[Oita Butsuo & Jirou Ryu] Panzehir

User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 219
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Panzehir

Post by Jirou Ryu » July 3rd, 2020, 9:33 pm

Eğer, tüm bu anları, tek bir resme doldurabilseydi, Ryu muhtemelen bir ressamın çizebileceği en büyük karmaşayı kağıda dökerdi. Zira, gözünün önünde, taraflardan biri kendisiyken vuku bulan savaş, ona göre tam bir karmaşadan ibaretti. Sürekli, saldıran bir tarafa karşı, savunma yapan diğer taraf, sanki Tanrı tarafından sonsuz bir hamle kartı ile kutsanmıştı. Her seferinde, farklı bir hamle yaparak, kıçını kurtaran Sozen, bu noktada Ryu'nun canını ciddi anlamda sıkmaya başlamıştı. Zira, bu denli hamle çeşitliğine sahip bir düşmana karşı, oldukça kısıtlı bir envantere sahip olmak, canını sıkıyordu ve ona yağmur ülkesindeki, koruma görevini anımsatıyordu. Aynı o zamanda olduğu gibi, oldukça kısıtlı ve dar bir dövüş hamlelerine sahipti. Belki de, elinin altında ikinci bir element ya da mevcut elementinin, güçlü ve saldırgan jutsuları olsa, çoktan Sozen'in fişini çekebilecekken, şu an, hâlâ ıkınmaya devam ediyordu.

Bu seviyede, Ryu'nun canını sıkan nokta, Sozen'in bu geniş çaplı hamlelerine, sadece Raiton no yoroi ve Taijutsu kabiliyeti ile karşılık verebiliyor oluşuydu. Bu da, Sozen gibi bir adamın karşısında, elbette bir yerden sonra işe yaramayacaktı. Zira, Sozen, son saldırısından kurtulduktan sonra, bu sinyalleri vermişti.

Ryu, Sozen'in kolunu almak için öne atıldığında, ilk başta, bunu başardığını sanmıştı. Eti ve kasları aşamalı bir şekilde, ama hızlıca yaran kılıcı, son aşamaya oldukça yakınlaşmıştı, ama bir anda, boşluğa düşmüş hissiyatı ile karşı karşıya kalınca, zehir bulutuna dönüşmüş kol ile karşı karşıya kalmıştı. Sozen, tam vaktinde olmasa bile, iyi sayılabilecek bir vakitte, kolunu zehir bulutuna çevirerek, kolunu kaybetmekten kurtulmuştu, ama yüz ifadesi ve haykırışı Ryu'ya hasar aldığını net bir şekilde gösteriyordu, akabinde, aklındaki hamleyi kesmeden, Sozen'in karın boşluğuna sert bir tekme atarak, aralarındaki mesafeyi açarken, ani bir hamle ile üzerine atılmaya hazır olan genç shinobi, bu hamlesinden son anda vazgeçmişti. Zira, kan kusmakta olan Sozen, insan formunu koruyan, zehir bulutuna dönüştüğünde, korktuğu başına gelmişti. Bu hıza tepki bile verememiş, Sozen'in, artık tüm her şeyi ile karşısında duruşuna tanıklık etmişti.

Zira, anlında yavaşça silikleşen o dövmesi, artık Sozen'in son kozlarını kullanmaya başladığının sinyali olarak gözükmüştü Ryu'ya, fakat bu noktada bu onun için iyi bir haber değildi. Zira, kol ile yaşadığı deneyimden anladığı kadarı ile, artık kılıç savuruşları Sozen için bir tehdit olmayacaktı.

İşin bir diğer kötü yanı ise, Ryu'nun elinde, Sozen'i tehdit edebilecek kapasitede güçlü jutsularının olmayışıydı. Bu an, kesinlikle ona yağmur ülkesindeki savaş anını anımsatıyordu.

Ryu, tüm özverisiyle sürdürdüğü bu savaşın, nereye varacağını bilmiyordu. Tasarladığı planların, ortaya koyduğu çabanın karşılığı, ne olabilirdi hiç bilmiyordu. Her bir saniye, onun lehine akarken, Sozen'in daha ne kadar dayanabileceğini kendi kafasında tartmaya çalışıyordu, fakat gerçek anlamda bir tasarı üretemiyordu. Sozen'in ilginç dövüşme tarzı, bu noktada Ryu'nun kafasını karıştıran yegane şey oluyordu. Zira, karşısındaki Sozen, gerçek mi değil mi onu bile bilmezken, kendisiyle benzer bir durum içerisinde olabileceğini düşündüğü Butsuo'nun ne durumda olduğunu merak ediyordu. Bu noktada, kendisinden çok daha dişli bir shinobi olduğunu düşündüğü Butsuo'nun, Sozen'i çok daha fazla hırpaladığını düşünüyordu. Benzer durumda olduklarını düşünmesinin sebebi ise, ikisinin de karşısına çıkan Sozen'in, benzer bir şekilde oluşmasıydı. Bu noktada Ryu'nun aklına gelen ilk fikir, Sozen'in sahip olduğu dojutsu yeteneği ile kendini ikiye bölme becerisine sahip olabileceğiydi. Eğer bu doğru bir tespit ise iki ayrı cephede, kendisine sorun çıkartabilecek iki shinobi ile savaşan Sozen, buna daha ne kadar devam edebilirdi? Eğer, kendileri gibi, onunda chakrası tükenebiliyor ise, Sozen sınırlarında olmalıydı. Bu ihtimal Sozen için, olabilecek en kötü ihtimal iken, Ryu'nun aklına gelen ikinci fikir ise onlar için olabilecek en kötü ihtimaldi. Ryu, gene Sozen'in, dojutsu yeteneği ile özel klonlar üretebildiğini ve süper dayanaklı bu klonların, kendilerini oyalayıp, tüketme görevi ile karşısına çıkartabileceğini düşünüyordu. Fakat, bu ihtimali zayıf buluyordu, çünkü bu tarz bir güç skalası için, en az Kaoru seviyesinde bir canavar olması gerektiğine inanıyordu Sozen'in. Zira, çok güçlü oldukları idda etmese bile, belli bir düzeyde olduklarını düşünen Ryu, klonlar ile bu kadar içli dışlı olacak kadar güçsüz olduklarına da inanmıyordu.

