı. Tabi, herkes bu kadar şanslı değildi. Etraflarında koşan bir kaç shinobinin yaralandığını görmüştü. Onlar da, sanki vücutlarına gelen shuriken değil de, sanki bir yağmur damlasıymış gibi hiç tökezlemeden ilerleyişlerine devam etmişlerdi. Shuriken bulutunun yere inmesi ile etrafa açılan bölük eski sıkılığına geri döndüğünde, ikinci bir shuriken bulutu üzerlerine doğru gelmeye başlamıştı. Bu bulut ile eş zamanlı olarak Riaru'nun askerleri de üstlerine doğru koşmaya başlamışlardı. Yaklaşık otuz saniye sonra savaşın resmen başlayacağını bilmek, Usagi'nin içindeki korku ve endişeyi en üst noktaya taşımıştı. Gözlerini önündeki kalabalıktan bir saniye bile ayırmıyordu.

Yirmi, on dokuz, on sekiz...

Elini shinobi çantasına atıp, sağ eline bir kunai aldıktan sonra, sol eline üç adet shuriken aldı. Vücudunu, önündeki çarpışmaya komple hazırladıktan sonra bütün dikkatini kendisine doğru koşmakta olan kalabalığa verdi. Onlar da Usagi gibi, sadece öldürmek için koşuyordu. Ya da bunu denerken ölmek. Usagi'nin ise, beş kişi öldürmeden ölmek gibi bir düşüncesi yoktu.

"Ne olursa olsun, Ölmeyin."
Image
Künye
İsim: Kita Usagi
Yaş: 17
Cinsiyet: Dişli bir dişi.
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 12.500
Prestij: 1
Ün: 17
Kullanılabilir GP: 0

Özellikler
► Show Spoiler
Profil
► Show Spoiler
Ninjutsu
► Show Spoiler
Taijutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
► Show Spoiler
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
User avatar
Shimada Kazuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 100
Joined: September 1st, 2018, 1:31 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Shimada Kazuo » February 21st, 2019, 12:51 am

Oturup savaştan önce diğerleriyle sakin bir kafayla konuşmak üzerimde dolanan kara bulutları bir nebze üstümden alabilir diye düşünmüştüm. Bir yanılgı, umarım bugün yaptığım ilk ve son yanılgı olur diğer türlüsünün ölümümle sonuçlanması işten bile değil. Etrafta hareketlenen ve kıpraşan insanlar sakinleşmeyi imkansız hale getiriyor. Hiçbirini tanımıyorum, savaşta ölse bir süre sonra unutacağım insanlar kendi hayatları ve idealleri olan bir kişi. Benim hayatımın “X” kişisi kendi hayatının başrolü. Peki, kader bizleri senaryosunda nereye koydu? Kaderinin mürekkebinde X kişisi hangimiziz? Öğreneceğiz.

Dört cephenin en ilerisinde olan bizleriz ve bizim ekibin en önünde olan kişi de Furuta Kageyasu. Uzun siyah saçları ve omzuna attığı haorisi Yağmur Ülkesi’nin nemli rüzgarında sallanıyorken yüzünde birazdan kanlı bir savaşa gireceğine dair tek bir ipucu bile yok. Gözüne doğru yara izi ve katanasıyla tüm asaletiyle orada duruyor.

Savaşın ne zaman başlayacağına dair çıkarımlar yapmak adına onu ve yanına gelen shinobileri kaçamak bakışlarla ara ara süzüyorum. Bu sırada Kagetasu hakkında anlatılan hikayeler kulağımın içindeki sonsuz bir döngü gibi devri daim edip duruyor. Eski ANBU lideri ve köye her dönüşünde bir kaçağın kellesini geri getiren efsanevi bir figür. Normal şartlarda onun önümde olması beni rahatlatırdı lakin savaşın getirdiği psikolojiyle her şeyin olumsuz yönleri gözüme çarpar olmuştu.

Kageyasu’nun burada görevlendirilmesi az sonra içine düşeceğim kan çukurunun nasıl bir yer olacağını, kimlerle aynı cephede olacağım sorularını cevaplarken bu “canavarlarla” denk heriflerle savaşacağımı da çığırıyordu.

