[Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

User avatar
Ashikaga Shun
Kaçak
Kaçak
Posts: 121
Joined: June 18th, 2019, 2:57 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by Ashikaga Shun » November 14th, 2019, 2:36 am

Her şey birkaç saniye içinde olup bitmişti.

Adamların yaptığı saldırılardan, ufak bir adım salvosu ile kurtulmayı başarmıştım. Ne o, savruklaşıyor muydum yoksa? Rakiplerimi ciddiye alıp, onların bileklerini kopartmak istemiyor muydum? Yoksa sadece egoma kapılıp, onları küçümsemeye mi başlamıştım? Bu sorular zihnime hücum edip, onu işgal ederlerken; bedenim temposunu kaybetmedi. Elimde tuttuğum katanam, basit bir savurma hareketi ile havayı yardı; adamlardan bir tanesinin bıçak tutan eline isabet etti. Herifin bileğinde hatrı sayılır bir yara açılırken, bıçağı elinden uçtu. Ne vardı ki, beklediğim etkinin onda birini bile yaratamamıştım.

Ve birkaç saniye sonra, her şey olmuştu da...

'Kendini topla, Shun. Sen bundan daha fazlasısın. Nispeten önemsiz adamlarla dalaşmak ve kavga çıkarmak, izini ve yerini belli etmek için fazla akıllı değil miydin? Yok eğer amacın şatafatlı bir giriş yapmak ve geri kalan her şeyi siktir etmek ise... O zaman bunun HAKKINI VER! Kımıldamaya ve gerçek bir savaşçı gibi karşılık vermeye başla. Eğer böyle bir yerde düşüp gideceksen, istediğin ihtişamı alsa yakalayamazsın. Eğer böyle bir yerde bile ilgiyi toplayamayacaksan, neden Tsuneboshi'den kurtulmak için onca çabaya girdin ki? En azından orada, seni öldürmek için hazır bekleyen bir Tanrı vardı.'

Derince bir nefes aldım. Haklıydım, haklı olduğumu biliyordum.

İçinde bulunduğum duruma şöyle bir göz attım. Şu saatten sonra savaşmaya bir son veremeyeceğim için, esas planıma sadık kalmaya karar vermiştim: savaşacaktım. Adamların son durumlarına kısa bir göz attığımda, yaralı olanın; ötekinin hemen yanına çekildiğini fark etmiştim. Bıçağını yerden almamıştı, silahsız, yaralı ve bir 'saldırı' yapmaktan uzak görünüyordu. Ötekisi ise bıçağını bana doğrulmuş, ama bir yandan da arkadaşını kollamaya çalışıyordu. Auraları tamamen değişmişti, artık savruk ve bilinçsiz değillerdi. Daha temkinli ve kızgın bir auraya bürünmüşler, konuşmayı da kesmişlerdi.

"Çabanız..."

Aniden, boşta kalan elimi bir mühür için hazır hale getirdim. İçimde yanıp dolanan chakra, bir atımlık adımlama tekniği için gereken şekle hızlıca büründü ve uygulanmaya koyuldu:

Shunshin no Jutsu!

Eğer jutsum başarılı olursa, eli silah tutan adamın hemen yanına (yaralı olan adamın olmadığı tarafa) adımlamaya çalışacaktım. Adımlama başarılı olduğu anda, tekniğin doğasından habersiz bu insanların şaşkınlıklarını lehime kullanmaya çalışacaktım. Onlar bir anda yok olup, yanlarında bitivermeme tepki veremeden; ben katanamı tekrar savurmak için pozisyon alacaktım. Katanamı, yere dikey bir şekilde tutup, silahlı adamın 'silah tutan koluna' dar açılı bir saplama hareketi deneyecektim. Bu saplama hareketinin hemen ardından, katanamı tekrar kendime doğru çekip, birbiri ardına birden çok dar açılı saplama hareketi yapıp; adamın kolunu kopartmak için onlarca farklı yara açmayı deneyecektim. Her biri nispeten farklı yönlerden olacak darbeler, tamamen adamın bileği ile dirseği arasındaki bölgeye yoğunlaşmış bir şekilde gerçekleştirmeye çalışacaktım.

Adamlar bana karşılık vermeye yeltendiği anda, yerden güç alıp, sol ayağım ile önümdeki adamın karnına sert bir tekme geçirmeyi ve böylece iki adamı birbiri üstüne yıkmayı deneyecektim. Birbirlerinin içine sokuldukları için, yaralamayı hedef edindiğim adam daha sarsılmış bir hedef olacaktı ve tek bir tekme ile onu arkadaşının üzerine düşürebilirsem; iki adamı da gafil avlayabileceğim bir açık yakalamış olacaktım.

"...nafile!"
Image
Künye

İsim: Ashikaga Shun
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 3.000
Ün: 10
GP: 0
PP: 3



Motivasyon
Egosantrizm: Shun, hayatı tamamen tek kişilik yaşayan bir insandı. Bu hayatı, sadece kendisinin oynaması için oluşturulmuş bir oyun bahçesi olarak görüyordu. Tek gerçek insan oydu, her zaman oydu ve her zaman o olacaktı. Kendi arzularının peşinde koşmak, onun yaşama amacı haline gelmişti. Arzuladığı şeyleri söküp almak için güne uyanır, ertesi gün yine bu bilinçle uyanabilmek için uykuya dalardı. Değişken ruh hali ve sofistike zevkleri, o an için ne arzuladığını belirlerdi. Ama buradaki odak, Shun'un ne arzuladığı değil, arzuladığı şeyi elde etmek için gittiği yoldu. Bu yolda yürürken acı çekmek, hayal kırıklığına uğramak veya yolun sonunda coşkun bir mutluluğa kavuşmak... Yolun tümünden mutlu olan bir insandı Shun, yolu bitirebildiği ve arzusunu söküp alabildiği senaryolarda tabii. Geri kalan hiçbir şey veya hiçkimse önemli olmazdı. Düşündüğünü yapmalıydı, çünkü o tek ve özeldi. Ne olursa olsun, ne feda edilmesi gerekiyorsa edilsin. Her şeyin ve herkesin üstünde olmak, yaşama bilinciydi.

