[Tsujihara Iori & Kita Usagi] Gözcü

User avatar
Kita Usagi
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 112
Joined: September 11th, 2018, 3:23 am

Re: [Tsujihara Iori & Kita Usagi] Gözcü

Post by Kita Usagi » July 22nd, 2019, 12:22 am

Tanışma faslını bitirmişlerdi. Artık devriye görevini yapacakları yere doğru ilerlemeye başlamışlardı. Başka bir köyden, başka bir kültürden bir shinobi ile göreve çıkmış olmanın verdiği heyecan ve gerginlik iyiden iyiye üzerine binmişti. Daha önce başka köyden shinobilerle iş birliği yapmıştı. Konohagakure'de düzenlenen olaylı chuunin sınavında. Ne var ki, o zamanki çalışma şartları ile şimdiki çalışma şartları tamamen farklıydı. Bunun bilincindeydi. Takım arkadaşının da bunun bilincinde olduğunu düşünüyordu. Değişkenlik gösteren şartların en büyüğünün ortak düşmanları olan Riaru'nun krallığının merkezine doğru ilerliyor olmalarıydı. Savaşın üzerinden belirli bir zaman geçmiş olsa da, ilerledikçe savaş ile ilgili anıları beynine tekrar tekrar hücum ediyordu.

En başta takımı ile ayrı düşmüş, savaş alanında ürkek bir tavşan gibi sağa sola bakınarak geçirmişti. Ne yapacağını şaşırmış, korkmuş bir tavşan. Ne var ki, savaş alanındaki ilk kanları döktükten sonra kendisine gelmeyi başarmıştı. Takım arkadaşları ile birleşmeyi başarınca da Usagi'nin içindeki o ürkek tavşan gitmiş, yerine düşmandan düşmana atlayan bir panter gelmişti. Ta ki karşısına büyük düşmanları çıkana kadar. Ganmaru. Ganmaru ile olan savaşında büyük kayıplar vermişti. Ganmaru ile olan teke tek dövüşüne başlamadan önce yerinde kalmasını söylediği köydaşı olan shinobi. Shinobinin kafasında açılan kocaman deliği hala net bir şekilde görebiliyordu gözlerini kapattığı anlarda.

Maalesef savaş ile ilgili kötü anıları bununla sınırlı değildi. Ganmaru'nun Usagi'ye verdiği hediye. Yaşamı karşılığında aldığı armağan. Sol omzunda bulunan koca delik ve akciğerlerindeki parçalanma. Sonrasında gelen karanlık, soğukluk. Omzundan dışarı fışkıran kanı durdurabilmek için anlamsızca verdiği mücadele. Belki de o kan hapını yutmamış olsaydı, kıyafetinden koparttığı parçayı yarasına bastırmamış olsaydı şimdi burada olmayabilirdi. Yaptığı müdahaleler belki de gerçekten anlamsızca idi ama sonuçta Usagi'yi şu anda bulunduğu noktaya getirmişti. Bu anılarını düşünürken eli istemsizce omzuna gitti. Kulağı ise kendisini sadece ciğerlerinden gelen hırıltıya kilitlemişti.

Beyni ise tam bu sırada başka şeyler düşünmeye başlamıştı. Rikyu'nun sözleri bir anda beyninde dolaşmaya başlamıştı anlamsızca. Kusagakure'nin cömert bir şekilde yardım etmesi, hemde oldukça. Bu cümleleri söyledikten sonra Rikyu'nun suratında oluşan ironik gülümseme. Bir şeyler döndüğü belliydi. Rikyu bunun farkındaydı. Kusagakure bu işbirliğinde niye daha çok veren taraf olmayı tercih etmişti ki? Bu durumda bir çıkarları olamazdı. Daha çok vererek ne kazanmayı hedefliyorlardı? Amaçları neydi? Usagi'nin içinde kötü bir his vardı. Bu işin sonucunda, Ishigakure'nin zarara uğrayacağına dair. Ve bu konuda kendisini olabildiğince çabuk toparlamalıydı. Iori ile olan görevinden olabildiğince bilgi toplamaya çalışmalıydı. Ishigakure'nin işine yarayabilecek bilgiler. Eline fırsatını geçirdiğinde geri durmamalıydı. O zamana kadar ise, Iori hakkında bir şeyler öğrenebilirdi. Bunu şu anki görevi için öğrenmek istiyordu. Iori'ye ne şekilde yardım edebileceğini çözmek istiyordu. Bu sebeple ortamdaki sessizliği bozup konuşmaya ilk giren olmuştu. "Eh, yavaştan görev bölgemize yaklaştığımıza göre olası bir çatışma durumu için bir taktik belirleyelim ne dersin?" Kurduğu bu cümlenin sonundaki soru işareti gereksizdi aslında. Bunu sadece konuşmaya girebilmek için söylemişti. Iori'den cevap beklemeden konuşmasına devam etti.

"Öncelikle kendi yeteneklerimden bahsedeyim sana. Taijutsu konusunda uzman sayılırım. Ne var ki savaşta kazandığım hediye sayesinde Taijutsu kullanamıyorum. Aslında herhangi fiziksel aktiviteye girince zorlanıyorum ama, adrenalin işin içine girince ne olur bilemem. Ama kendimi olabildiğince zorlayacağım. Ninjutsu konusunda pek becerikli sayılmam. Hatta hiç becerikli sayılmam." Sözlerini söyledikten sonra nefesini toparlayabilmek için biraz duraksadı. Dışarıdan bakıldığında normal bir insandan farksız olabilirdi şu an. İçini hafif bir burukluk kaplamıştı bu sebeple de. Nefesini biraz toparlayabildiği vakit konuşmasına kaldığı yerden devam etti. "Belimde asılı duran katanayı görmüşsündür. Heyecanlanma, kendou üzerinde hiç çalışmadım. Standart bir shinobi kadar kullanabiliyorum sadece. O katananın bir özelliği var ama. Bir efsanevi yaratıkla olan kontratımı simgeliyor. Suta adında bir panter. İkimizin binebileceği büyüklükte." dedikten sonra durdu. Iori'nin söze girmesini bekledi. Kendisi hakkında bir şeyler anlatmasını bekledi. Belki de anlatmayacaktı, ya da her şeyi söylemeyecekti. Usagi'nin yaptığı gibi. Son bir koz olarak sahip olduğu yeteneğini anlatmamıştı. Anlatmayı da düşünmüyordu. Ne var ki, takım arkadaşının da böyle şeyler yapabileceğinin farkındaydı. Bu sebeple anlatıp anlatmama arasında kararsız kalsa da sonradan anlatmamayı seçmişti.

Suta'yı çağırmayı düşünüyordu. Hırıltılarının giderek artması ve yorulmasını önlemek amacıyla çağıracaktı partnerini. Sonuçta partnerler bu durumlar için vardı. Usagi'ye yardım etmek, ve gerektiğinde partnerine yardım etmek. Şu anda yardıma ihtiyacı olan taraftı. Bu sebeple Iori sözünü bitirdiğinde çağıracaktı Suta'yı. Baş parmağını ısırıp kanatacaktı. Sonrasında Suta'ya odaklanacak ve onu sürer pozisyonda çağıracaktı. "Hoşgeldin Suta." Suta'nın cevap vermesini bekleyip ardından Iori'yi tanıtacaktı. "Bu gördüğün arkadaş Iori. Kendisi bir Kusagakure shinobisi. İki köyün ortak yürüttüğü bir devriye görevi için ikimiz seçilmişiz. Neyse, şimdilik bir durum yok. Ama benim durumumu biliyorsun. Bu sebeple çağırdım seni. Umarım önemli bir işinden alıkoymadım?" Ortamdaki gerginliği alabilmek için biraz muhabbetin güzel olabileceğini düşünmüştü. Sonuçta yavaş yavaş devriyelerinin başlayacağı noktaya yaklaşmışlardı ve yakında muhabbet etmek gibi bir lüksleri olmayacaktı. Bu gergin havada da devriye gezmek istemiyordu.