Savaşın nasıl olacağına dair aklımda bir takım soru işaretleri vardı bize takım demişlerdi lakin o ortamda ve karmaşada birlikte kalabilmemiz mümkün müydü?

Bu sırada herkesin beklediği komut işitilmişti, salonda toplandığımızdan beri hazırlandığımız savaşa saniyeler kalmıştı. Bu sınavımın başlangıcıydı aynı zamanda bir sınavımın da sonucu. İçimde yaptığımı mücadeleyi kazanmış mıydım? Öğreneceğim, ellerim rüzgarı kesen shurikene tepki verdiğinde veya elbiselerim ilk düşmanımın kanıyla ıslandığında.

Her birliğin görevleri vardı, savaşıp düşmanı ittirmek, çeşitli yerlere yönelmek. Bizim görevimizse basitti tüm savaş boyunca savaşmak, ölene kadar öldürmek.

Dinlenmek yasak, pes etmek yasak. Yapabileceğimiz tek şey savaşmak ve beş düşman öldürmeden ölmemek eğer olur da beş düşman öldüremezsek o zaman yapabileceğimiz tek şey: ölmek.

Demek tanımadığım birinin emirleri uğruna ölmem gerekiyor bunu öylece kabul edebileceğimi sanmıyorum ama asla oyunbozan olmak gibi bir niyetim yok. Mantığımla ciddi bir oranda çelişmediği sürece Usagi’yi dinleyeceğim elbet.

Bu sırada Usagi fırsattan istifade küçük bir takım içi konuşmasını yapmıştı, gülümsedim. Çoğu zamankinin aksine içtenlikle verilen bir tepkiydi bu. Ölümden korkuyorum ama hatırlanmamaktan daha çok korkuyorum, eğer ölürsem ve beni hatırlayacak birileri olsun istiyorum. Belki bir yıl belki birkaç ay birileri fark etmez ama hatırlanayım. Birisi Kazuo vardı desin ama mezarımda ki veya belki ölüleri onurlandırmak için yapılan anıtlardan okumasın isimlerimi bu kişiler. Tanısın beni, beyaz saçlı Fuuinjutsucu çocuk. Ve alışkın olmadığım “içten” gülümsememe bir cümle iliştirdim. “Anlaşıldı, kaptan.”


Ömrümün sakin geçecek son saniyeleri ellerimin arasından kayıp giderken diğerleriyle birlikte koşmaya başladım, çamuru dert etme lüksüm yoktu elbet. Hatta öyle ki Kageyasu’nun hızlanan adımlarına ayak uydurduğum bile söylenebilirdi. Güvende hissetmemi sağlayan son ağaçlarında geride kalmasıyla birlikte iyimser bir hesapla bizden beş kat kadar fazla olan Riaru’nun askerlerini gördüm. Neden beş kişi öldürmemizi istediğini anlamak çok zor değil savaşı sadece öyle bir durumda kazanabiliriz.

Shuriken bulutundan açılıp kapanarak kurtulmuştuk elbette yaralananlar olmuştu ama onlarda yoluna devam ediyordu. İkinci bir shuriken bulutuyla eş zamanlı olarak düşman üzerimize doğru koşmaya başlamıştı, shuriken sorununu aynı şekilde aşarken yine Usagi’nin sesini duydu. İçinden deneyeceğim diye cevapladı soruyu, dışarıyaysa başını sallamak olarak yansıdı bu düşüncem. Ardından Butsuo’ya baktım, uzun bir süredir onunlaydım. Genin takımımdakilerle bu kadar göreve çıkmamışımdır belki. Ona da Usagi’ye yaptığı gibi başını salladı lakin bu sefer bir onaylama hareketi değildi belki de son kez verdiğim bir selamdı. İkimizin de yapısından dolayı dost diyebilecek kadar muhabbetimiz olmasa da benim için dosta en yakın şeydi.

Hareketimi sürdürürken elime normal bir kunai diğer elime de shuriken aldım.