Galaksi Rehberi: Hangi yolu, nasıl yürümesi gerektiğine bu sayede karar verebilmişti Shun. Sofistik ve sanatsal zevkleri vardı bizimkinin, daha önce hiç görmediği bir yücelik karşısında erirdi. Yüce ve zengin şeylere sahip olmak, sanat eserlerinin doğumuna şahit olmak, kimsede ait olmayana sahip olmak gibi nice tutkuya sahipti. Fakat bunu asla ve asla, aynı yerde bağlı kalarak yapamazdı. Yepyeni şeyler görmeli ve her gördüğü muhteşem şeyi kendisine katmalı ve sahip olmalıydı. Bunu yapabilmek için yürürdü Shun, bir şeyler öğrenmek ve bunları kazanabilmek için. Kimsenin görmediğini görebilmek ve kimsenin sahibi olamadığı güzelliklere sahip olabilmek için. Zevkleri konusunda çok seçiciydi, paylaşmaktan da pek hoşlanmazdı Shun. Ama her zaman, ama her zaman onları göstermekten ve sahip olduğunun bilinmesinden hoşlanırdı. Onun galaksi rehberi de buydu işte, yüceliği söküp almak ve kendisine katmak!



Komplikasyon
Güvenli Alan; Varlık: Shun, kitleler arasında ki en dikkat çekici insan olması gerektiğini düşünür. Çünkü diğer insanlardan daha 'farklı' ve pekala daha özeldir. Shun'un güvenli alanı, en çok ilgi duyulanın, sözü dinlenilen ve akılda kalan insanın kendisi olduğu ortamlardı. Fakat normal insanlar gibi, aynı güvenli alanda yaşayabilen bir insan değildi o. Sürekli yoluna devam eden bir missing-nin olarak, ne yaparsa ve nereye giderse gitsin; kendi güvenli alanını da beraberinde getiren bir adamdı. En çok ilgi toplayanın (en etkileyicinin) Shun olmadığı, sözleri verenin ve tutanın o olmadığı her an, bu psikolojik ve toplumsal üstünlüğü geri almak için hemen hemen her şeyi yapabilir.



Özellikler
Ciğer Yarası: Karakter her ne kadar karaciğerindeki yaralanmayı iyileştirmişse de, tedavi sonrası rehabilitasyon süreci içerisinde kondisyon bakımından olumsuz etkilerle karşılaşması muhtemeldir. Bu nedenle karakter, eşit özellikteki kişilere nazaran daha çabuk yorulmakta ve yorgunluğu arttıkça direnci de düşmektedir. Karakterin aksiyonları rehabilitasyon sürecine doğrudan etki etmektedir. Tüm bu durum karakterin rutin hayatında herhangi bir engel oluşturmamaktadır.



Profil

Stat Listesi
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 3
Potansiyel: 3
Varlık: 11
Zeka: 9

Beceri Listesi
Atletizm: 1
Akrobasi: 1
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 1
Ninshuu: 1
Aldatma: 1 {Favori}
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 1
İzcilik: 1



Teknikler

Taijutsu
Shigure: C Rank

Genjutsu
Rakumei no Jutsu
Shibou no Jutsu
Magen: Bunshin
Teishi no Jutsu
Raigen

Ninjutsu
Shunshin



Ekipmanlar/Eşyalar
Yuna no Katana
2 Sentetik Misina, 5mt (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
4 Sis Bombası (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
3 Shuriken (Normal Kalite)
Altın Yüzük
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1674
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by GM - Naruto » November 19th, 2019, 4:03 pm

İki kelimeden ibaret cümlenin ilki havaya karıştığı anda, tek el mührü ile Shunshin no Jutsu’yu kullanıyor ve bir anda belirmek istediğin noktaya adımlıyorsun. Senin bu hareketin karşındakileri mucizevi bir şey görmüş gibi şaşırtmasa da, anlık durum karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar. Bu şaşkınlık anı da senin lehine bir durum oluşturuyor ve katananı dikey bir şekilde rakibinin silah tutan koluna sapladığında anda adamın parmaklarının bir anda açılması sayesinde elindeki bıçağı düşürmesini sağlıyorsun. Bu noktada katananı sabit tutmak yerine, kullanım şekliyle çok bağdaşmasa da, birçok saplama hamlesini ardı ardına yapmaya başlıyorsun.

Her ne kadar yaptığın saplama hamleleriyle adamın kolunu koparmaya çalışsan da, birkaç saplamadan sonra elini kestiğin adam sana engel olmak için atılıyor ve bu kez sen de yerden aldığın güçle adamın karnına bir tekme indiriyorsun. Bu tekme ile iki adam birbirine çarpıp yere düşüyor ve sana da bir sonraki hamlen için fırsat vermiş oluyorlar. Ancak ikili geri geriye kaçmak için çabalamaya çalışır gibi duruyorlar. Bu esnada koluna birkaç kez katananı sapladığın adamın, artık dirseğinin altından itibaren kolunu kullanamadığını fark ediyorsun. İki adam da, sıradan bir insan için, fazlasıyla acı çeker gibi görünüyorlar. Ancak bu noktada, adamların dövüşmeye dair ruhları kırılmış gibi görünse de, sahip olduğun beceriler adamların ne yapacağını tam olarak kestirmene yetmiyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1674
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by GM - Naruto » November 30th, 2019, 1:09 pm

Off Topic
Bir pasifliği daha hak etmedin mi? Bence ettin! İkinci pasifliğin hayırlı olsun.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Ashikaga Shun
Kaçak
Kaçak
Posts: 121
Joined: June 18th, 2019, 2:57 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by Ashikaga Shun » December 16th, 2019, 2:52 am

Disipline edilmiş bir zihnin yapabileceklerinden korkmalılardı. 'Bunu yapmadılar.'
Oysa, ölümün bir enstrumanı haline getirilmiş bedenim, rakiplerimi delip geçebilecek kadar keskin bir nota tutturmuştu bile!

Sıradan bir insan için, her şey göz açıp kapayana kadar gerçekleşmişti. Shinobi dünyası için ise, olağan bir süreydi bu. Belki, nispeten yavaş... Bir süredir dövüşmüyor olmak, yada daha doğrusu: bir süredir düşünmüyor olmak beni yavaşlatmıştı. Bir sonraki hamlemin, gerek bu dövüş özelinde; gerek ise genel yaşantımın düzeninde, ne olacağını karar veremez bir vaziyetteydim. Dövüşmek beni dinç tutuyor, her şeyi daha berrak ve keskin bir düzlemde görmemi sağlıyordu. Adamları kesen katanam kana bulandıkça, arzum geriye dönüyordu. Hareketlerimin yırtıcılığı karşısında, düşünceler tek bir boyuta indirgeniyordu: öl veya öldür. Düşünmek, anlatmak, kabullenmek veya hissetmek zorunda değildim. Sadece, saldırmaya devam etmeliydim. Düşmanlarımın dengelerini bozana, benden korkmalarına neden olana ve hatta yaşamaya duydukları ümidi yitirtene kadar...

