[Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Locked
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1338
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

[Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » February 16th, 2019, 1:42 am

[Ishigakure]İttifak

Yağmur Ülkesi, Kaçak Sagi Riaru’ya Karşı Düzenlenen Sınır Ötesi Operasyonun 2. Günü

Yeni bir günün ilk ışıkları üstünüze doğuyor. Chiyumi sizleri uyandırdıktan sonra, ekipteki medic-ninleri kaldırmaya başlıyor. Dün, bardaktan boşanırcasına yağan yağmur eşliğinde yaptığınız ilerleyiş neticesinde, size verilen görev kapsamındaki konuşlanma bölgesinde duruyor ve geceyi geçirmek için gerekli hazırlıklarınızı yapmış oluyorsunuz. Elbette bu ilerleyiş, birbiriniz tanıma noktasında size faydalı oluyor. Öncelikle Uzumaki Chiyumi'nin katon elementine ve ninjutsuya yatkın olduğunu, taijutsu konusunda kendisine güvenmediğini, takım çalışmasına müsait bir yapıda olduğunu anlıyorsunuz. Öte yandan korumakla görevlendirildiğiniz medic-ninlerin lideri konumunda olan Noguchi Hiroyuki'nin Jounin rütbesinde olduğunu, alanında uzman sayılabilecek bir medic-nin olduğunu, ancak etkin savaş konusunda kendine güvenmediğini de öğreniyorsunuz. Grubun geri kalanı ise, medikal bilgileri yeterli düzeyde, ancak savaş ve dövüş gibi alanlarda oldukça tedirgin tipler olarak gözünüze çarpıyor. İlginç bir şekilde, gözlerinizi yeni güne açtığınızda bu bilgiler hızla kafanızdan geçiyor ve ekibin tam kadro olup olmadığını kontrol etmek ihtiyacı hissediyorsunuz.

Chiyumi herkesi uyandırıp yanınıza geldiği anda, çıkan hafif rüzgar içinizi ürpertiyor. İstemsizce üzerinizdeki kıyafete sarınırken, günün güneşli geçeceğine dair izlenimleriniz artıyor. Yine de, doğu bölgelerindeki karanlık bulutlar sizi tedirgin etmeye yetiyor. Öte yandan çamura bulanmış yollar, ilerleme anı geldiğinde önünüzde bir dezavantaj oluşturacak gibi duruyor. Bulunduğunuz bölgedeki ağaç sayısı bir hayli fazla olsa da, sıklıkları güneye doğru artıyor. Bu da, ağaç üstünde yapılacak ilerlemelerin normale göre daha yavaş olmasına neden olacak gibi görünüyor. Diğer bir deyişle, bulunduğunuz noktadan sonra yapacağınız ilerlemelerde, şansınız yanınızda değil gibi görünüyor. Hepiniz yiyeceklerinizi çıkarıp karınlarınızı doyurmaya başlarken, kötü bir haber gelebilmek ihtimaline karşı, olabildiğince hızlı bir şekilde yemeğinizi bitirmek ve kendinizi hazırlamak istiyorsunuz.

Hiroyuki ve ek ibi karınlarını doyurmaya devam ederken, siz çoktan midenizi doldurmuş ve hazır bir halde beklemeye koyuluyorsunuz. Elbette bu bekleme faslı, aynı zamanda sizi gözlem yapmaya ve gelecek olası haberlere karşı yapacağınız hamleleri konuşmaya başlıyorsunuz. Bu noktada, Jozu tarafından size verilen ve Chiyumi'nin taşımaktan imtina ettiği haritayı da çıkararak incelemeye başlıyorsunuz. Kaya Ülkesi ve Yağmur Ülkesi sınırı gösteren bu haritada, bulunduğunuz noktadan her yöne hareket edebilmek için çizilmiş yolları görebiliyorsunuz. Ancak bu yolların bazılarının dolanbaçlı, bazılarını ilerleyen noktalarda ikiye, hatta üçe ayrılması gibi detaylar bulunuyor. Bu durumların yanında, bulunduğunuz konumun ifşası nedeniyle uğrayabileceğini saldırıları ve bunlara karşı önlemleri de aranızda konuşuyorsunuz. Hiroyuki ve ekibi arasında da yüksek bir motivasyon baş gösterirken, moral olarak sizi teşvik edici tavırları, işinizi kolaylaştıran bir detay olarak gözünüze çarpıyor.
Off Topic
GM'iniz bendeniz Fortius, her türlü soru ve sorununuzda ulaşabilirsiniz. İyi eğlenceler dilerim.

RP'lerinizde "İttifak" konusunun son GM mesajını irdelemeyi unutmayın.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 171
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » February 16th, 2019, 1:27 pm

Riaru... Yağmur Ülkesi'nin, Kaya Ülkesi'nin ve Çimen Ülkesi'nin insanlarına zarar veren bir cani... Barış dolu, insanların ölüm korkusu olmadan yaşayacağı günlerin geri gelmesi için bu adamı ve yandaşlarını öldürmemiz gerekiyor. En azından bize söylenenlerden ortaya çıkardığım varsayım bu. Riaru'nun gerçekte nasıl birisi olduğunu, amacınının ne olduğunu bilmiyorum fakat iyi bir insan olmadığına eminim. Yine de gerçekten onu ve takipçilerini öldürmemiz mi gerekiyor? Daha barışçıl bir şekilde halletme imkanımız yok mu? Bilmiyorum fakat bu konu hakkında düşünmemem gerektiğini biliyorum. Düşünmeye devam edersem karşılaşacağım, beni ve arkadaşlarımı öldürmeye çalışacak olan insanlara karşı savaşamam... Öldürmeliyim, hem de herkesi... Neler saçmalıyorum ben böyle! Bu gidişle kalpsiz bir insan olup çıkacağım! Yolumdan şaşmamalı ve şu ana kadar nasıl ilerlediysem öyle ilerlemeye devam etmeliyim... Evet, kararımı verdim bu savaş boyunca kimseyi öldürmeyeceğim.

Düşüncelerimi ve nasıl davranacağımı kafamda oturttuğum anda Juzo-san konuşmasına yeni başlamıştı. İlk olarak Onee-san, Ryuji-san ve Momoru-san'ın görevinin ne olacağını anlatmaya başladı. Onee-san'ın ön cephede olmadığını öğrendiğim anda derin bir iç çektim. Onun harika bir shinobi olduğunu biliyorum fakat yine de tehlikeyle karşı karşıya gelmesini istemiyorum. Geçen sefer çıktığı görevde vücudundaki bütün kemiklerin kırıldığını öğrendiğimde dehşete düşmüş ve gözlerim kuruyana kadar ağlamıştım. O an yaşadığım iğrenç duyguları bir daha yaşamak istemiyorum.

Onee-san ve grubunun ardından sıra bize gelmişti. Chiyumi-san ve Ryu-san ile beraber medic ekibini korumakla görevlendirildik. Açıkçası Juzo-san'ın ağzından bu kelimeleri duyduğum anda bayağı bir şaşırdığımı söyleyebilirim çünkü bu ekipte olmayı gerçekten beklemiyordum. Benim gibi başarısız bir shinobiye bu kadar önemli bir görev verirken akıllarından ne geçtiğine dair bir fikrim yok fakat onlara güvenmem gerektiğini biliyorum. Eğer Juzo-san başarabileceğimi düşünüyorsa bu başarabileceğim anlamına geliyor!

Juzo-san diğer Chuuninlerin görevlerini sırasıyla açıkladı. Her gruba farklı birer görev verilmişti ve hepsi de oldukça önemli görevlerdi. Fakat aralarından bir gruba ise aşırı derecede zor bir görev verildi. Bu grup Usagi-san, Butsuo-san ve Kazuo-san'dan oluşan üç kişilik bir gruptu. Görevleri ön cephede yer alarak önlerine gelen bütün düşmanları öldürmekti. Açıkçası bu görev bana verilmediği için memnunum çünkü layığıyla yerine getirebileceğimden emin değilim.