In a world without gold we might've been heroes!
Image
Künye
İsim: Shimada Kazuo
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Boy: 1.86
Kilo: 72
Köy: Ishigakure
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 40.000 Ryo
Prestij: 4
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Fuuinjutsu Öğrenmek: Fuuinjutsu’ya abartılı derecede bir ilgisi vardır, derinlikleriyle Fuuinjutsu öğrenmek hayatta ki tek hedefidir hatta. Bunun uğruna Shinobi olmaya karar vermiş, şuanda çıktığı sıkıcı görevlere katlanmasının tek sebebi bir gün Fuuinjutsu’da ustalaşma hedefidir.

Komplikasyon:
Merak Belası: Normalde mantıklı karar verme yetisine sahip olan Kazuo. Bir şeyi merak ettiğinde kontrol mekanizmasını tamamen yitirir bunun sonucunda mantıklı veya mantıksız kararlar alabilir. Normalde pek zararlı bir şey gibi görülmese de Kazuo’da ki seviye tamamen farklıdır, aniden bir şeyi merak eder ve bunun mantıklı bir merak olmasına gerek bile yoktur.. Örneklemek gerekirse “Cübbeli adamı gizlice takip et.” Görevindeyken aniden beynine doluşan “Adamın kafası kel mi acaba?” sorusuyla birlikte kendini aniden adamın üstünde bulabilir. Bu problem, bazı görevler de kendisine sıkıntı yaratmıştır.

Özellikler

Profil
Güç: 4
Çeviklik: 7
Kondisyon: 4
Potansiyel: 4
Varlık: 5
Zeka: 6

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 2
[Potansiyel] Ninshuu: 2
[Varlık] Aldatma: 2
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin No Jutsu
Shinkuutai
Shinkuu Gyouku
Kaiten Shuriken
Zanshuu no Jutsu
Taijutsu
Musatsu - C Rank

Fuuinjutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
Raigen
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
► Show Spoiler

Standart shinobi çantasına benzer çanta
Ödüller:
Hırsız Kim - C Rank
4. Yoklama
Chakra Taşları
► Show Spoiler
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 77
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Oita Butsuo » February 21st, 2019, 9:46 am

Kazuo'nun yeteneklerini anlatması Usagi ve bana oranla uzun sürdü pek doğal olarak. Onun da sözlerinin bitmesiyle söylenecek bir şey de kalmadı. Artık her şeyin başladığı ya da bittiği ana yaklaştığımızı herkes hissedebiliyor olsa gerek. Bunun ortak bir bilinç gibi bir şey olduğunu düşünüyorum ama bu bilincin böyle bir şey algılamasının bir sebebi de etrafta yaşanan hareketlilik. Bu cephenin lideri olan Çakılların eski liderlerinden Furuta Kageyasu'ya durmadan haber getirip götüren shinobiler ortamın gerginliğini bir kat daha arttırıyor. Bu haberleşmenin git gide sıklaşması ise saatte kum kalmadığını anlatıyor bizlere. Kageyasu'nun üstümde ve tahminim doğruysa herkesin üstünde ilginç bir etkisi var. Köydeki en güçlü shinobilerden biri olması herkesi mutlu ediyor ama bakışlarıyla insanı öldürebilecek derecede korkutucu bir insana dönüşebilme ihtimali de her zaman var gibi. Sonuçta köye eli boş dönmeyen bir insan kendisi... Ayrıca her an bizleri izlediğini de görebiliyoruz. Hatta bir kez onunla göz göze gelme şanssızlığını yaşadım... Değişik bir ortam yani...

