[Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 116
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » March 22nd, 2019, 6:34 pm

Acı gözünü karartmış bir yılanın edasıyla sarmalayıp avı hâline getirmek istiyordu bizi. Her bir attığım adımda biraz daha geride bırakmış olduğum dostlarımın cesetleri bu acıyı besleyen en büyük güçtü. Geride sanki bir parçamı bırakıyordum ve kopan bu parçanın yerini asla kabuklaşmayacak, sürekli kanı akacak bir yara alıyordu. Buna kıyasla vücuduma saplanmış senbonların acısı hiç birşeydi.

Adımlarım yorgundu. Asla bir sonraki adımı atabileceğimden emin olmadığım bir ilerleyişti bu. Gene de her seferinde bir sonraki adımı attım. Chiyumi, Hiroyuki ve Chisa... Bu ilerleyişimi takip edenlerdi. Ölen dostlarımız ve hain dışında hayatta kalan hepimiz bu aciz hallerimize rağmen ölümün göbeğine birleşen tek bir arzu ile ilerlemeye devam ediyorduk. Ölümü bozguna uğratma gayesi belki de daha ötesi için...

Yangınlarla çevrelenmiş ormana adımlarımız ulaştığında, göz bebeklerim kısa bir an Chiyumi'ye döndü. Uğruna ölümü alacak kadar, kızılı beyaza döndürecek kadar aykırı bir savaştı bu savaş... Neye karşı savaştığımızı bilmeden, dostlarımızı kaybetmiştik. Belki de en acısı buydu. Küçük bir hinliğe, zalim ve uğursuz bir hainliğe yem etmiştik dostlarımızı...

Hafif bir iç beraberinde önündeki bilinmezliklerle dolu yola odaklanmış bir çift göz getirdi.

Hiroyuki-san yol boyunca belki de kendi canından alıp, bize bir şeyler kattı. O en iyisini yaparken, biz en iyi hallimize geri dönemesek de daha iyisine evrildik. Minnettarlık, sözlerim yerine gözlerimde belirir iken, geride kalan herkesi koruma arzum bir tık daha arttı. Kaybedilen geri gelemezdi, ama elde kalan hala bizimleydi.

Ateş yerini önce neme, ağaçlar ise sise bıraktı. İlerledikçe ciseleyen bir yağmur, bir çok şeyle kirlenmiş vücutlarımızı arındırırken, ruhlarımıza sadece bir parça daha ağırlık kattı.

Sis tüm düzlüğü çevrelemeyi başarsada bizi donatamadı. Aynı fazla gururlu gözüken, tam karşımızdan her halleriyle bizi yok etmek için ilerleyen düşman ikiliyi ele geciremediği gibi... Siluetleri yavaşça form buldukça biri kız diğeri erkek, ama ayırt edilmeyecek kadar benzer suratları ile bize dik dik bakan bu ikili diğer tüm engellerden farklı olarak, dokunabilecegimiz, kesebilecegimiz cinstendi. Tüm dünya için barış isteyen benim için sırf farklı taraflardayız diye birini öldürmek zor olması gerekirken olmayacaktı. Ne öfke ne de intikam bunu kolaylaştıran duygular olacaktı. Sadece son arzusu, bu lanet savaşın bitmesini isteyen arzum bunu kolaylaştıracaktı. Belki bir gün kimsenin ölmesine müsaade etmeyecek kadar güçlü olacaktım ama bu gün öyle bir şansım yoktu. Korumak için öldürmeliydim.

Harekete geçmek için saniye saydığım anlarda, Chisa-san'ın sözleri kulaklarıma doldu. Bir kaç saniye boş boş baktıktan sonra neden böyle bir seyi istiyor olabileceğini düşünmeye başladım. Belki pişmanlık belki de sorumluluk almak istediği içindi. Önemi yoktu buna müsaade etmek istemiyordum... Taki gerçekten düşünene kadar. Kazanması imkansızdı ama sisle çevrili bu alan, benim evimdi. Eğer Chisa arzu ettiği gibi ikiliyi kısa bir süreliğine de olsa oyalarsa tek bir hamlede fişi çekmek için bir fırsat doğabilirdi benim için.

Hafif bir baş sallaması ile Chisa'yı onaylar iken Otanaku Ashi No Jutsu yapıp, adımlarımı sessizliğe mahkûm edecektim. Her an bir fırsat saldırısı için hazırda beklerken, Shunshin no Jutsu'nun atikliğini ve Musatsu stilinin öldürücü fırsatçılığını rehber edinecek idim kendime. O an gelene kadar ise müdahale etmeye ya da gelen bir ani saldırıyı savunmaya hazırlıklı olacaktım.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 9 PP
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 4
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
Patlayıcı Parşömen Bağlanmış Kunai x3 (İyi kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1026
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » March 25th, 2019, 9:58 am

Sisin içinde beliren ikiliye karşı ilk saldırıyı Chisa yapmaya karar veriyor. Sunduğu teklife karşı gruptakilerin sessizliği, onun saldırıya başlaması için yeterli bir anlam içeriyor ve hızla yerinden fırlayıp koşarken yeterli mesafeyi kazandığında Kokuangyou no Jutsu’yu uyguluyor! Jutsunun etkisinden de faydalanarak rakiplerini kıstıran Chisa, iki adet kunaiyi erkek olan rakibine fırlattığında, rakibi savunma amacıyla pek bir şey yapamıyor. Her ne kadar suratlarındaki ölü ifadesi sizin için tam anlamıyla çözülebilir değilse de, Chisa’nın uyguladığı genjutsu ile onları tam bir körlüğe sevk ettiği kesin görünüyor. İki kunai erkek olana doğru hızla ilerlerken, Chisa bu kez Shunshin ile hızlıca kadına doğru hareket ediyor ve iki kunai erkek olana saplanmak üzereyken, kadının sağ kolunu tamamen kesip kopartıyor! Kadının yüzündeki ölü ifade yerini korkuya bırakırken, erkek olanın göğsüne saplanan kunailer hemen hemen aynı tepkiyi görmenize neden oluyor.

Bu sırada Ryu, Otanaku Ashi no Jutsu ile adımlarını sessizliğe gömerken, Chisa’nın yarattığı açıklıktan faydalanarak doğru erkek olana Shunshin ile ilerliyor ve körlüğün içine hapsolmuş erkeğin göğsündeki iki kunaiye ek olarak, kendisi de çapraz bir kesiş sergiliyor! Göğsünden fışkıran kanlar kadının kolundan fışkıran kanlarla birleştiği anda ise, bir şeylerin ters gittiğini fark edebiliyorsun. Zira onca kana rağmen, ne elinizde ne de başka bir yerinizde hiç kan bulaşmamış olması sizi işkillendiriyor. Öte yandan, rakiplerinizin ölü yüzleri içinizdeki kuşkunun daha da büyümesine neden oluyor.