Shunshin ile adımladığım adamın koluna, nispeten savruk bir düzende, hatrı sayılır hasar vermeyi başarmıştım. Öteki rakibimin araya girmesini önceden tahmin etmiş, bunu ise sıkı bir tekme ile savuşturmayı başarmıştım. Bundan bir dakika kadar önce, silahlarına uzanmış bıçkın delikanlılar; bir dakika kadar sonra yerdeydiler, acı içinde ve birbirlerinin üstünde! Rakiplerimin dövüşmeye olan inançlarını kaybettiğini görebiliyordum. Onların, bu seviyedeki insanların, şimdi ne yapabileceklerini net bir şekilde kestiremesem de; hasımlarıma verdiğim zarar ortadaydı. İkisi de, darbelerimin etkisi ile fazlasıyla acı çekiyordu. Sıradanlardı, acı çekmek için sıradan. Kısa bir an için, onların bu zayıflığı, bendeki acımasızlığın yatışmasına neden oldu. Hayır.

Hayır, şevkat duymuyordum. Sadece... Bir insanın, böceği parçalamakta ki amaçsızlığını görür gibi olmuştum; hepsi bu.

"Seviyelerimiz arasındaki uçurumun, artık, daha belirgin olduğunu düşünüyorum."

Elimde tuttuğum katanayı, rakiplerimin üzerine doğru diyagonal bir şekilde savurup üzerindeki kanları (adamların üzerine doğru) silkeledim. Ardından katanamı, bana en yakında duran adamın boğazına yaklaştırdım. İlk önce, birkaç saniye boyunca, herhangi bir şey yapmayacaktım. Yerde yatan iki adamın, kendilerine tepelerinden bakan çocuk tarafından sindirilmelerini istiyordum. Çektiği acıların, boyunlarının hemen birkaç santim yukarısında sallanan kılıcın görüntüsü ile artmasını; bedenlerinden akan kanın, damarlarında kalan son iradeyi de alıp götürmesini bekliyordum. Benim için sadece birkaç saniye geçecekken, onlar için bir ömür gibi olmalıydı.

"Şimdi! Bu kasabayı kim yönetiyor? Örgütün ismi, patronun ismi, toplanma yerleri ve en son yaptığı aktiviteler... Bu konuşmayı kısa tutalım. Eğer, 'konuşursak bizi öldürürler' derseniz, sizi hemen burada öldürürüm. Eğer, duymak istediğim şeyleri söylemez yada bilmezseniz, yine sizi öldürürüm. Eğer, yalan söyler; kaçmaya çalışır veya bundan daha salakça bir şey yaparsanız... Eh, sonucu zaten biliyorsunuz."

Silahımı, tüm bu monolog boyunca, rakiplerimin üzerinde tutmaya devam edecektim. Olası bir tehditkâr hamlelerinde, sonuçlarını düşünmeden, karşı saldırıya geçecek ve hedeflerimi 'en hızlı' biçimde etkisiz hale getirmeye çalışacaktım. Ama sözlerimi dinler ve uslu olurlarsa, silahımı sadece korkutmak için üzerlerinde tutacaktım.

Eğer beklediğim gibi olur ve adamlar konuşmaya başlarsa, çaktırmadan, omzumun üstünden çevreye ufak bir bakış atmayı ihmal etmeyecektim. Çoktan fazlasıyla ses çıkarmıştım, birilerinin bizi dinlediğini varsaymalıydım. Ufak bir an, çevremde görebileceğim bir kulak var mı diye dikkat edecek; eğer birilerini görebilsem bile, görmemiş gibi yaparak önümdeki adamları dinlemeye devam edecektim. Eğer birileri yaptığım sanatı ve edindiğim bilgiyi görmek istiyorsa, kurban olmayı kabul ediyordum. Şuanlık, beni izlemelerine müsade etmeyi planlıyordum.[/float]
Image
Künye

İsim: Ashikaga Shun
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 3.000
Ün: 10
GP: 0
PP: 3



Motivasyon
Egosantrizm: Shun, hayatı tamamen tek kişilik yaşayan bir insandı. Bu hayatı, sadece kendisinin oynaması için oluşturulmuş bir oyun bahçesi olarak görüyordu. Tek gerçek insan oydu, her zaman oydu ve her zaman o olacaktı. Kendi arzularının peşinde koşmak, onun yaşama amacı haline gelmişti. Arzuladığı şeyleri söküp almak için güne uyanır, ertesi gün yine bu bilinçle uyanabilmek için uykuya dalardı. Değişken ruh hali ve sofistike zevkleri, o an için ne arzuladığını belirlerdi. Ama buradaki odak, Shun'un ne arzuladığı değil, arzuladığı şeyi elde etmek için gittiği yoldu. Bu yolda yürürken acı çekmek, hayal kırıklığına uğramak veya yolun sonunda coşkun bir mutluluğa kavuşmak... Yolun tümünden mutlu olan bir insandı Shun, yolu bitirebildiği ve arzusunu söküp alabildiği senaryolarda tabii. Geri kalan hiçbir şey veya hiçkimse önemli olmazdı. Düşündüğünü yapmalıydı, çünkü o tek ve özeldi. Ne olursa olsun, ne feda edilmesi gerekiyorsa edilsin. Her şeyin ve herkesin üstünde olmak, yaşama bilinciydi.

Galaksi Rehberi: Hangi yolu, nasıl yürümesi gerektiğine bu sayede karar verebilmişti Shun. Sofistik ve sanatsal zevkleri vardı bizimkinin, daha önce hiç görmediği bir yücelik karşısında erirdi. Yüce ve zengin şeylere sahip olmak, sanat eserlerinin doğumuna şahit olmak, kimsede ait olmayana sahip olmak gibi nice tutkuya sahipti. Fakat bunu asla ve asla, aynı yerde bağlı kalarak yapamazdı. Yepyeni şeyler görmeli ve her gördüğü muhteşem şeyi kendisine katmalı ve sahip olmalıydı. Bunu yapabilmek için yürürdü Shun, bir şeyler öğrenmek ve bunları kazanabilmek için. Kimsenin görmediğini görebilmek ve kimsenin sahibi olamadığı güzelliklere sahip olabilmek için. Zevkleri konusunda çok seçiciydi, paylaşmaktan da pek hoşlanmazdı Shun. Ama her zaman, ama her zaman onları göstermekten ve sahip olduğunun bilinmesinden hoşlanırdı. Onun galaksi rehberi de buydu işte, yüceliği söküp almak ve kendisine katmak!



