[Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Diğer ninja köylerine sahip ülkeler.
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 142
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » June 3rd, 2019, 2:36 am

Minik bir köprüyü geçtikten sonra geminin pruvasına adım attık. Attığımız adımlarla beraber tahta zeminde gıcırdıyor, önceki geminin bu gemiden daha iyi olduğuna şahit olabiliyordum. Normalde yolculuk için pek kıyaslama yapan birisi değilim ancak bunun kıyaslamasını ister istemez yapıyorum. Özellikle deniz üzerinden giden bir yolculukta olduğumuz için, bu kıyaslamayı yapmam gerekiyor. Başka bir seçeneğim olsa kesinlikle bu gemiyi seçmezdim ancak başka bir seçeneğim olmadığı açıktı. O yüzden bu gemiyi seçtim ve kötü bile olsa göz yummak zorundayım. Tek istediğim sapasağlam bir şekilde Su ülkesine geçiş yapmak. Sonrasında ise Nobu denilen kişiyi bulmak ve kolumu halletmek. Artık bu kolun çıkarabileceği her sorundan kurtulmalı ve istediğim şeylere yönelmeliyim. Umarım bu son sorun olacak ve gerisi gelmeyecek.

Kaptan sağa sola emir vermeye devam ederken herkesin bir şeylerle uğraşıyordu. Yaklaşık 10 dakika kadar etrafı incelemeye devam ettim, bu süreçte kimse bir şey demedi veya bize karışmadı. Sanırım bu saatten sonra kendi başımıza takılacağız diye düşünmeye başlıyordum. Bu işlerin koordine bir şekilde hareket etmesi, herkesin işini bilmesi ve koşarken ne yapacağına emin olması ilgimi çekmiyor değildi. İlgimi çekiyordu ve bu yüzden izlemeye devam ettim. Yeni yeni başlayan kar yağışı ile birlikte gemi limandan ayrılmaya başladı. Derin bir nefes alıp verdim, Su ülkesine olan ikinci yolculuğumda her şeyin iyi gitmesini diledim sadece. Gitmese bile, kılıcımın kanla kaplanmasını diledim.

Güverte sakinleşmeye başladığında yanımıza geldi konuşmayı pek bilmeyen o eleman. Kaptanın etrafta çok dolaşmamızı istemediğini, kamaralara inmemizi söylediğini iletti bize. Kaptan dümenin başında sigara tüttürürken dinlemeye niyetli olduğum adamlarda onun yanında duruyordu. Bu yüzden bu işin yattığını söyleyebilirim. Yanımıza gelen o eleman ise kamaraların yerini gösterip uzaklaşıyordu. Yapabileceğimiz daha iyi bir şey veya başka bir alternatif olmadığından, Ringo'nun omzuna hafifçe iki kere vurarak ilerlemeye başladım.

Güverteye göre daha sakin, biraz da aydınlık bir ortamdı burası. En azından beklediğim gibi karanlık değildi. Bu durum ise geminin iki tarafından açılmış pencereler sayesinde oluyordu. Ancak, güzel bir düzenek kurulmuştu pencerelere. Olası bir geminin su alma durumunda kapanması için kurulmuş bir düzenek. Etraf tayfanın yüklemekte olduğu sandıklarla doluyken, üzerinde koyu lacivert bir cübbe olan, bacaklarında ve ellerinde metal zırhlar olan, hafifçe mırıldanarak yağan karı izleyen bir kızı fark ediyordum. Kızla ilgili olan bir garip durum ise, kını bacaklarında durun ve neredeyse kızın boyu kadar olan bir kılıç. Bizi fark etmiş değildi, bu sırada ise Ringo kızın onun olduğunu söylüyordu. Benim gönlüm zaten bir başkasında, Jounin Narita Nori'yi elde edene kadar başkasına bakma niyetim yok.

Ringo sonrasında kaptan hakkında konuştu. Gülümsedim hafifçe, aslında doğruyu söylüyor. Bu kaptanın bende pek yaşayacağını düşünmüyorum artık.

"Doğru diyorsun ancak ya onu hayatta tutan bu durumlarsa? Biliyorsun hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Ancak sigara konusuna bir şey diyemeyeceğim."


Sustum ve kenara doğru yattım. Kızla muhattap olmak gibi bir niyetim yok. Ringo'nun dediği gibi, onun olsun. İsterse muhabbet edebilir ancak benim pek niyetim yok. Çok lazım olursa araya girerim en fazla.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1287
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by GM - Naruto » June 24th, 2019, 4:35 pm

Ringo'nun uygun gördüğü bir noktaya çöküyor, bir yandan da sohbetinize başlıyorsunuz. Gelişiniz farkedilmiş gibi görünüyor, direkt olarak kıza bakmamanıza karşın keskin bakışlarını üzerinizde hissedebiliyorsunuz. Aranızda 3-4 metre kadar var. Bununla birlikte, Ringo'nun kızın mırıldandığı şeyi dinleme planı da haliyle iptal oluyor. Sizi farkettiği anda, büyük bir sessizliğe bürünüyor kız. Ryoken, olduğu yerde yana doğru kıvrılarak yatmaya hazırlanıyor. Bir süre sessizlik oluyor içeride, üzerinizdeki bakışları hissedebiliyorsunuz. Ancak herhangi bir şey söylemenize fırsat kalmadan, ince bir ses duyuluyor: "Hangi köyün shinobilerisiniz?" Ses öylesine pür ve masum geliyor ki, bu şekilde giyinmesine rağmen bir çocuk olduğunu farkediyorsunuz bulunduğunuz ortamdaki üçüncü kişinin. Ancak asıl problem, ses tonundan ziyade size "shinobi" olarak hitap etmiş olması. Ryoken, yatıyor olduğu için direkt olarak kıza bakamıyor ancak ilgisini cezbediyor bu durum. Ringo ise ister istemez kıza dönüyor cevap verecekmişçesine. Kız sürdürüyor konuşmasını: "Evet, alınbandınız yok. Muhtemelen gizli görevdesiniz, falan filan. Sadece sohbet etmek istiyorum, canım sıkıldı." Kızın her bir sözü, her bir mimiği ve her bir hareketi kendine güvenle dolup taşıyor. Nasıl davranmanız gerektiğinden bile tam manasıyla emin olamıyorsunuz. "Anlamadığınız şey şu, daha doğrusu çoğu insanın anlamadığı şey. Bir shinobiyi gördüğünüzde tanıyabilirsiniz. Sadece doğru şekilde bakmanız gerekiyor. Geri kalanlar... Nasıl söylenir, bir şeyler izlersiniz ya da okursunuz ve ana karakterlerin arkasında duranlar vardır ya? Yüzleri bile tam olarak çizilmemiş olanlar, figüranlar. Onlar gibiler. Siz değilsiniz." Kızın geveze olduğunu farketmeniz de uzun sürmüyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 35
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » June 25th, 2019, 5:09 am

