[Kusagakure - Operasyon] Sayama Kumo & Kumo Sakuma & Kasumikage Teki

User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1287
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Kusagakure - Operasyon] Sayama Kumo & Kumo Sakuma & Kasumikage Teki

Post by GM - Naruto » February 26th, 2019, 9:03 pm

Kumo : Kunai daha bir derine giriyor, acın katlarca artıyor. İçerideki organların, kunainin hareketi ile adeta somut bir şekilde hissediyorsun. Ayakların yerden yükseliyor, yarık açıldıkça açılıyor. Adamın koltuk altına sıkıştırdığı kolunun uyuşukluğu ise hissedilmiyor artık. Zira karnının acısından ziyade, bir sinek vızıltısı gibi kolun.

Boştaki elinle patlayıcı parşömeni çıkarıyorsun. Adam kunaiyi karnına itelemekle meşgul. Bu sebeple sağ omzu da vücuduna bir hayli yakın. Omzunun yakınlarındaki kafası kalabalığa dönük, işi adeta bir şova dönüştürüyor. Gücünü topluyor, hareketlerine bilinç katmaya çalışıyorsun. Parmaklarının arasından akan chakra parşömene aktarılıyor, parşömen ise adamın sırtına yapışıyor.

Parmaklarını yana açıyor, adamın sana kalkan olabileceğini umarak parşömeni ateşliyorsun. Gürültü. Ses. Ve sonsuz bir sessizlik, hayatta bir daha hiçbir zaman tadamayacağın bir acı.

Teki: Basınçlı su kütlesini adama doğru yöneltirken, serbest elinle silahının kınına yapışıyor çekiyorsun hışımla. Tek gözün üzerine ellerini salmış adamda, diğer gözün ise boğazını kucaklamak için hazırlanan Kitsune'nin üzerinde.

Şerit, yerde eğik bir şekilde çömelmiş adama ilerliyor. Su tekrar kana bulanırken, acı bir çığlık adamın göğsünde koca bir kesiğin habercisi oluyor. Sen ise, yeni bir kesiğin oluşmaması için harekete geçiyorsun. Sana doğru gelen Kitsune'ye karşılığık vücudunu geriye doğru salıyorsun. Ellerin sıkılığı azalıyor, sol bileğindeki el tamamen seni bırakıp yere düşüyor. Kitsune yaklaşıyor. Diğer silahını dik bir şekilde tutuyorsun. Geriye düşüyor, kendini zemine bırakıyorsun.

Ve zaman yavaşlıyor. Hemen arkanda hissettiğin çılgınca sıcaklık, karşısında bir yaprak tanesine döndüğün çılgınca bir kuvvet. Önce bir kuvvet dalgasıyla karşılaşıyor, ardından sırtına çarpan sert birşeylerle ileriye doğru inanılmaz bir hızla uçuyorsun. Kulaklarındaki çılgın savaş naraları, metalin ölümcül tınısı yok oluyor. Çınlamadan başka hiçbir şey duyamıyorsun.

Yüz üstü zemine çarpıyor, yerde 3-4 takla atıyorsun sürüklenirken. Bu taklaların esnasında, seni iten güç dalgasının etkisiyle geldiği yolu geri tepen Kitsune'yi görüyorsun bir anlığına. Görüşün bulanıklanşıyor. Yerde yatan, gözleri açık ölmüş birini görüyorsun. Üzerine elleri salan kişi.

İlerleyişin yavaşlıyor, sırt üstü sürükleniyorsun. Kumo'yu görüyorsun. Zeminde, yan dönmüş yatıyor. Karnından başlayarak göğsüne kadar çıkan bir yarık. Sol kolu, omzundan biraz aşağısından itibaren yok. Saçları, bir şekilde yanmış. Zamanın yavaşladığı saniyelerde, sağır kaldığın o anlarda derinden nefes aldığını hissediyorsun. Hatta işitiyorsun. Hırıltılı. Kesiliyor. Kumo, gözleri açık bir şekilde, zamanın yavaşlığına tezat bir hızla veda ediyor hayata..

Birşeylerin patladığının farkındasın. Ortalık dumanlarla kaplı. Az önce çevrenizi saran kalabalıktan eser yok bu sebeple. Patlayıcı hepsini yok mu etti ? Bu kadar şiddetli olmadığını biliyorsun. Öyle olsa, senin de parçalanacağının bilincindesin. Toparlanıyor, dizlerinin üzerine çökerek çevrene bakıyorsun. Sol tarafın, arkan ve birkaç metre ötene dek duman bulutları hüküm sürüyor. Sağ tarafındaki kalabalık, bulunduğunuz yeri izlemekten ziyade hücum eden yüzlerce insanla dolu. Seni görmüyorlar, patlamayı savaşın bir doğası olarak kucaklayıp ölüme yürüyorlar. Sağırsın. Ve görünmezsin.

İleride, 2-3 metre ötede bir silüet var. Az çok seçebiliyorsun. Zincirli eleman. O da dizlerinin üzerine çökmüş durumda, yavaşça kalkmaya hazırlanıyor. Kendi üzerinde hafif bir sersemlik var, sağır olman da cabası. Kitsune'yi durdurmak için kullandığın silah görünürde yok. Kitsune ise tahminen adamın bulunduğu taraflara doğru uçmuş olmalı. Sadece tahmin.

Kumo: Adam sol kolunu koltuk altına sıkıştırdığı için haliyle kolunun büyük bir kısmı da adamın sırt tarafında oluyor. Bu nedenle aktif hale getirdiğin parşömen adamı hedeflediği kadar sol kolunu da patlama kapsamı içine alıyor. Diğer yandan patlamanın yarattığı şiddet, adamın üzerine çarpışı karnına saplı kunai için itici bir kuvvet oluyor.

Patlamanın başlangıcıyla birlikte önce sol kolundan müthiş bir acı yükseliyor. Kopan gümbürtü, kolundan sonra kulaklarını hedefliyor. Savaşın tüm çılgın tınılarını sonlandırıyor, yerini hiç sonlanmayacak bir çınlamaya bırakıyor. Bir süre havada süzülüyor, yere temasında ise sürüklenmeye devam ediyorsun. Vücudunu hareket ettiremiyorsun. Başında ufak bir yanma hissi. Hemen önünde Teki'yi görüyorsun. Suratı sana dönük, sırt üstü bir şekilde sürükleniyor yerde. Nefes alışların zorlaşıyor, boğazın kanla doluyor. Öksürüp atmaya ise mecalin yok. Bu acıya dayanacak yetin ise hiç var olmadı. Savaş seslerinden uzaklaşıyor, sonsuzluk gibi gelen birkaç saniyenin ardından yavaşça gerçeklikten kopuyorsun. Senin hikayen burada sonlanıyor.


Sakuma: Vücudundaki yaraya bir parmak atıyor, Fuuma'yı çağırmak için hazırlanıyorsun. Gyaku da eş zamanlı olarak yerinden bir mermi gibi fırlıyor adama doğru. O andan itibaren, odağını Gyaku'dan çekiyor kendi yaşamına odaklanıyorsun. Fuuma, birkaç adım yanında oturur bir şekilde beliriyor. Gözleri kapalı, sanki ince bir meltemi kucaklarmış gibi birkaç saniye öncesinde. Çağrıldığı yer ise yanık et kokusunun dolaştığı, çılgınca bir yağmurla cıvıklaşan bir toprak. İnce kükremesi ilk memnuniyetsizliğini belli ederken, karşınızdaki kadının hedefi olduğunu anlaması için senin haykırmana gerek dahi kalmıyor. Mükemmel bir hızda kendini topluyor ve zemine geçirdiği sert pençeleriyle kendini ileri atmak için hazırlanıyor.

Kadının koşuşu fazlasıyla savsak. İki kolu, alışılmışın dışında serbest bir şekilde sallanıyor. Fuuma'nın atılmasıyla birlikte hızını biraz kesiyor, sen ise savunma pozisyonuna geçiyorsun. Aradaki mesafe Fuuma'nın bir sıçrayışına eşit. İlk hamlesini, sağ pençesini savurarak yapıyor Fuuma. Ufaktan ayağa kalkıyor bu esnada. Kadın geriye doğru eğiliyor, sırtı neredeyse zemine paralelken kendi çevresinde 360 deree dönüyor. Hemen ardından Fuuma hem dişlerini, hem de sol pençesini kullanıyor. Kadın ise, sanki bu hamlenin geleceğini bilirmiş gibi dönüşü tamamlandığında bir adım ileriden, bu sefer öne doğru eğilerek bir dönüş yapıyor.

Bu dönüşler esnasında kadının esnekliği ve çevikliği gözünden kaçmıyor. Adeta kemiksiz. Fuuma, kadını ikinci kez elinden kaçırmasının hırsıyla, kendisinin sağ ortalarında bulunan kadına, dönerek atılıyor. Zemindeki çamur, Fuuma'nın iki pençesiyle birlikte havaya kalkarken kadın da bu çamur kütlesiyle birlikte havaya süzülüyor. İkili yaklaşık 7-8 metre ötende. Kadının uçuş şekline ve hızına baktığında, yine 7-8 metre arkana doğru düşeceğini tahmin ediyorsun.

Hızı aynı zamanda kadını senin hizalarına oldukça seri bir şekilde ulaştırıyor. Sıçraması sonrasında havada hafifçe dönerek, başını yere doğru getiriyor kadın. Onun uçuşunu izlediğin esnada, yere çevrik kafası sebebiyle göz göze geliyorsunuz. Seri bir şekilde el mühürlerini sıraladığını görebiliyorsun, yavaşça geriye dönüyorsun kadının inişini takip ederek. Yerden yüksekliği 8 metre civarında ve düştükçe düşüyor.

Fuuma geçiyor yanından, bir rüzgardan farksız. "İnişine izin verme !" Kadın muhtemelen iki saniye sonra zemine düşecek. Yapacağı tekniği havada mı yoksa yerde mi yapacağına dair bir tahminin yok elbette, sadece Fuuma'nın iç güdüleri.
Off Topic
Sayama Kumo ölmüştür. Yeni karakter açabilir.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kumo Sakuma
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 64
Joined: October 17th, 2018, 8:22 pm

Re: [Kusagakure - Operasyon] Sayama Kumo & Kumo Sakuma & Kasumikage Teki

Post by Kumo Sakuma » February 27th, 2019, 8:39 pm

Çok geçmeden yanında belirdi Fuuma tüm heybetiyle. Buraya çağrılmadan önce bulunduğu yerden kaldığı belli olan huzurlu bir ifade vardı suratında. Yanık et ve toprak kokusunun birbirine karıştığı bu ortama girişiyle birlikte, şikayet eder gibi bir ses çıkardı. Kendisini bir anda böyle bir kaosun ortasında bulmasına sebep olduğu için pişmanlık duymak üzereydi - ama görev çağırıyordu Fuuma'yı. Neler yapabileceğini başkalarına da göstermenin vakti gelmişti. "Hoşgeldin Fuuma!" Bir süredir Fuuma'yla birlikte antrenmanları yoğunlaştırmışlardı. Bu savaşı kotarabilecek kadar iyi bir uyumla hareket edebileceklerine gönülden inanıyordu. Keza savaşa ne kadar hızlı adapte olabildiğini kanıtlarcasına, düşmana doğru atılmak için Sakuma'nın komut vermesini bile beklememişti. İşte benim oğlum.

Fuuma'nın sahneye çıkmasıyla birlikte, kısa bir süreliğine de olsa rakibinin hareketlerini uzaktan izleyebilme fırsatı kazanmıştı. Kadının vücudunu ele geçirmiş gibi gözüken tikvari düzensiz hareketler ilk bakışta hantal ve rastgele saldırılar geleceğini düşündürtüyordu insana. Ancak Fuuma'nın saldırılarını inanılmaz bir çeviklikle savuşturmuştu. İskeleti olmasa ancak bu kadar rahat hareket edebilirdi. Acıdan, yara almaktan çekinmiyor gibi duruyordu. Fuuma ilk atağa geçtiğinde, kadının hızını biraz azalttığını fark etmişti Sakuma. Bunun korkudan mı yoksa gelen saldırıyı karşılayabilmek adına stratejik olarak mı yapılmış bir yavaşlama olduğunu merak etti. Gözü oldukça karaydı rakibinin. Hibashiri'ye yakalanan kadın da şu anki rakibine çok benzeyen özelliklere sahipti. Gyaku'nun dövüştüğü adam da. Sanki farklı bir ırk gibilerdi. Diğer piyon askerlerden çok farklı gözüküyor ve ayrı duruyorlardı. Vahşi ve içgüdüleriyle hareket ediyorlarmış gibi gözüküyorlardı. Acaba ölmeyeceklerine inanan ve normalden dayanıklı bedenlere sahip kişiler miydi bunlar, yoksa gerçekten kolay kolay ölmeyecek birileri mi? Gerçek anlamda öldüklerinden nasıl emin olmak gerekirdi?

İki defa kaçabilmişti kadın Fuuma'nın hamlelerinden. Üçüncüde ise, teknik olarak Fuuma'nın saldırısına uğramış sayılmazdı ama, Fuuma'nın pençelerini yere vuruşuyla birlikte bir nevi havaya uçtu. Fuuma'yı da hayranlıkla izliyordu bir yandan Sakuma - ama kadın yerden yükseldiği gibi dikkatini tekrar ona vermesi gerekti. Yükseliş hızına ve ilerleyişine bakılırsa, Sakuma'nın arkasına düşecekti. 7-8 metre kadar uzağına. Kadının yerden havalandığı andan itibaren gözlerini ondan ayırmamıştı. Yerden 8-9 metre kadar yüksekten Sakuma'nın üzerinden geçerken gözgöze geldiler, el mühürleri yaparak hamlesine hazırlanıyordu. Sakuma gene az önceki rakibindeki gibi mimlenmiş hissetti. Adını koyamadığı bir şeyler vardı rakibinde. Fuuma'nın kadının yere inişini beklemeden karşı atağa geçmek gerektiği konusundaki uyarısına kulak verdi. Haklıydı. "Çok tuhaf bir rakiple karşı karşıyayız Fuuma. Dikkatli ol. Az önce bunlardan birini ateşe verdim ama bana mısın demedi. Üzerime koşmaya devam etti."

Katon kullanamazdı, az önce dersini almıştı. Belki kadın yanmaya başladıktan belli bir süre sonra acı hissetmese bile fizik kuralları gereği hareket edemez hale gelecekti, ama üzerine koşan bir alev topu yaratmış olmak istemiyordu Sakuma. Kendisini de Fuuma'yı da bile bile tehlikeye sokmuş olurdu. Bu da muhtemel saldırı çeşitlerini bir hayli daraltıyordu. Kadının kullanacağı teknik her ne ise, onu atlatarak kadına yaklaşıp taijutsu kullanması da zordu. Bir şekilde mühürleri tamamlamasını engellemesi gerekiyordu.

Kadını kızartabilmeyi çok istiyordu ama bu yöntemin dezavantajları galip gelmişti. Sağ elini belindeki çantaya atarak üç adet shuriken aldı ve, kadının hareket halinde olduğunu da göz önünde bulundurarak, hesabını attığı shurikenler kadının el bilekleriyle buluşacak şekilde yaparak fırlattı bu shurikenleri. En azından kadının tekniği yapmasını engellerse ona yaklaşabilir ve taijutsu kullanabilirdi.

Eğer Sakuma shurikenleri fırlatma fırsatı bulamadan kadın el mühürlerini tamamlarsa veya fırlattığı shurikenler hedefi ıskalayıp kadını engelleyemezse, kadının menzilinden çıkmaya çalışacaktı. Özellikle ninjutsu ile karşı karşıyaysa. Kadının yere temas eder etmez Doton kullanma ihtimaline karşı ekstra dikkatliydi. Böyle bir teknik olduğunu fark ederse havaya sıçrayarak kaçmayı planlıyordu. Uygulanacak tekniğin bir genjutsu olması ihtimali karşına da gözü açıktı. Çok yüksek seviyeli bir teknikle karşı karşıya olmadığı sürece, kendine güveniyordu.
Image
Künye
İsim: Kumo Sakuma
Yaş: 18
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 180.000
Prestij: 4
Ün: 17
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Kurallar & Güçlenmek: Yaşadığı kayıpları, değer sarsılmasını ve benlik problemlerini unutmak için kendini görevlere ve shinobilik felsefesine vermiştir ve bu sayede ailesinin empoze ettiği hırsı ve mükemmeliyetçiliği köyün yararına kullanabileceğini fark etmiştir. Shinobi dünyasındaki kurallar daha sağlamdır, daha gerçektir. Onu yüzüstü bırakacak yalanlar yoktur. Ayrıca takımında verdiği kayıpların ardından, karşısına çıkan tüm tehlikelerle başa çıkabilecek kadar güçlü olmaya yemin etmiştir. Hem kendini, hem de tek dostu Teki’yi korumalıdır. Eğer çok iyi bir shinobi olursa, daha zor ve kritik görevleri yerine getirmesi gerekir – bunu da seve seve yapacaktır.

Komplikasyon
Karanlık: Karakter Kusagakure ile Riaru arasında geçen savaşta yoğun zihinsel saldırılara maruz kalmıştır. Saldırılar sebebiyle, karakter karanlık ortamlarda sanrılar görmektedir. Bu sanrılar genel olarak savaşla ilgili anıları içerirken, ileri seviyede korku nöbetlerine dönüşebilir. Karakter bu etkiler nedeniyle karanlık ortamlarda sağlıklı kararlar veremeyeceği gibi zihinsel kapasitesi düşmektedir. Özellik, komplikasyon etkilerinden kaçınıldığı sürece geçici olup; etkilerin yoğun bir şekilde görülmesi durumunda iyileşme süresi uzamaktadır.