Görev dağılımı bittikten sonra Onee-san'ın yanına gittim. Ona son bir kez daha sarıldıktan sonra suratımdaki gülümsemeyi koruyarak "Görüşürüz Onee-san, kendine dikkat et." dedim. Ardından ondan ayrıldım ve takım arkadaşlarımın yanına doğru ilerledim.


*
*
*



Chiyumi-san'ın sesiyle beraber yeni bir güne gözlerimi açtım. Hafifçe esnedikten sonra "Günaydın Chiyumi-san." dedim ve hazırlıklarımı yapmaya başladım. Ben hazırlıklarımı yapmakla meşgulken Chiyumi-san'da diğerlerini uyandırmaya devam ettim. Bu sırada Ryu-san'ın da uyanmış olduğunu fark ettim. Suratımda büyük bir gülümsemeyle ona doğru döndüm ve "Günaydın Ryu-san!" dedim. Hemen ardından uyanan bütün medic ekibine de aynı şekilde selamlarımı vermeye devam ettim.

Gözlerimi açtığımda aklıma gelen ilk şey dün yaptığımız uzun konuşmaydı. Yol boyunca birbirimize iyi ve kötü olduğumuz yönlerimizi anlatmıştık. Bu uzun konuşmanın ardından ise çooooook önemli bir şey öğrendim. Dokuz kişilik ekibimizde dövüşebilecek durumda olan sadece üç kişi var. Bunlarda Ryu-san, Chiyumi-san ve yetersiz shinobi Kotegawa Chisa! Yetersiz olduğumu biliyorum fakat bu durumu pek takmıyorum çünkü yanımda gerçekten harika iki shinobi var. Ryu-san, onunla beraber çıktığımız görevde ne kadar yetenekli olduğunu gösterdi. Chiyumi-san'ın adını da uzun bir süredir köydeki insanlardan duyuyorum. Bu ikiliye ayak uydurabileceğimi sanmıyorum fakat elimden geleni yapacağım!

Dün, gün boyunca yağan yağmur işimizi zorlaştıracağa benziyor. Yollar tamamen çamurla kaplı olduğu için zamanında yetişememe gibi bir ihtimalimiz var fakat yine de elimizden geleni yapmak zorundayız! Mümkün olduğunca hızlı bir şekilde diğer ekiplerin yardımına gitmeli ve onları iyileştirmeliyiz! İnsanların hayatları söz konusu burada! Çamur ve yağmur gibi gereksiz şeylerin bizi yavaşlatmasına kesinlikle izin veremeyiz.

Hızlıca kahvaltımızı yaptıktan sonra üçümüz bir araya geldik ve haritayı incelemeye başladık. Harita üzerinde ekiplerin yerleri ve onlara ulaşmamız için kullanacağımız yollar çizilmişti. Bazı rotaların tehlikeli olduğunu biliyordum fakat hiçbir şey söylemedim çünkü herkes bu tehlikenin farkındaydı. Konuşma ve plan işini yanımdaki iki harika shinobiye bıraktım. Burada benim gibi yetersiz bir shinobinin konuşmaya hakkının olduğunu düşünmüyorum.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 140.000
Prestij: 10
Kullanılabilir GP: 60
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
B - Rank: Mugen Onsa
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 166
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » February 16th, 2019, 5:10 pm

“Bırakın hain, yağmur gibi yağsın! Yeter ki sizin iradeniz kayadan olsun! Yağmurun kayayı aşındırabileceğini sananlar, kayanın kudretiyle karşılaştıklarında yağmaya bile korkacaklar!”

Görevler dağıtıldıktan sonraki her an, zihnimi baltalayan bu sözler her seferinde manasızca iç çekmeme sebep oluyordu. Yağmur ülkesi, tek bir kelimeyle tanımlayabilecek olsam, kesinlikle buna "Islak" diyebileceğim bir ülkeydi. Onunla ilgili her şey, her deneyimim neredeyse bir ıslaklık barındırıyordu. Sırılsıklam olmuş elbiselerim, saçlarım ve çamura bulanmış zeminde ilerlemeye mecbur kılınmış ayaklarım... Her saniyede biraz daha alışmam gerekirken, kokusunu daha net alabildiğim yağmurun toprak ya da farklı şeylerle etkileşime girdiğinde ortaya çıkan o kokular! Buradaki herhangi bir şey, fazlasıyla yabancı ve absürt gözüküyordu bana. Elbiselerimin sırılsıklam olmasından ötürü ağırlaşması ve bedenime yapışması, kesinlikle en rahatsız edici histi. Ama bu hisle yarışacak kadar rahatsız edici başka bir şey varsa, oda ayaklarımın altındaki toprak zeminin yumuşaklığıydı. Sanki ilerledikçe daha da yumuşak oluyor ve vıcık vıcık bir hale bürünüyordu. O vıcık toprakla ayaklarım her buluştuğunda ise ortaya çıkan o rezil durum, kesinlikle dudaklarımdan bir kaç küfrün hızla fırlamasına sebep oluyordu. Sessiz ve hızla ilerleyen küfürler, kaybolmadan önce ise onları kovalayan bir kaç küfür her daim oluyordu. Çünkü burada kuruluk namına tek şeyin buraya gelene kadar biz olduğumuza emindim; ama burada geçirdiğimiz çok kısa bir sürede bile, tüm o kuru halimiz, büyük bir günahmış gibi arıtılmış ve buradaki her şey kadar ıslak bir hale sokulmuştuk. Sanki göklerdeki bulutlar, özellikle bizi hedef almış gibiydi.

Çok kısa bir sürede, tüm bu hissettiğim küçük detaylara rağmen, yabancı bir toprakta savaşacak olmanın ne kadar kötü hissettirdiğini anlayabilmiştim. İklimi bile, bu kadar rahatsız edici geliyorsa, aklıma tek bir karışında bile daha önce bir adımım olmadığına emin olduğum bu toprakların barındırdığı gizemler geliyor ve bu durum sadece beni endişelendirmiyor, ayrıca her şeye karşı temkinli ve hazır olmama sebep oluyordu. Bu kesinlikle kabul edilmesi gereken bir dezavantajdı. Burada yabancı olan bizdik ve tehlikede olanda! Bunu kabul etmemin, her ne kadar saldırıya geçen taraf olarak utançta hissetmeme sebep olsa da, kesinlikle doğru olduğuna emindim. Şu an içinde sadece bir tehlike barındırdığını bildiğimiz bir mağaraya ilerliyorduk ve o mağaranın ne kadar tehlikeli olduğunu bilmiyorduk. Tek yapmamız gereken savaşmak ya da korumak değildi, ayrıca temkinli olmalı ve biraz da korkmalıydık. Zira korkmak bizi dinç tutup, mantıklı düşünmeye sevk edecekti. Korkusuz bir insan mağaranın derinliklerinde neyin yattığını umursamadan atlayıp, her an ölebilirdi; ama korkan insan ileriye doğru attığı her adımda onu bekleyen bir ölümün ve başarısızlığın bilincinde olursa, işte o zaman her şeyi daha net görüp, daha iyi hareket edebilirdi.

Bu yüzden korkuyordum ve bu yüzden temkinliydim.

Özellikle görevimin, bir koruma görevi olduğunu öğrendiğim andan beri. Yağmur ülkesinin topraklarına girmek, sadece çoktandır uyanmış olan tüm bu hislerimin daha da keskinleşmesine sebep olmuştu. Tüm bu hisler, her şeyiyle tanıdık gelen İshigakure topraklarından beri benimleydi; ama tüm bunlara rağmen, stres yok denecek kadar azdı. Korku ve stres iki farklı şeydi. Korku yeteri kadar olduğunda, iyi bir şeydi; ama stresin en ufağı bile, bir kaos barındırıyordu içinde. Bu yüzden korkarken, zihnimin ve vücudumun diri ve sakin olmasına da özen gösteriyordum; ama Yağmur Ülkesinin topraklarına adım attığımızdan beri, bu ruh halini sağlamak daha da zorlaşmıştı. Savaşa, yaklaştıkça, savaşın ağırlığı üzerimize çöktükçe, ister istemez stres de sinsi bir yılan gibi yaklaşıyordu her şeyi ele geçirmek için. Ama kararlıydım, stres savaş alanındaki en ölümcül zehirdi ve o zehir bana bulaşmayacaktı.