Pek rahat gözükmeyen ancak yine de yolculuğuma devam edebileceğim bir yer bulmuş ve oraya hareketlenmiştim. Görünürdeki dikkatimi çeken şeyleri incelediğimde bu küçük kız haricinde bir şey bulamamıştım. Ryoken’in de yanıma gelip kurulmasıyla birlikte yapacağım ilk şey olan onu dinleme fikrimi gerçekleştirmek amacıyla bir yandan Ryoken ile ilgilenirken bir yandan da kulak kabartmaya başladım. Lakin pek de bir şey anlayabilmem mümkün olmamıştı. Kız tüm olan dikkatiyle bize bakıyordu. Benim ise yapacak bir çıkarımım yoktu. Kız her ne kadar şirin ve garip görünse bile eğitimli olma ihtimali çok yüksekti. Kılıcın ona ait olmama veyahut ödünç olma durumu da vardı tabii ki. Fakat her haliyle bir shinobi gibi duruyordu. Eğer belli bir seviyedeyse, yaşına rağmen çaylaklığını atlattıysa bizi biraz süzerek çıkarım yapabilirdi. Lakin şu anda onun seviyesi hakkında hiçbir fikre sahip değilim. O yüzden düz mantık olarak düşünüp onu aldatabilme ihtimalimizin varlığını düşünüyordum. Kız bizi incelemeye devam ediyordu ve ara sıra gözümü kaçırıp ona bakmayı ihmal etmemiştim. Pek dikkatli bakıyordu ve her an konuşmaya hazır gibiydi. İlk sözleri onun söyleyecek olması iyiydi benim için. Kişiliği ve amaçları hakkında ufak da olsa bir çıkarım yapabilirdim. Sessizlik ve kızın bakışları… Pek az bir süre sonunda bu sessizliği bozacak kelimeler kızın ağzından dökülmüştü. Hangi köyün shinobileri olduğumuzu soran masum ve temiz bir çocuk sesinden başkası değildi. Sesi fazlasıyla dikkat çekiciydi. Bir çocuğun sesinde bu kadar dikkat çekici olan ne olabilir ki? Her gün sokaklarda oynayanların seslerini duyuyordum ve kendi kendime bu kadar incelediğim bir ses olmadığını hatırlatıyordum. Garip, aslında shinobi olduğumuzu anladığı gerçeği sonradan aklıma çarpmıştı. Ona doğru döndüm, durumu toparlamak istedim aslında başta. Sonradan aklıma yaptığım çıkarımda haklı olduğum gerçeği geldi. Duraksadım, tekrardan konuşmak için hamle yapacaktım fakat kız devam ediyordu, pek susmayı düşünmüyor gibiydi.

Bir an düşündüm kız konuşurken. Bu güveni nasıl toplamıştı? Görünüşüne rağmen fazla özgüvenliydi. Beyninde dönen düşünceler ve fikirler ne yapmak üzerine kuruluydu? Bizi tanımaya mı çalışıyordu? Hayır bizi tanıdı, kesinleştirmeye mi çalışıyordu. Hayır.. Bizi oyalıyor olabilir.. Bu gemide ne işi vardı? Nereye gidiyordu ve neden bu kadar çok konuşmak istiyordu? Yoksa kuruntu mu yapıyorum, hayır yapmam lazım. Ben hep yaparım bunu. Shinobi isen her olasılığı düşünmek zorundasın. Tatlı görünümü ve masum sesinin arkasında bir savaşçı yatıyor muydu gerçekten? Yoksa Su Ülkesine giden sıradan bir yolcu muydu? Neden gitsin ki.. Kılıcı var. Kirigakure kılıç ustalarıyla ünlüdür. Eğitim mi alıyor? Genelde eğitimlerine küçük yaşlarda başlarlar. Bu kız ise biraz eğitimden geçip belli bir seviyeye gelmiş olabilir. Aslında olduğundan daha büyük olduğunu da tahmin ediyorum. Sesi ve görüntüsü birbirini tam olarak tamamlasa da tahmin ettiğimden 2-3 yaş daha büyük olabilir… Çok fazla soru sorup, çok az cevap alabilmiştim kendimden. Sorduğum sorular beraberinde yeni soruları getirmişti ve bunları düşünüp kendimi yorma sürecim oldukça kısa geçmişti. Ana hatlarıyla içimde bir özet çıkarmam ve kızdan çekinmeden konuşmam gerekiyordu. Şu an yapabileceğim en akıllıca şey buydu çünkü. Lakin kızın son söylediklerinden, bizim kendimizi tanıtmamızı çok istediğini çıkarıyorum. Fakat kendini tanıtarak başlamamıştı. Beklediğini tabii ki alamayacaktı fakat ona şüphe çekici bir cevap vermeyi de düşünmüyordum. Evet, shinobi olduğumuzu anlaması kısa sürmüştü fakat bununla sınırlı kalmalıydı. İlk sorusuna pek cevap vermeyi düşünmüyordum ve bir karşı soruyla geçiştirecektim. Buna pek takılı kalmayacaktı çünkü onun da asıl ima ettiği aslında ‘shinobi olduğumuzu’ anlamış olduğunu söylemekti. “Hooo.. Güzel bir kılıcın var. Kullanmayı bildiğini tahmin ediyorum.” dedikten sonra gözlerimi Ryoken’den çekip kıza doğru gülümseyerek baktım. Lakin bu işi pek kıvıramıyordum. Pek güzel gülemediğimi farkettim. Zaten önemli değildi. Kılıcına ettiğim bir iltifatın beni şirin göstermesini beklemiyordum açıkçası.

“Gizli görev mi.. Keşke! Bu arkadaş izinde ve bende ona bakıcılık yapıyorum.” Daha sonrasında uzandığı yerde keyfi yerinde gibi gözüken takım arkadaşıma dönüp: “Alınma ama…” demiştim. Ardından tekrar gülümsedim. Ve bir anlığına da olsa yüzüme minnettar bir bakış saldım. Yüz hatlarım biraz daha gergin duruyordu şimdi. “Teşekkür ederim. Pek ana karakter olmaya uygun olmasam da, iltifat olarak alıyorum bunu.” Demiştim. Belki de dediklerinde haklıydı ve şüpheci yaklaşımımın oranını azaltmalıydım. Çünkü söylediklerimden sonra pek düşünceli bir havada değildim. Ryoken bir şey söyler miydi bilemiyorum fakat ben kız ile muhabbet ederken aslında oldukça rahat duruyordum. “Su Ülkesine seni hangi rüzgar atıyor peki?”
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocuk iken yaşadığı ağır ve derin travmalar; dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret, kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar, ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 142
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » June 27th, 2019, 8:42 pm

Etrafımdaki çoğu şeyi umursamıyorum. Buna gerek duymadığım için aslında, aynı kız gibi. En başta onu umursamamış ve Ringo'ya cümlelerimi kurduktan sonra kenara doğru yatma kararı almıştım. Birileriyle muhabbet kurmak için burada değildim sonuçta, bir an önce kolumu halletmeli ve çekip gitmeliydim. Köye geri döndüğümde yapmam gereken bir ton şey vardı. En azından hayallerimin peşinden koşturmak zorunda hissediyordum kendimi. Ancak hala aklımdan çıkaramadığım bir soru vardı, bu çip olayı gerçekten kolumu bana mı bağışlayacaktı? Yoksa kolumun güçlerini sınırlayıcı bir etken mi olacaktı? Açıkçası İshichou olmasına rağmen bu konuda ona güvenmiyorum. Köyümüz için en iyisini istiyor olabilir, ancak benim gücümü sınırlayacağını düşünüyorum. Böyle bir şeyin olmasına asla izin vermeyeceğim. Gerekirse Nobu denilen kişi kolumun mührünü aldığı anda kaçabilirim. Nobu-san ile her şeyi konuşacağım, en başta onun gerçekten o olup olmadığını öğrenmeliyim. Gennosuke denilen kişi gibi kandırılmaya niyetim yok.

