[Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 157
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » February 28th, 2019, 12:38 am

Jirou Ryu, Uzumaki Chiyumi ve Noguchi Hiroyuki gibi harika, kendi alanlarında uzman olan shinobilere sahip bir ekibin üyesiyim. Ekibimizin üyelerinin hepsinin harika olduğunu söyleyebilirim fakat bu saydığım üçlü, kendilerini diğerlerinden ayıracak birer özelliklere sahipler. Ryu-san'ın liderlik özelliği, Chiyumi-san'ın zekası ve Hiroyuki-san'ın tecrübesi bir araya geldiği takdirde durdurulamaz bir üçlüye dönüşebilirler... Peki ekibimizde bu kadar harika insan varken neden benim düşüncelerime önem veriliyor? Ne Ryu-san gibi liderlik vasfına sahibim, ne Chiyumi-san gibi zekiyim, ne de Hiroyuki-san gibi tecrübeli bir insanım. Tek yeteneği dövüşmek olan aptalın önde gideniyim. Zaten bu yüzden sessiz kalmaya ve plan yapma işine karışmamaya karar vermiştim. Yanlış bir yola sürüklenmememiz için düşüncelerimi ekibe aktardığımda ise beklemediğim bir ilgiyle karşılaştım. İnsanlar benim düşüncelerimi onaylıyor, hatta harekete geçmek için hazırlanıyorlardı. Açıkçası bu durum karşısında biraz şaşırmadığımı söylersem yalan söylemiş olurum. Sonuçta bu kadar harika shinobinin benim fikirlerime değer vereceğini asla düşünmezdim.

Şaşkınlığımı üzerimden atmamı sağlayan şey Ryu-san'ın sesi oldu. Herhangi bir Genjutsu'nun etkisinde olup olmadığımızı test etmek için çakra akışını kesti. Onun bu hareketini gören birkaç kişi de aynı şeyi denedi fakat herhangi bir başarı sağlandığını söyleyemem... Yine de yaptığı şeyin doğru olduğunu düşünüyorum. Biraz paranoyakça görünebilir fakat savaş esnasında paranoyak olmak, hazırlıksız olmaktan iyidir.

Bu yaptığı hareketin hemen ardından Ryu-san çantasından beş adet shiruken çıkarttı ve bunu önümüzdeki yola fırlatmaya başladı. İlk başta bunu neden yaptığını anlayamamıştım fakat bataklığın içine batan shirukeni gördüğüm anda amacının ne olduğunu anlamayı başardım. Gerçekten de benim aklıma gelmeyecek, zekice bir hareketti.

Shiruken olayının hemen ardından ise uzuuuuuuun bir konuşma yapıldı. Konuşan kişi Ryu-san'dan başkası değildi ve sözlerinin hedefi bendim. Birkaç saniye önce söylediğim, ölebilecek olabileceğimizle alakalı sözcüklere karşılık veriyordu... Aklımda gerçekten de ölümle alakalı hiçbir düşünce yok. Ishigakure'de henüz bitirmediğim bir ton işim varken ölemem! İlk olarak ustamı yenmem gerekiyor. Sonrasında Tsugi-chan ve Rei-kun'un harika birer shinobi olduğunu görmeliyim. Kim bilir belki günün birinde bu ikiliden birisi Ishichou bile olabilir, gerçekten yetenekli çocuklar. Yani ölmeye niyetim yok! Yine de ona yaptığı bu konuşmadan dolayı kızmıyorum. Hatta saygı duyduğumu bile söyleyebiliriz. Sonuçta bu konuşmanın amacı beni aşağılamak değildi. Ekibimizden kimsenin ölmesini istemediği için yaptığı bir konuşmaydı.

Bana yönelik olan bu uzun konuşmanın ardından ise Ryu-san uygulayacağımız planı açıklamaya başladı. Açıkçası yaptığı plan hakkında fazla düşünmedim çünkü gerçekten mantıklı gözüküyordu. Dar bir yolda ilerleyeceğimiz için formasyonumuzu düz bir çizgi şeklinde oluşturdu. En önden Heizo-san ile beraber ben ilerleyecektim ve ana grup bizim yaklaşık 20 adım kadar gerimizde olacaktı. Bu sayede ters bir durumla karşılaştığımız takdirde hep beraber üstesinden gelebileceğiz. Hemde yolun keşfi için zaman kaybetmemiz olacağız.

Ryu-san planlarını açıkladıktan sonra harekete geçtik fakat bu hareketimiz pek uzun sürmedi. Hareketlenmemizin ardından yaklaşık yirmi saniye geçtikten sonra Chiyumi-san yüksek bir sesle bağırdı. Bakışlarımı ona doğru çevirdiğimde ise bataklığın içinden ahtapot şeyine... Hmm... Koluna? Neyse, ona benzeyen bir şey çıktı işte. Tam dikkatimi oraya verdiğim anda ise hemen yanımdaki bataklıktan aynı şeyin çıktığını fark ettim. Tam o anda aklımdaki bütün karmaşık düşünceler bir anda yok oldu ve kafamın içerisinde bir ses duydum.

"Kes"

Bu sesin kaynağının ben olmadığına emindim fakat üzerinde pek durmadım. Hızlıca elimi katanama attım ve duruşumu aldım. Yapacağım şey oldukça basit, bana tehlike oluşturan her şeyi keseceğim!

Duruşumu aldıktan sonra katanamı mümkün olduğunca hızlı bir şekilde kınından çekeceğim ve ahtapot şeysine doğru savuracağım. Katanamı yatay bir şekilde savuracağım ve onun bataklıkla olan bağlantısını keseceğim. Bu şeyin bataklıktan çıktığını biliyorum ve büyük ihtimalle birileri tarafından kontrol ediliyor. O halde bataklıkla olan bağlantısını keserek hareket etmesini engelleyebilirim.

Normalde kenarlara doğru hareket edip bu saldırıyı savuşturabilirdim fakat bu sefer bunu yapamam çünkü arkamda korunması gereken birisi var! Heizo-san'ın saldırıyı fark edip etmediğine dair bir fikrim yok. Yani ben kenara çekilsem dahi o zamanında çekilmeyi başaramayabilir. Bu yüzden hareket etmemeli ve karşımdaki bu iğrenç şeyi kesmeliyim!
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 25.000
Prestij: 3
Kullanılabilir GP: 0
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1287
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » March 1st, 2019, 9:42 am

Ryu; Medic ekibine yönelik kaçma talimatını vermenin ardından, Hiroyuki, olabildiğince saldırı menzilinden çıkmak istercesine geriye doğru kaçınırken, ekipteki diğer kişiler de ileri veya geri giderek çamur kütlesinin saldırısından kaçınmaya çalışıyor. Ancak medic ekibinden bir kişi, bilinçsiz bir şekilde yaptığı hareketle bataklık zemine adım attığı anda, yavaşça yutulmaya başlıyor. Medic ekibindeki iki kişi, arkadaşlarını bataklıkta yutulmaması için onu yakalamaya çalıştıkları anda, patlayıcı kağıt bağlı kunaini, soldan gelen saldırılardan bir tanesinin kaynağına fırlatıyorsun. Bunun akabinde ise, kendini medic ekibinin ortasına atarak, kendini çamur kütlesinin hedefine sokuyorsun. Patlayıcı parşömenin etki alanı içerisinde yer almadığını anladığın anda ise, patlayıcı parşömeni patlatıyor ve arından Jintei ile iki kolundan çıkardığın yılanları sağdan gelen çamur kütlesine yönlendiriyorsun.