Bizim konuşmamızın sonlanmasıyla savaşa hazırlanmamıza dair emir de geldi. Herkesin farklı bir hazırlık biçimi var tabii. Ben temel savaş aracım olan bedenimi esneterek hazırlıklarımın küçük bir kısmını tamamlıyorum. Önemli olan diğer kısım ise zihnimi boşaltmak. Odağımı, düşüncelerimi yavaş yavaş bırakıyorum. İkisini de olabildiğince gevşek bir şekilde kavrıyorum. Daha çok düşüncelerimi, hareketlerimi dışarıdan izleyen ama onlara müdahale etmeyen bir pozisyona geçmeye çalışıyorum. Bu durum savaş alanında duygusal anlamda daha dengeli olmamı sağlıyor ki öteki türlü deli dehşet bir nefret ve öfke kusma potansiyelim var ve bu ne benim ne müttefiklerim için iyi sonuçlanmayabilir. İkinci durum ise, odak bir spot ışığı gibidir. Bir şeye çok odaklanırsan orayı aydınlık geri kalan her yeri karanlık görürsün. Diğer düşmanları göremezsin, yapabileceğin hamle çeşitliliğini algılayamazsın, genel resmi göremez ve ona göre davranamazsın. Benim yapmaya çalıştığım şey ise bir lamba gibi aydınlatmak. Her yöne ışık saçmak. Odağımın hiçbir rakipte uzunca bir süre kalmasını istemiyorum. Tüm savaş alanını dolaşması hedefim. Eskilerin dediği gibi: Yaprağa odaklanırsan ağacı göremezsin.

Bedenimi esnetirken çevreyle iletişimimi kesip yavaş yavaş olmak istediğim kafa yapısına da ulaştım. Bu sırada Kageyasu da konuşmaya başladı. Esnemeyi bırakıp onu dinlemeye koyuldum. Söylediği sözleri kafama kazıdım ama bir tepki de vermedim bu sözlere. Onun yerine kısa boşluktan faydalanan Usagi'nin sözlerine içten bir sırıtışla karşılık verdim. Bu sırıtış bir dalga geçme veya küçümseme değildi. İyi niyetine verdiğim bir karşılıktı. Dediği şeyin gerçekleşme olasılığını onun da hesapladığını tahmin ediyorum. Herkes bir şeylerin farkında ama bunları söylemekten başka çaremiz de yok.

Habercinin gitmesiyle Kageyasu tekrar konuşmaya başladı. Daha kısa bir konuşma... Tahmin edilebileceği gibi konuşma zamanı bitti. Artık harekete geçme zamanı.

Kageyasu önde bizler arkada düşmanımıza yaverlik eden çamura aldırmadan koşmaya başladık. Bu koşu Kageyasu'nun liderliğinde git gide hızlanıyordu. Kısa bir süre içinde bizi koruyan ve pek bir manası olmasa da saklayan ağaçlıktan çıkıp savaşın yapılacağı meydana geldik. Söylendiği kadar büyük bir kale karşıladı bizi. Surları pek yüksek sayılmaz ama surların yüksekliği shinobilere pek bir şey ifade etmediği için önemi olan bir konu değil. Surların arkasından görünen tonlarca çadır daha önemli. Şimdi neden beş düşman öldürmemiz gerektiğini görebiliyorum. Bu cümleyle kastım çadırlar değildi. Surların önündeki o çadırlarda kalan tonla adamdı. Bizden sayıca üstün olduklarını söylemek için gözünüzün olması yeterli. Yine de kimsenin umurunda olmadı bu durum. Tereddüt göstermememiz gerektiğinin herkes farkında.

Düşmanla kesişmelerimiz onların bizi gerçekten kesmeye çalışmasıyla son buldu. Üzerimize hareketlenen shuriken dalgasından korunmak için formasyonumuzu bozup daha geniş bir alana yayıldık. Shuriken sesinin bu kadar rahatsız edici olabileceğini de o zaman anladım. Şans da bizden yana olsa gerek ki pek bir zayiat vermedik. Usagi, Kazuo ve ben hasarsız atlattık bu dalgayı. Etrafımızdaki birkaç shinobi ise hasar almış olsa da hiç bozuntuya vermeden devam etti. Ardından ikinci dalgayla aşağı yukarı aynı şeyler yaşandı. Tekrar alana yayıldık, tekrar kurtulduk ama bu sefer farklı bir şey de oldu. Düşman da fırlattığı shurikenlerle hareketlendi.