Gennosuke'nin kim olduğu gerçekten içimde merak uyandırıyordu. Bana neden yardım etti? Yoksa yardım ediyor gibi yapıp, aslında beni kolu ile kontrolü altına mı aldı? Hiçbir şey bilmiyorum. Onunla bir daha denk gelmemizin çok zor olacağını biliyorum. Tek istediğim, Konoha olayını açığa çıkarmaması. Başımın böyle bir şekilde belaya girmesi söz konusu bile olmamalı. Gennosuke denilen kişiyi orada öldürmeliydim belkide. Ancak onun benden güçlü olduğunu düşündüm ve intihar etmek istemedim. Onunla bir gün tekrar denk gelirsek, her şeyi öğreneceğim. Gerekirse zorla konuşturacağım, ama her şeyi öğreneceğim. Merak ettiğim tüm soruları cevaplaması gerekecek.

Kızın bakışlarını üzerimde hissedebiliyordum. Daha doğrusu ikimizin üzerinde gibiydi. Bizi fark ettiği anda sessizliğe bürünen kız, 3 ya da 4 metre ilerimizde duruyordu. Bir şey söylemeye niyetim yoktu bir süreliğine ancak, kız sessizliğini bozarak hangi köyden olduğumuzu sordu. Sesi pür ve masum gelmesine rağmen şüphelenmeme sebep olmuştu. Bu şüphemi bir kenara atmak istiyordum ancak, yaşadığım şeylerden sonra her şeye karşı tetikte olmalıydım. Yattığım için kıza bakamıyordum ve doğal davranacaktım bir süre. Yatmaya devam ettim ancak kulağımı kabarttım kıza doğru. Ringo'nun onunla konuşacağını tahmin ediyordum, onun cümlelerinden ters bir şey olup olmadığını çıkarmam lazımdı. Bir insan nasıl shinobi olup olmadığımızı anlayabilir başka türlü?

Alınbandımızın olmadığını ve gizli görevde olduğumuzu falan söylemişti pek takmıyormuş gibi. Sonrasında muhabbet etmek istediğini belirtti. Hala onunla konuşmak gibi bir isteğim olmadığından sessiz kalmayı tercih ettim. Kızın her şeyi güvenle dolup taşıyor gibiydi. Özgüvenli bir insan olduğu belli oluyordu konuşmalarından ve hareketlerinden. Anlamadığımız şeyin, kendi tabiriyle çoğu kişinin anlamadığı şeyin bir shinobinin görüldüğünde tanınabilecek olmasıymış. Doğru şekilde bakıldığında görülüyormuş ve geri kalanlar ana karakterlerin arkasında duranlar gibilermiş. Biz öyle değilmişiz bu yüzden shinobiymişiz. Muhabbetini sevmedim. Sanırım benim hiç konuşmak gibi bir niyetim olmayacak. Geveze bir kız olduğu belli oluyordu. Bazen benimde çenem çok fazla açılıyor ancak konuşasım hiç gelmiyor.

Ringo konuşmaya başladığında iki gevezenin neler konuşabileceğini tahmin etmeye çalışıyordum. Bana bakıcılık yaptığını söyledikten sonra alınmamamı söyledi, kendisine bir şey söylemedim. Sonrasında Ringo onun neden Su ülkesine gittiğini sordu. Ringo muhabbeti kuracak gibiydi, bu yüzden tekrardan uzanabilir ve tavanı seyredebilirdim. Bu sırada sadece onları dinlemek benim için yeterli olacak sanırım. En kötü ihtimalle, bir yerde konuya girebilirim. Ancak bu kızın kötü niyetli olup olmadığını anlamamam gerekiyor.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1287
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by GM - Naruto » June 29th, 2019, 3:57 am

Ringo, oldukça samimi bir ifadeyle kılıca iltifat ettikten sonra kızın yüzünde beliren gülümsemeyi farkediyor. Adeta, yüzü bir an öncekinden farklı bir hale geliyor kızın. Soğuk ifade ve keskin, donuk bakışlar yerini parlayan gözlere bırakıyor. Ringo'nun tuhaf gülümsemesini pek umursamış gibi görünmüyor kız, kendisine söylenen şeyden oldukça mutlu olmuş gibi. Ringo sözlerini bitirdikten sonra konuşmaya başlıyor: "Evet, çok güzeldir. Çok güzel." Gülümsemesini biraz daha büyüterek, hayranlıkla kılıca bakıyor birkaç saniye. Sonra yeniden Ringo'ya dönerek konuşmaya başlıyor: "Aslına bakarsan çok tuhaf, kılıcı bulma hikayem yani. İstersen anlatayım?" Soru sorar tarzda konuşmuş olmasına karşın, sorusunun cevabını beklemeden konuşmaya başlıyor hiç beklemeden: "Ben Buz Ülkesi'nde doğup büyüdüm. Bizim oralarda shinobilik çok yaygın değildir. Konoha'da, Suna'da falan bizim ülke nüfusumuzdan fazla shinobi olduğunu duymuştum. Neyse, ben de bir shinobi değilim zaten. Ama annem bir dojonun-" hafifçe duraksıyor kız. Hemen sonra, hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor: "-getir götür işlerini, temizlik işlerini falan yapardı. Küçük bir kasaba, pek fazla insan yok. Küçük yaşımdan beri dojoda olduğum için kılıç eğitimlerine hep ilgi duymuştum. Gerçi hiçbir zaman gerçek bir öğrenci olarak almadılar beni ya, neyse." Hafifçe yüzü düşüyor, ancak konuştukça daha fazla konuşacağını anlıyorsunuz tam bu noktada. Gelgelelim, kızı durdurmanıza fırsat dahi kalmadan konuşmaya devam ediyor: "Biraz dağlık bir bölgede yaşıyoruz, çok fazla çığ düşer bizim oralara. Babam da kasabanın-" Yeniden duraksıyor ve aynı şekilde devam ediyor çok kısa bir molanın ardından "-bekçilerindendir. Çığ düştüğü zaman altında bir şeyler ya da birileri kalmış mı diye kontrol ederler. Neyse, bir gün bekçiler yine çığ temizliyorlardı. Bana tepedeki kaynaktan su getirmemi söylediler, ben de bir kova kapıp yukarı doğru çıkmaya başladım. Su kaynağının yakınlarında, önceden kapalı bir yerde gördüm onu. Orada duruyordu, muhtemelen üzerini kapatan kar kütlesi saklamış bunca zamandır. Kim bilir ne kadardır orada. O günden beri birlikteyiz işte."

Kız, konuşması bitince bir nefes alıyor. Aynı şekilde, beklemediğiniz kadar çok konuşmaya ve gereksiz bilgiye karşılık siz de derin bir nefes alıyorsunuz. Soluksuz dinlediğinizi fark ediyorsunuz söylenen her şeyi. Ancak bu işin burada bitmediğini, kız yeniden konuşmaya başlayınca farkediyorsunuz.

