Kotegawa Chisa'nın Günlüğü

Ishigakure'nin aşırı düzenli ve sıkıcı konutları.
Post Reply
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 215
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Kotegawa Chisa'nın Günlüğü

Post by Kotegawa Chisa » February 6th, 2020, 3:54 am

Dördüncü Shinobi Savaşı'ndan 16 yıl sonra, Kış


Bir kitap yazmak herkesin yapabileceği bir şey değildir, özellikle benim gibi edebiyatla uzaktan yakından alakası olmayan bir insanın. O yüzden ben yazdığım bu şeye bir kitap yerine günlük adını vermeyi tercih ettim. Normalde böyle bir işe dahi girişmemem gerektiğini biliyorum fakat son zamanlarda hissettiğim yalnızlık beni yazmaya itti. Gelecekte büyük ihtimalle bu dizeleri okurken suratımda kocaman bir gülümseme olacak ve kaleme aldığım bu düşüncelerimi saçma bulacağım. Yine de birilerine aktarmam gerektiğini düşünüyorum, aksi halde sahip olduğum hisler beni içten içe yiyip bitirecekmiş gibi hissediyorum.

Son zamanlarda hissettiğim yalnızlığın büyüklüğü artmaya başladı. Özellikle bu tarz anlarda ablamla tekrardan konuşmaya başlamam gerektiğini düşünüyorum fakat sonrasında kendimi durduruyorum. Açıkçası onunla barışmayı hak ettiğimi düşünmüyorum, sonuçta onun bu hale gelmesinin asıl sebebi benim. Eğer o gün, Asakura'da onun bileklerine kelepçe geçirmeyi reddetseydim çok daha iyi bir durumda olabilirdi. Ablamın beni bunun için affettiğini biliyorum fakat onun yüzüne bakacak cesareti kendimde bulamıyorum. Evimin tam karşısında oturuyor olmasına rağmen savaştan sonra onun yüzünü hiç görmedim. Elbette birkaç kez kapıma gelip evde olup olmadığımı yokladı fakat bir süre sonra bu yoklamalar kesintiye uğradı. Sanırım artık onunla görüşmek istemediğimi anlamış gibi... Açıkçası böyle olmasını gerçekten de istemiyordum fakat gözlerinin içine baktığımda gerçekten de büyük bir acı hissediyorum. Savaştan sonra onun emekli edileceğini öğrendiğimde gözlerindeki bakış gerçekten de canımı yakmıştı. O gün muhteşem ablamın gözlerinde ilk defa hüznü gördüm.

Ablamla iletişimi kesmemin ardından kan bağımın olduğu insanlardan hiçbiriyle konuşmamaya başladım. Annem ve babamın beni reddediyor oluşuna alışığım ve bundan ötürü onlardan nefret etmiyorum. Hala ikisini de sevdiğimi söyleyebilirim fakat yanlarına uğramak istemiyorum. Biraz garip görünüyor olabilir fakat durum böyle... Kısacası aklımdakileri anlatabileceğim kimsem kalmadı. Büyük bir yalnızlığın içerisindeyim ama bu durumdan da şikayetçi değilim. Gündelik hayatımdan gerçekten de aşırı derecede zevk alıyorum. Tsugi-chan ve Rei-kun ile ilgilenmek gerçekten de aşırı derecede eğlenmeme neden oluyor. Bir yandan da hayallerimi gerçekleştirebilmek için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Yine de dediğim gibi düşüncelerimi aktarabilecek birilerine ihtiyacım var. Bu ihtiyacımı gidermek için de bu kitabı yazmaya karar verdim.