Öte yandan beni dinç tutan şey sadece hislerim değildi. Yağmur ülkesindeki her şey tam olarak yabancı değildi. Chisa, Uzumaki Chiyumi ve topraklarımdan olan, korumakla yükümlü olduğum Medic-ninler! Her biri tanıdık bir his yayıyordu ve her biri varlıklarıyla bile bu ıssız topraklarda güvenebileceğim bir dal gibi sıklaşıyordu ruhumda. Bu bu savaşta çoğu Shinobi'nin tutunabileceği en güvenli daldı muhtemelen tanıdık yüzler.

Yarı uykulu yarı uykusuz geçen gecenin ardından, bedenimi bu karmaşadan çıkaran hafif bir dokunuş ile gözlerim tamamen aralandı. Aynı zamanda bu, tüm o ağır düşüncelerden sıyrılmama da sebep olmuştu. Göz ucuyla beni uyandırma zahmetine giren Chiyumi'yi süzünce, bir anda tüm ruhum bu savaş alanından uzaklaşıp, Kuzuryu Gawa Nehri ile ilgili ilk görevimi aldığım ana gitti. Bana o gün önerilen Shinobilerden biri oydu ve ben onu küstahça reddetmiştim! Şimdi kader bizi bu savaşta bir araya getirmiş ve aradan çok kısa zaman geçmesine rağmen, Chiyumi güvenebileceğim bir yoldaş hissiyatı vermişti. Zamanında ne kadar aptal olduğumu, bir kez daha anlamıştım.

Hafifçe doğrulup, göz ucuyla etrafıma baktığımda Chiyumi'nin herkesten önce uyandığını görebiliyordum. Ya da hiç uyumamıştı; ama şu an ben dahil herkesi uyku denen çukurdan çıkarıp, bir kez daha savaşın soğuk topraklarına getiren oydu. Evet, Yağmur Ülkesi aynı zamanda soğuktu... Kasvetli, ıslak ve soğuk! İklimi bile bu kadar boğucu iken, bu iklimde büyümüş insanların ne denli bir ruh halinde olacağını tahmin bile edemiyordum; ama o an, oldukça sıradan gözükmesine rağmen, bir güneş kadar göz alıcı gülümseme, beraberinde taşıdığı sözlerle birlikte hazırlıksız yakalanan bana bir tokat gibi çarpınca, zihnimdeki tüm karamsarlık ve olumsuzluk dağılmıştı. İtiraf etmek gerekirse şu bir günlük süreçte, ben bile bu karamsarlıktan etkilenmiş ve İshi'nin o sıcak tarafının, Ame'nin soğukluğu ile etkileşime girmesine şahit olmuştum; ama Chisa, tüm bu soğukluğa rağmen, hâlâ İshigakure kadar sıcak ve saf gözüküyordu.

Onun bu saflığın, Tanrı tarafından bir armağan olduğunu düşünmeye başlamıştım. Kesinlikle Chisa ortama ayak uyduran insanlardan değildi, Chisa ortamın kendisine ayak uydurmasını zorlayan insanlardandı ve o insanlar benim lügatımda özel insanlardı. Chisa'ya bir kez daha saygı duyarken, ufak bir baş sallaması ile günaydına karşılık vermenin utancı ile sessizliğe bürünmüş ve gökyüzünü incelemeye koyulmuştum.

Güneş, fazlasıyla belirgin olmasına rağmen, oldukça güçsüz olduğu gerçeğini gözümden kaçıramıyordu. İshi'ye kıyasla, burada doğan güneş fazlasıyla yavandı. Bunu bu soğuk atmosferden bile anlayabilirdi insan. En azından bir süre, yağmur tarafından kırbaçlanmayacak olmamız sevindirici bir haberdi benim için; ama bunun bir süre olacağına emindim. Zira doğuda kara bulutlar, hâlâ yağmur damlalarını toprağı amansızca saldırması için gönderiyor gibiydi. Derin bir iç çektim ve bakışlarımı özellikle doğu tarafından uzak tutarak, kapma döndürüp, kahvaltıya başladım.

Hayatımdaki diğer tüm tatsız kahvaltılardan bile, daha tatsız bir kahvaltıydı, neyse ki kısa sürmüştü. Göz ucuyla Chisa-san ve Chiyumi süzdüğümde, onlarında bitirdiğini ve bir şeyler için beklediğini görebiliyordum. Konuşmak istiyorlardı ve ben de konuşmak istiyordum.

Chiyumi'nin çıkardığı haritanın etrafında toplanıp, incelemeye başladığımızda o yollardaki tehlikeleri hissedebiliyordum. Hafifçe yüzüm düştü ve göz ucuyla ikiliyi süzdüm. Ardından, kahvaltı yapmakla meşgul olan ekibi. Onlar kesinlikle savaşma konusunda iyi değillerdi.

Hafif bir iç çekerken, "Yabancı topraklardayız ve haritaya baktığımda bile o yollardaki tehlikeyi sezebiliyorum." Göz ucuyla, ikiliyi süzdüm ve dikkatlerini çektiğimden emin olmak istedim. "Bu yüzden, üçümüzün de dezavantajda olduğumuzu kabul etmemiz ve her daim en kötü ihtimale hazırlıklı olmamız gerektiğini düşünüyorum." diyerek dürüstçe fikirlerimi ilettim. "Ama zayıf yönlerimizi, ekip olarak kapatırsak bu dezavantajlı durumun içinden çıkabileceğimize inanıyorum. Chisa-san senle daha önce bir göreve çıktığımızdan, az çok sana aşinayım ve bu bir kaç günlük süreçte de Chiyumi-san'ı da tanıdım. Gözlemlerime göre, yakın dövüşte kısa süreçte aranızda en etkili kişi benim; ama uzun süreçte, kesinlikle Chisa'nın benden çok daha iyi bir iş çıkarabileceğini düşünüyorum. Chiyumi-san ise, hasar konusunda en iyimiz olduğuna eminim. Bu özellikler kapsamında bir formasyon kurmamız gerektiğini düşünüyorum. En azından bir aradayken, yenilmesi zor bir ekip olabiliriz bu formasyona sadık kalarak."

Kısa bir sessizlik, onların karşılık vermesi için büründüğüm bir ton oldu. Dudaklarım mühürlendi ve göz bebeklerim, dikkatlice ikiliyi süzmeye başladı.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1338
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » February 18th, 2019, 5:24 pm

Sadece midenizi doldurmak için, en ufak bir zevkten uzak kahvaltınızı bitirmenin ardından size verilen haritayı bir kez daha incelemeye başlıyorsunuz. 3. Ekip [三] olarak adlandırıldığınız haritada, savaşın ön saflarında yer alan diğer dört ekibin hemen hemen ortasında yer aldığınızı, saldırı amaçlı ekiplerin Yağmur Ülkesi sınırlarının içerisinde girmiş bir halde bulunduğunu, sizin ise Yağmur Ülkesi ve Kaya Ülkesi sınırları arasında bulunduğunuzu bir kez daha teyit ediyorsunuz. Bulunduğunuz nokta, bu açıdan gözünüzde stratejik olarak bir kat daha fazla öneme haiz olurken, hemen yan tarafınızda bulunan medic ekibinin varlığı tüm bu önemin daha da artmasına neden oluyor.