"Yani pek kullanamıyorum aslında, çalışıyorum. Bir senseim var. Senseim bana yardımcı oluyor. Bana kılıç kullanmayı öğretiyor, önemli noktalarını ve inceliklerini. Sanırım çalışmaya devam edersem bir gün iyi bir kılıç ustası olabilirim. Hep kılıç ustası olmayı istemiştim. Belki büyük ülkelerden birine gidip ordulara katılırım. Ya da belki bir kervan koruyucusu olurum. Bizim oralarda shinobiler az olduğu için haydut da çoktur. Ya da belki shinobi olurum. Ya da belki-" Çok konuşmuş olduğunu farkedip, hafifçe kızarıyor ve gözlerini kaçırıyor: "Kusura bakmayın, bazen kendimi çok kaptırıyorum. Senseim beni hep uyarıyor. Çok fazla konuşmamamı, insanları yorduğumu söylüyor. Haklı olduğunu biliyorum, üzerinde çalışıyorum ama pek beceremiyorum. Ben olsam kızardım, ama senseim bana hiç kızmıyor. Bazen kılıcı doğru tutmadığımda kızıyor, o kadar." Birkaç saniye önce çok konuştuğunu açık açık itiraf eden kız, söylediklerini unutmuşçasına devam ediyor: "Gizli göreve gitseydiniz çok güzel olurdu. Belki bana da anlatırdınız. Böyle gizemli şeyleri hep sevmişimdir. Shinobi mi olsam acaba? Neyse, kılıç eğitimim bitince karar veririm."

Yeniden duraksıyor, ve son sorduğun şeyi hatırlamak istercesine yüzünü hafifçe buruşturup gözlerini kısıyor. Bir saniye kadar sonra, yüzü eski halini alıyor ve devam ediyor konuşmaya: "Senseim istediği için Su Ülkesi'ne gidiyorum. Eğitimimin önemli bir parçasının orada olacağını söyledi. Tam olarak ne yapacağımızı ben de bilmiyorum. Ama önemli olduğunu söyledi. Epeydir duyarım, Kirigakure'nin 7 kılıç ustası varmış ve çok güçlülermiş. Belki onlardan birinin arkadaşıdır senseim. Onlardan eğitim almaya gidiyorumdur. Emin değilim gerçi, bu konuyla alakalı bir şey söylemedi dediğim gibi. Ama benim için en iyi olanı düşündüğüne eminim senseimin. Bu sebeple Su Ülkesi'ne gidiyorum." Konuşması nihayet sona ermiş gibi görünüyor. Birkaç saniyeliğine duraksıyor kız. Daha fazlasını kaldıramayacağınızı düşündüğünüz anda, ağzı yeniden açılıyor: "Bu arada Yukiko ben. Siz?" Neyse ki, son saldırı hafif atlatılıyor. Yorulduğunuzu hissediyorsunuz.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 35
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » June 29th, 2019, 11:18 pm

Son sözlerimle birlikte kızın yüzünün o donuk ifadeden sıyrılıp adeta gül bahçesine dönüşüne tanıklık etmiştim. Ryoken bu muhabbetten kopuk ilerliyordu ve sanırım kız da artık sadece bana anlatıyor gibiydi anlatacaklarını. Bir an kendimi düşündüm. En son birini bu kadar dinlemeyeli sahi ne kadar olmuştu? Çok ama çok asosyalim… Herkese yerli yersiz şakalar yapıyor, laflar sokuyor ve onların bana olan mesafelerini git gide arttırıyorum. Zaten kimseye güvenemiyorum, aslında muhabbet edince sıcakkanlı olabiliyorum çoğu zaman. Ama insanlara tahammül edemiyorum. Peki şimdi neden? Şimdi karşımdaki küçük bir çocuk diye mi bu kadar sabırla dinliyorum onu? Yoksa gerçekten birileriyle sohbet etmeyi bu kadar özledim mi? Bilemiyorum, bilmek zor. Kız konuştukça konuşuyor, ardı arkası kesilmiyordu. Önce ettiğim iltifata karşılık olarak mutluluğunu belli etmiş, ardından kılıcını bulduğu hikayeyi sanki nefes dahi almadan, bir anlık hevesle ve hızla anlatmıştı. Hoş, güzel karşılamadım değil. Bende eksik olduğunu düşündüğüm şey ta karşımdaydı. Canlı örnek gibiydi adeta. Hayata bir çocuk gibi heyecanla ve neşeyle baktığım bir gün olmadı. Çünkü ben çocukluğumu hiç yaşayamadım. Çocukken en konforlu ve mutlu hissettiğim an sanırım beni minik bir bahçeye çıkarıp 10 dakika yürütüp kafese geri tıktıkları andı. Dayanılmaz acılar, kendilerini aptal ve değersiz kabuslar olarak yıllarca gösterdi. Tutamadığım hınçlar, nefretler git gide katlandı. Shinobi olduğum zaman, o alın bandını taktığım zaman gözlerim gülmüştü. Yüreğimdeki sıcaklık hala taze. Beni hayata bağlayan o anı düşünüyorum da, anlatsam kelimelere doyamazdım. İşte kızın kılıcını buluşu ve eğitimi hakkındaki söyledikleri de bunun gibiydi. Yüreğindeki sıcaklık ve hayata bakış açısı tıpkı benim alın bandımı taktığım zamanki mutluluğum gibiydi. Ona söylemek isterdim, zamanla azalacak hatta bitecek demek isterdim fakat bir anlamı yoktu. Onu mutsuz etmek yerine söylediklerini dinlemeyi tercih ettim. Zaten konuşmaya da pek fırsatım olmadı.

Konuşmaya devam ettiği sırada söylediklerini maalesef eksiksiz dinleyemedim. Bir yerden sonra kayış kopuyor. Belki bu kadar konuşacağını tahmin etmediğimden, belki ben fazla sıkılganım. Bilemiyorum ancak konuştukça zaten pozitif ve iyi bakan gözlerim git gide bayılıyor, her kelimesinden sonra kendimi bi silkeleyip tekrardan odaklanmaya çalışıyordum. En sonunda gözlerimin kapanacağını hissetim, fakat kız duraklayıp konuşmasına bazen ara verdiğinde düzeltiyordum kendimi. Annesinden ve babasından her bahsettiğinde duraksıyor ve düşünüyordu. Aklıma gelebilecek çok fazla şey yoktu. Pek onlardan bahsetmek yerine senseisinden bahsediyor, sürekli onunla alakalı konuşuyordu. Annesi ve babası hakkında bir şey sorarsam konuşmak istemeyeceğini düşündüm. Benim annem ve babam hiçbir zaman beni okşayıp sevmediler, gölgeden ibarettiler. Onların gölgesi haricinde varolduklarını kanıtlayacak bir kanıtım dahi yoktu. Belki işkenceden ve açlıktan gördüğüm halisünasyonlardan ibarettiler. Benim içi boş, acı dolu bir olguydu. Ancak bir şekilde büyüdüm. Hedefim bir shinobi olmaktı, oldum. Bir yetişkinim artık. Karşımdaki bir çocuktu ve bana savaşçı, asker olmaktan savaşlara katılmaktan bahsediyordu. Neden? Neden bunu istiyordu… Ben çocukken sadece birinin beni kurtarmasını isterdim. O ise kurtarılan değil, kurtaran olmak istiyor, karşımda gevezelik etmeye devam ediyordu. Hayatın ne kadar acımasız, ne kadar silici ve ezip geçici olduğu hakkında en ufak bir fikri yoktu. Ama bu gerçekler bir yana, bunların hepsini önemsiz kılacak bir detayın farkındaydı. Bir hayali vardı. Ve o hayali için her şeyi göze almış, tek başına bir gemide yolculuğa çıkmıştı. Ne kadar konuşursa konuşsun, onu dinleyecektim. Çocuk bile olsa, her şeyden bihaber bile olsa ona saygı göstermemi hakkediyordu. Dişimi sıkacağım, artık bitirmesini dileyeceğim belki ama onu dinlemeyi bırakmayacaktım.