Tüm bunları bir kenara koyup, Sozen'in bir kez daha kıçını kurtarışını kafasında tekrardan canlandırınca, istemsizce bir iç çekmişti Ryu. Kesik kesik ve hızlıca aldığı nefeslerin göğsünü şişirip indirdiği bu anlarda, kulağına dolan elektrik cızırtıları, artık bir kum saati görevi görmeye başlamıştı. Zira kulağına dolan her elektrik cızırtısı, harcanan chakra miktarını ona anımsatıyor ve bir an önce Sozen'i indirmesi gerektiğini hatırlatıyordu.

Soğuk, ama yılmış bakışları, elektrik cızırtıların arasından, Sozen'i süzerken, bir anda üstüne doğru gelmeye başlayan gaz bulutuna karşı, hızlı bir hamle yapması gerektiğini biliyordu. Bu noktada, onu kesmenin yersiz bir çaba olacağından emin olan Ryu, ekipman çantasındaki yetersizliği de göz önüne alınca, aşamalı olarak geri çekilmesi gerektiğini düşünüyordu. Bir süre daha, Raiton no Yoroi'yi kullanma fikri ona cazip geliyordu. Zira, bu sefer saldırı da olmasa bile, keskinleşmiş reflekslerine, işin savunma kısmında ihtiyacı olacağını düşünüyordu.

Ryu, üstüne doğru gelen gaz bulutundan, hızlıca geriye doğru sıçrayarak kaçınacaktı. Amacı, üstüne doğru oynamaya başlayan Sozen'i, oyalamaktı. Zira, Sozen tüm her şeyini masaya koymuşken, chakrası'nın onu çok daha fazla sırtlayacağını düşünmüyordu. Bu aşamada, bir kumar oynayan Ryu, Sozen'in kendisinden daha çabuk düşeceğini umuyordu. Aşamalı bir şekilde geri çekilecek ve bunu yaparken, yönünü sığınağa doğru verecekti. Butsuo ile arasındaki mesafeyi de kapatmanın iyi bir fikir olacağına inanıyordu. Sürekli mesafeyi tutacak ve tüm odağını Sozen'den gelen saldırıları savurmaya verecekti. Bu noktada, Sozen kadar, çok çeşitli hamlelere sahip olmadığını bilse de, savunmada refleksleri sayesinde en az onun kadar iyi iş çıkartacağını düşünüyordu. Asıl nokta ise, Sozen'in ölümcül olabilecek zehrinden çok fazla etkilenmemekti ve bu etkiyi olabildiğince az tutmaktı. Eğer bunu başarırsa, inanıyordu ki, Sozen ondan önce düşecekti. Çünkü, bundan başka elinde inanacak bir şeyi yoktu.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 0 Ryo
Prestij: 0 PP
Ün: 29
Kullanılabilir GP: 5 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.


Özellikler
Temkinli Davranışlar: Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobiler tarafından karaktere temkinli yaklaşıldığı, karakter tarafından net bir şekilde anlaşılabilmektedir. Bu durum karakterin shinobi aktivitelerine herhangi bir engel teşkil etmese de, karakter tarafından bu tutumun son savaş sonrasında oluştuğu ve görevlere bu yüzden verilmediğini düşündürtmektedir. Herhangi bir güvensizlik belirtisi barındırmayan bu tutum yine de karakterin Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobilere kendini kanıtlama ihtiyacı hissettirmektedir.

Bu özellik geçicidir ve konu sonu ödüllerine etki etmemektedir. Özelliğin ne zaman ortadan kalkacağı karakterin ilerleyişine bağlıdır.


Profil
Güç: 10
Çeviklik: 11
Kondisyon: 6
Potansiyel: 5
Varlık: 3
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 10
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
*[Kondisyon] Form: 10
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi (Sırtında bulundurur)
-Özel Üretim Tantou (Belinde, ulaşımı oldukça kolay bir yerde bulundurur)
-Ryu'nun ekstra shinobi ekipmanlarını koymak için kullandığı özel üretim ekipman çantası (Sağ bacağında ulaşımı kolay bir yerde asılıdır.)
-Patlayıcı Parşömen Bağlanmış Kunai x3 (Ekstra malzemeleri koymak için satın aldığı ekipman çantasının içindedirler.)
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 167
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Panzehir

Post by Oita Butsuo » July 5th, 2020, 6:49 pm

Soğukkanlılığımı korumakla öfkeden kudurmak arasında gidip geliyorum. Yine de bunun farkında olduğuma göre hala soğukkanlıyım herhalde. Aynı profesyonellikte devam edeceğim dövüşmeye. Hala birkaç kez ittirmeye yetecek gücüm var.