Kora kor mücadeleye girmek üzereyiz. Son hazırlıklarımı yapmaya başladım ben de. Domu'yu kullanarak hayatımı bedenime kıstıracağım. Tüm vücudumu koruma altına almakta bir beis görmüyorum. Zaten kullanabildiğim başka bir teknik yok, tüm çakra rezervim Domu için ayrılmış durumda. Tekniği tamamlama sürecindeyken Usagi bir emir mi dilek mi olduğunu kestiremediğim bir şey dedi. Verecek kaliteli bir cevap düşünemediğimden ötürü tekrar sırıtıp kafamı salladım. Aynısını benimle eş zamanlı olarak aynı şeyi yapan Kazuo'ya da yaptım hatta. Vücudum kara toprağın rengine bürünme sürecini tamamlarken kafamı tekrar öne çevirdim ve çakramı vücuduma yayıp iyice harladım. Daha hazır olamazdım herhalde...
Image
Künye
İsim: Oita Butsuo
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 225.000
Prestij: 6
Ün: 10
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Hayaletin peşinde…

Butsuo, çocukluk aşkına adını duyurmak, hatta tekrar bir araya gelmek için yaşamaktadır. Bunun en kolay yolunun da ünlü olmak olduğuna karar vermiştir. Kumiko’nun duyduğunda gurur duyacağı, hoşuna gideceği hatta peşinden koşacağı bir ün.
Komplikasyon
-
Özellikler
Güvenilmez Shinobiler
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde yüksek rütbeli shinobiler arasında sevilmemekte ve güvenilmez olarak lanse edilmiş durumdadır. RP içerisinde yüksek rütbeli Ishigakure shinobileri tarafından olumsuz bir tutumla değerlendirilen karakter, köy sistemi içerisinde güven gerektiren işlere görevlendirilmeleri konusunda da olumsuz tavırlarla karşılaşmaktadır. Köy hizmetlerinden faydalanırken bu olumsuz durum zaman zaman karakterin karşısına çıkabilmektedir. Köyün güvenini tekrar geri kazanacak bir olay gerçekleştirene kadar bu durum sürecektir.
Gelir Kaybı
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde, karakterin bundan sonra atanacağı görevlerde kazanacağı gelirden kesinti yapılmaktadır. Bu kesintiler RP içerisinde karakterin gerçekleştireceği diğer eylemler de dikkate alınarak Ishichou tarafından yapılmaktadır. Ishichou’nun bir sonraki emrine kadar bu kesintiler devam edecektir. Bu özelliği kaldırılması için karakterin kendisini Ishichou’ya ispat etmesi gerekmektedir.
Profil
Güç: 11
Çeviklik: 7
Kondisyon: 9
Potansiyel: 2
Varlık: 3
Zeka: 3
Image
Beceri Listesi
[Güç] Atletizm(Favori): 12
[Çeviklik] Akrobasi: 7
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form(Favori): 6
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Doton: Domu
Taijutsu
B-Rank Juudaichi
C-Rank Oukashou
Genjutsu
-
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Kan Hapı (Normal Kalite)
Kondisyon Hapı (Normal Kalite)
İyileştirici Hapı (Normal Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 910
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by GM - Naruto » February 22nd, 2019, 9:59 am

Yer ve gök yekpare olup savaş naralarıyla dolarken, yarım dakika sanki bir nefes kadar çabuk geçiyor. Çamurlu zemine alışan ayaklarınız dengenize herhangi bir olumsuz etki yaratmayacak düzeye gelmiş durumda oluyor. Ishigakureki shinobilerinin sayıca katbekat üstün düşmana sanki ölümlerine koşar gibi ilerleyişine tamamen ayak uyduruyorsunuz. Gözlerinizin kesiştiği her bir shinobi, ölmeyi çoktan kabullenmiş ve bu gerçekleşene kadar dökebileceği kadar kan dökmeye kendini adamış görünüyor. Bu arada birkaç shinobinin çoktan el mühürleri yapmaya başladığını da fark ediyorsunuz. Tam bu sıralarda bedeniniz tamamen dökeceğiniz kana kendini alıştırmaya başlarken Kageyasu’nun katanası ilk kurbanını selamlıyor! Gözlerinizi Riaru’nun adamlarından ayırmazken, Kageyasu’nun yere paralel bir şekilde savurduğu katanasının, bir Riaru askerinin göğsünü nasıl ikiye yardığını, fışkıran kanın hemen arka saflardaki insanlara kadar ulaştığını görüyorsunuz. Bu ilk ölüm, sizi mental olarak olumlu etkilese de, savaşın ne denli kanlı olacağının basit bir önizlemesi şeklinde yansıyor gözlerinize. Karşınızdan gelmekte olan düşmanın sayısını kestiremeseniz bile, şekli şemali mühim olmayan düşmanların canını almaya hazır hale geliyorsunuz.