Komplikasyon
Güvenli Alan; Varlık: Shun, kitleler arasında ki en dikkat çekici insan olması gerektiğini düşünür. Çünkü diğer insanlardan daha 'farklı' ve pekala daha özeldir. Shun'un güvenli alanı, en çok ilgi duyulanın, sözü dinlenilen ve akılda kalan insanın kendisi olduğu ortamlardı. Fakat normal insanlar gibi, aynı güvenli alanda yaşayabilen bir insan değildi o. Sürekli yoluna devam eden bir missing-nin olarak, ne yaparsa ve nereye giderse gitsin; kendi güvenli alanını da beraberinde getiren bir adamdı. En çok ilgi toplayanın (en etkileyicinin) Shun olmadığı, sözleri verenin ve tutanın o olmadığı her an, bu psikolojik ve toplumsal üstünlüğü geri almak için hemen hemen her şeyi yapabilir.



Özellikler
Ciğer Yarası: Karakter her ne kadar karaciğerindeki yaralanmayı iyileştirmişse de, tedavi sonrası rehabilitasyon süreci içerisinde kondisyon bakımından olumsuz etkilerle karşılaşması muhtemeldir. Bu nedenle karakter, eşit özellikteki kişilere nazaran daha çabuk yorulmakta ve yorgunluğu arttıkça direnci de düşmektedir. Karakterin aksiyonları rehabilitasyon sürecine doğrudan etki etmektedir. Tüm bu durum karakterin rutin hayatında herhangi bir engel oluşturmamaktadır.



Profil

Stat Listesi
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 3
Potansiyel: 3
Varlık: 11
Zeka: 9

Beceri Listesi
Atletizm: 1
Akrobasi: 1
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 1
Ninshuu: 1
Aldatma: 1 {Favori}
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 1
İzcilik: 1



Teknikler

Taijutsu
Shigure: C Rank

Genjutsu
Rakumei no Jutsu
Shibou no Jutsu
Magen: Bunshin
Teishi no Jutsu
Raigen

Ninjutsu
Shunshin



Ekipmanlar/Eşyalar
Yuna no Katana
2 Sentetik Misina, 5mt (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
4 Sis Bombası (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
3 Shuriken (Normal Kalite)
Altın Yüzük
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1674
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by GM - Naruto » December 18th, 2019, 9:47 am

Katananın savurmanın ardından adamların üzerlerine bulaşan kendi kanları, aslında elde etmek istediğin sonuç için yeterli geliyor. Yine de tedbiri elden bırakmayan davranışlarınla katananı sana yakın olan adamın boğazına yakınlaştırdığın anda, aslında onlar da bundan sonra olacakların farkında oluyorlar. Dolayısıyla, aslında sen daha sorularını sormadan konuşmaya başlayacak olan adamlar, şimdi can korkusuna senin sözünün bitmesini bekliyorlar.

Cümlelerinin sonlanmasının ardından boğazına katananı dayadığın adam, can havliyle konuşmaya başlıyor. Yer yer kekeleme şeklinde geçen konuşmasına “Kibachi! Evet, Kibachi! Bu köy onlarındır. Aslında onlar da köyü sahiplenmiyorlar ama genel düzeni sağlıyorlar. Patronları 3 kişi… Amachi Mai var, saygı duyulan bir kadın. Sonra… Şey… Utagawa Genpaku ve Utagawa Shigeki kardeşler var. Kibachi’nin liderleri bu üçü. Ama esas patron daha çok Mai gibi. Utawagawalar pis işleri yaparlar ama Mai bulaşmaz.” diyor. Hızlı derin nefesleriyle boğulan adamın bıraktığı konuşmayı diğer adam devralırken “Toplanma yeri diye bir yer yok aslında. Buradaki her yer diğerine benzer. Kibachiler nerede isterse orada toplanırlar. Ancak Mai denilen kadın daha çok köyün merkezindeki bir ramencide olur. Yani orayı işletir… Büyük bir yer değil, dükkanın dışındaki taburelerde oturup ramen yediğin bir yer. 5-6 kişilik falan yani… Utawagawalar ise nerede isterlerse orada toplanırlar.” diyor. Adamın acı inlemeleri eşliğindeki sözlerini bu kez diğeri devralırken “Kibachi genelde kervanlara saldırır ve değerli eşyaları karaborsada satar. Değerli eşyaların içerisinde insanlar da var… Para karşılığında yapılabilecek her türlü şeyi yaparlar. En son bir kervan baskını yaptıklarını duydum ama detaylarını bilmiyorum. Fakat Kibachi, bu topraklar içerisinde yaşayanlara kötülük yapmazlar. Buranın düzensizliği onların düzenidir. Kibachili birine bulaşsan bile, kimse peşine düşmez. Kibachili birini öldürsen bile… Ancak köye bir düzen getirmeye çalışırsan, işte o zaman Kibachi karşına çıkar. Yani anlayacağın, köydeki düzensizlik dışında kimseyi korumazlar ve köydekilere de zarar vermezler. Köydekilere zarar verenlere de karşı durmazlar.” diyor.