Bu kısa inceleme faslının ardından ise ilk söze giren Ryu oluyor. Chiyumi de Ryu’nun söylediklerini dikkatle dinlerken, başını sallayarak yaptığı hareketlerle onun sözlerine katıldığını belli ediyor. Ryu’nun cümlelerinin sonlanmasının ardından söze giren Chiyumi “Söylediklerinde haklısın Ryu-san. Ancak bizim açımızdan Hiroyuki-san ve ekibi ile beraber, haritada bir hayli önemli. Eğer haritanın başına bir şey gelirse, bilmediğimiz bu topraklarda ilerlemek bir labirentte çıkışı aramaktan farksız olacak.” diyor. Bu cümlelerinin ardından her bir saldırı ekibine ulaşılacak birkaç yolu gösteren haritaya göz gezdirmesinin ardından bakışlarını sırayla size doğrultan Chiyumi “İkiniz de yakın dövüşe gireceksiniz ve bu durumda haritanın güvenliğini düşünmek sizin için ekstra bir yük olacaktır. Her ne kadar bu haritayı taşıma sorumluluğuna girmek istemesem de, haritayı taşıması gereken kişi olarak kendimi uygun görüyorum.” diyor. Bu cümlelerinin ardından ise, bu önerisini teyit etmeniz veya reddetmeniz için sizden gelecek cevabı beklemeye koyuluyor.

Siz Chiyumi’nin önerisiyle ilgili konuşmaya devam ettiğiniz sırada Hiroyuki yanınıza gelerek yerini alıyor. Her ne kadar koruma olarak görevlendirilmiş olsanız da, rütbe olarak sizden yukarıda olan Hiroyuki’ye karşı saygılı bir selamı vermenizin ardından Hiroyuki “Medic ekibi olarak sizlere olabildiğince destek vermeye çalışacağız. Umarım size çok ayak bağı olmayız.” diyor sempatik bir şekilde. Cümlelerinde oldukça samimi görünen Hiroyuki’ye karşı ilk söze giren ise Chiyumi oluyor. “Hiroyuki-san…” diyerek lafa başlayan Chiyumi “Her ne kadar koruma olarak görev bize verilmişse de, bilgi ve tecrübelerinizle bize yardımcı olmanızı isteriz. Etkin savaş konusunda yeterli tecrübeniz olmadığını söyleseniz de, ulaşım ve müdahale konusunda yardımcı olmanız bize çok faydalı olacaktır.” diyor. Chiyumi bu cümlelerinden sonra size kısa bir bakış attığında, sanki sizden bir fikir almadan kurduğu cümlelerden pişmanlık duyuyor gibi hafiften kızarsa da Hiroyuki “O konuda elimden geleni yaparım. Ayrıca kendinize güvenin. Biz emin ellerde olduğumuzu biliyoruz.” diyor.

Bu konuşmaya bir şekilde dahil olmak veya olmamak tamamen size kalmış bir durumda. Hiroyuki’nin açık tavrı, her türlü sıkıntınızda size destek olacak nitelikte. Siz bu ve benzeri konuşmalara devam ettiğiniz sırada ise, yanınıza Ishigakure alınbandı bulunan bir shinobinin yaklaşmaya başladığını görüyorsunuz. Aslında bu fark edişin biraz geç olduğunu, olası bir düşman hamlesinde böylesine bir gecikmenin oldukça sıkıntılı anlar yaşatacağını temsilen gösteren bu manzara karşısında, daha tetikte olmanız gerektiğini fark ediyorsunuz. Yanınıza gelen ve siması tanıdık gelen, fakat çok da dikkat çekici bir tip olmayan shinobi, Kato Heizo olarak tanıtıyor. Kulağında bir kablosuz kulaklık olduğunu gördüğünüz Heizo sizleri selamladıktan sonra “Sizlere cephelerden sıcak bilgi sunmakla görevlendirildim. Her cephede benim gibi iletişim amacıyla görevlendirilmiş shinobiler bulunmakta. Güzergah üzerine yerleştirdiğimiz bazı shinobiler ise, veri transferi sırasına sıkıntı yaşanması halinde devreye girecekler. Eğer cephelere bir şey iletilmesini isterseniz, bana söylemeniz yeterli!” diyor saygılı bir şekilde. Bu anda Hiroyuki derin bir nefes verdikten sonra “Açıkçası en merak ettiğim konulardan biri, cephelere olası bir intikalin bize nasıl bildirileceğiydi. Sayende gecikmeksizin harekete geçebileceğiz Heizo-san!” diyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 171
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » February 19th, 2019, 7:24 pm

Yağmur Ülkesi'nde geçirdiğimiz ikinci günün, birinci günden pek farklı olduğunu söyleyemem... Aslında söyleyebilirim çünkü şu an takım arkadaşlarım plan yapmakla meşgul. İlk gün bu tarz bir şey yapmamıştık, sadece kendimizi birbirimize tanıtmakla yetinmiştik. Gerçi onu yapmasaydın şu an düzgün bir plan yapamayabilirlerdi... Hmm... Sanırım her şey birbiriyle bağlı. Evet! İlk gün yaptığımız her şey, gördüğümüz her şeyden ders çıkarmalı ve planlarımızı yaparken onları referans almalıyız! Mesela içinde bulunduğumuz ülkenin ikliminden bahsedelim. Yağmur Ülkesi, adından da belli olduğu üzere sürekli yağmur yağan bir ülke. Zaten öyle olmasa adı Yağmur Ülkesi olmazdı... Neyse, burada sürekli yağmur yağdığı için kullanacağımız yollar çamurla kaplanmış vaziyette. Doğal olarak bu durum bizim gecikmemize neden olacak. Bizim aksimize düşmanlarımız bu coğrafyaya oldukça hakim oldukları için onlar bu çamurlu yollardan etkilenmeyeceklerdir. En azından bizim kadar.

Kendi kendime çeşitli varsayımlarda bulunurken Ryu-san'ın sesini duydum. Dikkatimi ona verdim ve konuşmasını sonuna kadar dinledim. Konuşmasının tek bir kısmı hariç söylediklerinde haklıydı. Yanlış olduğunu düşündüğüm kısım ise, benim uzun dövüşlerde ondan iyi olduğumla alakalı olan kısımdı. Açıkçası onun gibi harika bir shinobiyle kendimi kıyaslamanın biraz saygısızca olduğunu biliyorum fakat bunu söylemem gerekiyor. Ben kısa süren dövüşlerde kesinlikle Ryu-san'dan daha iyi birisiyim! Yani benim uzmanlık alanım bu olduğu için kendime birazcık güveniyorum. Tabii yine de genel olarak baktığımızda Ryu-san ve Chiyumi-san ile kıyaslanabilecek seviyede değilim. Ne zeka olarak, ne de yetenek olarak! O yüzden onlardan öğrenebileceğim her şeyi öğrenmeli ve kendimi geliştirmeye devam etmeliyim.

Ryu-san'ın hemen ardından Chiyumi-san konuşmaya başladı. İlk olarak bahsettiği şey haritanın ve Hiroyuki-san'ın ekibinin oldukça önemli olduğunu söyledi. Bunları ikilinin zaten düşündüğünü biliyorum çünkü bende düşünmüştüm. Chiyumi-san'ın bunu söylemesinin nedeni büyük ihtimalle benim bunu akıl edemeyecek olduğumu düşünmesidir. Sonuçta Ryu-san gibi harika bir shinobinin bunu düşünmemiş olma ihtimali yok... Aslında benim de yok çünkü o kadar salak birisi değilim. Sanırım beni sadece kas kafalı bir ahmak olarak görüyorlar. Tamam onlar kadar zeki olmayabilirim fakat böyle düşünmelerine de hiç gerek yok.