Yağmur Ülkesi'nde yaşadığımız savaş beni gerçekten de derinden etkiledi. Korumakla görevli olduğum yoldaşlarımın cansız bedenleri her gece gözlerimin önüne geliyor. Yine de bu beni korkutmuyor, aksine daha da fazla çalışmam için alevlendiriyor. Ölen dostlarımın da hakkında kötü düşündüğünü sanmıyorum, hepsi gerçekten de iyi insanlardı. Her gece bana kendilerini göstermelerinin sebebinin beni çalışmaya itmek olduğunu düşünüyorum. Daha fazla güçlenmemi ve onlarınki gibi ölümleri engellemem gerektiğini söylüyorlar. Yani en azından ben öyle söylemek isteyeceklerini düşünüyorum.

Aklımı meşgul eden bir diğer olay ise Shijo-kun. Şimdi yazmakta olduğum düşüncelerimi kısa süre önce Juzo-san'a aktardım... Shijo-kun savaşın olduğu gün benim hayatımı kurtardı. Normalde minnettar olmam gereken bir şey fakat ona karşı hiç minnet duygusu hissedemiyorum. Açıkçası beni kurtardığı için ona kızgın olduğumu dahi söyleyebilirim. Orada yapması gereken şey beni uyarmak değil, karşısındaki düşmana odaklanmaktı. Belki öyle yaptığı takdirde parçalara ayrılmış olacaktım fakat en azından Shijo-kun'a herhangi bir zarar gelmeyecekti. Benim gibi birisi için gerçekten de kendisini feda etmesine gerek yoktu... Yine de onun neden böyle davrandığını anlayabiliyorum. Anlayabiliyorum çünkü onun yerinde ben olsaydım düşünmeden aynı şeyi yapardım... Shijo-kun'un yanında olmam gerekiyor. Juzo-san onun asla eskisi gibi bir shinobi olamayacağını söyledi ama ben öyle düşünmüyorum. Eğer bahsettiğimiz kişi Shijo-kun ise o bunu başaracaktır! Sonuçta o böyle bir shinobi.

Savaşın bende bıraktığı olumlu izler olmadığını söylersem yalan söylemiş olurum. Heizo-san'ın son anlarında söylediği sözcükler gerçekten de pes etmemem gerektiğinin kanıtı olarak duruyor. Hayatım boyunca sürekli olarak insanlara kelimelerimle ulaşmaya çalıştım fakat çoğu zaman başarılı olamadım. Zaman zaman kalbi kötülükle kaplanmış insanları kurtaramayacağımı bile düşünmeye başladım. Bugün hala yürüdüğüm yolda devam ediyorsam bunun sebebi Heizo-san'ın söylediği sözcüklerdir.


“Biz düşmanız Chisa-san. Fakat düşüncelerime etki etmediğini söyleyemem. İnsan ayırt etmeden onlara yardım etmeye çalışman… Bu daha önce hiç gördüğüm bir şey değil.”
-Heizo


Bu sözcükler bana güç veren şeylerden birisi oldu ve bu sayede ilerlememe devam edebiliyorum. Hala birilerini kurtarabileceğimi biliyorum, ne kadar kötü kalpli olurlarsa olsunlar.

Savaşın bıraktığı olumlu izlerden bir diğeri ise Motoki-kun. Onunla karşılaştığım anda kalbim çoktan paramparça bir hale gelmişti bile. Hayatını kaybeden yoldaşlarımızın ölmesinin en büyük nedeni olarak kendimi görüyor ve kendimden nefret ediyordum. O zamanlar yanımda hala korumam gereken yoldaşlarımın olduğu aklımın ucundan bile geçmiyordu... Motoki-kun bizi yarattığı tekniğin etkisi altına aldığında ise sahip olduğu güç karşısında ruhumun kalan son parçaları da dağılmaya başladı. Tamamen pes etmiş bir şekilde ölümü bekliyordum. Lakin dövüşümüzün sonuna doğru gelirken asıl önemli olan şeyin ne olduğunun farkına vardım. Ne kadar dostumu kaybetmiş olsam dahi hala korumam gereken insanların etrafımda olduğunu fark ettim ve harekete geçtim. Vücudumun ve beynimin her hücresini kullanarak yanımdaki dostlarıma yardımcı oldum ve içinde bulunduğumuz durumdan kurtulmayı başardık. Dövüşümüzün sonunda Motoki-kun'un hayatını kurtarmayı tercih ettiğimiz için savaş alanına gitmekte geciktik fakat bu durumun yanlış olduğunu düşünmüyorum. Her ne kadar büyük resme baktığımızda aptalca bir şey yapmışız gibi görünse dahi gözlerimin önünde ölüme giden bir insanı terk edecek birisi değilim ben.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 140.000
Prestij: 1
Kullanılabilir GP: 20
Ün: 39