Sorduğun sorularla ilgili olarak bildiklerini dökülmüş gibi duran ikilinin bir an önce buradan gitmek istediklerini rahatlıkla anlayabiliyorsun. Aynı şekilde, söyledikleri şeylerde yalan dolan olmadığını da hissedebiliyorsun. Bu noktadan sonra onları konuşturmaya devam edebilirsin gibi görünüyor, ancak onları azat etmen halinde, adamların birkaç saniye içinde gözünün önünden kaybolacaklarını da biliyorsun.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Ashikaga Shun
Kaçak
Kaçak
Posts: 121
Joined: June 18th, 2019, 2:57 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by Ashikaga Shun » December 21st, 2019, 12:30 am

cumartesi burayı bumbumluyorum.
Image
Künye

İsim: Ashikaga Shun
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 3.000
Ün: 10
GP: 0
PP: 3



Motivasyon
Egosantrizm: Shun, hayatı tamamen tek kişilik yaşayan bir insandı. Bu hayatı, sadece kendisinin oynaması için oluşturulmuş bir oyun bahçesi olarak görüyordu. Tek gerçek insan oydu, her zaman oydu ve her zaman o olacaktı. Kendi arzularının peşinde koşmak, onun yaşama amacı haline gelmişti. Arzuladığı şeyleri söküp almak için güne uyanır, ertesi gün yine bu bilinçle uyanabilmek için uykuya dalardı. Değişken ruh hali ve sofistike zevkleri, o an için ne arzuladığını belirlerdi. Ama buradaki odak, Shun'un ne arzuladığı değil, arzuladığı şeyi elde etmek için gittiği yoldu. Bu yolda yürürken acı çekmek, hayal kırıklığına uğramak veya yolun sonunda coşkun bir mutluluğa kavuşmak... Yolun tümünden mutlu olan bir insandı Shun, yolu bitirebildiği ve arzusunu söküp alabildiği senaryolarda tabii. Geri kalan hiçbir şey veya hiçkimse önemli olmazdı. Düşündüğünü yapmalıydı, çünkü o tek ve özeldi. Ne olursa olsun, ne feda edilmesi gerekiyorsa edilsin. Her şeyin ve herkesin üstünde olmak, yaşama bilinciydi.

Galaksi Rehberi: Hangi yolu, nasıl yürümesi gerektiğine bu sayede karar verebilmişti Shun. Sofistik ve sanatsal zevkleri vardı bizimkinin, daha önce hiç görmediği bir yücelik karşısında erirdi. Yüce ve zengin şeylere sahip olmak, sanat eserlerinin doğumuna şahit olmak, kimsede ait olmayana sahip olmak gibi nice tutkuya sahipti. Fakat bunu asla ve asla, aynı yerde bağlı kalarak yapamazdı. Yepyeni şeyler görmeli ve her gördüğü muhteşem şeyi kendisine katmalı ve sahip olmalıydı. Bunu yapabilmek için yürürdü Shun, bir şeyler öğrenmek ve bunları kazanabilmek için. Kimsenin görmediğini görebilmek ve kimsenin sahibi olamadığı güzelliklere sahip olabilmek için. Zevkleri konusunda çok seçiciydi, paylaşmaktan da pek hoşlanmazdı Shun. Ama her zaman, ama her zaman onları göstermekten ve sahip olduğunun bilinmesinden hoşlanırdı. Onun galaksi rehberi de buydu işte, yüceliği söküp almak ve kendisine katmak!



Komplikasyon
Güvenli Alan; Varlık: Shun, kitleler arasında ki en dikkat çekici insan olması gerektiğini düşünür. Çünkü diğer insanlardan daha 'farklı' ve pekala daha özeldir. Shun'un güvenli alanı, en çok ilgi duyulanın, sözü dinlenilen ve akılda kalan insanın kendisi olduğu ortamlardı. Fakat normal insanlar gibi, aynı güvenli alanda yaşayabilen bir insan değildi o. Sürekli yoluna devam eden bir missing-nin olarak, ne yaparsa ve nereye giderse gitsin; kendi güvenli alanını da beraberinde getiren bir adamdı. En çok ilgi toplayanın (en etkileyicinin) Shun olmadığı, sözleri verenin ve tutanın o olmadığı her an, bu psikolojik ve toplumsal üstünlüğü geri almak için hemen hemen her şeyi yapabilir.



Özellikler
Ciğer Yarası: Karakter her ne kadar karaciğerindeki yaralanmayı iyileştirmişse de, tedavi sonrası rehabilitasyon süreci içerisinde kondisyon bakımından olumsuz etkilerle karşılaşması muhtemeldir. Bu nedenle karakter, eşit özellikteki kişilere nazaran daha çabuk yorulmakta ve yorgunluğu arttıkça direnci de düşmektedir. Karakterin aksiyonları rehabilitasyon sürecine doğrudan etki etmektedir. Tüm bu durum karakterin rutin hayatında herhangi bir engel oluşturmamaktadır.



Profil

Stat Listesi
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 3
Potansiyel: 3
Varlık: 11
Zeka: 9

Beceri Listesi
Atletizm: 1
Akrobasi: 1
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 1
Ninshuu: 1
Aldatma: 1 {Favori}
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 1
İzcilik: 1



Teknikler

Taijutsu
Shigure: C Rank

Genjutsu
Rakumei no Jutsu
Shibou no Jutsu
Magen: Bunshin
Teishi no Jutsu
Raigen

Ninjutsu
Shunshin



Ekipmanlar/Eşyalar
Yuna no Katana
2 Sentetik Misina, 5mt (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
4 Sis Bombası (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
3 Shuriken (Normal Kalite)
Altın Yüzük
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1674
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by GM - Naruto » December 23rd, 2019, 12:38 pm

Off Topic
Son pasiflik uyarını da veriyorum ve bu başarından dolayı seni kutluyorum.

Normalde üçüncü bildirilmemiş pasiflikten dolayı konuyu kapatıp, hiç yaşanmadığını varsaymamız gerekiyordu. Ancak konunun gidişatı şu an için sadece oyuncu üzerinde etki bırakıyor olması nedeniyle -yani şu aşamada evren kurgusunu etkilememesi nedeniyle- konudaki pasiflik sınırı kaldırılarak konuya devam edilebilir.

Her ne kadar konu devam edecek olsa da, yapılan pasiflikler nedeniyle konu sonunda bir ödül kazanılması halinde yaptırımlar uygulanacaktır.

Konu içerisinde pasiflik sınırının kalkması GM için de geçerli olmaktadır. Dolayısıyla GM'nin pasiflik yapması halinde ekstra bir ödül kazanımı söz konusu olmayacağı gibi, GM olarak konuya yazma hususunda herhangi bir zaman sınırlaması da söz konusu olmayacaktır.