Bir anda kargaşaya dönen savaş alanında, bağırtılar, acı inlemeleri ve kan sesi doluyor kulaklarınıza. Daha önce onlarca ve belki de yüzlerce kez kanamış olsanız bile, ilk kez akan kanın sesini net bir şekilde duyabiliyorsunuz. Kekremsi bir tat bırakan koku, bu haliyle ortamdaki vahşeti tamamlamaya yeterken, havada çarpışan metal sesleri, uygulanan jutsuların elemental etkileri ve savaşa dair diğer yaygaralar bir kıyafet gibi yapışıyor üzerinize. Zemine düşen bedenlere aldırmaksızın ilerleyen iki taraftan hangisinin daha fazla kan dökeceğine karar verileceği anların, göbeğinde bulunan kişiler olarak üstünüze düşen vazifeyi yerine getirmek önünüzde başkaca engel kalmıyor.

Aranızda artık bir dövüş için yeterli mesafe kalan düşman ile karşılaştığınızda, tüm dünya silikleşiyor ve sanki sadece siz ve düşmanlarınız karşı karşıya kalıyorsunuz. Yaptığınız hazırlıklar çerçevesinde, düşmanla sıcak temas için önünüzde ne atacağınız bir adım ne de düşüneceğiniz bir an kalıyor.

Usagi; Sağ eline aldığın bir kunai ve sol eline aldığın üç shuriken ile savaşın içine giriyorsunuz. Liderliğini yaptığın ekiptekileri herhangi bir formasyon vermemiş olman, dağınık bir düzenin içine düşmenize neden oluyor. Kazuo sağ tarafta, Butsuo sol tarafta ve sen de ikisinin ortasına denk gelecek ayrı bir yerde kendini buluyorsun. Aranıza giren düşmanlar ve Ishigakure shinobileri Kazuo ve Butsuo ile irtibata geçmeni zorlayacak gibi görünüyor. Ancak bundan da önemlisi, şu an için karşında, iki elinde de wakizashi bulunan iki kişinin sana doğru saldırıya geçmesi oluyor. Sadece bir an için gördüğün bu iki kişinin, birbiriyle uyumlu hareketler sergileyeceği konusunda bir tereddüdün bulunmuyor, zira ikili, sürekli birbirlerinin önünden geçecek şekilde zigzaglar çizerek sana doğru geliyorlar. Aranızdaki mesafe, sadece birkaç saniye sonra yakın dövüş için uygun olacak gibi görünüyor.

Kazuo; Bir eline shuriken, diğer eline ise kunai alarak sıcak savaşın içine dalıyorsun. Ekip liderinizin uygulamanız için size herhangi bir formasyon vermemesi neticesinde, tamamen inisiyatif kullanarak ve savaşın getirdiği şartlar doğrultusunda harekete geçiyorsun. Ne var ki bu durum, araya giren düşmanlar ve Ishigakure shinobileri nedeniyle ekibinizin birbirinden ayrılmasına neden oluyor. Her ne kadar göz ucuyla da olsa solunda kalan Usagi ve onun da solunda bulunan Butsuo’yla birbirinizi görebilseniz bile, savaşın getirdiği sesler neticesinde birbirinizle iletişime geçebilmeniz zor olacak gibi duruyor. Fakat bu kaygın, karşında beliren üç kişiyi görmenle bir anda arka plana itiliyor. En arkada bir kişi, onun hemen önünde yan yana duran iki kişi ile göz göze geldiğinde, sizin aksinize karşınızdakilerin planlı bir saldırıya başlayacağını sana anlatmaya yetiyor. En arkada yer alan adam, hızlıca birkaç el mührü yapmaya başlarken, hemen önünde yer alan iki kişi de, sana doğru gelmek için vücutlarını germeye başlıyor. Aranızdaki mesafe henüz yakın dövüş için uygun olmasa da, senin ve düşmanın ilerlemesine bağlı olarak kısa bir süre sonra çarpışma yaşanması muhtemel görünüyor.