Image



Özellikler

Profil
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 6
Potansiyel: 4
Varlık: 5
Zeka: 7

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 2
[Potansiyel] Ninshuu: 2
[Varlık] Aldatma: 3
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 3
[Zeka] İzcilik: 1


Kontrat
Fuuma | B-Rank | Kaplan

Ninjutsu
Shunshin | D Rank | Ninpou
Kullanıcı bir elinin işaret ve orta parmağını dışarı açar ve vücudundaki chakraya odaklanır. Ardından, kullanıcı aşırı hızla hareket etme kabiliyetini kazanır. Genelde kullanıcıya bakan kişiler onun birden yokolduğunu görür, ancak teknik sadece aşırı hızdan oluşmaktadır. Kullanıcı çevresel etmenleri kullanarak hareketini gizler ve birden yerinde varolduğu izlenimini verir. Kullanıcı teknik ile chakrası yettiği sürece istediği mesafeyi katetebilir, ancak teknik süresince başka teknikleri kullanamaz ve saldırı yapamaz, bütün odağı tekniği açık tutmak üzerine olmalıdır. Teknik havada hareket etmek için kullanılamaz. Teknik kullanılarak rakibe hızlıca yaklaşılabilir ve uzaklaşılabilir, ancak avantajlı bir pozisyona geçmek aşırı derecede zordur, zira bir çok kişi Shunshin ile yapılan hareketi görebilir ve farkedebilir.

Hibashiri | C Rank | Katon
Kullanıcı Tora mührünü yapar ve hedefine odaklanır, ardından ayağını yere vurur. Ayağını yere vurduğu noktadan itibaren, hedefine doğru yerden hızlıca ilerleyen çizgisel bir alev kütlesi yollar. Bu kütle hedefine ulaştığında onu yakmaya ve alevlerin içine almaya çalışır. Alevlerin ısısı yüksektir. Yerde ilerleyen alev kütlesi manevra yapabilir veya hedef değiştirebilir. Alevlerin hareketi süresince Tora mührü bozulmamalıdır.

Endan | C Rank | Katon
Kullanıcı kısa bir el mührü serisi ardından ağzında yağ biriktirmeye başlar. Yeterince biriktirdikten sonra bu yağı hedefine tükürür. Yağ ağızdan fırladığı gibi alev alır ve bir alev topuna dönüşür. Kullanıcı, daha fazla chakra harcayarak ağzında topladığı yağı arttırabilir, böylece oluşacak olan alev topu daha büyük olur. Kullanıcı yarım metre çapında bir küreden daha fazla yağ toplayamaz. Ağzında topladığı yağı 3 parçaya kadar bölüp ayrı ayrı fırlatabilir veya yağı tek seferde tükürmek yerine bir kaç saniye boyunca püskürtebilir. Alev kütlesi 15 metreye kadar dağılmadan ilerleyebilir. Hedef ile buluşup hasar verdikten sonra yağlar ve alevler yok olur.

Gouryuuka no Jutsu | B Rank | Katon
Ninja Tora mührünü yaparak aşırı derin bir nefes alır. Bu nefes alınırken kullanıcının göğsünde bir şişkinlik belirir. Kullanıcı ardından bir ejderhanın kafasına benzeyen bir alev topunu ortaya çıkarır. Bu alev topu sıradan alev toplarından kütle olarak hemen hemen aynı olsa da daha sıcaktır. Ejderha başı şeklindeki alev topu püskürtüldüğü düzlemde ilerler ve önüne çıkacak şeyleri eritebilecek bir sıcaklığa sahiptir. Bunun yanısıra alev topunu ejderha başına benzemesini sağlayan kısımları az da olsa sert ve dirençlidir. Bu sayede ejderha başı ince yapıları delebilir ve hedefine doğru ilerlemeye devam eder.

Karyuu Endan | B Rank | Katon
Ninja uzun sayılabilecek el mühürleri serisini Tora mühründe bitirir ve derin bir nefes alır. Bu aldığı nefes ile birlikte kullanıcının göğsünün ve yanaklarının bir hayli şiştiği görülür. Kullanıcının aldığı nefesi tazyikli bir şekilde dışarıya salması ile bir alev oluşur ve oldukça hızlı bir şekilde ilerlemeye başlar. Kullanıcı ağzından nefesini tazyikli bir şekilde vermeye devam ettiği sürece alev hızla ilerlemeye devam eder. Alev, önüne çıkan herşeyi yakar ve yutar. Kullanıcının 20 metre önünde düz bir alandaki her şey etkilenir.

Kuchiyose no Jutsu
Kullanıcı baş parmağını ısırır ve kanatır, ardından o elini yere sertçe vurur ve odaklanır. Bir kaç saniye sonra, yaratık o alanda aniden belirir. Eğer yaratık yeterince büyükse, kullanıcı onu sürer pozisyonda çağırabilir. Bu şekilde çağrılan yaratıklar "Kai" mührü ile anında geri gönderilebilir. Kullanıcı yara almışsa baş parmağını ısırmak yerine halihazırda akan kanını da eline sürerek kullanabilir.



Taijutsu
Ayatsu Stili | B Rank
Kullanıcı tek bir hamlede iç organları iflas ettirebilecek hamleler yapmayı öğrenir. Göğse yapılacak sert ve yerinde bir hamle karşı tarafı nefessiz bırakabilir veya böbreklere yapılan bir hamle ile rakibin tüm vücuduna yayılacak bir acı dalgası oluşturulabilir ve dikkati dağıtılabilir. Hamlelerin mükemmel bir isabet oranı ile yapılması gereklidir.

Kaiganshou | B Rank
Kullanıcı dirseğini kullanarak kendini rakibe fırlatır ve rakibin göğsünü hedef alır. Eğer dirsek rakibin göğsüne isabet ederse, rakip geriye doğru fırlar ve nefessiz kalır. Kendini toparlamakta güçlük çeken rakip ardından gelecek saldırılara daha açık bir hale gelir. Saldırı çok büyük bir acı verdiği gibi eğer aşırı güçlü bir şekilde uygulanırsa kaburga kemiklerini bile kırabilir.


Genjutsu
Kuroshiki | D Rank
Kullanıcı kısa bir el mührü dizisinin ardından tekniği aktif eder ve bir hedef seçer. Eğer bu hedef, kullanıcıya 15 metre veya daha yakındaysa, tekniğin etkisi altına girer. Tekniğin etkisi altında kalan hedeflerin herhangi bir duyusunu kullanıcı isteği doğrultusunda bozabilir. Gözler bulanık görmeye başlar, eller uyuşur, tad alınamaz, duyma mesafesi kısalır veya koku alamaz hale gelir. Duyurlar tamamen kapatılmaz, sadece bozulur. Yani hedef tamamen kör edilemez/sağır yapılamaz. Bu etkilerden aynı anda sadece 1 tanesi aktif edilebilir, ancak teknik bozulmadan bu etkiler arasında geçiş yapmak mümkündür. Maksimum 1 hedef bu tekniğin altında olabilir. Teknik açık kaldığı sürece chakra yer.

Shibou no Jutsu | B Rank
Kullanıcı Tatsu el mührünü yapar ve o anda baktığı kişiyi tekniğin etkisi altına alır. Tekniğin altına girmek için hedefin kullanıcıya bakmasına gerek yoktur. Tekniğin etkisi altında olan kişi her 5 saniyede bir, kullanıcı tarafından hunharca öldürüldüğünü görür. Bu görüntüler 2 saniye sürer ve aşırı derecede gerçekçidir. Kullanıcı eğer isterse görüntüleri istediği gibi ayarlayabilir. Hedef git gide konsantrasyonunu kaybeder ve kullanıcıdan korkmaya başlar. Kötü ve rahatsız edici hisleri kullanıcı ile bağdaştırır. Savaş alanında kişilere göz dağı vermek, konsantrasyonlarını bozmak ve gerçeklik ile illüzyon arasındaki bağı koparmak için kullanılır. Diğer şartlar altında, işkence yapmak için kullanıldığı bilinmektedir. Teknik 2-3 dakika kadar açık kalır, ardından tekrar uygulamak gerekir.

Omotsuki | A Rank
Kullanıcı uzun bir el mührü dizisi uyguladıktan sonra tekniğin etkisi altına almak istediği kişiyi boğazından yakalar. Hedefin gözleri aniden kullanıcının gözleri ile kenetlenir ve teknik başlar. Kullanıcı, teknik süresi boyunca hedefin anılarını gezebilir ve diğer eliyle bir başkasına dokunarak bu anıları aktarabilir, bu anıları zihnine kaydedebilir. Teknik, 1 haftaya kadar olan taze anılara çok fazla zorluk yaşamadan ulaşabilir ancak daha geriye gidildiğinde anılar bulanıklaşmaya başlar. En eski anılar ise sadece bir duygu parçası olarak algılanır. Teknik süresi boyunca hedef uyuşmaz veya teknik onu zaptetmez, bu durumu kullanıcının bir şekilde çözmesi gerekir. Genel olarak hedef önce bağlanır, ardından kullanıcı tekniği uygular. Uyuyan kişilere teknik uygulanabilir, bu varyasyonda kullanıcı elini hedefin alnına koyar ve tekniği başlatır. Göz kontağına ihtiyaç yoktur. Eğer kişi baygınsa teknik kullanılamaz. Hedef kişi, eğer uyumuyorsa anılarına ulaşıldığının farkında olur.


Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Tantou (İyi Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
2 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
2 Kondisyon Hapı (İyi Kalite)
2 Chakra Hapı (Normal Kalite)
User avatar
Kasumikage Teki
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 97
Joined: October 22nd, 2018, 2:54 am

Re: [Kusagakure - Operasyon] Sayama Kumo & Kumo Sakuma & Kasumikage Teki

Post by Kasumikage Teki » February 27th, 2019, 9:46 pm

Kendine güvenini toplamış ve planını devreye sokmuştu. Halen püskürtmeye devam ettiği Bousen No Jutsu'yu doton kullanıcına doğru yöneltmek için kafasını çevirmeye başlamıştı. Aynı zamanda yakalanmamış eli ile de Haruka'yı kınından çıkarabilmişti. Mutlu değildi onu kullanmak zorunda kaldığı için. Az kalsın yanına almayacaktı bile... Ve büyük ihtimalle burada hayatını kaybediyor olacaktı. Fakat mantığını kullanarak ekstra bir katanadan zarar gelmeyeceğini düşünmeyi akıl edebilmiş ve kaderin çarklarının hareket doğrultusunu değiştirebilmeyi başarmıştı. Kitsune halen Teki'ye doğru ilerliyor, kesici su şeridi ise düşmanın hayatını sonlandırmaya...

Ağzından püskürttüğü su hedefi ile çarpıştığında tekrar kana bulanmıştı. Bu görüntüyü sahiden sevmişti Teki. Jutsuları öğrenirken ya da geliştirmeye çalışırken bol bol hedefli pratik yapıyordu. Ancak bu hedefler çoğunlukla ağaçlar, duvarlar ya da kuklalar oluyordu. Bousen'in vücut ile temas ettikten sonra deriyi yavaş yavaş süzerken çevreye saçılmasına imkan tanıdığı kan patlaması görmek her zaman mümkün değildi. Her ne kadar kulağa tehlikeli bir örnek olarak gelse de, izlemesi sahiden keyif veriyordu.

Düşmanından gelen acı çığlıkla beraber hedefini başarı ile vurduğundan tamamen emin olmuştu Teki. Düşmanını öldürmeye yetecek bir kesik atmış olmayı umabilmişti sadece. Bousen No Jutsu'yu kullanmayı durdurup, ağzından çıkan su şeridini sonlandırdığında, düşmanını kontrol edecek bir vakti olmadığını biliyordu. Zira Kitsune tarafından boynunun kesilmemesi için acele etmesi gerekliydi. Bir an önce...

Tüm vücudunu geriye doğru salmıştı. Yağan yağmur suratına hücum ediyordu. Az sonra sırt üstü çamura yatacağını biliyordu ve bundan nefret ediyordu. Vücudunu tutan eller yavaş yavaş sıkılıklarını kaybediyorlardı. Sol bileğini tutan el tamamen Teki'yi bırakacak çamur zemine düşmüştü bile. Bousen'in başarıya ulaştığını kanıtlayan bu belirtiler ile yüzü gülmüştü Teki'nin. Şimdi tek derdi Kitsune'yi Haruka ile durdurmak ve klan katanasını tekrardan ellerine almaktı. Haruka'yı planladığı gibi dik bir şekilde tutmaya başladığında ellerinin sıkılığı yüzünden katanadaki işlemelerin avucunda iz bırakacağını biliyordu.

Tam olarak o anda tüm planları bozan ve tüm olasılıkları değiştiren bir hadise yaşanmıştı. İlk olarak arkasından gelen büyük sıcaklık hissi ile ne olduğunu şaşırmıştı Teki. Sanki yanan odun ateşinin dibine girmiş gibi hissediyordu ısıyı. Fakat çok sürmedi. Anlık olarak yandığını hissettikten sonra büyük bir kuvvet tarafından alıp götürülmüştü bulunduğu konumdan. Küçük bir toz parçası gibi ileriye doğru uçmaya başlamıştı. Sırtına çarpan sert bir kaç şey olmuştu ancak ne olduklarını anlayamamıştı bile. Bütün savaş naraları, birbirine çarpan metallerin sesi, patlayıcıların çıkardıkları ani ve gürültülü sesler... Hepsi gitmişti. Çınlamadan başka hiçbir şey duyamaz hale gelmişti Teki.

Yüz üstü çarptığı zeminde takla atarak sürüklenmeye devam ediyordu. Az önce sırt üstü çamura yatacak diye rahatsızdı fakat şu anda kulaklarına, burnuna ve ağzına... Kısacası her yerine toprak ve çamur karışımı maddelerin girdiğine emindi. "Acaba öldüm mü?" diye düşünebilmişti sadece. Sonlanmış mıydı her şey? Yoksa yine genjutsuda mıydı? Ya da Kitsune'den korunamamış ve boynuna aldığı darbe ile kafası yerinden ayrılmış ve henüz ölmeyi başaramadan çevresini görmeye devam eder hale mi gelmişti? Hayır. Yaşıyordu. Vücudunu ve uzuvlarını hissedebiliyordu.

Bir anlığına Kitsune'yi görmeyi başarmıştı. Kendisini iten güç dalgası onu da ileriye doğru fırlatmış ve geldiği yolu geri tepmesine sebep olmuştu. "Bekle...."

Görüşü yavaş yavaş bulanıklaşmaya başlamışken son bir şeyi daha fark edebilmişti. Yerde ölü birisi yatıyordu. Gözleri açık bir şekilde hayatını kaybetmiş. Az önce Doton jutsusu ile eller yarayıp Teki'ye saldıran kişi. "Bousen işe yarayabildi demek ki..."

Teki'yi alıp uçuran güç dalgasının kuvveti yavaş yavaş azalırken sırt üstü yerde sürüklenmeye devam ederek sonunda durmayı başarabilmişti vücudu. Kulağındaki çınlama halen rahatsız edici şekilde devam ediyordu. Tüm savaş alanı sessizliğe gömülmüştü. Ne Sakuma ne de Gyaku halen ortalıkta yoktu. "Kumo!" Elinden geldiğince hızlı bir şekilde çevresini aramaya başlamıştı gözleri ile. Güç dalgası Teki'yi arkasından burmuş ve ve arkasında olduğunu bildiği tek şey silah arkadaşı Kumo'ydu. "Lütfen iyi olsun! Lütfen iyi olsun!" diye söyleniyordu kendi kendine. Zeminde yan yatmakta olan Kumo'yu ilk gördüğünde sahiden rahatlamıştı. Fakat detaylar beynine yavaş aktarılmıştı.

Karnından göğsüne kadar açılmış büyük bir yarık. Yarıktan boşalan kanlar... Omzundan itibaren kopmuş halde olan kolu. Yer yer yanmış beyaz saçları... Ve aynı düşmanı gibi ölmesine rağmen açık kalmış gözleri...

Silah arkadaşını kaybetmişti Teki. Tüm bunlara neden olan şeyin bir patlama olduğunu anlayabiliyordu artık. Kimin neden bu patlamaya sebebiyet verdiğini bilmiyordu ancak, kim yaptı ise Kumo'nun ölmesine sebep olmuştu. Olayın şoku halen taze bir şekilde saldırıyordu Teki'ye. Savaşın belki de en ciddi anını yaşıyordu. Kumo'yu kaybetmişti. Sakuma ve Gyaku nerede halen bilmiyordu. Yardım gelecek gibi de durmuyordu ve artık Sakuma'nın kesinlikle hayatta olduğundan emin değildi. Ruhu bedeninden ayrılmış ve arkasında paramparça bir ceset bırakmıştı Kumo'nun. Girdiği şok durumundan kaynaklı olarak derin derin nefes almaya başlamıştı Teki. Çınlama halen çok fazlaydı ancak bu sefer nefes alışını da çok derinden duyabildiğini fark etmişti. "Patlamanın etkisi... Geçecek." diyerek moral vermeye çalışmıştı kendisine. Tamamen yalnızdı ve sahiden birisinin ona moral vermesine ihtiyacı vardı...