Belki de, katılmış olacağı son muhabbet olacaktı bu.
Image
Künye
İsim: Kita Usagi
Yaş: 17
Cinsiyet: Dişli bir dişi.
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 12.500
Prestij: 0
Ün: 23
Kullanılabilir GP: 0

Özellikler
► Show Spoiler
Profil
► Show Spoiler
Mod
► Show Spoiler
Efsanevi Yaratık
► Show Spoiler
Ninjutsu
► Show Spoiler
Taijutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
► Show Spoiler
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
User avatar
Tsujihara Iori
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 109
Joined: August 30th, 2018, 10:53 pm

Re: [Tsujihara Iori & Kita Usagi] Gözcü

Post by Tsujihara Iori » July 22nd, 2019, 10:13 pm

Takım arkadaşımdan aldığım onayın ardından resmi olarak görevimize başlamış buluyorduk. Bize gösterilen yöreye doğru ilerleyişimizi başlattıktan sonra durumun garipliği içime oturmuştu. Susumu ile beraber olsak muhtemen Aiko'nun tavırları hakkında üç beş kelam eder, üstüne ayakkabısına kaçmış bir taş ile boğuşur, bir kaç küfür sarf eder, üstüne benim sessizliğime takılıp bir de zılgıt geçiriverirdi. Tüm bu hal ve hareketleri aklımda simüle ettiğim zaman çehreme anlamsız bir sırıtma konmuştu, ancak bir kaç saniye sonra yokoldu ve ortamın genel soğukluğunu tekrar içimde hissettim.

Sessizdi. Konuşmuyorduk. Bunun sebebi iki yabancı oluşumuz da olabilirdi, iki farklı kuvvetin askeri unsuru olduğumuz için de. Bilemiyordum. Güven sıkıntısı iki farklı rengi taşıdığımız için zaten gerçek bir olguydu fakat alışılmamışlık da söz konusu gibiydi. Daha önceki devriye arkadaşlarımı öyle yada böyle köyde bir şekilde görmüştüm, veya tanıyordum, ya akademiden ya da görev brifinglerinden. Bu durum ise çok ani gerçekleşmişti. "İşte, buyrun, görev arkadaşın, hadi baybay." şeklindeydi tam olarak. Minik bir sırıtma daha kondu suratıma ve anında yok oldu.

Aiko da haklıydı aslında, onun gözünden bakınca. Böyle bir durumda nasıl davranmamız gerektiğini biliyorduk, zaten görevlerde bizden beklenen ciddiyet de belliydi. Bize tek yapılması gereken şey emir verilmesiydi ve geri kalanı halledeceğimize güvenilirdi. Bu durumda onlardan biriydi aslında. Fakat Kizashi'nin aklımı kurcalaması sebebiyle pek de laf edebilecek hissetmiyordum kendimi. Zaten durum farklı olsa da konuşmayı başlatacak taraf muhtemelen ben olmayacaktım, kişiliğim gereği. O bağlamda içim rahattı biraz.

Sessizliğin bozulması ile ilerleyişimizi durdurduk. Konuşan Usagi'ydi. Taktik belirlememiz gerektiğinden bahsetmiş ve kendi yetenekleri ile alakalı ufak bir tanıtımda bulunmuştu. Masum bakışlarım ile dinledim onu, lafını kesmeyerek. Başımla onayladım sadece söylediklerini ve konuşmanın içerisinde hissettirmeye çalıştım. Taijutsu konusundaki başarısı muhtemelen çıplak elden geliyordu zira kılıç kullanamadığını söylemişti.

Hırıltıların sebebi de savaşta aldığı bir yara olmalıydı, söylediği laflara bakacak olursam. Bakışlarımla son bir defa onaylarcasına bir hareket yaptım dudaklarımı sıkarak, ardından bir şeyler söylememe ihtiyaç olduğunu düşündüm; "Taijutsu konusunda ben de kendimi iyi görüyorum ancak Ninjutsu açığımızı da kapatabilirim. O zaman, eğer olur da başımıza bir şey gelirse, orta ve uzun menzili bana bırak. Yakın menzili de beraberce hallederiz artık."

En mantıklısı bu gelmişti bana. Yine de Usagi'yi çok yormak istemiyordum fakat ölüm-kalım durumu içerisinde kendimizi bulursak bir şekilde ağırlığını kaldırabileceğini düşünüyordum. Öyle olmasaydı, yanımda göreve verilmezdi diye düşünüyordum.

Usagi ardından konuşmaya devam etti ve üzerine binebileceğimiz bir kontrat hayvanından bahsetti. Efsanevi yaratığa sahip bir Ishigakure Chuunin'i? Tabii ki bu kadar şanslı kişiler sadece Susumu ve ben ile sınırlı olamazdık ancak şaşırmamak pek elde değildi. Hafif şaşkın bir surat ifadesi ile gülümsedim önümde beliren panteri görünce. Simsiyah tüyleri ile sanki bir tablodaki kasti boyanmamış yerler gibiydi. Mavi gözleri ve çenesindeki halkalar ile normal bir yaratık olmadığını belli ediyordu. Usagi onu biner pozisyonda çağırmıştı ve şu anda bana yukarıdan bakıyordu. Hayvanın beli yerden bir buçuk metre kadar olmalıydı. Epey heybetli duruyordu.

Bir kaç adım geri attım tümüyle hayvanı görebilmek için. Usagi'nin bir kaç şeyi saklamasını beklerdim aslında. Belki de saklıyordu ve en az saklamayı düşündüğü şey bu partneriydi belki de. Durumumuzu hayvana anlatmasıyla beraber benim için de bir seçim şansı doğmuştu. Garou'yu çağırabilir ve beraberce daha hızlı hareket edebilirdik. Fakat bu bana çok da doğru bir şeymiş gibi gelmemişti. Panter ile Usagi arasındaki ilişkiyi bilmiyordum, onu binek hayvanı olarak çağırabilmesine uygun bir dinamikleri olabilirdi ancak Garou benim için bir hayvandan daha farklı bir konumdaydı. Kendisi benim için bir partnerdi herşeyden önce ve onu sırf yorulmamak ve sürmek için çağırmam, yanlış olurdu. Herşeyden önce o iyi hissetmezdi ve şahsen "arkadaşım" dediğim bir varlığın öyle hissetmesini istemezdim. Onun da benim için benzer şeyleri düşüneceğini hissediyordum.

O yüzden sesimi çıkartmadım. Eğer olur da gerekli olursa, zaten onu çağırmaktan çekinmeyecektim ve Garou da bunun farkındaydı. Etkilenmiş bir ses tonuyla "Memnun oldum Suta." dedim başımı eğerek. Ardından, Usagi'ye bakışlarımı çevirecektim. "Eğer ikimiz de binersek çok dikkat çekeriz ve ani tepkiler veremeyebiliriz. Ben koşarak sizi takip edeyim, eğer ters bir durum olursa daha seri, çift yönden tepki verebiliriz." diyecek ve (kendimce) nazikçe Suta'ya binme önerisini geri çevirmiş olacaktım. Yine de onun hırıltılarına iyi gelecekti, diye düşünüyordum. En azından yorulmamış olacaktı.
Künye
İsim: Tsujihara Iori
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Suiton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 7
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Efsane Olmak!
Iori, babası gibi dillerden düşmeyen hikayelere sahip olmak istemektedir fakat bunu yaparken kesinlikle doğru yoldan sapmamayı kendine bir kural olarak koymuştur. Aktif olarak ona ün getirecek şeylerin peşinde koşmak yerine, başa çıkılması zor bir durum karşısında kendini kanıtlamak ister. Bunu başarırken köyüne de tamamen sadık kalacaktır.