Artık gözlerimden gelen ekstra girdiler de olmadığına göre kafamın içindekilerle kaldım. Neyse ki dövüş sırasında sık sık kafamın içindekileri güncelledim, son ana dek. Gözlerim görmüyor olsa bile az çok nerede ne var biliyorum. Bunları kullanmaktan başka çarem de kalmadı. Dövüşün başından beri dövüştüğüm şeyin klon olduğunu düşündüm ve ona göre dövüştüm ama sanırım yanılmışım. Eğer gerçekten klonsa da Sozen sandığımdan daha güçlü demektir. Zararın neresinden dönsek kardır, mücadeleye devam.

Aklımda kaldığı kadarıyla en yakındaki tuzağa ilerlemeye başlayacağım. Bir yandan da gözlerimdeki jöleden kurtulmaya çalışacağım. Ellerimle koparıp atmaya çalışarak olacak bu. Tabii ele geçirdiğim Sozen'in wakizashisini de bu iş için kullanabilirim. Ne bileyim, eğer jöle uzarsa falan wakizashiyle kesmeyi deneyebilirim. Görüşümü aralıklı olsa da tuzakları görecek kadar temizlesem yeter.

Patlayıcı Roku ile olan savaşımda birkaç kez patlamaya maruz kalmıştım. Canım yanmış, kıyafetlerim paramparça olmuş olsa da Domu epey bir koruma sağlamıştı bana. Tekrar kendi bedenime güvenmekten başka çarem yok. Aramızda birkaç metre kalana kadar, ya da gözüm ne kadarına kesiyorsa, en yakın tuzağa yaklaşacağım. Ardından da patlayıcıyı aktive ederek patlamanın etkisini göstermesini bekleyeceğim. Vücudumun yüzeyi jöle Sozenle kaplı. Benden önce o bu patlamayı hissedecektir. En azından öyle umuyorum. Tekrar gaz formuna falan da geçebilir. Ya da katı olur belki bu sefer. Acaba jöleyken hasar alıyor mu? Deneyip göreceğiz. Vücuduma ve Domu'ya güveniyorum, patlasam bile ölmem bence. Zaten mesafeyi patlamayı hissedeceğim ve hasar alacağım ama ölmeyeceğim ve uzuvlarımın da kopmayacağı şekilde ayarlamaya çalışacağım. Her ne kadar zor bir iş olsa da. Düzgün bir görüş olmadan zor olacak ama adım sayarak falan tahmini bir şekilde ayarlamaya çalışacağız artık. Ayrıca kafama bir taş parçasının fırlayıp bilincimi kapatmaması için ellerimle kafamı korumaya da çalışacağım.

Kompleks gözüküyor ama değil. Görüş elde etmeye çalışarak en yakın tuzağa gideceğim, uygun mesafede tuzağı patlatacağım ve kafama uçabilecek bir maddenin bilincimi kapatmadığından emin olacağım. Keşke ısıdan buharlaşsa jöle Sozen.
Image
Künye
İsim: Oita Butsuo
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 365.000
Prestij: 3
Ün: 26
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Hayaletin peşinde…

Butsuo, çocukluk aşkına adını duyurmak, hatta tekrar bir araya gelmek için yaşamaktadır. Bunun en kolay yolunun da ünlü olmak olduğuna karar vermiştir. Kumiko’nun duyduğunda gurur duyacağı, hoşuna gideceği hatta peşinden koşacağı bir ün.
Komplikasyon
-
Özellikler
Korucu
Karakter, Shirakami Vadi Ormanı'nda yaşanan hadise neticesinde, tüm dünyadan izole bir şekilde bu ormanda yaşayan halkın koruyucusu konumuna gelmiştir. Bizzat Ishichou tarafından bu göreve atanması neticesinde, söz konusu halk nazarında güvenilir ve her işlerini halledecek kişi olarak görülmektedir. Aynı zamanda, söz konusu halkın istekleri olması halinde, karakter bu görevlere öncelikli olarak atanacak kişidir. Bu sebeple, karakter başka kurguların içinde olsa dahi, söz konusu halktan talep gelmesi halinde, durum ne olursa olsun bu halka yardım etmek zorundadır.
Gelir Kaybı
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde, karakterin bundan sonra atanacağı görevlerde kazanacağı gelirden kesinti yapılmaktadır. Bu kesintiler RP içerisinde karakterin gerçekleştireceği diğer eylemler de dikkate alınarak Ishichou tarafından yapılmaktadır. Ishichou’nun bir sonraki emrine kadar bu kesintiler devam edecektir. Bu özelliği kaldırılması için karakterin kendisini Ishichou’ya ispat etmesi gerekmektedir.
Profil
Güç: 11
Çeviklik: 7
Kondisyon: 9
Potansiyel: 2
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm(Favori): 12
[Çeviklik] Akrobasi: 7
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form(Favori): 6
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Doton: Domu
Doton: Doryuu Shiki
Taijutsu
B-Rank Juudaichi
C-Rank Oukashou
Sensör
A-Rank Meishou-Dou
Genjutsu
-

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Kan Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
Kondisyon Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
İyileştirici Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
Chakra Hapı (İyi Kalite
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1671
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Panzehir