Oyuncunun talep etmesi halinde konu sonlandırılabilir ve hiç yaşanmamış varsayılabilir. Bu hususta oyuncunun 1 hafta içerisinde konuya bu talebini yazması gerekmektedir. Aksi takdirde konu bir daha kapatılmamak üzere açık kalacak ve oyuncu için yeni bir konu açılmayacaktır.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Ashikaga Shun
Kaçak
Kaçak
Posts: 121
Joined: June 18th, 2019, 2:57 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by Ashikaga Shun » December 27th, 2019, 5:47 pm

Konudaki pasiflık sınırını kaldırıp, konuya öyle devam etmek istiyorum.
Image
Künye

İsim: Ashikaga Shun
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 3.000
Ün: 10
GP: 0
PP: 3



Motivasyon
Egosantrizm: Shun, hayatı tamamen tek kişilik yaşayan bir insandı. Bu hayatı, sadece kendisinin oynaması için oluşturulmuş bir oyun bahçesi olarak görüyordu. Tek gerçek insan oydu, her zaman oydu ve her zaman o olacaktı. Kendi arzularının peşinde koşmak, onun yaşama amacı haline gelmişti. Arzuladığı şeyleri söküp almak için güne uyanır, ertesi gün yine bu bilinçle uyanabilmek için uykuya dalardı. Değişken ruh hali ve sofistike zevkleri, o an için ne arzuladığını belirlerdi. Ama buradaki odak, Shun'un ne arzuladığı değil, arzuladığı şeyi elde etmek için gittiği yoldu. Bu yolda yürürken acı çekmek, hayal kırıklığına uğramak veya yolun sonunda coşkun bir mutluluğa kavuşmak... Yolun tümünden mutlu olan bir insandı Shun, yolu bitirebildiği ve arzusunu söküp alabildiği senaryolarda tabii. Geri kalan hiçbir şey veya hiçkimse önemli olmazdı. Düşündüğünü yapmalıydı, çünkü o tek ve özeldi. Ne olursa olsun, ne feda edilmesi gerekiyorsa edilsin. Her şeyin ve herkesin üstünde olmak, yaşama bilinciydi.

Galaksi Rehberi: Hangi yolu, nasıl yürümesi gerektiğine bu sayede karar verebilmişti Shun. Sofistik ve sanatsal zevkleri vardı bizimkinin, daha önce hiç görmediği bir yücelik karşısında erirdi. Yüce ve zengin şeylere sahip olmak, sanat eserlerinin doğumuna şahit olmak, kimsede ait olmayana sahip olmak gibi nice tutkuya sahipti. Fakat bunu asla ve asla, aynı yerde bağlı kalarak yapamazdı. Yepyeni şeyler görmeli ve her gördüğü muhteşem şeyi kendisine katmalı ve sahip olmalıydı. Bunu yapabilmek için yürürdü Shun, bir şeyler öğrenmek ve bunları kazanabilmek için. Kimsenin görmediğini görebilmek ve kimsenin sahibi olamadığı güzelliklere sahip olabilmek için. Zevkleri konusunda çok seçiciydi, paylaşmaktan da pek hoşlanmazdı Shun. Ama her zaman, ama her zaman onları göstermekten ve sahip olduğunun bilinmesinden hoşlanırdı. Onun galaksi rehberi de buydu işte, yüceliği söküp almak ve kendisine katmak!



Komplikasyon
Güvenli Alan; Varlık: Shun, kitleler arasında ki en dikkat çekici insan olması gerektiğini düşünür. Çünkü diğer insanlardan daha 'farklı' ve pekala daha özeldir. Shun'un güvenli alanı, en çok ilgi duyulanın, sözü dinlenilen ve akılda kalan insanın kendisi olduğu ortamlardı. Fakat normal insanlar gibi, aynı güvenli alanda yaşayabilen bir insan değildi o. Sürekli yoluna devam eden bir missing-nin olarak, ne yaparsa ve nereye giderse gitsin; kendi güvenli alanını da beraberinde getiren bir adamdı. En çok ilgi toplayanın (en etkileyicinin) Shun olmadığı, sözleri verenin ve tutanın o olmadığı her an, bu psikolojik ve toplumsal üstünlüğü geri almak için hemen hemen her şeyi yapabilir.



Özellikler
Ciğer Yarası: Karakter her ne kadar karaciğerindeki yaralanmayı iyileştirmişse de, tedavi sonrası rehabilitasyon süreci içerisinde kondisyon bakımından olumsuz etkilerle karşılaşması muhtemeldir. Bu nedenle karakter, eşit özellikteki kişilere nazaran daha çabuk yorulmakta ve yorgunluğu arttıkça direnci de düşmektedir. Karakterin aksiyonları rehabilitasyon sürecine doğrudan etki etmektedir. Tüm bu durum karakterin rutin hayatında herhangi bir engel oluşturmamaktadır.



Profil

Stat Listesi
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 3
Potansiyel: 3
Varlık: 11
Zeka: 9

Beceri Listesi
Atletizm: 1
Akrobasi: 1
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 1
Ninshuu: 1
Aldatma: 1 {Favori}
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 1
İzcilik: 1



Teknikler

Taijutsu
Shigure: C Rank

Genjutsu
Rakumei no Jutsu
Shibou no Jutsu
Magen: Bunshin
Teishi no Jutsu
Raigen

Ninjutsu
Shunshin



Ekipmanlar/Eşyalar
Yuna no Katana
2 Sentetik Misina, 5mt (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
4 Sis Bombası (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
3 Shuriken (Normal Kalite)
Altın Yüzük
User avatar
Ashikaga Shun
Kaçak
Kaçak
Posts: 121
Joined: June 18th, 2019, 2:57 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by Ashikaga Shun » January 24th, 2020, 8:33 am

Yeni bir köy, değersiz hayatlar ve peşi sıra gelen hikâyeler...

Adamların tir tir titreyen suratlarına ve sıcak kanın kirlettiği kıyafetlerine gözüm kaydığında... Bu iki adamı sadece yenmemiş, onları fethetmiştim! Aciz bedenlerinin, kurumuş bir yaprak misali, sabırsızca çatırdaması onları öylesine küçük gösteriyordu ki... Ayağımın ucunda, hayatlarını bitirebilecek kesin bir darbeden sadece saliseler ötede... Bu üstünlük, bu güç gösterisi bana iyi geliyordu. Elbette abartıyordum, ama tüm bunları 'iyileşmemin' bir parçası olarak görmekten memnundum. Sanraku'nun bedenime verdiği zarar, etin ve bir top iğne-ipliğin çözemeyeceği bir şey değildi. Ama o adam bedenimi açıp, ruhumdan bir parçayı kesmeyi başarmıştı. Ve itiraf etmekte zorlansam da, bu, iyileştirmesi çok zor bir hasardı.

Bu iki avanak, tedavimin ilk basamağı olacaktı. Belki de acınası yaşantılarında, ilk defa büyük bir şeye hizmet edeceklerdi.