İki rakibiniz öylece durmaya devam ederken, sisin içinde duyduğunuz kısık bir kıkırdama tüm dikkatinizi celp ediyor. Sisin içinde bir yüz arasanız da bunu bulamıyorsunuz ancak “Fufufufuuu…” şeklindeki gülümseme giderek sisi görünmez bir şekilde yararken “İnanılmazsınız… Planımıza çomak sokan kişiler olarak… Gerçekten inanılmazsınız.” diyen bir ses duyuyorsunuz. Alaycı tonda çıkan bu sesle beraber, rakiplerinizin kestiğiniz uzuvları tekrar oluşup yaraları kapanırken, istemsizce birkaç adım geriye atarak defans pozisyonuna geçiyorsunuz. İçgüdüsel bu hareketiniz ardından sisin içinden gelen ses “Bu benim nihai tekniklerimden biri… Bu tekniğe basitçe Futago diyorum. İkizler… Çok yaratıcı değil biliyorum, sakın bana gülmeyin. Bu tip şeylerde çok iyi değilimdir.” diyor. Her bir cümlesinde büyük bir mutluluk duyan, ancak alaycılığını da elden bırakmayan bu ses karşısında, temkinli bir şekilde durmayı seçiyorsunuz. Bu esnada Chiyumi ve Hiroyuki de hemen arkanıza gelerek size destek olmaya başlıyorlar. Gözleriniz ve kulaklarınız sisin içinden gelecek en ufak farklı bir frekansı kavramak için hazır beklese de, sisin içinde yayılan ses bu çabanızı boşa çıkarıyor.

Birkaç saniyeden daha uzun sürmeyen sessizliğin ardından alaycı ses tekrar devreye giriyor ve “Anladığınız üzere, şu an benim genjutsumun etkisi altındasınız. İkizlerimi gördüğünüz anda tekniğimin etkisi altına girmiş durumdasınız. Siz denemeden hemen söyleyeyim, basit genjutsu yöntemleriyle genjutsumdan kurtulamazsınız. Bunu denemek serbest, ama başaramazsınız. Çünkü bu daha önce tatmadığınız türden bir genjutsu… Bu genjutsuyu kırmanın tek yolu, ikizlerin oyununa dahil olmak ve bu oyunda onları yenmek!” diyor. Alaycı ses bu girişinden sonra sanki sizi daha da bekletmek istemiyormuş gibi “Birkaç oyun oynayacağız hep beraber ve sonunda sağ kalırsanız yolunuza sorunsuz devam edebileceksiniz. Buna emin olun, zira açıkçası fiziksel olarak çok da iyi değilimdir. Bu yüzden sadece bir ses olarak beni bileceksiniz. Oyunumuzun elbette kuralları olacak ve ben de bunları her oyun başında size anlatacağım.” diyor. Bu olaydan bir hayli zevk duyduğu belli olan ses birden “Fufufuuuu… O zaman ilk oyun başlasın!” diyor.

Alaycı sesin anonsu andıran cümlesinin ardından, ikizlerin biraz önünde 3 adet kapı beliriyor. Sıradan bir tahta kapıdan hiçbir farkı olmayan, bir çerçevesi bulunan bu kapılar gözünüzün önünde hayat bulurken alaycı ses “Her bir oyuna başlarken, içinizden birini korumanız mümkün… Bu Futago’nun merhameti… Ancak koruduğunuz kişi, bir sonraki oyuna katılmak zorunda. Katılmadığı takdirde Futago’nun öfkesi baş gösterir… Bunu emin olun hiç istemezsiniz…” diyor. Bu girizgahın ardından alaycı ses “İlk oyunumuz çok basit… Üç kapımız var ve bu kapıların ikisini açıp içinden geçmek zorundasınız. Bu iki kapının ardından ikizlerinden bir tanesi bulunuyor. Üçüncü kapının ardından ise mutlak ölüm… Şimdi ilk önce ekibinizde kimi koruyacağınızı seçin ve ardından 1, 2 ve 3 numaralı kapılardan kimlerin geçeceğini belirleyin. 15 saniye süreniz var… Süre sonunda iki kapının içinden seçtiğiniz üç kişinin geçmesi gerekiyor. Elbette bir kapıdan iki kişi geçebilmeniz mümkün… SÜRENİZ BAŞLADI! FUFUFUFUUUU!” diyor.
Off Topic
Herhangi bir anlaşılmayan kısım varsa RP'nizi yazmadan önce muhakkak özel mesaj atın. Zamanım biraz kısıtlı olduğu için mümkün olduğunca anlaşılır ve kısa yazmaya çalıştım.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 116
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » March 31st, 2019, 1:37 pm

Sessizliğe mahkum ettiğim adımlarım ve içimdeki yırtıcının saldırmak için duyduğu sabırsızlıktan doğan hırlamalarının oluşturduğu tezatlıkla izledim olan biteni. En çokta, o ölü suratlardaki umursamaz ifadeleri... Chisa'nın hareketlerinden yaptığı her şeye varını yoğunu koyduğunu, hiçbir saldırının basit ya da göz ardı edilmeyecek kadar ciddi olduğunu görebiliyordum. Kısa bir an empati kurarak, kendimi ikilinin yerine koyduğumda, tam formumda bile bu saldırılara karşı kayıtsız kalamayacağımı anladım. Aradaki güç farkı çok değildi, bunu hissedebiliyordum, öyleyse sebep neydi? Tam olarak bu saldırıların onlara zarar vermeyeceğini düşündüren şey neydi?

Cevabı meçhul sorular zihnimde yankılanırken, rakiplere ulaşan Chisa'nın saldırıları içimde oluşan dürtü tohumlarına bir yenisini daha ekledi. İki Kunai'yi, kendisine sarılan çocuğunu kabul eden bir anne edası ile kucaklayan adamın fışkıran kanları sadece bir saniye görmeme ve hemen akabinde saldırmak için hareket etmeme rağmen büyük bir kuşku uyandırdı bende. Saniyelerden daha kısa bir zaman diliminde, erkek olanın dibinde bitip bir tutam ölümü içinde barındıran kılıç savuruşumu göğsüne armağan ettiğimde, tam olarak birini öldürdüğümü hissetmedim.

Akan kanlar ve kesiş çok gerçekçi görünmesine rağmen, bu bir kıyım değildi. Kuşku dolu gözlerim çevrede dolanırken, aradığım cevabın üzerimde olduğunu biraz geç fark ettim. Tek bir damla bile kanın bulaşmadığı kıyafetlerime baktığımda, tüm bunların ne olduğu sorusu zihnimde cevap buldu.

Zaten eş zamanlı bir şekilde, kulaklarıma sislerin arasından gelen tiz bir ses ile cevabı doğrulama şansına eriştim. Genjutsu... Öfke ve anlamsızca bir his kalbimi ele geçirirken, en başından beri yaşadığımız şeylerin bir savaştan çok her şeye benzediğini düşünmeye başladım. Kendi kendime tam olarak neyle savaştığımızı, saatlerdir ne yaptığımızı ve aynı safta olduğumuz dostlarımızı neye heba ettiğimizi sormaya başladım.

Öfkem bundan, garip his ise bunları kabullenmek istemeyeşimden doğuyordu. Nereden bakarsam bakayım bu çok saçmaydı... Riaru ve ordusu sanki savaşmıyor, bir tiyatro çeviriyordu.

Konuşan sesi aramaya yeltenmedim bile... Çok küçük bir parçam onun sözlerini dinlerken, kalan her şeyim ile öfkeyi ve o garip hissi yaşadım... Ama o ses 'oyun' dediğinde sanki kaynar sular başıma döküldü. Öfke, nefret ve durdurulamaz bir öldürme arzusu ile istemsizce kabzasını kavradığım Wakizashi'yi sıkıca tuttum. Dostlarım ölmüşken ve dahası ölürken, burada oyun mu oynamak zorundaydım? Ne saçma bir trajediydi bu....