Komplikasyon
Babasının Kılıcı
Babasının kılıcına karşı ruhsal bir bağ hissetmektedir. O kılıç hiç tanışmadığı babasına açılan bir kapıdır ve onu sürekli yanında taşır, kullanmaktan çekilmez. Bakımını sürekli yaptırır, aksatmaz. Kılıç yanından bir an bile ayrılırsa, tedirgin olmaya başlar.

Kılıcı onun rızası dışında elinden alınırsa, onu geri almak birinci önceliği haline gelir. Bunun için görevini terk etmeyebilir ancak elinden gelen her şeyi sınırlar dahilinde yapmayı ister ve dener. Duruma göre kural çiğneyecek raddeye gelebilir, fakat elinden geldiğince rasyonel kişiliğini elinden bırakmamaya gayret eder. Eğer yanında bir arkadaşı varsa durum onun için daha rahattır, fakat kendi başına kalır ve düşüncelerini dizginleyecek bir "iskele" bulamazsa, depresif bir hal alabilir. Bu durum kılıcı elde etmek dışında yapacağı herşeyin performansını düşürse de, kılıca ulaşma konusunda yapacaklarını etkilemez.

Özellikler
-

Efsanevi Yaratık
Garou | B - Rank | Kurt

Mod
Hagane


Image

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 2
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 4
[Çeviklik] Akrobasi: 4
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 3
[Kondisyon] Form: 4 (Favori)
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 5
[Zeka] İzcilik: 3

Teknikler
Ninjutsu
D - Rank: Shunshin
D - Rank: Heisashiki
C - Rank: Jintei (Özel Geliştirme Mevcut)
C - Rank: Mizurappa
B - Rank: Suijinheki
A - Rank: Bousen no Jutsu

Taijutsu
Shigure | A - Rank
Shigure | Hadan

Ninja Ekipman Ustalığı | C - Rank

Genjutsu
-
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Dükkan Konusu

Özel Üretim Shinobi Ceketi ve Kemeri:
► Show Spoiler
Babasından Kalan Katana
Image 4. Shinobi savaşında Iori'nin babası tarafından kullanılan ve Zetsu kanı tadan bir katana. Bunun dışında normal bir katanadan tek farkı Kaliteli seviye olmasıdır. Resimdeki gibi işlemelere sahiptir. Iori'nin sürekli belindedir.

Bu kılıç Iori'nin moduna erişmesini sağlar.
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1326
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Tsujihara Iori & Kita Usagi] Gözcü

Post by GM - Naruto » July 22nd, 2019, 11:13 pm

Usagi'nin kanı dökülüp kuchiyose mührü ortaya çıktıktan bir saniye kadar sonra, büyükçe bir sis bulutuyla birlikte beliriveriyor heybetli yaratık. Sürüş pozisyonunda çağırıldığı için, Usagi kendisini bir anda panterin sırtına geçirilmiş olan eyerde buluyor. Hafif bir hırıltı duyuyor Iori önce, bir süredir duyuyor olduklarından oldukça farklı ve daha vahşi. Ardından sis bulutunun arasından beliren mavi gözleri farkediyor. Zifir kadar karanlık panterin ön bacaklarının gerildiğini, her an saldırmak için hazır duruma geçtiğini farkediyor. Usagi'nin herhangi bir problem olmadığını işaret eden hoşgeldiniyle, gergin bacakları ve tehditkar yüz ifadesi nispeten yokoluyor panterin. Ancak buna rağmen hala gözlerini Iori'den ayırmayarak cevaplıyor: "Usagi." Sırtındaki partnerinin söze devam etmesi için bekliyor Suta. Usagi, Iori'den kısaca bahsederken şüpheci gözlerle süzmeyi sürdürüyor Kusagakure shinobisini. Yine de hem Iori, hem de Usagi panterin bu tavırlarını çok da garipsemiyorlar. Shinobi dünyasında, kime güvenilmesi gerektiği konusunda çok net yargılar olmayışı belki de bunun asıl sebebi.

"Tcık." diyor panter Usagi'nin son cümlesine karşılık olarak. Iori'nin herhangi riskli bir hamle yapmamış olmasının yanısıra, inceden hayranlıkla bakan gözlerinden dolayı savaş pozisyonunu terketmiş durumda: "Güzel bir nehir kenarı bulmuştum aslında, balıkları da baya saftı. Tek pençede bir-iki tane indirip karnımı doyuruyordum." Konunun bir anda buraya nasıl geldiğini ne Usagi, ne de Iori anlayabiliyor. "Doydum ama." diye tamamlıyor cümlesini Suta. Usagi, partnerinin alakasız konuları ciddiyetini hiç bozmadan anlatabilme yeteneğinin bilincinde olduğundan çok takmıyor bu durumu.

Iori'nin pantere binme teklifini reddetmesiyle birlikte, aranızdaki diyaloğu şimdilik sonlandırıyor ve ilerlemeye koyuluyorsunuz. Hem yer, hem de hava hakimiyeti sağlama açısından Iori en yakındaki ağaçlardan birinin üzerine sıçrıyor. Suta çok da hızlı olmayan adımlarla ilerlemeye başlarken, Iori ağaç dallarından takip etmeye başlıyor ikiliyi. Bir süre, herhangi bir sorunla karşılaşmadan ilerliyorsunuz. Ortam neredeyse hiç değişmiyor. Yağmur Ülkesi'nin genel koşulları, zemini ve havası bölgeden bölgeye farklılık göstermediği için ülkeye ilk girdiğiniz andan beri karşılaştığınız şeylerde pek değişiklik olmuyor.

Yarım saat kadar, yer yer zikzak çizip daha çok alanı tarayarak; yer yer ise olabildiğince hızlı bir şekilde riskli bölgelere ulaşmak adına direkt ilerleyerek katediyorsunuz yolu. Herhangi bir tehditle karşılaşmıyorsunuz. Pektabii, bunun sebeplerinden biri gözcü ekibinden birinin devasa bir hayvana biniyor olması olabilir. Birileri sizi tespit etmiş olsa dahi, yaklaşmaya cesaret edememesi çok olası görünüyor. Ağaçların iyice sıklaştığı, zeminin ise iğrenç ve bataklığı andıran bir yapı kazandığı sıralarda, Suta'nın aniden durmasıyla birlikte hafifçe öne doğru savruluyor Usagi. Tutunmayı başarıyor, ancak bir şeylerin farklı olduğuna emin olabiliyor partnerinin tavırlarından. İkiliyi biraz geriden takip eden Iori de durumu farkediyor. Üzerinde bulunduğu dalın üzerinde hafifçe dizlerini kırıp çöküyor, sol elinin parmaklarını da dala koyarak tetikte beklemeye başlıyor. Sağ eli ise, çoktan katanasına gitmiş durumda.

