[Asakura Midori] Bal Arısı

Kusagakure'nin liderinin konakladığı bina.
Post Reply
User avatar
Asakura Midori
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 34
Joined: June 26th, 2019, 12:22 pm

[Asakura Midori] Bal Arısı

Post by Asakura Midori » January 19th, 2020, 5:57 pm

Siyah perdeler rüzgarın hışırtılı dokunuşlarıyla sessizce aralanırken, odama belirli belirsiz vuran kan kızılı günışığı duvardaki nemden oluştuğunu tahmin ettiğim kabarcıkların şekillerini biraz daha ortaya çıkarıyordu. Görüntüyü kaydedip ezberlemişti artık zihnim.. ne kadar süredir uyanıktım ki? Üzerimdeki çarşafından komple ayrılıp şekilsiz bir halde topaklanmış yorganı anlık bir hışımla pencereye doğru açtım ve mekik çekercesine dik bir hareketle yerimden doğruldum.

Bedenim, gözlerim ve beynim sanki ne kadar miktarda uykuya ihtiyacım olduğu konusunda hararetli bir üçlü münazaraya girişmiş gibilerdi. Bunu sürdürmeye devam ettikçe dün geceden beri karnımı belirli aralıklarla yoklayan gerginlik krampları 'ben buradayım' dercesine süpriz ziyaretler yapmaya devam edecekti. Buna izin veremezdim.Tek hamlede kalktım yataktan. Yüzümü her gün yıkadığım su ilk defa bu kadar soğuk akıyormuş gibi hissettirmişti.. önce abarttığımı düşündüm fakat yanaklarıma hücum eden kan hücreleri suratımı tatsız bir pembeye boyamıştı.

Büyük bir ciddiyetle giydim kostümümü. Her zamankinden çok daha dikkatlice. Bugün hata yapmak için uygun bir gün değildi.. bugün bir şeylerin değişmeye başlayacağı önemli bir gündü. Alın bandımı her zamanki gibi belime sıkıca bağladım ve katanamı sırtımdaki yere paralel duran kınına takmadan önce birkaç saniye öylece baktım silahıma. Bugün ikimiz için de eşit derecede önemliydi sonuçta. Ve evet.. üstümdekilerle aynı renkte olan bandamı ve kapüşonumu da yüzümü kapatacak şekilde çektiğimde, mor bir artı işaretine benziyordum. Küçük, ama ölümcül bir artı işareti.

"Güneş doğdu.. ihtiyar uyanmıştır artık.. bi' zahmet."

Ayna karşısında içime çektiğim derin bir nefesin ardından sessizce çıktım evden. Kırmızıdan turuncuya sert bir geçiş yapmakta olan güneşi gözüme vurmayacağı bir açıya alarak köy meydanına doğru yürümeye başladım. Asıl istikametim daha farklıydı elbette.. ancak bana şans dileyebilecek birine ihtiyacım vardı. Bu kişinin insan olmasını elbette ben de isterdim, fakat gerçek arkadaşlar edinebilmek için önce güçlenmek zorundaydım.

"Günaydın Matsuoka-sama! Bugün ihtiyarla konuşacağım. Lütfen gözün üzerimde olsun.."

Psikolojik olarak gerginlikten kafayı yemek üzere miydim, yoksa kıyamet vakti mi yaklaşıyordu bilmiyordum fakat koskoca ağacın bana yarım milisaniyeliğine göz kırptığına yemin edebilirim. Bu sırada güneş de iyice limon sarısı halini almıştı ve köy meydanı yavaş yavaş hareketlenmeye başlamıştı. Başımı yavaşça yukarı kaldırdım.. Kusagakure'nin hemen hemen her yerinden rahatça görülebilen binayı süzdüm bir süre. Adımlarımı o bölgeye doğru hızlandırdım.

Düşünmemeye çalışıyordum.. kafamı yol boyunca olabildiğince boşaltmaya çalışıyordum fakat başarılı olabildiğim pek söylenemezdi. Kusa-Chou binasına yaklaştıkça kalp ritmimin hafif de olsa artmaya başladığını hissettim. Beni reddetmesinden korkuyordum.. bunda utanılacak bir şey yoktu. Ancak her ne olursa olsun kendime Kendou konusunda bir usta bulmak zorundaydım. Bunun için feda edemeyeceğim ne olabilirdi ki?

"Sadece beni bir ustaya yönlendir.. sadece bunu yap. Lütfen."