Sessizce elimi Chiyumi'ye doğru uzattım. "Bu savaşa dair her şeyden usandım artık!" dedim büyük bir kinle elimi tutmasını beklerken. "Chiyumi ile ben bir kapıdan ve Chisa ile Hiroyuki-san'da bir kapıdan girsin. Ne olacaksa olsun artık, daha fazla buna dayanamacağım." dedim. Herhangi bir sıkıntı çıkmaması dahilinde ise, bana hiza olarak yakın en kapıya Chiyumi ile birlikte ilerledim. Bir, iki ya da üç... Fark etmiyordu. İçlerinden birinde ölüm olsa bile, umurumda değildi. Şans... Her şeyi ona bırakmış, dostlarım ölürken bir oyuna tutulmuştum.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 9 PP
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 4
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
Patlayıcı Parşömen Bağlanmış Kunai x3 (İyi kalite)
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 126
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » March 31st, 2019, 11:41 pm

Hayır, hayır, hayır... Bir anlığına, sadece bir anlığına kendimi kaybettim ve karşımdaki rakibime ölümcül bir hasar verdim. Benim istediğim şey bu değildi! Sadece kolunu kullanamaması için ona biraz zarar vermek istemiştim... Ona yardım etmem gerekiyor, erkek fazla bir hasar almadı fakat kız olanı kurtarmam gerekiyor. Hiroyuki-san şuan kolunu geri takamayacak kadar yorgun ama eminim ki ona yalvardığım takdirde kanamasını durdurmayı başarabilir. Nefret ettiğim türde bir insan olmak istemiyorum. Kalbim yaşadığım onca şeyden sonra bunu kaldıramayacak kadar zayıfladı.

Faltaşı gibi açılmış gözlerim kızın üzerindeyken sol tarafımdan bir kesik sesi duydum. Bakışlarımı oraya çevirdiğimde ise Ryu-san'ın erkek olanın göğsünü kestiğini gördüm. Bir anlığına gözlerimin önüne Heizo-san geldi, Ryu-san onu da aynı bu şekilde kesmişti.

Öfkeli bakışlarımı Ryu-san'a odakladım. Ağzımdan tek bir kelime çıkmamıştı fakat anlatmak istediğim şey gayet açıktı. Ona dinlenmesini söylememe rağmen bana güvenmeyip buraya geldi ve bir insanın daha hayatını aldı. Günün başında düşmanlarımı dahi koruyacak olduğumu söylemiştim fakat bunu başaramadım. Sadece düşmanlarımı değil, aynı zamanda dostlarımı da kurtarmayı başaramadım. Sanırım shinobi olmak için gereken yeteneklere sahip değilim.

İçimdeki devasa öfkeyi dindiren şey ise rakiplerimizden çıkan kanın hiçte gerçekçi hissettirmemesiydi. Kısa bir süre sonra bu düşüncem doğrulandı, sisin içinden birisi konuşmaya başladı. Adam konuşmasına devam ettiği sırada ikizlerin yaraları iyileşmeye başladı. Bunu gördüğüm anda derin bir iç çektim, rahatlamıştım.

Adam konuşmasında bir genjutsu içerisinde olduğumuzdan ve oyununu oynamamız gerektiğini söyledi. Söylediğine göre önümüzdeki ikizleri kendi oyunlarında yenmemiz gerekiyormuş. Oyunun ne olduğuna dair herhangi bir fikrim yok fakat ona uymaktan başka çaremiz yok gibi gözüküyor. Bunun gibi üst düzey bir teknikten kurtulabilecek kadar yetenekli shinobiler değiliz. Düşmanımızı göremediğimiz içinse ona saldırıp buradan çıkamıyoruz. Gerçekten de berbat bir durum.

Adam konuşmasını bitirdikten sonra ise Ryu-san konuşmaya başladı. Chiyumi ile kendisi bir kapıdan, Hiroyuki-san ile benim de diğer bir kapıdan girmemi istiyordu. Elimi çeneme dayadım ve birkaç saniyeliğine düşündüm. Ardından kafamı yukarıya kaldırdım ve "Bu tur için Hiroyuki-san'ı korumayı tercih ediyorum. Kendisi bayağı bir yorgun düştü. Benimle geldiği takdirde onu koruyabileceğimi düşünmüyorum." dedim. Bakışlarımı yere eğdikten sonra devam ettim. "Bunun için yeteri kadar iyi bir shinobi değilim." Her ne kadar kabul etmek istemesem de ben başarısız bir shinobiyim. Sadece insanları korumak istememem rağmen bunu başaramadım. Dostlarımın gözlerimin önünde birer birer ölmesini izledim. Açıkçası artık kendim bir shinobi olarak bile hitap etmek istemiyorum. Sadece başarısızım, hem de her konuda...

Konuşmamı bitirdikten sonra iki numaralı kapıya doğru ilerlemeye başladım. Özellikle bu numarayı seçmedim, gözüme ilk çarpan numara buydu.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 25.000
Prestij: 4
Kullanılabilir GP: 20
Ün: 20

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 2 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1026
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » April 2nd, 2019, 9:37 am

Ryu’nun Chiyumi ile birlikte bir kapıdan geçme kararına, Chiyumi de onay veriyor. Ancak Ryu’nun hangi kapıdan geçeceğini net bir şekilde söylememiş olması, Chiyumi’nin kafasında soru işaretleri bırakmaya yetiyor. Bu sırada Chisa da Hiroyuki’nin korunması gerektiğini belirterek onu oyunun dışına iterken, ikinci kapıya doğru ilerlemeye başlıyor. Chisa’nın bu ilerlemesini takiben Chiyumi Ryu’ya dönerek “Üçüncü kapı sana da uygunsa orayı tercih edelim.” diyor. Ryu, hangi kapıdan geçeceğini pek önemsemediği için Chiyumi’nin bu teklifine karşı koymuyor ve Ryu’nun elini tutmaksızın üçüncü kapıya doğru ilerliyor.

Her biriniz belirlediğiniz kapıların önüne geldiğinizde kısa bir nefes molası veriyorsunuz ve ardından kapının kulbunu tutarak kapıyı açıyorsunuz. Karşınıza simsiyah bir manzara çıktığında, ne olacağı konusunda pek bir fikriniz olmuyor. Fakat bu zifiri karanlık, içinizde ufak da olsa korku tohumlarının yeşillenmesine neden oluyor. Adımlarınızı kapının eşiğinden geçirdiğiniz anda ise, zifiri siyahlık birden dünyevi bir görüntüye dönüyor ve Chisa karşısında ikizlerden kadın olanı, Ryu ve Chiyumi ise erkek olanı görüyor. Kapılar ardınızda yok olmaya başlarken, sislerin arasında duyduğunuz o alaycı ses “FUFUFUFUUU! Tebrikler Ishigakure shinobileri… İlk oyunun kazananı sizsiniz!” diyor. Ancak gülümsemesi sislerin içinde yayılmaya devam eden alaycı ses “Genelde shinobiler üç tercihli bir durumda egolarına yenik düşerek bir numarayı seçerler… Çünkü bilinçaltı onlara en iyi olmayı öğütler ve bu yüzden de içgüdüsel olarak ilk kapıya yönelirler. Ama siz bunu yapmadınız, tebrikler!” diyor.