Suta, hafifçe hırıldayarak pozisyonunun 4-5 metre ilerisi ve solundaki bir çalılığa yaklaşmaya başlıyor narin adımlarla. Vücudu avını kovalayan bir yırtıcı misali hafifçe çökerek zemine yaklaşmış durumda. Usagi, çalılıktan gelen bir kıpırtı görüyor bu esnada. Çalılık ikinci kez kıpırdamaya fırsat bulamadan, Suta bu kez çok daha güçlü bir hırıltı çıkararak arka bacaklarından destek alıyor ve fırlıyor çalılığa doğru. Vahşi hırıltıya karışmış bir çığlık sesi duyuyorsunuz. Normal bir yetişkine göre oldukça ince bir ses olduğunu farketmeniz uzun sürmüyor. Suta hedefini yakalamışken, Usagi partnerinin sol pençesinin altında 10lu yaşlarda bir erkek çocuğu olduğunu farkediyor. Zarar görmüş değil, ancak Suta'nın sağ pençesi her an çocuğu parçalayabilecek şekilde havada durmakta. Oldukça sıradan görünümlü bir çocuk, gelgelelim üzeri oldukça bakımsız ve yüzü gözü çamur içinde. Korkudan, gözünün yaşlarla dolu olduğunu farkedebiliyor Usagi.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kita Usagi
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 112
Joined: September 11th, 2018, 3:23 am

Re: [Tsujihara Iori & Kita Usagi] Gözcü

Post by Kita Usagi » July 26th, 2019, 4:10 pm

Suta, geldiği gibi en büyük yeteneğini yine konuşturmuştu. Muhabbeti birden değiştirme yeteneğini. Usagi'nin önemli bir işten bahsederken kastettiği bu değildi ama yine de Suta için önemli bir iş olmalıydı. Sonuçta aç ayı oynamaz diye bir söz vardır. Değil mi? "Afiyet olsun o zaman."

Iori, pantere binme teklifini reddetmişti. Eh, açıklaması da bariz bir şekilde mantıklıydı. Bu sebeple ses etmeden Iori'nin söylediği şekilde ilerlemeye başladılar. Iori ağaçların üzerinden ilerlemeye başlamıştı. Bu sırada Usagi ve Suta'da yerden Iori'nin yetişebileceği hızda ilerliyorlardı. Suta'nın varlığı Usagi'yi rahatlatmıştı. Hem yanında tanıdık birilerinin olması açısından, hem güvenlik açısından hem de Usagi'nin yorulmaması açısından. Biraz bencilce bir düşünce gibiydi bu durum. Ama şimdilik yapabileceği bir şey yoktu bu konuda. Belirli bir süre Suta'yı bu tip sebeplerle çağırabilirdi. Hem daha önceden köy içinde birlikte yaptıkları konuşmada Suta, bu tip durumlarda kendisini çağırabileceğini, bunun bir sıkıntı olmadığını söylemişti. Hem kendisini daha rahat hissedeceğini, hem de abisine karşı olan borcunu yerine getireceğini söylemişti. Abisi öldükten sonra bile Usagi'ye yardımlarını esirgemiyordu. Gözünden bir damla yaş düşmesine bile izin verebilirdi şu an. İçindeki hüznü dağıtmak için Suta'ya doğru eğildi. Hafiften boynunu okşayarak kulağına yaklaştı iyice. Iori'nin duymayacağından emin bir sesle "Teşekkür ederim Suta. Her şey için."

Yol boyunca bu cümlelerinden başka neredeyse hiç konuşmamışlardı ne Suta ile ne de Iori ile. Zikzaklar çizip etrafı tarayarak, yeri geldiğinde de hızlanmak ve görevlerini bir an önce bitirebilmek amacıyla direkt olarak görev bölgesine ilerleyerek katetmişlerdi yolu. Yol boyu herhangi bir tehditle karşılaşmamışlardı. Devriye görevinin bu şekilde bitmesini ümit ediyordu Usagi. Ne var ki bu görevin böyle bitmeyeceğini adı kadar iyi biliyordu. Katıldığı hiçbir görev bu kadar kolay bitmemişti. Bitmeyecekti. Her zaman bir zorlukla mücadele etmesi gerekecekti. Bunun bilincinde olarak tehdit algılamadığı her saniye biraz daha arttırıyordu dikkatini.

Zemin iyiden iyiye bozulmaya başlamıştı. Görüş açısı da aynı oranda daralmaya başlamıştı. Ağaçlar artık çok daha sıktı bu bölgede. Herhangi bir taraftan gelecek bir saldırıya hazırlıksız yakalanmaları işten bile değildi. Usagi ise bunun bilincine vararak etrafını daha dikkatli taramaya başlamıştı. Bir sağa, bir sola bakıyordu. Arkasını görev arkadaşı Iori'ye emanet etmişti. Bu kadar kısa sürede niye bu kadar güvendiğini bilmiyordu. Ama Iori'den bir hainlik beklemiyordu. Tabi, Iori'den hainlik beklememesi, Kusagakure'den hainlik beklemediği anlamına gelmiyordu. Köyü tarafından hainlik yapılması istendiğinde, Usagi'yi öldürmesi istendiğinde Iori'nin ne yapacağını bilmiyordu. Ama Usagi'yi öldürmemeyi seçmesi çok düşük bir ihtimaldi. Suta'yı çağırmasının sebeplerinden birisi de buydu aslında. Iori'nin gözünü korkutmak ve Iori'den gelecek olası bir saldırı durumunda hızlıca ortamdan uzaklaşmak. Eh tabi böyle bir durumda Suta bu emri dinler miydi, yoksa Iori'ye mi saldırırdı orasından pek emin değildi.

Ön tarafını Suta'nın koruduğunu bilerek önüne bakma ihtiyacı bile hissetmemişti. Tam o sırada Suta'nın aniden durmasıyla öne doğru savrulmuştu. Dikkatinin hızlı bir şekilde toparlayarak eyere tutunmayı başarmıştı. Suta'nın aniden durmasından mütevellit, bir şeyler olduğunu anlamıştı.

Hafiften hırıldamaya başlamıştı Suta. Usagi ise bu durumdan partnerinin birilerini hissettiğini anlamıştı. Sağ elini hızlıca ekipman çantasına sokup beklemeye başladı. Bir kaç metre ilerideki bir çalılığa doğru yaklaşmaya başlamışlardı. Suta yavaş adımlarla çalılığa yaklaşırken Usagi çalılıklardan gelen bir kıpırtıyı fark etti. Usagi daha ne olduğunu anlayamadan kendisini çalılığa doğru fırlarken bulmuştu. Partneri işini iyi yapıp rakibinin saldırmasına fırsat vermeden kendisi saldırmıştı. Tam bu anda ise bir çığlık sesi işitti. Çalılıkların içine girdikleri anda Suta sol pençesini yere koyup sağ pençesini havaya kaldırmıştı. Usagi, ne olduğunu anlayabilmek için biraz sola doğru eğildi. O sırada partnerinin sol pençesinin altında, gözleri yaşlı on yaşlarında bir çocuk gördü. Korku dolu bakışları fark etmesi de çok uzun sürmemişti. "Sakin ol Suta, bu sadece bir çocuk. Çocuğu bırakır mısın? Biraz konuşalım çocukla."

Suta'ya çocuğu bırakmasını rica ettikten sonra partnerinin sırtından inmişti. Bir dizinin üstüne çöküp çocuğa "Sakin ol tamam mı? Sana zarar vermeyeceğim." diyecekti. Bu sözlerini çocuğu rahatlatabilmek adını elinden geldiğince nazik ve dostane bir tavırla söyleyecekti. Çocuğun biraz olsun rahatladığından emin olduktan sonra sözlerine devam edecekti. " Buralar çok tehlikeli. Söyle bakalım şimdi senin gibi tatlı bir çocuğun burada ne işi var?"
Image
Künye
İsim: Kita Usagi
Yaş: 17
Cinsiyet: Dişli bir dişi.
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 12.500
Prestij: 0
Ün: 23
Kullanılabilir GP: 0

Özellikler
► Show Spoiler
Profil
► Show Spoiler
Mod
► Show Spoiler
Efsanevi Yaratık
► Show Spoiler
Ninjutsu
► Show Spoiler
Taijutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
► Show Spoiler
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
User avatar
Tsujihara Iori
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 109
Joined: August 30th, 2018, 10:53 pm

Re: [Tsujihara Iori & Kita Usagi] Gözcü

Post by Tsujihara Iori » July 27th, 2019, 6:59 pm

Hareketlendik ve devriyemize devam ettik.