Post by GM - Naruto » July 8th, 2020, 9:55 am

Ryu; Üzerine doğru gelen gaz bulutundan kaçınmak amacıyla, kontrollü bir geriye çekiliş sürecine giriyorsun. Bulunduğun yöne doğru yapmış olduğun ilerlemeyi bu kez tam tersi şekilde, tekrar ilk başladığınız noktaya doğru hareketleniyorsun. Bu aşamada Raiton no Yoroi’nin sağladığı nimetlerden de sonuna kadar istifade ediyorsun. Bu sayede, Sozen’in normal fiziki hızından daha hızlı olan bu gaz formu, seni daha da zorlamaya başlıyor. Ancak yine de tüm odağını geri çekilmeye vermen ve gelebilecek herhangi bir saldırıya karşı sadece savunma hamleleri düşünmen neticesinde, başkaca aksiyonlara girmiyor ve böylece de hızı artan Sozen’den kaçmayı başarabiliyorsun.

Butsuo; Tüm bedenin Sozen’in yeni formu ile kaplanmış haldeyken, vücudunun direncinin giderek azalmaya başladığını hissedebiliyorsun. Kafanda oluşturduğun plan çerçevesinde harekete geçtiğin anda ise, ilk olarak gözlerini kapatan sıvıdan kurtulmak için ellerinle sıvıyı koparım atma hamlesi deniyorsun. Gözlerini kapatan jöle kıvamındaki sıvıyı ellerinle kavrayıp çekiştirmeye başladığında, sıvının uzayıp gidiyor ve bir noktadan sonra bulunduğu bölgeden kopuyor. Her ne kadar bu sayede anlık bir görüş kazanmış olsan da, vücudunu saran sıvı hızla göz bölgene hücum ederek bir kez daha görüşünü kapatıyor. Bu aşamada artık gözlerinin giderek yanmaya başladığını ve direncinin bu aşamaya kadar olandan daha hızlı düştüğünü fark edebiliyorsun. Bu sayede de, zehrin deriden emilimi sırasında Domu’nun faydalı olduğunu, ancak gözlerinin Domu ile kaplanamıyor olması sebebiyle, zehrin gözlerinden vücuduna çok daha hızlı bir şekilde girdiğini ve etkisini gösterdiğini anlayabiliyorsun. Bu nedenle de, sürekli göz bölgendeki zehri temizleyerek hareketlerine devam ediyorsun. Elbette bu durum sonuca çok da etkili olmayacak olsa da, içgüdüsel olarak başkaca bir seçenek bulamıyorsun. Bu haliyle, zaten önceden de yerlerini az çok bildiğin patlayıcılara doğru ilerlemeye başlıyorsun.

Ryu; Kontrollü geri çekilişin sığınağa yaklaşmaya başladığın sıralarda devam ediyor. Sozen, seni yakalayabilmek amacıyla var gücüyle üstüne hücum ederken, sen de gaz bulutunun en ufak bir temasından kaçınmak için hamlelerini yer yer zigzaglara dönüştürmeye başlıyorsun. Bu sayede Sozen’in seni yakalayabilmek olanağını daha da asgariye indirmeyi başardığında, sığınağın giriş kısmının hemen yakınında kaldığını ve mor bir cismin bir insanın vücudunu kapladığını görüyorsun. Anlık bakışlarınla yakaladığın bu detaylarda Butsuo’nun yer almıyor oluşu, neler olup bittiği konusunda az çok sana fikir verse de, yine de tam bir durum analizi yapabilecek bilgilere sahip olamıyorsun.

Butsuo; İlerleyişine kafandan geçirdiğin haliyle devam ediyorsun ve bir an için gözlerindeki sıvıdan kurtulduğun anda, sırtı sana dönük olan Ryu’nun bir gaz bulutundan geri hamleler yaparak kaçındığını görüyorsun. Direncin giderek tükenmeye başlarken, Domu’nun etkisinin yitip gideceği hissi seni son derece tedirgin etmeye başlıyor. Hareketlerin giderek yavaşlıyor ve yavaş yavaş uyuşukluk haline girmeye başladığın esnada, patlayıcılar ile aranda kafanda tasarladığı mesafe oluşuyor. Bu noktadan sonra artık geri adım atmanın veya başkaca bir plana geçmenin mümkünatı olmadığını fark edebiliyorsun ve ikinci bir düşünceye yer vermeden daha önce iki kayanın altına yerleştirmiş olduğun patlayıcı parşömenleri aktif hale getiriyorsun! Kulaklarının çınlaması patlamanın yarattığı gürültüyü silip atarken, vücuduna çarpan kaya parçalarını ve yanık hissini ziyadesiyle hissetmen planının Sozen’e ne denli etki edeceğini sana sorgulatmaya başlıyor.