Chiyumi-san aklındakileri tamamen anlattıktan sonra konuşmam gerektiğini düşündüğüm için ağzımı açtım. "Chiyumi-san'ın dediklerine tamamiyle katılıyorum fakat..." Bakışlarımı Ryu-san'a çevirdim. "Ryu-san'ın bir konuda yanıldığını düşünüyorum." dedikten sonra sol elimle katanamın kınını kavradım ve devam ettim. "Benim uzmanlık alanım Iaido." Birkaç saniye bekledikten sonra onların bu stille alakalı pek bir şey bilmiyor olabileceklerini fark ettim ve açıklamaya başladım. "Stilim bana mümkün olduğunca kısa bir sürede, hatta mümkünse tek bir hamlede rakibimin işini bitirmemi öğretiyor." Bir kaç saniye daha bekledikten sonra birden aydınlandım ve hala söylemem gereken şeylerin tamamını söylemediğimi fark ettim. "Konuşmanızın geri kalanına katılıyorum. Bence de haritanın Chiyumi-san'da kalması daha uygun olur. " Hemen ardından ise suratımdaki gülümsemeyi korudum ve konuşmalarının devamını dinlemek için beklemeye koyuldum.

Üçümüz aramızda konuşmaya devam ederken Hiroyuki-san yanımıza geldi. Kendisi bir Jounin olduğundan dolayı hafifçe eğilerek kendisini selamladım, arkadaşlarım da aynı şeyi yaptı. Hemen ardından Chiyumi-san ile Hiroyuki-san arasında ufak bir konuşma gerçekleşti. Chiyumi-san konuşmasını yaparken onu onayladığımı belirtircesine kafamı sallıyordum. Yine de Chiyumi-san konuşmasını bitirdikten sonra bize doğru kaçamak bir bakış attı. Suratının hafiften kızardığını fark edebiliyordum, büyük ihtimalle bize danışmadan bir şeyler söylediği içindir. Neden böyle bir şeyi kafaya takıyorsa...

Konuşma faslına devam ettiğimiz sırada uzaklardan bir shinobi gelmeye başladı. İlk başta bir düşman olabileceğini düşündüm fakat gelen kişi bir Ishigakure shinobisiydi. Adının Kato Heizo olduğunu söyledikten sonra bizi selamladı ve konuşmaya başladı. Kendisinin cephelerle iletişim kurmamız için görevlendirilen bir shinobi olduğunu söyledi. Bunu duyan Hiroyuki-san ise oldukça rahatladığı vücut hareketlerinden ve kurduğu cümlelerden anlaşılıyordu.

Hiroyuki-san konuşmasını bitirdikten sonra gülümsememi koruyarak "Sanırım bir lider seçmemiz gerekiyor." dedim. Hemen ardından elimi çeneme götürdüm ve düşünmeye başladım. Birkaç saniyelik bir sürecin ardından elimi çenemden çektim ve devam ettim. "Şu an burada 10 shinobi bulunuyor ve her kafadan farklı bir ses çıktığı takdirde performansımızda aksama yaşayabiliriz. Mesela iki cepheye de aynı anda yardım istendiği takdirde hangisine gideceğimize karar verirken büyük bir zaman kaybedebiliriz çünkü herkes kendince daha mantıklı olanı söyleyecektir." Suratıma tekrardan gülümsememi yerleştirdikten sonra diğerlerine döndüm ve "İşte tam olarak bu yüzden bir lidere ihtiyacımız var! Hiroyuki-san rütbece bizim üzerimizde olmasına rağmen onun liderimiz olmaması gerektiğini düşünüyorum." dedim. Bakışlarımı Hiroyuki-san'a çevirdikten sonra devam ettim. "Hiroyuki-san sizin üzerinize zaten büyük bir sorumluluk yüklenmiş durumda. Medic ekibini yönetmek zorunda olduğunuz için sizin yerinize..." Bakışlarımı arkadaşlarıma çevirdikten sonra "Biz koruma ekibinden birinin seçilmesi gerektiğini düşünüyorum." dedim ve beklemeye koyuldum fakat bu bekleme pekte uzun sürmedi. "Aah~~ Liderin kim olacağı benim için önemli değil, yani aranızda karar vermeniz daha uygun olacaktır." Konuşmamı bitirdikten sonra suratımdaki büyük, kendimden emin olduğumu belli eden gülümsememle beraber beklemeye başladım.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 140.000
Prestij: 10
Kullanılabilir GP: 60
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
B - Rank: Mugen Onsa
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 166
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » February 19th, 2019, 11:45 pm

Kısa bir anlığına, gözlerim şaşkınlık parıltısı ile aydınlansa da, bu kısa sürmüştü. Chiyumi, farklı bir noktaya değinerek, aslında benim göz ardı ettiğim şeyin önemini vurgulamıştı. Gerçekten haklıydı. Harita bizler için en az korumakla yükümlü olduğumuz bu ekip kadar önemliydi; zira ıssız topraklarda, elimizde şu an harita olsa bile bizi bekleyen şeylerin gizemi puslu ve sisli iken, eğer ellerimiz arasındaki bu haritayı kaybedersek sadece bilinmezin içine düşmüş olmayız, aynı zamanda bu bilinmezin içine düşme sebebimizi gerçekleştiremez bir hale bürünmüş olurduk. Medic-ninler kesinlikle savaş için önemliydi ve yok edilmemeleri gerekiyordu; fakat harita kaybolursa, bu bir grup Medic-nin'in işlevsiz bir hale bürünmesine sebep olurdu. Düşüncesi bile ruhumun buz tutmasına sebep olurken, Chiyumi'nin bu tutumu beni mutlu edip, geçmişe dair bir kez daha kendime küfür etmeme sebep olmuştu. Eğer Chiyumi Kuzuryu Gawa Nehri görevinde bizle olsaydı, kesinlikle her şey daha farklı olabilirdi. Gene de bu yaşanmışlık, kalbimin sarsılmasına izin vermedi. Geçmişte ondan faydalanamamıştım ama şimdi iliğine kadar sömürebilme fırsatı vardı elimde.

Memnun bir gülümseme peçenin altında belirirken, gözlerim hâlâ sakin ve duygusuz bir şekilde Chiyumi'nin üzerindeydi. Harita konusundaki tutumu kesinlikle basit gibi gözükse de, önemli bir detaydı; ama ruhumun derinliklerinde, haylaz bir kuşkunun yaşama çabası içinde olduğunu hissedebiliyordum. Cılız ve güçsüz sesi, Chiyumi'e karşı şüphelenmem gerektiğini fısıldıyordu. Zira harita bu kadar önemliyken, neden ona güvenmem gerektiğini sorgulamam kesinlikle mantık çevresinde kabul edilebilir bir tutum olurdu; ama bu hataya düşmek, kesinlikle aptallığın daniskası olurdu! Zira daha en başından, kuşkuya düşüp birbirimize güvenmeme duygusu aşılarsak, bu gize zarardan başka bir şey getirmezdi. O yüzden derin bir nefes aldım ve o küçücük kuşku tohumunun yok olmasını tereddütsüz bir şekilde izledim. Göz ucuyla Chisa'yı süzdüğümde, onun basit tutumunu görünce bir nebze de olsa rahatladım. Bazen Chisa kadar saf düşünmek, belki de en iyisiydi. Göz bebeklerim bu kısa süreçte, bir çok kez Chisa ve Chiyumi üzerinde gidip gelmişti. Derin bir nefes alırken, göz bebeklerime kadar yansıyan bir sıcaklık, önce Chisa'ya, sonra da Chiyumi'ye zayıf bir gölge kadar silik bir şekilde kontak kurdu. "Chiyumi-san, güzel bir noktaya değindin. Bu noktada haritanın sende kalması benim açımdan da uygundur." diyerek sakince konuştum. Bu noktada doğru karar verdiğimi bile sorgulamayacak kadar, saf bir ruh halindeydim.

Bu anda, yanımıza sohbete dahil olmak için yaklaşan Hiroyuki-san'ı en geç fark eden bendim belki de. O an tüm dikkatimi bu sohbete ve bu sohbetin bir ucunda olan iki kıza vermiştim. Hiroyuki'nin sözleri, bu insanların en azından savaşın stresine karşı nasıl ayakta durabileceklerine karşı iyi eğitildiklerini gösteriyordu bana. Muhtemelen de olması gereken de buydu. Kimse savaşın ortasında ne yapacağını bilmeyen bir Medic-nin görmek istemezdi. Bu noktada mutluydum. İshigakure'nin Medic'leri kesinlikle savaş alanında güvenilir kimselerdi.