Patlayıcı parşömenin patlamasının ardından, bu patlama sizi pek etkilemese de, biçimini kaybeden çamur kütlesinden gelen çamur parçaları üzerinize yağmur gibi yağıyor. Bu saldırıyı bertaraf edişinin ardından odağın diğer çamur kütlesine yöneldiği anda, Jintei ile oluşturduğun yılanlar çamur kütlesine doğrudan bir saldırı yapıyor ve çamur kütlesi ile yılanların çarpışması, çamur kütlesinin ilerleyişini durduruyor. Bu anda da üzerinize sıçrayan çamur ile üstünüz başınız iyice kirlenirken, Jintei ile oluşturduğun yılanlar menziline ulaşıp geri dönüyor. Bu anda yılanların epey zarar görmüş olduğunun fark ettiğin anda, çamur kütlesinin saldırı kapasitesini ve hasar gücünü de aşağı yukarı tespit etmiş oluyorsun. Jintei ile oluşturduğun yılanlar sanki kolunun içinde yok olurcasına hareketlendiği anda ise, parçalanan çamur kütlesinin birden tekrar eski şeklinde büründüğünü ve saldırı yönünü değiştirerek, bataklığa düşen medic-nin’e yöneldiğini fark ediyorsun. Hızlı bir şekilde bu medikal shinobiye ulaşan çamur kütlesin, medikal shinobinin göğsü ile boyun kısmına doğru darbesini vurduğu anda, medic-nin bataklığın içine iyice savruluyor ve hızla bataklığın içine batıyor! Bu, sizin bu savaştaki ilk zayiatınız olurken, medic ekibindeki şoku net bir şekilde görebiliyorsun. Çamur kütlesi, medic-nini tamamen bataklığa sokup yok olmuşken, size yönelik yeni bir saldırı gelmese de, bu birkaç saniye sonra gelmeyeceği anlamını taşımıyor.

Chisa; Üzerine doğru gelmekte olan çamur kütlesinin kaynağına doğru bir kesme hamlesi yapmayı planlasan da, kaynağın kesebileceği menzil dışında olması, planlarını hızla değiştirmene ve üzerine doğru gelen çamur kütlesini mümkün olduğunca kesme şeklinde yeni bir plana geçmene neden oluyor. Bu andan sonra, kının çıkan katanan havadaki savruluşunu tamamladığı anda, çoktan çamur kütlesini ikiye ayırıyor ve üzerinize doğru yağan çamurdan etkilenmeksizin kesme hamlelerine devam ediyorsun! Çamur kütlesi her kesişinde tekrar saldırıya geçmeye çalışsa da, en sonunda tamamen etkisini kaybedip, kaynağından itibaren zemine doğru yağmaya başlıyor. Böylece planladığın gibi olmasa da, çamur kütlesinden gelen saldırıyı bertaraf etmiş oluyorsun.

Üstün başın tamamen çamura bulanmış bir haldeyken, Heizo’yu kontrol ettiğinde, onun da senden daha farklı bir durumda olmadığını görüyorsun. Yüzünden okunan korku, heyecan ve hayranlık birbirine karışmış bir haldeyken, Heizo “Chisa-san, harikasın!” diyor.

Genel; İlk saldırıları bertaraf ettiğinizde, bakışlarınız doğrucan Chiyumi’ye dönüyor ve onun da üstü başı çamur içinde kalmışken kendisine yönelen saldırıdan kurtulmuş olduğunu görüyorsunuz. Anın verdiği heyecanla bunun nasıl olduğu konusunda pek bir fikriniz olmasa da, güvenliği sağlamaktan sorumlu ekibin hasarsız bir şekilde bu saldırıyı atlatması sonucundan az çok memnun oluyorsunuz. Ancak bu anda Chisa, Chiyumi ve Heizo, medic ekibinden bir kişinin eksik olduğunu hemen anlayabiliyor. Chiyumi ve Heizo, sanki Ryu’dan bir açıklama veya komut beklercesine bakışlarını ona yönlendirdiği sırada, bu bakışları söze dönüştüren Hiroyuki özellikle Ryu’ya hitaben “Bu alanda bulunduğumuz sürece bu şekilde saldırı yemeye devam edeceğiz! İçinizde sensör yetenekleri olan biri var mı?” diye soruyor.
Off Topic
Kalan ekipmanlarınızı her mesajınızın sonuna yazarsanız, hepimiz için çok şahane olur. Sürekli başa dönüp kontrol etme zahmetinden kurtuluruz.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 158
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » March 1st, 2019, 6:16 pm

Yağmuru kıskanmış bir tutumla üzerimize yağan çamur birikintisi ile kirlendik... Bir kaç saniye öncesine kadar sert ve acımasız bir yılanın katı sertliğini anımsatan bu bataklık saldırısının şimdiki hali, fazlasıyla cıvık ve hallice bir çamurdan farksız değildi. Bu noktada bu saldırının arkasında birilerinin olduğuna dair düşüncem kesinleşti. Aynı zamanda, bunu çok uzun sürece sürdürebileceğinden de emin değildim. Chakra sonsuza kadar süregelen bir şey değildi; ama gene de kısa süre zarfında, bize verebileceği zararın tehlikesi fazlasıyla büyüktü. En azından saniyeler kadar önce bizle olan; ama şimdi haince bir bataklığa gübre olmuş medic-nin bunun kanıtıydı. Alttan almamız ya da hafife almamız söz konusu değildi. Derin bir nefes aldım ve bir kez daha göz ucuyla, herkesin ne durumda olduğunu süzdüm.

Bu sırada, aynı şekilde bana da bakan gözlerle karşı karşıya kaldım. Bir şeyler söylememi bekliyorlardı ya da bir şeyler yapmamı ve bu onların en büyük hakkıydı; ama henüz savaş alanına girmemişken birini kaybetmemiz, kesinlikle kötü bir sonuçtu. Derin bir nefes alıp, bu kötücül duyguları çabucak üzerimden atarken, çamura bulanmak ve bir kişiyi kaybetmek dışında bir sıkıntımız olmadığından emin olmuştum.

O sırada, bakışlarındaki manayı, sesiyle bağdaştırıp fikrini öne atan Hiroyuki-san'a göz ucuyla baktım sadece. Tüm bakışlar üzerimdeyken, aklım olması gerektiğinden çok daha hızlı çalışıyordu; fakat bunu baskı altında olduğum için değil, yapmam gerektiğim için yapıyordum.

Buradaki herkesin sorumluluğu bana aitti ve bir aptallık yapamazdım. "Hiroyuki-san! Sen ve iki medic-nin bana, diğer iki medic-'nin Chiyumi-san'a yakın olsun. Ayaklarınızda chakra toplayıp, hızlı ama dikkatli bir şekilde ilerleyeceğiz!" diyecektim. Bu noktada Chiyumi-san bize yakın olduğu için, hemen iki kişiye eskortluk yapabileceğine inanıyordum ama Chisa ile aramızda olan mesafeden ötürü diğer üçlüye ben eskortluk yapacaktım. Herkesin gruplaşıp, belli sayıda kişiyi korursa, saldırılarla daha iyi baş edebileceğimizi düşünüyordum. Ayakta chakra biriktirmek ise, bu sıkıntılı zeminde bize katkı sağlayacağını düşünüyordum. Eğer çamur ya da bataklık ile aramızda biraz bile olsa bir tampon görevi görürse, bu ilerleyişimize iyi bir katkı olacaktı.