Ryu; Sığınağın giriş kısmına yaklaştığın sırada göz ucunla halen daha Butsuo’nun nerede olabileceğini kestirmeye veya mor sıvının Butsuo’yu sarmış olup olamayacağını değerlendirmeye çalışmanla geçiyor. Ne var ki, bu esnada daha önce Butsuo ile kurduğunuz kaya parçalarının altındaki patlayıcı parşömenlerin aktif hale gelmesi ile büyük bir patlamayı hemen arkanda hissediyorsun! Bu ansız patlamayla birlikte etrafa saçılan kaya parçalarından birkaçı sırtına ve bacağının arka kısımlarına isabet ederken, etrafa yayılan toz bulutu da tamamen görüşünü kapatıyor. Görüşünün kapanması ise senin açından şu anda karşılaşabileceğin en büyük sorun oluyor. Toz bulutunun içinde her an belirecek mor gaz bulutunu fark edebilmek için tüm hislerini bu noktaya odaklarken, mor sıvının patlamanın etki alanının içinde kalmış olması Butsuo’nun bir şeyleri planlamış olduğunu ve bu çerçevede başarılı bir hamle yapmış olduğunu sana gösteriyor.

Butsuo; Kulaklarındaki çınlama, kısa bir süre sonra vücudunda hissettiğin acı ile hissedilemez boyuta geldiğinde, toz bulutu içerisinde gözlerini yavaşça açıyorsun. Domu’nun etkisini tamamen yitirmiş olması, ancak yine de patlamanın hemen ardından bunun yaşanması belki de ölümcül bir yaralanmadan seni korumuş olsa da, vücudunun ön kısmında hissedebildiğin yanık ve kayaların çarpmasıyla oluşan berelenmeler bir hayli canını acıtıyor. Sırt üstü bir şekilde, kolların ve bacakların iki yana düşmüş bir şekilde yatmaya devam ederken, vücudunda hareket edecek enerjiyi bir türlü bulamıyorsun. Patlama ve zehrin vücudundaki etkisi bir bütün haline geldiğinde, artık dövüşmeye devam etmek senin için imkansız gibi görünüyor. Yine de kafanı kaldırıp şöyle bir etrafına bakındığında, Sozen’in sıvı formuna dair bir iz de göremiyorsun. Sozen’in tekrar gaz bulutuna dönüşüp patlamadan yara almadan kurtulmuş olabileceği ihtimali adeta kafana bir mermi gibi saplanırken, bir an için göğüs bölgene baktığında, yanığın olması gerekenden fazla, kaya parçalarının sebep olduğu yaralanmaların olması gerekenden daha az olduğunu görüyorsun. Buna ek olarak, patlamaya maruz kalmayan sırtında hissettiğin yanıkların patlamaya yüzü dönük bir şekilde yakalandığın dikkate alındığında var olmaması gerektiğini düşünmeden edemiyorsun. Bu duruma bir anlam yüklemeye çalıştığın esnada ise, zar zor hareket ettirebildiğin ayaklarında hissettiğin yapışkan hisse bakışların yöneliyor ve bilek bölgende yanmak olan mor sıvıyı görüyorsun. Sıvı hızla yanıp buhar olurken, bileğinde yanık oluşturması senin açından taşların yerine oturmasını sağlıyor. Bakışlarını yavaşça gökyüzüne yönelttiğin esnada, patlama neticesinde vücudunu saran Sozen’in formu itibariyle hızla yanmaya başladığını, tüm vücudunu saran sıvının hızla yanmasından sonra ise vücudunda yanıklara neden olduğunu, ancak yine bu sıvının kaya parçalarını bir nebze de olsa yavaşlattığını anlayabiliyorsun. Dövüştüğün Sozen’in sonunu bu şekilde getirmiş olsan da, Sozen seni patlamadan hem korumuş hem de olması gerekenden fazla zarar vermiş oluyor. Göz kapaklarının giderek ağırlaşması ise, içine işleyen zehrin etkisini, düşen direncinle beraber iyice arttırdığını sana bir kez daha hatırlatıyor.

Ryu; Patlamanın ardından gözlerin hızla sana herhangi bir açıdan saldırabilecek Sozen’i ararken, dağılan toz bulutlarının ardından Sozen’in orijinal insan formunda olduğunu görmen seni bir nebze de olsa şaşırtıyor. Sozen’in yüzüne yerleşmiş ve şimdiye kadar görmediğin derin bir öfkenin altında yatan hüzün parçalarını göz ucuyla yakalayabilsen de, önceliğin Butsuo’nun akıbeti olduğu için bir anlığına da olsa ardına bakıyorsun. Patlamanın yakın bir noktasında, yerde boylu boyunca uzanmış ve hareketsiz olan Butsuo’yu görmen içini bir nebze ferahlatmış olsa da, patlamanın Butsuo üzerinde ne gibi etkiler bıraktığı konusunda pek bir fikrin olmuyor. Bununla beraber, az önce gördüğün mor sıvının tamamen yok olmuş olması, Butsuo’nun her ne planladı ise başarılı olduğunu sana anlatmaya yetiyor. Yine de bu aşamada karşında duran Sozen’e odaklanman gerektiğini fark ediyorsun.