Her ne kadar, asla bunu bilemeyecek olsalar da!..

Titrek bir dil, güçsüz ama kararlıydı. Sözcükler birbirini, aceleci ama istikrarlı bir şekilde takip etti. Yaralı adamın doğruyu söylediğini düşünüyordum. Böyle bir durumda, bana yalan söylemeyi göze alamazdı. Söylediği şeyler, uydurulamayacak kadar kesin ve spesifikti. Kibachi. Amachi Mai. Utaga Genpaku. Utaga Shigeki. Tüm bu isimler, sıfatlar ve kimlikler; onların altında yatan benliği ele veriyordu. Kendimi, bölgenin yerlilerinden birinin; kendi celladına(?) yada yöneticisine ilişkin verdiği bilginin gerçekliğine inanmaya hazır hissediyordum. Mai'nin saygı duyulan, işleri arka planda halleden ve muhtemelen daha zeki yapısı; Utagawa'ların ise daha pervasız, aptal ve ellerini kirletmekten çekinmeyen yapıları Kibachi'yi bir bütün yapıyordu.

Yada, en azından anlatılanlardan çıkartabildiğim bunlardı. Gerçeğin her zaman göründüğü gibi olmadığı, değişebildiği ve boyutlandırılabildiğini öğrenmiştim. Sert ve acı dolu bir yoldu, ama sonunda, gerçek sadece bizim inanmak istediğimiz şeyin bir parçasıydı. Ortaya çıkartılana kadar, her şey düzensizdi. Kaotikti, bilinmezdi. Hatta, konuşulmazdı da. Ama eğer bu duyduğum şeyler gerçekse, Kuromayu'yu kendi gerçekliğim için kullanabileceğim bir basamak haline getirebilirdim. Bir katananın eti delip geçmesinden, düşmanlarıma diz çöktürtmekten daha keyifli bir şey varsa...

Kaleyi içten fethetmekti. Sessiz gölgelerin arasından, elini bile kıpırdatmadan ve toprağı tek bir damla kan ile ıslatmadan...

"Şu güne değin, bu köyü Kibachi'den almaya çalışan kimse oldu mu? Shinobi otoritesi, başka bir haydut takımı... Bunca kervan soygunundan, patronlu bir örgüttün koca bir köye hükmettiiğinden söz ediyorsunuz. Birilerinin dikkatini çekmiş olmalı. Sonuçta, ben buradayım, öyle değil mi?"

Hafifçe kıkırdadım. Rahatsız edici, soğuk ve tehlikeli. Kuralların sadece zihnimin duvarları olan bir kasabada, kontrolümü ne kadar sağlayabileceğimden emin değildim. Şimdiden kendi 'düzenimin' dışına çıkmaya başladığımı hissediyordum. İnsanları güpegündüz yaralıyor, sorguluyor ve mahremime önem göstermiyordum. Ama şöyle bir düşününce... Bu kasabanın düzensizliği, Kibachi'nin düzeniydi. Eğer yanılmıyorsam, bu köyün çıkardığı 'gürültü'; Kibachi'nin esas gürültüsünü önlemekte kullanılan bir paravandı. Dua edelim ki, hangimizin daha çok ses çıkartabileceğini asla test etmek zorunda kalmayalım.

"Peki Kibachi'nin dışarıdan gelenlere karşı tutumu... Daha önce köy dışından gelen illa olmuştur, başlarına neler geldiğini bilmek isterim. Elimi kolumu sallayarak Kibachi için çalışabilir miyim, onların bir parçası olabilir miyim? Eğer istediklerimi öğrenmezsem, burada dikilmeye devam edeceğim. O kanama tedavi edilmeden kaç dakika daha yaşayacağını bilmek istemezsin."

Bu da, bizi bir sonraki sorumuza getiriyordu: bu iki avanak ile ne yapmalıyım? Bu iki aptal, bana, onları öldürmemin bir sorun olmayacağını kendi ağızlarıyla söyledi. Kibachili birini öldürsem bile, kimse peşime düşmeyecekmiş. Yine de... Onları öldürmekten daha verimli bir yol bulabileceğimi düşünüyordum. Acaba arkamda iki ceset bırakmaktan daha verimli ve daha temiz bir temizliği nasıl yapabilirim?

"Amachi Mai. Sizi tanıyor mu? Yada, siz iki aptal, rastgele insanları soymadığınız zamanlarda ne yapıyosunuz? Bir değeriniz varsa, vardıysa, şuan söylemek için en iyi zaman."
Image
Künye

İsim: Ashikaga Shun
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 3.000
Ün: 10
GP: 0
PP: 3



Motivasyon
Egosantrizm: Shun, hayatı tamamen tek kişilik yaşayan bir insandı. Bu hayatı, sadece kendisinin oynaması için oluşturulmuş bir oyun bahçesi olarak görüyordu. Tek gerçek insan oydu, her zaman oydu ve her zaman o olacaktı. Kendi arzularının peşinde koşmak, onun yaşama amacı haline gelmişti. Arzuladığı şeyleri söküp almak için güne uyanır, ertesi gün yine bu bilinçle uyanabilmek için uykuya dalardı. Değişken ruh hali ve sofistike zevkleri, o an için ne arzuladığını belirlerdi. Ama buradaki odak, Shun'un ne arzuladığı değil, arzuladığı şeyi elde etmek için gittiği yoldu. Bu yolda yürürken acı çekmek, hayal kırıklığına uğramak veya yolun sonunda coşkun bir mutluluğa kavuşmak... Yolun tümünden mutlu olan bir insandı Shun, yolu bitirebildiği ve arzusunu söküp alabildiği senaryolarda tabii. Geri kalan hiçbir şey veya hiçkimse önemli olmazdı. Düşündüğünü yapmalıydı, çünkü o tek ve özeldi. Ne olursa olsun, ne feda edilmesi gerekiyorsa edilsin. Her şeyin ve herkesin üstünde olmak, yaşama bilinciydi.

