Kardelen

Kendi kurgulayıp yazdığınız fanfictionları paylaşabileceğiniz, başkalarının paylaştığı materyelleri eleştirip yorumlayabileceğiniz, birbirinizin gelişimine katkı sağlayabileceğiniz bölüm.
Post Reply
User avatar
Kitamura Susumu
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 119
Joined: August 31st, 2018, 1:49 am

Kardelen

Post by Kitamura Susumu » April 12th, 2019, 12:09 am

Image


Solgun renkteki ellerinin saçımda dolanmasına izin verdim. Hiçbir şey eskisi gibi değildi artık; ne dokunuşu içimi ısıtabiliyor, ne de gülümseyişinin özgüvenle parladığına emin olabiliyordum. Bir sorun vardı, basit zihnimin anlamlandıramayacağı, kendi dünyasına özgü problemler. Bir kez daha fark ettim ne kadar ayrı çizgilerde olduğumuzu. Birbirine doğru uzanan, şans eseri kesişmiş ve artık ayrılma vakitleri gelen çizgiler. Kabuklarımız aynı olsa da, iç yaşantılarımız bambaşkaydı. Belki de, bambaşka kalmaya da devam etmeliydik.

Son bir defa elimle elini kapattım. Yanağımın üzerine sıkıca bastırdım elini son bir kez, gözlerimi iyice kapatıp anı iyice hatrıma kazırken. Artık bitmeliydi, kendi dünyasına dönmeli ve beni basit yaşantıma geri salmalıydı. Çocuğumla başbaşa kalmak istiyordum, onu tek başıma yetiştirebilirdim, kendimi de bu günlere getirmeyi başardığım gibi. Seçtiğim yollar kimileri için doğru değildi belki de, fakat pişman değildim. Kimileri gibi hatalarımı yüzüme vurmadığı için ona her zaman minnettar kalacaktım, buna emindim. Tıpkı, insanların uğruna çok çirkin işleri göze alabileceği cinsten bir sevgiyi bana yaşattığı için de minnettar kalacağım gibi. Beraber geçirdiğimiz bu bir sene, bana çok şey katmış ve her türlü duyguyu tatmamı sağlamıştı. Mutluluk, heyecan, hüzün, korku...
Artık hepsi sonlanacaktı. Dudaklarım aralandı zehir zemberek sözcükleri dökmek niyetiyle. Sıkıntımın ne olduğunu anlamaya çalışan yeşil gözleri, aradıkları cevabı birazdan bulacaktı.




Keskin bir gök gürültüsüyle yerimden sıçradım. İçim sıkıntıyla dolmuştu uyanır uyanmaz, fakat bu sıkıntının kaynağı gürleyen gökün yarattığı dehşet değildi. Bazı akşamlar rüyalarıma, son gecemiz eşlik ediyordu inatla. Sebebi neydi? Yaptığım hatayı bilinçaltımın yüzüme vurması mı, yoksa yollara düşüşümün ne kadar mantıksız olduğunu bana anlatmaya çalışan bir savunma mekanızması mı? Halbuki kendim etmiş, kendim bulmuştum tam anlamıyla. Sözümden geri dönmenin, kendime, kendimi geçtim çocuğuma bu kadar zahmet çektirmenin alemi neydi?

Bilmiyordum.

Bilmediğim topraklarda onun izini sürdüğüm bilmem kaçıncı aydayım. Oğlum, dün iki yaşına bastı. Yıkık dökük bir handa ufak bir parça kek ile bir adet mum, bu özel günü başbaşa kutlamamıza yetti. Gün geçtikçe çevresinde olup bitenleri daha iyi anlamaya başlıyor, daha anlamlı sözcükler saçmalıyordu. Yere bıraktığım anda etrafta bıdır bıdır koşmaya başlaması da cabası. Onun bu halini gördükçe, içimdeki karmaşa daha da şiddetleniyordu aslında. Oğluma zarar verebilecek aktivitelerden uzak durmamı, gerisin geri korunaklı köyümüze dönmemi söylüyordu bir yanım. Diğer yanım ise çocuğumun babasız büyümesini engellememi, ona verebileceğim en iyi hayat için çabalamam gerektiğini tembihliyordu bana. Gün geçtikçe çevrem daha tekinsiz bir hale bürünüyor, birikimlerim de bitmeye birer adım daha yaklaşıyordu. İki yıl önce, oğlunu sadece bir defa gördükten sonra gitmesini, Yıldırım Ülkesi'ne geri dönmesini istediğim adamın tekrar yakınlarında olmak da garip bir duyguydu. Fakat bu duygu, beni aynı zamanda ona çok uzak da hissettiriyordu. Tüm bu faktörlerin birleşimi, beni garip bir bunalıma sürüklüyordu. Bunalımdan ziyade bir kaos, bir karmaşa, bir çaresizlik. Bilmiyorum.