Wakizashi'mi çekip, ayağımda chakra toplamış bir şekilde ilerlemeye başladığımda, "Heizo-san! İletişimi sağlayan shinobiler'in sensör özellikleri olması lazım, bir şeyler yapamaz mısın şu herifi bulmak için?" diye bağıracaktım. Görevlerin rastgele dağıtıldığına inanmıyordum ve bu noktada her görev için, kişilerin belli başlı özelliklere sahip olması gerektiğine inanıyordum.

Diğer saldırı daha sert olabilirdi ya da yumuşak; ama biz hareket halinde olduğumuz sürece, hedef alınmayı zorlaştıracağımızı ve en azından zayıf olanlara net bir şekilde odaklanamayacağını düşünüyordum. Bu da olursa, saldırıları durdurmak bizim için daha kolay olacaktı.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 157
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » March 2nd, 2019, 12:23 am

Sonunda anlayabiliyorum... Ustamın sözlerini, sözlerindeki derin anlamı... Bu sözlerin anlamını çözmemi sağlayan şey ise her zaman yanımda olan biricik katanam oldu. Ustamla olan dövüşün ardından onun sesini az çok duyabilmeyi başarmıştım fakat ilk kez bu kadar net bir şekilde duymayı başardım. Açıkçası sesi hiçte düşündüğüm gibi kaba ve tehditkar değildi, aksine oldukça nazik ve samimiydi. Daha önce bir meleğin sesini duymadım fakat bu ses tonunu tanımlamak için başka bir örnek bulamıyorum.

Katanamın sesini duyduğum anda vücudum harekete geçmeye başlamıştı bile. İlk başta ahtapot koluna benzeyen, silindirik yapının kaynağını kesmeyi planlamıştım fakat ona tek hamlede ulaşamayacağımın farkına varmam pek uzun sürmedi. Bunu fark ettiğim anda hızlıca yeni bir plan düşünmeye başladım. Yeni planımı zamanında yetiştiremeyeceğimin farkındaydım, bu yüzden katanamı çektikten sonra düşünmenin daha uygun olacağını düşündüm.

Katanamı çektim ve ilk olarak karşımdaki ahtapot kolunu ortadan ikiye ayırdım. Hala hareket ettiğini fark ettiğim için katanamla onu kesmeye devam ettim. Bu kesme işlemi ahtapot kolu hareketini kesene kadar devam ettim. Bu sırada koldan sıçrayan çamurlar neredeyse bütün vücudumu kaplamıştı. Bu durum pek umrumda değildi fakat bakışlarımı katanama çevirdiğim anda şoka uğradım. Sadece birkaç saniye önce elmas gibi parlayan katanamdan hiçbir eser kalmamıştı. Sanki yerini paslı, iğrenç bir kılıca bırakmış gibiydi. Onun bu iğrenç görüntüyü hak etmediğini düşündüğümden dolayı hızlıca üzerindeki çamurları temizlemeye başladım. Katanamı kıyafetimin üzerindeki temiz kalan bölgelere sürerken bakışlarımı arkama, Heizo-san'a çevirdim. Üzeri tamamiyle çamura kaplanmıştı ve suratında garip bir ifade vardı. Aynı zamanda hem korkuyla, hem heyecanlanla, hem de hayranlıkla bana bakıyordu. Korku ve heyecanı anlayabiliyordum ama neden hayranlıkla bana baktığını anlayamamıştım. Bu bilinmezlik pek uzun sürmedi, Heizo-san'ın ağzından çıkan kelimeler kısa süreli bir şoka uğramama neden oldu.

Ben, Kotegawa Chisa harika mıyım? Normalde bunu söyleyen kişinin dalga geçtiğini düşünürdüm fakat Heizo-san söylediklerinde bayağı bir ciddi gözüküyor. Acaba neyimin harika olduğunu düşünüyor? Burada benden daha harika shinobiler mevcut olduğu takdirde neden benim harika olduğumu düşünüyor? Bilmiyorum ama umrumda da değil! Sadece düşüncelerimi ona aktarmam gerekiyor, her zaman yaptığım gibi.

Hafifçe kahkaha attıktan sonra Heizo-san'ın gözlerinin içine bakarak konuşmaya başladım. "Utandırıyorsun beni Heizo-san... Ben hiçte sizin düşündüğünüz gibi harika birisi değilim." Bakışlarımı gruba çevirdikten sonra "Burada benden daha harika shinobiler bulunuyor." dedim. Hemen ardından tekrardan Heizo-san'a dönerek konuşmaya devam ettim. "Diğerleri gibi harika olmayabilirim ama seni canım pahasına koruyacağıma emin olabilirsin... Hadi diğerlerinin yanına dönelim."

Heizo-san ile beraber diğerlerinin yanına döndüğümüzde medic ekibinin bir kişi eksildiğini fark ettim. İşte tam olarak bu anda ne kadar güçsüz olduğumu bir kez daha anlayabildim. Yapabileceğim hiçbir şey olmadığının gayet net farkındayım ve bu çaresizliğin sebebinin kendi güçsüzlüğüm olduğunu da biliyorum. Ben yeteri kadar iyi olmadığım için grubumuzdaki birisini kaybettik. Benden uzakta olması, başkasının korumasında olması gibi bahanelere sığınacak bir insan değilim. Eğer daha çok çalışsaydım, daha güçlü olabilseydim bugün o shinobiyi kurtarabilirdim fakat yapamadım. Pişman mıyım? Kesinlikle pişmanım fakat üzgün değilim. Sonuçta shinobinin ölüp ölmediğine dair bir fikrimiz yok. Nasıl ortadan kaybolduğuna dair bir fikrim de yok gerçi. Yine de bir fikrimin olmaması onu terk edeceğim anlamına gelmiyor! Elimden geleni yapacağım ve onu kurtaracağım!

Herkes bakışlarını Ryu-san'a çevirmiş ve onun ağzından yeni emirlerin gelmesini bekliyordu. Herkesin kendince fikirleri olduğuna eminim fakat Ryu-san'ı lider olarak seçtiğimiz için kimse bir şey söylemedi. En azından Hiroyuki-san hariç kimse bir şey söylemedi. Hiroyuki-san, herkesin içindeki hislere tercüman oldu. Burada kaldığımız takdirde aralıksız bir şekilde saldırı yemeye devam edeceğiz. Yolumuzun üzerinde düşmanımızın hazırladığı tuzaklar olduğuna eminim... Aslında bir saniye... Az önce karşılaştığımız jutsu hazırlanmış bir tuzak değildi. Ahtapot kollarının birileri tarafından kontrol edildiği gayet bariz bir şekilde anlaşılabiliyordu. Bu tahminimi sadece kolların hareketinden dolayı yapmıyorum. Kolların ortaya çıkma zamanı kesinlikle kusursuzdu. Grubumuzun en arkasında bulunan Chiyumi-san, en önünde bulunan biz ve ortada bulunan Ryu-san'a aynı anda bir saldırı düzenlendi. Eğer biri tarafından kontrol ediliyor olmasaydı Heizo-san ile ben yanlarından geçtiğimizde aktifleşirlerdi. Hmm... Bunu diğerlerine söylemem gerekiyor.