Konuşmasının sonlarına doğru ise yolculuğunun amacından bahsetmişti. Su Ülkesine tahmin ettiğim üzere, eğitim almaya gidiyordu. Ancak neden tek başına? Denizlerin korsanla dolu olduğunu biliyor olmalı. Buz ülkesinde yaşadığına göre etraftan duymuş olmalı… Neden? Kendi sorumu kendim cevaplamayı seçtim. İdeali ve hedefi için bir çok şeyi göze almış, yaşına başına aldırmadan bu yolculuğa çıkmıştı. Düşüncelerimin bu denli pozitif ve ilgili olması konusunda kendime inanamadım. Normal şartlarda bu çocuk hakkında “geveze bir velet işte” şeklinde bir yorum yapıp onu takmazdım. Ancak kızın ailesi ile alakalı bir sorunu olduğu apaçık ortadaydı, eğitimi için en iyisini istiyor ve o idealde her şeyi göze alarak ilerliyordu. Bunu görmezden gelemedim. Bayılmaya devam gözlerim istemsiz olarak ayılmış ve kıza gülümsemeye devam etmeye başlamıştı bu esnada. Tüm söylediklerini dinledikten sonra bana ismini söyledi. Bu esnada artık bitirdiğini tahmin ettim. Artık bitti… Dedim içimden. Tekrar konuşmak için pek enerjim kalmamıştı. Kızı o kadar dinlemeye gayret ettim ki, yorulduğumun farkında vardım. Sanki güçlü bir tekniğe maruz kalmış gibiyim. Ancak bu yorgunluğumu silkeleyip attım. Kızı çok dikkatle ve ilgiyle dinlediğimden, söylediklerinin çoğunu aklımda tutabilmeyi başarmıştım. En sonunda.

Gülümsememi aynı hizada tutup, başımı biraz yukarı kaldırdım. Kıza döndüm ve “Yukiko-chan..” dedim. İsmiyle onu selamladıktan sonra tekrardan gülümsemiş ve konuşmaya devam etmiştim: “Benim adım Tanosuke, şimdilik.” Dedikten sonra kıza göz kırpmayı da ihmal etmemiştim. Nihayetinde kızın tek ilgilendiği şey, bana hitap edebilmesi için bir kalıp idi. Ama bunu yaparken de biraz üzülmüştüm. Çünkü eski ve yerleşik alışkanlıkları terketmek gerçekten o kadar zor ki… “Bu arkadaşın ismi de... Bilmiyorum, ona istediğin şekilde seslenebilirsin aslında. Pek konuşkan değildir ama çocukları çok sever.” dedikten sonra Ryoken’den de söylediklerimi onaylayıcı bir hareket bekledim. Çocukları seviyor mu sevmiyor mu emin değilim. Onu da pek tanıdığım söylenemez. Zaten kızla konuşmak istediğini sanmıyorum. Gemiye bindiğimizden beri epey sessizleşti. Neyse, konuşmamasını şu an yeğlerim aslında. Çünkü onun konuşması demek, kızın tekrar konuşması demek... “Çok güçlü bir savaşçı olacaksın Yukiko. Bence herkes ne kadar çok konuştuğun kadar ne kadar güçlü olduğunu da söyleyecek.” Kıza bunları söyledikten sonra ise içimde asıl cebelleştiğim, kıza sormak için beklediğim sorumu sordum. “Yolların ne kadar tehlikeli olduğunu biliyor olmalısın. Neden tek başınasın?”
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocuk iken yaşadığı ağır ve derin travmalar; dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret, kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar, ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 142
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » July 1st, 2019, 1:11 am

Ringo'nun iltifatından sonra kendi kendime düşünmeye başladım. Ringo neden bu kadar cana yakındı? Yoksa numara mı yapıyordu? En başta kendimi düşündüğüm zaman, herkese karşı hemen yakın olmamayı tercih ediyorum. Ya kızda bir problem varsa? Daha önce, kolum için çıktığım yolculukta boğazım hastalanmıştı. Amegakure shinobisine, en azından bildiğim kadarıyla gezgin olduğumu yedirebilmiştim. Peki kız nasıl bu kadar çabuk anlamıştı? Belkide yanlış düşünüyordum. Amegakure shinobisi bile benim shinobi olduğumu anlamış olabilirdi. Ya kızda bir tuhaflık vardı, ya da ben yanlış biliyordum. Hangisinin doğru olduğunu bilmiyorum ancak bizi bu kadar kolay tanıyan birisine nasıl bu kadar yakın davranabiliyor anlamıyorum. Ben biraz daha temkinli yaklaşma taraftarıydım ama Ringo bütün ipleri eline almıştı. Bende sadece onu izlemeyi düşünüyordum, gerektiği bir yerde ona yardımcı olabilirdim.

Kız hikayemi anlatayım dediğinde özet geçeceğini sanıyordum, konuşmasının bu kadar uzun süreceği aklıma gelmemişti. Sanırım çok masum düşünmüş durumdaydım bu kızın çenesi hakkında. Hatta hikayeyi dinlemek isteyip istemediğinin cevabını bile almadan konuya girdi. Buz ülkesinde büyüdüğünde anlattı ve konu annesine gelince bir anda durakladı. Neden durakladın diye bir soru sormak isterdim ancak konuşmasına tam gaz devam etmeye başladı. Kısa bir araydı, annesiyle ilgili bir anısını hatırlamış olması muhtemeldi. Onu hiçbir zaman öğrenci olarak almadıklarını ve annesinin dojoda iş yaptığını söyledi. Konuşmaları biraz daha dikkatli dinlemeye başladım. Kız ne kadar geveze dahi olsa bir hikaye anlatıyor oluşu ilgimi çekiyordu. Ha çenesinden bıkıyor muydum, evet bıkıyordum ama yapacak bir şey yoktu.