Ağaçlardan birine zıpladım ve bir açı ile takip etmeye başladım Suta ve Usagi'yi. Onlar ağaçların arasında, düzlükte akıp giderken ben de yukarıdan etrafı kollayarak ilerliyordum. Tabii durumumuz biraz garipti zira devriye elemanlarından birinin epeyce büyük bir pantere biniyor oluşu dikkat çekmemize sebebiyet veriyordu. Pektabii olay sadece dikkat çekmemiz değildi, olası bir saldırıya karşı da görünür tehdit seviyemizi de arttırmış oluyorduk.

Açıkçası çevrede bir tehdit varsa saldırmasını yeğlerdim, o ayrı mesele. İşimizi yapmış olurduk en azından.

Çevremiz neredeyse hiç değilmemişti. Dümdüz bir alana dağılmış ağaçlar ve çamur, kapalı bir hava. Ülke sınırını geçtiğimizden beri böyleydi ve böylece de ilerliyordu. Değişen tek şey yağmurun şiddeti, ağaçların sıklığı ve yerdeki çamurun yoğunluğuydu. Gerçekten beynimi kapatıp ilerleyişimi kesmezsem farketmeden ülkeyi bir uçtan bir uca bile dolaşabilir gibi hissediyordum kendimce. Fakat yarım saat sonra ağaçlar sıklaşmaya ve zemindeki çamur iyice yoğunlaşmaya başlayınca bu fikir kaybolup gitti aklımdan.

Farklı bir yöreye ilerliyor gibiydik, fazla da açılmamıştık halbuki. Ağaçların sıklığı sebebiyle neden devriye gerektiği mantık kazanmıştı bu bölge için. Dikkatimi toplayarak ilerleyişimize devam ettim, bir süre sonra Suta aniden durana kadar.

O kadar seri durmuştu ki hayvan, Usagi düşer gibi olmuş fakat kendini toparlamıştı. Bir çalıyı hedef alan bakışları ile bir tehdit bekliyor gibiydi. Bir elimi kılıcıma usulca götürdüm, diğer elim ile de üstüne çöktüğüm ağaca hafifçe dokundum, aniden kendimi ileriye fırlatmak için destek almak adına.

Suta arka bacaklarını aşağı indirdi ve ani bir hareketle çatıya atıldı, ben ise sıkıca kılıcımın kabzasını kavradım ve bir kaç santim onu kınından dışarıya çektim, metalin gün yüzüne çıkmasına izin verdim. Çalılardan gelen çığlık kılıcımı tamamen çekmeme engel olan şeydi. Suta'nın parçalamaktan son anda kendini alı koyduğu şey bir düşman unsurundan ziyade, on, dokuz yaşlarında bir çocuktu, sanırım.

Kılıcımı usulca yerine geri koydum Usagi yere inerken. Çevreye bakındım başka birilerini görmeye çalışarak, ardından seri bir şekilde çocuğa en yakın ağacın beni taşıyacak bir dalına sıçrayacaktım. Usagi konuşma kısmını halledecek gibiydi, ben ise çevreye odaklanacak ve gelebilecek herhangi saldırı için tetikte bekleyecektim, dala çökerek.

Çocuğun burada ne işi olabilir, hiç bir fikrim yoktu. Ortak karargaha aslında epey yakın bir bölgeydi, acaba birilerinden mi kaçıyordu, yoksa yem miydi? Birazdan anlayacaktık, o yüzden acele etmedim bir karar vermeye. Derdini anlatınca her şey açığa çıkacaktı. Gözlerimi arada aşağıya düşürerek onları gözleyecektim, bir kulağım da döneceğini düşündüğüm konuşmayadaydı.
Künye
İsim: Tsujihara Iori
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Suiton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 7
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Efsane Olmak!
Iori, babası gibi dillerden düşmeyen hikayelere sahip olmak istemektedir fakat bunu yaparken kesinlikle doğru yoldan sapmamayı kendine bir kural olarak koymuştur. Aktif olarak ona ün getirecek şeylerin peşinde koşmak yerine, başa çıkılması zor bir durum karşısında kendini kanıtlamak ister. Bunu başarırken köyüne de tamamen sadık kalacaktır.

Komplikasyon
Babasının Kılıcı
Babasının kılıcına karşı ruhsal bir bağ hissetmektedir. O kılıç hiç tanışmadığı babasına açılan bir kapıdır ve onu sürekli yanında taşır, kullanmaktan çekilmez. Bakımını sürekli yaptırır, aksatmaz. Kılıç yanından bir an bile ayrılırsa, tedirgin olmaya başlar.

Kılıcı onun rızası dışında elinden alınırsa, onu geri almak birinci önceliği haline gelir. Bunun için görevini terk etmeyebilir ancak elinden gelen her şeyi sınırlar dahilinde yapmayı ister ve dener. Duruma göre kural çiğneyecek raddeye gelebilir, fakat elinden geldiğince rasyonel kişiliğini elinden bırakmamaya gayret eder. Eğer yanında bir arkadaşı varsa durum onun için daha rahattır, fakat kendi başına kalır ve düşüncelerini dizginleyecek bir "iskele" bulamazsa, depresif bir hal alabilir. Bu durum kılıcı elde etmek dışında yapacağı herşeyin performansını düşürse de, kılıca ulaşma konusunda yapacaklarını etkilemez.

Özellikler
-

Efsanevi Yaratık
Garou | B - Rank | Kurt

Mod
Hagane


Image

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 2
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 4
[Çeviklik] Akrobasi: 4
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 3
[Kondisyon] Form: 4 (Favori)
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 5
[Zeka] İzcilik: 3

Teknikler
Ninjutsu
D - Rank: Shunshin
D - Rank: Heisashiki
C - Rank: Jintei (Özel Geliştirme Mevcut)
C - Rank: Mizurappa
B - Rank: Suijinheki
A - Rank: Bousen no Jutsu

Taijutsu
Shigure | A - Rank
Shigure | Hadan

Ninja Ekipman Ustalığı | C - Rank

Genjutsu
-
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Dükkan Konusu

Özel Üretim Shinobi Ceketi ve Kemeri:
► Show Spoiler
Babasından Kalan Katana
Image 4. Shinobi savaşında Iori'nin babası tarafından kullanılan ve Zetsu kanı tadan bir katana. Bunun dışında normal bir katanadan tek farkı Kaliteli seviye olmasıdır. Resimdeki gibi işlemelere sahiptir. Iori'nin sürekli belindedir.

Bu kılıç Iori'nin moduna erişmesini sağlar.
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1326
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Tsujihara Iori & Kita Usagi] Gözcü

Post by GM - Naruto » July 28th, 2019, 12:26 am

Suta, Usagi'nin sakinleştirici olmaya çabalayan sesine karşılık biraz daha hırlıyor korkudan bembeyaz kesilmiş çocuğa doğru. Yine de, söz dinleyerek fazla uzatmıyor durumu ve birkaç adım geri çekilerek çocuğun üzerindeki hakimiyetini sonlandırıyor. Usagi'nin panterin üzerinden inmesiyle birlikte, çocuk ayağa dahi kalkamadan geri geri sürünmeye başlıyor. Korkuyla verilen bu tepki, beyhude bir çaba olarak kalıyor ve gerçekleşebilen tek şey çocuğun çamura daha fazla saplanması oluyor. Usagi çocuğa yaklaşıp dizleri üstüne çökerken, Iori de çoktan ikilinin üst tarafında kalan bir dala tünemiş oluyor. Bir yandan aşağıdaki olası diyaloğu beklerken, diğer yandan da olası bir pusuya karşı algılarını açık tutmakta.