Tam konuşmaya başlayacağım anda Ryu-san'ın sesini duydum. Yeni formasyonumuzu açıkladıktan sonra hız kesmeden ilerleyeceğimizi söyledi. Açıkçası bu kelimeleri duyduğum anda biraz şaşkına uğradığımı söyleyebilirim. Ryu-san'ın birkaç saniye önce kaybolan ekip arkadaşımızı aramak gibi bir niyeti yoktu. Bunca zamandır onun harika bir shinobi olduğunu düşünüyordum. Benden daha zeki, benden daha yetenekli, benden daha iyi bir insan olduğunu. Fakat ona ait olan bu düşüncelerim ağzından çıkan tek bir basit cümleyle beraber ortadan kayboldu.

Ryu-san harekete geçtiği anda suratımdaki gülümseme tamamen ortadan kaybolmuştu. Suratımdan diğerlerine olan hayal kırıklığım bariz bir şekilde belli oluyordu. Bakışlarımı gruba çevirdim ve konuşmaya başladım. "Gerçekten de ekip arkadaşımızı burada bırakıp gidecek misiniz? Ortadan kaybolmuş olabilir fakat hala öldüğüne dair bir kanıtımız yok. Onu aramamız ve kurtarmamız gerektiğini düşünüyorum." Birkaç saniyelik bir ara verdikten sonra konuşmama devam ettim. "İçinde bulunduğumuz savaş birkaç gün, belki de birkaç hafta boyunca sürecek. Burada harcayacağımız yarım saatin sonunda yoldaşımızı bulmayı başarabilirsek daha fazla insanı kurtarabiliriz!" Bakışlarımı Hiroyuki-san'a çevirdikten sonra "Hiroyuki-san! Söyleyin bana, 5 kişilik bir ekip olarak mı yoksa 6 kişilik bir ekip olarak mı daha fazla insanı kurtarabilirsiniz?" dedim.

Hiroyuki-san'a sözlerimi ilettikten sonra düşünmeye başladım. Birkaç saniye düşündükten sonra kararlı gözlerle karşımdakilere baktım ve konuşmaya devam ettim. "Yine de hepimiz burada kaldığımız takdirde cephelerde savaşmakta olan dostlarımızın hayatlarını riske atmış oluruz... O yüzden devam etmenizi istiyorum. Ben burada kalacağım ve onu bulmaya çalışacağım. " Suratımda büyük bir gülümseme takındıktan sonra "En kısa sürede size yetişmeye çalışacağız." dedim. Konuşmamı bitirdikten sonra diğerlerinin cevabını duymak için beklemeye başladım. Diğerlerinin de bana yardımcı olmasını isterim fakat burada tek başıma kalacak olsam dahi dostumuzu kurtaracağım! Kurtarmayı başaramasam da en azından elimden gelen her şeyi yapacağım! Burada vereceğim karardan dolayı gelecekte pişmanlık duymak istemiyorum.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 25.000
Prestij: 3
Kullanılabilir GP: 0
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1287
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » March 5th, 2019, 9:25 am

Ryu’nun yeni formasyona ilişkin verdiği bilgilerin ardından, medic ekibinde yer alan herkes hızlıca bu formasyona adapte oluyor. Chiyumi Ryu ve onun yanında bulunan Heizo ve medic grubuna yaklaşırken, herkes ayaklarında çakra toplamaya başlıyor. Buradaki ilerlemenizi çok daha rahat yapmanızı sağlayacak bu hareketin ardından, daha önce böyle bir şey yapmanızın ilerlemenizi az da olsa daha hızlı hale getirebileceğinizi anlamanız da çok güç olmuyor. Ryu, Heizo’ya sorusunu yönelttiğinde, Heizo biraz pişman ve utangaç bir şekilde “Bu konuda pek de bir bilgim yok. Sizin gibi temel şeyler dışından sensörlük hakkında pek de bir fikrim bulunmuyor.” diyor. Heizo’nun bu cümleleri Ryu’da, o en başta hissettiği samimiyetsiz duyguları tekrar harekete geçirirken medic ekibindekilerin yüz asıklığı, kaybettikleri arkadaşlarının acısını yansıtıyor. Ryu’nun talimatları doğrultusunda herkes ilerlemeye koyulacakken, Chisa’nın sözleri duyulmaya başlanıyor.

Heizo’nun sözlerine kendince cevap veren Chisa, onun yüzündeki hafif tebessümün etkisi altında Ryu’nun konuşmaları ve akabinde yaşananların ardından başladığı konuşmasıyla, özellikle medic ekibinin dikkatini çekiyor. Chiyumi, Chisa’nın sözlerinden pek de memnun değil gibi duruyorken, Hiroyuki kendisine yöneltilen sorunun ardından “Elbette altı kişi olmamız daha iyi olurdu, fakat burada harcayacağımız zamanı da dikkate almak gerekiyor.” dedikten sonra yüzü biraz asılarak “Ryu-san, komuta yetkisinin sende olduğunu bilsem de, Chiyumi-san benden fikirlerimi söylememi rica etmişti. Hiçbir şekilde bağlayıcı olmamakla birlikte, eğer komuta yetkisi benim elimde olsaydı, bu alandan çıkıp ilerlemeye devam ederdim. Ancak Chisa gibi birini ve onun yanına da bir medic vererek bunu yapardım. Onlara kısa bir süre verirdim ve bu süre zarfında kaybettiğimiz kişiye erişemezlerse, derhal bize yetişmelerini isterdim.” diyor. Hiroyuki’nin bu sözleri söylerken, kesinlikle kendi düşüncelerini dile getirdiğini ve hiçbir bağlayıcılığı bulunmadığını belirten bir ses tonu ve ifade seçmesi kimsenin dikkatinden kaçmıyor.

Hiroyuki’nin bu cümleleriyle beraber, ekibinizdeki bir bölünmenin yaşandığını da net bir şekilde görmeniz mümkün oluyor. Medic ekibi, tamamen Chisa’nın düşüncelerini destekler bir hevesle dururken, Chiyumi ve Heizo ise Ryu’nun söylediği şekilde ilerlemenin daha uygun olacağını düşündüklerini, konuşmalar gerçekleşirken yüz ifadeleriyle açıkça ortaya koyuyorlar. Aslında bu durum medic ekibi içerisinde ister istemez Ryu’ya duyulan güvenin azaldığını, buna karşın arkadaşlarını arkada bırakmak istemeyen Chisa’ya olan hislerinin olumlu yönde ilerlediğini gösteriyor. Her ne kadar ekip içerisinde verilen emirlere karşı gelinebileceğini gösterir bir durum olmasa da, Ryu’nun zoraki de olsa üstlendiği liderlik görevine bir darbe indiğini ortamdaki herkes rahatlıkla anlayabiliyor.