Aynı şekilde konuşmasına devam ederken, durum babasına geldiğinde tekrar duraksadı. En çokta bu ilgimi çekti. Neden anne ve babasını düşündüğünde duraksıyordu? Onlarla ilgili ya kötü bir anısı vardı, ya onları çok özlemiş durumdaydı ya da onlar şuanda hayatta bile yoktu. Babası kasabanın bekçisiymiş ve çığ düştüğünde insanların altında kalıp kalmadığını kontrol edermiş. Sonrasında, çığların orada kılıcı bulduğunu belirtti. Sanırım kılıcı onun için çok önemli olmalıydı. Belkide hayatta sahip olduğu tek şeydi. Babamın, insanların zihnine neden bu kadar takık olduğunu şimdi anlayabiliyorum. Gerçekten gizemli ve bir o kadar içine çeken bir konu insan zihni. Kızın bu kılıca neden bu kadar değer verdiğini öğrenmek bile, zihnine giriş yapmanın küçük bir parçası. Konuşması burada küçük bir ara aldığında hala anne babasını ve kılıcını düşünüyordum. Sanırım konuşmak için konu çıkmıştı.

Tekrardan konuşmaya başladığında bu sefer cümlelerin içinden ihtiyacım olanı kapmaya karar verdim. Konuşma bittiğinde, yani biterse sormak için. Bir senseisi olduğunu ve ona kılıç kullanmayı öğrettiğinden bahsetmeye başladı. Kılıç ustası olmak istediğini ve hatta bir gün shinobi bile olmak isteyebileceğinden bahsederken konuyu çok konuşmasına getirdi. Senseisi ona çok fazla konuşmaması gerektiğini ve insanları yorduğunu söylüyormuş. Sanırım bizim söylememiz gerekenleri kendi kendine söyledi. Ancak onunla konuşacak daha farklı şeylerim var. Senseisi bu duruma kızmıyormuş, sadece kılıcı doğru tutmadığında kızıyormuş. Shinobi mi olsam acaba gibi sorular soruyordu kendine bu konudan sonra. Konulara çok hızlı atlayışlar yapıyordu. En çok ilgimi çeken şeylerden bir tanesi de buydu.

Sonrasında tekrardan bir ara verip, Ringo'nun sorularını cevaplamak adına konuşmaya başladı. Senseisi istediği için Su ülkesine gidiyormuş ve orada eğitiminin önemli bir parçası bulunuyormuş. Ne olduğunu bilmiyormuş kendisi. Kirigakure'nin 7 kılıç ustasından birinin, senseinin arkadaşı olmasını ve onlardan birinden eğitim almayı umut ediyor sanırım. Senseisi bilgi vermediği için bu yönde hayal kuruyor gibi gözüküyor. Sonrasında konuşmasını noktalıyordu. Önce sustuğu için mutluydum, sonuçta artık sıra sorularıma gelebilirdi. Adını söyledikten sonra bizim adımızı sorarak konuşmayı sonlandırıyordu. Bu sırada Ringo'nun konuşmaya başlayacağından emindim ve başladı.

İsmini başka bir şekilde söyleyip, bana göz kırptığında numara çekeceğimizi anladım. İşte bu kısımları çok severim. Sonrasında ise çocukları çok sevdiğimden bahsetti. Gözlerimi çocuğun gözlerine diktiğimde, bu kısmı düşündüm. Çocukları çok seviyor muydum, aslında hayır. Bir takım hocası olmak istiyordum ancak, bunun tek amacı güçlü çocuklar yetiştirmek ve onları muhteşem insanlara dönüştürmek. Onlarla sohbet etmek ve yol gösterici olmak. Evet bunları istiyorum, ancak çocukları çokta fazla sevmiyorum. Ringo kıza küçük bir gaz verdikten sonra neden tek başına olduğunu sordu. Bende soracak sorularım için biraz doğruldum, kızın gözlerinin içine bakarak konuşmaya başladım.

"Benim adım Rinku."

Ellerimi önümde birleştirip konuşmama devam ettim.

"Güzel anılar, güzel hayaller. Ancak benim sormak istediğim başka şeyler var. Bu sorulara aldığım cevaba göre belki, shinobi olmana yardımcı bile olabilirim. En azından, hayallerin için elinden tutmayı deneyebilirim."

Dedim. Ona ümit vererek bir yandan sorularımın cevabını almak istiyor, bir yandan gerçekten istekliyse onu yanımızda götürebileceğimizi düşünüyordum. Kendisine kefil olduktan sonra İshigakure için mükemmel bir kılıç ustası olabilirdi.

"Bende arkadaşım gibi güçlü biri olduğunu düşünüyorum, en azından tehlikeli yollara tek başına çıkacak kadar cesursun. Ancak, senseinin kim olduğunu gerçekten merak ettim. Bazen bizler, bilemeyeceğin kadar insan tanıyoruz. Seni eğiten kişiyi tanıyıp tanımadığımı merak ediyorum. Bir diğer sorum ise, shinobi olmaya ne kadar isteklisin? Her şeyi geride bırakıp, yeni bir yaşama, belkide annenle babandan uzak kalmaya dayanabilecek misin? Bazen her şey fiziksel güçten ibaret değildir Yukiko-chan. Mental gücünün ne kadar güçlü olduğu da shinobilik konusunda önemli bir sorudur."

İşte kilit soru burada. Annesiyle babasına konuyu değdirip biraz daha bilgi alacağım. Hareketlerine, mimiklerine ve ses tonuna çok fazla dikkat edeceğim. Her hareketinden bir şey yakalamam mümkün, cümle olarak cevap alamasam bile.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1287
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by GM - Naruto » July 3rd, 2019, 12:56 am

Ringo'nun 'ismini' söylemesiyle birlikte, kız memnun oldum dercesine başını eğiyor öne doğru. Belli başlı görgü kurallarına hakim olduğu oldukça bariz. Devamında, güçlü bir kılıç ustası olacağıyla ilgili yorum kızın gülümsemesini biraz daha büyütmeyi başarabiliyor. Tam cevap vermeye niyetlenecekken, Ringo'nun konuşmaya devam etmesiyle birlikte kelimeler ağzına tıkılıyor kızın. İkiniz de içinizden istemsizce düşmanı kendi silahıyla vurmuş olmanın garip hazzını yaşıyorsunuz bir anlığına. Kıza neden tek başına olduğunu sorulduğunda ise, yüz ifadesinde herhangi bir değişiklik olmuyor. Ryoken konuşmaya girmeden önce, neşeli bir ses tonuyla cevap veriyor kız: "Tcık." diyor önce Ringo'nun söylediğini kabul etmezcesine, ardından devam ediyor: "Senseim yolculuk için eğitimimin yeterli olduğunu söyledi. İdare edermişim. Güvende olurmuşum. Senseim söylüyorsa bir bildiği vardır. Bir sorun da çıkmadı hem, değil mi?" Cevap pek tatmin edici değil, ancak kız samimi görünüyor. Özellikle Ryoken, sosyal becerilerinin normal bir insana göre üst düzeyde olması sebebiyle kızın yalan söylemediğinden yüzde yüz emin olabiliyor. Ağzından dökülen kelimelerin her birine tam manasıyla inanıyor kız.

