[Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

User avatar
Ashikaga Shun
Kaçak
Kaçak
Posts: 120
Joined: June 18th, 2019, 2:57 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by Ashikaga Shun » July 2nd, 2020, 2:59 am

Shun'un içeriye girişi, Mai'nin dışarı çıkışı ile son buldu!

Artık bundan sonra, Mai'ydim. Onun gibi düşünmeli, onun gibi konuşmalı ve elbette onun gibi görünmeliydim. Atacağım en ufak yanlış bir adımın, uçurumdan aşağıya giden en keskin sapağa atacağından emindim. Bunun ciddiyetinde, ama çok da gerilmeye mahal vermeden, dış dünyaya adımımı attım. Adımlarımı bile, Mai'nin atması gerektiği gibi, dik ve çok şişman birine yaraşır hantallıkta olacaktı. Kadını ilk gördüğüm andan itibaren, ondan izlenimlediğim tüm vücut dilini kopyalamaya çalışacaktım. Postürüm, surat ifadem, duygularım... Hepsi, Mai'den beklenecek kadar paytak ve aşağı olmalıydı.

Bu yolculuk beni, ilk olarak ramen dükkanının önüne götürdü. Hala bir müşterinin gelip gittiği yoktu. Takuji bir köşede, yarasını yalayan bir kedi gibi çökmüştü; ekürisi Ako'nun ise, hala bir doktor aradığını tahmin ettim. Yalnızdık. Bana güvenebilirdi, benden korkabilirdi, bana 'dökülebilirdi!' Beni gördüğünde, ağzımdan bir şey çıkmasına izin vermeden, ayağa kalktı ve acınası bir ifade ile konuşmaya başladı. Adamın tüm bedeninden mahçup olduğunu görebiliyordum, kendi acısından çok, Mai'yi kızdırmış olduğundan ötürü bu duygunun kabardığını düşünmeden edemedim.

İlk önce bir şey demedim. Onun yerine, bu durumda Mai'nin ne söyleyeceğini düşündüm. Sertti ve makyavelistti, ama adamı ona güveniyor gibiydi. En azından Takuji, demin yaşadığı acıları bir kenara bırakıp, yaptığı/yapmadığı davranışlar için af dilemişti. Belki Mai bir miktar babacan olabilir miydi? Peh, sanmam! Kibachi'li birinin ölümü bile örgütü hareke geçirmeyecek kadar birbirinden bağımsızlardı. Tek gerçek patron, Mai'ydi. Ve tabii, henüz göremediğim ikili vardı. Acaba şuan ne yapıyorlardı?


"Bir daha hata istemiyorum, Takuji. Beni anladın mı, tek bir hata daha istemiyorum!"

Vurgu ve tonlamayı bile, Mai'nin yapacağını düşündüğüm şekilde yapmıştım. Aslında amacım, nispeten önemsiz bir karakter olan Takuji üzerinde, Mai rolümün ne kadar iyi olduğunu deneyimlemekti. Eğer adam yaptığım rolü tamamen yutar ve en ufak bir tepki dahi vermezse, yaptığım işte başarılıyım demekti. Yok eğer bir tepki verirse, bu karakterimden çıktığımı ve daha çok Mai'ye benzemek için hayalimdeki figürü düzenlemem gerektiği anlamına geliyordu. Kibachi'nin içlerine doğru ilerlerken, rolümü iyiden iyiye benimsemeliydim.

"Kendi mekanımdaki gürültüden ötürü uyuyamadım, muhteşem. Takuji! Sana bir şans daha veriyorum. Bana son zamanlarda neler olduğunu, neler işittiğini anlat. Belki uykumu tekrar getirirsin."

Nispeten önemsiz bir şeymiş gibi, ama Mai'nin olması gerektiği patronluğundan ödün vermeden, elimi emredercesine salladım. Bu sırada mekandaki en görkemli, en şaşalı sandalyeyi; dükkanın orta yerine çektim ve oturdum. Sanki gerçekten uyumayı bekliyormuş gibi, kolumu masaya yaslayıp rahat bir postür aldım. Adamın ne konuşacağını bilmememe rağmen, onun benim neyi ima ettiğimi anlamasını umuyordum. Bakışlarımı sorgular, hatta onu konuşmaya zorlar bir ifadeye büründürüp adamın ağzımdan neler döküleceğini dinlemeye başladım.

Eğer benden şüphe ederse, onu efendisine kavuşturmaya hazırdım. Ama, bu kadar zeki olmadığını bildiğim için de, bir o kadar üzgündüm açıkçası. Bu şişko ve iğrenç mahluğun görünümüne büründürmek, beni ufaktan rahatsız etmeye başlamıştı. Şu aptal Kibachi'nin ve onun bağlantılarının işe yararsa oldukça iyi ederdi. Yoksa Mai'ye verdiğim sözü tutup, her birisini tek tek avlamak bile iyi bir fikir gibi gelmeye başlamıştı. Hem de sadece zevk için!
Image
Künye

İsim: Ashikaga Shun
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 3.000
Ün: 10
GP: 0
PP: 3



Motivasyon
Egosantrizm: Shun, hayatı tamamen tek kişilik yaşayan bir insandı. Bu hayatı, sadece kendisinin oynaması için oluşturulmuş bir oyun bahçesi olarak görüyordu. Tek gerçek insan oydu, her zaman oydu ve her zaman o olacaktı. Kendi arzularının peşinde koşmak, onun yaşama amacı haline gelmişti. Arzuladığı şeyleri söküp almak için güne uyanır, ertesi gün yine bu bilinçle uyanabilmek için uykuya dalardı. Değişken ruh hali ve sofistike zevkleri, o an için ne arzuladığını belirlerdi. Ama buradaki odak, Shun'un ne arzuladığı değil, arzuladığı şeyi elde etmek için gittiği yoldu. Bu yolda yürürken acı çekmek, hayal kırıklığına uğramak veya yolun sonunda coşkun bir mutluluğa kavuşmak... Yolun tümünden mutlu olan bir insandı Shun, yolu bitirebildiği ve arzusunu söküp alabildiği senaryolarda tabii. Geri kalan hiçbir şey veya hiçkimse önemli olmazdı. Düşündüğünü yapmalıydı, çünkü o tek ve özeldi. Ne olursa olsun, ne feda edilmesi gerekiyorsa edilsin. Her şeyin ve herkesin üstünde olmak, yaşama bilinciydi.

Galaksi Rehberi: Hangi yolu, nasıl yürümesi gerektiğine bu sayede karar verebilmişti Shun. Sofistik ve sanatsal zevkleri vardı bizimkinin, daha önce hiç görmediği bir yücelik karşısında erirdi. Yüce ve zengin şeylere sahip olmak, sanat eserlerinin doğumuna şahit olmak, kimsede ait olmayana sahip olmak gibi nice tutkuya sahipti. Fakat bunu asla ve asla, aynı yerde bağlı kalarak yapamazdı. Yepyeni şeyler görmeli ve her gördüğü muhteşem şeyi kendisine katmalı ve sahip olmalıydı. Bunu yapabilmek için yürürdü Shun, bir şeyler öğrenmek ve bunları kazanabilmek için. Kimsenin görmediğini görebilmek ve kimsenin sahibi olamadığı güzelliklere sahip olabilmek için. Zevkleri konusunda çok seçiciydi, paylaşmaktan da pek hoşlanmazdı Shun. Ama her zaman, ama her zaman onları göstermekten ve sahip olduğunun bilinmesinden hoşlanırdı. Onun galaksi rehberi de buydu işte, yüceliği söküp almak ve kendisine katmak!



Komplikasyon
Güvenli Alan; Varlık: Shun, kitleler arasında ki en dikkat çekici insan olması gerektiğini düşünür. Çünkü diğer insanlardan daha 'farklı' ve pekala daha özeldir. Shun'un güvenli alanı, en çok ilgi duyulanın, sözü dinlenilen ve akılda kalan insanın kendisi olduğu ortamlardı. Fakat normal insanlar gibi, aynı güvenli alanda yaşayabilen bir insan değildi o. Sürekli yoluna devam eden bir missing-nin olarak, ne yaparsa ve nereye giderse gitsin; kendi güvenli alanını da beraberinde getiren bir adamdı. En çok ilgi toplayanın (en etkileyicinin) Shun olmadığı, sözleri verenin ve tutanın o olmadığı her an, bu psikolojik ve toplumsal üstünlüğü geri almak için hemen hemen her şeyi yapabilir.