Sizler ilerleme veya kaybolan medic-nin peşinden gitmek fikirlerini tartıştığınız bu süre zarfında, bir saldırı için yeterli imkanı da tanımış bulunuyorsun. Tartışmanız giderek derinleşip fikir ayrılıklarının yaşandığı bir ortama büründüğü sırada, sağınızda ve solunuzda hareketlenen bataklık alanda ufak bir dalgalanma olduğunu ve hemen ardından 20 metreyi bulan yükseklikle ve neredeyse tüm patika alanı kapsayan çamur dalgasının, sağınızdan ve solunuzdan üstünüze doğru gelmeye başladığını görüyorsunuz! Bu yeni saldırı, bir öncesine göre hedef gözetir gibi durmasa da, hepinizi yeteri kadar tehdit altına almış oluyor. Birkaç metre ötenizde gerçekleşen bu hadise, zeminde yürüyerek, koşarak veya buna benzer bir hamleye kurtulamayacağınızı açıkça ortaya koyuyor. Yine her zamanki gibi, hızlı bir düşünme ve hareket faslını gerçekleştirmeniz gerektiğini rahatlıkla kavrayabildiğiniz bu anda, medic ekibinin sanki Chisa’dan bir komut beklediği gibi bir his de içinizde dolaşmaya başlıyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 158
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » March 5th, 2019, 7:38 pm

Aylar kadar önce, ben de herkesi kurtarabilecek biri olduğuma inanırdım. Çok güçlü olduğumu ve dünyanın karşımda çok güçsüz kaldığını düşünürdüm; ama tüm bunlar yalandı. Dünya toz pembe değildi ve ben herkesi kurtaracak kadar kusursuz değildim. İnsandım bir kere, kusur kanlarımda, etimde, tenimde, düşüncelerimde... Her şeyimde bir kusur vardı. Mükemmel canlılar değildik, olamazdık da; ama ben bunu çok geç anlamıştım. En azından, bunları anlamam için kollarımda bir çocuğun son nefesini vermesi gerekmişti.

Acı bir tebessüm, gece kadar karanlık peçemin altında kıvrılırken, göz bebeklerimin önünde Chisa-san'ı değil de, aylar önceki kendimi görüyordum sanki. Ona kızmıyordum, onu gayette iyi anlıyordum... Hatta bu sözleri söylediğine neredeyse hiç şaşırmadığım söylesem abartmış olmazdım. Benim gibi, denemek istiyordu. Çabalamak istiyordu... Ama bunu yaparken, düşünceleri ile duyguları arasında bir denge kuramıyordu. O kararlı gözlerinin derinliklerinde, bir dengesizlik yatıyordu ama bunu fark edemiyordu.

Dışarıdan duygusuz gibi gözüktüğüme emindim. Zaten böyle olmasını ben istiyordum. Hatta geçmişimi bilecek kadar beni iyi tanıyan bir kaç kimse, bataklığa sürüklenen Medic-nin'i geride bırakmama hiç şaşırmamıştır belki de. Zira, ilk defa birini geride bırakmıyordum. Ryoken'i geride bıraktığım için hiç pişman olmamıştım, ama bunun yanlış bir şey olduğunu kabullenmiştim. Ne kadar kötü olursa olsun, benim geride bıraktığım kötü bir insan değil, İshigakure alın bandına sahip bir insandı. Ben o zaman bunu görememiştim, duygularım ile düşüncelerim arasında denge kuramamıştım. Ama şimdi, yaptığımın yanlış bir şey olduğunu bilsem de, yapmak zorundaydım.

O Medic-nin ölmüştü. O saldırılar öldürmek içindi ve Jintei'nin ortaya çıkardığı o yılanların üzerinde kalan hasar bunun en büyük kanıtıydı.

Derin bir nefes alırken, dudaklarım ne Chisa-san'a cevap vermek için kıpırdadı ne de onun ardından kendi fikrini beyan eden Hiroyuki-san'a karşı. Sessiz bir tutum, sadece insanları izleyen bir çift göz bebek beni ifade eden tek şey oldu. Medic-ninler bana karşı olan güvenini kaybetmiş gibiydi. Bu şaşırtıcı değildi. Chisa-san'ın insanları etkileme de doğal bir yönü vardı ve söyledikleri de kesinlikle yanlış şeyler değildi.

Ama doğru muydu? Bu da başka bir soru işaretiydi.

Chiyumi ile Heizo'nun ifadesinden benle benzer bir tutum sergilediklerini görebiliyordum. Heizo, bir kez daha içimde garip hisler uyandırmış olsa da, emin olamıyordum. Yapısı gereği mi böyleydi yoksa bir hain miydi emin olamıyordum ve başımızda bu bela varken, tam olarak bu detaya da odaklanamıyordum.

Kısa bir an sonra, tüm bu konuşmaları gölgeleyen bir kıpırdama, beraberinde büyük bir dalga getirdi. Gözlerimin önünde aşama aşama büyüyen ve oldukça geniş çaplı bir saldırı gibi gözüken bu ikinci saldırı, o an tüm detayları unutmam için yeterli oldu. Kısa bir sürede, herkesi süzdüğüm de, onların artık benden değil de, Chisa-'dan komut beklediğini gördüm. Ama bunu umursamadım, ben buraya korumak için gelmiştim ve koruyacaktım.

Çantamdaki iki tane kalmış olan patlayıcı parşömen bağlı kunaileri parmaklarımın arasına alırken, tüm gücümle; "Chiyumi-san! Soldaki senin! En güçlü alan saldırını, dalgaya karşı kullan!" diye bağırdım ve akabinde Hiroyuki-san ile bana yakın olan diğer iki Medic'e dönerek, "Hiroyuki-san arkama geçin." daha sakin ve stabil bir tonda sözlerimi tamamladım. Ardından kunaileri dalgaya karşı yolladım ve patlatmak için, Kunai'lerin en azından yarısının dalgaya girdiğinden emin oldum. Dalganın olabildiğince içine zarar vermek istiyordum, böylelikle onu dağıtabilir ve tüm patlayıcı gücü yutmasını sağlayabilirdim. Ama tamamen dağılacağını zannetmiyordum. Bu yüzden dalganın kalan kısmını, Wakizashim ile kesecektim. Charamı kollarımı yayarak, gücümü artıracak ve bir kısmını da ayaklarımda tutarak kendimi iyice yere sabitleyecektim. Kesişlerim hızlı, ama asla rastgele olmayacaktı. Musatsu stilinin öğretilerine sadık kalacak, agresif ve çevik olurken, dalgayı parçalara bölene ve himayem altımdaki üç Medic'nin de güvende olduğundan emin olana kadar durmayacaktım!

Eğer saldırıları güvenli bir şekilde atlatırsak ise, konuşacaktım.

"Bir şeyi yanlış anladığınızı düşünüyorum. Ben bu partinin lideri olabilirim, ama ben bir korumadan ötesi değilim esasında. Görevim Medic-ninleri korumak ve güvenliğinden emin olmak. Yani eğer siz, burada kalmak ve arkadaşınızı aramak isterseniz, yapacağım tek şey sizi korumak olacaktır. Bu karar size ait, bana değil. Ben sadece size korurken liderlik edebilirim." diye söze girecektim. Herkesin anladığını düşündüğümde ise, "Ama bir şeyi yanlış anlaşılmasını istemem. Chisa-san yanlış konuşmuyor, ama o kendini temsil ediyor. Ben ise konuşurken, hareket ederken, nefes alırken hepinizin canını ve bir o kadar da savaş alanındaki kolu kopuk, vücudu yanık, ciğeri delinmiş İshigakure Shinobilerini temsil ediyorum. Eğer söz konusu sadece kendi canım olsa, seve seve o arkadaşı arardım ama burası savaş alanı ve ben sizlerin canının emanet ettiği kişiyim. Sizlerse, savaş alanındaki ölmek üzere olan ARKADAŞLARINIZI iyileştirmekle yükümlü olan kişilersiniz. Bu savaş alanın acı gerçeği işte! Birileri ölür, birileri yaşar, birileri geride kalırken, birileri ilerler! Önemli olan kimin geride kaldığı ya da kimin öldüğü değil, önemli olan geride kalanın ya da ölenin çabası uğruna kaç kişinin kurtulduğu bence." Kısa bir soluktan sonra, hafif bir iç çekerken: "Karar sizin. İsterseniz kalalım isterseniz gidelim ama ben karşımda canlı kanlı durduğu sürece bir kişiyi bile geride bırakmayacağım. İshichou-san'ın kesin bir talimatı bu ve nefes aldığım sürece uymam gereken bir sorumluluk. Ayrılmayacağız ya kalacağız ya da gideceğiz. Chisa-san, yolun başında ayrılmamız gerektiğini söyleyen sendin ve haklısın, ayrılmayacağız. " diye tamamlayacaktım konuşmamı. Bunu sadece İshichou kimseyi geride bırakma dediği için değil, inandığım doğrular için yapıyordum.