Sis yoğunluğunu, ikizler varlığını korumaya devam ederken sisin içinden gelen ses kısa bir süre sessiz kalmasının ardından “O zaman ikinci oyunumuza geçelim!” diyor. Yer şekilleri bir anda değişmeye başlarken, sanki bulunduğunuz coğrafya iki parçaya ayrılıyor. Bu ikiye ayrılmanın tam ortasında kaldığınız anda, ilginç bir şekilde bedeniniz hava boşluğunda bulmaya başlıyorsunuz. Ayağınız altında yer değiştiren coğrafya tam anlamıyla şekillenmeye başladığında ise, sol tarafta kalan kısımda, ilk pusuya düştüğünüz çamurlu araziyi görüyorsunuz. Sağ tarafta kalan kısımda ise, ikinci pusu alanı olan ağaçlık alanı görebiliyorsunuz. Her iki kısımda da, orada bulunduğunuz formasyonda kendinizi görmeniz sizin için farklı bir deneyim oluyor. Sanki ilahi bir gözle kendinizi görmek, içinizde garip duygular oluşturmaya başlıyor. İki kısımda da kareler net bir şekilde oluştuğunda, sisin içinden gelen ses “Bu iki yeri de hatırladınız değil mi? Nasıl unutabilirsiniz ki? Fufufufuuu… Dostlarınızın öldüğü anları unutmanızı beklemiyorum tabiki… Fufuufuufuu…” diyor. Alaycı sesin gülümsemesi devam ederken, her iki alanda da tam kadro olarak bulunduğunuzu anlayabiliyorsunuz. Oyunun açıklamasını beklemeye koyulduğunuz bu anlarda alaycı ses “Bu oyunumuzun adı geçmişin izleri olsun… Her iki savaş alanında yaşanacakları önceden biliyorsunuz, bu oyun içindeki en büyük avantajınız. Ancak bilmediğiniz bir durum daha var… O da ikizler… Bu oyunda yapacağınız şey ise, tek bir kişinin bile ölmeden savaş alanlarından çıkması… Yani aynı olayları bir kez daha yaşayacaksınız… İlk olarak, her iki savaş alanı için birer general seçeceğiz… Biriniz çamurlu alanın lideri, diğeriniz ise ağaçlık alanın lideri olacak… Geriye kalan üçüncü oyuncu ise, bu iki savaş alanında da mücadele edebilecek bir savaşçı olacak. Generalin en büyük avantajı, savaş alanındaki her bir askerini yönlendirebilmek… En büyük dezavantajı ise, oyun alanında öldüğü takdirde tüm savaşın kaybedilmiş olacağı… Seçeceğiniz savaşçı ise sadece kendi karakterini oynayabilecek. Eğer her şey tamamsa, oyuna başlayalım! Unutmadan söyleyeyim, Hiroyuki-san bu oyunda oynamak zorunda!” diyor.
Off Topic
Herhangi bir anlaşılmayan kısım varsa RP'nizi yazmadan önce muhakkak özel mesaj atın.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 126
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » April 2nd, 2019, 7:41 pm

Shinobi olmak gerçekten de doğru bir karar mıydı? Hayır, sanmıyorum... Benim gibi yeteneksiz birisi Shinobi olmaya karar vermeseydi bugün dostlarımız hayatlarını kaybetmek zorunda kalmazdı. Benim yerime geçecek olan shinobi bataklıkta dostumuzu koruyabilirdi. Benim yerime geçecek olan shinobi ormanlık alanda dostlarımızın ölmesine engel olabilirdi. Batalıkta yeteri kadar güçlü olmadığım için, ormanlık alanda ise Ryu-san'a güvenmeyerek dostlarımızın ölmesine neden oldum. Eğer Ryu-san'ın, Heizo-san'ı öldürmesine engel olmasaydım şu an bu durumda olmazdık... Bir shinobi olarak yanlış olanı yaptığımı biliyorum fakat bir insan olarak yanlış yaptığımı düşünmüyorum. Açıkçası ben Heizo-san'ın, hayır insanlığın içerisindeki iyiliğe inanmak istiyorum. Savaşların bir gün biteceğine, kimsenin ölmek zorunda olmayacağına inanmak istiyorum... Fakat bugünden sonra gerçekten de bunlara inanabilir miyim? Gerçekten de her zamanki gibi gülümseyebilir miyim? Gerçekten de her zaman olduğum gibi olabilir miyim?

Cevapsız sorular ve büyük bir karanlığın içerisindeyken derin bir nefes aldım ve önümde duran kapıyı açtım. Arkamda kalan dostlarıma bakmadım bile çünkü onların yüzümdeki ifadeyi görmelerini istemiyordum... Kapının diğer tarafına baktığım anda zifiri bir karanlıkla karşı karşıya kaldım. Sadece bir anlığına da olsa sonsuza kadar burada kalabileceğimi düşündüm ve içimi büyük bir korku kapladı. Yine de içimdeki son cesaret taneciklerini toparladım ve ileriye doğru bir adım attım. Sadece birkaç saniye öncesine kadar kapkaranlık olan taraf bir anda renklenmeye başladı. Karşımda ikizlerden kadın olanını gördüğüm anda derin bir iç çektim. Rahatlamıştım fakat bu rahatlığın ne kadar süreceğine dair herhangi bir fikrim yoktu.

Kadını gördüğüm anda Ses tekrardan konuşmaya başladı. Bizimle alay ettiğini, bizi izlerken keyif aldığını biliyordum fakat gerçekten de umrumda değildi. Bir an önce buradan çıkmak, görevimi tamamlamak ve alınbandımı Ishichou-sama'ya teslim etmek istiyorum. Bir shinobi olarak defalarca kez başarısız oldum fakat hiçbirinde bu kadar ağır bir başarısızlık tatmamıştım. Hiçbir zaman bir yoldaşımın ölümünü izlemek zorunda kalmamıştım... Dostlarımın delik deşik olmuş vücutlarını, gözlerindeki cansız bakışlarını gördüğüm anda yaşadığım duyguları bir daha hissetmek istemiyorum. Alınbandımı bıraktığım anda bir daha insanları koruyamayacağımı biliyorum ve bundan nefret ediyorum fakat başka bir çarem yok! Kimseyi korumayı başaramadım, aksine hayatlarını kaybetmelerine neden olan kişi benim. Bunu bildiğim halde nasılda gülümsemeye ve insanları korumaya devam edebilirim ki?

İğrenç düşünceler beynimde dolaşmaya devam ederken yer yarılmaya başladı. Daha doğrusu üzerinde bulunduğumuz coğrafya tekrardan şekilleniyordu. Bedenim boşlukta süzülürken sol tarafım ilk saldırıya uğradığımız bataklık alana, sağ tarafım ise en son saldırıya uğradığımız ormanlık alana dönüştü. Bunu gördüğüm anda şaşkınlığımı gizleyemedim zira iki alanda da kendimi görebiliyordum.

Ben şaşkınlık içerisinde orayı izlerken Ses tekrardan alaycı bir şekilde konuşmaya başladı. Söylediğine göre Geçmişin İzleri adını verdiği bir oyunu oynayacakmışız. Geçmişte arkadaşlarımızın ölmesine neden olan bu iki olayı tekrardan yaşayacağız ve onları kurtarmaya çalışacağız. Aramızdan bir kişi Joker olarak oyuna katılacak ve iki tarafta da etkin olarak rol alabilecek. General olarak adlandırılan kişiler ise arkadaşlarına emir verebilecek.