Usagi'nin diz çökmesiyle birlikte, çocuğun gözlerindeki yaşlar iyiden iyiye belirginleşiyor. Bu denli şiddetli bir korkunun ardından gelen rahatlama hissi sebebiyle, istemsizce ağlamaya başlıyor çocuk. Gelgelelim gözyaşları, yüzündeki çamuru silmeye yetmiyor. Yutkunup kendinİ toparlamaya çalışırken, iki üç saniyede bir korkuyla pantere gidiyor gözleri. Daha önce böylesi bir yaratık görmemiş olduğu çok bariz. Usagi, sakin olmasını söyledikten sonra hafifçe doğruluyor ve gürültülü bir şekilde burnunu çekiyor çocuk. Gözleriyle, Riaru'nun askerlerine özgü mavi kol bandını arıyor Usagi'nin üzerinde. Birkaç saniyelik arayış sonucunda, tutmuş olduğu nefesini veriyor. En azından şimdilik tehdit altında olmadığının farkına varmış gibi görünmekte. Sol koluyla yerden destek almayı sürdürürken sağ kolunun temiz bir noktasını arayıp gözlerini siliyor. Bu esnada mırıldandığını duyuyor Usagi: "Ablam..." Son derece kısık bir ses. Ağzından kelimeler döküldükçe, sesi yükseliyor çocuğun: "Yardım edin. Ablam. Ablamı kurtarmalıyım." Az önce beceriksizce yüzünü silmeye çalıştığı sağ eliyle Usagi'ye doğru uzanıp cübbesini kavrıyor dilenircesine: "Yardım edin. Kaçmaya çalıştık, güvenli bir yer olduğunu söylediler. Sadece ben kaldım. Onu korumam gerekiyor. Ve yeğenimi. Ne isterseniz yaparım!"

Çocuğun yüzünde beliren kararlılık ve azalmış olsa dahi hala yaşlı olan gözlerindeki parıltı, tepeden izlemekte olan Iori'nin bile dikkatini çekebiliyor. "Çok uzakta değiller. Ablamı yakaladıklarında saklanmayı başardım. Beni farketmediler. Onları uzaktan izledim. Bizim gibi bir sürü köylüyü yakalamışlar. Lütfen. Yardım edin. Lütfen." Çocuğun tutuşu sıkılaşıyor, bir yandan da elinin titremeye başladığını farkediyorsunuz.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kita Usagi
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 112
Joined: September 11th, 2018, 3:23 am

Re: [Tsujihara Iori & Kita Usagi] Gözcü

Post by Kita Usagi » July 28th, 2019, 11:50 pm

Suta'nın geri çekilmesi ile çocuk serbest kalmıştı. Bu sırada Usagi'de yerde yatmakta olan çocuğa doğru hareketlenmişti. Çocuk korkudan ne yapacağını şaşırmış olmalıydı ki, yaşama içgüdüsü ile amaçsızca geriye doğru sürünmeye başlamıştı. Usagi diz çökmesiyle birlikte çocuğu daha da yakından görmeye başlamıştı. Çocuğun gözlerindeki yaşları artık daha net bir biçimde fark edebilmişti. Korku dolu gözleri ise, Usagi'nin içinin burkulmasına neden olmuştu. Bu korku dolu bakışların sebebi kendisiydi. Bir de partneri. Suta'yı çağırmanın kötü bir fikir olduğunu düşünmeye başlamışsa da, sonradan bu fikrin anlamsız olduğuna karar verdi. Suta olmasaydı belki bu çocuğu bulamayabilirlerdi. Ya da buraya gelene kadar Usagi çoktan öksürük krizlerinin arasında üsse geri dönmeye çalışabilirdi. Ya da daha yolun ilk beş dakikasını yeni gelmiş olurlardı. Her türlü, Suta'nın burada olmasının büyük faydası vardı. Bunu göz ardı edemezdi.

Çocuğa sözlerini söyledikten sonra hafifçe doğrulmuştu battığı çamurdan. Büyük bir gümbürtü ile burnunu çektikten sonra gözleri Usagi'nin üzerinde gezmişti. Büyük ihtimalle Riaru'nun adamlarına ait olan mavi kol bandını aramıştı. Bulamayınca da içindeki gerginliği verdiği nefes ile dışarı bırakmıştı. Üzerinden büyük bir yük kalkmış olacaktı ki, yerden destek alarak doğrulmaya çalışmıştı. Bir yandan da yüzündeki çamurları silmeye çalışırken "Ablam." dediğini duymuştu çocuğun. Bir anda beyninden vurulmuşa döndü. Zamanında kendi çektiği acıları çeken bir çocuk vardı karşısında. Büyük kardeşinin hayatından çıkması ile yaşadığın o acı. Artık bir koruyucu meleğinin olmayışının verdiği acı. O an ağlamamak için kendisini zor tutsa da, gözünden bir iki damla yaş gelmiş olması muhtemeldi.

Çocuk konuşmaya devam ettikçe daha iyi anlar oldu. Karşısındaki bu çocuk gerçekten de zamanında kendisinin geçtiği yoldan geçiyordu. Konuşmaya devam ettikçe sesi daha da yükselmişti. İçinde hissettiği acıyı bir şekilde dışarıya atmalıydı. Bunun en güzel yolu da ağlamak ve bağırmaktı, zamanında Usagi'nin de yaptığı gibi. Şimdi karşısındaki bu küçük çocukta bunu yapıyordu. Çocuk konuşmasına devam ederken, pür dikkat çocuğu dinlemeye başlamıştı. Sonunda çocuğun bedeninde kendi suretini görmüştü. O an kararını vermişti. Bu çocuğun ablasını ve yeğenlerini kurtaracaktı. Ne olursa olsun. Sonucunda ölecek bile olsa.

Bir el işareti ile Iori'yi çağırmıştı yanına. Iori'nin geldikten sonra başlayacaktı sözlerine. "Konuşmanın ne kadarını duydun bilmiyorum ama özet geçeyim ben sana yine de. Riaru'nun adamlarının bir sürü köylüyü esir alıp bir yere götürdüğünü söylüyor bu çocuk. Aralarında ablası ve yeğenleri de varmış. Onları kurtarmamız gerek." Iori'nin vereceği cevap aslında pekte umurunda değildi şu an Usagi'nin. Iori'nin kararı ne olursa olsun onları kurtarmaya gidecekti. Takım arkadaşı yanında gelse de, gelmese de. Tabi Iori'nin gelmesi Usagi'nin işine gelirdi çünkü kaç kişiye karşı olduğunu bilmiyordu. Belki bir kaç askere karşı bir şeyler yapabilirdi ama, sayı ne kadar artarsa Usagi'nin işi de o kadar zor olurdu.

En sonunda çocuğun yanına gidip tekrar diz çökecekti. "Onların ablanı nereye götürdüğünü biliyor musun? Bize yolu gösterebilir misin? Sana yardım etmek istiyoruz..?" Son cümlesini bir soru şeklinde söylemişti. Çocuğun ismini bilmiyordu. Çocuğun bu soru cümlesini anlayıp anlamayacağından da pek emin değildi. Ama o an fazladan cümle kurmaya yetecek mecali kalmamış gibiydi.