Çevrelerini sarmış olan kalabalık tamamen kaybolmuştu. Patlama herkesi dağıtmış olabilir miydi? Pek sanmıyordu Teki. Kumo'nun aldığı yaraları düşününce patlamanın ona çok yakın bir yerde gerçekleştiğini anlayabiliyordu. Zira kendisinin de bu derece savrulmuş olması, bu mantığa göre çok uygun kalıyordu. Fakat kendisi parçalanmadığına göre düşmanın da yok olmamış ve patlamadan kurtulmuş olması mantıklı geliyordu. Ancak neredelerdi? Zar zor toparlandıktan sonra dizlerinin üstüne çökerek çevresini incelemeye karar vermişti. Önü, arkası ve sol tarafı tamamen dumanlar ile kaplıydı. Herhangi bir şey göremiyordu bu sebeple. Sağ tarafı ise düşmana hücum etmekte olan yüzlerce insana ev sahipliği yapıyordu. Teki'yi fark etmemişlerdi. Önceki patlamalara aynı Teki'nin verdiği tepkiye benzer bir tepki veriyorlardı. Umurlarında değildi çünkü savaş alanında durmadan patlama oluyordu. Bir patlamanın dikkat çekecek özelliğe sahip olması için kişiyi etkilemesi gerekiyordu. Onlar için görünmezdi Teki. Kendi içinse sadece çınlamalar duyabilen bir sağır...

2-3 metre ilerisinde bir silüet görmesi ile beraber tüm vücudu kasılmış ve o yine bakmaya başlamıştı. Çok net bir şekilde çıkarım yapamıyordu fakat karşısındakinin de bir insan olduğu belliydi. Hatta biraz daha dikkatli şekilde bakmaya başlayınca karşısındakinin de dizleri üstüne çökmüş birisi, hatta zincirli adam olduğunu anlayabilmişti. Yavaşça yerinden kalkmaya hazırlanıyordu zincir kullanıcısı. Halen Kitsune'ye sahip miydi acaba? Katanasını en son gördüğünde patlamanın etkisi ile geriye doğru uçuyor olduğunu hatırladı. Adamın yakınında olması muhtemeldi. Saldırı yapmak için yerinden kalkmaya başlamıştı yavaşça Teki. Üzerindeki sersemliğin farkındaydı ancak karşısındaki adamı hızlıca halletmez ise sorununun büyüyeceğini biliyordu. Haruka'yı patlamanın şoku ile kınına geri koyduğunu düşünüp elini götürdü kılıcını çıkarmak için. Haruka yoktu. Kitsune gibi onu da kaybetmişti. Katana olarak favorisi değildi belki de ancak silahsız olmaktan daha iyiydi Haruka.

Diğer adamın da olayın şokunda olduğunu umarak hamlesine başlama kararı almıştı Teki. Kitsune ve Haruka'yı kaybettiği için Shigure stiline güvenmek gibi bir çaresi kalmamıştı. Elini ninja çantasına attığında bir kunai ile bir adet kondisyon hapı almıştı çantasından. "Eski moda halledeceğiz bu işi." Kondisyon hapını ağzına attığı gibi diğer eli ile sıkıca kavramıştı kunaisini. Düşmanın dikkatini çekip çekmediğini bilmiyordu fakat işini hızlıca bitirmeli ve Kitsune'yi bulmalıydı. Az önce kondisyon hapını tuttuğu eli ile gerekli mühürü yaparak Shunshin no jutsuyu aktif hale getirmişti. Var gücü ile karşısındaki adama yaklaşacak ve henüz ayağa kalkamamışken kunaisi ile boynunu yaracaktı. Üzerindeki sersemliğin farkındaydı. Kondisyon hapının aynı saniyede etkili olmayacağından da... Fakat demekten başka şansı yoktu. Adamı öldürmeli, halen görünmezken Kitsune'yi bulmalı ve düşman ordusunun koşuşu yönünün zıttı olarak tahmin ettiği Gyaku'nun gidiş yönünde ilerlemeye başlamalıydı...
Image
ImageImageImageImageImageImageImageImage
Künye
İsim: Kasumikage Teki
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 110.000
Prestij: 2
Ün: 19
Kullanılabilir GP: 10

Motivasyon
Bilinmek ve Saygı duyulmak; Teki her zaman saygı duyulan bir insan olmaktan keyif almıştır. Her zaman daha güçlü olmak, tebrik edilmek ister. Bu yüzden de shinobiliğe çok önem verir. Her zaman kendisinin seviye olarak üstünde birileri olacağının bilincindedir ve bu duygu onun çalışmalarına daha fazla enerji harcamasına sebep olur.

Komplikasyon
Karanlık; Karakter Kusagakure ile Riaru arasında geçen savaşta yoğun zihinsel saldırılara maruz kalmıştır. Saldırılar sebebiyle, karakter karanlık ortamlarda sanrılar görmektedir. Bu sanrılar genel olarak savaşla ilgili anıları içerirken, ileri seviyede korku nöbetlerine dönüşebilir. Karakter bu etkiler nedeniyle karanlık ortamlarda sağlıklı kararlar veremeyeceği gibi zihinsel kapasitesi düşmektedir. Özellik, komplikasyon etkilerinden kaçınıldığı sürece geçici olup; etkilerin yoğun bir şekilde görülmesi durumunda iyileşme süresi uzamaktadır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 5
Kondisyon: 5
Potansiyel: 6
Varlık: 6
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 3
[Çeviklik] Akrobasi: 3
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 5
[Potansiyel] Ninshuu: 4 (1. Favori)
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Dokuton; Kyousui No Yoroi
Suiton; Suiwa
Suiton; Mizurappa
Suiton; Bousen No Jutsu
Ninpou; Kage Bunshin no Jutsu
Ninpou; Shunshin
Ninpou; Otonaku Ashi no Jutsu


Taijutsu
Shigure Stili (B-Rank)
Shigure Kenjutsu; Hadan
Shigure Kenjutsu; Hade

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katana; Kitsune (İyi Kalite) (Aile Yadigarı)
Katana; Haruka (İyi Kalite) (Görev Ganimeti)
2 Kan Hapı (Normal)
1 Çakra Hapı (Normal)
1 Kondisyon Hapı (İyi)
1 İyileştirici Hap (Normal)
1 Yemek Hapı (Normal)
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1287
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Kusagakure - Operasyon] Sayama Kumo & Kumo Sakuma & Kasumikage Teki

Post by GM - Naruto » March 1st, 2019, 6:14 pm

Teki: Adamın çevresindeki dumanın bir katmanı hafifçe dağılırken net bir şekilde görebiliyorsun. Tek eli dizinde güç toplayarak dikiliyor. Ayakları birbirinden uzak, dengesini sağlamaya çalıştığını farkedebiliyorsun. Kafasını hızlı bir şekilde sallıyor kendine gelebilmek için. Diğer elinde, hala sıkıca sarıldığı zincir bulunmakta. Arkaplan ise hala yoğun bir dumanla kaplı.

Kondisyon hapını ağzına atıyor kavradığın kunai ile birlikte atılıyorsun ileri. Zemini tarayamadığın için yaptığın Shunshin fazlasıyla risk içerse de biraz şansla hiçbir şeye takılmadan ilerleyebiliyorsun. Belirdiğin nokta, adamın birkaç adım önü oluyor. Kunaini tutan koluna güç veriyor, boğazına doğru hamle yapıyorsun. Temiz, kesintisiz bir çizik. Adam kunainin itici gücünün etkisiyle ileriye doğru yığılırken birkaç kez öksürmeye çalışıyor, ardından çok da gürültü çıkarmadan ölüyor gözlerinin önünde. Kesim gücü aynı zamanda suratının sağ tarafını neredeyse tamamen kana buluyor. Kolunla gözlerinin üzerini siliyor, görüşünü geri kazanıyorsun.

Duman bulutu dağılıyor.

Üzerine koşan onlarca insan. Duman kütlesi onların hızlı adımlarıyla dağılırken dizlerini geriyor, dövüşmeye hazırlanıyorsun. Onlar, yüzlere dönüşüyor. Kulaklarındaki çınlama kısmi olarak azalıyor, az da olsa çevredeki sesleri duymaya başlıyorsun kalabalığı görmenle. Bağrışlar, küfürler, Amegakure. Riaru. Sana doğru koşan ilk adama hamle yapmaya hazırlanırken düşünüyorsun. Bu adamı indirsen... Ne değişecek ? Karşında yüzlercesi sana doğru koşarken, tek bir tanesini alt etmek ne fark yaratacak ?

Çoktan öldüğün düşüncesi seni karamsarlığa itmektense zihnini cesaretle dolduruyor. Kaybedecek birşey yoksa, çok da düşünmek anlamsız.

Rahatlıyorsun. İlk düşman senin dibinden geçip giderken suratına dahi bakmıyor. Ondan sonra gelende, sağ taraftan taklalarla ilerleyen de, kafanın üzerinden salvo atarak geçen de... Hiç birinin umrunda olmuyorsun. Elindeki kunaiyi üstüne silip yüzeyinden suratına bakıyorsun. Alınbandın kan damlalarından nasibini almış. Kusalı olduğuna dair tek bir emare dahi yok.

Çevrende koşan kalabalık seyrekleşiyor. Yaklaşık 100 metre ileride, hafif sol çaprazında bir grup kalabalık görüyorsun. Onlar da çevrede akan kalabalık için görünmez gibi. Kalabalık gereğinden fazla insan barındırıyor içinde. Büyükçe bir daire şeklinde, birşeylerin etrafını çevirmiş. İnsanlar bu dairenin çevresinden akın ederek savaşa dalıyor. Kitsune, adamın hala elinde tuttuğu zincire bağlı. Yaklaşık 15 metre sağ çaprazında. İnsanların üzerinden geçmesi sebebiyle bir oraya bir buraya sürükleniyor.

Sakuma: Fuuma yanından geçip gidiyor, zikzaklar çizerek sıçramaya başlıyor. Onun da kadının uygulayabileceği bir tekniğe karşı savunma mekanizması oluşturduğunu farkediyorsun. Dikkatli. Söylediklerini ufak bir mırıltıyla onaylıyor.

Çantandan üç shuriken çıkarıyor kadının iniş hızını hesaba katarak bileklerine gelecek şekilde fırlatıyorsun. Kadın inerken, sanki yerçekimine başkaldırıyor, fazlasıyla yavaş. Ancak bu hedefini şaştırmıyor. Shurikenlerin biri sol, diğeri sağ bileğine saplanıyor. Diğeri ise iki kadının geriye yatma çabasıyla birlikte tam olarak alnına giriyor. Yarım şekilde kafatasına girdiğini bu uzaklıktan dahi görebiliyorsun. Bittiği konusunda kendini telkin ediyorsun.

Kadın zemine zarif bir şekilde konarak mühürlerini solandırıyor. Kendisine saplanan kunaileri umursamıyor bile. "Meisaigakure no Jutsu" Kadının görüntüsü flulaşırken Fuuma son konduğu yerden sol çapraza doğru, kadına atılıyor. Herhangi bir pençe darbesinden ziyade, son saldırıdan ders almış ki, kollarını ve keskin dişlerini kadını yakalayacak şekilde hareketlendiriyor. Fuuma'nın kadına temas etmesi gereken saliselerde, kadın tamamen gözden kayboluyor.

Gözlerin onu ararken, ilk belirti Fuuma'nın olduğu yerden beliriyor. Fuuma'nın hafif havaya kalkık durumu, karnına aldığı bir darbe ile bozuluyor. Fuuma yere konmak yerine, birkaç metre havaya kalkıyor. Zayıf, ince bir kadından beklenmeyecek bir güç bu. Dizlerini kırıyor, kadını tespit etmeye çalışıyorsun Fuuma'nın aldığı darbe sonrasında.

Fuuma'nın aldığı darbeden yaklaşık 1-2 saniye sonra, bir adım önünde arkaplandaki görüntüyü kıran flu birşey beliriyor. Gördüğün anda, karnına sert bir şekilde bir diz iniyor. Öne çöküyorsun. Flu vücut, saçlarını kavrayarak kafanı kaldırıyor, sıçrayarak bir diz de suratına indiriyor. Çıkan kemik sesi kafanın içinde yankılanıyor. Yere düşmüyor, saçlarını kurtararak dengeni kuruyorsun. Kadın 3-4 adım önündeyken tekrardan görüşünden kayboluyor. Fuuma'yı görüyorsun. Aldığı darbe sonrasında yere konuyor, şaşkın bir şekilde çevreye bakıyor.

Burnundan şimdilik seni etkilemeyecek miktarda kan boşalmakta. Muhtemelen kırık.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kumo Sakuma
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 64
Joined: October 17th, 2018, 8:22 pm

Re: [Kusagakure - Operasyon] Sayama Kumo & Kumo Sakuma & Kasumikage Teki

Post by Kumo Sakuma » March 1st, 2019, 8:08 pm

Fırlattığı shurikenlerin tam hesapladığı gibi kadının el bileklerine saplanışını izledi Sakuma. İki bileğine de birer tane. Üçüncü shuriken ise Sakuma'yı daha da keyiflendirerek kadının alnının tam ortasına saplandı. Hem de neredeyse yarısına kadar. Kadının kafatasına net bir şekilde girmiş gibi gözüküyordu. Bir önceki rakibinin yüzündeki deri erirken bile koşmayı bırakmadığı gerçeği kafasını sabit bir şekilde kurcalıyor olsa da alnın tam ortasına saplanan bir shurikenin insanın odağını bozacağından emindi. Kısmen. Ta ki kadının ağzından "Meisaigakure no Jutsu" kelimeleri dökülene kadar.

Şu ana kadar bir shurikenin gerçek anlamda işe yaradığına hiç şahit olmamıştı Sakuma. Zaten zarar verme amaçlı olarak hiç kullanışlı değillerdi, bir shinobiye kağıt kesiği gibi gelecek keskin bir acıya sebep oluyorlardı sadece. Bunu bilmesine rağmen, en azından bu seferlik işe yarayacaklarını ummuştu. Anlık olarak rakibinin dikkatini dağıtabileceğini, bir şekilde chakra odağını veya el mühürlerini bozabileceğini umut etmişti. Bu konudaki düşüncesi bir önyargı değil, öğrenilmiş çaresizlikti ve geçerliliğini bir kez daha kanıtlamıştı. Gerçi belki de sorun shurikenlerde değildi. Rakibindeydi.

Ardından gördüğü ilk şey, daha doğrusu gözleriyle fark edebildiği ilk değişim, kadının görüntüsünün silikleşmesi oldu. Fuuma kadını yakalamak üzere atılmıştı ki, kadın ortalıktan yok olmuştu. Fuuma'nın son hamlesinin başarısız olması için hiç bir sebep göremiyordu Sakuma. İsabetliydi, hızlıydı, güçlüydü. Ama darbeyi alması gereken hedef saliseler içerisinde kaybolmuştu.

Sakuma refleks olarak görüş alanına giren tüm noktalarda gezdirdi gözlerini hızlıca. Nereye gitti? İlk dalgalanmayı Fuuma'nın yakınında görmüştü ancak neler olduğunu algılayana kadar tüylü dostu karnına bir darbe almıştı bile. Bir kaç metre yukarı doğru havalanışını izledi. Fuuma Sakuma'ya kıyasla katlarca dayanıklı, güçlü ve büyük olsa bile bu şekilde darbe aldığını görmek Sakuma'da yavru bir kedinin tekmelendiğini görüyormuş gibi bir his uyandırıyordu. Ama içten içe bunun o kadar da büyük bir darbe olmadığını, Fuuma'yı çok etkilemeyeceğini biliyor, kendi kendini rahatlatmaya çalışıyordu. Fuuma için küçük bir darbeydi belki, ama bu zayıf kadın Fuuma'yı metrelerce havalandıracak bir vuruşu nasıl yapmıştı? Gözünü açması gerekiyordu. Tetikte olması gerekiyordu. Kadın esktra güçlü, ekstra dayanıklı ve ekstra umarsızdı. Ve en önemlisi, kadını göremiyordu. Görünmezlik mi?

Tetikte bir pozisyon almış halde kadının yerini tespit etmeye çalışıyordu ki, bir sonraki dalgalanmayı tam karşısında buldu. Yeterince hızlı fark edememişti ve karnına dert olacak bir darbe almıştı. İstemsizce öne doğru eğildi karın boşluğuna tam anlamıyla acı olarak tarif edemeyeceği bir ağrı yayılırken. Anlıktı, yoğundu ama keskin değildi. Hatta bir saniyeye geçecekti büyük ihtimalle - ama rakibi buna fırsat tanımamıştı tabii ki. Sakuma başının arkasındaki saç köklerinde hissettiği acıyla birlikte başının yukarı doğru kalktığını fark etti. Bir darbe daha. Bu sefer bambaşka bir acı. Suratının ortasından beynine kadar yayılan bir zonklama ve karıncalanma. Vücudunun içinden duyduğu bir çatırdama sesi.

Zonklamaya odaklandı. Sanki kalbi suratında atıyordu. Yüzündeki kılcal damarlardan akan kan, boynundaki şah damardan bile daha şiddetli atıyordu sanki. En azından öyle geliyordu. Rakibi saldırı için ona yaklaştığında göremiyordu, hamle yaparken göremiyordu. Güçlüydü. Hızlı mıydı? Belki de görünmez olduğu için hızlı geliyordu. Ama sıradan değildi kesinlikle. Güzel.