Beni tekrar kabul edecek miydi? Hatalarımı bir kez affetmişti, gene affeder miydi acaba? Ya, bir başka aile kurduysa kendine? Elleri bir başka kadının saçlarında geziyorsa? Başka çocukları olduysa? Hayır, hayır. Daha önce kimseye bu kadar bağlanmadığını söylemişti Seika. Karmaşık hayatını uğruma geride bırakabileceğini, yeni bir sayfa açmak istediğini... Bana hiçbir zaman yalan söylemedi ki! Bu basit korkuların bana yaklaşmasına izin vermemeliyim. Kafamı hayali korkularımı kışkışlamak istercesine sağa sola salladım bir süre. Ne düşünürsem düşüneyim, beni hangi his ele geçirirse geçirsin, yolumdan tekrar dönmemeliydim artık. Seika'yı bir defa kovmuş ve pişman olmuştum, onu bir daha görmek istemediğime dair düşüncelerim zamanla değişmiş ve beni, peşine düştüğüm bu yolculuğa itmişti. Tekrar mızıkçılık yapmayacak ve bu sefer kalkıştığım bu işin sonuna kadar gidecektim. Onu bulacak, ne kadar pişman olduğumu ona söyleyecek ve evlilik teklifini kabul edecektim. Evet, evet hala istiyorsa elbette, onunla gerçekten bir aile olmayı ben de isteyecektim.

Sağ elimi yerinde hala sesli sesli uyumakta olan çocuğumun karnına koydum ve bir süre böyle kaldım. Gök gürültülerine alışmış olmalıydı, bir kaç hafta önce olduğu gibi ağlayıp patlayarak tepki vermiyordu artık. Hatta, uykusunu bölmelerine bile izin vermiyordu. Keşke ben de alışabilseydim diye düşündüm içimden. Keşke, ben de rahat rahat uyumaya devam edebilsem ve gecenin bir yarısında düşüncelere dalmak için kendime bahane etmesem bu sesleri. Elimi karnından çekip çocuğu iyice kavradım ve kucağıma aldım. Ayaklandım yavaş bir şekilde, uykusunu bölmemek isteyerek. Boştaki elimle komidindeki sigarayı kaptım ve kapıya, aşağı yollandım pıtı pıtı adımlarla. Biraz hava almak istemişti canım fakat oğlumu odada yalnız bırakacak kadar da güvenli bir mekanda olduğumuzu hissetmiyordum. Uzun ve karanlık koridordan geçerek merdivenlere ulaştım. Temkinli adımlarla basamakları aştım. Bankodaki kadına selam verip, bahçeye çıktım.

Oradaydı. Bir kaç gündür handa çeşitli kerelerce gördüğüm sessiz sakin kız, yine benimle aynı saatlerde bahçedeydi. Han kapısına en uzak noktadaki ahşap bankta oturmuş, hiçbir hareket sergilemeden dağları izlemeye koyulmuştu yine. Yer yer pembeye çalan yumuşak sarı saçları ve minyon tipiyle sevimli bir kızdı. Tam kıskanacağım, özeneceğim cinsten. Daha önce konuşmamıştık, fakat bakışmalarımızla bir iletişim kurduğumuzun ikimizin de farkındaydık. Onu, oğlumu incelerken yakalıyordum zaman zaman. Çocuğuma yemek yedirirken veya onunla ilgilenirken, kahverengi gözleriyle bizi süzdüğünü hissedebiliyor, fakat bunu doğal içgüdülerle yaptığının da farkına varıyordum çoğu zaman. Bir çocuk bekliyordu ve bol kıyafetleriyle bu halini saklamakta pek başarılı olduğu söylenemezdi. Benim gibi normal bir sivil de değildi. Seika'nın etrafındayken hissettiğim o garip aurayı bu kızda da sezebiliyordum. Ah, bir de çenesindeki yara izi elbette, bir shinobi olduğunu biraz ucundan ele veriyordu sanki.