Her ne olursa olsun. Bir kişinin daha kendi çektiği acıları yaşamaması için elinden geleni yapacaktı.
Image
Künye
İsim: Kita Usagi
Yaş: 17
Cinsiyet: Dişli bir dişi.
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 12.500
Prestij: 0
Ün: 23
Kullanılabilir GP: 0

Özellikler
► Show Spoiler
Profil
► Show Spoiler
Mod
► Show Spoiler
Efsanevi Yaratık
► Show Spoiler
Ninjutsu
► Show Spoiler
Taijutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
► Show Spoiler
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
User avatar
Tsujihara Iori
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 109
Joined: August 30th, 2018, 10:53 pm

Re: [Tsujihara Iori & Kita Usagi] Gözcü

Post by Tsujihara Iori » July 29th, 2019, 11:43 pm

Suta'nın çocuğu bırakması ile beraber ağlamaya başlaması da neredeyse bir olmuştu. İçinde bulunduğu şoku tahmin edemiyordum açıkçası, yaşadığı şeyin üstüne bir de böyle heybetli bir hayvanla karşılaşması gerçekten fazla gelmiş olabilirdi çocuğa. Konuşmaları dinlerken git gide daha da çok hak vermeye çalıştım çocuğa, dikkatim çevreden ziyade aşakıdaki Usagi ve çocuk ikilisine kaymaya başlamıştı açıkçası. Bir elimi tekrar önümde sağlam bir şekilde dala sabitledim ve aşağı baktım direkt kafamı çevreden çekerek, ardından tekrar etrafıma göz gezdirdim.

Usagi'nin beni çağırdığını farkedince seri bir şekilde bulunduğum ağacın yere yakın bir yerine altım gövdesinde, ayaklarıma chakra yükleyerek. Oradan da Usagi'nin yanına zıpladım hafif bir şekilde, etrafa çamur bulaştırmadan. Usagi olayı bana tekrar özetlerken bir şey demedim, konuşmayı zaten duymuştum ancak aynı sayfada olmamız önemliydi. Tek cevabım basit bir şekilde, "Durduğumuz kabahat." olmuştu. Tek muhattabım Usagi değil, Suta'ydı da. Lafımı söyledikten sonra hem Usagi'ye hem de Suta'ya bakacaktım tepkileri için.

Usagi çocuğa tekrar bir kaç soru yöneltmişti, bu sırada tekrar çevreme baktım, pusulamı çıkartıp yön tayini yaptım. Yerleşkenin kabaca ne yönde kaldığını aklıma kazımak istiyordum, çocuğun gösterdiği yön buna göre nereye kalıyor onu da çözmeye çalışacaktım. Bu da gerekli bir durumda ani bir geri çekilme planı yapmamızda bize fayda sağlayacaktı. Körlemesine ilerlemenin bir anlamı yoktu. İşimi hızlıca hallettikten sonra pusulayı ceket cebime geri koyup, ağaçlardan birine zıplayacaktım harekete hazır bir şekilde. Zıplamadan önce son bir defa Usagi'ye dönecek ve "Suta ile yavaş ilerleyin, önden gitmeme izin verin. Sizi direkt görürlerse sürpriz şansımızı kaçırabiliriz. Gözün bende olsun, durmamız gerektiğinde işaret yapacağım." diyecektim.

Ardından, Usagi ve Suta'nın hareket etmesini bekleyecektim. Çocuğu da bir şekilde yanlarına alırlar diye düşünüyordum. Onların hareket ettiği istikamette ilerleyecektim ağaçlardan, gerekirse yere inecek, gerekirse tekrar ağaçlara çıkacaktım. Önden ilerlemeyi düşünüyordum zira onlar gerçekten fazla dikkat çekecek gibiydi. Uzaktan yaklaştığımızı farkederlerse tepki vermek için fazla bir aralığımız olmayacaktı. İlerlediğimiz yönde bir hareketlilik gördüğüm anda ise elimi yumruk yapacak ve kafa hizamda yukarı kaldıracaktım, Usagi'nin bunun "Dur" anlamına geldiğini anlamasını bekliyordum.

Bu kadar ortak operasyon alanına yakın bir yerde hareketlilik olmasını beklemiyordum açıkçası ama demek ki karşı taraf için de önemli bir durum olmalıydı. Bir şey veya birisini arıyor olabilirlerdi, dümdüz bir haraç operasyonu veya yağma olamazdı. Öyleyse de gerçekten yol yordam bilmeyen çapulcular tarafından planlanmış olmalıydı. Biz olmasak da başka bir devriyeye denk gelme olasılıkları gerçekten yüksekti. Hele ki bu çocuk etrafta koşturuyorsa, kesinlikle birilerinin fikri olacaktı. "Garip" diye düşündüm içimden, belki de bir açıklaması yoktu; bu kadar da maldılar. Eğer bu kadar malsalar, karşılıklarını da alacaklardı pek tabii.
Künye
İsim: Tsujihara Iori
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Suiton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 7
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Efsane Olmak!
Iori, babası gibi dillerden düşmeyen hikayelere sahip olmak istemektedir fakat bunu yaparken kesinlikle doğru yoldan sapmamayı kendine bir kural olarak koymuştur. Aktif olarak ona ün getirecek şeylerin peşinde koşmak yerine, başa çıkılması zor bir durum karşısında kendini kanıtlamak ister. Bunu başarırken köyüne de tamamen sadık kalacaktır.

Komplikasyon
Babasının Kılıcı
Babasının kılıcına karşı ruhsal bir bağ hissetmektedir. O kılıç hiç tanışmadığı babasına açılan bir kapıdır ve onu sürekli yanında taşır, kullanmaktan çekilmez. Bakımını sürekli yaptırır, aksatmaz. Kılıç yanından bir an bile ayrılırsa, tedirgin olmaya başlar.

Kılıcı onun rızası dışında elinden alınırsa, onu geri almak birinci önceliği haline gelir. Bunun için görevini terk etmeyebilir ancak elinden gelen her şeyi sınırlar dahilinde yapmayı ister ve dener. Duruma göre kural çiğneyecek raddeye gelebilir, fakat elinden geldiğince rasyonel kişiliğini elinden bırakmamaya gayret eder. Eğer yanında bir arkadaşı varsa durum onun için daha rahattır, fakat kendi başına kalır ve düşüncelerini dizginleyecek bir "iskele" bulamazsa, depresif bir hal alabilir. Bu durum kılıcı elde etmek dışında yapacağı herşeyin performansını düşürse de, kılıca ulaşma konusunda yapacaklarını etkilemez.

Özellikler
-

Efsanevi Yaratık
Garou | B - Rank | Kurt

Mod
Hagane


Image

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 2
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 4
[Çeviklik] Akrobasi: 4
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 3
[Kondisyon] Form: 4 (Favori)
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 5
[Zeka] İzcilik: 3

Teknikler
Ninjutsu
D - Rank: Shunshin
D - Rank: Heisashiki
C - Rank: Jintei (Özel Geliştirme Mevcut)
C - Rank: Mizurappa
B - Rank: Suijinheki
A - Rank: Bousen no Jutsu

Taijutsu
Shigure | A - Rank
Shigure | Hadan

Ninja Ekipman Ustalığı | C - Rank

Genjutsu
-
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Dükkan Konusu

Özel Üretim Shinobi Ceketi ve Kemeri:
► Show Spoiler
Babasından Kalan Katana
Image 4. Shinobi savaşında Iori'nin babası tarafından kullanılan ve Zetsu kanı tadan bir katana. Bunun dışında normal bir katanadan tek farkı Kaliteli seviye olmasıdır. Resimdeki gibi işlemelere sahiptir. Iori'nin sürekli belindedir.