Butsuo; Domu için el mühürlerini tamamlayıp tüm vücudunu sertleştirmenin ardından, savaşa dahil olmaya hazır hissediyorsun. Bu anlarda ekip lideriniz Usagi’nin herhangi bir formasyon belirlememesi nedeniyle, ekipteki diğer herkes gibi kendi içgüdülerin ve savaşın getirdiği psikoloji ile kendine bir yer belirliyorsun. Fakat bu durum, ekibinizin tamamen birbirinden kopmasına ve Usagi’nin sağında, Butsuo’nun ise onun da sağında kalmasına neden oluyor. Aranızdaki iletişim araya giren düşmanlar, Ishigakure shinobileri ve savaşın getirdiği sesler nedeniyle oldukça güç duruyorken, karşında ilk düşmanını görebiliyorsun. Oldukça uzun boylu ve kalıplı duran bu adam, Riaru’nun diğer adamlarından yapı itibariyle bir hayli farklı duruyor. Göz göze geldiğiniz anda, adamın yüzünde beliren ifade, bir hayvanı bile korkutacak nitelikteyken, adam el mühürleri yapmaya başlıyor. Aranızdaki mesafe, bir ninjutsu için bile uzak sayılabilecek nitelikte olsa da, adamın yaydığı aura rakibinin alelade biri olmadığını sana anlatmaya yetiyor.
Off Topic
Kazuo'nun ilk mesajında bahsettiği jutsu mühürleme ile ilgili kafama takılan bir durum var. Sistemden sorumlu devlet bakanı Saynikku ile konuştuktan sonra, sizlere bu durumla ilgili özel mesaj atacağım ve RP'lerinizi yazmamış olursanız ona göre yazmanızı, RP'lerinizi yazmış iseniz de ona göre edit atmanızı isteyeceğim.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kita Usagi
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 73
Joined: September 11th, 2018, 3:23 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Kita Usagi & Shimada Kazuo & Oita Butsuo

Post by Kita Usagi » February 22nd, 2019, 4:06 pm

Düşmanlarıyla aralarındaki yarım dakikalık mesafe o kadar çabuk kapanmıştı ki, bir anlığına tekrar hafıza kaybı geçirdiğini sanmasına neden oldu. Sonrasında bunun hafıza kaybından değil, savaş aşkıyla yanıp tutuşmalarından olduğunu anladı. Ayaklarının altındaki çamurlu zemin artık shinobileri zorlamıyordu. Tabi bunun zeminin sertleşmesinden mi, yoksa sayıca çok fazla olan düşmanlara ölümüne koşmanın verdiği korku ile artık zeminin etki etmemesi mi olduğuna karar verememişti.

Rairu'nun askerleri ile aralarında sadece metreler kalmışken, birlik lideri Kageyasu'nun ilk kurbanını ortadan ikiye ayırışını izledi. Yere paralel ilerleyen katana, ilk hamlede neredeyse tamamen kırmızıya bulanmıştı. Bu durum, savaşın ne denli kanlı olacağının göstergesiydi. Kageyasu'nun bu birlikte olmasına her ne kadar şükretse de, sırf Kageyasu bu birlikte diye içini büyük bir korku da basmıştı. Ufacık bir savaştan sağ dönme ihtimali dolaşıyordu şimdiye kadar kafasında. Şimdiye kadar. Bu ilk hamleden sonra o ihtimal düşüncesi de komple ortadan kalkmıştı.