Yüzündeki öfkeden hiçbir şey esirgemeyen Sozen dişlerini sıkarak gıcırdatırken “Arkadaşın senin başaramadığını başardı! Fakat o da canından olacak!” diyor. Birkaç cümle daha söyleyecek gibi duran Sozen “Arkadaşını kaplayan mor sıvı benim zehrimdi ve zehrim arkadaşının iliklerine kadar işlemiş durumda! En iyi ihtimalle birkaç dakikası var ve panzehir de sadece bende var!” diyor. Yorgun ve bitkin bir halde, sinirini orta yere savurmada hiçbir beis görmeyen Sozen “Bir takas yapacağız. Wakizashini karnına üç kez derin bir şekilde saplayacaksın! Sonrasında ben de sana panzehiri vereceğim.” diyor. Birkaç soluk nefes almasının ardından Sozen “Bana güvenip güvenmemek senin elinde lanet olası. En fazla 2-3 saldırı sonra işimi bitirebilirsin belki, ama bu süreçte seni de zehirleyebilirim. Bunu başaramasam da, arkadaşın çoktan geberip gitmiş olur. Seçimi sana bırakıyorum…” diyor derin derin nefes alıp verirken.
Off Topic
Butsuo bu tur hamle alamaz.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 219
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Panzehir

Post by Jirou Ryu » July 8th, 2020, 3:25 pm

Her seferinde, biraz daha diye, fısıldadı kendine shinobi. Gaz bulutu ona her yaklaştığında ve her seferinde, son anda ondan sıyrıldığında, bu iki kelimelik cümleyi kafasında tekrarladı. Dayanması gerektiğini ve bu savaşı bu şekilde sonlandırıp, kazanabileceklerini düşünüyordu. Bu yüzden, ne kadar yorgun ve ne kadar tükenmiş hissederse hissetsin, her seferinde canını dişine takarak, buna katlandı. Sozen'in, üstüne kurduğu baskıyı, sırtlayabildiğini hissedebiliyordu. Mevcut formu ile çok daha hızlı olmasına rağmen, Ryu, buna ayak uydurabiliyordu. Bu noktada, belki de, talih, Sozen'e daha önceden verdiği hasarlardan ötürü yüzüne gülüyordu.

Hızlı sayılabilecek bir tempoda süre gelen bu kaçma ve yakalanma süreci, çokta uzun sürmeyen bir anın ardından, Ryu'yu, sığınağa tekrardan getirmişti. Sozen'in üzerine kurduğu baskıdan, kısa bir an kaçan bakışları, sığınak tarafına bakındığında, hayal meyal, Sozen'in olduğuna emin olduğu, mor cismin, gene Butsuo olma ihtimali yüksek insan vücudunu sarmaladığını görmüştü. Bu noktada, Butsuo'nun nasıl bu hale geldiğini düşünemeden edememişti. Ama buna rağmen, bunu vardır onun bir bildiği diyerek savuşturmuştu aklından. Öte yandan bundan emin değildi. Sozen'in onu kovalayışı sürerken, her fırsatta etrafına bakınıyor ve umarsızca yoldaşını arıyordu, ama ne ondan, ne de Sozen'in kendisinden bir iz bulamayışı, az önce gördüğü görüntünün, gerçek olduğunu ona fısıldamaya başlıyordu.

Bu anlarda, adeta aklındaki tüm kötü düşünceleri yok etmek istercesine, patlayan parşömenlerin önce sesini, ardından ısısını ve en sonda, etrafa kaydığı kaya parçaların bir kaçını sırtında hissetti. Bir anda, Sozen'in gazı gibi etrafa yayılan, toz bulutu, tüm görüşünü andan alıp, götürürken, zihninde çalmaya başlayan tehlike çanları onu uyarmaya başlamıştı. Tüm hislerini ve odağını, kendine gelebilecek bir saldırıya verirken, bir yandan ise Butsuo'nun ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışıyordu. Zira, eğer o mor sıvıya sarılmış beden, kendisine aitse, o da patlamanın içerisinde kalmış olmalıydı. Ama eğer kendisi değilse, bu bağlamda oldukça başarılı bir hamle yapmış olduğunu düşünüyordu Butsuo'nun.

Neticede Butsuo, Ryu'ya göre, patlayıcı parşömenlerin yegane ustasıydı; çünkü bu ölümcül kağıtları, onun kadar etkili kullanan başka bir shinobi daha görmemişti.

Saniyeler, Ryu için bu andan itibaren çok yavaş ve ölümcül bir şekilde akmaya başlamıştı. Zira, toz bulutunun herhangi bir noktasından, ona saldıracak Sozen'in zehrine maruz kalmak istemiyordu ve her bir saniye bu ihtimalle boğuşmak, oldukça can sıkıcı oluyordu bir yerden sonra.

Kısıtlı bir şekilde aldığı nefesler, toz bulutu dağılmaya başladığında, bir nebze artarken, Sozen'in tam karşısında, insan formuna geri dönmüş bir şekilde görünce, önce tüm refleksleri ile ona saldırmak istemiş, ama akabinde bu hisleri, oldukça yerinde olan bir şaşkınlığa dönüşmüştü. Zira Sozen'de biliyor olmalıydı ki, mevcut formu ile kendisine karşı hiçbir şansı yoktu. Ya, Chakrası bu noktada bitmişti ya da Butsuo'nun hamlesiyle orantılı bir sonuç, tam olarak karşısında duruyordu Ryu'nun. Bu bağlamda, ne olduğuna dair hiçbir fikri yoktu.