Kalan ekipmanlar
3 Kunai (Normal Kalite) (İyi Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 157
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » March 5th, 2019, 10:44 pm

Gözlerimin önünde bir Ishigakure shinobisi, beraber göreve çıktığım bir arkadaşım kayboldu. Peki ekibimdeki diğer arkadaşlarımın tepkileri neler oldu? Hiçbir şey... Hiçbir tepki vermediler ve yollarına devam etmeleri gerektiklerini söylediler. Bazılarının bunu söylemesinin sebebinin lidere olan saygıları olduğunu düşünüyorum. Sonuçta Ryu-san'ın lider olmasını hepimiz onayladık ve onun emirlerine uyacağımızı söyledik. Normalde susmalı, başımı öne eğmeli ve benden daha yetenekli olan shinobilerin karar vermesine izin vermeliydim fakat yapamadım. Yaşayıp yaşamadığına dair herhangi bir fikrimin olmadığı yoldaşımı bırakıp gitmek istemedim. Hala yaşıyor olmasını umut ederek konuşmamı yaptım.

Verdiğim kararın, mantıken, yanlış olduğunun farkındayım. Burada harcayacağımız her saniyenin savaş alanında birilerinin ölümüne neden olabileceğini biliyorum. Mantıklı bir şekilde baktığımız takdirde önemsiz(!) arkadaşımızı arkada bırakmalı ve yolumuza devam etmeliyiz... Fakat ben bu düşüncelere kesinlikle katılmıyorum! Mantığım bana saçma şeyler yapmam gerektiğini söylüyorsa kalbimin sesini dinlemeyi tercih ederim. Burada bir tercih yapmam gerekiyor değil mi? Ya savaş alanındakileri kurtaracağım, ya da burada kaybolmuş olan dostumuzu kurtaracağım. Bunlardan sadece birini seçmem gerektiğini de kim söylemiş! Ben ikisini birden seçiyorum! Hem buradaki arkadaşımızı, hem de savaş alanındaki shinobilerin hepsini kurtaracağım! Bu lafların arkasında durabilecek kadar güçlü olmadığımı biliyorum fakat güç eksiğini azmimle kapatacağım! Ne kadar düşersem düşeyim ayağa kalkacağım, yorgunluktan bayılana kadar görevime devam edeceğim! Gün sonunda gülen taraf ben olacağım!

Konuşmamı bitirdiğim anda büyük bir kararlılıkla dostlarımın gözlerinin içine bakmaya başladım. Ryu-san, yaptığım konuşmaya herhangi bir şekilde tepki vermedi fakat bu tepkisizliği bekliyordum. Ryu-san'ın aksine diğerlerinin düşüncelerini suratlarından okuyabiliyordum. Chiyumi-san ve Heizo-san benim düşüncelerimi onaylamıyordu. Öte yandan Medic Ekibinin tamamının düşüncelerimi onayladıklarını anlayabiliyordum. Hiroyuki-san'ın düşüncelerine dair aklımda ufak bir soru işareti vardı fakat konuşmasını yaptıktan sonra bu soru işareti tamamen ortadan kayboldu. Bu kısımda suratıma büyük bir gülümseme takındım ve diğerlerinin konuşmasını beklemeye başladım.

Hiroyuki-san'ın konuşmasının ardından çevremizi kapsayan bataklıkta bir hareketlenme oluşmaya başladı. Bakışlarımı oraya çevirdiğimde ise batalık, büyük bir dalga şeklinde üzerimize doğru gelmeye başladı. Tam olarak o anda düşünmeye başladım. Ne yaparsak bu iğrenç durumun içerisinden kurtulabiliriz?

Plan yapma işini tamamladıktan sonra Ryu-san'ın sesini duydum. Sol taraftaki dalgayı Chiyumi-san'ın almasını, kendisinin ise sağ taraftakini alacağını söyledi. Mantıklı bir karar çünkü Chiyumi-san Ninjutsu konusunda oldukça yetenekli birisi. Eminim böyle bir jutsuyu ortadan kaldırabilecek jutsulara sahiptir. Chiyumi-san'ın aksine Ryu-san ve ben oldukça kötü bir durumun içerisindeydik. Bizim gibi Taijutsu ağırlıklı shinobiler için gerçekten de iğrenç bir durum olduğunu söyleyebilirim.

Ryu-san, Hiroyuki-san ve diğerlerinin arkasına geçmesini söyledikten sonra bağırarak "Ryu-san, yanınızdayım." dedim. Hızlıca onun yanına ilerledikten sonra Iaigiri tekniğimi kullanarak dalgayı ortadan ikiye bölmeyi planlıyorum. Gerçi yirmi metre uzunluğunda bir dalgayı bölebileceğimden emin değilim fakat yapabileceğim daha iyi bir hamle olmadığından dolayı, denemekten bir zarar geleceğini düşünmüyorum. Tekniğimi uyguladıktan hemen sonra, dalgayı bölmeyi beceremezsem kesme hamleleri yapmaya devam edeceğim.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 25.000
Prestij: 3
Kullanılabilir GP: 0
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1287
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » March 6th, 2019, 9:48 am

Üzerinize doğru gelen iki çamur dalgası arasında kaldığınız anda, Ryu bu saldırıyı bertaraf edebilmek adına Chiyumi’ye talimatını veriyor. Chiyumi durumu anladığını kafasıyla onaylamasının ardından yüzünü çamur dalgasına doğru dönüyor ve birkaç el mührü yapmaya başlıyor. Sizler ise, diğer çamur dalgasına odaklanıyorsunuz ve Ryu, son iki patlayıcı parşömen bağlı kunaisini çamur dalgasına fırlatıyor. Doğru zamanın geldiğini düşündüğü anda ise, patlayıcıları patlatıyor ve çamur dalgasında iki orta çaplı delik açılıyor. Her ne kadar çamur dalgasının ilerlemesini kesmese de, üzerinize doğru gelen tehdidi bir nebze azaltan bu hamlenin ardından Ryu Musatsu stili ile, Chisa ise Iagiri’yi kullanarak çamur dalgasına saldırmaya başlıyor.

Ryu, her ne kadar Musatsu stilinin öğretilerine sadık kalarak wakizashisini kullanmaya karar verse de, karşısındakinin bir insan olmaması nedeniyle stilin getirilerinden çok fazla yararlanamıyor. Zira rakibin bir çamur dalgası olduğu dikkate alındığında, bir insan gibi zayıf yönlerini tespit etmek, bu noktalara saldırmak gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi çamur dalgasına yapılan her bir kesişin birbirinden farksız nitelikte olması, stilin çok da fayda getirmediğini gösteriyor. Ancak yine de, stilin getirdiği çeviklikle darbe sayısını arttırmayı amaçlasa da, bir çamur dalgasına wakizashi sallamanın naçarlığından öteye gidemiyor.