Oyun hakkındaki tek düşüncem iğrenç olduğu. Birkaç dakika önce ölmüş olan arkadaşlarımın suratlarını tekrardan görmek istemiyorum çünkü buna dayanabileceğimi sanmıyorum.

Kısa bir süre düşündükten sonra bakışlarımı arkadaşlarıma çevirdim ve konuşmaya başladım. "Dikkatlerinizi bir dakikalığına bana verebilir misiniz?" Herkesin dikkatini çektikten sonra konuşmaya devam ettim. "Bu oyunda dördümüzün de aktif olarak görev alması gerektiğini düşünüyorum. İlk bakışta pek zorlayıcı gibi gözükmeyebilir ama ikizlerin bize müdahalede bulunacağını aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Yani yaşanan her şey birebir aynı olmayacaktır." Kısa bir ara verdikten sonra tekrardan konuşmaya başladım. "İlk olarak aramızdaki en yetenekli shinobinin, yani Chiyumi-san'ın Joker olması gerektiğini düşünüyorum. Farkındaysanız iki saldırıdan da başarıyla kurtulmamızı sağlayan kişi Chiyumi-san'dı. Eğer o olmasaydı bataklıktan veya ormanlık alandan kurtulmamız imkansızdı. Tabii Chiyumi-san'ı buna zorlamıyorum. Eğer Chiyumi-san böyle bir sorumluluğun altına girmek istemiyorsa ben seve seve girerim fakat ne kadar yararlı olacağıma dair herhangi bir fikrim yok." Kısa bir süreliğine bakışlarımı yere çevirdim. Hemen ardından ise tekrardan kafamı kaldırdım ve asık suratımla beraber konuşmaya devam ettim. "Kalan kişiler arasından Ryu-san'ın bataklıkta General görevini üstlenmesinin, Hiroyuki-san'ın ise ormanlık alanda General görevini üstlenmesinin en doğru yol olduğunu düşünüyorum. Bende Hiroyuki-san ile beraber ormanlık alana gideceğim ve elimden geleni yapacağım, her ne kadar pek bir işe yarayacağımı düşünmesem de." Konuşmamı bitirdikten sonra arkadaşlarımın cevaplarını beklemeye başlayacağım.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 25.000
Prestij: 4
Kullanılabilir GP: 20
Ün: 20

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 2 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 116
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » April 4th, 2019, 11:28 pm

Sessizlik. Var olan tüm seslere karşı, iç dünyamdan gelen bir sessizlik... O sessizliğe akıp gittim. Arkama bakmadım, seslerin bu duru zihni kirletmesine izin vermedim. Sadece ilerledim. Bir evin kapısını açıyormuş gibi, belkide ötesinde ölüm olan bir kapıyı araladım. Karanlığa, aydınlıkmış gibi adım attım. İleriye gitme dürtüm beni en çok ayakta tutan faktörken, bu faktörü ayakta tutan güç ise savaş alanında bir kişi bile olsa, birilerini kurtarabilme düşüncesiydi. Karanlık yavaşça şekil alırken, sadece tüm bunlara eşlik etmek zorunda kalan bir figüran gibi hareketsiz kaldım. Her bir kelimesi bir bıçakmış gibi bana batan o ses konuştuğunda ise, sadece dinledim. O sözlerin içime akıp, beni kirletmesine ise hiç mi hiç müsaade etmedim. Bazen dişlerimi sıksam da, o gıcırtı seslerinin benle kaldığından emin oldum.

Ses sustu... Etraf geçmişle şekil buldu. Zihnim öfkeyle yıkandı, göz bebeklerim acımasızlıkla devir aldı. Yaşananlar gözlerimin önünde bir kez daha can bulurken, aynı anda zihnimde de tekrar etti. Bir kez daha hayatımda belki de hiç yaşamak istemeyeceğim deneyimleri, nasıl içine düştüğümü anlamadığım bu oyun saçmalığında yaşayacak olmam benim için büyük bir darbe olsa da, bu darbenin beni yıkmasına müsaade etmedim.

Kafamda düşünceler dolanırken, Chisa'nın konuşması ile düşler aleminden çıkıp onu dinlemeye başladım. Herkesten önce tüm bu yaşananları idrak etmesini seyre düştüm. Uzun konuşmasını dinlerken ise tepkisiz kalmama rağmen, olumsuz bir görüşte bildirmedim. Göz ucuyla Chiyumi ve Hiroyuki-san'ı süzdükten sonra ise, "Olur." dedim kısa ve olabildiğince net bir şekilde. Akabinde ise bataklık alandaki hatalarımı ve hatalarımızı düşünmeye başladım... İlk hatamız çamur ve bataklık bir zeminde hareketimizi fazlasıyla kolaylaştıracak olan ayaklarımızda chakra biriktirmemek idi bana göre. Zira eğer daha iyi bir hareket kabiliyetimiz olsaydı, daha iyi bir mücadele imkanımız olabilirdi. Bir diğer faktör ise zaman kaybımız idi. Zaman kaybının sebebi ise çıkan tartışmaydı ve tartışmanın sebebi ise bataklığa batan dostumuzdu. Onu kurtarabilirsek sonrasında doğan tüm sorunları ortadan kaldırabilirdik.

Ama merak ettiğim şey, aslında bu oyunun tüm bu yaşananları başarılı bir şekilde atlatmak mı olduğu yoksa sadece herkesin sağ kalacağı bir yöntem bulmak olduğu muydu? Sesin söylediklerinden anladığım kadarıyla amaç hayatta kalmaktı. Bunu nasıl yaptığımız önemli değildi, öyleyse hayatta kalmanın bir yolu vardı.

Tek sıkıntı ikizlerdi. Onların bu oyunda nasıl bir faktörü olacağını bilmiyordum ama düşündüğüm şey, pratikte işe yararsa bu oyunu kazanabileceğimize inanıyordum.

Oyun başladığında herkesi uyaracaktım ilk başta. "Herkes ayağında chakra biriktirip, birbirine yakın dursun! Birazdan saldırı alacağız dört bir yandan. Bu yüzden yakın olup, saldırıları tek bir noktada üzerimize çekecek ve bu patikaya girdiğimiz yöne doğru kaçıp, patikadan çıkacağız! Bu yoldan ilerlemek aptallık!" diyecektim. Amacım buydu... Herkesin hayatta kalması önemli olansa, bu noktada geri adım atmak önemli değildi benim için. Bu yola zamanında ben onları sokmuştum ve belki de en büyük hatayı geri çekilmeyerek ben yapmıştım!

Tek sıkıntı bu noktada ikizlerdi. Bu yüzden zaten önceden gördüğüm saldırılardan çok odağım ikizler olacaktı. Ön görebildiğim bir şey beni korkutmuyordu ama ikizler tamamıyla ön görülmezdi.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 9 PP
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 4
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
Patlayıcı Parşömen Bağlanmış Kunai x3 (İyi kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1026
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » April 8th, 2019, 9:36 am

Chisa’nın konuşmasının ardından Ryu tarafından teklifinin kabul edilmesiyle, bakışlarınız Chiyumi ve Hiroyuki’ye kayıyor. Chiyumi, Chisa tarafından belirtilen şekilde bir seçim yapılmasının uygun olduğunu belirtirken, Hiroyuki ise Chisa tarafından teklif edilen rolü istemeden kabul ettiğini açık bir şekilde ortaya koyuyor. Oyunda her birinizin yer alacağının netleşmesinin ardından sislerin içindeki ses “Fufufufuuu… Demek o kadar cesursunuz… İnanılmaz… Etkileyici… Harikulade! Fufufuuuu!” diyerek alaycı ifadelerini korumaya devam ediyor.