Özellikler
Ciğer Yarası: Karakter her ne kadar karaciğerindeki yaralanmayı iyileştirmişse de, tedavi sonrası rehabilitasyon süreci içerisinde kondisyon bakımından olumsuz etkilerle karşılaşması muhtemeldir. Bu nedenle karakter, eşit özellikteki kişilere nazaran daha çabuk yorulmakta ve yorgunluğu arttıkça direnci de düşmektedir. Karakterin aksiyonları rehabilitasyon sürecine doğrudan etki etmektedir. Tüm bu durum karakterin rutin hayatında herhangi bir engel oluşturmamaktadır.



Profil

Stat Listesi
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 3
Potansiyel: 3
Varlık: 11
Zeka: 9

Beceri Listesi
Atletizm: 1
Akrobasi: 1
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 1
Ninshuu: 1
Aldatma: 1 {Favori}
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 1
İzcilik: 1



Teknikler

Taijutsu
Shigure: C Rank

Genjutsu
Rakumei no Jutsu
Shibou no Jutsu
Magen: Bunshin
Teishi no Jutsu
Raigen

Ninjutsu
Shunshin



Ekipmanlar/Eşyalar
Yuna no Katana
2 Sentetik Misina, 5mt (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
4 Sis Bombası (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
3 Shuriken (Normal Kalite)
Altın Yüzük
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1671
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by GM - Naruto » July 3rd, 2020, 12:39 pm

Hayatına Mai’nin görünümünde devam etmeye başladığın bu ilk anlarda, Takuji’nin konuşmasına sadece bakışlarınla karşılık veriyorsun. İlk etapta takındığın bu tavır, Takuji’nin biraz daha içine sinmesine neden oluyor. Başını kaldırmak yerine, omuzlarına doğru iyice bastırarak karşında küçülen Takuji, konuşmaya başlamanla beraber kafasını kaldırarak sana bakmaya başlıyor. Takuji’nin gözlerindeki utanç net bir şekilde görülebilirken “Bundan sonra daha dikkatli olacağım ve hata yapmayacağım.” diyor Takuji. Ancak bunu söylerkenki ses tonu, utançla beraber bir özgüvensizliği de barındırıyor gibi görünüyor. Diğer bir deyişle, Takuji hata yapmaktan çekinse de hata yapmayacağı konusunda net bir tavır gösteremiyor. Bu aşamaya kadar yaptığını konuşmada ise, Takuji’nin Mai rolünü tamamen yuttuğunu söylemek mümkün görünüyor. Elbette bunda yaptıklarından dolayı Mai’den çekinmesinin bir etkisi olduğunu da düşünüyorsun. Ancak yine de, bu aşamaya kadar Takuji’nin senden şüphelendiğine dair en ufak bir his alamıyorsun.

Konuşmana devam ettiğin sırada, Takuji bu kez boynu bükük bir şekilde durmak yerine, dikkatle seni dinlemeyi tercih ediyor. Konuşman sonlandığı sıralarda ise, müşterilerin bulunduğu noktada bir sandalyeyi tezgahın ortasına doğru çekiyor ve bu sandalyeye oturuyorsun. Büyük cüssene küçük gelen sandalyenin verdiği rahatsızlık hissine aldırış etmeden postürünü almanın ardından ise Takuji’nin söyleyeceklerine kendini veriyorsun.

Sözlerinin üstüne senin oturmanı bekleyen Takuji, senin sandalyeye kurulmanın ardından önlüğünün önündeki defteri çıkartıyor ve sayfaları biraz karıştırdıktan sonra, bir sayfayı açarak senin önüne bırakıyor. Açık sayfaya hafifçe göz attığında, her bir satırında bir isim ve karşısında belirli bir ryo miktarı yazdığını görüyorsun. Satırların en sonunda “Ueda Katai” ismini ve karşısındaki 500 Ryo ibaresini gördüğün sırada, az çok Takuji’nin sana ne sunduğunu ve ne konuşacağını anlayabiliyorsun. Deftere bakmanı bir süre bekleyen Takuji hafifçe bir nefes alarak söze gireceğini işaret ettikten sonra “Dün akşam istediğiniz gibi tarifesiz satışa başladık. Açıkçası gelen müşterilerin hemen hemen hepsi normal fiyatlarımızın üstünde ücret ödedi. Sadece bir tanesi hiçbir ücret ödemezken, iki tanesi de ücretin altında fiyat ödedi.” diyor.

Takuji’nin bu sözleriyle birlikte sayfaya bir kez daha baktığında, normal güzellikte bir el yazısıyla şunların yazıldığını görüyorsun:
Ishikawa Washi – 300 Ryo
Utsumi Kin – 450 Ryo
Toyama Kiri – 320 Ryo
Ige Mikio – 750 Ryo
Koyasu Eitsu – Ücret ödemedi
Yoshiro Aeko – 120 Ryo
Matsui Soshu -1.000 Ryo
Terada Namboku – 45 Ryo
Uramoto Riko – 658 Ryo
Amisaki Rui – 25 Ryo
Ishibashi Kafu – 150 Ryo
Ueda Katai – 500 Ryo
Senin sayfayı incelemeni kısa bir süre daha bekleyen Takuji kısa bir süre sonra ise “Bir de şu son gelen müşteri var tabi, herhangi bir ücret ödemedi.” diyor biraz da çekinerek. Ancak bu konuyu hemen kapatmak için daha lafını bitirmeden tekrar konuşmaya başlayan Takuji “İnsanlara ücretleri kendilerini belirlemelerini söylediğim zaman karşı çıkan veya şaşıran pek kimse olmadı. Bazıları üstünde olan tüm paraları verdi. Bunlar Riko, Washi ve Kiri… Ücret ödemeyen Eitsu ise talep etmeniz halinde yediği yemeğin ücretini fazlasıyla ödeyebileceği söyledi. Bizim devamlı müşterilerimizden biri olan Eitsu’dan ücret isterseniz ödeyeceğine eminim. Hatta fazlasını bile verecektir. Bunun yanında Namboku ve Rui, ücretin altında para ödeseler de bir açıklama yapmadılar. Soshu’ya ise çok fazla verdiğini söylememe rağmen, sizin bir bildiğinizin olduğunu ve ayrıca bugüne kadar oldukça makul fiyatlarda yemek yediklerini düşündüğünde verdiği paranın yeterli olacağını söyledi.” diyor.

Müşterilerle ilgili açıklaması bitmiş gibi duran Takuji, söyleyeceği son birkaç şey olduğunu daha belli etse de, konuya nasıl gireceğini pek bilememiş gibi kıvranmaya başlıyor. Ancak bu kıvranışlarının kendisine çok bir şey getirmeyeceğini de bildiği için hafifçe nefes almasının ardından “Şu gelen son adam… Buraya yemek yemek için gelmediğini biliyorsunuz. Onunla ne konuştuğunuzu bilmek haddime değil ancak, buraya geldiği gibi en pahalı yemeğinizden sipariş verdi ve ardından sizi bulmak adına doğrudan beni tehdit etme yolunu seçti. Sanırım isminizi herkes çok kolay dile getiriyor, zira bir yabancı bile doğrudan size ulaşabiliyor. Başından beri sergilediğiniz gizliliğinizin fazlasıyla ihlal edildiğini düşünüyorum.” diyor. Konuşmasını bu noktada sonlandıran Takuji, sadece içinden geçenleri olabildiğince samimi bir şekilde dile getirmiş gibi görünüyor. Sözlerinin altında Mai hakkında gerçekten endişelendiğini rahatlıkla fark edebiliyorsun.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Ashikaga Shun
Kaçak
Kaçak
Posts: 120
Joined: June 18th, 2019, 2:57 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by Ashikaga Shun » July 8th, 2020, 4:40 am

Takuji'nin kalbindeki derin yarayı görüyordum. Ezilmişti, ufaktı, tek bir harekette göğüs kafesinden sökülüp alınabilecek yakınlıktaydı. Yine de, elim o göğsü delip geçmedi. Onun yerine... Sakin postürünü korudu, ağzın ve kulakların işini yapmasına izin verdi. Dinledim bu zavallı adamı, her bir mimiğinden hüzün ve mahcubiyet akan adam, bir saniye bile olsun şüphelenmedi. Ezildikçe büzüldü, büzüldükçe daha da içine kapandı. Sanki büyük bir kurdun kendisini ham yapmasını beklermiş gibi, çaresiz ve bitaptı. Yine de, karşısındaki kurttan korkmuyordu. Kaderine razıydı, bir an sonra gırtlağından akacak kanlara rağmen, gelen pençe darbesini göğüsleyecekmiş gibi bir tavır sergiliyordu.

'Ne kadar da acınası!..'