Diye geçirdim içimden. Köyümüzde böyle biri var mıydı emin değildim, fakat gerekirse tek başıma Kirigakure'ye bile gidebilirdim! Efsanevi kılıç ustalarının hikayelerinin yayıldığı o mükemmel sisli bölge. Çocukluğum o hikayelerle geçmişti.. yeteri kadar bilgili olduğumu düşünüyorum. Zaten kendimi kötü ihtimallere odaklamamalıyım.. yalnızca azmimi bir şekilde kanıtlayarak onu ikna etmem gerekiyor. Binanın önüne geldiğimde nöbetçilerin yanına doğru yürüdüm.

"Kusa-Chou ile konuşmam gerekiyor. Şuan müsait mi?"

Bir sorun çıkmazsa odasına çıkıp sakince durumu anlatmayı planlıyordum. Eğer uygun olmadığını söylerlerse de ne zaman gelmem gerektiğini öğrenip o vakte kadar köy meydanında oyalanıp tekrar buraya geri dönecektim. Tabii bütün bunlar olurken, bir gözüm daima gördüğüm her shinobi'nin belinde olacaktı. Kılıç taşıyanlara dikkat etmek istiyordum. Sana güveniyorum ağaç-sama!
Image
Image
İsim: Asakura Midori
Yaş: 16
Cinsiyet: Erkek
Ryo: 75.000
Prestij: 0
Ün: 10
Element: Raiton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Kullanılabilir GP: 0


Motivasyon:

Boyu değil işlevi!
Midori dünya üzerindeki herkese, karşısındakinin görüntüsünün bir önemi olmadığını, güç ile kalıbın aynı anlama gelmediğini kanıtlamaya yemin etmiştir. Hem kendisi, hem de diğer 'ucube'ler için bu önyargıyı kırmakta kararlıdır.

Sırt kaşıyan
Midori'nin en büyük değerlerinden birisi de arkadaşlıktır. Kendisini koruyan arkadaşları olması ona büyük mutluluk verirken, yaşamayı en çok sevdiği his ise arkadaşlarını korumak için savaşmaktır.


Komplikasyon:

Fare tuzağı
Boyu ile ilgili yapılan dostça şakaları kaldırabilir, hatta yeterince komik ve zekice ise gülmelerine eşlik bile edebilir.. fakat bu tanımadığı veya sevmediği biri tarafından yapıldığında, eğer bunu hakaret olarak algılarsa mantığını ve rasyonelliğini bir anda rafa kaldırıp yarın yokmuşasına öfke patlamaları yaşayarak karşısındaki saldırabilir.


Özellikler: -

Güç: 6
Çeviklik: 10
Kondisyon: 8
Potansiyel: 2
Varlık: 6
Zeka: 3

Beceri Listesi:

[Güç] Atletizm: 3 [FAVORİ]
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 2 [FAVORİ]
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu: -

Genjutsu: -

Taijutsu:

Kendou Stili - A Rank
Tsukikage no Mai - B Rank

Ekipman/Eşya: Katana (İyi Kalite)

User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1456
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Asakura Midori] Bal Arısı

Post by GM - Naruto » February 13th, 2020, 9:53 am

Karın Kusagakure’yi kapladığı günlerin birinde, yerdeki kar katmanını eze eze yürüyorsun Kusachou Binasına doğru. Aklındaki tek düşünce, bir usta bulup insanları yanıltmak adına bir adım daha ileriye gitmek oluyor sadece. Bu yüzden, ne soğuğu hissediyorsun ne de dizlerine kadar gelen karı… Kısa boyunun dezavantajını bu tür şeylerde yaşadığın için bir anda ilk bulduğun binanın çatısına atlayarak daha hızlı ve en azından bacaklarının kara gömülmediği bir güzergah seçiyorsun kendine. Kısa bir süre sonra da Kusachou Binasına varıyorsun.

Binanın içine girdiğin anda, içerideki sıcaklık doğrudan seni kucaklıyor. Bir anda aslında kafandaki düşünceler nedeniyle soğuğu nasıl da hissetmediğini ve üşüdüğünü anlayabiliyorsun. Birkaç saniyelik ufak titreme ve silkelenmenin ardından ise Kusachou’nun bulunduğu odaya doğru ilerlemeye başlıyorsun.

Binanın içinde yürürken dikkatini en çok çeken şey, insanların adeta seni tanıyor gibi seni süzmeleri oluyor. Kısa boyunla oldukça dikkat çekici ve aslında insanların zorba tavırlarına maruz kalmış biri olsan da, bu kez üzerine yönelen bakışlarda bunu sezemiyorsun. Her ne kadar bu bakışların altında yüce bir saygı duygusu yatmadığını anlasan da, insanların sana en azından sempatik bakışlar attığını fark edebiliyorsun.