Bu gece çekincemi yıktım. Zararsız, niyeti bozuk biri olmadığı belliydi. Belli ki deneyimsizdi de, tüm bu hamilelik, annelik konularında. Belki korkuyordu da. Birilerinin yolunu da mı gözlüyordu? Neden her gece gözlerini dağlara dikiyordu? Konuşmaya ihtiyacı mı vardı? Benim vardı zira. Aylardır arkadaşlarımdan uzaktaydım, aylardır bir insanla çekinmeden konuşabildiğim bir sohbet yaşayamadım. İşte bu sebeplerden dolayı, bu gece çekincemi yıktım. Yanına iyice yaklaşmışken basit bir öksürükle geldiğimi haber verdim, yanına oturacağımı. Yavaşça oturdum tepemizdeki verandaya çarpan yağmurun sesi kulaklarımı tekrar doldururken. Bir süre, konuşmadan bu şekilde bekledim. Bir kaç dakika sonra ağzımdan çıkan tek cümle, "Dağlara sürekli hakim olan bu yağmurlar yüzünden buraya Yıldırım denildiğini duydum." olmuştu.

"Fazla yaratıcı, değil mi?"
Image

Image
Image

Çizim ünlü ve müthiş pixel artisti ktc'ye aittir.


İsim: Kitamura Susumu
Yaş: 19
Cinsiyet: E
Boy: 172
Kilo: 58
Köy: Kusagakure
Element: Raiton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 200000
Prestij: 5
Ün: 19
GP: 0

Motivasyon
Sevdiklerini Korumak
Annesinin kaybıyla aile namına kalan tek değeri Fuu olduğu için ona fazla düşkün olan Susumu, onu ölümüne korumayı kendine görev edinmiştir. Asabi kişiliği dolayısıyla arkadaş edinmenin ne kadar zor olduğunu da keşfetmiş, kız kardeşini korurken, zaten çok az olan arkadaşlarını da koruma içgüdüsünü istemsizce edinmiştir. Susumu'nun uzun zamandır tek amacı, zaten çok az olan sevdiklerinin zarar görmesini engellemektir ve bu amacı, kızkardeşinin kaybolmasıyla daha da şiddetlenmiştir. Sevdikleri için kendini feda etmekten çekinmez, zamanında kızkardeşi için işlemediği suçları üstlenip boş yere ceza çektiği de olmuştur, takım arkadaşlarını korumak için onların önüne geçtiği de.

Komplikasyon
Hakaret
Susumu hakarete asla katlanamaz. Emirlere sadık biri olsa da özellikle annesinin mesleğiyle anılan hakaretlerde kontrolünü kaybeder ve vahşileşir. Henüz bu sıkıntısı yüzünden birilerine ciddi zarar vermiş biri olmasa da bir gün bir hakaret uğruna birini katletmeyeceğinin veya ağır yaralamayacağının garantisini veremeyiz. Bu duruma maruz kalmamak için aile muhabbetlerine girmekten kaçınır ve mümkün olduğunca annesinin mesleğini gizler.

Güç: 5
Çeviklik: 5
Kondisyon: 4
Potansiyel: 3
Varlık: 6
Zeka: 7

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 2
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 4 [Favori]
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Efsanevi Yaratık
Hanabi | C-Rank | Köpek

Medic-Nin B-Rank
Kullanıcı savaş esnasında ameliyat yapabilir hale gelir. Bir çok açık yarayı, ağır stres altında kapatilir veya hastasına kritik müdahaleler yapabilir. Ayrıca kişinin genel olarak müdahaleleri aşırı derecede yüksek bir başarı oranına sahip olmaya başlar. Bu seviyede kullanıcı zehirleri tanımaya başlar ve etkilerini öğrenir, ancak tedavi edemez.

Bu seviyede kişinin Shousen Jutsu'su ufak ve orta seviyeli bütün yaraları çok kısa bir sürede kapatabilir hale gelir. Kırıklar saniyeler içerisinde düzelir, açık yaralar kapanır, yanıklar iyileşir. Aşırı ölümcül yaralar için kişinin önce müdahale etmesi gerekmektedir.


Ninjutsu


-Dendou no Jutsu, D Rank, Raiton
Kullanıcı aniden vücudunda bir elektrik akımı dolaştırır. Bu akım, ona dokunan herkesi çarpar, ancak hasar vermez. Genelde kişilerin kullanıcı üzerindeki fiziksel kontağını kesmek için kullanılır. El mührü gerektirmez ve anidir. Kullanıcı isterse tekrar tekrar tekniği aktif edebilir.

-Otonaku Ashi Jutsu, D Rank, Ninpou
Kullanıcı kısa bir el mührü dizisinin ardından, ayaklarının çıkardığı tüm sesi keser. Böylece, kullanıcının ayak sesleri yokolmuş olur. Bu, gizlice bir yerlere sızmada kullanıcıya yardım eder ve rakiplerine farkedilmeden yaklaşabilmelerini sağlar. Teknik açık kaldığı sürece chakra yer.