Yine de, bu adamın münzevi halini kendi lehime çevireceğimin farkındaydım. Başarısız bir herifti şu Takuji, hatası için af diliyor ama bir sonraki hatanın olmayacağını söyleyemiyordu. İlk anlarda, Mai'nin neden onu yanında tuttuğunu kavrayamamıştım. Çok zeki değildi, becerikli yada yararlı ise hiç... Ama daha sonralardan, her ağzımdan çıkana karşı boyun eğdiğini fark etmiştim, şu Takuji'nin. Her söylediğim, bir istek yada arzu belirtmese bile, anında yerine getiriliyordu. Bir çeşit uşak, hayır, bir çeşit köleden farksız değildi. Kesin bir şeyler söylemek, Mai'nin üç metre ötede çürümekte olduğunu düşünürsek, artık güçtü. Yine de, destekli bir atış yapıp, Mai'nin bu adamı güvenilir bulduğu için etrafında tuttuğunu düşünmeye başlamıştım. Biraz yarım akıllıydı ama, sadıktı. İhtiyar bir köpek gibiydi, düşmanları ısıracak takati yoktu belki; yine de kapıya bağlayıp, bir tas su koymaktan zarar gelmezdi adama.

Konuşmam tamamlandığında, önüme bir defter sunuldu. 'Şu' ünlü defter... İçinde tam olarak on iki isim vardı. Benimki, yani gerçek olandan söz ediyorum, onların arasında değildi. Dertlerimden bir tanesinin yavaşça azaldığını hissettiğimi söylemezsem yalan olurdu doğrusu. Gerçek ismimin, hele hele katanayla öldürülmüş bir suç patronunun olduğu bir köyde, kirli bir defterin arasından çıkmasından endişeleniyordum. Neyse ki ne Takuji, ne de Mai, ismimi yazacak kadar beni önemsemişti. Belki de ikisinin de buna şansı olmamıştı. Şans... Sadece benim alıp, benim verdiğim bir meziyet iken ne kadar da güzeldi. Mai'den alınmış bir şans, başka bir Kibachi mensubuna verilebilirdi. Mesela... Şu Utagawa'lar!


"Demek birisi hiç ücret ödemedi ve diğer ikisi normalden de az ödediler..." Sanki çok önemliymiş gibi, birkaç saniye duraladım. Herhalde Mai, kendisine olan bağlılığı ölçmek için bu sistemi kullanıyordu. Yok eğer koca(?) Kibachi'nin geliri şurada yazan üç kuruş Ryo ise, alayının... "Sebepsiz yere az para ödeyen ikili hakkında ne düşünüyorsun? Nerede yaşadıklarının hatırlatılmasına gerek var mı?" Aslında üç kuruş para umurumda değildi, eğer yanılmıyorsam, Mai'nin de umurunda olmamalıydı. Sadece, normal şartlar altında, böyle bir durumda Mai'nin ne yapacağına emin değildim. Takuji'nin, Mai'nin daha önceki davranışına / tepkisine paralel bir cevap vermesini umuyordum. Böylece, zihnimdeki Mai imgesini daha iyi bir şekilde pekiştirebilirdim.

Müşterileri konuşma faslı bittiği zaman, Takuji'nin kendini konuşmaya zorladığını fark etmiştim. Sanki kaderinden kaçamayan bir balık gibi, ağın çeperlerine doğru kendisini vuruyordu. Son bir cesaret atlayışı gerçekleştirdi ve aldığı derin nefes ile birlikte söze başladı. Benden bahsetti, gerçek benden... Ardından, şuanki formuna büründüğüm kadın için endişelendiğini söyledi. Bu, bir yaverin yapacağı bir şey değildi. Bu adam gerçekten Mai'yi umursuyordu. Bu kadar iğrenç bir forma aşık ise gerçekten koca bir kahkaha patlatabilirdim. Ama sonra, bunun lehime olduğunu görüp, düzenlediğim oyunu hiç bozmamaya karar verdim. Adamın duygularına hükmettiğim sürece, tüm Kibachi'yi tek bir köpek üzerinden kontrol edebilirdim.

Yada, onun sevdiği ve saygı duyduğu kadının gırtlağını kestiğim söyler; çürümeye yüz tutan bedenini bu köpeğe yedirirdim.
Yada, şovu keser ve yoluma devam ederdim. Kibachi'nin bana göre olmadığını fark eder, boşa kaybettiğim vakit basit bir küfür savururdum.
Göreceğiz.


"Haklısın Takuji, gelen adam seni ilgilendirmiyor!" Bir an için yükseldim, aynı Mai'nin bana yaptığı gibi, ben de bu adama aramızdaki mesafeyi hatırlatmak istedim. Ama ardından, alçaldım ve duruldum. Sakinleştim ve daha müzakere edilebilir 'formuma' dönüverdim. "Ama, ismimin çok fazla zikredildiği ortada. Peki, ne öneriyorsun? Kimden şüpheleniyorsun? Şu Utagawalar..."

Sustum. Suratımda anlamlı bir bakışla, gerisini Takuji'nin tamamlamasını istediğimi belirttim. Son sözcüklerimi, sanki gizli bir sırrı açığa çıkarıyormuş gibi, normalden daha alçak bir tonda söylemeye gayret etmiştim. Utagawa'lar hakkında en ufak bir fikrim, hayalim yada düşüncem dahi yoktu. Mai'yi bu kadar önemseyen bir adamın, bu ikiliye karşı tutumuna göre, Mai'nin Utagawa'lar ile olan ilişkisini anlamayı planlıyordum. Mai patron muydu, yoksa Utagawa'ların ortağı mıydı... Utagawa'lar şuan neredeydi yada ismimi yayıyor(?) olabilirler miydi... Bu noktadan sonra, tüm planımı, Takuji'nin ağzından çıkacak olan sözlere göre kurgulayacaktım.

'Değerini kanıtla, Takuji. Yoksa, Kibachi yandığında sen de orada olursun!'
Image
Künye

İsim: Ashikaga Shun
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 3.000
Ün: 10
GP: 0
PP: 3



Motivasyon
Egosantrizm: Shun, hayatı tamamen tek kişilik yaşayan bir insandı. Bu hayatı, sadece kendisinin oynaması için oluşturulmuş bir oyun bahçesi olarak görüyordu. Tek gerçek insan oydu, her zaman oydu ve her zaman o olacaktı. Kendi arzularının peşinde koşmak, onun yaşama amacı haline gelmişti. Arzuladığı şeyleri söküp almak için güne uyanır, ertesi gün yine bu bilinçle uyanabilmek için uykuya dalardı. Değişken ruh hali ve sofistike zevkleri, o an için ne arzuladığını belirlerdi. Ama buradaki odak, Shun'un ne arzuladığı değil, arzuladığı şeyi elde etmek için gittiği yoldu. Bu yolda yürürken acı çekmek, hayal kırıklığına uğramak veya yolun sonunda coşkun bir mutluluğa kavuşmak... Yolun tümünden mutlu olan bir insandı Shun, yolu bitirebildiği ve arzusunu söküp alabildiği senaryolarda tabii. Geri kalan hiçbir şey veya hiçkimse önemli olmazdı. Düşündüğünü yapmalıydı, çünkü o tek ve özeldi. Ne olursa olsun, ne feda edilmesi gerekiyorsa edilsin. Her şeyin ve herkesin üstünde olmak, yaşama bilinciydi.

Galaksi Rehberi: Hangi yolu, nasıl yürümesi gerektiğine bu sayede karar verebilmişti Shun. Sofistik ve sanatsal zevkleri vardı bizimkinin, daha önce hiç görmediği bir yücelik karşısında erirdi. Yüce ve zengin şeylere sahip olmak, sanat eserlerinin doğumuna şahit olmak, kimsede ait olmayana sahip olmak gibi nice tutkuya sahipti. Fakat bunu asla ve asla, aynı yerde bağlı kalarak yapamazdı. Yepyeni şeyler görmeli ve her gördüğü muhteşem şeyi kendisine katmalı ve sahip olmalıydı. Bunu yapabilmek için yürürdü Shun, bir şeyler öğrenmek ve bunları kazanabilmek için. Kimsenin görmediğini görebilmek ve kimsenin sahibi olamadığı güzelliklere sahip olabilmek için. Zevkleri konusunda çok seçiciydi, paylaşmaktan da pek hoşlanmazdı Shun. Ama her zaman, ama her zaman onları göstermekten ve sahip olduğunun bilinmesinden hoşlanırdı. Onun galaksi rehberi de buydu işte, yüceliği söküp almak ve kendisine katmak!