Karşısındaki rakibi kolayca yenemeyeceği düşüncesi yalnızca yüzünü kızartmıyor, vücudunda bulunan her damarın attığını hissettiriyordu. Heyecanlandırıyordu. Her hamleyle birlikte dövüşün zorluk seviyesi artmıştı. Fuuma'nın darbe aldığını görmek ve burnundan beynine doğru yayılan ağrı belki geçici olarak dikkatini dağıtmıştı Sakuma'nın. Bu savaşın aslında ne ile alakalı olduğu gerçeğinden uzaklaştırmıştı biraz olsun. Teşekkürler. Teşekkürler bu kadına ki şu anda tekrar farkındaydı Sakuma ne yapması gerektiğinin. Kendini kanıtlamak. Bu zorluğu da aşmak. Gittikçe hırslanıyordu. Bu kadından kim bilir kaç tane daha vardı bu orduda. Daha bir tanesinin hakkından gelemiyorsa bu savaşı nasıl kazanacaklardı? Burada daha fazla vakit kaybetmek bir opsiyon değildi.

Bir şekilde saçlarını kurtardı kadının elinden ve bulunduğu yerde doğruldu. Başını kaldırdığında kadın hala oradaydı, sonra ise değildi. Fuuma ise biraz uzağındaydı. "Sikerler." dedi burnundan akan kanı bir eliyle silerken.

Görünmez mörünmez. Bir şekilde yerini tespit etmesi gerekiyordu rakibinin. Bütün gün kör bir şekilde darbe yiyip duramazdı. Kadının bir saldırı daha yapmak için kendine yaklaşmasını bekleyip karşı atakta bulunabilirdi, ama kadının darbeleri o kadar aniydi ki yeterince hızlı davranabileceğine güvenemiyordu. Yanında kocaman bir kedisi vardı. Bir şekilde görüntüsünü saklıyor olabilirdi kadın ama hareket ederken bu cıvık cıvık zeminde mutlaka ses çıkarıyor olmalıydı. Bu kaosun ortasında yeterince dikkat kesilemezdi Sakuma, ama Fuuma yapabilirdi bunu.

"Kokla ve dinle Fuuma!" diye haykırarak dostuna hızlıca komut verdi. "Bana geliyorsa beni koru!" Fuuma'nın, kadının Sakuma'ya mı yoksa Fuuma'ya mı saldıracağını ayak seslerinden veya kokusunun uzaklığından tespit edebileceğini umuyordu. Eğer Fuuma üstün duyularını kullanarak kadının yerini tespit edebilirse, zaten kendisine gelecek bir saldırıya karşı hazırlıksız yakalanmamış olacaktı. Fuuma'nın bu kadının bedenini ısırmak suretiyle bir kaç parçaya ayırmasını diliyordu tüm kalbiyle. Kadının Sakuma'ya saldırması durumunda ise Fuuma özel gücünü kullanabilir ve Sakuma'nın darbe almasını engelleyebilirdi. Böylece ani bir darbeye hazırlıksız yakalanmamış olacak olan Sakuma da, hazır kadının yönünü tayin etmiş ve rakibini saldırabileceği bir menzil içerisinde bulmuşken, Ayatsu stili ile kadının omuzlarını hedef alarak kollarını devre dışı bırakmayı planlıyordu.

Fuuma'nın kendisini korumaya fırsat bulamaması ve kadının planladığından çok daha hızlı hareket etmesi ihtimaline karşı da, olabildiğince odaklanmış bir şekilde, en ufak bir ayak sesi ve görüntü dalgalanması için kulaklarını ve gözlerini açtı Sakuma. Kadın Sakuma'ya bir darbe daha indirebilse bile, bu sefer karşılık vererek Ayatsu ile, saldırı şekline bağlı olarak, en az bir uzvunu eklemsiz bırakmaya kararlıydı.
Image
Künye
İsim: Kumo Sakuma
Yaş: 18
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 180.000
Prestij: 4
Ün: 17
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Kurallar & Güçlenmek: Yaşadığı kayıpları, değer sarsılmasını ve benlik problemlerini unutmak için kendini görevlere ve shinobilik felsefesine vermiştir ve bu sayede ailesinin empoze ettiği hırsı ve mükemmeliyetçiliği köyün yararına kullanabileceğini fark etmiştir. Shinobi dünyasındaki kurallar daha sağlamdır, daha gerçektir. Onu yüzüstü bırakacak yalanlar yoktur. Ayrıca takımında verdiği kayıpların ardından, karşısına çıkan tüm tehlikelerle başa çıkabilecek kadar güçlü olmaya yemin etmiştir. Hem kendini, hem de tek dostu Teki’yi korumalıdır. Eğer çok iyi bir shinobi olursa, daha zor ve kritik görevleri yerine getirmesi gerekir – bunu da seve seve yapacaktır.

Komplikasyon
Karanlık: Karakter Kusagakure ile Riaru arasında geçen savaşta yoğun zihinsel saldırılara maruz kalmıştır. Saldırılar sebebiyle, karakter karanlık ortamlarda sanrılar görmektedir. Bu sanrılar genel olarak savaşla ilgili anıları içerirken, ileri seviyede korku nöbetlerine dönüşebilir. Karakter bu etkiler nedeniyle karanlık ortamlarda sağlıklı kararlar veremeyeceği gibi zihinsel kapasitesi düşmektedir. Özellik, komplikasyon etkilerinden kaçınıldığı sürece geçici olup; etkilerin yoğun bir şekilde görülmesi durumunda iyileşme süresi uzamaktadır.



Image



Özellikler

Profil
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 6
Potansiyel: 4
Varlık: 5
Zeka: 7

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 2
[Potansiyel] Ninshuu: 2
[Varlık] Aldatma: 3
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 3
[Zeka] İzcilik: 1


Kontrat
Fuuma | B-Rank | Kaplan

Ninjutsu
Shunshin | D Rank | Ninpou
Kullanıcı bir elinin işaret ve orta parmağını dışarı açar ve vücudundaki chakraya odaklanır. Ardından, kullanıcı aşırı hızla hareket etme kabiliyetini kazanır. Genelde kullanıcıya bakan kişiler onun birden yokolduğunu görür, ancak teknik sadece aşırı hızdan oluşmaktadır. Kullanıcı çevresel etmenleri kullanarak hareketini gizler ve birden yerinde varolduğu izlenimini verir. Kullanıcı teknik ile chakrası yettiği sürece istediği mesafeyi katetebilir, ancak teknik süresince başka teknikleri kullanamaz ve saldırı yapamaz, bütün odağı tekniği açık tutmak üzerine olmalıdır. Teknik havada hareket etmek için kullanılamaz. Teknik kullanılarak rakibe hızlıca yaklaşılabilir ve uzaklaşılabilir, ancak avantajlı bir pozisyona geçmek aşırı derecede zordur, zira bir çok kişi Shunshin ile yapılan hareketi görebilir ve farkedebilir.

Hibashiri | C Rank | Katon
Kullanıcı Tora mührünü yapar ve hedefine odaklanır, ardından ayağını yere vurur. Ayağını yere vurduğu noktadan itibaren, hedefine doğru yerden hızlıca ilerleyen çizgisel bir alev kütlesi yollar. Bu kütle hedefine ulaştığında onu yakmaya ve alevlerin içine almaya çalışır. Alevlerin ısısı yüksektir. Yerde ilerleyen alev kütlesi manevra yapabilir veya hedef değiştirebilir. Alevlerin hareketi süresince Tora mührü bozulmamalıdır.

Endan | C Rank | Katon
Kullanıcı kısa bir el mührü serisi ardından ağzında yağ biriktirmeye başlar. Yeterince biriktirdikten sonra bu yağı hedefine tükürür. Yağ ağızdan fırladığı gibi alev alır ve bir alev topuna dönüşür. Kullanıcı, daha fazla chakra harcayarak ağzında topladığı yağı arttırabilir, böylece oluşacak olan alev topu daha büyük olur. Kullanıcı yarım metre çapında bir küreden daha fazla yağ toplayamaz. Ağzında topladığı yağı 3 parçaya kadar bölüp ayrı ayrı fırlatabilir veya yağı tek seferde tükürmek yerine bir kaç saniye boyunca püskürtebilir. Alev kütlesi 15 metreye kadar dağılmadan ilerleyebilir. Hedef ile buluşup hasar verdikten sonra yağlar ve alevler yok olur.

Gouryuuka no Jutsu | B Rank | Katon
Ninja Tora mührünü yaparak aşırı derin bir nefes alır. Bu nefes alınırken kullanıcının göğsünde bir şişkinlik belirir. Kullanıcı ardından bir ejderhanın kafasına benzeyen bir alev topunu ortaya çıkarır. Bu alev topu sıradan alev toplarından kütle olarak hemen hemen aynı olsa da daha sıcaktır. Ejderha başı şeklindeki alev topu püskürtüldüğü düzlemde ilerler ve önüne çıkacak şeyleri eritebilecek bir sıcaklığa sahiptir. Bunun yanısıra alev topunu ejderha başına benzemesini sağlayan kısımları az da olsa sert ve dirençlidir. Bu sayede ejderha başı ince yapıları delebilir ve hedefine doğru ilerlemeye devam eder.

Karyuu Endan | B Rank | Katon
Ninja uzun sayılabilecek el mühürleri serisini Tora mühründe bitirir ve derin bir nefes alır. Bu aldığı nefes ile birlikte kullanıcının göğsünün ve yanaklarının bir hayli şiştiği görülür. Kullanıcının aldığı nefesi tazyikli bir şekilde dışarıya salması ile bir alev oluşur ve oldukça hızlı bir şekilde ilerlemeye başlar. Kullanıcı ağzından nefesini tazyikli bir şekilde vermeye devam ettiği sürece alev hızla ilerlemeye devam eder. Alev, önüne çıkan herşeyi yakar ve yutar. Kullanıcının 20 metre önünde düz bir alandaki her şey etkilenir.

Kuchiyose no Jutsu
Kullanıcı baş parmağını ısırır ve kanatır, ardından o elini yere sertçe vurur ve odaklanır. Bir kaç saniye sonra, yaratık o alanda aniden belirir. Eğer yaratık yeterince büyükse, kullanıcı onu sürer pozisyonda çağırabilir. Bu şekilde çağrılan yaratıklar "Kai" mührü ile anında geri gönderilebilir. Kullanıcı yara almışsa baş parmağını ısırmak yerine halihazırda akan kanını da eline sürerek kullanabilir.



Taijutsu
Ayatsu Stili | B Rank
Kullanıcı tek bir hamlede iç organları iflas ettirebilecek hamleler yapmayı öğrenir. Göğse yapılacak sert ve yerinde bir hamle karşı tarafı nefessiz bırakabilir veya böbreklere yapılan bir hamle ile rakibin tüm vücuduna yayılacak bir acı dalgası oluşturulabilir ve dikkati dağıtılabilir. Hamlelerin mükemmel bir isabet oranı ile yapılması gereklidir.

Kaiganshou | B Rank
Kullanıcı dirseğini kullanarak kendini rakibe fırlatır ve rakibin göğsünü hedef alır. Eğer dirsek rakibin göğsüne isabet ederse, rakip geriye doğru fırlar ve nefessiz kalır. Kendini toparlamakta güçlük çeken rakip ardından gelecek saldırılara daha açık bir hale gelir. Saldırı çok büyük bir acı verdiği gibi eğer aşırı güçlü bir şekilde uygulanırsa kaburga kemiklerini bile kırabilir.


Genjutsu
Kuroshiki | D Rank
Kullanıcı kısa bir el mührü dizisinin ardından tekniği aktif eder ve bir hedef seçer. Eğer bu hedef, kullanıcıya 15 metre veya daha yakındaysa, tekniğin etkisi altına girer. Tekniğin etkisi altında kalan hedeflerin herhangi bir duyusunu kullanıcı isteği doğrultusunda bozabilir. Gözler bulanık görmeye başlar, eller uyuşur, tad alınamaz, duyma mesafesi kısalır veya koku alamaz hale gelir. Duyurlar tamamen kapatılmaz, sadece bozulur. Yani hedef tamamen kör edilemez/sağır yapılamaz. Bu etkilerden aynı anda sadece 1 tanesi aktif edilebilir, ancak teknik bozulmadan bu etkiler arasında geçiş yapmak mümkündür. Maksimum 1 hedef bu tekniğin altında olabilir. Teknik açık kaldığı sürece chakra yer.

Shibou no Jutsu | B Rank
Kullanıcı Tatsu el mührünü yapar ve o anda baktığı kişiyi tekniğin etkisi altına alır. Tekniğin altına girmek için hedefin kullanıcıya bakmasına gerek yoktur. Tekniğin etkisi altında olan kişi her 5 saniyede bir, kullanıcı tarafından hunharca öldürüldüğünü görür. Bu görüntüler 2 saniye sürer ve aşırı derecede gerçekçidir. Kullanıcı eğer isterse görüntüleri istediği gibi ayarlayabilir. Hedef git gide konsantrasyonunu kaybeder ve kullanıcıdan korkmaya başlar. Kötü ve rahatsız edici hisleri kullanıcı ile bağdaştırır. Savaş alanında kişilere göz dağı vermek, konsantrasyonlarını bozmak ve gerçeklik ile illüzyon arasındaki bağı koparmak için kullanılır. Diğer şartlar altında, işkence yapmak için kullanıldığı bilinmektedir. Teknik 2-3 dakika kadar açık kalır, ardından tekrar uygulamak gerekir.

Omotsuki | A Rank
Kullanıcı uzun bir el mührü dizisi uyguladıktan sonra tekniğin etkisi altına almak istediği kişiyi boğazından yakalar. Hedefin gözleri aniden kullanıcının gözleri ile kenetlenir ve teknik başlar. Kullanıcı, teknik süresi boyunca hedefin anılarını gezebilir ve diğer eliyle bir başkasına dokunarak bu anıları aktarabilir, bu anıları zihnine kaydedebilir. Teknik, 1 haftaya kadar olan taze anılara çok fazla zorluk yaşamadan ulaşabilir ancak daha geriye gidildiğinde anılar bulanıklaşmaya başlar. En eski anılar ise sadece bir duygu parçası olarak algılanır. Teknik süresi boyunca hedef uyuşmaz veya teknik onu zaptetmez, bu durumu kullanıcının bir şekilde çözmesi gerekir. Genel olarak hedef önce bağlanır, ardından kullanıcı tekniği uygular. Uyuyan kişilere teknik uygulanabilir, bu varyasyonda kullanıcı elini hedefin alnına koyar ve tekniği başlatır. Göz kontağına ihtiyaç yoktur. Eğer kişi baygınsa teknik kullanılamaz. Hedef kişi, eğer uyumuyorsa anılarına ulaşıldığının farkında olur.


Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Tantou (İyi Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
2 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
2 Kondisyon Hapı (İyi Kalite)
2 Chakra Hapı (Normal Kalite)
User avatar
Kasumikage Teki
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 97
Joined: October 22nd, 2018, 2:54 am

Re: [Kusagakure - Operasyon] Sayama Kumo & Kumo Sakuma & Kasumikage Teki

Post by Kasumikage Teki » March 1st, 2019, 8:50 pm

Çevresindeki duman katmanı yavaş dağılırken hedefindeki düşmanı çok daha net görebilmeye başlamıştı. Kendisi gibi o da patlamadan etkilenmiş ve büyük ihtimalle ne olduğunu şaşırmıştı. Tek elini dizine dayanmış, ondan güç alarak dikilmişti. Dengesini sağlamaya çalışıyor gibi bir hali vardı. Kafasını hızlı bir şekilde sallamaya başlayana kadar tam emin olamamıştı Teki. Fakat rakibinin bu hareketi yapması ile birlikte tamamen emin olmuştu. Rakibi gayet sersemlemiş haldeydi. Zincirine halen sıkı sıkı sarılıyordu adam. Zincirin ucunda halen Kitsune'nin olmasını umdu Teki. Haruka'nın kaybolduğuna emindi. O katananın peşinden koşmak için vakit kaybetmeyeceğinin de. Fakat Kitsune'yi ne olursa olsun tekrar ele geçirmeliydi.

Kondisyon hapını ağzına attığı gibi kavradığı kunai ile ileriye atılmıştı var gücüyle. Kulağındaki çınlama halen devam ediyordu. Üstünde yüksek bir hızla koşmaya başlayacağı zemine hiç dikkat etmemişti bile. Kopmuş bir uzuva ya da yumuşak çamur zeminde oluşmuş bir yükseltiye takılıp takılmayacağını düşünmemişti. Vakti yoktu. Bir an önce içinde bulunduğu zor durumdan kurtulmalı, bir şekilde Gyaku ya da Sakuma'yı bulmalıydı. Az önce kaybettiği silah arkadaşı Kumo'nun ölümüne üzülecek vakti bile olmamıştı. İçinde bulunduğu durum yüzünden Kumo'nun öldüğünü hatırlayıp hatırlamadığı bile belli değildi. Adrenalin tamamen beynini kilitlemiş. Vahşi doğadaki bir hayvan gibi sadece içgüdüleri ile kendini kurtarmaya çalışıyordu.

Şansına Shunshin yardımı ile düşmanına doğru büyük bir hızla yaklaşmayı başarmıştı. Ne dengesini kaybetmiş ne de bir engele takılmıştı. Çok hızlı ve beklenmedik bir şekilde düşmanının bir kaç adım önünde belirmiş, ilerleyişini durdurduğu gibi kunaisi ile adamın boğazına net ve sağlam bir kesik açmıştı. Duyabildiği tek şey rahatsız edici çınlamalar olmasaydı, adamın boğazını keserken çıkan güzel sesi duyabilirdi. Fakat şimdilik sadece boşalan kanın ve adamın öksürmeye başlayarak hayatını kaybedişinin görüntüsü ile yetinmişti.