-Shunshin, D Rank, Ninpou
Kullanıcı bir elinin işaret ve orta parmağını dışarı açar ve vücudundaki chakraya odaklanır. Ardından, kullanıcı aşırı hızla hareket etme kabiliyetini kazanır. Genelde kullanıcıya bakan kişiler onun birden yokolduğunu görür, ancak teknik sadece aşırı hızdan oluşmaktadır. Kullanıcı çevresel etmenleri kullanarak hareketini gizler ve birden yerinde varolduğu izlenimini verir. Kullanıcı teknik ile chakrası yettiği sürece istediği mesafeyi katetebilir, ancak teknik süresince başka teknikleri kullanamaz ve saldırı yapamaz, bütün odağı tekniği açık tutmak üzerine olmalıdır. Teknik havada hareket etmek için kullanılamaz. Teknik kullanılarak rakibe hızlıca yaklaşılabilir ve uzaklaşılabilir, ancak avantajlı bir pozisyona geçmek aşırı derecede zordur, zira bir çok kişi Shunshin ile yapılan hareketi görebilir ve farkedebilir.

Denken Jutsu, D-Rank, Raiton
Kullanıcı bir eline odaklanır ve chakra göndermeye başlar. Ardından, kullanıcının avcunun içinden ışık çıkmaya başlar. Bu, bir fener olarak kullanılabilir veya kullanıcı uzak mesafelerden mors alfabesi ile mesaj gönderebilir. Akademi mezunu herkes mors alfabesini sorunsuz bir şekilde bilmektedir. Teknik açık kaldığı sürece aşırı minimal bir chakra yer.

Ikazuchi no Kiba, C-Rank, Raiton
Kullanıcı bir elini göğe kaldırır ve bir noktayı hedef alır. Ardından, aniden elinden çıkan bir elektrik akımı gökyüzüne fırlar, ardından kullanıcının hedeflediği noktaya düşer. Eğer bir kişiye isabet ederse, isabet alan kişi hasar görür ve az da olsa uyuşur. Teknik hızlı gerçekleşir ve 15 metreye kadar etkilidir.
Taijutsu

-Ayatsu Stili, B Rank
Kullanıcı tek bir hamlede iç organları iflas ettirebilecek hamleler yapmayı öğrenir. Göğse yapılacak sert ve yerinde bir hamle karşı tarafı nefessiz bırakabilir veya böbreklere yapılan bir hamle ile rakibin tüm vücuduna yayılacak bir acı dalgası oluşturulabilir ve dikkati dağıtılabilir.. Hamlelerin mükemmel bir isabet oranı ile yapılması gereklidir.
-Raiken, C Rank
Kullanıcı etrafında bir defa dönerek momentum kazanır ve bununla rakibin hassas bir noktasına saldırı yapar. Eğer saldırı rakip ile karşılaşırsa, rakibi acı içinde bırakır. Kafası karışan ve dikkati dağılan rakip ardından gelecek saldırılara daha açık bir hale gelir.
Genjutsu