Komplikasyon
Güvenli Alan; Varlık: Shun, kitleler arasında ki en dikkat çekici insan olması gerektiğini düşünür. Çünkü diğer insanlardan daha 'farklı' ve pekala daha özeldir. Shun'un güvenli alanı, en çok ilgi duyulanın, sözü dinlenilen ve akılda kalan insanın kendisi olduğu ortamlardı. Fakat normal insanlar gibi, aynı güvenli alanda yaşayabilen bir insan değildi o. Sürekli yoluna devam eden bir missing-nin olarak, ne yaparsa ve nereye giderse gitsin; kendi güvenli alanını da beraberinde getiren bir adamdı. En çok ilgi toplayanın (en etkileyicinin) Shun olmadığı, sözleri verenin ve tutanın o olmadığı her an, bu psikolojik ve toplumsal üstünlüğü geri almak için hemen hemen her şeyi yapabilir.



Özellikler
Ciğer Yarası: Karakter her ne kadar karaciğerindeki yaralanmayı iyileştirmişse de, tedavi sonrası rehabilitasyon süreci içerisinde kondisyon bakımından olumsuz etkilerle karşılaşması muhtemeldir. Bu nedenle karakter, eşit özellikteki kişilere nazaran daha çabuk yorulmakta ve yorgunluğu arttıkça direnci de düşmektedir. Karakterin aksiyonları rehabilitasyon sürecine doğrudan etki etmektedir. Tüm bu durum karakterin rutin hayatında herhangi bir engel oluşturmamaktadır.



Profil

Stat Listesi
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 3
Potansiyel: 3
Varlık: 11
Zeka: 9

Beceri Listesi
Atletizm: 1
Akrobasi: 1
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 1
Ninshuu: 1
Aldatma: 1 {Favori}
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 1
İzcilik: 1



Teknikler

Taijutsu
Shigure: C Rank

Genjutsu
Rakumei no Jutsu
Shibou no Jutsu
Magen: Bunshin
Teishi no Jutsu
Raigen

Ninjutsu
Shunshin



Ekipmanlar/Eşyalar
Yuna no Katana
2 Sentetik Misina, 5mt (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
4 Sis Bombası (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
3 Shuriken (Normal Kalite)
Altın Yüzük
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1671
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by GM - Naruto » July 10th, 2020, 10:10 am

Müşteriler noktasında Takuji’ye sorduğun soru, adamın yüzüne yayılan koca bir şaşkınlık ifadesiyle buluşuyor. Sanki ömrü boyunca kendisine ilk kez bir soru yöneltilmiş gibi duran Takuji’nin kızarmaya başlaması, aslında Mai’nin Takuji’nin fikilerine alan bir tip olmadığını gösteriyor sana. Haliyle, fikrinin sorulmuş olması Takuji’yi tarifsiz bir şaşkınlığa düşürürken, Takuji ne diyeceğini bilemez bir şekilde garip sesler çıkarmakla yetiniyor. Bu garip seslerin birkaç saniye hakim olduğu konuşmaya Takuji gırtlağını hafifçe temizleyerek ara veriyor. Ardından hafifçe bir nefes alan Takuji, şiir okumaya çıkmış bir akademi öğrencisi heyecanıyla konuşmaya başlıyor. “Aslına bakarsanız Mai-sama…” diyerek düzgün konuşma moduna dönen Takuji “Namboku ve Rui pek paralı tipler değiller. Gündelik işlerde çalışıp para kazanırlar. Onların nerede yaşadıklarını bildiğini düşünüyorum ve bugüne kadar hep en ucuz yemeği yiyip parasını ödemiş olan tipler. Fiyat olmadığını görünce de, muhtemelen biraz para ödeyip gerisini ayırmayı düşünmüşlerdir.” diyor. Düşüncelerini dile getirirken heyecanını bastırmaya çalışan Takuji “Ancak arzu ederseniz onları gündelik işlerde kullanabiliriz. Yevmiyelerini az tutup, yedikleri yemeğin parasını çıkartabiliriz. İkisinin de buna karşı geleceğini düşünmüyorum.” diyor.

Takuji kendince oldukça değerli olan fikirleri ortaya sunarken, bir yandan da Takuji’nin Mai’ye karşı tutumunu da gözlemlemeyi sürdürüyorsun. Ancak Takuji konuşmaya devam ettikçe, hissettiğin tek şey bir saygılı bir bağlılıktan fazlası olmuyor. Takuji’nin Mai’ye karşı bunun dışında bir şeyler hissettiğine dair hiçbir ipucu yakalayamıyorsun. Dolayısıyla kafandaki iğrenç aşk fantezisi de bu bağlamda çürümeye yüz tutuyor.

Yükselerek yapmaya başladığın konuşma, az önce düşüncelerini açıklamasıyla öz güveni tazelenen Takuji’yi bir anda yine pısırık bir konuma itiyor. Kafasını omuzlarına doğru gömen Takuji, giriş yetkisi olmayan topraklarda elini kolunu sallaya sallaya gezerken yakalanmış bir biçare gibi siniyor. Ancak ardından yine düşüncesine başvurman, Takuji’yi tamamen ambale ediyor. Gözleri sağa sola doğru sürekli bir hareket halindeyken, ağzından çıkan son kelime adeta Takuji’yi ölü sessizliğine ve hareketsizliğine gömüyor. Yüzü beyazlayan, nefes dahi almayan Takuji, söylediklerinin etkisinde birkaç saniye kalırken, yine bir gayretle kendini zorlayarak anlamsız sesler senfonisine başlıyor. Ancak bu kez, bir öncekine nazaran çok daha şaşkın duran Takuji’nin heyecanını da tamamen silip attığını fark ediyorsun. Derin birkaç nefesin ardından Takuji kendini toparlamaya çalışsa da bunu pek başarabilmiş gibi görünmüyor. Ancak yine de, senden –daha doğrusu Mai’den- gelen soruya bir cevap vermesi gerektiğini bildiği için “Bağışlayın Mai-sama ancak, Genpaku-san ile Shigeki-san’ın böyle bir şey yapmasına imkan ve ihtimal dahi veremiyorum. Biliyorsunuz, onlar sizin kardeşiniz gibidir. Size ihanet edecek adımı atmaları mümkün değil. Kendimi ne kadar zorlarsam zorlayayım, aklım böyle bir seçeneği almıyor.” diyebiliyor. Konuşması kesik kesik ve söylediklerine son derece inanmış bir şekilde olan Takuji, kafasında hala böylesine bir ihtimalin var olup olamayacağını değerlendiriyor gibi olsa da, yüzündeki ifade konuşmasını sonuna kadar destekliyor. Ne var ki, Takuji’nin yüzüne yerleşmiş şüphe tohumlarının bir anda sana doğru yönelebileceğini de hissetmeye başlıyorsun. Fikri alınmayan bir adamdan üst üste fikir almak ve Utagawalardan bir şekilde şüphe etmek, pek de Mai tarzı değil gibi görünüyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Ashikaga Shun
Kaçak
Kaçak
Posts: 120
Joined: June 18th, 2019, 2:57 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by Ashikaga Shun » July 14th, 2020, 5:30 am

Takuji'nin ağzından dökülen her bir konuşmayı, her bir partikülü ve zerreciği sindirmek üzere kulaklarımı açmıştım. Adam, ilk defa konuşmayı öğrenen bir ceylan kadar beceriksizdi. Yine de, Kibachi'lilerin dünyasını anlamaya ışık tuttuğu için, bu çileye katlanmayı sürdürdüm. Her bir sözcükte, Takuji'nin bağlılığının aşk gibi bir duygudan değil; saygıdan ve itaatkarlıktan geldiğine emine olmaya başlamıştım. Öyle yada böyle, Takuji itaatkar bir köpek olmaktan öteye gitmiyordu. Kibachi ve Kibachi düzeni hakkında hatrı sayılır bir bilgisinin olması, Mai'nin de ona bir miktar güvendiğine işaret ediyordu. En azından özel meseleleri onun yanında konuşmaktan, onun ortamda olmasının bir tehlike arz etmediğinden emindi. Yani bir zamanlar. Şimdi ise çürümeye yüz tutmuş bir cesed kendisi. Ne acı, ne acı...

Ne var ki, sorduğum sorular daha derinleri eşeledikçe; Takuji'nin ifadeleri de bir o kadar rahatsız edici olmaya başladı. Belli ki Utagawalar, benim onları düşündüğümden farklı tiplerdi. Hatta tam olarak adamdan alıntı yapacak olursam, 'onlar benim kardeşim gibi'ymiş. Bu kullanabileceğim bir bilgi olarak, hemen aklımın karanlık bir köşesine not edilmişti. Mai'nin iğrenç sıfatını, bu ikiliye karşı kullanabilirdim. Hala Kibachi'yi nasıl yöneteceğim yada onu nasıl kendi çıkarıma kullanacağım konusunda iyi bir fikrim yoktu. Ama daha şimdiden, üç patrondan birisinin kellesini almış; diğer ikisinin ise zayıf karınları hakkında iyi bir fikir elde etmiştim. Doğru zaman geldiğinde, kardeşi gibi gördükleri kadından gelecek bir katana darbesini beklemeyeceklerdi.