Merdivenleri çıkıp Kusachou’nun çalışma odasının bulunduğu yere geldiğinde, seni karşılayan iki şahsi koruma, binadaki diğer insanlarınki gibi bakışlarla kısa bir süre seni süzdükten sonra içlerinden bir tanesi “Günaydın Midori-san!” diyor sanki yıllardır seni tanıyormuşçasına. Chuunin rütbesinde olduğunu bildiğin, yüzü tanıdık ancak ismi konusunda net bir bilgi sahibi olmadığın shinobiye karşılık vermenin ardından, Kusachou ile konuşmak istediğini iletiyorsun. Shinobi bu isteğin karşısında “Üzgünüm Midori-san ancak Gyaku-sama şu an yerinde değil ve ne zaman gelir bilmiyoruz. Ama dilersen seni Aisu-senpai ile görüştürebilirim.” diyor yardımcı olmak istediği her haliyle belli ederken. Köydeki işleyiş gereği, Gyaku’nun yokluğunda Aisu’nun işleri yürüttüğünü bildiğin için, bu teklifi olumlu karşılıyorsun ve hemen ardından shinobi seninle birlikte merdivenlerden aşağı inerek başka bir odaya yöneliyor.

Bina içindeki bir odanın kapısı önünde durmanızın ardından shinobi “Aisu-senpai içeride. Evrak işleriyle uğraşıyor ancak sana vakit ayıracaktır.” diyor gülümseyerek ve hemen ardından saygı ve arkadaş duygularının karışık halde olduğu bir selamlamayla yanından ayrılıyor. Shinobinin yanından ayrılmasının ardından kapıyı birkaç kez tıklatıyor ve içeriden gelen davet ile kapıyı aralayarak kendini odanın içine atıyorsun.

Yoğun bir çalışma ortamı olduğu belli olan odaya girdiğinde, hemen karşındaki camın önünde duran masa ve bu masanın ardında oturan Aisu’yu görüyorsun. Hızlıca etrafına baktığında ise, odanın iki duvarının da tamamen raflı kitaplık şeklinde olduğu ve neredeyse tıka basa evrak dolu olduğunu görüyorsun. Aisu’nun oturduğu masada da aynı evrak kalabalığı bulunsa da, tüm bu yoğunluğa rağmen odadaki nizam ve temizlik bir hayli dikkat çekici duruyor. Masada duran kalemlerin bile belli bir ahenkle masaya konulmuş olduğu dikkatini çektiğinde, Aisu’nun çalışma disiplini konusunda birkaç bilgi daha edinmiş oluyorsun.

Önündeki evraklardan kafasını kaldırıp sana baktığında anda, gözleri hafifçe büyüyen Aisu “Sen miydin Midori-san?” diyor hafif şaşırmış bir tonda. Bu şaşkınlığın ardından belli bir sempatinin yattığını rahatlıkla anlarken, insanların sana yönelik bu duygularının boyunla alakalı eksikliğinden olmadığını da anlayabiliyorsun. Sahip olduğu konum ve itibarın yarattığı bu sempati duygusunu, belki de hayatında ilk kez bu kadar yoğun yaşıyorsun. Aisu da bu duygu yoğunluğunun en tavan yaptığı kişi olurken, birkaç saniye sonra “Seni rahatsız eden bir durum mu var? Nasıl yardımcı olabilirim sana?” diye soruyor, önündeki evrakları hafifçe masanın kenarına doğru iterken.
Off Topic
Konunuza bakan GM bendeniz Fortius'tur. Konuyla ilgili her türlü sorun, şikayet ve önerinizi bana özel mesaj yoluyla iletebilirsiniz.

Pasiflik süresi 48 saat olarak planlanmaktadır.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Asakura Midori
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 34
Joined: June 26th, 2019, 12:22 pm

Re: [Asakura Midori] Bal Arısı

Post by Asakura Midori » February 14th, 2020, 1:49 am

Her bir nefeste yüzüme doğru yayılan dumana inanmak istememiş olsam da, parmak uçlarımdan burnuma kadar bir anda iletilen soğuğu en nihayetinde kabullenmek durumunda kalmıştım. Kar, çocuklar ve aşıklar için mükemmel bir şeydi belki.. fakat bir shinobi için, özellikle de yerden yüz beş santimetre yüksekliğindeki bir shinobi için kesinlikle devasa bir karın ağrısıydı. Bunu düşünmemeye çalışarak çatılardan seke seke bir şekilde varabilmiştim istediğim yere neyse ki.