-Magen: Henge
Kullanıcı kısa bir el mührü dizisinin ardından tekniği aktif eder. Bunun ardından, kullanıcıya bakan kişiler tekniğin etkisine kapılırlar. Teknik, Henge'nin Genjutsu versiyonu olarak çalışır. Kullanıcı kendisini bir kişinin kılığına sokmak yerine etki altındaki kişilere bu görünümü gösterirler. Herşey hedeflerin aklında olup bittiği için teknik daha inandırıcı bir hâl alır. Ayrıca, Henge'nin aksine, hayali kişilere de bu teknik sayesinde dönüşülebilinir. Teknik açık kaldığı sürece chakra yer.
-Kokohi no Jutsu
Uzun bir el mührü dizisinin ardından kullanıcı bu teknik ile çevrenin görünümünü değiştirebilir. Bu etkiler, bir kapı numarasını değiştirmek kadar basit olabileceği gibi bir çam ormanını bambu ormanına dönüştürmek gibi kompleks şeyler de olabilir. Bu etkiler ile varolan bir çevresel etmen yok edilemez veya doğa olayları yaratılamaz/kontrol edilemez, sadece varolan bir somut etmen değiştirilir. Teknik bir alan üzerine yapılır ve bu alana giren herkes bu tekniğin etkisine kapılır. Bu alan kendi içerisinde hareketsiz olmalıdır fakat hareketli bir şeyin parçası olabilir, örneğin bir gemi kamarası gibi. Tekniğin aktif kalma süresini kullanıcı belirler fakat yüksek süreler yüksek chakra gereksinimine sahiptir. Aynı şekilde, büyük alanlar ve kompleks değişiklikler de chakra kullanımını arttırır.
-Rakumei no Jutsu, D Rank
Kullanıcı yüzüne sert bir ifade takınarak tekniği aktif eder. Eğer 3-4 metre yakında, kullanıcının yüzüne bakan hedefler tekniğin etki alanına girer. Uzaktaki kişiler teknikten etkilenmez. Tekniğin etkisi altındaki kişiler, hedefin ölümcül ve tehditkâr bir aura ile kaplandığını hayal eder. Bu, tekniğin etkisi altındaki kişilerin kullanıcıdan şiddetli bir şekilde korkmalarını sağlar. Bu korkuya yenik düşen hedefler kullanıcıdan kaçmaya çalışabilir veya eğer kullanıcı gözdağı vermek istiyor ise bu blöfü yiyebilirler. Korkuya yenik düşmeyenler ise kısa süreliğine de olsa konsantrasyonlarını ve dikkatlerini kaybederler. Teknik 5-10 saniye gibi kısa bir süre çalışır ve rakibi korkuttuktan sonra kendiliğinden kapanır.
-Kanryousou, C Rank
Kullanıcı kısa bir el mührü dizisinin ardından tekniği aktif eder. Kullanıcının yumruklarına veya silah darbelerine maruz kalan kişiler tekniğin etkisi altına girerler. Tekniğin altında kalan kişiler, aldıkları her bir başarılı saldırının vücutlarında çatlaklar oluşturduğunu görür. Bu çatlaklar hedefe, vücudunun sanki çok kırılgan bir katı maddeden oluşmuş gibi bir his verir. Her bir saldırının ardından hedefin vücudunun bazı yerleri parçalanıp dökülmeye başlar. Hedef kırılıp dökülen uzuvlarını kullanamaz hale gelir. Eğer hedefin başı veya vücudunun tamamı parçalanırsa bayılma tehlikesi geçirir. İradesi yüzünden zihnini korumayı başarabilenler için teknik o an bozulur. Teknik açık kaldığı sürece chakra yer.
-Shibou no Jutsu, B Rank
Kullanıcı Tatsu el mührünü yapar ve o anda baktığı kişiyi tekniğin etkisi altına alır. Tekniğin altına girmek için hedefin kullanıcıya bakmasına gerek yoktur. Tekniğin etkisi altında olan kişi her 5 saniyede bir, kullanıcı tarafından hunharca öldürüldüğünü görür. Bu görüntüler 2 saniye sürer ve aşırı derecede gerçekçidir. Kullanıcı eğer isterse görüntüleri istediği gibi ayarlayabilir. Hedef git gide konsantrasyonunu kaybeder ve kullanıcıdan korkmaya başlar. Kötü ve rahatsız edici hisleri kullanıcı ile bağdaştırır. Savaş alanında kişilere göz dağı vermek, konsantrasyonlarını bozmak ve gerçeklik ile illüzyon arasındaki bağı koparmak için kullanılır. Diğer şartlar altında, işkence yapmak için kullanıldığı bilinmektedir. Teknik 2-3 dakika kadar açık kalır, ardından tekrar uygulamak gerekir.
-Magen: Bunshin, B Rank
Kullanıcı normal bir el mührü dizisini tamamlar ve etrafındaki kişilere odaklanır. O anda herhangi bir şekilde kullanıcıyı görebilen herkes tekniğin etkisi altına girer. Tekniğin etkisi altındaki kişilere, kullanıcı kendisinin klonunu yoktan varedip gösterir. Kopyanın oluşma biçimini kullanıcı belirler, eğer isterse bir dumanın ardından oluşturabilir, yerden çıkartabilir veya kendini ikiye ayrılıyormuşçasına bir görüntü sergileyebilir, tamamen kişinin yaratıcılığına bağlıdır. Kullanıcı eğer isterse, klonlar oluşurken kendini gizleyebilir. Ayrıca kullanıcı klonun görüntüsünü değiştirmeyi deneyebilir. Bir başkasına benzetebilir veya tamamen hayali özellikler verebilir, tek sınırlayıcı kural, klonun insan formunu -bipedal humanoid- bozmamasıdır. Kullanıcı klonu istediği gibi kontrol edebilir, konuşturabilir, tepki verdirtebilir. Klon hasar alsa da yokolmaz, yaraları hemen kapanır, uzvu koparsa tekrar oluşur, parçalanırsa tekrar toplanır. Klon kullanıcının bildiği diğer Ninjutsu tekniklerini uygulayabilir, ancak bunlar illüzyondan ibarettir ve gerçek hasar vermezler, bu hasar zihinsel acıya dönüşür. Fiziksel saldırılar da zihinsel acı yaratır. Kullanıcı 1 illüzyon içerisinde maksimum 5 klon barındırabilir. Teknik açık kaldığı sürece chakra yer.
Jubaku Satsu, B-Rank
Kullanıcı aşırı kısa bir el mührü dizisi uygular. Ardından, ellerini hedefine doğru uzatır. Eğer tam o sırada, hedef ile kullanıcı arasında 30 metreden daha kısa bir uzaklık var ise, hedef tekniğin etkisi altına girer. Kullanıcıyı görmesine gerek yoktur. Kullanıcının elleri, rakibi yakalayıp saracak bir objeye dönüşür. Bu obje sarmaşık, zincir veya ip tarzı şeyler olabilir, bunu kullanıcı kendi belirler. Kullanıcının dönüşen elleri rakibi yakalar ve sarar, hareket etmesini engeller. Kullanıcı bu noktadan sonra isterse aradaki mesafeyi hedefi kendine çekerek kısaltabilir veya hedefi saran şeyleri sıkarak şiddetli bir acı hissetmesini sağlayabilir. Hedef tamamen hareket kabiliyetinden yoksun olduğunu sanar, ancak yüksek iradeli kişiler bu etkinin altındayken bile minimal olsa da hareket edebilir. Teknik, kullanıcı odaklandığı sürece devam eder ve chakra yer.