Sağınızda ve solunuzda oluşan iki yeni alana tekrar odaklandığınız anda, Ryu bataklık alandan çıkmak için uygulayacağınız planı söylüyor. Bataklıktan çıkmak şeklindeki bu plan Chiyumi ve Hiroyuki’nin pek içine sinmemiş gibi dursa da, Ryu’nun planına sadık kalmaya karar veriyorlar. Ryu planını söylemesinin ardından ise, Chiyumi dışındaki herkes, sözlerine birebir uyacak şekilde hareketlenmeye başlıyor. Bir generalin emrini sorgusuz bir şekilde yerine getiren askerler gibi hareket eden ekibin içinde, Chiyumi olduğu yerde sabit bir şekilde kalıyor. Bu noktada işlerin sözle mi telepatik mi yürüdüğünü pek kavramasanız da, Chiyumi’nin hareketlerinden onun bir şeyler yapmaya çalıştığını, ancak yapamadığını fark ediyorsunuz. Chiyumi’nin kendisini zorladığı anladığınız bu anlarda, Chiyumi bakışlarını alanlardan kaldırıp size çevirdiğinde “Hareket edemiyorum.” diyebiliyor sadece. Bu sözlerinin ardından birden vücudunda beliren zincirden bir halat, Chiyumi’yi adeta sıkarak kilitlemeye başlarken sislerin içinden “Fufufufuuu!” şeklinde gülüşü duyuyorsunuz. Chiyumi kendisini tamamen sıkı sıkı bağlayan bir zincir halatla sarmalanmışken, pek de acı çeker bir ifadesi bulunmuyor. Aslında tüm bu olan bitenin bir genjutsudan ibaret olduğunu bildiğiniz için Chiyumi’nin beden sağlığı konusunda çok da bir endişeniz olmuyor. Ancak durumun anlaşılması amacıyla her biriniz bir açıklama bekler gibi dururken alaycı ses “İkizlerim de oyuna başladı… Başta da söylemiştim, bir oyuncunuzu oyuna dahil etmekten imtina edebilirsiniz. Aynı durum ikizlerim için de geçerli… Yani içinizden birini oyunun dışına itmesi mümkün… Tabi bu sadece siz oyundan birini çıkarmadığınız zaman olabiliyor… Neyse… Bu oyunca Chiyumi sizlere eşlik edemeyecek ve onun rolünü Chisa üstlenecek… Fufufuuu!” diyor. Bu noktadan sonra, bataklık alanda Chiyumi’nin karakteri doğruda Ryu’nun tarif ettiği şekilde hareket etmeye başlarken, bu kez Chisa’nın karakteri grubun dışında kalıyor.

Bu sıralarda Hiroyuki, ormanlık alandaki olaylarla ilgili olarak neler yapabileceğinizi konuşmaya başlıyor. Kafasını hemen yanında bulunan Ryu’ya çevirip bir şeyler söylemeye başladığında, ilginç bir şekilde Ryu ondan herhangi bir ses duymuyor ve Hiroyuki’nin dudakları adeta birbirine yapışmış gibi görünüyor! Bu durum elbette yine basit bir genjutsudan ibaret görünse de, Ryu’nun konuşmaya başlamasının Hiroyuki’de de aynı etkiler bıraktığını Ryu rahatlıkla anlayabiliyor. Chisa henüz olanları pek idrak etmiş gibi görünmese de sisin içindeki alaycı ses “Fufufufuu!” diyerek bir kez daha konuşmaya başladığında “Generaller… Kendi aranızda ne konuşabileceksiniz ki? Savaş alanında tek başınasınız ve savaş alanlarınızla ilgili sözleriniz sadece savaşçınız tarafından duyulabilir… Bu yüzden kulağa agresif bir öğretmen tadında gelecek ama, kendi aranızda konuşmayın! Fufufuuu… Boşa konuşmuş olursunuz… Fufuufuuu!” diyor.

Bu açıklamanın ardından Ryu Chisa ile Hiroyuki de sadece Chisa ile iletişime geçebilecek olduğunuz anlıyorsunuz. Ancak Ryu zaten daha önceden planını yapmış olduğu için, Chisa bu plana uygun olarak gruba dahil oluyor ve Ryu’nun planına uygun olarak saldırıları tek bir noktaya çekme amacıyla hareket etmeye başlıyorsunuz. Bataklık alanda karşılaştığınız ilk saldırı bir kez daha kendini belli ederken, ayağınızda topladığınız çakra sayesinde patikaya doğru rahatça hareket edebilmek imkanı yakalıyorsunuz. Saldırı peşinizden hızla gelmeye devam ederken, bataklığın başladığı yere de yaklaşmaya başlıyorsunuz. Ancak bu noktada, ikizlerden kadın olanı karşınızda belirirken, birden yerden göğe kadar yükselen bir duvarla geçiş yolunuzun kapandığını görüyorsunuz! Duvar enine bir şekilde bataklığın üstünde geçip göz alabildiğince ilerledikten sonra ise, kaçış yolunuzun tamamen kapandığını görüyorsunuz. İkizlerden kadın olanın hemen ardında beliren bu duvar, arkanızdaki silindirik çamur kütlesine karşı sizi kapana kıstırmış oluyor! Çamur kütlesi tüm ekibi tek hamlede yutabilecek kadar büyük bir boyuta ulaşmışken, sizi içine almasına az bir süre kaldığını kavrıyorsunuz.

Chisa; Aynı anlarda Hiroyuki, sana ağaçlık alanda neler yapabileceklerini söylerken, tıpkı Ryu gibi kaçma teklifinde bulunuyor. Alanın yan taraflarındaki sarp alandan ilerlemenin daha doğru olacağını da söylemesinin ardından, mevcut ekibi ikiye böleceğini, bir ekibin ağaçlık alanın sağından diğerinin ise solundan gideceğini söylüyor. Bu planı doğrultusunda Ryu ve Chiyumi ile birlikte medic ekibinden 3 kişinin onlarla, kalan üç kişinin ise seninle gideceğini söylüyor. Bu plan doğrultusunda grup ikiye ayrılıp ağaçlık alanın sağına ve soluna hareket ettiği sırada, birden ağaçlık alanın girişinde ikizlerden erkek olanı beliriyor ve güzergahın tamamı sık ağaçlarla kaplanmaya başlıyor. Devasa ve birbirine girerek düğümlenen ağaç gövdeleri ve dalları aslına bakılırsa görsel bir şölen gibi dursa da, içinde bulunduğunuz durum çerçevesinde sizi ağaçlık alan güzergahına sürüklemek zorunda bırakıyor. Hiroyuki’nin yüzündeki çaresiz ve sinirli ifadeyi gördüğü anda, planının daha ilk anda suya düşmesinin kendisini bir hayli yıpratmış olduğunu fark ediyorsun. Durumuna bakılırsa, liderlik konusunda pek de iyi olmadığı şimdiden gözlenen Hiroyuki’nin aklından delice bir şeyler geçtiği de belli olmaya başlıyor. Bu anda Hiroyuki “Chisa-san… Daha ilk tanıştığımızda size ne kadar güvendiğimi söylemiştim… Şimdi bu güvenimi yerine getireceksiniz… Chiyumi ile birlikte ağaçlık alana gireceksiniz ve yok edebildiğiniz kadar ağacı yok edeceksiniz! Ağaçlık alandan gelen senbonların bir mühür sayesinde olduğunu düşünüyorum, bu yüzden gözüne çarpan en ufak kağıt parçasını düşünmeksizin ikiye ayıracaksın! Chiyumi ise tıpkı gerçekten yaptığı gibi, son nefesine kadar bu alanı yakıp kül etmekle meşgul olacak! Ryu ise hemen ardınızda sizi korumak için bekliyor olacak! Şimdi git ve katananın ne kadar keskin olduğunu göster!” diyor. Bu noktada, gerçek ağaçlık alan ile ikizlerden erkek olanı tarafından sonradan oluşturulan bölge arasındaki farkı rahatlıkla kavrayabiliyorsun. Bu sebeple Hiroyuki’nin hangi bölgedeki ağaçları kesmeni istediğini de anlayabiliyorsun. Sen sağ taraftaki yerini alırken, Chiyumi de sol tarafta yerini alıyor. Ryu ise medic ekibinin hemen önünde ve sizlerin arkasında bulunuyor. Medic ekibinin olası bir saldırıya açık hale geleceğini düşünmeye başladığın anda ise, siz ilerlemeye başladıkça onların da temkinli ve güvenli sayılabilecek bir mesafeden sizi takip etmeye başladıklarını görebiliyorsun. Geriye yapman gereken şeyler ise, üzerine yağacak senbonlara bir çözüm bulmak ve kesebildiğin kadar ağaç kesmek oluyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 126
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » April 8th, 2019, 3:52 pm