Toz bulutları, tam anlamıyla dağıldığında ise, dikkatini tamamen Sozen'e veren Ryu, onun yüzündeki o çaresizliği görebilmişti. O öfke dolu yüz ifadesinin arkasıan saklanmış, hüzün ve o hüznün getirdiği çaresizlik, Ryu tarafından net bir şekilde görebiliyordu. Bu noktada ise, bunun sebebinin ne olabileceğine dair hiçbir fikri yoktu. Hoş, bu aşamada odağının çoğu, Butsuo'nun kendisindeydi. Gözleri hâlâ onu arıyordu temkinli bir şekilde ve gözleri, huzursuz bir şekilde, patlamanın gerçekleştiği noktaya geldiğinde ise, hareketsiz bir şekilde uzanan dostunu görmüştü. Bu, onu bir yandan rahatlatırken, diğer yandan korkutuyordu. Hareketsiz bir şekilde, uzanan Butsuo, patlamadan ne kadar hasar almıştı bilmiyordu ve eğer durum ciddi ise bir an önce Sozen'i halledip, onu işinin ehli birine göstermesi gerektiğini biliyordu. Ama işin kötü yanı, bulunduğu yerden işin ciddi olup olmadığını bile anlayamıyordu.

Tek gördüğü şey, hareketsiz bir şekilde duran, dostunun bedeniydi.

Ve bu pekte, içini rahatlatacak bir görüntü değildi.

Derin bir nefes aldığı sırada, bakışları, bir an Sozen'e döndü. Öfkesini koruyan bu adamın, konuşmaya başlayacağını ise bu sırada görüp, bakışlarını onun üstünde tutmaya devam etti. Gıcırdayan dişlerinin arasından, sözcükler bir ok gibi, Ryu'ya doğru ilerlemeye başladığında ise, bir buz kütlesini andıran bakışlarını, Sozen'in üstünde tutarak sadece onu dinledi. Butsuo'nun, canından olacağı kısmını söylediğinde, gözleri Sozen'i öldürmek istercesine parıldadı, ama bu noktada, Sozen başarılı bir şekilde, bu ihtimali Ryu'nun kalbine de aşıladı.

O andan itibaren, aklının bir köşesinde, bir kez daha bir görevde, yoldaşını kaybetme korkusu belirdi. Kaçamak bakışları, yerde umarsız bir şekilde uzanan yoldaşına kaydığında, ilk defa bu kadar korkmuş hissediyordu Ryu. Kalbi, yavaşça hızlanıp, sesini duyabileceği bir tonda hızlanıyordu.

Güm, güm, güm...

Sesi yüksek bir saatin tonunda, atan kalp atışları, Sozen'in sözleriyle karışırken, Butsuo'nun sadece bir kaç dakikası olduğunu söylediğinde, normal şartlarda, bunun doğrulunu sorgulayacak olan shinobi, buna yetinmedi bile. Usulca, Sozen'in, bir şeyi arzulayacağını tahmin ederek, sözlerini dinlemeye devam etti.

Güm, güm, güm...

Sozen'in isteği, Ryu'nun canı karşılığında, Butsuo'nun canıydı. Ryu, bunu şeytanla anlaşma olarak nitelendirmişti. Ama, Sozen'in sözlerinin birazı bile doğruysa, bu noktada bu riske giremezdi. Keskin bakışları, Sozen'in gözlerine kilitlenmişken, tek bir şey dahi söylemeden, aktif olan Raiton no Yoroi'yi kapattı. Artık kulağına dolmayan elektrik cızırtıları, atan kalp atışlarını daha net duymasına vesile olurken, boştaki diğer eliyle, peçesini yüzünden sıyırıp, boynuna doğru getirdi ve tüm yüz hattını açığa çıkarttı.

Güm, güm, güm...

Tek eliyle tuttuğu Wakizashi, karşısındaki düşmanı Sozen'e doğru bakarken, boştaki elini de, Wakizashi'nin kabzasına götürüp, hayatında ilk defa ve belki de son kez, kılıcını kendine doğru doğrulttu. Göz ucuyla, Wakizashi'ye bakarken, bir tutam üzgünlük barındırıyordu bakışları, sessizce, sadece adete kılıcının duyabileceği bir tonda, "Bunu sana yaptırdığım için üzgünüm." dedi, çocukluğundan beridir, ona yoldaşlık yapan kılıcına. Göz ucuyla Butsuo'ya baktı ve en fazla beş saniyelik bu süreci, "Durum vahim koca hafa, ölmezsen iyi edersin." diyerek sonlandırdı. Butsuo'nun onu duyduğunu umuyordu. Göz ucuyla Sozen'e baktı ve ilk savuruşu, bir an bile tereddüt etmeden yapmak için harekete geçti. Art arda, vücudunun ona izin verebileceği en hızlı şekilde, bir saldırı, diğerinin acısını yaşamasına izin vermeden üç kere saplayacaktı, Sozen'in istediği yere. Bu, yersiz bir kumardı. Sozen, panzehiri vermeyip, ikisini de öldürebilirdi. Panzehiri verirse, Ryu'nun öleceğinden şüphesi yoktu. Kalan son enerjisiyle, panzehiri Butsuo'ya içirmeyi düşünüyordu. Bu bağlamda, gram pişmanlığı olmadan ölecekti.

Eğer, Sozen'in bu basit hinliği onu kandırmışsa, en azından dostuyla birlikte ölecekti bu sefer, ama eğer bu kumarın kazananı kendisiyse, bir kez daha başarısız olmayacaktı yoldaşını korumakta. Bu bağlamda, son anlarında, çocuğu, medic-ninler'i, ailesini, köyünü ve hatta Ryoken'i dahi düşünecekti.

Aklında, yersiz bir sözle birlikte.

"Shinobi dünyasında, kurallara uymayan veya düzeni bozanlar, beş para etmezler, ama arkadaşlarını umursamayanlar, onlardan bile beterdirler."