Fakat tabii, bu kadar ilerisini düşünemezdim. Önümde daha ufak, ama, çözülmesi gereken problemler mevcuttu.

"Normalde sana danışmam, Takuji. Yabancıya karşı beni savunduğun için, bunu bir ödül olarak kabul et! Ama doğru cevap. Eğer Utagawa'lara laf etseydin, sonu kötü biterdi."

İğrenç sıfatıma, Mai'ye yarışacak bir sırıtma kondurdum. Takuji elbette benim ve Mai ile olan bağlantıyı asla çözemeyecekti. Shinobi yöntemlerini bilmesi imkansıza yakındı, bu bağlantıyı kurması ise, daha da ötesine işaret ediyordu. Yine de, onun ruhundaki kuşkuyu söküp atmak istemiştim. Bu sebeple, adamın şüphesini dindirebilecek en orta yolu sunmuştum: ödül. Evet, Takuji fikri sorulmayan bir figüran olabilirdi. Ama, bu gece yaptıklarından ötürü ona daha fazla güvendiğim izleniminden hoşnut kalacağına kanaat getirmiştim. Bu izlenimi vermek için, cümlelerimi sarf ettikten sonra, tekrar konuşmadan önce derince bir nefes alacaktım;

"Ama ismimin çok söylendiği konusunda haklısın, Genpaku ve Shigeki'ye danışmalıyım, onlar bu aralar nerede olacak demiştik?"

Sanki unutmuş gibi, yüzüme boş ve avel bir bakış yerleştirmeyi deneyecektim. Sanki tüm bu olan biten beni iyice şaşkına çevirmiş gibi, gözlerime bir miktar boşluk oturtacak; hatırlamaya çalışırcasına boşluğa odaklanacaktım. Soru daha çok kendi kendimle konuşurmuş gibi ağzımdan çıkacak, ardından derin düşüncelere dalacaktım. Bir noktada gözlerimi tekrar Takuji ile buluşturup, ister istemez, benim cümlemi tamamlamasını umacaktım. Adamın gerçekten unuttuğumu düşünüp, sorumu cevaplaması şuan için tek çarem gibi görünüyordu. Takuji önemli bir figür olmayabilirdi, yine de ben buradan gittikten sonra pervasız bir şey yapıp yapmayacağından emin olmak istiyordum. Bu yüzden, kafamda kurguladığım senaryoya (ifadeye) bürünmek için elimden gelen çabayı göstermeye çalışacaktım. Adamın ruhunun derinliklerinde oluşan tereddütün yeşermeye hazır olduğunun farkındaydım. Bu farkındalık, bana, yalanımı daha fazla kucaklama dürtüsü olarak geri dönüyordu.

Eğer bu konuşma sırasında, doktor bulmaya giden kız gelirse, önemsiz bir tavırla onu karşılamayı bekliyordum. Aslında her şey, Genpaku ve Shigeki'nin yerini öğrenip öğrenmeme göre değişecekti. Ama her halükarda, bu ramencide geçirmem gereken süreyi çoktan doldurmuş gibi bir hisse kapılmıştım. Öyle yada böyle, ufak ufak ramenciden çıkmanın yolunu yapacak, Mai'nin kurduğu patroniçeliğe (veya alfalığa) yaraşır bir şekilde; dükkandan çıkmak için bir bahane üretmeye çalışacaktım. Tabii bunu yapmadan önce, şu Utagawa'lar hakkında duymam gereken son cümleleri, biraz da sınırlarımı zorlayarak, dinleyecektim.


"Burnunu hallettikten sonra, dükkanı kapatabilirsin. Yarın tekrar işinin başında ol ve hata yapmaman ile ilgili söylediklerimi aklından çıkarma!"

Adamın suratına bakacak ve son durumda, benden ne kadar şüphelendiğini anlamaya çalışacaktım. Hala bu dükkanda yalnızdık, eğer şu aptal kadın çıkagelmezse, ve en kötü senaryoda bu yalnızlığı lehime kullanabilirdim. Son söylediklerimin, adamın endişelerini yatıştıracağına inanıyordum, yine de; emin olmak istiyordum. Herifin suratına, ezici bir aura ile bakacak ve hala onun gözlerinde (ve ruhunda) aynı 'Mai' olup olmadığımı kavramaya çalışacaktım
!
Image
Künye

İsim: Ashikaga Shun
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 3.000
Ün: 10
GP: 0
PP: 3



Motivasyon
Egosantrizm: Shun, hayatı tamamen tek kişilik yaşayan bir insandı. Bu hayatı, sadece kendisinin oynaması için oluşturulmuş bir oyun bahçesi olarak görüyordu. Tek gerçek insan oydu, her zaman oydu ve her zaman o olacaktı. Kendi arzularının peşinde koşmak, onun yaşama amacı haline gelmişti. Arzuladığı şeyleri söküp almak için güne uyanır, ertesi gün yine bu bilinçle uyanabilmek için uykuya dalardı. Değişken ruh hali ve sofistike zevkleri, o an için ne arzuladığını belirlerdi. Ama buradaki odak, Shun'un ne arzuladığı değil, arzuladığı şeyi elde etmek için gittiği yoldu. Bu yolda yürürken acı çekmek, hayal kırıklığına uğramak veya yolun sonunda coşkun bir mutluluğa kavuşmak... Yolun tümünden mutlu olan bir insandı Shun, yolu bitirebildiği ve arzusunu söküp alabildiği senaryolarda tabii. Geri kalan hiçbir şey veya hiçkimse önemli olmazdı. Düşündüğünü yapmalıydı, çünkü o tek ve özeldi. Ne olursa olsun, ne feda edilmesi gerekiyorsa edilsin. Her şeyin ve herkesin üstünde olmak, yaşama bilinciydi.

Galaksi Rehberi: Hangi yolu, nasıl yürümesi gerektiğine bu sayede karar verebilmişti Shun. Sofistik ve sanatsal zevkleri vardı bizimkinin, daha önce hiç görmediği bir yücelik karşısında erirdi. Yüce ve zengin şeylere sahip olmak, sanat eserlerinin doğumuna şahit olmak, kimsede ait olmayana sahip olmak gibi nice tutkuya sahipti. Fakat bunu asla ve asla, aynı yerde bağlı kalarak yapamazdı. Yepyeni şeyler görmeli ve her gördüğü muhteşem şeyi kendisine katmalı ve sahip olmalıydı. Bunu yapabilmek için yürürdü Shun, bir şeyler öğrenmek ve bunları kazanabilmek için. Kimsenin görmediğini görebilmek ve kimsenin sahibi olamadığı güzelliklere sahip olabilmek için. Zevkleri konusunda çok seçiciydi, paylaşmaktan da pek hoşlanmazdı Shun. Ama her zaman, ama her zaman onları göstermekten ve sahip olduğunun bilinmesinden hoşlanırdı. Onun galaksi rehberi de buydu işte, yüceliği söküp almak ve kendisine katmak!



Komplikasyon
Güvenli Alan; Varlık: Shun, kitleler arasında ki en dikkat çekici insan olması gerektiğini düşünür. Çünkü diğer insanlardan daha 'farklı' ve pekala daha özeldir. Shun'un güvenli alanı, en çok ilgi duyulanın, sözü dinlenilen ve akılda kalan insanın kendisi olduğu ortamlardı. Fakat normal insanlar gibi, aynı güvenli alanda yaşayabilen bir insan değildi o. Sürekli yoluna devam eden bir missing-nin olarak, ne yaparsa ve nereye giderse gitsin; kendi güvenli alanını da beraberinde getiren bir adamdı. En çok ilgi toplayanın (en etkileyicinin) Shun olmadığı, sözleri verenin ve tutanın o olmadığı her an, bu psikolojik ve toplumsal üstünlüğü geri almak için hemen hemen her şeyi yapabilir.



Özellikler
Ciğer Yarası: Karakter her ne kadar karaciğerindeki yaralanmayı iyileştirmişse de, tedavi sonrası rehabilitasyon süreci içerisinde kondisyon bakımından olumsuz etkilerle karşılaşması muhtemeldir. Bu nedenle karakter, eşit özellikteki kişilere nazaran daha çabuk yorulmakta ve yorgunluğu arttıkça direnci de düşmektedir. Karakterin aksiyonları rehabilitasyon sürecine doğrudan etki etmektedir. Tüm bu durum karakterin rutin hayatında herhangi bir engel oluşturmamaktadır.