Jigoku Gouka, B-Rank
Kullanıcı kısa bir el mührü dizisini tamamlar ve etrafındaki kişilere odaklanır. O anda herhangi bir şekilde kullanıcıyı görebilen herkes tekniğin etkisi altına girer. Tekniğin etkisi altındaki kişiler, gökyüzünün alevler ile kaplandığını görür ve çevredeki ısının aşırı derecede arttığını hisseder. Kullanıcıdan uzaklaşmayan hedefler için bu ısı git gide artar ve aşırı zihin yorucu bir hâl alır. Hedefler gerçek hayatta terlemeye başlar. Ayrıca, gökyüzünün alevler ile kaplanması hedeflerin içinde bir yapay korku hissi oluşturur. Düşük iradeli kişiler bu görüntüden korkarak kaçmayı seçebilir. Kullanıcı isterse bu alevleri yere yaklaştırabilir veya uzaklaştırabilir. Alevler yere ne kadar yakınsa, ısı da o kadar artar. Alevler hedefleri saracak kadar yere yaklaşabilir, bunun sonucunda hedefler şiddetli bir zihinsel acı ile karşılaşır, fakat bir kaç saniye sonra teknik istemsizce bozulur. Teknik bu durum dışında kullanıcının istediği sürece açık kalır ve chakra yer.
Karakter Üzerindeki Ekipman ve Eşyalar
-Medikal Bel Çantası
-Standart Shinobi Çantası
-Wakizashi G-962
-Özel Üretim Ceket
Image
-Senbon, 20'li Paket, İyi Kalite
-Chakra Hapı x3, İyi Kalite
-Kan Hapı x2, İyi Kalite
-İyileştirici Hap, İyi Kalite
User avatar
Kitamura Fuu
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 20
Joined: January 3rd, 2019, 5:36 pm

Re: Kardelen

Post by Kitamura Fuu » April 29th, 2019, 10:52 pm

Image

Elindeki kunai ile ona doğru ivmelenen shurikeni savuşturmayı başarmıştı. Lakin savuşturduğu shuriken daha sağ tarafındaki defne ağacının gövdesine saplanmadan başetmesi gereken bir shuriken ve bir kunai daha vardı. Kouki, eskisi kadar atik değildi. Köyü geride bıraktıklarından beri zaten shinobi hayatından da uzaklaşmıştı. Yeteneklerini çok az kullanıyordu. Ayrıca son sekiz aydır karnında onunla birlikte büyüyen can da yetilerini kısıtlıyordu büyük oranda. Ani hareket neredeyse yapamıyor ve çok elzem olmadığı sürece normal bir insandan hızlı hareket etmiyordu. Gelen kunaiden eğilerek kurtuldu ancak shurikenden kurtulmak için yeterince seri davranamadı. Daha büyük bir zarardan kaçınmak adıyla kolunu yüzüne doğru siper etti, etini delen shuriken kızın acı içinde bir nefes vermesine sebep olmuştu. Her şey burada sona erecek gibi geliyordu. Bir kaç gündür peşlerinde olan shinobi ekibi onlara yetişmişti. Nikkougakure shinobilerinin yanında iki tane de ödül avcısı var gibiydi. Hayvanlar gibi avlanıyorlardı, haksız yere. Nikko, suçsuz yere suçlu konumuna düşmüştü. Hatta nasıl olsa kaçağım psikolojisine girip götü başı dağıtmamıştı çocuk. Masum olan kimsenin kılına bile zarar getirmiyordu Nikko ve ekibi. Kendi canlarını kurtarmak için bile birilerini öldürmüyorlardı. Onların peşine düşen köy shinobilerini etkisiz hale getirdikten sonra kolayca bulunabilecekleri yerlere bırakıyorlardı hatta. Geçimlerini ise küçük köylere dadananları avlayarak yada kervanlara korumalık yaparak sağlıyorlardı. Onlarla aynı sınıfa mensup diğer insanların aksine, kimseye tehlike arz etmiyorlardı.