Ölen adamın boğazından fışkıran kanlardan Teki'nin suratı da nasibini almıştı. Neredeyse suratının sağ tarafının tamamı kana bulanmıştı ve görüşünü bir anlığına kaybetmesine sebep olmuştu. Hızlıca kolları ile suratını sildiğinde şu an nasıl göründüğünü düşünmüştü anlık olarak. Çamur ve kan. Tüm vücudunun çamur ve kanla kaplı olduğuna emindi. Sıcacık bir duşun hayalini kurdu o an. Evine döndüğünde yapacağı ilk şey belliydi. 1 gününü sadece duşta geçirecekti. Sıcak suyun altında oturacak, gözlerini kapatacak ve sadece bekleyecekti. Tüm derisi tamamen buruştuğunda duşu terk edecek, üstünden çevreye saçılan buhar dalgası ile yatağına bırakacaktı vücudunu. Uzun ve sıcak bir duşun ardından kendini soğuk yatağına attığında ise zaten otomatik olarak kapanacaktı vücudu. Yumuşak yastığı ve rahat yatağının üstünde geçecekti kendinden. Penceresinden esen tatlı rüzgar çıplak ve ıslak vücudunda dans ederken mutlu rüyalara dalacaktı. Evine döndüğü anda...

Tekrar görüş yetisini kazandığında çevredeki duman bulutunun dağıldığını fark etmişti. Ve üzerine koşmakta olan onlarca düşmanı. Daha az önce savaş sonrası evinde geçireceği mutlu anları düşünürken, tam olarak şimdi hayatını kaybedebileceği gerçeği büyük bir tokat gibi çarpmıştı yüzüne. Üzerine koşmakla olan kişilerin sayısı onları geçip yüzlere ulaştığında, üstündeki gerginlik maksimum seviyeye ulaşmıştı. Dizlerini germişti ve sonunda bir şeyler duyabilmeye başlamıştı. Savaş ortamının ses düzeninde değişen bir şey olmamıştı. Bağırışlar, patlamalar, metal sesleri, küfürler. Herkesin derdi aynıydı. Öldürmek ve yaşamak.

Üzerine doğru koşmakta olan ilk adama karşı hamle yapabilmek için hazırlamıştı kendisini. Elindeki kunaiyi sıkıca tutmaya başlamıştı. Büyük ihtimalle öldürebilirdi ilkini. Hatta ikincisini. Belki ölmeden 10-15 kişiyi yenebilirdi. Hatta Kitsune'ye kavuşmuş olsa bu sayının 30'ları bulabileceğini biliyordu. Fakat ne anlamı vardı? Savaş alanının ortasında tek başına kalmıştı ve hikayesi burada sonlanacaktı. Kasumikage klanında Teki. Öldürüldükten sonra düşman ordusunun altında kaldığı için cesedi tanınamamış hale gelmiş. Mezarına konan vücudun onun olup olmadığı belli bile değil...

"Kai!"

Kafasında dolaşan kara bulutlardan kurtulması gerekiyordu. Sakuma ile yaptıkları antrenmanlar geldi aklına. Dostunun genjutsu alanındaki yetenekleri Teki'nin uzun süreler boyunca etki altında kalmasına sebep olmuştu. Sakuma ne zaman yeni jutsu öğrense ya da geliştirse illaki Teki'nin üstünde kullanırdı yeteneklerini. Bir süre sonra Kai demek Teki için sadece bir tepki haline bile gelmişti. Kılcal görevinde bile bol bol kullanmıştı bu alışkanlığını. İşe yarıyordu ve yine yaramıştı. "Şu anda öleceksem eğer, düşünmek neden?" Eğer savaş sonrasında mutlu bir şekilde evine dönemeyecekse, en azından bulunduğu yerde Kusagakure için yapabileceği her şeyi yapacaktı. Kaybedeceği en fazla bir candı. Karşılığında ise Riaru güçlerinden canlar alacaktı.

Zihninde filizlenen cesaret tohumu sayesinde kendine güveni artmış ve çarpışmaya hazır hale gelmişti Teki. Yanına yaklaşmakta olan ilk düşmana darbesini indirecekti ki, düşmanı Teki'nin suratına dahi bakmadan yanından geçmiş ve koşusuna devam etmişti. Şaşırtma taktiği olarak düşünmüştü bunu. Arkasında gelmekte olan diğerinin kendisine saldıracağından emindi. Hayır. İkinci gelen de, ondan sonra gelen de... Hepsi Teki'yi umursamadan ilerlemeye devam ediyordu. Biri sağ tarafından taklalar atarak geçmişti. Bir diğeri kafasının üstünden salvo atarak. Kimsenin umurunda olmadığı gerçeği tribe sokmuştu Teki'yi. Sebebini öğrenmek istiyordu. Elinde tuttuğu kunainin üstünü silip suratının yansımasına bakmıştı hızlıca. Az önce boğazını kestiği adamdan fışkıran kanlar sadece suratını kaplamamıştı. Alınbandını da kaplamışlardı ve Teki'nin Kusagakure shinobisi olduğuna dair tüm kanıtları gizlemişlerdi...

Çevresinde koşan kalabalık yavaş yavaş seyrekleşmeye başlamıştı. Halen kimse Teki'yi umursamıyordu ve bu gizlilik çok hoşuna gitmişti. Özellikle alınbandındaki lekeyi silmeyecekti. Her ne kadar Kusagakure shinobisi olmaktan gurur duyuyor olsa da, şimdilik alabileceği en iyi kararın bunu gizlemek olduğunun bilicindeydi. Etrafını incelemeye başlamıştı hiç vakit kaybetmeden. Kitsune'yi bulması gerekiyordu. Yaklaşık 100 metre ilerisinde toplanmış bir kalabalığı fark etmişti ilk olarak. Sanki düşmanlarından birisi ile dövüşmekteyken aynı yerden bir patlama sesi geldiğini anımsadı. Bulundukları konumda Gyaku ve Sakuma dışında başka Kusagakure gücü olmadığını düşündü. Büyük ihtimalle silah arkadaşlarından birisi oradaydı. Sonlarının Kumo gibi olmasına izin vermeyecekti. Toplanmış olan kalabalık gereğinden fazla insan barındırıyordu. Bir daire şeklindelerdi ve aralarında kıstırdıkları kişi ya da kişilere acımadan saldırıyorlardı. Nedense Gyaku'nun kesin şekilde orada olduğuna kanaat getirmişti Teki. Belki Sakuma da oradaydı ancak Gyaku'nun varlığı şüphe götürmüyordu. Bu kadar düşmanı çevresinde toparlayıp halen dağılmamalarını sağlayacak bir güce sahipti Gyaku...

"Kitsune!!"

Sonunda Kitsune'yi görmeyi başarmıştı. Halen az önce öldürdüğü adamın zincirine bağlı halde tahmini 10-15 metre uzaklıkta durmaktaydı. Üstünden geçen onca insanın yüzünden bir o tarafa bir bu tarafa sürükleniyordu. Halen zincire bağlı olması çok işine gelmişti Teki'nin. Hızlıca zinciri kavrayarak Kitsune'yi çekmeye başladı. Eğer zincir çözülür ve katana yerde kalırsa, yanına gidip alacaktı sevgili katanasını. Sonrasında ise hızlıca 100 metre ilerdeki kalabalığa doğru ilerleyecekti. Alınbandı halen kanla kaplı olduğu için düşman Teki'yi fark etmeyecekti. Bu sayede kalabalığın arasına karışıp dövüştükleri kişileri görebilecekti. Az önce kullandığı kunaiyi güzelce değerlendirmenin de yolunu bulmuştu. Emin adımlarla kalabalığa doğru ilerlerken çantasından çıkardığı patlayıcı parşomeni kunaisine takacaktı. Eğer kalabalığın ortasındakiler Gyaku ve Sakuma ise onları gördüğü arasında bulunduğu düşman kalabalığın içine patlayıcı bağlı kunaiyi bırakacak, var gücü ile zıplayarak dostlarının yanına geçecekti. Patlama şiddeti ile kalabalığın tamamı dağılmasa bile içeridekilerin kurtulmasını sağlayacak bir açık oluşacaktı illaki. Sonrası tamamen olayın akışına göre gelişebilirdi. Şu an tek istediği şey Sakuma ve Gyaku'yu görebilmekti. Kumo'yu daha yeni kaybetmişti ve olası başka kötü haberlere kesinlikle hazır değildi...
Image
ImageImageImageImageImageImageImageImage
Künye
İsim: Kasumikage Teki
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 110.000
Prestij: 2
Ün: 19
Kullanılabilir GP: 10

Motivasyon
Bilinmek ve Saygı duyulmak; Teki her zaman saygı duyulan bir insan olmaktan keyif almıştır. Her zaman daha güçlü olmak, tebrik edilmek ister. Bu yüzden de shinobiliğe çok önem verir. Her zaman kendisinin seviye olarak üstünde birileri olacağının bilincindedir ve bu duygu onun çalışmalarına daha fazla enerji harcamasına sebep olur.

Komplikasyon
Karanlık; Karakter Kusagakure ile Riaru arasında geçen savaşta yoğun zihinsel saldırılara maruz kalmıştır. Saldırılar sebebiyle, karakter karanlık ortamlarda sanrılar görmektedir. Bu sanrılar genel olarak savaşla ilgili anıları içerirken, ileri seviyede korku nöbetlerine dönüşebilir. Karakter bu etkiler nedeniyle karanlık ortamlarda sağlıklı kararlar veremeyeceği gibi zihinsel kapasitesi düşmektedir. Özellik, komplikasyon etkilerinden kaçınıldığı sürece geçici olup; etkilerin yoğun bir şekilde görülmesi durumunda iyileşme süresi uzamaktadır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 5
Kondisyon: 5
Potansiyel: 6
Varlık: 6
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 3
[Çeviklik] Akrobasi: 3
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 5
[Potansiyel] Ninshuu: 4 (1. Favori)
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Dokuton; Kyousui No Yoroi
Suiton; Suiwa
Suiton; Mizurappa
Suiton; Bousen No Jutsu
Ninpou; Kage Bunshin no Jutsu
Ninpou; Shunshin
Ninpou; Otonaku Ashi no Jutsu


Taijutsu
Shigure Stili (B-Rank)
Shigure Kenjutsu; Hadan
Shigure Kenjutsu; Hade

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katana; Kitsune (İyi Kalite) (Aile Yadigarı)
Katana; Haruka (İyi Kalite) (Görev Ganimeti)
2 Kan Hapı (Normal)
1 Çakra Hapı (Normal)
1 Kondisyon Hapı (İyi)
1 İyileştirici Hap (Normal)
1 Yemek Hapı (Normal)
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1287
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Kusagakure - Operasyon] Sayama Kumo & Kumo Sakuma & Kasumikage Teki

Post by GM - Naruto » March 1st, 2019, 10:04 pm

Sakuma: Çevrene odaklanıyor, Fuuma'ya da aynısını yapması için komut veriyorsun. Fuuma birkaç metre önüne sıçrayarak ön patilerini zemine kitliyor, kafası öne eğik dişleri hazır bir şekilde bekliyor.

Çevreye odağınız artarken arkanızda büyük bir gümbürtü kopuyor. Toprak zemin titriyor, ufaktan kılcallar şeklinde yarılıyor. Gyaku'ya tekrardan güvenerek kendi hayatına odaklanıyorsun.

Fuuma'nın koku almakta ne kadar başarılı olduğunu çözemiyorsun. Zira ortamdaki yanık et,kan kokuları ve yağmur onu fazlasıyla zorluyor olmalı. Ancak burnu sürekli hareket halinde. Kalabalık ise aldığın son darbeden itibaren adeta coşuyor. Yahut arkanda yaşanan her neyse onları görerek kendilerinden geçiyorlar.

İçinde bulunduğun alan içinde ilk hissettiğin hareket sol çaprazında yaşanıyor. Kadının flu formunu henüz görmüşken, kadın Fuuma'ya doğru uçuyor. Hızlı ilerleyişi sonucunda kendisini hafiften havaya bırakarak iki ayağıyla sert bir tekme indiriyor Fuuma'ya. Fuuma'nın pençeleri zemine kilitli olduğu için darbenin onu çok fazla sürüklemesine izin vermiyor ancak bu darbenin gücünü etkileyen birşey değil.

Flu görüntü kayboluyor, Fuuma'nın kendini topladığı aralıkta defansif pozisyonunu sertleştiriyorsun. Seslere, görüntülere daha fazla odaklanıyorsun bu aralıkta. Darbeyi ön göremiyorsun. Diz kapağına sert bir tekme iniyor. Darbe nedeniyle tek dizinin üzerine çekerken suratının tam ortasına ikinci bir diz darbesi. Geriye doğru eğiliyor, zemine düşmek için hazırlanıyorsun. Bitmiyor. Geriye düşüşün esnasında ayak bileğini birşeyin tuttuğunu hissediyorsun. Kadın seni bileğinden tutarak uçuş yönünün tersine çekiyor, zemine yüz üstü şekilde tüm gücüyle vuruyor ! Neredeyse bir nefes aralığında gerçekleşen bu hareket dizesi esnasında tek bir elini dahi hareket ettiremiyorsun. Hızın, kadının hızı karşısında adeta aciz kalıyor. Bu mükemmel hıza eklenen güç ise anormal bir derecede.

Yüz üstü çamura çalınman tüm vücudunda müthiş bir acıya sebep oluyor. Henüz kafanı kaldırıp nefes için hazırlandığın anda, kadın seni ayağıyla çeviriyor, sırt üştü bir şekilde zemine yapışıyorsun. Flu vücudu, iki eliyle tuttuğu katanayla göğsüne doğru dik bir saplama hamlesi yapıyor !

Bu flu vücudun üzerinde, gökyüzünde ise iki şeyin uçtuğunu görüyorsun. Ters takla durumundaki Gyaku ve rakibi. Rakibi, gereğinden biraz daha fazla büyük.

Teki: Zincir aracılığıyla Kitsune'yi çekip alıyorsun eline. Üzerine dolanmış zinciri çözmek biraz vakit kaybettiriyor sana. Herhangi bir hasar almadığından eminsin.

Hücum eden kalabalığın kısmen tersine hareket ettiğin için çok rahat bir şekilde yürüyemiyorsun. Çoğu kişi sana çarpıyor, çarpanlardan bazıları küfürlü şekillerde tersliyor seni. Ancak suratına bulanmış kan, çamurdan ibaret vücudun sana pek de bulaşmamalarını telkin ediyor sanki. Devam ediyorlar. Kalabalığa yaklaştıkça, ilerleyiş halindeki insan yoğunluğu da azalıyor.

Yer sarsılıyor, kalabalığın sardığı alandan uzayan kılcallar toprağı birkaç santim bölüyor. Dengeni sağlıyor, devam ediyorsun. Kalabalık bu esnada fazlasıyla mutlu bir şekilde haykırıyor. Kalabalığın hafifçe içine karışıyor, içerideki alana bakıyorsun. Sakuma. Önce bir darbe almış gibi dizlerinin üzerine çöküyor, ardından yine bir darbe almış gibi kafasından ivmelenerek geriye eğiliyor. Parşömen bağlı kunaiyi kalabalığın ortasına bırakıyor, alana sıçrıyorsun. Sakuma gözükmeyen birşey tarafından sert bir şekilde zemine çarpılıyor. Alanın ortalarına doğru hareketleniyorsun. Sakuma'nın üzerinde bir katana. Sanki havada süzülüyor.

Havada, yaklaşık 3-4 metre ötende iki şey uçuyor. Gyaku. Hemen peşine normal bir insanın yaklaşık 1.5 katı boyutunda, sırtında iki katana saplı biri. Bir nevi Gyaku'yu kovalıyor. Suratında, kafasının yarısını kaplayan kurukafa benzeri bir maske bulunmakta.

Parşömeni patlatıyor, alana kaosu getiriyorsun.


Sakuma: Patlama sesi.

Katana göğsüne doğru iniş yaparken Fuuma belirsiz bir yerden sıçrayıp kadını kapıyor ve üzerinden alıyor. Zeminde onun sürüklenmesini hissediyorsun. Kafanı kaldırıyorsun hafifçe. Fuuma ağzındaki birşeyi sağa sola hızla sallıyor, ardından acı bir çığlıkla kadını bir köşeye fırlatıyor. Fuuma'nın karnının sol tarafına yüzeysel bir şekilde girmiş katanayı görüyorsun. Görebildiğin kadarıyla sadece derinin altında dolaşıyor, dik bir şekilde saplanmadığından hayatını riske atacak bir durum yok.

Kadın bir kenara fırlatıldıktan sonra yerinde doğruluyor. Tekniği bozulmuş durumda. Vücunun sağ tarafındaki sargılar açılmış, açılan yerler tamamiyle kanlarla kaplı. Göğsünün en sağ tarafında, arka tarafı görebildiğiniz bir delik dahi mevcut. Kadın etkilenmiyor, tekrardan el mühürlerini yaparak kendini gizliyor.

Teki'yi görüyorsun. Birkaç adım önüne iniyor.

Teki: Patlama uçuşunu güdümlüyor, Sakuma'ya doğru inişe geçiyorsun. Havada süzülen silah Sakuma'nın vücuduna doğru inişe geçtiği anda büyükçe bir kaplanın birşeyleri alıp savurduğunu görüyorsun. Sakuma'dan birkaç metre öteye konuyor, ağzındaki şeyi hızlı bir şekilde sallıyor. Bu esnada, kaplanın ağzında beliren kadını görüyorsun. Vücudu sargılarla kaplı, suratında kurukafa benzeri bir maske bulunuyor. Kadın kaplanın vücuduna elindeki silahı batırarak kurtuluyor ve yaptığı mühürlerden sonra flu bir görüntüye kavuşuyor. Kayboluyor.