Profil

Stat Listesi
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 3
Potansiyel: 3
Varlık: 11
Zeka: 9

Beceri Listesi
Atletizm: 1
Akrobasi: 1
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 1
Ninshuu: 1
Aldatma: 1 {Favori}
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 1
İzcilik: 1



Teknikler

Taijutsu
Shigure: C Rank

Genjutsu
Rakumei no Jutsu
Shibou no Jutsu
Magen: Bunshin
Teishi no Jutsu
Raigen

Ninjutsu
Shunshin



Ekipmanlar/Eşyalar
Yuna no Katana
2 Sentetik Misina, 5mt (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
4 Sis Bombası (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
3 Shuriken (Normal Kalite)
Altın Yüzük
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1671
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by GM - Naruto » July 16th, 2020, 10:06 am

Takuji’ye vermiş olduğun “ödül” adamın suratında yerli yersiz bir gülümsemenin yayılmasına neden oluyor. Sanki ödülden sonraki konuşmalarını duymamış gibi boşluğa düşen yüzü, aslında adamın böylesine bir ödüle ne kadar muhtaç olduğunu ve aynı zamanda Mai’nin Takuji üzerindeki rolünü sana anlatmaya yetiyor. Hemen ardından söylediklerini ve sorduğun soruyu, ödül sarhoşluğu ile dinleyen Takuji kısa bir süre daha bu halini sürdürse de, bakışlarınız karşılaştığı anda tekrar muma dönüyor. Bu kesişmeyle birlikte Takuji’nin yüzüne düşünceli bir hal düşerken, birkaç lafı ağzında geveliyor. Herhangi bir anlamı olmayan bu ve benzeri gevelemelere alıştığın için, Takuji’yi sıkıştırmıyorsun. Bu geveleme işi bakışlarının bir nebze sertleşmesiyle sona ererken Takuji “Benim bir fikrim yok Mai-sama. Bu benim bilebileceğim bir şey değil. Affedin, ama bana bu tür şeyleri söyleme gereği duymazsınız. Utagawalar da hakeza…” diyor sanki büyük bir günahın içine düşmüş gibi.

Utagawaların nerede olduğu konusunda Takuji’den bir şey çıkmayacağını anlamak seni bir nebze de olsa hayal kırıklığına uğratıyor. Ancak Takuji’nin duruma bakıldığında, bu konuyla ilgili gerçekten hiçbir fikri olmadığını görebiliyorsun. Dükkandan ayrılman gerektiğini düşünmeye başladığın anlarda ise Ako’dan hiçbir ses seda olmuyor. Takuji’ye cümlelerini söylemenin ardından, Takuji tekrar o mahcup haline dönüp kafasını utançla yere eğmekle cevabını veriyor. Bu noktaya kadar, Takuji’nin yüzüne yayılmış ve yer yer kendini belli eden şüphe tohumlarının silinmiş olduğunu da görebiliyorsun.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Ashikaga Shun
Kaçak
Kaçak
Posts: 120
Joined: June 18th, 2019, 2:57 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by Ashikaga Shun » July 20th, 2020, 4:58 am

Şüphenin, gelgitli bir deniz misali, adamın suratından çekilip gittiğini görebiliyordum. Tahmin ettiğim gibi, Takuji sahibinden ilgi bekleyen bir köpekti. Yanlış anlamayın, hayvanlara bayılırım! Ama insanlara göre çok daha kolay tahmin edilebilir varlıklardı, sadık ve aç. Bazen aynı anda ikisi de, bazen sadece teki... İlgiye, değer verilmeye ve onaylanmaya ihtiyacı olan adamın; duymak istediği şeyleri, tam olarak da gerekli olan sırada söyleyiverdim. Ardından geriye çekildim ve onun rahatlamasını, dökülmesine ve benden asla ama asla şüphe etmeyecek ruh haline bürünmesine izin verdim.

Size yalan söylemeyeceğim. İçten içe, bu kadar büyük saygı duyduğu kadını bir çöp parçası gibi köşeye atmaktan; onu öldürmek için bir gram ter bile dökmemekten zevk alıyordum. Adamın suratına baktığım her saniye, bunu ona bağırmak istiyordum. Ama kendime koyduğum görev bilinci, daha ötesine ve daha yüce amaçlara hizmet ettiğimi sanmam, buna engel oluyordu. Halbuki senin efendini ortadan ikiye yardım demek, ne kadar da keyifli olurdu!


"Bir süre yalnız kalıp düşünmek istiyorum. Kimse yanıma gelip beni rahatsız etmesin, Takuji, anladın mı?"

Bir elimle geriyi, odamı işaret ederek konuşmayı bitirdim. Zaten kapıyı kilitlemiş, cesedi olabildiğince pencerelerden ve ötesinden uzaklaştırmıştım. Yine de, kimsenin oraya gelip gelmeyeceği yönünde bir teminata ihtiyaç duyuyordum. Takuji bu iş için biçilmiş kaftandı doğrusu. Adam, onun vücudunu sanki bir tüy gibi yerden yere vuran bir yabancıya karşı bile konuşmamayı tercih etmişti. Kendisine verdiğim bu doğrudan emri, canı pahasına sahip çıkacağını biliyordum. Bunu bana, ilk seferinde, oldukça iyi bir şekilde göstermişti!

Adamın beni anladığından emin olmak için, bir süre gözlerine dik dik bakacak, hemen ardından da oturduğum koltuktan yavaşça kalkacaktım. Aynı Mai'nin hiçbir şey söylemeden kalkıp, benim eşliğimde ofisine geçmesi gibi; ben de kalkacak ve dükkanın kapısından çıkacaktım. Çevremde olup bitene karşı dikkatli, ama bir o kadar da rahat bir postürde ilerleyerek; demin kilitlediğim kapının yakınlarına gelecektim. Bu kapının ardında Mai'nin cesedinin yattığının farkındaydım ve aslında bakacak olursanız, buradan olabildiğince uzak durmak istiyordum. Ama şuan için, Mai'nin görünümünde kaldığım süre boyunca, herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmayacaktım. Ve bu süre boyunca, kadının cesedinden çıkan ikinci anahtarın sırrını çözmem gerekiyordu.

Şuana kadar Mai'nin ofisinin içini ve ramenciyi görmüştüm. Bu sefer, zıt yönde ilerleyecektim. Yani Mai'nin ofisinin çevresinde turlayacak ve ramenciden zıt yöne doğru ilerleyecektim. Bu civarlarda sadece Kibachi üyelerinin takılma ihtimali oldukça yüksekti, sıradan halk için fazlasıyla tehlikeli yerler sayılırdı sonuçta. Hem bu ilerleyiş sırasında, beni gören insanların ne tepki verdiğini gözlemleyebilirdim doğrusu. Ama işin aslı, herhangi bir planımın olmayışıydı. Karşıma ne çıkarsa, tam olarak ona göre yolumu çizmeyi planlıyordum. Mai ve organizasyonu hakkında bir bilgim vardı, ama esas paranın ve planları nerede döndüğünü bilmiyordum. İkinci anahtar, belki örgütün odalarından(?) birine çıkıyordu. Görünümümün ve bildiklerimin işe yaraması için, daha fazla şey öğrenmeli; mümkünse şu ikizleri bulmalı ve onları konuşturmalıydım.

İlerlemekten ve işe yarar bir şeyler bulmaktan başka çarem yoktu. Tabii çekip gitmek her zaman bir çözümdü, ama bunca vakit harcadığım bir işten cayamayacak kadar inatçıydım. Aynı bir önceki sefer olduğu gibi, ciğerime yenecek bir Katana darbesi riskine rağmen, yol almalıydım.
Image
Künye

İsim: Ashikaga Shun
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 3.000
Ün: 10
GP: 0
PP: 3



Motivasyon
Egosantrizm: Shun, hayatı tamamen tek kişilik yaşayan bir insandı. Bu hayatı, sadece kendisinin oynaması için oluşturulmuş bir oyun bahçesi olarak görüyordu. Tek gerçek insan oydu, her zaman oydu ve her zaman o olacaktı. Kendi arzularının peşinde koşmak, onun yaşama amacı haline gelmişti. Arzuladığı şeyleri söküp almak için güne uyanır, ertesi gün yine bu bilinçle uyanabilmek için uykuya dalardı. Değişken ruh hali ve sofistike zevkleri, o an için ne arzuladığını belirlerdi. Ama buradaki odak, Shun'un ne arzuladığı değil, arzuladığı şeyi elde etmek için gittiği yoldu. Bu yolda yürürken acı çekmek, hayal kırıklığına uğramak veya yolun sonunda coşkun bir mutluluğa kavuşmak... Yolun tümünden mutlu olan bir insandı Shun, yolu bitirebildiği ve arzusunu söküp alabildiği senaryolarda tabii. Geri kalan hiçbir şey veya hiçkimse önemli olmazdı. Düşündüğünü yapmalıydı, çünkü o tek ve özeldi. Ne olursa olsun, ne feda edilmesi gerekiyorsa edilsin. Her şeyin ve herkesin üstünde olmak, yaşama bilinciydi.