Bu kılıç Iori'nin moduna erişmesini sağlar.
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1326
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Tsujihara Iori & Kita Usagi] Gözcü

Post by GM - Naruto » July 30th, 2019, 1:04 am

Usagi, kendisini çağırdıktan bir saniye kadar sonra zemine yumuşak bir iniş yapan Iori çocuğun yeniden korkuyla irkilmesine sebep oluyor. Ancak nispeten güvenli bir ortamda bulunduğunu anlamış olsa gerek, çok kısa sürüyor bu tepkisi. Kasılmış ve titremekte olan kollarının nispeten rahatladığını, vücudunun gevşediğini ve sakinleştiğini farkediyorsunuz. Usagi konuyu Iori'ye özetlerken, çocuk pür dikkat dinliyor aralarında geçen konuşmayı. Ve sonlara doğru atlıyor: "Yeğenim daha bir bebek. Ablamın kocası bize yemek bulmak için gidip bir daha gelmedi. Onları korumak benim görevimdi! Ama beceremedim." Sesi titriyor çocuğun, ancak kendisini tutmayı başarıyor. Ayağa kalkmaya hazırlanıyor bir yandan da. Iori, hem Usagi'yi hem de çocuğun sözlerini dinledikten sonra Ishi'li shinobi ve partnerine hitaben cümlesini kuruyor. Suta'nın yüzünde yarım bir sırıtma farkediyor söylediği şeye karşılık olarak. Bir panterin nasıl sırıtabildiğinden pek emin değil aslında, ancak yüz ifadesinden çıkarımı bu oluyor: "Sevdim bu çocuğu." diye mırıldanıyor Suta: "Eski bir arkadaşım vardı yavruyken, babamın bir arkadaşının akrabasının oğlu. Onu da severdim, bu çocuğa benziyordu. Bir kez ormanda dolaşıyorduk, aslında haber vermemiştik kimseye de..." diye devam edecek gibi oluyor, ancak sonradan alakasız bir noktaya girdiğini farkedip susuyor.

Usagi, yavaş yavaş ayaklanmakta olan çocuğa yönelip yere çöküyor ve sorusunu yöneltiyor. Çocuk iki ayağı üstüne basıp üzerini silmeye başlarken cevap veriyor: "Biliyorum. Şuraya doğru. " Parmağıyla bir yönü gösteriyor, Iori pusulasıyla kontrol edip gösterilen yönün kuzey-kuzeydoğu olduğuna kanaat getiriyor. Çocuk sürdürüyor laflarını: "Yolu gösteririm. Daha önce de bizden çokça mal çalarlardı. Ancak bu kadar kişiyi hiç tutsak almamışlardı. Sadece ödeme yapmayan köylerden birkaç kişiyi esir alıp tehditle eşyalarımıza ve yiyeceklerimize el koyuyorlardı. Bu kez öyle olmadı." Usagi'nin soru işareti bazlı cümlesini anlamamış gibi görünüyor, bu sebeple ismini söylemiyor size.

Cümlesi sonlandığında, Iori Usagi'ye hitaben cümlelerini kuruyor ve bir dala sıçrıyor. Iori doğru yolda olduğundan emin olduktan sonra diğerleriyle arasına mesafe koyuyor ve ilerlemeye başlıyorsunuz. Çocuğun son kurduğu cümle, ikinizin de ilgisini cezbetmiş durumda. Aklınıza iki ülke tarafından kurulan bölgelere akın akın gelmekte olan mülteciler ve bu bölgelerin 'güvenliği' hakkında endişeleriniz gelmeye başlıyor. Bir şeylerin normalin dışında olduğu bariz. Her devriyede çok sayıda çatışma yaşanan bu bölgede böylesi dikkat çekecek büyük bir organizasyonun neden kurulmuş olabileceği konusunda kafa yormanız gerekiyor belki de. Riaru'nun zeki bir adam olduğunun farkındasınız, bunu pek çok kez kanıtlama fırsatı oldu her iki köye karşı da. Bunun altında ne yattığı da şuan bir belirsizlikten ibaret sizler için. Henüz çocuk dışında kimseyle karşılaşmış değilsiniz. Ancak doğru yönde olduğunuza inanıyorsunuz.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kita Usagi
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 112
Joined: September 11th, 2018, 3:23 am

Re: [Tsujihara Iori & Kita Usagi] Gözcü

Post by Kita Usagi » August 2nd, 2019, 3:43 pm

Iori'nin inişiyle birlikte çocuk korkuyla irkilmişti. Tekrar bir ağlama krizi geçireceğini sanmıştı ki, çocuk kendisini toparlayıp daha rahat bir pozisyona geçmişti. Iori ile konuşması biterken söze çocuk girmişti yine. Yemek bulmak için gitmek mi? İnsanlar buralarda gerçekten böyle mi yaşıyordu? Vahşi doğada hayatta kalmaya çalışıyorlarmış gibi. Buralarda hayat gerçekten çok zor olmalıydı. Böylesine tehlikeli topraklara kimsenin bir market, ya da bir restoran açmayı istememesini anlayabilirdi Usagi. Sonuçta buralarda böyle mekanlar işleterek para kazanamazdın, aksine para kaybedip hayatını da tehlikeye atardın. O sebeple tüccarları ve işletmecileri de anlayabiliyordu ama buralarda yaşayan insanların da ihtiyaçları vardı. Barınmak ve yemek gibi. Buralarda ise, ikisi de zor koşullar altında elde ediliyordu.

Iori'nin cümlelerinden sonra Suta söze girmişti. Yine konuyu aşırı alakasız bir yere çektikten sonra durmuştu. Partnerinin bu hallerine hep gülesi geliyordu ve hiçbir zaman gülmemişti. Bunu partnerinin sinirlerini bozmamak için yapmamıştı. Tabi bu durum ileride partnerini karşısına alıp bu muhabbetlere kahkahalarla gülmeyeceği anlamına gelmiyordu.

Usagi'nin sorusuna karşılık çocuk yolu göstermişti. Iori ise o sıralarda pusulasına bakıp yön tayini yapıyordu. Iori'nin yön tayini yaptığı anlarda çocuk sözlerine devam etmişti. Önceden de çok mal çalarlarmış ancak ilk defa bu kadar esir almışlar. Bu durumu aklının bir köşesine not etmişti. Çünkü bu durum normal değildi. Hele ki savaştan sonra böyle bir durumun olması. Bu işin bir kaç kaçak tarafından yürütülmediğine dair bir his vardı Usagi'nin içinde. Iori'nin de bu durumu anlayacağını düşündüğünden şimdilik çok fazla üstünde durmamıştı ve konuşmaya çalışmamıştı.

Iori'nin önden gitme teklifine laf etmeyecekti çünkü haklıydı. Bir buçuk metre yüksekliğinde bir pantere binmiş bir shinobi herkesin gözünü korkuturdu. Şu andaki konumlarının ise birilerini korkutmak üzerine olmadığı kesindi. Bu yüzden Iori'nin önden gitmesine izin verecekti. Sonrasında çocuğu panterin arka eyerine bindirecek, ön eyere de kendisi oturduktan sonra Suta ile Iori'yi takip edecekti. Bu sırada kafasını hafiften arkaya doğru çevirip çocukla tam olarak göz teması kurmadan girecekti söze. "Yoldan şaşarsak, ya da başka bir durum söz konusu olursa beni dürterek dikkatimi üzerine çek. Ondan sonra söyleyeceklerini söylersin. Ve bana henüz adını söylemedin küçük adam?"
Off Topic
Pazartesi akşamına kadar şehir dışında bilgisayarsız olacağım. O güne kadar diğer turu dönemeyebilirim. Bilgilerinize arz ederim. Öpüldünüz.
Image
Künye
İsim: Kita Usagi
Yaş: 17
Cinsiyet: Dişli bir dişi.
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 12.500
Prestij: 0
Ün: 23
Kullanılabilir GP: 0

Özellikler
► Show Spoiler
Profil
► Show Spoiler
Mod
► Show Spoiler
Efsanevi Yaratık
► Show Spoiler
Ninjutsu
► Show Spoiler
Taijutsu
► Show Spoiler
Genjutsu
► Show Spoiler
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
► Show Spoiler
Post Reply

Return to “Yağmur Ülkesi”