Galaksi Rehberi: Hangi yolu, nasıl yürümesi gerektiğine bu sayede karar verebilmişti Shun. Sofistik ve sanatsal zevkleri vardı bizimkinin, daha önce hiç görmediği bir yücelik karşısında erirdi. Yüce ve zengin şeylere sahip olmak, sanat eserlerinin doğumuna şahit olmak, kimsede ait olmayana sahip olmak gibi nice tutkuya sahipti. Fakat bunu asla ve asla, aynı yerde bağlı kalarak yapamazdı. Yepyeni şeyler görmeli ve her gördüğü muhteşem şeyi kendisine katmalı ve sahip olmalıydı. Bunu yapabilmek için yürürdü Shun, bir şeyler öğrenmek ve bunları kazanabilmek için. Kimsenin görmediğini görebilmek ve kimsenin sahibi olamadığı güzelliklere sahip olabilmek için. Zevkleri konusunda çok seçiciydi, paylaşmaktan da pek hoşlanmazdı Shun. Ama her zaman, ama her zaman onları göstermekten ve sahip olduğunun bilinmesinden hoşlanırdı. Onun galaksi rehberi de buydu işte, yüceliği söküp almak ve kendisine katmak!



Komplikasyon
Güvenli Alan; Varlık: Shun, kitleler arasında ki en dikkat çekici insan olması gerektiğini düşünür. Çünkü diğer insanlardan daha 'farklı' ve pekala daha özeldir. Shun'un güvenli alanı, en çok ilgi duyulanın, sözü dinlenilen ve akılda kalan insanın kendisi olduğu ortamlardı. Fakat normal insanlar gibi, aynı güvenli alanda yaşayabilen bir insan değildi o. Sürekli yoluna devam eden bir missing-nin olarak, ne yaparsa ve nereye giderse gitsin; kendi güvenli alanını da beraberinde getiren bir adamdı. En çok ilgi toplayanın (en etkileyicinin) Shun olmadığı, sözleri verenin ve tutanın o olmadığı her an, bu psikolojik ve toplumsal üstünlüğü geri almak için hemen hemen her şeyi yapabilir.



Özellikler
Ciğer Yarası: Karakter her ne kadar karaciğerindeki yaralanmayı iyileştirmişse de, tedavi sonrası rehabilitasyon süreci içerisinde kondisyon bakımından olumsuz etkilerle karşılaşması muhtemeldir. Bu nedenle karakter, eşit özellikteki kişilere nazaran daha çabuk yorulmakta ve yorgunluğu arttıkça direnci de düşmektedir. Karakterin aksiyonları rehabilitasyon sürecine doğrudan etki etmektedir. Tüm bu durum karakterin rutin hayatında herhangi bir engel oluşturmamaktadır.



Profil

Stat Listesi
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 3
Potansiyel: 3
Varlık: 11
Zeka: 9

Beceri Listesi
Atletizm: 1
Akrobasi: 1
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 1
Ninshuu: 1
Aldatma: 1 {Favori}
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 1
İzcilik: 1



Teknikler

Taijutsu
Shigure: C Rank

Genjutsu
Rakumei no Jutsu
Shibou no Jutsu
Magen: Bunshin
Teishi no Jutsu
Raigen

Ninjutsu
Shunshin



Ekipmanlar/Eşyalar
Yuna no Katana
2 Sentetik Misina, 5mt (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
4 Sis Bombası (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
3 Shuriken (Normal Kalite)
Altın Yüzük
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1674
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by GM - Naruto » February 4th, 2020, 11:37 am

Konuşmaya başlayarak yeni sorular yöneltmen üzerine, ikili korkmuş ancak bir an önce burayı terk etmek isteyen tavırlarından dolayı biraz bozuluyorlar. Yine de, şimdilik buradaki otoritenin senin elinde olmasından dolayı seslerini çıkarmayacak gibi duran ikiliden boğazına katana dayadığın adam “Gelen giden oluyor elbette… Buralarda hangi köye uğrasan geleni gideni olur. Ama Kibachi için tehdit olabilecek birileri hiç gelmedi. Gelen olmuşsa bile bunu bilmiyoruz.” diyor hızlı hızlı. Hemen ardından ise sonraki soruna cevap vermek için nefes alan adam, bir yandan da arkadaşının hala yaşayıp yaşamadığını kontrol ediyor göz ucuyla. Kolundaki kesiklerden akan kanlar, giderek yerin rengini kızıla bürürken, adam da elinden geldiğince tampon yaparak kanamayı en aza indirgemeye çalışıyor. Ancak halinde bakıldığı zaman oldukça kısa bir süre içinde kan kaybından dolayı kendinden geçeceğini anlamak için herhangi bir uzmanlığa gerek olmadığı rahatlıkla anlayabiliyorsun.

Arkadaşının durumunu en az senin kadar anlamış gibi duran diğer adam, bu sebeple birden sana odaklanıp konuşmasını hızlandırırken “Dedim ya, köyün dışından da gelsen Kibachi için tehdit oluşturmadığın sürece kimse sana bir şey demez. İstersen Kibachi için de çalışabilirsin, ancak bunu sen talep edemezsin. Kibachi kendileri için çalışmanı ister ve eğer bunu isterlerse de kabul etmek dışında bir tercih olmaz. Reddetmen durumunda bir şekilde seni ortadan kaldırırlar yani. Daha önce bu şekilde birkaç kişi öldürdüklerini duydum. Birkaç kişiyi de köyün dışına sürmüşler… Tabi bunlar anlatılanlar detaylarını bilmiyorum.” diyor. Kolun kesilen adam kendi canının derdine düşmüş olduğu için bu konuşmalara pek katılamasa da, bu adamdan ekstra bir bilgi çıkacakmış gibi görünmüyor. Bu sebeple sen de diğer soruna geçiyorsun.

Amachi Mai ile ilgili sorduğun soruya karşılık olarak, adam hızlı konuşmasına hiç ara vermeden “Yok tanımıyor. Biz Kibachi’den değiliz. Sadece sokak serserileriyiz. Bulduğumuz avları avlarız, paralarını alırız. Aldığımız paralarla da keyif süreriz. Bizim olayımız bu kadar.” diyor. Bu cümlelerinden sonra adam gitmek istercesine gözlerini arkadaşına dikiyor ve ardından “İnan başka bildiğimiz bir şey yok. Olsa zaten şu anda söylemeyeceksek başka ne zaman söyleyebiliriz ki! Bırak bizi gidelim, zaten sana saldırdığımız için cezamızı fazlasıyla kestin!” diyor. Bu esnada diğer adamın gözlerinin giderek kaydığını net bir şekilde görebiliyorsun. Şimdilik ölmeyecek olsa da, bayılmanın eşiğinde durduğunun farkındasın.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
Post Reply

Return to “Yağmur Ülkesi”