Hoş, henüz o kaos bizi sarmalamış sayılmazdı; ama onlara kesinlikle güveniyordum. Gözlerindeki tutum ise, bu güvenin en büyük dayanağıydı.

Ben bunları düşünürken, bir yandan da sohbetten kopmayarak konuşulanları dinliyordum. Önce Chiyumi, daha sonra ise Chisa yüzünden eksik olmayan o içten gülümsemesi ile söze girmişti. İkisinin de, doğru noktalara değindiğini düşünüyordum. Özellikle Chisa, lider konusunda haklıydı.

Ama bu herkesin kabul edebileceği kadar keskin bir şey değildi. Zira bu beraberinde büyük bir sorumluluk ve baskı getirecekti. Kim bu savaş ortamında, bu baskıyı üzerinde isterdi ki? Derin bir nefes aldım ve konuşmadan önce bir kaç saniye enine boyuna düşündüm. Chisa, her ne kadar direk kendini liderlik pozisyonundan def etse de, onun bile liderlik ihtimalini kafamda gezdirdim. Bu noktada, Chisa'nın bazı noktalarda fazla iyimser yaklaşabileceği gerçeği ve saf ruhunun en ufak kötü gidişatta kötü etkilenebileceğini göz önüne alınca, onu bu baskının altına atmak istemedim. Öte yandan Chiyumi'nin üzerinde, haritayı korumak gibi, büyük bir baskı vardı ve bir ikincisini vermek ona büyük bir haksızlık olurdu. Bu noktada kendimi öne atmam gerektiğini hissedebiliyordum.

Derin bir nefes alıp, sessizliğimi bozmak üzere ağzımı açtığım anda, hafif bir ürperti ile gözlerim yaklaşmakta olan bir siluete kitlendi. Bu tüm hislerimin zirve noktaya ulaşması için yeterli bir görüntüydü... Neyse ki o bir düşman değildi ve sözleri onun önemli bir görev doğrultusun da burada olduğunu gösteriydi. Gene de bu kısa süreli şok, az önce yaptığımız şeyin affedilebilir bir hata olmadığı gerçeğini değiştirmiyordu. Eğer böyle bir hatayı düşmana karşı yapma durumumuzda, doğacak sonuçları hayal etmek bile ruhumu titretiyordu. Bu noktada göklerin, bizi uyarmak için böyle bir hamle yaptığına çaresizce sarılıyordum. Gökler bizim yanımızda olmalıydı!

Hiroyuki'nin verdiği tepkinin ardından oluşan sessizliği, konuşmak ve fikirlerimi iletmek için bir fırsat olarak gördüğümden, hılızca öne atıldım. "Chisa-san haklı. Bir lider olması gerekiyor. Bu konuda sorumluluk almaktan çekinmiyorum. Hali hazırda Chiyumi-san haritayı korumak gibi bir sorumluluk altındayken, bunu da ona vermek haksızlık olur gibi." dedim dürüstçe ve bu sefer dikkatimin bir kısmını, çevreme dağıtmayı ihmal etmedim. Bazen dinledim, bazense gözlerimi hitap ettiğim kişilerden çekip, çevremde dolandırdım.

Bu noktada Chiyumi'nin cevabını beklerken bakışlarım kısa bir anlığına Heizo ile kesişti. "Bence sen de en az Hiroyuki-san ve diğer Medic-nin'ler kadar önemli bir konumdasın." dedim. Onun fevri hareketlerden kaçınması gerektiğini bu sözlerle bilinç altına aşılamayı hedefliyordum. Ardından Hiroyuki'ye dönüp, "Deneyimin bize eminim yol gösterecektir Hiroyuki-san..." diye konuşmanın odağını bir kez daha değiştirdim ve bir süredir düşündüğüm ama emin olmadığım eylemi, ellerimi ekipman çantama götürerek gerçekleştirdim. Patlayıcı parşömen bağlı bir Kunai ile ellerim tekrardan gün yüzüne çıktığında, bakışlarım hâlâ Hiroyuki-san'ın üzerindeydi. "Bu bir patlayıcı parşömen, chakranı aktarıp, doğru anda aktifleştirerek yıkıcı bir güç sağlayabilirsin. Zaten bildiğine eminim... Bunu sana vermek istiyorum. Savaş alanında her an neyin ne olacağı belli olmayabilir ve kritik bir anda bunu kullanarak bir şeyleri değiştirebilirsin. Başta bunu vermekte kararsızdım ama görüyorum ki, Hiroyuki-san deneyimi ile bunu en iyi şekilde kullanabileceği bir an bulacağına eminim." dedim ve Kunai'yi uzattım. Kabul edebilir ya da etmeyebilirdi, önemli değildi. Sonuçta onun görevi savaşmak değil, iyileştirmekti. Bu yüzden her türlü bunu anlayışla karşılayabilirdim.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1338
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » February 20th, 2019, 11:45 am

Chisa’nın konuşması üzerine ortaya çıkan liderlik konusuyla ilgili ikiniz de fikrinizi söyledikten sonra, Chiyumi “Bana kalırsa da bu sorumluluğu Ryu’nun alması ideal. Onun da söylediği gibi Hiroyuki-san’a daha fazla yük yüklemememiz lazım.” diyerek bu konudaki düşüncelerini söylüyor. Ryu, Hiroyuki’ye patlayıcı parşömen bağlı kunaiyi vermek istediği zaman ise, Hiroyuki’nin yüzünde bir tebessüm beliriyor ve “Medic olabilirim, ancak bu savunmasız olduğum anlamına gelmiyor Ryu-san.” diyerek, bacağına bağlı ekipman çantasını gösteriyor. Hal böyle olunca, Ryu kunaisini tekrar çantasına koyarken Hiroyuki Heizo’ya bakarak “Bir gelişme var mı?” diye soruyor. Bu sorunun ardından Heizo kulağındaki kulaklığa elini götürdükten sonra “Saldırı amacıyla oluşturulan dört cephede hareketlilik başlamış durumda. En kuzeydeki cephe doğrudan savaşa girecek ve diğer cepheler bulundukları noktadan ilerleyerek bu cepheye güneyden ve doğudan destek verecek. Kuzey cephesinde Kageyasu-senpai görevlendirdiği keşif birliklerinden rapor alıyor ve kısa bir süre içerisinde harekete başlayacaklar. Aynı zamanda diğer cephelerde de ilerlemeye yönelik hareketlenmeler var.” diyerek adeta durum raporu veriyor.