Aynı sıralarda Chisa, Iagiri tekniğini kullanarak dalgayı ikiye ayırmak için hamlesini yapıyor. Katanasını kınından çektiği anda, mavi çakra katanadan görsel bir şölen edasında fışkırırken, dalga hemen hemen tamamen ikiye ayrılıyor. Ancak bu hamle de, Ryu’nunki gibi çaresiz bir çırpınmanın ötesine gidemiyor. Her ne kadar dalga hemen hemen ikiye ayrılsa da, etki menzili hala devam ettiğinden, sadece gücünü düşürmekle yetinebiliyorsunuz. Sonuç itibariyle, yaptığınız hamlelerle dalganın bütünlüğünü bozmayı başarsanız da, etkisinden kurtulacak kadar ileri gidemiyorsunuz ve bu da tüm ekibinizi büyük bir tehdidin altına itiyor.

Katana ve wakizashilerinizi çaresizce sallamaya başladığınız anda ise, Chiyumi birden yanınızda beliriyor ve Uma mühür yapmasının ardından derin bir nefes alıp adeta ciğerleri patlayacak kadar göğsünü şişirdikten sonra “Gouka Mekkyaku!” diyerek ağzından bir alev dalgası püskürtüyor! Sizin gücünü kırdığınız çamur dalgası, Chiyumi’nin alev dalgasıyla karşılaştığı anda ilerlemeyi keserken, kısa bir süre sonra çamur dalgası dağılmaya başlıyor ve alev dalgası bir süre daha yoluna devam ettikten sonra, Chiyumi nefes vermeyi kesiyor. Her iki çamur dalgasını da püskürtmeyi başardığınız bu anlarda, tüm ekip olarak bakışlarınız Chiyumi’den alamıyorsunuz.

Sizler çamur dalgasıyla mücadeleye girdiğiniz anda arkanızda hissettiğiniz sıcaklık, Chiyumi’nin bir katon jutsusu kullandığını size haber vermiş olsa da, yanınızda kullandığı katon jutsusu, onun neler yapmış olduğunu da size gösteriyor. Ancak nefes nefese, alnından terler dökülen Chiyumi’ye esas bakma sebebiniz bunlardan hiçbiri olmuyor. Chiyumi’nin uzun kırmızı saçlarının uç kısımlarından başlayarak, neredeyse üçte birinin beyaz bir renge bürünmüş olması, tüm bu şaşkınlığınızın esas sebebi gibi duruyor. Kısa bir nefeslenmenin ardından üzerindeki bakışları fark eden Chiyumi Ryu’ya dönerek “Buradan çıkalım, yoksa bir dahaki saldırıda bu kadar şanslı olmayabiliriz!” diyor. Aynı sıralarda Heizo telaşlı bir biçimde Ryu’ya “Hızlanmamız gerekebilir Ryu-san, orta cephede işler karışmaya başlamış!” diyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 158
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » March 6th, 2019, 6:34 pm

Söylemek istediklerim, gördüklerim karşısında duyduğum şaşkınlık ile arada kaynadı. Göz ucuyla Chiyumi'yi süzerken, bir yandan da saniyeler önce yaptığı şovu anımsıyordum. Aslında, bu ondan beklediğim bir şeydi. Menzilli saldırılara karşı, aramızda en güçlü olan kişi olduğunu biliyordum; ama gene de, Ninjutsu konusundaki marifetlerini çıplak gözle görmek, hafifte olsa bir şaşkınlık hissi yaratmıştı ben de; ama asıl şaşkınlığın kaynağı, kan kadar kızıl olan saçların, sanki kar fırtınasına yakalanmışçasına bir kısmının beyaza dönüşmesiydi. Bu noktada karşısındaki bu görüntüye karşı yabancı hisseden gözlerimin bu görüntüye alışması için bir kaç saniye gerekmişti. Aslında alışmak söz konusu olmasa da, savaşın tüm o adrenalinin simasını üzerime sinmiş cıvık çamur birikintilerinden hissetmem ve sırasıyla Chiyumi ile Heizo'nun konuşması ile göz ardı etmek mecburiyetinde kalmıştım.

Kısa bir an, sadece düşünmek istediğim için sessiz kaldığımda, düşündüğüm şey az önceki o kısa andı. Burada bulunduğumuz her saniye, bir tehlike barındırıyordu ve çoğunluğu savaşamayan insanların oluşturduğu bu partide, bir de savaşabilen iki kişinin bu çamurlara karşı nispeten güçsüz kalması bizi ziyadesiyle zor bir durumda bırakıyordu. Hele ki, yanımızda olduğuna şükretmemiz gereken Chiyumi'nin sonsuz bir chakra rezervi olmadığını düşününce, burada oyalandığımız her bir saniyenin bizi çaresizce ölüme ve mağlubiyete götüreceğini idrak edebiliyordum.

Burada kalamazdık, kimseyi geride bırakamazdık. Sessizliğimi en sonunda bozacağım ana yaklaştığımda, öncesinde bir nefes aldım ve göz bebeklerimi insanların üzerinde, rastgele, bir hedef belirtmeksizin dolaştırdım. "Zor olduğunu biliyorum. Bir arkadaşımız öldü, belki de Chisa-san'ın düşündüğü gibi ölmedi. Bu küçük bir ihtimal; ama tutunamayacağımız kadar zayıf bir dal bu... Savaştayız. İnsanlar ölebilir, ben ölebilirim, siz ölebilirsiniz ve az önceki arkadaşta ölebilir. Kimin öldüğü önemli değil, önemli olan geride kalanların bunu onurlandırıp onurlandıramayacağı bence. Burada kaldığımız her saniye, tehlike altındayız." dedim, olabildiğince güçlü bir tonda. Ardından bakışlarımı hızlıca, Chisa-san'a çevirdim. " Chisa-san, seni anlıyorum, herkesi kurtarmak istiyorsun. En azından denemek istiyorsun ama bunu yapamazsın, yapamayız! O sadece kitaplarda olan bir şey. Onu arayamayız! Burada kaldığımız her saniye, bir başkası gelecek ve belki de sonraki saldırı şu ankinden bile daha güçlü olacak! Daha fazlasını kaybedebiliriz, ki kalırsak kaybedeceğiz! Biz kaybedersek savaş alanındaki diğer arkadaşlarımız kaybedecek ve onlar kaybederse, belki de İshigakure bir gelecekten olacak. Küçük bir kırpıntı, büyük bir çığa sebep olabilir. Zor bir karar hepiniz için, ama inanın şu an burada harcadığımız her saniye, ölümüne ya da kayboluşuna üzüldüğünüz arkadaşınıza bir küfür! Chisa-san seni burada tek bırakamam ya bizle gelirsin ya da hepimiz burada seninle kalırız. Karar senin... " Göz bebeklerimi onun üzerinden çekip, Medic-ninler'de dolaştırmaya başlarken, "Karar sizin...." diye sonlandıracaktım konuşmamı. Hızlı ama anlaşılabilir bir şekilde konuştuktan sonra, kalan karara göre ya ilerleyecektim ya da söylediğim gibi, burada kalacaktım. Ve eğer bir kez daha bir saldırı yersek, bu sırada dikkatimin bir kısmını Heizo'nun üzerinde tutacaktım. Ona güvenmiyordum ve yakaladığım ilk fırsatta, şakağına bir Kunai dayayıp onu test etmekten kesinlikle çekinmeyecektim. Fakat öncesinde bu krizi çözmeliydik; çünkü ölürsek hep beraber ölürdük, bu ben de bir pişmanlık uyandırmazdı. Ama biz ilerler ve Chisa-san geride kaldığı için ölürse, bu ben de onarılamaz bir pişmanlık uyandırırdı.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 157
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » March 6th, 2019, 9:27 pm