Sakuma & Teki: Yer tekrar titriyor. Sakuma doğruluyor Teki, Sakuma'nın iyi olduğundan emin oluyor. Ardınıza, kopan iki gümbürtünün kaynağına bakıyorsunuz.

İlki, Teki'nin patlattığı parşömen. Parşömenin patladığı yerde yaklaşık 10-15 kişi sağa sola savruluyor, bir o kadarı da patlamanın etkisiyle yerlerinden fırlıyor. Büyükçe bir açıklık oluşuyor burada, ancak insanlar daha da zevke geliyor, boşlukları doldurarak çemberi daraltıyor.

İkinci gümbürtü ise, tam arkanızdan, Gyaku ve diğer adamın indiği yerden geliyor. Sırtına iki katana saplı adam. Hemen önünde kocaman bir göçük. Göçüğün içinde Gyaku'yu görüyorsunuz. Sağ elindeki mızrak zemine düşmüş. Diz çökmüş bir durumda. Maskesinin sol tarafı parçalanmış. Mızrağını tekrar kavrıyor, ayağa kalkmak için hazırlanıyor.

Zaman tekrar yavaşlıyor. Gyaku, sağ ayağını kalkmak için sürtüyor. Karşısındaki adam genişçe bir geriniyor. Gyaku, dikelmek için sağ ayağına güç veriyor. Karşısındaki adam gerinmesini sonlandırıyor, sol ayağını yere sürterek saldırmaya hazırlanıyor. Sırtındaki onlarca deliği görebiliyorsunuz. Gyaku, mızrağından güç alıyor, yalpalar bir şekilde dikiliyor. Karşısındaki adam hırıltılı bir ses çıkarıyor.

Tam o anda, Gyaku'nun arkasında flu bir görüntü yakalıyorsunuz. Gyaku yerinde sarsılıyor. Flu görüntünün elinde, bıçak benzeri bir cisim. Havaya kalkıyor. Gyaku sabitleşiyor. Bu cisim, havadan mükemmel bir hızla Gyaku'ya doğru iniyor. Kafasının tam üstünden, kafatasını yarıp, beynini en diplerine dek kadar giriyor.

Kırık maskesinden ötürü açıkça görebildiğiniz Gyaku'nun gözleri önce büyüyor, ardından bir kum tanesi kadar ufalıyor. Hareketleri donuyor, ağırlığını mızrağına veriyor. Kalabalık sessizleşirken, duyabildiğiniz tek ses çevreden akın eden insanlar oluyor. Gyaku, bilincini kaybediyor, ağırlığını mızrağa vererek bir torba gibi yığılıyor yere.

İçinde bulunduğunuz alan yaklaşık 5 metre kadar daralmış durumda. Alanın tam ortalarından ziyade, hafiften kalabalık sınıra doğru bir pozisyondasınız. Sizden yaklaşık 3 metre geride Fuuma bulunuyor.

Sırtında katana saplı eleman, Gyaku'nun cesedi ve görünmez kadın ise tam olarak 10 metre ötenizde. Zeminde yarık açan kişi şüphesiz, Sakuma'nın ilk gördüğü halinden daha büyük olan bu yapılı adam. Yapılı adam size doğru dönüyor, görünmez kadın ise... Görünmez.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kasumikage Teki
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 97
Joined: October 22nd, 2018, 2:54 am

Re: [Kusagakure - Operasyon] Sayama Kumo & Kumo Sakuma & Kasumikage Teki

Post by Kasumikage Teki » March 4th, 2019, 1:18 am

Kitsune'nin bağlı olduğu zinciri her kendine çekişinde içi daha da heyecan ile kaplanıyordu. Katanasını kaybetmemiş olması Teki'yi büyük bir çöküşten kurtarmıştı. Elbet içinde bulunduğu savaş alanında silahsız kalma gibi bir ihtimali yoktu ancak Kitsune'yi kaybetmek onu hem moralman dibe çekecekti, hem de uzun vadede babasına karşı suçluluk duygusu hissetmesini sağlayacaktı. Kitsune'nin aksine Haruka'yı kaybetmesi ise Teki için çok büyük bir anlam ifade etmiyordu. Evet, Haruka ona Sakuma ile birlikte çıktıkları son görevden bir hatıraydı. Üstünlük kurmasına rağmen yenemediği ve elinden kaçırdığı kendo kullanıcısı Ise'nin katanasıydı Haruka. Aynı zamanda da aşık olduğu kişinin ismini taşıyordu katana. Sonu da merhum Haruka'ya benzer olmuştu. Ani ve sessiz.

"Gel buraya Kitsune..."

Katanasını büyük bir hasretle ellerine aldıktan sonra önce bağlı olduğu zinciri çözmüştü elinden geldiğince hızlı olmaya çalışarak. Gereksiz vakit harcadığından emindi ancak katanasını hem zincirlerden kurtarmak hem de kontrol etmek istiyordu. Herhangi bir zarar alması isteyeceği son şeydi. Kitsune'nin hiç zarar veya hasar almadığından emin olduğunda içini bir rahatlık kaplamıştı. Mavi katanasını, sırtındaki kabzasına oturttuğu gibi içine dolan gücü ve güveni hissetmişti net bir şekilde. Kasumikage Teki, her ne kadar ninjutsuya daha uygun bir bünyeye sahip olsa da, ailesinden gelen bir alışkanlık yüzünden daha küçüçük bir çocukken bile hem annesi hem de babası ile bol bol kenjutsu çalışıyordu. Kendini özellikle geliştirmeye adadığı Shigure stilinde artık hatrı sayılır derecede başarılı olduğunu da düşünüyordu. Bundandır ki, yanında katanası ya da kullanacağı bir silahı yoksa kendini olduğundan çok daha güçsüz hissediyordu. Az önce kunaisi ile hayatına son verdiği adama ölümcül vuruşu indirmeden önce duyduğu süphe de bu yüzdendi. Aynı saldırıyı bir katana ile yapıyor olsaydı, mental olarak kendinden bir tık bile şüphe duymayacaktı...

Uzakta gördüğü kalabalığa doğru ilerlemeye başlamıştı. Daha doğrusu ilerlemeye çalışmaya... Zira savaşın derinlerine hücum eden kalabalığın tam olmasa da aksine doğru yürümeye karar vermişti Teki. Yanından geçmekte olan her 5 kişiden en az 2'si çarpıyordu Teki'e. Kimisi küfür edip yoluna devam ediyordu. Bulunduğu ortamdan dolayı ne kadar gerilmiş olursa olsun bunu dışa belli etmemeye çalışıyordu. Tüm vücudunu kaplamış çamur ve kan lekeleri sayesinde oldukça "belalı" bir tipe sahip olduğunu düşünüyordu ve bu sebeple kaşlarını çatıp sinirli bir şekilde adımlarına devam ediyordu. Her adımıyla beraber hedefindeki kalabalığa biraz daha yaklaşırken çevresinde ilerleyiş halinde olan shinobilerin yoğunluğu da azalmaya başlamıştı.

"Kalabalığın ortasında olan şey her ne ise düşmanın ilgisini baya çektiği belli."

Aniden başlayan yer sarsıntısı ve kalabalığın sardığı alandan uzayan kılcalların toprağı bölmesinden kaynaklı olarak dengesini kaybetmişti. Kondisyon hapının etkisini göstermeye başladığını o an düşünmeye başladı. Kulaklarının da yavaş yavaş eski haline dönmesi ile birlikte önceki çarpışmalarından kalan yorgunluğu yavaş yavaş kenara bırakmaya başlamıştı. Kaybolan dengesini tekrar kazandıktan sonra kalabalık alana doğru ilerlemeye devam etmişti. Her adımıyla kalabalığa biraz daha yaklaşırken, toplanmış olan kişilerin aşırı derece mutlu bir şekilde haykırıyor oldukları dikkatini çekmişti Teki'nin. Kalabalığın içine tamamen karışıp, içerideki alana bakmaya başladığında ise düşmanın mutluluğunun sebebini öğrenme şansı yakalamıştı. Sakuma ve Gyaku...

"SA..."

Dostu Sakuma'yı gördüğü gibi istemsizce seslenme gafletinde bulunacaktı ki, kendini durdurmayı başarmıştı. Sonunda Sakuma'yı bulabildiği için çok mutluydu fakat gördükleri hiç iyi şeyler değildi. Kumo ile beraber arka tarafta vakit kaybederlerken dostu burada zor durumdaydı. Bir şekilde Sakuma'ya yardım etmesi gerekiyordu. Kim ya da ne ile dövüşmekle olduğunu anlayamamıştı Sakuma'nın. Darbe almış gibi dizlerinin üzerine çökmüş halde duruyordu beyaz saçlı kunoichi. Tekrar darbe almışcasına kafasını geriye eğmeye başlamıştı. Genjutsu altında mıydı acaba? Ona işkence mi ediyorlardı? Harekete geçme vakti gelmişti. Hızlıca önceden hazırladığı patlayıcı parşomen bağlı kunaiyi çıkartmıştı Teki. Kalabalık halen onun Kusagakure shinobisi olduğunu fark etmemişti ve bu açık sayesinde bir çoğunun canını alabilecekti. Sakin bir şekilde elinde tuttuğu patlayıcı silahı yere bıraktığı gibi var gücü ile zıplamıştı Teki, dostunun yanına doğru. Sakuma ise o sırada gözükmeyen bir şey tarafından sert bir şekilde zemine çarpılmıştı. Havada olduğu için net bir şekilde görebiliyordu Teki. Sakuma görünmez birisi ile dövüşüyordu. Fakat rakibine üstünlük kuramamıştı. Üzerinde havada süzülmekte olan katana bunu açık ediyordu. Aynı zamanda 3-4 metre ötesinde uçmakta olan iki kişiyi de fark edebilmişti Teki, halen havadayken. Gyaku ve onu kovalamakta olan devasa adam. Sırtında saplı olan 2 katanaya bakılırsa gayet dayanıklı bir rakibe benziyordu. Yine de Gyaku'nun rakibini indireceğinden emindi Teki. Önceliği Sakuma olacaktı. Vakit gelmişti. Elleri ile gerekli mühürü yaparak az önce bıraktığı patlayıcıyı patlatacaktı. Düşmanları kaosa boğacak ve bir çıkış yolu bularak dostunu kurtaracaktı.

Oluşan patlama ile kalabalığın içinden 10-15 kişi sağa sola savrulmaya başlamıştı. Bu sayede kalabalığın arasında bir kapı oluşacağını düşünmüştü Teki. Fakat olmadı. Patlamanın şiddetiyle güdümlenen zıplaması sonucunda daha yere inemeden, kalabalığın arasında açılan kapı kapanmıştı bile. Düşman kalabalıktı. Hem de çok...

Planının bir parçası başarısız olduğu için artık Sakuma'yı alıp kalabalıktan kaçma gibi bir opsiyon yoktu. Sahi Sakuma! Vücuduna saplanacak olan katanadan Fuuma sayesinde kurtulmuştu. Dostunun düşmanını da o sırada görebilme şansı yakalamıştı Teki. Bir kadın. Vücudu sargılarla kaplı bir kadın. Kurukafa maskeli bir kadın. Sakuma'yı bu hale getirebildiğine göre garip kadın sağlam bir kunoichiydi. Çünkü dostunun gücüne güveniyordu. Fuuma'yı çağırmasına rağmen kadının yenememiş olması ve kadının Fuuma'nın ağzından ona kılıç sağlayarak kurtulması gücünü kanıtlıyordu. Fuuma'dan kurtulduğu gibi bir kaç el mühürü yapmış ve ortadan kaybolmuştu. Görünmezlik. Saçma ve fazla güçlü bir özellik. Kadını hızlıca indirmeleri lazımdı.

Bulundukları zemin tekrar titremeye başlamıştı ve Teki sonunda dostuna kavuşmuştu. Onu son gördüğünden beri baya hırpalanmış bir haldeydi Sakuma. Fakat onun gücüne güveniyordu Teki.

"Kumo hayatını kaybetti. Burada da işler çok iyi gözükmüyor. Kurtulmanın ve ilerlemenin yolunu bulmalıyız. Gyaku-san'a yardım edelim öncelikle."

Sözleri bittiği gibi duyduğu gümbürtü yüzünden dostu ile konuşmaya devam edememiş ve Gyaku ile peşindeki adamın olduğu yöne dönmüştü refleks olarak. O andan sonra olanlar tamamen şok etkisi uyandıracak türdendi. Her şey bir anda olmuştu denebilirdi. Teki'nin elinden gelen tek şey ise durduğu yerde olan biteni izleyebilmek olmuştu.

Gyaku yaralı bir halde devasa adamın karşısında diz çökmüş duruyordu. Zar zor olsa da ayağa kalkmaya çalışıyordu ve karşısındaki iri kıyım adam gerinerek Gyaku'dan gelecek hamleyi bekliyordu. Fakat Sakuma'nın az önce dövüşmekte olduğu garip görünmez kadının başka planları vardı. Gyaku'nun arkasında aniden beliren kadın elinde bıçak benzeri silahı büyük bir hızla Gyaku'ya saplamıştı. Kafatasını yarıp, beynine giren bu bıçak darbesinin ardındansa Gyaku'nun bedeni ruhsuz bir şekilde yığılmıştı yere...

Durum hiç iyi değildi. Sakuma yaralıydı ancak dövüşebilecek durumdaydı. Kumo ölmüştü. Fuuma yaralı bir şekilde gelecek emirleri bekliyordu. Gyaku ise daha yeni hayatını kaybetmişti. Beynine hücüm eden korku ile beraber olduğu yere saplanmıştı Teki. İçinde durdukları alan daralmış ve yaklaşık 5 metre genişliğe düşmüştü. Teki ile Sakuma alanın ortasında bile değillerdi. Şu berbat durumda bulunabilecekleri en iyi konuma bile sahip değillerdi. 10 metre ötelerinde Gyaku'nun cansız bedeni ve devasa adam duruyordu. Görünmez kadın tekrar kaybolmuştu. Bir an evvel harekete geçmeleri gerekiyordu. Derin bir nefes çekti ciğerlerine Teki. Sanki son nefesiymiş gibi doldurdu içini oksijen ile. Nefesini kararlılıkla dışarıya verirken tekrar harekete geçmesi gerektiğine emindi. Durum hiçbir şekilde iyi durmuyordu fakat pes edemezlerdi.

Görünmez kadının nereden saldırabileceğini haklı olarak tahmin edemiyordu. Fakat kadının hareket kabiliyetini sınırlaryabilirlerse ellerine onu indirmek için bir şans geçebileceğini düşünüyordu. Çok zamanları yoktu ve Sakuma'nın kısmen yardımına ihtiyacı vardı. Kalabalığın içinde öldürülmeden önce dostuna aklındakileri hızlıca söylemeye başlamıştı...

"Sakuma durum aşırı kötü. Senin biraz dinlenmeni isteyeceğim ancak çok keyifli olmayacak. Fuuma'nın şu herkesi sabitleyen jutsusunu kullanmasını iste lütfen. Bir tek kendisini ve beni sabitlemesin. Görünmez kadın yere sabitlendiğinde illaki çamur zeminde iz bırakarak durumunu belli edecektir. Eğer yakınımızdaysa onu hemen indirebilirim... ayrıca şu hapı al."

Çantasından çıkardığı "İyileştirme Hapı"nı dostuna verdiği gibi diğer eli ile Kitsune'yi kınından çıkarmıştı bir kez daha. Fuuma'nın jutsusuna güvenecekti. Kadın bir şekilde onlara yaklaşmış ise yere sabitlendiği için çamurda iz bırakabilirdi ve Teki bunu fark edebilirse kadını sağlam bir darbe ile indirebileceğini düşünüyordu. Sakuma da yere sabitleneceği için dostunun yanından çok uzaklaşmayacaktı. Ayrıca karşıdaki devasa adamın büyük ihtimalle jutsuya dayanabileceğini de düşünebiliyordu. O konuda ise elinden gelen tek şey hızına güvenmek olacaktı. Sırtına saplı 2 katana adamın dayanıklılığını belli ediyor olsa da kafasının bedeninden ayrılmasına dayanbileceğine düşünmüyordu Teki. Bir yandan görünmez kadını bekliyor olsa da, eğer devasa adam saldırıya geçerse, yeteri kadar yaklaşmasını bekledikten sonra çakrasını ayaklarında toplayarak zıplayacak ve ensesinden başlatacağı bir kesik ile adamın başını vücudundan ayırmayı deneyecekti. En büyük dayanağı olan kenjutsuya bir kez daha emin bir şekilde bel bağlayacaktı.

Gyaku'nun öldüğüne bir yandan halen inanamıyordu. Gördüklerinin genjutsu olmadığından ilk defa bu kadar emindi. Fakat Gyaku'nun cephaneliğinde sakladığı ışıltılı ve havalı güçleri kullanmadan böyle bir savaş alanında hayatından olacağı Teki'ye biraz inanılmaz geliyordu. Saygı duyduğu shinobinin bu kadar basit ve ona yakışmayan şekilde bu hayata veda etmeyeceğini düşünüyordu. Belki de sadece kurtarılmaya ihtiyacı olduğunu bildiği için saçma sapan düşünceler sarmıştı beynini. Birlmiyordu.
Image
ImageImageImageImageImageImageImageImage
Künye
İsim: Kasumikage Teki
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 110.000
Prestij: 2
Ün: 19
Kullanılabilir GP: 10

Motivasyon
Bilinmek ve Saygı duyulmak; Teki her zaman saygı duyulan bir insan olmaktan keyif almıştır. Her zaman daha güçlü olmak, tebrik edilmek ister. Bu yüzden de shinobiliğe çok önem verir. Her zaman kendisinin seviye olarak üstünde birileri olacağının bilincindedir ve bu duygu onun çalışmalarına daha fazla enerji harcamasına sebep olur.