Heizo’nun verdiği bu bilgilerin ardından Hiroyuki “Ben ekibime son hazırlıkları yapmasını söyleyeyim. Bundan sonrasında ise, sizden…” diyor ve birden cümlesini kesip Ryu’ya bakarken “… yani senden gelecek direktifleri bekleyeceğiz.” diyor hafif bir gülümseme ile. Hiroyuki medic ekibinin yanına doğru giderken, bu kez Heizo iyice yanınıza geliyor ve Chiyumi’nin henüz kaldırmadığı haritaya bakarak, saldırı ekibinin en kuzeyindeki bölüğü gösterirken “En kanlı yer burası olacaktır. Güney cephesinde ise bir direniş beklenmiyor. Bu yüzden öncelikli olarak kuzey cephesine giden yolları iyi tespit etmek gerektiğini düşünüyorum. Tabi, bu diğer güzergahları ihmal edeceğimiz anlamına gelmiyor.” diyor. Yaptığı bu açıklamalarla size destek olmaya çalıştığını gösteren Heizo, birden gülümsemeye başlarken “Kusura bakmayın, ilk defa böyle ciddi bir ortamda bulunuyorum da… Bir de karşımda sizler olunca…” diyor. Heizo bu cümleleri söylerken her ne kadar gülümsese de, Ryu cümlelerin arasına serpiştirilmiş ufak samimiyetsizlik tohumları da sezmiyor değil. Ancak Chisa, bu cümlelerin samimiyeti konusunda ise pek de tereddüt etmiyor. Chiyumi’nin yüzünden ise hafif beliren gülümseme, onun da herhangi bir samimiyetsizlik sezmediğini gösteriyor. Bu durum karşısında Ryu ister istemez, liderlik vasfının kendisine yüklenmesi ve ortamın sıcaklığı nedeniyle gereksiz bir kuruntu yaptığını bile düşünüyor. Nitekim, Heizo kulaklığına doğru elini götürürken yüzü bir anda renk değiştiriyor ve sanki kendisine söylenen cümleleri eş zamanlı olarak size aktarır gibi “Kuzey cephe saldırıya geçmiş! Orta ve güneydekiler de ilerlemeye başlamış!” dedikten sonra kısık bir sesle “Savaş gerçekten başladı!” diyor. Bu son cümleleri, Heizo’nun yüzünü beyaza boyamaya yeterken, yine özellikle Ryu, Heizo’nun gerçekten ürktüğünü anlayabiliyor. Tam bu esnada Hiroyuki medic ekibine yönelik olarak “Son hazırlıklarınızı yapın! Her an harekete geçebiliriz.” diyor. Aslında bu cümlelerin sizin için de geçerli olduğunu rahatlıkla anlayabiliyorsunuz.
Off Topic
Pasiflik süresi 24 saattir. Bu süreye uymanızı özellikle istiyorum, zira konuları mümkün olduğunca eş zamanlı götürmek niyetindeyiz.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 171
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » February 20th, 2019, 6:21 pm

Jirou Ryu adındaki Ishigakure shinobisinin günün birinde önemli yerlere gelebileceğini hissediyorum. Ortaya liderlik gibi büyük bir sorumluluk atmama rağmen ikinci kez düşünmeden bu görevi üstlenmek istedi... Aslında bu görevdeki ekibe liderlik edecek kişi olmak isterdim. Eğer Ryu-san ve Chiyumi-san gibi harika iki shinobiyle beraber görevlendirilmeseydim kesinlikle lider olmak istediğimi dile getirirdim. Bu kadar istememe rağmen yapmadım çünkü bu ikiliye saygısızlık etmek istemedim... Ayrıca Ryu-san'ın doğru kararlar vereceğine dair olan inancım tam! Onun, benim göremeyeceğim detayları görebilecek bir insan olduğunu biliyorum. Yapamam gereken şey onu yakından izlemek ve verdiği kararları beynimin en derin noktalarına kazımak. Bu savaşta öğreneceğim çok şey olacak ve hepsinin gelecekte işime yarayacak şeyler olduğuna inanıyorum!

Ryu-san liderliği üstlendikten sonra Hiroyuki-san, cephelerde bir gelişme olup olmadığını Heizo-san'a sordu. Heizo-san elini kulağına götürerek dinlemeye başladı, kısa bir süre sonra ise konuşmaya. O konuştukça suratımdaki gülümseme istemsizce büyüyor ve gözlerim parıldamaya başlıyordu. Bu duygu değişiminin ana nedeni ise ustamın savaş alanında olduğunu, hatta Ishigakure'nin ana birliğine liderlik ettiğini öğrenmem! Yaşadığım heyecan, beynimdeki düşüncelerin istemsizce ağzımdan çıkmasına neden olmuştu. "Ustamdan da bu beklenirdi!" Hemen ardından sesli düşündüğümü fark ettiğim için biraz mahçup olmadım değil. Dolayısıyla biraz kızardım fakat kendimi toparlamam pek uzun sürmedi!

Ustamdan da bu beklenirdi! Ishigakure'nin en iyi shinobilerinden biri olduğunu zaten biliyordum fakat bu kadar büyük bir sorumluluğun ona verileceğini asla düşünmemiştim. Onun yerine daha ön planda olan Juzo-san veya Ishichou-sama'nın liderlik etmesini beklerdim. Gerçi Ishichou-sama'nın gücünü koruması gerekiyor çünkü Riaru ile dövüşecek olan kişi o. Olmayabilir de ama ben öyle olacağını düşünüyorum!

Heizo-san bize savaşın durumunu açıklamaya devam etti. En büyük muharebenin nerede olacağını, diğer cephelerinin görevlerinin ne olduğunu falan anlattı. Bu bilgilere pek takılmadım çünkü plan yapma işini yanımdaki ikiliye bırakacağım. Benim gibi güçsüz bir Chuunin'in, böyle harika iki shinobi karşısında konuşmaya hakkı olmaz. Tabii bu demek değil ki çok yanlış bir şey yaptıklarında onları uyarmayacağım. Eğer aklımda onların yaptığı plandan veya seçimden daha iyisi varsa kesinlikle söyleyeceğim. Bugün kurtarabileceğimiz kadar insanı kurtarmak istiyorum! Hatta mümkünse kimsenin ölmemesini istiyorum!

Heizo-san konuşmasının sonuna geldikten sonra suratımdaki gülümseme daha da büyümüştü. İlk defa böyle ciddi bir ortamda bulunduğunu ve karşısında bizler olunca istemsizce gülümsediğini belirtti. Sanırım bu sözlerinin hedefi Ryu-san ve Chiyumi-san'dı. Sanırım bu ikilin adı köydeki shinobiler arasında sandığımdan daha da fazla yayılmış. Başarılarından dolayı olsa gerek...

Heizo-san konuşmasını bitirdikten sadece birkaç saniye sonra suratındaki gülümseme yok oldu. Endişeli bir surat ifadesiyle beraber savaşın başladığını söyledi. Hemen ardından ise Hiroyuki-san, liderliğini ettiği medic ekibine dönerek son hazırlıklarını yapmaları gerektiğini söyledi. Bu sözler bizim için de geçerliydi fakat benim yapabileceğim herhangi bir hazırlık bulunmuyor. O yüzden cephelerden gelecek olan haberleri beklemeye başladım.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 140.000
Prestij: 10
Kullanılabilir GP: 60
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
B - Rank: Mugen Onsa
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 166
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » February 20th, 2019, 8:40 pm

Göz bebeklerim fazlasıyla hınzırdı. Küçük bir yün yumağı ile oynayan kediye evrilmişti sanki. Sürekli hareket elinde ve yılmaz bir enerjiyle doluydu. Bu özellikle liderlik vasfına büründüğüm andan itibaren büründüğüm bir ruh haliydi. Çevreyi izliyor, insanların hareketlerini takip ediyor ve bir yandan da sohbete kulak veriyordum. Bu noktada çoğu zaman gözlerimin eriştiği bilgi kırıntıları insanların hal ve hareketlerinden elde edilen şeyler oluyordu. Zira çokta uzakta olmayan bir yerde, küllerinden doğmak için sabırsızca bekleyen savaşa rağmen, burası fazla sessizdi. Buradaki tek canlı bazen bizmişiz gibi hissettiriyordu atmosfer ve bu da beni fazlasıyla huzursuz ediyordu. Normal şartlarda sessizlik insana huzur verirdi; ama savaş ortamında, oluşan bir sessizliğin fırtına öncesi oluşan bir sessizlik olduğu inancı oldukça yaygındı. Derin bir nefes alırken, Chiyumi'i göz ucuyla süzdüm. Hemen ardından Chisa ve Hiroyuki-san'ı... Bu üçlü, bu süreçte sırtıma dayamaktan çekinmeyeceğim yegane insanlar gibi gözüküyordu. Her birinin belli yönleriyle bana destek çıkacağına emindim. Deneyim, salt bir güveninirlik ve üstün bir yetenek... Kesinlikle şanslı hissediyordum.