Hayatım boyunca hiçbir zaman yalan söylemedim, her zaman karşımdaki insanlara karşı dürüst oldum. Hiçbir zaman insanlara yalan söyleme, onları kandırma ihtiyacında bulunmadım ve açıkçası bu özelliğimden gurur duyuyorum. Lakin içinde bulunduğumuz durumda karşımdaki dostlarıma yalan söyleyebilmek isterdim. Suratıma büyük bir gülümseme yerleştirmek ve bana güvenebileceklerini haykırmak isterdim. Bu sayede onların moralini birazcıkda olsa yüksekte tutabilir ve burdan canlı bir şekilde çıkma ihtimallerimizi arttırabilirdim. Fakat yapamadım, onlara yalan söyleyemedim. Umarım gelecekte pişmanlık yaşayacağım bir şey yapmamışımdır, daha fazla pişmanlık istemiyorum.

Herkes beni onayladıktan sonra tekrardan o iğrenç ses konuşmaya başladı. Aslında pek konuşmadı, sadece cesur olduğumuzu söyleyip iğrenç kahkahasını attı. Bu kahkahanın altında bir şeylerin olduğunu biliyordum fakat tam olarak ne olduğunu kavrayamıyordum.

Sesten sonra Ryu-san planını anlatmaya başladı. Chiyumi-san ve Hiroyuki-san bu planı pek beğenmemişti fakat nedenini anlayamadım. Bana göre oldukça güzel ve mantıklı bir plandı. Bu sayede kimse yaralanmak zorunda kalmayacak ve alandan çıkabileceğiz. Tabii ikizler savaşımıza müdahalede bulunmadığı takdirde.

Ryu-san emrini verdiği anda herkes harekete geçmişti, Chiyumi-san hariç. Kısa bir süre kendini zorladıktan sonra bakışlarını bize çevirdi ve hareket edemediğini söyledi. Kısa bir süre sonra ise vücudunun çevresinde, onu saran zincirden bir halat belirdi. Acı çekmediğini anlayabiliyordum fakat neden zincirlerle sarılı olduğuna dair bir fikrim yok. Acaba bir kuralı falan mı ihlal ettik?

Çaresiz bir şekilde düşünmekle meşgulken, Ses bize neden Chiyumi-san'ın bağlı olduğunu açıkladı. Söylediğine göre biz birini seçmediğimiz takdirde ikizler bizim yerimize birilerini oyundan dışarıya çıkarabiliyorlarmış. Açıkçası bunun olmasını beklemiyordum, tekrardan büyük bir hata yaptım. Eğer bunun olacağını bilseydim sadece kenara çekilir ve diğerlerinin oyununu izlemeye koyulurdum. Açıkçası burada herhangi bir işlevim olduğunu düşünmüyorum ve bu kadar büyük bir sorumluluğu alabilecek kapasitede değilim. Ben sadece sıradan bir shinobi ve insanım.

Joker görevini alacağım açıklandıktan sonra içime büyük bir üzüntü çöktü. Bu görevin benim için anlamı oldukça büyüktü ve ne olursa olsun üstlenmek istemediğim bir görevdi. Başarısız olduğumuz takdirde arkadaşlarımın ölümünü iki kez daha görmem gerekiyor, ki bunu gerçekten de istemiyorum. Açıkçası öyle bir durumla karşılaştığım takdirde ne tepki vereceğimi ben bile tahmin edemiyorum. Bu tarz durumlarda güçlü kalabilecek bir kalbe sahip değilim.

Endişe dolu bir şekilde bakışlarımı alanlar arasında gezdirirken Ryu-san ve Hiroyuki-san arasında geçen saçma bir olayla karşılaştım. Konuşuyorlardı fakat birbirlerini duyamıyor gibi davranıyorlardı. Kısa süre sonra Ses onlara durumu açıkladı, ikilinin birbiriyle konuşması yasaklanmıştı.

İlk olarak Ryu-san'ın grubuna, yani bataklığa dahil oldum. Bu sırada özellikle arkadaşlarımın yüzlerine bakmamaya özen gösterdim. Onların cansız birer kukla olduğunu biliyorum fakat onlara bakmak istemiyorum çünkü baktığım takdirde ormanlık alandaki cesetlerinin gözlerimin önünde belireceğini biliyorum. Onları tekrardan ölü bir şekilde görmek istemiyorum.

Bataklık alandan çıkmak için harekete geçtik fakat bu hareketimiz pek uzun sürmedi. Tam çıkışa yaklaştığımız vakitte ikizlerden kadın olanı önümüzde belirdi ve yerden gökyüzüne doğru devasa bir duvar çıkarttı. Bunu gördüğüm anda ikizlerin oyuna asıl müdahale ettiğini az çok anlamayı başardım. Sanırım bize fiziksel olarak müdahalede bulunamıyorlar, tek yapabilecekleri şey kaçmamızı engellemek. Tabii bu sadece içinde bulunduğumuz aşama için geçerli olan bir şey de olabilir. Her halükarda dikkatli olmalıyız.

Duvar tarafından köşeye sıkıştırılmamızla beraber üzerimize oldukça büyük bir çamur kütlesi gelmeye başladı. Kaçabilecek bir yerimiz yoktu fakat yapacağımız şey oldukça basitti. Bakışlarımı Ryu-san'a çevirdim ve "Chiyumi-san'a emir ver!" diye bağırdım. Sonrasında Ryu-san'ın yapacaklarına göre gelecekteki hareketlerimi şekillendirmeyi planlıyorum. Bana spesifik bir emir vermediği takdirde ise geçen sefer yaptığım gibi Iaigiri'yi kullanarak çamur dalgasını keseceğim. Zaten benim gibi güçsüz bir shinobiden bir şeyler beklediğini düşünmüyorum.