Ryoken de 'ismini' söylediğinde benzer bir karşılık alıyor. Sözlerine devam ediyor Ryoken, kız ise bu kez hiç bölmeye niyetli değil gibi. Cümleler ardı ardına sıralanırken, kızın yüzünün tüm detaylarını inceliyor ve vücudundaki olası hareketleri gözlemliyor. Bir şeyleri gözlemleme ve farketme konusunda pek yetkin olduğu söylenemez, gelgelelim normal insan kapasitesinin üstünde olan zekası ince bir nüans yakalamayı başarıyor. Cümlelerin arasında geçen 'anne' ve 'baba' kelimelerinin telafuz edildiği anlarda kızın gözleri bir milisaniyeliğine boşlaşıyor. Bu olay o kadar hızlı ve farkedilmesi zor şekilde gerçekleşiyor ki, doğru görüp görmediğine bile pek emin olduğu söylenemez Ryoken'in. Ringo ise, herhangi bir şey farketmiyor. Yüzünde aynı ifadeyle dinlemeye devam ediyor kız onun için.

Ryoken'in konuşması sonlandığında, kız sıranın tekrar kendisine geldiğini farkedip istemsizce de olsa hafifçe heyecanlanır gibi oluyor ve cevap vermek üzere açıyor ağzını: "Bana yardım etmeni çok isterim Rinku-san. Ancak senseim herkese güvenmemem gerektiğini söyler. Belli sınırlarım olmalıymış. Kendimi korumak için yani. Ayrıca iznini bana ayırmak ister misin ki? Hem benim de işim var zaten." Kendisi hakkında bu kadar şey anlattıktan sonra bun cümleyi kurması biraz tuhafınıza gitse de, altında pek de anlam arama ihtiyacı hissetmiyorsunuz.

"Senseim, hmm." diyor düşünceli bir şekilde. "Belki tanıyorsunuzdur ama emin de olamadım, kendisinden bahsetmeyi pek sevmez. Adını bile bilmiyorum aslında, hep senseim dediğim için. Benimkine benzer bir zırh giyiyor. Bana bunları yaptırmamı da o önermişti zaten." kol ve bacaklarındaki metal plakaları gösteriyor kız: "Hem güç antrenmanı, hem de koruma amaçlı. Olabildiğince çıkarmıyorum üstümden, alışmam gerekiyormuş. Onun dışında, uzun saçlı. Hmm." Biraz daha düşünüyor, ancak aklına pek bir şey gelmemiş gibi: "Yani normal biri işte, bunlara benzer-" Yeniden gösteriyor zırhını: "-bir şeyler giyen birini tanıyorsanız odur senseim. Shinobilerde bu tip kıyafet görmedim hiç. Gerçi sizin ülkelerinizde vardır belki." Yalan söylemiyor, Ryoken bu konuda emin. "Mental ne demek Rinku-san?"
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 35
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » July 4th, 2019, 2:42 am

Kız başını hafifçe öne eğmiş, ettiğim laflardan sonra ise gülümsemesini biraz daha büyütmüştü. Aslında buna sevinmiştim. Gülümsemesine neden olmam mı yoksa benim çocukluğumda hep aradığım bu kalpten gelen mutluluk serpintilerini yakalıyor olmam mıydı asıl düşündüğüm, bilemiyorum. Aslında kızın tekrar konuşmaya niyeti vardı. Bir an bile duraksasam konuşacaktı. Hemen söze girmeyi uygun bulmuş ve kelimelerimi devama dökmüştüm. Biraz ağzına laflarını tıkmış gibi oldum ama işin şaka yanını geçip, kızın ciddi bir sosyal eksikliği olabilir mi diye düşünmeye başlamıştım. Bu kadar konuşması normal değildi. Ancak biliyorum, bende Ishigakureye geldiğim ilk 1-2 sene böyle geveze bir velettim. Daha sonradan kişiliğimde epey bir yırtılma oldu. Yalnız kalan insanlar bir anda çevresinde sosyal etkileşime girebilecekleri birilerini buldukları zaman böyle çeneleri düşebiliyor. Kız ise çevresinde arkadaşları olan biri gibi durmuyordu. Neyse ki onun bir ihtiyacına, sosyalleşmeye olan açlığına bir nebze olsun çözüm olabilmiştim. Ama sonuçta benim de kulaklarım ve beynim vardı. Diğer bir düşüncem ise kızla konuşurken etrafımı gözlemleyememdi. Ryoken’e biraz bu topu atmalıydım. Göreve olan odağımın düşmemesi gerekiyordu. Nihayetinde gemideydik ve yolculuk pek tekin sayılmazdı. Gözlerimi ziyadesiyle daha fazla açmalı, kulaklarımı daha da keskinleştirmeliydim. Bir anlığına arkama yaslandım ve tekrar konuşan kızı dinlemeye devam ettim.

Ryoken’in sorularını kendinden oldukça emin yanıtlamaya başlamıştı. Küçük yaşına rağmen iyi bir seviyede olduğunu tahmin edebiliyordum. Ancak yine de hala bir çocuk… Göreceği, tecrübe edeceği çok şey var. Bunları Ryoken ile konuşması doğru muydu? Ona az önce çocukları seviyor falan dediğimde haklı mıydım bilmiyorum. Burada hem biraz dinlenmek, hem de bunlardan sıyrılmak amacıyla konuşmadan kopmuştum. Kızın lafları bittiği zaman tekrar söze gireceğini anladım. Konuşmanın buradan sonrasını daha az dikkatle, daha bir umursamazca dinliyordum. Çünkü zaten kızla konuşabilmek bir hayli zordu. En fazla söylediklerini kafamla onaylamış gibi yapabilirdim. Mantıklı olan buydu.

Ryoken’in yardım teklifine olumlu yanıt verdikten sonra kızın cevapları direkt olarak yanımda duran Ryoken’e yönelmeye başladı. Ben ise kafamı aşağı yukarı sallayarak sevimlilik yapmaya devam ediyordum. Bir yandan da geminin dışarı bakan pencerelerine biraz daha kendimi yaklaştırıp denizi izlemeye ve ara sıra etrafıma kaçamak bakışlar atmaya başlamıştım. Konuşmaları ilerlemişti ve benim aklımdan bir önceki konuşmaların bir özeti geçiyordu. Ben dışarıyı izlerken Ryoken kıza sensei muhabbetini açmıştı. Kızın sürekli bahsettiği şu sensei olayını biraz merak etmiş olacağım ki kafamı kıza doğru çevirip vereceği cevabı beklemeye başladım. Kız biraz düşündükten sonra hızla tekrar konuşmaya başladı. Adını bilmemesi açıkçası ilk düşündüğüm şey oldu. Beni eğiten herkesin ismini şu ana kadar biliyordum. Kız ise bunu bilmediğinden bahsedince garip geldi. Ancak imkansız değil, sonuçta küçük bir kız ve bir şeyleri hatırlamaması da oldukça doğal. Kollarındaki ve bacaklarındaki plakalardan bahsetti. Bunları güç bela taşıyor olması gerekiyordu. Kız ise şimdilik oturduğu yerden rahat görünmüştü gözüme. Gücü kuvveti bir seviye artmıştır diye düşündüm. Taşıdığı kılıç ve giydiği zırh pek shinobi tarzı değildi. Samuray tarzına daha yakın olsa da farklı bir savaş ekolünün eğitimini almış olabilir diye düşündüm. Ancak aklım tekrardan sensei muhabbetine gitti. Bunu biraz geçiştirdi sandım başta. Fakat bilmiyorsa, bilmiyordur yani. Pek de sorgulama ihtiyacı gözetmedim. Sonuçta önem seviyesi oldukça düşüktü. Ryoken buna cevap alması gereken insandı sonuçta. Onun da ne diyeceğini merak etmiştim.