Ama aynı şeyleri, bir süredir aramıza katılmış bu iletişim görevlisi Shinobi'ye karşı besleyemiyordum. Hareketlerinde garip bir tını vardı. Bu tını bazen bir samimiyetsizlik ile açığa çıkıyor bazen de korku ile; ama bu açığa çıkan tüm duygular, kesinlikle doğal gözükmüyordu. Bu noktada bunu fark edende tek benmişim gibi gözüküyordu. Göz bebeklerim önce Chisa'ya gitse de, onun herhangi bir şey fark etmemiş olduğunu zaten biliyordum; ama aynı şeyi Chiyumi'de görünce biraz şaşırmış ve biraz abarttığımı düşünüp düşünmediğimi sorgulamaya başlamıştım. Belki de üzerimdeki baskıdan ötürü, her şeyden nem kapıyordum. Derin bir nefes, alıp her zamanki soğuk bakışlarımla Heizo'ya karşılık verirken, bu fikri tamamen yok etmek yerine, kısa süreliğine rafa kaldırıp, samimi bir tonda, "Sakin ol. Dediğim gibi, en az Medic-ninler kadar önemlisin ve seni de korumak için elimizden geleni yapacağız." Heizo'ya karşı sakince düşüncelerimi ilettim. Ardından göz ucuyla tek tek ekibi süzüp, benim de içimde beliren o korku tohumunu gizlemeye çalıştım.

Heizo savaşın başladığını söylemişti. Bu öfke ve korkunun aynı anda ben de açığa çıkmasına sebep olmuştu; ama duygularımı salt bir keskinlikle belli bir aşamada tutup, herhangi bir duyguya kapılmadan, her şeyi tadında tutma dürtüm en az bu iki duygu kadar hızlı yükselmiş ve onları bir şekilde bastırabilmiştim.

Hızlıca Chiyumi'ye yaklaşıp, ona sessizce, "Haritada güney ve kuzey cephesine de bizi yakın tutacak bir yol ya da konum var mı bakar mısın Chiyumi-san." diye fısıldadım. Bu noktada bunun sebebini merak edeceğini biliyordum ama ekstra bir şeyi şimdilik söylemeye gerek yoktu. Öncesinde Hiroyuki-san'a bir şey danışmak istiyordum.

Adımlarımı Hiroyuki-san'a yönlendirip, onun hazırlanma aşamasına çokta zarar vermeden, ama sadece onun duyabileceği bir tonda, "Hiroyuki-san, bir savaşta, düşman kesimin destek güçlere karşı direniş göstermemesi mümkün mü?" fısıldadım. Onun fikirlerini merak ediyordum. Zira destek güçler bir anda dengeyi değiştirebilecek potansiyellere sahipti ve Riaru kesinlikle basit biri değildi. İçimden bir ses güney cephesinin sanıldığı kadar sakin geçmeyeceğini söylüyordu.

Bu noktada aklım iki fikir karşısında çarpışıyordu. İlki odağımızı kuzey cephesine vererek, savaşın en şiddetli olduğu yere yoğunlaşmaktı ve diğeri de Güney cephesinden çok kopmamaktı. Bu noktada Hiroyuki-san'ın deneyimlerinin bana yardımcı olacağını düşünüyordum.

Hiroyuki-san'ın düşüncelerinden sonra grubun tam olarak nasıl bir politika izlemesi gerektiğine karar verecektim. Bu noktada ise, odağımın ufak bir kısmı Heizo olacaktı. Onun ben insanlarla fısıldaşırken, nasıl bir tepki vereceğini merak ediyordum ve bunu yaparken, bu tutumumu olabildiğince gizli tutmaya çalışacaktım. Nitekim bir süredir konuşmalar sırasında çevreyi kolaçan eden ben, bu niyetimi kolayca gizleyebileceğimi ve göze batmayacağını düşünüyordum.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1338
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » February 21st, 2019, 9:23 am

Ryu’nun Heizo’ya yönelik sözlerinin ardından, Heizo hafifçe başını eğip utanmış bir şekilde dururken, “Üzgünüm, size zorluk çıkartmamak için elimden geleni yapacağım.” diyor. Heizo’nun bu cümleleri, Ryu’ya bu sefer o kadar rahatsız edici gelmiyor, tıpkı ekipteki diğer kişilerin hissettiği gibi. Ryu Chiyumi’ye yaklaşıp neredeyse sadece onun duyabileceği bir ses tonuyla sorusunu yönelttiğinde, Chiyumi sanki üst rütbeli birinden alınan emrin verdiği kararlılıkla haritayı açıyor ve incelemeye başlıyor. Kısa bir süre sonra ise, aynı Ryu’nunki gibi kısık bir sesle “İki cephe arasındaki mesafe ve bizim için belirlenen güzergahlara baktığımda, her iki cepheye de yakın olacağımız bir konum bulunmuyor. Aslında, şu anda bulunduğumuz nokta iki cepheye de ulaşım için en avantajlı olduğumuz konum. Senin de fark ettiğin üzere, cephelere yönelik belirlenen güzergahlarımız arasında, diğer cephelere geçebileceğimiz bağlantılı yollar var. Fakat bu yollar da her iki cepheye yakınlık sağlamıyor.” diyor. Hemen ardından elini haritadaki güzergahlarda gezdirmeye başlayan Chiyumi “Mesela, kuzey cephesine doğru seçtiğimiz bu yoldan ilerlersek, orta ve güney cepheden gelen bir haberle yapabileceğimiz bir kıvrılma hattı mevcut.” diyor, elini güzergahtan aşağıya doğru sürüklerken. Hemen ardından bakışlarını kaldıran Chiyumi “Ancak bu halde bile her iki cepheye de yakın bir konumumuz olmuyor. Belki bu bağlantı noktalarından birinde konuşlanabiliriz.” diyor sadece fikir vermek istediği belli edercesine.

Chiyumi’nin bu konuşmasını Chisa da son derece net bir şekilde duyabiliyor. Ancak Heizo’nun bu konuşmayı net olarak duyup duymadığı konusunda Ryu’nun bir fikri olmuyor. Sürekli kulaklığıyla ilgilenen ve sanki birilerinin konuşmasını dinler gibi duran Heizo, sizin bu konuşmalarınıza da pek ilgi gösteriyor gibi durmuyor.

Ryu, Chiyumi ile yaptığı konuşmanın ardından, Hiroyuki’nin yanına geçiyor. Ona sorusunu yöneltmesinin ardından Hiroyuki “Savaş öncesinde stratejik toplantılarda şahsen pek bulunmadım. Ancak burada güney cephesi için şiddetli bir direniş gösterilmesi beklenmiyor. Zira kuzey cephesini doğrudan saldırı için kullandığımız için, Riaru’nun esas güçlerini buraya yığmasını bekliyorlar. Elbette bu güney cephesinin kanlı geçmeyeceği anlamını taşmıyor. Muhtemelen bir gerilla taktiği uygulayarak güney cepheyi yıpratmaya çalışacaklardır.” diyor.

Hiroyuki ile Ryu arasında bu konuşmalar geçerken, Heizo da Chisa ve Chiyumi’nin yanına geliyor. Ryu her ne kadar göz ucuyla onu kesmeye devam etse de, Heizo herhangi bir şüpheli tavır sergilemiyor. Chisa’nın hemen yanında duran Heizo Chiyumi’nin açmış olduğu haritaya göz atarken Chisa’ya “Kageyasu gerçekten senin ustan mı? O zaman sen göründüğünden çok daha sert birisindir.” diyor gülümseyerek. Bu anda birden bakışları sertleşen Heizo, bir şeyler dinler gibi durduktan sonra “Kuzey cephesine ilk saldırı gerçekleşmiş. Orta ve güney cephede ise şimdilik bir direniş görülmüyor. Fakat orta cepheden gelen habere göre düşman birlikleri tespit edilmiş. Kuzey cephesi için ise bir medic grubu harekete geçmiş. Şimdilik bize yönelik bir haber yok.” diyor. Ryu bu konuşmaları Hiroyuki ile yaptığı konuşma nedeniyle duyamıyor, ancak Heizo’nun yüz ifadelerini net bir şekilde görebiliyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
Locked

Return to “Yağmur Ülkesi”