Komplikasyon
Karanlık; Karakter Kusagakure ile Riaru arasında geçen savaşta yoğun zihinsel saldırılara maruz kalmıştır. Saldırılar sebebiyle, karakter karanlık ortamlarda sanrılar görmektedir. Bu sanrılar genel olarak savaşla ilgili anıları içerirken, ileri seviyede korku nöbetlerine dönüşebilir. Karakter bu etkiler nedeniyle karanlık ortamlarda sağlıklı kararlar veremeyeceği gibi zihinsel kapasitesi düşmektedir. Özellik, komplikasyon etkilerinden kaçınıldığı sürece geçici olup; etkilerin yoğun bir şekilde görülmesi durumunda iyileşme süresi uzamaktadır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 5
Kondisyon: 5
Potansiyel: 6
Varlık: 6
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 3
[Çeviklik] Akrobasi: 3
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 5
[Potansiyel] Ninshuu: 4 (1. Favori)
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Dokuton; Kyousui No Yoroi
Suiton; Suiwa
Suiton; Mizurappa
Suiton; Bousen No Jutsu
Ninpou; Kage Bunshin no Jutsu
Ninpou; Shunshin
Ninpou; Otonaku Ashi no Jutsu


Taijutsu
Shigure Stili (B-Rank)
Shigure Kenjutsu; Hadan
Shigure Kenjutsu; Hade

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katana; Kitsune (İyi Kalite) (Aile Yadigarı)
Katana; Haruka (İyi Kalite) (Görev Ganimeti)
2 Kan Hapı (Normal)
1 Çakra Hapı (Normal)
1 Kondisyon Hapı (İyi)
1 İyileştirici Hap (Normal)
1 Yemek Hapı (Normal)
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
User avatar
Kumo Sakuma
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 64
Joined: October 17th, 2018, 8:22 pm

Re: [Kusagakure - Operasyon] Sayama Kumo & Kumo Sakuma & Kasumikage Teki

Post by Kumo Sakuma » March 4th, 2019, 11:53 pm

Fuuma'nın işitme ve koku kabiliyetlerinin gelişmişliğini çok iyi biliyordu, ama belli ki ortamda kadının hareketlerini duyabilmesi için çok fazla gürültü, kadının kokusunu takip edebilmesi için ise çok fazla dikkat dağıtıcı ve baskın başka kokular vardı. Bağırışlar, acı dolu çığlıklar, zafer haykırışları, birbirlerine çarpan kılıçlar ve kunailer, kan, yanık et, toprak kokusu. Kendisi de tetikteydi tetikte olmasına, ama Fuuma'nın duyularının bile yetmediği bir durumda kendisinden daha iyi bir performans ummuyordu.

Kendini bir arenada dövüşüyormuş gibi hissediyordu. Etrafında toplanmış kalabalık aynı anda saldırmaya karar verse rahatlıkla alabilirdi Sakuma'yı ama saldırmıyorlardı. Ortalarındaki dövüşü izleyerek zevk almakla meşgullerdi. Kendi taraflarının üstünlük sağlıyor olması kalabalığı kendinden geçiriyor, gittikçe coşturuyordu. Az önce arkada, Gyaku'nun olduğu taraflarda kopmuş olan gümbürtü de belli ki bu geceki kalabalığı oldukça keyiflendirmişti.

Yine de tetikteydi ve bekliyordu. Yakaladı hareketi. Fuuma'ya doğru uçan kadın başarıyla gerçekleştirmişti hamlesini. Sağlam bir tekme yemiş olan Fuuma yere sımsıkı kenetlenmişti. Sakuma öfkeleniyordu. Bu sefer kadını darbe almayı engelleyebileceği kadar erken görmeyi umuyordu ama tabii ki umduğu olmayacaktı. Fuuma'nın ardından kendisi için geleceğini tahmin ediyordu, kendini gelecek olan darbeye hazırladı elinden geldiğince. Yine de bir işe yaramadı. Önce dizine. Tekrar suratına bir darbe daha. Havalandı. Yere yapıştı. Her şey o kadar hızlı oluyordu ki, Sakuma ancak başına gelenleri algılayabiliyordu. Bunları önlemek veya karşı koymak için parmağını oynatmaya bile fırsatı olmamıştı. Nefes almaya bile vakti olmamıştı.

Suratı, gövdesi, elleri, bacakları. Her yeri çamura batmıştı. Yüksek bir yerden suya atlayış yaparken yüzey gerilimi kurbanı olmuş gibi zonkluyordu tüm vücudu. Aptal. Daha bile kötüydü bu. Su acıtmamıştı ki canını, ıslak ama sert toprağa yapışmıştı. Vıcık vıcık. Suratının gömülü olması nefes almasını engelliyordu. Tam olarak kaç saniyedir bu durumda olduğunu bilmiyordu ama nefes alması gerekiyordu artık. Başını kaldırdı. Tam nefes alacaktı ki, kendini gökyüzüne bakarken buldu. Bu sefer tüm yapış yapış ıslaklığı sırtında hissediyordu. Çamur gittikçe kıyafetlerine nüfuz ediyor ve tenine ulaşıyordu. Kadını gördü. Elinde vücuduna dik tutulmuş bir katana ile Sakuma'nın hayatını sonlandırmaya oynuyordu.

Kılıcın inmesini beklerken gökyüzünde iki bedenin uçarak geçtiğini gördü. Gyaku. Ardından bir patlama. Kalbine kılıç saplanması böyle mi hissettiriyordu?

Kadın tekrar yok olmuştu ama Sakuma bu sefer görünmezlik jutsusuyla bir alakası olmadığını biliyordu bunun. Fuuma kapmıştı kadını ve Sakuma'nın üzerinden alarak hayatını kurtarmıştı. Güzel oğlum. Sakuma toparlanarak doğruldu biraz, Fuuma'yı görmeye çalışıyordu. Kadını sağa sola sallayarak hırpaladığını gördüğünde göğüs boşluğunda bir sıcaklık hissetti, gurur. Bu his yerini hızla acıya bırakmış olmasaydı keşke. Yalnızca acı çığlığını duymuştu Fuuma'nın. Neden kadını bir köşeye fırlattığını ise karnına girmiş olan katanayı gördüğünde anlamıştı. Yumruklarını sıktı. Çok ciddi bir yara gibi durmuyordu aslında, Fuuma gibi dayanıklı bir hayvanın atlatamayacağı bir yara olmayacağını umuyordu. Yine de canı acımıştı. Sakuma'nın da canı yanmıştı. Öfkesi giderek gırtlağına doğru yükseliyordu. Fuuma'nın hırpalamasıyla birlikte tekniği bozulan kadına dikti bakışlarını. Sargılarının bir kısmı açılmış, kan revan içindeydi. Bu biraz olsun Sakuma'yı rahatlatmış ve ilerleme kaydedebilmiş gibi hissettirmiş olsa da, kadının göğüs kafesinde arkasını görebildiği bir delik gördüğünde tekrar hatırladı nasıl bir düşmanla karşı karşıya olduğunu. Dehşete düşmüştü. Öfkeliydi ama korkuyordu, heyecanlıydı ama tereddütlüydü. Bu birbiriyle çelişen duygular karşısında kendisini hangi tarafa teslim edeceğini bilemiyor ve kilitleniyordu.

Kadın tekrar kayboldu gözden. Artık bir karar vermek gerekiyordu. Tereddüte, korkuya, şüpheye yer yoktu. Burası ölüm kalımdı artık. Eğer kaybederse, geri düşerse bir şansı daha olmayacaktı. Teki'yle, Fuuma'yla bir daha vakit geçiremeyecekti. Bir daha göreve çıkamayacak, sarhoş olamayacak, sessizce bir köşeden insanları gözlemlemekten zevk alamayacaktı. Ya burada bitecekti her şey ve tüm hayatı, ya da hayatının geri kalanı ve hikayesi bugün başlayacaktı. Ama ilk önce karşısındaki bu değişiği ortadan kaldırması gerekiyordu. Şu anda geleceğiyle arasında bu kadın bulunuyordu. Yerini tespit edebilme umuduyla etrafına bakındı. Kadını göremedi ama başka bir şey kucakladı gözlerini.

Teki.

Suratının ortasındaki zonklama, vücudundaki ağrı, hepsi kaybolmuştu. Derin bir oh çekti Teki'yi gördüğünde. Sapasağlam karşısında duruyordu. Başının çaresine bakabileceğini biliyordu Sakuma. Gyaku'nun kendisini karamsarlığa düşürmesine izin verdiği için pişman olmuştu. Bunların hiç biri önemli değildi şimdi. Dostu tek parça halinde bulmuştu onu ya, o yeterdi. Teki'yle karşılaştıktan ve şu an bu savaştan oluşan benliğinden çıkınca gözlerini hızlıca Fuuma'ya çevirdi ve iyi durumda olduğundan emin oldu. Önce yarasına baktı yüzünden okunan bir hüzünle, sonra da her şeyin iyi olacağını telkin eden sessiz bir mesaj yolladı dostuna gözlerini hafif bir tebessümle yumarak.

"Kumo hayatını kaybetti. Burada da işler çok iyi gözükmüyor. Kurtulmanın ve ilerlemenin yolunu bulmalıyız. Gyaku-san'a yardım edelim öncelikle."

Kumo'nun böyle kıran kırana bir dövüşten sağ çıkamayacağını tahmin etmek zor değildi aslında. Sahip olduğu yeteneklerini doğası gereği avantaja dönüştüremediği bir ortamdı burası. Kendini kanıtlayamamıştı. Yapacak bir şey yoktu. Teki'ye fazla yük olmamış olduğunu umdu. Özellikle savaş sırasında ve sonrasında Teki için duygusal bir yük oluşturmasını istemezdi. Teki fazla duygusal biriydi ve böyle şeyleri çok takıyordu. Ama hayat böyleydi. Güçlü olan aramızda kalır, zayıf olan dünyayı terk ederdi.

Bir patlama daha. Her şey birbirine girmiş gibiydi ama iki ayrı patlama gerçekleştiğini açıkça ayırt edebiliyordu. Etraflarına toplanmış olan kalabalığın bir kısmını dağıtan bir patlama. Diğeri ise Gyaku'nun bulunduğu yerden geliyordu belli ki. Gyaku'nun ortalama bir insandan çok daha büyük gözüken rakibinin sırtına iki adet katana saplı olduğunu gördü Sakuma başını sesin kaynağına doğru çevirdiğinde. Adam net bir biçimde büyümüştü. İlk karşılaştıklarında ve Gyaku adamın üzerine doğru hamle yapmak için Sakuma'nın yanından ayrıldığında bu kadar cüsseli olmadığına yemin edebilirdi. Bu adam da gereğinden fazla güçlü ve dayanıklıydı belli ki. Gyaku'yu bir göçüğün içine kıstırmış gibi duruyordu. Çok garip bir histi Gyaku'yu bu şekilde görmek, mızrağı yerde ve diz çökmüş. Ancak yalnızca nefeslendiğine emindi Sakuma. Keza Gyaku hemen sonrasına mızrağına tekrar kavuşmuştu ve yerden kalkmak için hazırlanıyordu.

Savaş ve savaşın doğası gereği insanın hücrelerine işleyen kaos öyle norm dışı bir deneyimdi ki, insanın zaman algısını değiştirebiliyor, bozabiliyor ve hatta yok edebiliyordu. Sakuma kaç dakikadır veya saattir cephede olduğunu bilmiyordu. Kaç kişiyle karşı karşıya geldiğini hatırlamıyordu. Kim bilir kaç tekme, kaç diz yemişti. Kaç saniye boyunca nefessiz kalmıştı. Yine de zaman bu kadar yavaşlamamıştı. Bu artık şaşırtmıyor olmalıydı Sakuma'yı ama tüm olanlar çok ani bir şekilde gerçekleşmişti. Karşısındaki iri adamla çarpışmaya hazır gözüküyordu Gyaku o ana kadar. Kendisi de, bu ana şahit olan Sakuma ve Teki de hazırlıksız yakalanmışlardı gerçekleşen şeye. Gerçi bu hayaletin hangi hamlesi karşısında hazırlıklı olabilmişlerdi ki? Demek ki Gyaku da bu kadın için bir istisna değildi. Cepheye geldikleri andan itibaren kendisine ve etrafındaki tüm Kusagakurelilere azim, güven, heyecan ve hırs sağlayan bu adam, cephedeki liderleri, neredeyse inanılması güç olacak kadar kolay bir şekilde can vermişti gözlerinin önünde. Kafatasını yararak insanın beyni boyunca girecek bir bıçağın bu kadar kolay hareket etmesini beklemiyordu. Saplanmış gibi gelmiyordu, adeta içeri doğru kaymıştı.

En can alıcısı ise Gyaku'nun gözlerini görebiliyor olmasıydı. Beynine giren bıçakla birlikte önce kocaman olan, sonra ise küçücük kalan göz bebekleri kırık maskesinin ardından rahatlıkla görünüyordu. Nasıl? Bir ses daha, Gyaku artık yere yığılmıştı. En yerinde tabirle kalakalmıştı. Bilmiyordu. Ne yapmalı, ne düşünmeli. Bilemiyordu. Az önce coşkuyla kükreyen insan çemberi sessizleşmişti. Daha arkalardan, bu ölüm kalım savaşını izleyen kalabalığın ardında devam etmekte olan çarpışmanın sesleri geliyordu sadece uzaklardan. Gittikçe büyüyormuş gibi gözüken adam Sakuma ve Teki'ye dönmüştü. Tüm tüylerinin diken diken olduğunu ve temel içgüdülerinin kaçma emri verdiğini hissedebiliyordu. Özellikle kadını görememek iyice tehdit altında hissettiriyordu. Gözlerini kapatarak derin bir nefes aldı. Adrenalinin tüm vücudunu ele geçirmesine izin verdi. Heyecanın yükselmesine, tüm gövdesinin ısınmasına, bu ısının yanaklarına ve parmak uçlarına yayılmasına izin verdi.

"Sakuma durum aşırı kötü. Senin biraz dinlenmeni isteyeceğim ancak çok keyifli olmayacak. Fuuma'nın şu herkesi sabitleyen jutsusunu kullanmasını iste lütfen. Bir tek kendisini ve beni sabitlemesin. Görünmez kadın yere sabitlendiğinde illaki çamur zeminde iz bırakarak durumunu belli edecektir. Eğer yakınımızdaysa onu hemen indirebilirim... ayrıca şu hapı al."


Teki kendisine bir iyileştirme hapı uzatmıştı. Çok ihtiyacı olduğunu düşünmüyordu Sakuma ama alabileceği tüm yardıma ihtiyacı vardı şu anda, o yüzden aldığı gibi ağzına atmıştı hapı. Teki'nin söylediği ise mantıklı geliyordu. Körü körüne üstlerine koşamazlardı, ölüm fermanı olurdu bu. Yerlerinde durdukça da, kadının Sakuma ve Teki'nin ruhu bile duymadan yanlarına gelerek kendilerini saf dışı bırakma ihtimali artıyordu. Teki'nin önerdiği yöntem en mantıklısıydı. Adeta zamanı dondurmak gibi bir şey olacaktı. Umuyordu ki herkes yakalanacaktı bu tekniğe. Bu insanüstü varlıkların ne kadar etkileneceğinden emin değildi, ama denemeye değerdi. Daha da ötesi, ellerinde başka bir şey yoktu. Sakuma'nın daha iyi bir fikri yoktu. Gyaku'ya baktı. Onun yenemediği rakiplere yetecek miydi Teki ve Sakuma'nın gücü. İnandı. İnanmaktan başka çaresi yoktu. Fuuma'ya döndü endişeyle. Karnındaki kılıcı gördüğünden beri ona yardım etmek adına hiçbir şey yapamamıştı, vakti olmamıştı. Her şey üst üste gelmişti. Yarasının ne kadar ciddi olduğunu bilmiyordu. Şimdi ondan bu belirsiz durumuyla savaşmaya devam etmesini istemek üzüyordu Sakuma'yı. Endişelendiriyordu.

Arkasındaki dostuna döndü. Yüzünde özür diler gibi bir ifade vardı ama ellerinden gelen her şeyi yapmaları gerekiyordu. Haykırdı Fuuma'ya doğru. "Zanshuu no Jutsu. Teki kalsın!" Birazdan tüm vücudunu zorla yere bastıracak olan hava akımına kendini psikolojik ve fiziksel olarak hazırlarken ekledi. "İkiliye işlemezse bitir."

Düşmanlarını etki altına almayıp Sakuma'yı ekstra dezavantajlı bir duruma sokması gibi bir riski vardı bunu denemenin. Sakuma ise bu sırada tekniğin aniden kesilmesi durumunda kaldığı yerden savaşmaya devam etmek için mümkün olduğunda hazır olacaktı.
Image
Künye
İsim: Kumo Sakuma
Yaş: 18
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 180.000
Prestij: 4
Ün: 17
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Kurallar & Güçlenmek: Yaşadığı kayıpları, değer sarsılmasını ve benlik problemlerini unutmak için kendini görevlere ve shinobilik felsefesine vermiştir ve bu sayede ailesinin empoze ettiği hırsı ve mükemmeliyetçiliği köyün yararına kullanabileceğini fark etmiştir. Shinobi dünyasındaki kurallar daha sağlamdır, daha gerçektir. Onu yüzüstü bırakacak yalanlar yoktur. Ayrıca takımında verdiği kayıpların ardından, karşısına çıkan tüm tehlikelerle başa çıkabilecek kadar güçlü olmaya yemin etmiştir. Hem kendini, hem de tek dostu Teki’yi korumalıdır. Eğer çok iyi bir shinobi olursa, daha zor ve kritik görevleri yerine getirmesi gerekir – bunu da seve seve yapacaktır.