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya başlamıştır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 4
Potansiyel: 3
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin
B - Rank: Zukokku

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D-Rank: Görünmez Kılıç
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
B - Rank: Mugen Onsa
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Modlar
Barış

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 215
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: Kotegawa Chisa'nın Günlüğü

Post by Kotegawa Chisa » February 13th, 2020, 1:39 pm

Ishigakure'nin içerisinde bulunduğu değişim sürecinin doğru olduğunu düşünmüyorum. Eğitimlerin sıklığının ve zorluğunun artması anlaşılabilir bir şey çünkü köyün önde gelenleri daha fazla shinobi kaybetmek istemiyorlar fakat bu yaklaşım gerçekten doğru mu? İnsanların sahip olduğu nefreti kullanarak onları daha da güçlenmeye itmek doğru olan şey mi? Açıkçası ben bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Kısa sürede etkili olabilecek bu metot, uzun vadede bizi yıkımın eşiğine götürebilecek bir şey. Kalbimizdeki nefreti gücümüzün ana kaynağı haline getirirsek, nefret ettiğimiz şey ortadan kaybolduktan sonra kendimizi bir boşluğun içerisinde bulabiliriz... Köyümüzde bir çok insanın yatağından Riaru'ya olan nefretle uyandığını biliyorum. Özellikle savaşta yakın dostlarını ve ailelerini kaybetmiş insanlar bu hisse tutunarak ilerlemeye çalışıyor. Fakat bu yanlış! Bir insanın gücünün kaynağı nefret veya intikam arzusu olmamalı. Kısa sürecek olan hayatlarımızı anlamlı tutmak için daha yüce bir amaca hizmet etmemiz gerekiyor.

Yaşadığım kazadan sonra insanlardan nefret etmeye başladım. Üzerime doğrultulmuş tiksinti dolu bakışlara, sadece bir çocuk olmama rağmen insanların benden uzak durmasına anlam veremiyordum. Yine de hiçbir zaman onlardan intikam almak istemedim. Ne kadar kötü şeyler yaşamış olsam da aklımdan bir kere dahi bu düşünce geçmedi. İşte bu yüzden insanların neden bu hisse bu kadar tutulduğunu anlayamıyorum. Ne kadar ironiktir ki hayatım boyunca bir çok kez intikam arzusuyla dolup taşan insanlarla karşılaştım. Kuzuryu-gawa ve Asakura'da ki insanların nefretlerinin ne kadar büyük olduğunu anlayabiliyordum fakat neden intikam almak istediklerini anlayamıyordum. Daha doğrusu neden bu intikamı kendi elleriyle almak istediklerini anlayamıyordum. Sonuçta biz shinobilerin var olma sebebi normal insanların ellerini kana bulamalarını, kötü yollara sapmalarını engellemek değil mi? Bunun için bile bize güvenmelerini sağlayamayacaksak var olmamızın ne anlamı var ki?
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 140.000
Prestij: 1
Kullanılabilir GP: 20
Ün: 39

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya başlamıştır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 4
Potansiyel: 3
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin
B - Rank: Zukokku

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D-Rank: Görünmez Kılıç
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
B - Rank: Mugen Onsa
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Modlar
Barış

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
Post Reply

Return to “Konutlar”