Galaksi Rehberi: Hangi yolu, nasıl yürümesi gerektiğine bu sayede karar verebilmişti Shun. Sofistik ve sanatsal zevkleri vardı bizimkinin, daha önce hiç görmediği bir yücelik karşısında erirdi. Yüce ve zengin şeylere sahip olmak, sanat eserlerinin doğumuna şahit olmak, kimsede ait olmayana sahip olmak gibi nice tutkuya sahipti. Fakat bunu asla ve asla, aynı yerde bağlı kalarak yapamazdı. Yepyeni şeyler görmeli ve her gördüğü muhteşem şeyi kendisine katmalı ve sahip olmalıydı. Bunu yapabilmek için yürürdü Shun, bir şeyler öğrenmek ve bunları kazanabilmek için. Kimsenin görmediğini görebilmek ve kimsenin sahibi olamadığı güzelliklere sahip olabilmek için. Zevkleri konusunda çok seçiciydi, paylaşmaktan da pek hoşlanmazdı Shun. Ama her zaman, ama her zaman onları göstermekten ve sahip olduğunun bilinmesinden hoşlanırdı. Onun galaksi rehberi de buydu işte, yüceliği söküp almak ve kendisine katmak!



Komplikasyon
Güvenli Alan; Varlık: Shun, kitleler arasında ki en dikkat çekici insan olması gerektiğini düşünür. Çünkü diğer insanlardan daha 'farklı' ve pekala daha özeldir. Shun'un güvenli alanı, en çok ilgi duyulanın, sözü dinlenilen ve akılda kalan insanın kendisi olduğu ortamlardı. Fakat normal insanlar gibi, aynı güvenli alanda yaşayabilen bir insan değildi o. Sürekli yoluna devam eden bir missing-nin olarak, ne yaparsa ve nereye giderse gitsin; kendi güvenli alanını da beraberinde getiren bir adamdı. En çok ilgi toplayanın (en etkileyicinin) Shun olmadığı, sözleri verenin ve tutanın o olmadığı her an, bu psikolojik ve toplumsal üstünlüğü geri almak için hemen hemen her şeyi yapabilir.



Özellikler
Ciğer Yarası: Karakter her ne kadar karaciğerindeki yaralanmayı iyileştirmişse de, tedavi sonrası rehabilitasyon süreci içerisinde kondisyon bakımından olumsuz etkilerle karşılaşması muhtemeldir. Bu nedenle karakter, eşit özellikteki kişilere nazaran daha çabuk yorulmakta ve yorgunluğu arttıkça direnci de düşmektedir. Karakterin aksiyonları rehabilitasyon sürecine doğrudan etki etmektedir. Tüm bu durum karakterin rutin hayatında herhangi bir engel oluşturmamaktadır.



Profil

Stat Listesi
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 3
Potansiyel: 3
Varlık: 11
Zeka: 9

Beceri Listesi
Atletizm: 1
Akrobasi: 1
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 1
Ninshuu: 1
Aldatma: 1 {Favori}
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 1
İzcilik: 1



Teknikler

Taijutsu
Shigure: C Rank

Genjutsu
Rakumei no Jutsu
Shibou no Jutsu
Magen: Bunshin
Teishi no Jutsu
Raigen

Ninjutsu
Shunshin



Ekipmanlar/Eşyalar
Yuna no Katana
2 Sentetik Misina, 5mt (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
4 Sis Bombası (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
3 Shuriken (Normal Kalite)
Altın Yüzük
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1671
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by GM - Naruto » July 24th, 2020, 12:00 pm

Takuji’ye söylediğin sözlerin ardından, Takuji olumlu anlamda başını sallamakla yetiniyor. Aslında bu bile, Takuji’nin canı pahasına da olsa kimsenin seni –Mai’yi- rahatsız etmesine müsaade etmeyeceğini sana anlatmaya yetiyor. Bu rahatlıkla yerinden kalkarak ilerleyişine başlıyorsun. Adımlarını bu kez Shun olarak girdiğin, ancak Mai olarak çıktığın kapının olduğu yere doğru yönlendiriyorsun. Kapının bulunduğu noktaya geldiğinde, bu kez doğruca yol üzerinde yürümeye devam ediyorsun.

Mai’nin cesedini saklamak için kaba taslak da olsa gözlemlemiş olduğun yolu hızlıca ardında bırakıyorsun. Zira bu yolda ne dikkatini çekebilecek bir detay ne de bir insan görebiliyorsun. Yığılmış çöpler dışında başkaca bir şeyin olmayacağından emin olduğun yolu, zaman kaybetmeden gerinde bırakıyorsun.

Dar yolu sonlandırıp nispeten daha geniş ve işlek bir yola çıktığında, Kuromayu’nun iç kısmındaki bölgelere ulaştığın yol seni karşılıyor. Her ne kadar Mai’nin dükkanı köyün merkezinde bulunsa da ve merkezde ayrı bir geniş yol olsa da, seni karşılayan yolun bir arka sokak kıvamında olduğunu anlayabiliyorsun. Bu nedenle, bulunduğun cephe esas ana yol kadar işlek olmuyor ve genellikle dükkanların ve evlerin arka bahçelerinin veya girişlerinin bulunduğu bir yol gibi görünüyor. Birkaç adım atmanın ardından, yolun sağa doğru ayrımı olduğunu da fark edebiliyorsun. Bu sapaktan ilerlemen halinde merkezdeki yola çıkabileceğini kavrayabiliyorsun. Yol aynı şekilde düz bir şekilde ilerlemeye de devam ediyor ve adımlarını –şimdilik- bu doğrultuda sürdürüyorsun. Doğrudan Mai olarak insan içine girmenin, henüz yeteri kadar bilgi toplamadan sıkıntılı olabileceği düşüncesiyle arka sokağın gizemine kendini bırakıyorsun.

Merkeze çıkan sapağı geçtikten sonra attığın birkaç adımın ardından, bir evin arka bahçesinde muhtemelen aylaklık yapan biriyle göz göze geliyorsun. Mevcut görünümünün, Kuromayu için bile dikkat çekici olması nedeniyle, bu göz göze geliş sırasında adamın hafifçe toparlandığını görüyorsun. Ancak bu toparlanmanın esas nedenini anlamak, senin açından çok da mümkün olmuyor. Adamı ardından bırakıp yürümeye devam ettiğinde, bu kez bir dükkanın arkasında ahşap bir malzemeyi kesmekle uğraşan iki adama rast geliyorsun. İki adam, muhtemelen ellerindeki ahşaptan bir masa yapmaya çalışıyorlar ve seni fark ettikleri anda, ellerindeki ekipmanları kullanmayı bırakarak başlarıyla seni selamlıyorlar. Adamların tiplerine baktığında, kendi hallerinde iş güç peşinde koşan insanlar olduğunu ve Kibachi’ye mensubiyetlerinin bulunmadığını fark edebiliyorsun. Adımlarını sürdürmeye devam ettiğinde, bu kez ergenlik çağında olan bir kıza denk geliyorsun. Kız seni gördüğü anda tedirgin bir tavır içerisine girse de, elinden attığı sigarayı gördüğün anda, tedirginliğinin kaynağının senden çok sigara içerken yakalanmış olması olduğunu anlayabiliyorsun. Kızın gözlerine baktığın sırada ise, seni tanıyıp tanımadığı noktasında pek de bir fikir sahibi olamıyorsun.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1671
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by GM - Naruto » July 29th, 2020, 10:21 am

Off Topic
Ashikaga Shun ikinci pasiflik uyarısını almıştır. Bir pasiflik daha olması halinde konunun kapatılacağı ve hiç yaşanmamış sayılacağı uyarısını yapmakta fayda görüyorum.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Ashikaga Shun
Kaçak
Kaçak
Posts: 120
Joined: June 18th, 2019, 2:57 pm

Re: [Ashikaga Shun] Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu

Post by Ashikaga Shun » August 1st, 2020, 4:25 am

İşler istediğim gibi gitmemişti. Önümdeki yolun daha belirgin, nihai koşuda aydınlatılmış alevden bir çizgi olmasını beklemiştim. Ne vardı ki, umduğum bu nacizane yol, hiç de öyle çıkmamış; aksine, karanlık ve gölge ile bezenmişti. Bir sonraki hamleme yol gösterecek tek şey, kendi kararlarımdan çok, şansın bir lütfu olacak olması iyiden iyiye canımı sıkıyordu. Koca köy içerisinde, Kibachi mensubu bir adamı nasıl bulacaktım ki? İşin daha da trajik yanı, bu adamı (veya kadını) bulsam bile onu nasıl tanıyacaktım? Sikik bir şişko kılığında, tüm köyü dolaşıp dikkat çekmemeyi bekleyemezdim ki?