Komplikasyon
Karanlık: Karakter Kusagakure ile Riaru arasında geçen savaşta yoğun zihinsel saldırılara maruz kalmıştır. Saldırılar sebebiyle, karakter karanlık ortamlarda sanrılar görmektedir. Bu sanrılar genel olarak savaşla ilgili anıları içerirken, ileri seviyede korku nöbetlerine dönüşebilir. Karakter bu etkiler nedeniyle karanlık ortamlarda sağlıklı kararlar veremeyeceği gibi zihinsel kapasitesi düşmektedir. Özellik, komplikasyon etkilerinden kaçınıldığı sürece geçici olup; etkilerin yoğun bir şekilde görülmesi durumunda iyileşme süresi uzamaktadır.



Image



Özellikler

Profil
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 6
Potansiyel: 4
Varlık: 5
Zeka: 7

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 2
[Potansiyel] Ninshuu: 2
[Varlık] Aldatma: 3
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 3
[Zeka] İzcilik: 1


Kontrat
Fuuma | B-Rank | Kaplan

Ninjutsu
Shunshin | D Rank | Ninpou
Kullanıcı bir elinin işaret ve orta parmağını dışarı açar ve vücudundaki chakraya odaklanır. Ardından, kullanıcı aşırı hızla hareket etme kabiliyetini kazanır. Genelde kullanıcıya bakan kişiler onun birden yokolduğunu görür, ancak teknik sadece aşırı hızdan oluşmaktadır. Kullanıcı çevresel etmenleri kullanarak hareketini gizler ve birden yerinde varolduğu izlenimini verir. Kullanıcı teknik ile chakrası yettiği sürece istediği mesafeyi katetebilir, ancak teknik süresince başka teknikleri kullanamaz ve saldırı yapamaz, bütün odağı tekniği açık tutmak üzerine olmalıdır. Teknik havada hareket etmek için kullanılamaz. Teknik kullanılarak rakibe hızlıca yaklaşılabilir ve uzaklaşılabilir, ancak avantajlı bir pozisyona geçmek aşırı derecede zordur, zira bir çok kişi Shunshin ile yapılan hareketi görebilir ve farkedebilir.

Hibashiri | C Rank | Katon
Kullanıcı Tora mührünü yapar ve hedefine odaklanır, ardından ayağını yere vurur. Ayağını yere vurduğu noktadan itibaren, hedefine doğru yerden hızlıca ilerleyen çizgisel bir alev kütlesi yollar. Bu kütle hedefine ulaştığında onu yakmaya ve alevlerin içine almaya çalışır. Alevlerin ısısı yüksektir. Yerde ilerleyen alev kütlesi manevra yapabilir veya hedef değiştirebilir. Alevlerin hareketi süresince Tora mührü bozulmamalıdır.

Endan | C Rank | Katon
Kullanıcı kısa bir el mührü serisi ardından ağzında yağ biriktirmeye başlar. Yeterince biriktirdikten sonra bu yağı hedefine tükürür. Yağ ağızdan fırladığı gibi alev alır ve bir alev topuna dönüşür. Kullanıcı, daha fazla chakra harcayarak ağzında topladığı yağı arttırabilir, böylece oluşacak olan alev topu daha büyük olur. Kullanıcı yarım metre çapında bir küreden daha fazla yağ toplayamaz. Ağzında topladığı yağı 3 parçaya kadar bölüp ayrı ayrı fırlatabilir veya yağı tek seferde tükürmek yerine bir kaç saniye boyunca püskürtebilir. Alev kütlesi 15 metreye kadar dağılmadan ilerleyebilir. Hedef ile buluşup hasar verdikten sonra yağlar ve alevler yok olur.

Gouryuuka no Jutsu | B Rank | Katon
Ninja Tora mührünü yaparak aşırı derin bir nefes alır. Bu nefes alınırken kullanıcının göğsünde bir şişkinlik belirir. Kullanıcı ardından bir ejderhanın kafasına benzeyen bir alev topunu ortaya çıkarır. Bu alev topu sıradan alev toplarından kütle olarak hemen hemen aynı olsa da daha sıcaktır. Ejderha başı şeklindeki alev topu püskürtüldüğü düzlemde ilerler ve önüne çıkacak şeyleri eritebilecek bir sıcaklığa sahiptir. Bunun yanısıra alev topunu ejderha başına benzemesini sağlayan kısımları az da olsa sert ve dirençlidir. Bu sayede ejderha başı ince yapıları delebilir ve hedefine doğru ilerlemeye devam eder.

Karyuu Endan | B Rank | Katon
Ninja uzun sayılabilecek el mühürleri serisini Tora mühründe bitirir ve derin bir nefes alır. Bu aldığı nefes ile birlikte kullanıcının göğsünün ve yanaklarının bir hayli şiştiği görülür. Kullanıcının aldığı nefesi tazyikli bir şekilde dışarıya salması ile bir alev oluşur ve oldukça hızlı bir şekilde ilerlemeye başlar. Kullanıcı ağzından nefesini tazyikli bir şekilde vermeye devam ettiği sürece alev hızla ilerlemeye devam eder. Alev, önüne çıkan herşeyi yakar ve yutar. Kullanıcının 20 metre önünde düz bir alandaki her şey etkilenir.

Kuchiyose no Jutsu
Kullanıcı baş parmağını ısırır ve kanatır, ardından o elini yere sertçe vurur ve odaklanır. Bir kaç saniye sonra, yaratık o alanda aniden belirir. Eğer yaratık yeterince büyükse, kullanıcı onu sürer pozisyonda çağırabilir. Bu şekilde çağrılan yaratıklar "Kai" mührü ile anında geri gönderilebilir. Kullanıcı yara almışsa baş parmağını ısırmak yerine halihazırda akan kanını da eline sürerek kullanabilir.



Taijutsu
Ayatsu Stili | B Rank
Kullanıcı tek bir hamlede iç organları iflas ettirebilecek hamleler yapmayı öğrenir. Göğse yapılacak sert ve yerinde bir hamle karşı tarafı nefessiz bırakabilir veya böbreklere yapılan bir hamle ile rakibin tüm vücuduna yayılacak bir acı dalgası oluşturulabilir ve dikkati dağıtılabilir. Hamlelerin mükemmel bir isabet oranı ile yapılması gereklidir.

Kaiganshou | B Rank
Kullanıcı dirseğini kullanarak kendini rakibe fırlatır ve rakibin göğsünü hedef alır. Eğer dirsek rakibin göğsüne isabet ederse, rakip geriye doğru fırlar ve nefessiz kalır. Kendini toparlamakta güçlük çeken rakip ardından gelecek saldırılara daha açık bir hale gelir. Saldırı çok büyük bir acı verdiği gibi eğer aşırı güçlü bir şekilde uygulanırsa kaburga kemiklerini bile kırabilir.


Genjutsu
Kuroshiki | D Rank
Kullanıcı kısa bir el mührü dizisinin ardından tekniği aktif eder ve bir hedef seçer. Eğer bu hedef, kullanıcıya 15 metre veya daha yakındaysa, tekniğin etkisi altına girer. Tekniğin etkisi altında kalan hedeflerin herhangi bir duyusunu kullanıcı isteği doğrultusunda bozabilir. Gözler bulanık görmeye başlar, eller uyuşur, tad alınamaz, duyma mesafesi kısalır veya koku alamaz hale gelir. Duyurlar tamamen kapatılmaz, sadece bozulur. Yani hedef tamamen kör edilemez/sağır yapılamaz. Bu etkilerden aynı anda sadece 1 tanesi aktif edilebilir, ancak teknik bozulmadan bu etkiler arasında geçiş yapmak mümkündür. Maksimum 1 hedef bu tekniğin altında olabilir. Teknik açık kaldığı sürece chakra yer.

Shibou no Jutsu | B Rank
Kullanıcı Tatsu el mührünü yapar ve o anda baktığı kişiyi tekniğin etkisi altına alır. Tekniğin altına girmek için hedefin kullanıcıya bakmasına gerek yoktur. Tekniğin etkisi altında olan kişi her 5 saniyede bir, kullanıcı tarafından hunharca öldürüldüğünü görür. Bu görüntüler 2 saniye sürer ve aşırı derecede gerçekçidir. Kullanıcı eğer isterse görüntüleri istediği gibi ayarlayabilir. Hedef git gide konsantrasyonunu kaybeder ve kullanıcıdan korkmaya başlar. Kötü ve rahatsız edici hisleri kullanıcı ile bağdaştırır. Savaş alanında kişilere göz dağı vermek, konsantrasyonlarını bozmak ve gerçeklik ile illüzyon arasındaki bağı koparmak için kullanılır. Diğer şartlar altında, işkence yapmak için kullanıldığı bilinmektedir. Teknik 2-3 dakika kadar açık kalır, ardından tekrar uygulamak gerekir.

Omotsuki | A Rank
Kullanıcı uzun bir el mührü dizisi uyguladıktan sonra tekniğin etkisi altına almak istediği kişiyi boğazından yakalar. Hedefin gözleri aniden kullanıcının gözleri ile kenetlenir ve teknik başlar. Kullanıcı, teknik süresi boyunca hedefin anılarını gezebilir ve diğer eliyle bir başkasına dokunarak bu anıları aktarabilir, bu anıları zihnine kaydedebilir. Teknik, 1 haftaya kadar olan taze anılara çok fazla zorluk yaşamadan ulaşabilir ancak daha geriye gidildiğinde anılar bulanıklaşmaya başlar. En eski anılar ise sadece bir duygu parçası olarak algılanır. Teknik süresi boyunca hedef uyuşmaz veya teknik onu zaptetmez, bu durumu kullanıcının bir şekilde çözmesi gerekir. Genel olarak hedef önce bağlanır, ardından kullanıcı tekniği uygular. Uyuyan kişilere teknik uygulanabilir, bu varyasyonda kullanıcı elini hedefin alnına koyar ve tekniği başlatır. Göz kontağına ihtiyaç yoktur. Eğer kişi baygınsa teknik kullanılamaz. Hedef kişi, eğer uyumuyorsa anılarına ulaşıldığının farkında olur.


Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Tantou (İyi Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
2 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
2 Kondisyon Hapı (İyi Kalite)
2 Chakra Hapı (Normal Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1287
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Kusagakure - Operasyon] Sayama Kumo & Kumo Sakuma & Kasumikage Teki

Post by GM - Naruto » March 6th, 2019, 10:04 pm

Aranızdaki diyalogları gerçekleştiriyor, ekipman alışverişinizi yapıyorsunuz. Bu aralıkta herhangi bir hamle gelmiyor. Sakuma iyileştirme hapı atıyor ağzına. Savaş ortasında olduğunuz için herhangi bir etkisi olmuyor haliyle. Fuuma ise aldığı direktif sonrası tek bir sıçramayla Sakuma'nın yanına atıyor kendini, silkeleniyor ve odaklanmaya başlıyor. Vücuduna saplı katana onu çok etkiliyor gibi gözükmüyor. Teki ise önce katanasını çekiyor, ardından alana odaklanıyor.


Yaklaşık üç saniye sürüyor Fuuma'nın odaklanması. Odaklanması bittiğinde, kendi çevresinden başlayaral yayılan bir basınç başlıyor ortamda. Sakuma bundan ilk etkilenen kişi oluyor. Seri bir şekilde diz çöküyor zemine, ardından tamamen kapaklanıyor yere. Baskı, kafasını dahi kaldıramayacağı seviyede. Sırtındaki yükün aldığı nefesi tıkadığını hissediyor.

Teki ise çevreyi daha iyi inceleme fırsatı yakalıyor ayakta olduğu için. Çevrenizi saran kalabalık bir birer yapışıyor zemine. Kalabalığın dışındaki alanda cepheye hücum edenler ise etkilenmiyor bu durumdan. Bu ise bir eksi olarak yansıyor size, dikkat çekmeye başlıyorsunuz. Yapılı adam ise hafifçe dizlerini kırıyor ancak yere kapaklanmış değil.

Tekniğin başlangıcı aynı zamanda Teki'nin odaklanamsı için bir başlangıç noktası oluyor. Yapılı adamın yere sabit olduğunu farkettiği anda zemine odaklanıyor. Normalden daha belirgin olan ayak izlerini arıyor. Ve görüyor.

Tek sorun, birden fazla görüyor oluşu. Üç metre sağ çaprazında bir adet, onun iki metre sol çaprazında bir adet daha, diğeri ise ortadakinden tam beş metre uzakta yapılı ile aynı hizada. Hepsinin görünmez bir kaynaktan oluştuğuna şüphe yok. Teki, katanasını biraz daha sıkı kavrıyor ve dansına başlıyor.

İleri atılarak ilk saldırısını yatay bir kesme olarak en yakınındakine yapıyor. Çarptığı sert cisim zarif bir şekilde ikiye bölünürken, görünmez vücut toprak parçaları halinde zemine yapışıyor. Kazandığı ivme ile çevresinde bir tur atıyor Teki, katanasını bu dönüş sırasında görünmez vücudun kafasına gelecek şekilde savuruyor. Silahı tekrardan sert birşeylere çarpıyor, ince bir şekilde kesiyor. Vücut, tekrardan kaya parçaları halinde zemine dökülürken Teki ileri atılıyor. Ve zaman tekrardan yavaşlıyor.

Üçüncü ayak izi çifti geriye doğru kayıyor. Teki, zeminden koparak sıçrıyor. Yapılı adam ayaklarını hareket ettirmek için çırpınıyor ancak faydasız. Sol elini sırtına doğru götürüyor, sırtına saplı katanayı büyük bir kan sıçraması ile yerinden çıkararak sola doğru savuruyor. Teki'nin uçuş rotasıyla da örtüşüyor bu savurmanın doğrultusu. Teki gelen hamleyi savunmak ile görünmez vücuda saldırmak arasında karar verme aşamasındayken gözüne birşey takılıyor.

Gyaku ortada yok. İkinci bir başlangıç noktası. Cesedinin olması gereken yerde, toprağın hafifçe hareketlenmesini izliyor. Ve bir tür güven duygusu oluşuyor Teki'de, savunmayı bir kenara bırakıp saldırısına devam ediyor.

Adamın bir adım arkasında önce birkaç elektrik parıltısı beliriyor, ardından Gyaku. İvmeli bir şekilde beliriyor adamın arkasında ve elektrik akımlarıyla kaplı mızrağıyla bir saplama hamlesi yapıyor Yapılı adamın ensesinden giren mızrak, ağzından yeni bir kan efektiyle çıkarak adamın katanayı savurduğu sol kolun bileğinden giriyor. Mızrağı saran elektrik akımları adamın vücudunda dolanıyor çılgınca. Mızrağın zemine yakın kısmında ise bir kol görüyor Teki. Gyaku'nun olduğu aşikar.

Teki ise kendi saldırısına odaklanıyor. Kılıcını yukarıdan zemine doğru çapraz bir şekilde indiriyor. Kılıç yeni bir sert zemine giriş yapıyor, görünmez vücuttan kanlar yükselirken katanayı desteklediği bileği sıkıca kavranıyor. Karşısındaki kadın görünmezliğini kaybediyor yavaşça. Maskenin ardındaki gözleri, Teki'nin gözleri ile kesişiyor. Vücudunun neredeyse yarısına dek girmiş katanaya rağmen, gözlerinde herhangi bir 'ölülük' yok. Teki kadının durumuna yönelik herhangi bir uyarı almadığı için o anda yapabildiği tek şey dumura uğramak oluyor. Saniyeler sonrasında ise ufak bir acı çığlığı izliyor bunu.

Kadın, sol eliyle Teki'nin destek bileğini kavrarken, sağ elindeki silahı Teki'nin karnının sağ bölgesinden sokuyor çeyreğine kadar. Ardından kılıcı hafifçe aşağı bastırarak, Teki'nin vücudundaki yarığın yukarı doğru kaymasına neden oluyor. Teki refleks olarak kadının bileğini yakalayarak saplama hamlesini durduruyor. Kilit durumdalar.

Teki'nin acı inlemesiyle birlikte Fuuma sonlandırıyor tekniği. Yapılı adam ağzından girip koluna saplanan mızrak nedeniyle kilit durumda. Vücudunda dolaşan elektrik onu zemine çivilemiş olsa da hala yaşadığını biliyorsunuz. Sakuma ve çevredeki insanlar üzerindeki baskı kalkınca doğruluyor yavaşça. Gyaku ise, az önce öldüğü çöküntüde zeminden adeta tekrar doğuyor. Çamur zeminin içinden hızlı bir şekilde tek tek çıkarıyor vücudunun parçalarını. Maskesi tam, vücudunda herhangi bir yara yok. Köyden çıkarken nasılsa, şu anda da öyle. Yapılı adamı hafifçe sırtıyla itiyor ve el mühürlerine başlıyor. "Zıplayın."

Gyaku'nun direktifi sonrasında kadın ve Teki tekrardan göz göze geliyor. Kadının suratındaki hafif gülümsemeyi görebiliyor Teki. Bileğini biraz daha sert sıkmaya başlıyor.
Off Topic
Sonraki turda kullanılan ekipmanları listeleyelim. Kaçakçılık yakışmıyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
Locked

Return to “Yağmur Ülkesi”