"Doton: Moguragakure no Jutsu!"

İlk önce parçalanıp dağılan toprağın sesini duydu, sonra gözlerini kamaştırdı o toprağın içinden çıkan kılıcın parıltısı. Batmakta olan güneşin son sızıntıları bu kılıcın ucunda birikmişti adeta. O kılıcın karnına yaklaştığı her saniye zamanın biraz daha yavaş aktığını hissedebiliyordu. Kılıcı tutan el yavaş yavaş çıkıyordu yerden, yavaş yavaş kılıç ve çocuğu arasındaki mesafe azalıyordu. Yavaş yavaş ölüm geliyordu. Kendisine olacaklardan çekingesi yoktu. Güzel bir hayat yaşamıştı, sevdiği adam ile bir sürü güzel anı, güzel arkadaşlıklar edinmişti. Bu kılıç karnını deşip geçtiğinde, toprak onun kanıyla ıslandığında ve ruhu ile bedeninin arasındaki görünmez bağ koptuğunda bir pişmanlığı olmazdı. Eğer karnındaki çocuk olmasaydı. Hiç düşünmeden ellerini siper etme amacıyla kollarına komut verdi. Belki, belki kılıcı tutabilirdi elleriyle. Çocuğuna zarar gelmezdi böyle, belki bir şekilde engel olabilirdi onun canının yanmasına. Bir umut.

"Git burdan! Kaç Kouki-san! Çocuğu kurtar!"

Akmayan zaman tekrar akmaya başlamıştı bu sözlerle birlikte. Kılıç daha fazla hareket etmiyordu, yüzünde hissedebildiği bir sıcaklık vardı. Shiki! Tam dört yıl önce onlara katılmıştı Shiki. Tıpkı Nikko gibi oda suçsuz yere fişlenmiş bir shinobiydi. Oysa o köyüne ihanet etmemişti. Aksine köyüne ihanet edenlerin peşine düştüğü için hain damgası yemişti. Takigakure alınbandını hala gururla taşıyordu çantasında. Nikko ile Kouki, onun kaçak olmasına sebep olan bir shinobiyi yakalamasında ona yardımcı olmuşlardı ve o günden beri Shiki onlarla birlikteydi. Elleri paramparça olmuştu kılıcı durdururken, kılıç bir elinin avucunun içini yarıp geçmişti ama öbür eliyle kavramayı başarmıştı. Durumu kötüydü, kan içindeydi sırtında koca bir yarık vardı. Belli ki son gücüyle, can havliyle Kouki'yi ve çocuğunu kurtarmak istemişti. "Kaçsana!" diye haykırdı Shiki. Sözlerini bitiremeden öksürmeye başladı, ağzından daha fazla kan tükürerek. ''Teşekkür ederim, çok teşekkür ederim Shiki.'' diyebildi Kouki. Kaçmaması gerekiyordu, savaşması ve arkadaşını koruması gerekiyordu. Yapamazdı. Shiki'nin hayatına karşılık çocuğunun hayatı. Böyle düşünmemesi gerekiyordu belki ama yavrusu için binlerce insanın canını alabilirdi, düşünmeden.

Kapanmış göz kapakları başka bir öksürük sesiyle tekrar açılmıştı. Shiki'nin değillerdi elbet. Shiki'nin bedeni çoktan parçapinçik edilmiş olmalıydı incelenme uğruna. Bu, ona yaklaşan kadından geliyordu. Aynı handa bir kaç gez gördüğü çocuğuyla seyahat eden bir kadındı bu. Ağır adımlarla Kouki'ye yaklaşıyordu. İster istemez eli çantasına gitti, kunaisine. Lakin bu düşünceden çok çabuk çıktı. Kadında o hava yoktu, shinobilere has o koku. Kızın yanına oturduğunda başını ona çevirdi ve gülümsedi Kouki. Verandaya çarpan yağmur damlalarının tınısının arasına çok güzel karışmıştı kadının sözleri. Gülümsemesini devam ettirdi Kouki. '' Benim geldiğim yer, Gün Işığı Ülkesi, ismini eşsiz gündoğumlarından almış. Sanırım insanlar her gün gördükleri manzaralara isim vermeyi seviyor. "
Image
İsim: Kitamura Fuu
Yaş: 17
Cinsiyet: Dişi
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 0
Prestij:
Ün: 10
Kullanılabilir GP: 10

Motivasyon

Herkes için adalet, eşitlik, özgürlük!