İşte bu noktada, acaba kadını öldürmek yerine işkence ile ondan bilgi almam gerektiği fikri aklımdan hızlıca geçiverdi. Ama o ana kadar, gözlemlediğim ve anlamlandırabildiğim kadarıyla, Mai inatçıydı; otoriter ve dik başlıydı. Ona saatlerce, günler ve aylarca işkence edebilirdim elbet; ama tüm bunlar sırasında, direnmemesini ve yerimi belli etmemesini sağlayamazdım. Yani... Sağlayabilecek olsaydım bile, artık çok geçti. Ve ben de, pek pişman olacak bir tip değildim. Hele hele onu öldürmek bana bunca iyi gelmişken!..

Ramenciyi merkez kabul edecek olursak, köyün görece arka sokaklarına adımımı atmıştım. Daha genişçene ve ferahtı, ama merkezden uzaklaşmamdan ötürü, insan sayısı da bir hayli düşmüştü. Dükkanları, köhne evlerin arka ve ön kapıları... Dikkate değer hiçbir şey bulamadığım her an, hareketime ara vermeden yürüyüşüme devam ettim. Bir müddet sonra, bir adam ile gözgöze geldim. Bir çeşit aylak, beni gördüğü anda yavaşça toparlanmıştı. Sıradan bir figürandı, ama, bu görünüşü tanıyor olmalıydı. Ben de yoluma devam ettim, bir çeşit odunu kesmeye çalışan iki adam belirmişti önümde. Herhalde bir çeşit masa yapıyor olmalılardı. Beni görür görmez, ellerindeki alet edavatı bırakıp beni selamladılar. Ne büyük bir güçtü ama, şu Mai'deki!

Sıradanlardı ama, marangoz iki adam da Kibachi'ye üye olamazdı. Bu nedenle yolculuğuma, bir kız çocuğu görene kadar devam ettim. Ergenlik çağlarında olmalıydı, doğmak ve büyümek için ne denli kötü bir yer seçmişti. Beni görür görmez, aniden tedirginleşti. Hemen elindeki sigarayı atıp, sanki hiçbir şey olmamış gibi bir postür edindi. Beni tanıyor muydu yoksa sadece sigara içerken yakalandığı için mi endişelenmişti? Ama en azından diye düşündüm, dakikalardır gördüğüm insanlara nazaran ilk 'insani' tepki veren kişi bu küçük kız olmuştu. Selam vermemiş, beni tanıdığına dair en ufak bir işaret yapmamıştı. Koca köyde, köyün patroniçesini kim tanımazdı ki? Merak ettim. Yada... Bu kızla konuşmaktan daha iyi yapacak bir şey bulamadım desem, daha doğru olur.


"Ailen bilse endişelenirdi. Senin yaşındakiler onu içmemeli, derler."

Yargılayıcı değil, kızın içini rahatlatır cinsten babacan (bu görünüme uygun söylemek gerekirse, anaç) bir konuşmaydı bu. Fakat Mai olduğumun bilincinde, auramın otoriter tavrını da bir kenara bırakacak değildim. Sözlerimi bitirdiğim anda, kızın merak etmemesini belirten bir el hareketi yapacak ve burada ne yaptığını sorarcasına bir bakış atıp; sözü ona devredecektim. Bu tanrının unuttuğu köyde, bir ergen kızla vakit geçirmenin bana ne sağlayacağını inanın ki bilmiyordum ama; en azından ailesi ve onun gözünden köyün durumu hakkında daha 'objektif' bir görüş alabileceğimi düşünmeye başlamıştım.
Image
Künye

İsim: Ashikaga Shun
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 3.000
Ün: 10
GP: 0
PP: 3



Motivasyon
Egosantrizm: Shun, hayatı tamamen tek kişilik yaşayan bir insandı. Bu hayatı, sadece kendisinin oynaması için oluşturulmuş bir oyun bahçesi olarak görüyordu. Tek gerçek insan oydu, her zaman oydu ve her zaman o olacaktı. Kendi arzularının peşinde koşmak, onun yaşama amacı haline gelmişti. Arzuladığı şeyleri söküp almak için güne uyanır, ertesi gün yine bu bilinçle uyanabilmek için uykuya dalardı. Değişken ruh hali ve sofistike zevkleri, o an için ne arzuladığını belirlerdi. Ama buradaki odak, Shun'un ne arzuladığı değil, arzuladığı şeyi elde etmek için gittiği yoldu. Bu yolda yürürken acı çekmek, hayal kırıklığına uğramak veya yolun sonunda coşkun bir mutluluğa kavuşmak... Yolun tümünden mutlu olan bir insandı Shun, yolu bitirebildiği ve arzusunu söküp alabildiği senaryolarda tabii. Geri kalan hiçbir şey veya hiçkimse önemli olmazdı. Düşündüğünü yapmalıydı, çünkü o tek ve özeldi. Ne olursa olsun, ne feda edilmesi gerekiyorsa edilsin. Her şeyin ve herkesin üstünde olmak, yaşama bilinciydi.

Galaksi Rehberi: Hangi yolu, nasıl yürümesi gerektiğine bu sayede karar verebilmişti Shun. Sofistik ve sanatsal zevkleri vardı bizimkinin, daha önce hiç görmediği bir yücelik karşısında erirdi. Yüce ve zengin şeylere sahip olmak, sanat eserlerinin doğumuna şahit olmak, kimsede ait olmayana sahip olmak gibi nice tutkuya sahipti. Fakat bunu asla ve asla, aynı yerde bağlı kalarak yapamazdı. Yepyeni şeyler görmeli ve her gördüğü muhteşem şeyi kendisine katmalı ve sahip olmalıydı. Bunu yapabilmek için yürürdü Shun, bir şeyler öğrenmek ve bunları kazanabilmek için. Kimsenin görmediğini görebilmek ve kimsenin sahibi olamadığı güzelliklere sahip olabilmek için. Zevkleri konusunda çok seçiciydi, paylaşmaktan da pek hoşlanmazdı Shun. Ama her zaman, ama her zaman onları göstermekten ve sahip olduğunun bilinmesinden hoşlanırdı. Onun galaksi rehberi de buydu işte, yüceliği söküp almak ve kendisine katmak!



Komplikasyon
Güvenli Alan; Varlık: Shun, kitleler arasında ki en dikkat çekici insan olması gerektiğini düşünür. Çünkü diğer insanlardan daha 'farklı' ve pekala daha özeldir. Shun'un güvenli alanı, en çok ilgi duyulanın, sözü dinlenilen ve akılda kalan insanın kendisi olduğu ortamlardı. Fakat normal insanlar gibi, aynı güvenli alanda yaşayabilen bir insan değildi o. Sürekli yoluna devam eden bir missing-nin olarak, ne yaparsa ve nereye giderse gitsin; kendi güvenli alanını da beraberinde getiren bir adamdı. En çok ilgi toplayanın (en etkileyicinin) Shun olmadığı, sözleri verenin ve tutanın o olmadığı her an, bu psikolojik ve toplumsal üstünlüğü geri almak için hemen hemen her şeyi yapabilir.



Özellikler
Ciğer Yarası: Karakter her ne kadar karaciğerindeki yaralanmayı iyileştirmişse de, tedavi sonrası rehabilitasyon süreci içerisinde kondisyon bakımından olumsuz etkilerle karşılaşması muhtemeldir. Bu nedenle karakter, eşit özellikteki kişilere nazaran daha çabuk yorulmakta ve yorgunluğu arttıkça direnci de düşmektedir. Karakterin aksiyonları rehabilitasyon sürecine doğrudan etki etmektedir. Tüm bu durum karakterin rutin hayatında herhangi bir engel oluşturmamaktadır.



Profil

Stat Listesi
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 3
Potansiyel: 3
Varlık: 11
Zeka: 9

Beceri Listesi
Atletizm: 1
Akrobasi: 1
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 1
Ninshuu: 1
Aldatma: 1 {Favori}
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 1
İzcilik: 1



Teknikler

Taijutsu
Shigure: C Rank

Genjutsu
Rakumei no Jutsu
Shibou no Jutsu
Magen: Bunshin
Teishi no Jutsu
Raigen

Ninjutsu
Shunshin



Ekipmanlar/Eşyalar
Yuna no Katana
2 Sentetik Misina, 5mt (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
4 Sis Bombası (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite)
3 Shuriken (Normal Kalite)
Altın Yüzük
Post Reply

Return to “Yağmur Ülkesi”