Görkemli bir binaydı sahiden de. Buradan her geçişimde içimde oluşan o tuhaf kıpırtının yerini bu kez çok daha farklı bir şey almış gibiydi. Tedirgin, fakat bir o kadar kararlı adımlarla içeri doğru yürürken onu gördüm. Onu... yani şey.. kesinlikle tanıdığım, fakat isminin tek bir harfinin bile an itibarı ile aklıma gelmediği o korumayı.


"Aaaa! Günaydın! Naber?"


İçgüdüsel bir refleks ile, onu tanıdığımı bir şekilde birkaç saniye içinde ispatlamaya çalıştığım içindi muhtemelen bu aşırı abartılı coşkum. İşe yaramış gibiydi.. bu iyiydi. Gyaku-sama'nın orada olmayacağı ihtimaline her ne kadar kendimi çoktandır hazırlıyor olsam da, genel olarak bütün ihtimalleri onun bir şekilde 'geri dönmesini' beklemek üzerine kurmuştum. Aisu-sama ile konuşma fikri bir anda inanılmaz mantıklı gelmişti.

"Oluuur çok iyi olur. Teşekkürler süpersin!"

Sekerek gitsem bir şey olur muydu?

Frenlemem gereken birçok duyguyu aynı anda yaşıyordum. Aisu'nun odasına yaklaştıkça enerjim yerini gerginliğe bırakmaya başlamış gibiydi.. kendimi bir şekilde telkin etmem gerektiğini hissettim. En kötü ne olabilirdi ki? Başından def ederdi. Şöyle bir düşündüm de.. en kötü ihtimal gerçekten de kötüymüş. Yutkunarak kapısını tıklatıp içeri girdim. Odadaki düzen bile çok şey anlatıyordu aslında.

"Günaydın Aisu-sama. Aslında.. senden bir konuda yardım istemek için geldim."

İnsanlık için küçük, benim için büyük adımlar ile yanına doğru ilerledim yavaş bir şekilde. Rahat iletişim kurabileceğimiz bir mesafede durarak tam karşısında dikildim, ardından ellerimi önümde birleştirerek hem saygımı hem güvenimi en net şekilde aktarabileceğimi düşündüğüm bir duruşa geçip derin bir nefes çektim ve konuşmaya başladım.

"Kendou stiline olan yatkınlığımı biliyorsundur. Aslında... tek yatkınlığım bu. Kendi kendime gelişebileceğim en üst seviyeye eriştiğimi düşünüyorum. Ancak sınırlarımı zorlarsam çok daha farklı bir boyuta evrilebileceğimin de farkındayım. Bunun için bir kılıç ustasından eğitim almaya ihtiyacım var.. her ne gerekiyorsa yapmaya hazırım."

Son cümleyi üstüne bastıra bastıra vurguladıktan sonra, ciğerlerime doldurmuş olduğum nefesi anlık bir mayışma ile yavaşça bıraktım.. ardından gözlerine baktım son kez.

"Beni bir ustaya yönlendirebilir misin?"
Image
Image
İsim: Asakura Midori
Yaş: 16
Cinsiyet: Erkek
Ryo: 75.000
Prestij: 0
Ün: 10
Element: Raiton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Kullanılabilir GP: 0


Motivasyon:

Boyu değil işlevi!
Midori dünya üzerindeki herkese, karşısındakinin görüntüsünün bir önemi olmadığını, güç ile kalıbın aynı anlama gelmediğini kanıtlamaya yemin etmiştir. Hem kendisi, hem de diğer 'ucube'ler için bu önyargıyı kırmakta kararlıdır.

Sırt kaşıyan
Midori'nin en büyük değerlerinden birisi de arkadaşlıktır. Kendisini koruyan arkadaşları olması ona büyük mutluluk verirken, yaşamayı en çok sevdiği his ise arkadaşlarını korumak için savaşmaktır.


Komplikasyon:

Fare tuzağı
Boyu ile ilgili yapılan dostça şakaları kaldırabilir, hatta yeterince komik ve zekice ise gülmelerine eşlik bile edebilir.. fakat bu tanımadığı veya sevmediği biri tarafından yapıldığında, eğer bunu hakaret olarak algılarsa mantığını ve rasyonelliğini bir anda rafa kaldırıp yarın yokmuşasına öfke patlamaları yaşayarak karşısındaki saldırabilir.


Özellikler: -

Güç: 6
Çeviklik: 10
Kondisyon: 8
Potansiyel: 2
Varlık: 6
Zeka: 3

Beceri Listesi:

[Güç] Atletizm: 3 [FAVORİ]
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 2 [FAVORİ]
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu: -

Genjutsu: -

Taijutsu:

Kendou Stili - A Rank
Tsukikage no Mai - B Rank

Ekipman/Eşya: Katana (İyi Kalite)

Post Reply

Return to “Kusa-Chou Binası”