Başına gelen talihsiz olaydan sonra, kendi bile farkına varmadan etrafındaki adaletsizliklere eşitsizliklere kayıtsız kalamaz hale gelmiş bunu fark ettikten sonra da nerede bir problem gördüyse nerede birilerinin hakkının yendiğini düşünse orada olmuştur. Yaşadığı şeyleri kimsenin yaşamasını istememekte, bunun engellemek için elinden geleni yapmaktadır. Belki ütopik bir rüya ama, adaletsizliğin, eşitsizliğin olmadığı bir dünya bir köy yaratana kadar da durmayacaktır.

Özellikler
-

Güç:7
Çeviklik:9
Kondisyon:5
Potansiyel:2
Varlık:3
Zeka:4

Beceriler

[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
(F)[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu

Fuuton Tobikoshu no Jutsu
Kullanıcı Tori mührünü yapar ve ayaklarına odaklanır. Havayı ayaklarının altında sıkıştırır ve ani bir şekilde aşağıya verir. Bu, kullanıcının aşırı yüksek mesafeleri zıplayabilmesine olanak sağlar, ayrıca eğer kullanıcı düşerken bu tekniği uygularsa düşme hızını yavaşlatır ve nispeten daha rahat bir iniş sağlar. Teknik sadece 1 defa kullanılabilir, ardından mührü tekrar uygulamak gerekir.

Shunshin
Kullanıcı bir elinin işaret ve orta parmağını dışarı açar ve vücudundaki chakraya odaklanır. Ardından, kullanıcı aşırı hızla hareket etme kabiliyetini kazanır. Genelde kullanıcıya bakan kişiler onun birden yokolduğunu görür, ancak teknik sadece aşırı hızdan oluşmaktadır. Kullanıcı çevresel etmenleri kullanarak hareketini gizler ve birden yerinde varolduğu izlenimini verir. Kullanıcı teknik ile chakrası yettiği sürece istediği mesafeyi katetebilir, ancak teknik süresince başka teknikleri kullanamaz ve saldırı yapamaz, bütün odağı tekniği açık tutmak üzerine olmalıdır. Teknik havada hareket etmek için kullanılamaz. Teknik kullanılarak rakibe hızlıca yaklaşılabilir ve uzaklaşılabilir, ancak avantajlı bir pozisyona geçmek aşırı derecede zordur, zira bir çok kişi Shunshin ile yapılan hareketi görebilir ve farkedebilir.

Yami no Me
Kullanıcı kısa bir el mührü dizisinin ardından karanlıkta görebilme yetisini kazanır. Kullanıcı bu teknik ile önündeki 50 metreye kadar zifiri karanlıkta görebilir, ancak renkleri ayırt edemez. Teknik kullanıcı istediği sürece açık kalır ve hafif bir chakra yer.

Taijutsu

Yumi-dou Stili B-Rank
Kullanıcının yayı efektif bir şekilde, yani güç kaybı olmadan, germesi için gereken süre aşırı derecede kısalır. Her bir ok atışı arasındaki süre de buna bağlı olarak azalır. Ayrıca kullanıcı, görüş mesafesini kısıtlayan hava durumlarında da odaklanarak bu durumları yoksayabilir. Ne var ki bu eğitimin sonuçları, durumdan duruma farklılık gösterecektir.

Kaguya
Kullanıcı, yayı tuttuğu eliyle, yayı bırakmadan 3 ayrı tek el mührü uygular. Ardından elini boş olan yayda, hayali bir oku geriyormuş gibi çeker. Bu sırada, saf chakradan oluşmuş bir ok kullanıcının elinde oluşmaya başlar. Bu ok şekilsizdir ve mavi bir ışık hüzmesinden ibarettir. Okun oluşturulması 2-3 saniye kadar sürer, ardından anında atılabilir, zira oluşturulması tamamlandığında yay zaten gerili bir durumdadır. Ok herhangi bir şey ile temas edene kadar formunu bozmaz ve normal bir oktan daha yüksek hasar potansiyeline sahiptir. Hedefine çarptığı anda, hasar verdikten sonra mavi bir ışık huzmesi ile yokolur. Delici hasar verir. Ardı ardına kullanılmak üzere tasarlanmış bir tekniktir, lâkin chakra rezervlerini çabuk yorar.

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Yumi Yayı (Normal Kalite)
20 Adet Ok (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Post Reply

Return to “Fanfiction - Kurgu Köşesi”