Büyük bir çaresizlik içerisindeyken katanamı çektim ve karşımda bulunan, neredeyse gökyüzünü görmemi engelleyen büyüklükteki dalgayı ortadan ikiye ayırdım. Bir anlığına başardığımı düşündüm fakat sadece birkaç salise sonra içimdeki bu başarma hissi ortadan kayboldu. Çamur dalgasına yaptığım saldırı, daha doğrusu Ryu-san ile beraber yaptığımız saldırılar dalgayı yavaşlatmaktan başka bir işe yaramamıştı. Tam bu anda bir kahraman edasıyla Chiyumi-san yanımıza geldi ve oldukça güçlü bir Katon jutsusu kullandı. Sadece tek el mühründen oluşan bir jutsu kullanmasına rağmen ortaya çıkardığı alevlerin kuvveti oldukça fazlaydı. Onun bu harika saldırısını gördükten sonra aramızdaki farkın büyüklüğünü bir kez daha net bir şekilde anlamayı başardım. Chiyumi-san gibi harika birisi olmam için daha fazla çalışmam ve güçlenmem gerektiğinin farkındayım. Peki güçlenmek için ne yapmam gerekiyor? Ustamdan eğitim almalıyım! Savaş bittikten sonra yapacağım ilk iş bu olacak. Şu anki seviyemle beni kabul edeceğini düşünmüyorum fakat şansımı şimdi denemem gerekiyor.

Yaptığı devasa saldırıdan sonra Chiyumi-san'ın bayağı bir yorulduğunu anlayabiliyordum. Aslında bunu sadece ben değil, onun suratına bakan herkes anlayabiliyordu. Hızlıca soluklanıyor ve alnından bir ton ter boşalıyordu. İlk başta dikkatim tamamen bunlardaydı fakat sonrasında Chiyumi-san'ın saçlarının bir kısmının beyazlaşmaya başladığını gördüm. Tam iyi olup olmadığını soracağım anda Chiyumi-san bakışlarını Ryu-san'a çevirdi ve bir an önce buradan çıkmamız gerektiğini söyledi. Hemen ardından ise Heizo-san telaşlı bir şekilde orta cephede işlerin karışmaya başladığını söyledi. Onların bu sözlerini dinledikten sonra düşünmeye başladım. Acaba gerçekten de kalbimin sesini dinlemeyi bırakmalı ve mantığımı mı dinlemeye başlamalıydım? Bu sorunun üzerinde fazla durmadım, kalbimin sesinin her zaman benim için doğru olanı istediğini biliyordum. Kafamı aptalca düşüncelerin doldurmasına izin vermemeliyim.

Tam ağzımı açacağım, aklımdaki düşünceleri aktaracağım sırada Ryu-san konuşmaya başladı. Bu kelimelerin, bunca zamandır saygı duyduğum Ryu-san'ın ağzından çıktığına inanamıyorum. Yaşadığım bu kısa süreli şok ardından içimdeki öfke tanecikleri toparlanmaya ve bir çığ gibi büyüyerek kalbime akın etmeye başladı. Birkaç saniye önce KAYBOLMUŞ yoldaşımızın öldüğünü idda ediyordu. Her ne kadar bunu kesin olarak söylememiş olsa da ağzından çıkan kelimelerden bu anlamı çıkartabiliyorum. Açıkçası ondan bu sözleri duymayı beklemezdim, sonuçta Kaoru-san'ın yanındayken beni terk etmemişti. O zamanlar onun iyi bir insan olduğunu düşünüyordum fakat sanırım görüşmediğimiz uzun süreç onun değişmesine neden olmuş. Belki de eski kişiliğine, Ryoken-san'ı terk ettiği haline geri dönmüştür...

Her ne kadar öfkeli olsam dahi Ryu-san'ın konuşmasını bölmek gibi bir saygısızlıkta bulunmadım. Sonuna kadar dikkatli bir şekilde onu dinledim ve vereceği kararı bekledim. Lakin konuşmasının sonunda kararı verecek olan kişinin ben olduğumu söyledi ve sadece onun gerçekleşmesini istediği seçenekleri bana sundu. Açıkçası bu yaptıkları, söyledikleri zerre umrumda değildi. Ne söylerse söylesin, beni ve düşüncelerimi ne kadar aşağılayacak olursa olsun umrumda olmayacak. Sonuçta ben asla sözlerinden geri dönmeyen, inatçı kadının tekiyim!

Ryu-san konuşmasını bitirdiği anda kendimi sakinleştirmek için ellerimi yumruk şekline getirdim ve sıkmaya başladım. Avucumun içi gerçekten de acıyor fakat bu acıya ihtiyacım var. Sakinleşmem ve ona düzgün bir şekilde düşüncelerimi aktarmam gerekiyor.

Ne kadar kendimi sakinleştirmeyi denersem deneyeyim bunu başaramadım. O yüzden derin bir nefes aldıktan sonra öfkeyle titreyen sesimle beraber konuşmaya başladım. "Neden... Neden kendince doğru olduğunu düşündüğün o iğrenç düşüncelerini benim aklıma sokmaya çalışıyorsun? Evet, herkesi kurtarmak istiyorum. Peki bunun olmasını istemem yanlış bir şey mi? Öldüğüne dair herhangi bir kanıtımızın olmadığı yoldaşımı aramak, onu kurtarmaya çalışmak yanlış bir şey mi? Gerçekten de birilerini kurtarmak için bazılarını feda etmemiz gerektiğini mi düşünüyorsun?" Konuşmamı burada kestim ve derin bir nefes aldım. İçimdekileri dökmenin sakinleşmemi sağladığını söyleyebilirim. "Heizo-san ve Chiyumi-san'ın dediği gibi burada daha fazla zaman kaybetmek gibi bir lükse sahip değiliz... O yüzden gitmenizi istiyorum! Hiroyuki-san'ın birkaç saniye önce söylediği şeyi yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Sadece ben veya benimle beraber bir medic-nin daha geride kalmalı ve dostumuzu aramalıyız. Fakat ne kadar tartışsakta senin veya benim düşüncelerimizi değiştirecek halimiz yok. O yüzden bir oylama yapmamız gerektiğini düşünüyorum." Bakışlarımı diğerlerine çevirdikten sonra "Hiroyuki-san'ın dediği gibi yapmamız gerektiğini düşünenlerin el kaldırmasını istiyorum. Eğer çoğunluk böyle düşünmüyorsa hiçbir şekilde sesimi çıkarmayacağıma ve Ryu-san'ın emirlerine harfiyen uyacağıma yemin ederim." dedim ve yavaşça elimi kaldırdım.

Takım arkadaşlarımızın Ryu-san gibi kötü bir insan olmadığına dair olan inancım tam! O yüzden buradan çıkan karardan kesinlikle pişmanlık duymayacağım!

Eğer olurda geride kalmama karar kılınırsa etrafı incelemeye başlayacağım. Nasıl yapacağımı bilmiyorum fakat bir şeyler bulmayı başarabilirim.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 25.000
Prestij: 3
Kullanılabilir GP: 0
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
Locked

Return to “Yağmur Ülkesi”