Kafamı meraklı bir şekilde takım arkadaşıma çevirdiğim an karşıdan tekrar ses geldi. Küçük kız için konuşmadan nefes almak oldukça zordu sanırım. Ryoken’in shinobi eğitimi ile anlattığı şeylerin ardından mental kelimesinin anlamını sordu. Kız ile konuşurken kelimeleri daha dikkatli seçmek önemliydi. Ben buna bir nebze dikkat etmiştim. Ryoken konuşmayı nereye götürür hiç bilemiyordum. Madem artık top bende değil, Ryoken-san’a biraz sataşabilirim diye düşündüm. Kızın sorduğu sorudan sonra kıza biraz gülümsedikten sonra kafamı Ryoken’e çevirdim. “Bende bilmiyorum. Öğret bize sensei!” dedikten sonra meraklı bir şekilde ikisine de bakmaya başladım. Ara ara kıza, ara ara da takım arkadaşıma bakıyordum. Ryoken söze girdikten sonra ise konu uzayabilirdi. Zaten bildiğim bir şeyi dinlemeyi düşünmediğim için odağımı tekrardan dışarıyı izlemeye ayıracaktım. Denizi izlemeyi seviyorum. Aslında bunu kendi içimde daha önce düşünmedim. Yani deniz çoğu insan için romantik, huzur verici bir şeydi zaten. Bunun edebiyatını özel olarak hiç yapmadım. Keşke küçük bir çocukken denizi görebilseydim. O zaman belki de içimde daha farklı ve özel hisler uyandırırdı. Bu kadar garip gelmezdi belki de hissettiklerimin ne olduğunu çözmek. Neyse ki hala genç sayılırım ve geç kalmış sayılmazdım…
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocuk iken yaşadığı ağır ve derin travmalar; dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret, kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar, ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 142
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » July 7th, 2019, 12:34 am

Ringo konuşmasına devam ederken, sanki kızı onun silahıyla vurmuşuz gibi hissettim. En azından ne yaşattığını yaşayarak görüyordu sanırım. Bana konuşma sırası gelmeden önce Ringo konuşmaya devam etti ve sonrasında kız neşeli bir şekilde söze tekrardan girdi. Konuşmanın bana gelecek kısmına kadar çok vakit geçecek sanıyordum, ancak bu sefer o kadar uzun sürmedi. Kızın yalan söylemediğine emin olabiliyordum, senseisi ona güveniyormuş. Aslında buna sevindim, demek ki gerçekten güçlü bir kız olmalı. Kızın konuşması bittiğinde sıra bana gelmişti. Artık kendi planımı uygulayabilir ve onun yüz ifadelerini inceleyebilirdim. Bu kız neyin nesiydi hem öğrenmek istiyor, hemde içimde merak ettiğim soruları cevaplamak istiyordum. Bunun için, ismimi söyledikten sonra anında kelimeleri dökmeye başladım.

Aslında bir şeyleri görme veya fark etme konusunda çok yetenekli değilim. Fakat yakalayabildiğim, ancak yakaladığımdan da çok emin olamadığım ince bir detayı keşfetmeyi başardım. Cümlelerimin arasında yerleştirdiğim küçük bombalar olan "anne" ve "baba" kelimeleri onun gözünde bir boşluk yaratmıştı. En azından öyle gördüm gibi, tam emin olamıyorum çünkü milisaniyelik bir olaydı. Doğru olup olmadığı hakkında bir fikrim yok ancak bu detayı bir silah olarak kullanacağıma eminim. Kesinlikle kullanabilirim.

Konuşmam bittiğinde, kız istemsizce heyecanlanır gibi oldu ve konuşmaya başladı. Yardım etmemi isteyeceğini fakat senseisinin herkese güvenmemesi gerektiğini söylediğini söyledi. Ardından iznimi ona ayırmak isteyip istemeyeceğimi sordu ve ardından kendisinin de işleri olduğunu söyledi. O kadar cümleden sonra çok anlamsız gelmişti fakat sorgulama ihtiyacı hissetmedim. Bu cümle sanki hiç kurulmamış gibi dinlemeye devam ettim kızı.

Senseisini anne baba konusu için yem olarak sormuştum ve o da senseisini anlatmaya başladı. Senseisinin zırh giydiğini ve adını sormadığını söyledi. Uzun saçlı ve zırhlı biri. Ancak adı yok. Ancak bir shinobi gibi gelmedi bana. Genede bu duruma az bile olsa ihtimal veriyorum, her şey olabilir. Senseisini zaten tanımayacağımı biliyordum. Yalan söylemediğini anladığım anda, bu durumları sorgulamaya gerek olmadığını düşündüm. Hemen ardından ise Mental nedir sorusu ile karşılaştım. Sonrasında ise Ringo'nun o alaycı tavrı ile bana sensei demesi ve öğret bize demesi ile bir ok daha saplandı. Pekala Ringo, öğreteceğim.

"Shinobi olsan da bilmediğin şeyler oluyor işte Yukiko-chan. Buna bir örnekte Tanosuke-san."

Dedim gülümseyerek.

"Az önce güç antrenmanın bahsettiğin değil mi? Fiziksel bir güç istiyorsun, kılıcını salladığında çoğu şey fiziksel güçte bitiyor. Hızın, hareketlerin, çevik olman. Hepsi fiziksel birer güç. Peki sence gerçekten, shinobiler sadece fiziksel güçten mi besleniyor? İşte Mental dediğim olay, zihninle alakalı. İraden, bilinçaltın, kendi bilincin, hepsi mental birer olay. Shinobiler hayatları boyunca bir çok olayla karşılaşır Yukiko-chan. Çoğu şeyde fiziksel güçlerini ön plana çıkarırlar, çünkü vücudumuz en tehlikeli silahtır. En güçlü silahlardandır."

Dedikten sonra sağ işaret parmağımı şakağıma dayadım.

"Aslında beyin, gizli bir silahtır. Bazen korur, iradeni kıramadıkları sürece işte her şey burada saklı kalır. Bazı durumlarda ise, başkalarının beyni senin silahın olur. Onların duyduğu her his, dışarıdan aldığı her uyartı senin silahın haline gelir. Bunları ona karşı kullanırsın. Zihnin, aynı zamanda seni her türlü psikolojik durumdan koruyacak bir duvardır. Yani mental dediğim, tamamen zihinle alakalı. Zihin gücünde güçlü durumda olmalı."

Sonrasında işaret parmağımı Yukiko-chan'a uzattım. Onu işaret ederek konuşmaya devam ettim.

"Peki senin zihnin ne kadar güçlü Yukiko-chan? Küçük bir test ister misin, bir soru?"

Dedim. Eğer testi istediğini söylerse, ona "Annenle babanı hatırladığında, neden gözlerin bir anda boş duruma geldi?" diye soracağım. Doğru görüp görmediğimden evet emin değilim ama bu silahı direk kullanacağım. Ancak testi istemezse bir şey demeyeceğim.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
Post Reply

Return to “Diğer Ülkeler”