Kageyasu'nun ilk kanı dökmesinin hemen ardından savaş nidaları yerini birden acı inlemelere, bağırtılara, çarpışan metal sesleri ve kan fışkırması seslerine bırakmıştı. Daha önce hiç böylesine bir savaş ortamında bulunmaması, ve hatta böylesine bir ortamda hiç liderlik yapmamış olması ilk hatalarını da Usagi'nin yüzüne çarpmıştı. Savaş alanına takım olarak dalmış olsalar da, herhangi bir savaş formasyonu belirlememiş olmaları bir anda takımın savaş alanında dağılmasına sebep olmuştu. Kazuo sağ tarafında kalmıştı. Butsuo ise solunda. Araya giren onca insan nedeniyle takım arkadaşları ile herhangi bir bağ kurması neredeyse imkansıza yaklaşmıştı. Bir şekilde onları bir araya toplamalıydı. Ama bunu nasıl yapacağını bilemiyordu. Beyninin önceden de hızlı çalıştığı anlara şahit olmuştu. Ama ilk defa beyninde bu kadar düşünceye denk geliyordu. Beyninin içindeki bütün kıvrımlar takımı bir araya toplayacak bir yol bulmak için çabalarken, beynine gelen bir sinyal bütün nöronlarının tek bir konuda çalışmaya başlamasını sağlamıştı. Üzerine doğru gelen iki shinobi.

Gelen ikiliye çok aldırış etmese de, üzerine doğru gelen dört wakizashi bütün dikkatini o kısma çekmeye yetmişti. Herhangi bir şekilde bu ikiliyle aynı anda mücadele edebileceğini düşünmüyordu. Birisini ya saf dışı bırakmalı, ya da bir şekilde tek tek dövüşmek için pozisyon almalıydı. Beyni ise bu kararı kendisi için çoktan vermişti ve sol elindeki üç shurikeni zigzaglar çizen ikilinin sol tarafına doğru fırlatmıştı. Bu zigzaglara devam etmeleri ve shurikenleri fark etmemeleri dahilinde bu üç shurikenin bir tanesini baya zorlayacağını düşünüyordu. Shurikenlerin ikiliden birisine saplandığını gördüğü anda vücudunun rotasını ikilinin sağ tarafına doğru çevirerek fırlattığı shurikenlerin tersine doğru koşacaktı. Aralarındaki mesafe yakın dövüş için yeterli seviyeye indiğinde birden dizlerinin üstüne çökerek yerde kaymayı düşünüyordu. Sağ elindeki kunaiyi yanından kayarak geçeceği adamın sağ bacağına savuracaktı. Kafasında kurduğu bu planın hiçbir şekilde düzgün ilerlemeyeceğini biliyordu. Sırf bu yüzden de, beyni kendisine bir yedek plan hazırladı.

Fırlattığı shurikenlerin boşa gitmesi durumunda ikilinin arka arkaya olduğunu varsayacaktı. Başka şekilde kurtulma ihtimallerini pek düşünmemişti. Bu nedenle vücudunu shurikenler ile aynı rotaya çevirerek, ikisinin de soluna doğru koşacaktı. Yakın dövüşe uygun oldukları anda, aynı planın bir değişik versiyonunu uygulayarak yerde kaymaya başlayacaktı dizleri üstünde. İkisinin de arkasına kadar kayabileceğini varsayarak, ikilinin arkasına geçtiği anda ayağa kalkarak arkada kalan shinobiye sağ elindeki kunai ile saldıracaktı.

Her iki durumda da, saldırılarının peşinden neler yapacağını kafasında canlandırmıştı. İkiliyi öldürmek için bütün planları hazırdı. Tabi, ilk planlarının düzgün gitmesi durumunda.
Image
Künye
İsim: Kita Usagi
Yaş: 17
Cinsiyet: Dişli bir dişi.
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 12.500
Prestij: 1
Ün: 17
Kullanılabilir GP: 0

Özellikler
► Show Spoiler
Profil
► Show Spoiler
Ninjutsu
► Show Spoiler
Taijutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
► Show Spoiler
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
Post Reply

Return to “Diğer Ülkeler”