Bu sırada sadece bataklık alanda zor bir durumun içerisinde değildik. Ormanlık alanda da işlerin pek iyi gitmediğini söyleyebilirim. İlk olarak Hiroyuki-san buradan çıkmak için, aynı Ryu-san gibi geri çekilme taktiğini uygulamayı düşündü fakat pek başarılı olamadık. Aslında geri çekilme taktiği demek yanlış olur. Saldırıdan kurtulmamızı sağlayacak bir stratejiydi. İki gruba ayrılacak ve ormanlık alanın etrafını dolaşacaktık fakat bu sefer bizi engelleyen kişi ikizlerden erkek olanı oldu. Geçmişte ilerlediğimiz rota haricinde bulunan her taraf sık ağaçlarla kaplandı. Bunu gören Hiroyuki-san'ın suratında çaresiz, aynı zamanda da öfkeli bir ifade belirdi. Kısa bir süre düşündükten sonra bana ikinci planını açıkladı.

Hiroyuki-san'ın planına göre Chiyumi-san ve ben ağaçların arasına gireceğiz. Yok edebileceğim kadar ağacı yok etmem gerektiğini söylüyor fakat bunun pek benlik bir iş olduğunu söyleyemem. Sonuçta Chiyumi-san gibi gösterişli Katon jutsuları kullanamıyorum ve Onee-chan gibi aşırı derecede güçlü bir insan değilim. Ağaçları nasıl kesmem gerektiğine dair herhangi bir fikrim yok fakat elimden geleni yapmam gerekiyor.

Hiroyuki-san konuşmasını bitirdikten sonra "Söylediklerinizi anladım fakat benden pek bir şey beklememenizi öneririm. Elimden geleni yapacağım fakat yeterli geleceğini düşünmüyorum." dedim ve arkamı dönerek harekete geçtim.

Ormanlık alana daldıktan sonra hızlıca ilerleyeceğim ve senbonların ateşlenmesini bekleyeceğim. Eğer Hiroyuki-san'ın dediği gibi bir mühür söz konusuysa Iaigiri tekniğimi kullanarak onları uzaktan parçalayabilirim. Ayrıca arkamda koruyacak kimse olmadığı için koşarak senbonlardan kurtulabilirim. Başarılı olabileceğimi düşünmüyorum fakat elimden geleni yapacağım.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 25.000
Prestij: 4
Kullanılabilir GP: 20
Ün: 20

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 2 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 116
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » April 8th, 2019, 5:56 pm

Geçmiş bir genjutsudan ibaret olmasına rağmen çok gerçekçiydi. Gözlerimin önündeki ölmüş olan bu dostlarımı canlı bir şekilde bir kez daha görünce, istemsizce hüzün ile kaplandı içim... Ama bu hüzün bir çamur kadar yapışkan olmak yerine, bir göz yaşı kadar akışkan ve kaybolup giden cinstendi... Saniyeler sonra plan doğrultusunda harekete geçip, diğerlerini de harekete geçirmek için konuşmaya başladığımda, tek arzum ve düşündüğüm bu oyun denilen şeyi bitirip savaş alanına giderek köyüm İshigakure için bir şeyler yapmaktı.

Oyun, bir çok kuraldan ibaretti. Her an farklı bir kural ile karşılaşıyorduk ve tüm bunların bu ne ara yakalandığımızı anlayamadığım Genjutsu'yu yapan adamın keyfine bağlı olduğu gerçeği içimi ürpertiyordu. İsterse bizi burada sonsuza kadar tutabilecekmiş gibi hissediyordum; ama elimden gelen tek şey olan adamın sözlerine güvenmek olduğu gerçeği ile bu oyun denilen saçmalığa devam ediyordum.

Kural adı altında yediğimiz ilk darbe en ağırıydı. Chiyumi yetenekli olduğu kadar, şu ana kadar beni ve Chisa'yı sıkıntıya sokan geniş çaplı saldırılara karşı en etkili silahımızdı. Bataklık ve ormandaki senbon saldırısını kesinlikle onun sayesinde atlatmıştık. Zira ne ben ne de Chisa geniş çaplı jutsulara karşı efektif değildik ve şans mı yoksa adını koyamayacağım bir şeyden ötürü mü bilmiyordum ama şuana kadar yediğimiz tüm saldırılar bu tarz saldırılardan ibaretti. Belki görevin başında, zayıf yönlerimizi açıkladığımda bunu duyan Heizo'nun diğerlerini bilgilendirmesi sonucu bu tarz saldırılara maruz kalmıştık ama tam olarak bunu hangi fırsatta yapmış olabileceğini bilmiyordum.

Derin bir nefes alıp, Chiyumi'nin yerine joker pozisyonuna getirilen Chisa'yı süzerken, Hiroyuki-san'ın benle iletişim kurmaya çalıştığını ama tam olarak bunu başaramadığını görmemle ikinci kuralın da sesi ulaştı kulaklarımıza... Bu o kadar sıkıntı oluşturacak bir şey olmasa da, Chiyumi'nin yokluğu kesinlikle sıkıntıydı. Planım doğrultusunda hareketimizi sürdürüp, çıkışa doğru efektif bir hızla ilerlemeye başladığımızda planın işe yarayabileceğine dair umutlarım arttıkça, buna kolayca izin vermeyerek ikizleri kullanmak isteyeceğine dair dürtülerim de artıyordu. İkizlerden birisini Chiyumi için feda ederken, diğerini ise ben bunları düşündükten saniyeler sonra yolumuzu kapatmak için kullandığında bu yüzden pekte şaşırmadım; ama yerden göklere kadar uzanan bir duvarın efektifliği hafifçe dilimi şaklatmama sebep oldu. Üst düzey bir Genjutsu altında olmalıydık, hayatımızda zar zor şahit olabileceğimiz cinsten. Bunun keyfini sürmek isterdim ama pek keyif sürebileceğim bir ruh halinde değildim.

Hızlı düşünmek ve hızlı hareket etmek, aynı anda yapmam gereken iki işti. Önümüz kapanmış, arkamızda ise kocaman bir çamur kütlesine bürünmüş bir saldırı ensemize yapışacak kadar yaklaşmıştı. Derin bir nefes alıp ağzımı açacağım sırada, Chisa'nın da benle aynı şeyi düşünerek bana bağırdığını gördüğümde çok gecikmedim. "Chiyumi-san en geniş çaplı saldırını kullan! Chisa-san Medic-nin ekibini korumak için saldırılarını kullan!" diye bağırdım ve en başından beri ikizlere verdiğim dikkatimi, atikliğe dönüştürmek için sözlerim biter bitmez Raiton No Yoroi'yi aktifleştirip, tüm gücümle kız olan ikize doğru koşmaya başladım. Eğer bu oyunsa ve adillik önemliyse, bu tarz bir jutsu yapabilen bu şey bu sefer hasar alabilmeliydi. Amacım Raiton No Yoroi ile fiziksel sınırlarımı tümüyle zorlayıp, onu kullanırken çoğunluğu dengesiz ve tamamen hız odaklı saldırılarla hedefimi bunaltıp, yer yer bu seri saldırılara sıkıştırdığım Musatsu stilinin prensiplerini benimseyen öldürücü ve esaslı bir keşişle hedefin işini bitirmekti. Hızlı olacaktım, sadece hareket etmek için değil, aynı zamanda öldürmek içinde!
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 9 PP
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 4
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
Patlayıcı Parşömen Bağlanmış Kunai x3 (İyi kalite)
Locked

Return to “Yağmur Ülkesi”