Güm, güm, güm.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 0 Ryo
Prestij: 0 PP
Ün: 29
Kullanılabilir GP: 5 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.


Özellikler
Temkinli Davranışlar: Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobiler tarafından karaktere temkinli yaklaşıldığı, karakter tarafından net bir şekilde anlaşılabilmektedir. Bu durum karakterin shinobi aktivitelerine herhangi bir engel teşkil etmese de, karakter tarafından bu tutumun son savaş sonrasında oluştuğu ve görevlere bu yüzden verilmediğini düşündürtmektedir. Herhangi bir güvensizlik belirtisi barındırmayan bu tutum yine de karakterin Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobilere kendini kanıtlama ihtiyacı hissettirmektedir.

Bu özellik geçicidir ve konu sonu ödüllerine etki etmemektedir. Özelliğin ne zaman ortadan kalkacağı karakterin ilerleyişine bağlıdır.


Profil
Güç: 10
Çeviklik: 11
Kondisyon: 6
Potansiyel: 5
Varlık: 3
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 10
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
*[Kondisyon] Form: 10
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi (Sırtında bulundurur)
-Özel Üretim Tantou (Belinde, ulaşımı oldukça kolay bir yerde bulundurur)
-Ryu'nun ekstra shinobi ekipmanlarını koymak için kullandığı özel üretim ekipman çantası (Sağ bacağında ulaşımı kolay bir yerde asılıdır.)
-Patlayıcı Parşömen Bağlanmış Kunai x3 (Ekstra malzemeleri koymak için satın aldığı ekipman çantasının içindedirler.)
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 167
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Panzehir

Post by Oita Butsuo » July 9th, 2020, 10:48 am

Hazırlıklı olduğum şey ölmekti, birilerinin benim için ölmesi değil. Ryu'yu bu tarz bir duruma sokmak isteyeceğim en son şeydi ve şimdi başıma geliyor. Geriye kalan hayatın boyunca kendinden nefret etmek mi istersin yoksa ölmek mi istersin? Sozen'in istediği şeyin meali aşağı yukarı bu. Keşke birkaç adım daha yakın olsaydım patlamanın merkezine. Keşke Sozenle beraber kendimi de öldürseydim. Takım olarak çalışmaktan nefret ediyorum. Kimseye bela olmadan burada tek başıma ölmeliydim. İnsanları düşürdüğüm şu duruma bak, rezillik!

Hayatımı sikeyim, tüm görev gözlerimin önünden geçiyor. Köyden ayrılmamız, Kaoru, sığınağı bulmamız, Ryu'nun gölgelereki küçük keşif gezisi, Sozenle ilk karşılaşmamız, sığınağın girişini çökertmem, rahatsız bekleyiş, nefesimi tutarak tepeden inmem, ormana kaçan Sozen, yumruğumun Sozen'in kafasının içinden geçmesi, yerde Sozen'e üstün gelmem, Sozen'in jele dönüşmesi, Doryuu Shiki, ellerimle bu jeli koparmaya çalışmam, patlama... Ölümün hayırlı olanı en hızlısı. Kimseye zorluk çıkarmadan, acı çektirmeden, hiç var olmamış gibi. Bir insan çabucak ölmeyi nasıl beceremez ki? Çok kolay olmalı değil mi? Umut... Her zaman iyi bir şey olduğu söylenmiştir umudun. Hayatta kalma umuduyla Ryu'yu düşürdüğüm duruma bak bir de şimdi. Ölüme hazır olduğumu söyledim, tüm mesleğimin ölüm koktuğunu, ölümle yatıp kalktığımı söyledim. Gel gör ki hala yaşama umudum vardı. Onu terk etmemiştim. Gözüm karaydı ama o karanlıkta hala yanıp sönen yıldızlar vardı.

Belli ki Ryu'nun içinde de kendini karanlığa teslim etmeyen şeyler var. Hala benim yaşayacağıma dair bir ümit yaşıyor içinde. Elindeki wakizashiye bir şeyler fısıldarken sesimi çıkarmaya çalıştım. Bilincim son demlerindeyken vücuduma söz geçirmek benim için imkansızdı. Tıkıldı kaldı boğazıma sözler, hiçbiri çıkamadı dışarı. Hepsi oturdu içime. Bir şeyler daha fısıldarken yapacağını anladım. Onu ne vazgeçirebilirim ne de vazgeçirmeye çabalayacak araçlara sahibim. Sadece kapanmaya çalışan göz kapaklarıma direnerek gözlerinin içine baktım. Onu bu duruma düşürdüğüm için çok üzgünüm. Yine de ben görmek istemediğim için bir şeyler değişmeyecek ve Ryu'nun yaptığı fedakarlığı görmezden gelecek değilim. Gözlerimi yuvalarından çıkana kadar açıp gördüğüm her şeyi kazıyacağım zihnime, bir anını bile kaçırmayacağım. Kim yaşar kim ölür artık bu konuda tahmin yürütülebilecek seviyeyi çoktan geçtik. Yine de kahretsin ki yaşama ihtimalime karşın borcumun tamamını deftere kaydettiğimden emin olmaktan başka yapabilecek hiçbir şeyim yok. Ölememeye lanet ediyorum!
Image
Künye
İsim: Oita Butsuo
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 365.000
Prestij: 3
Ün: 26
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Hayaletin peşinde…

Butsuo, çocukluk aşkına adını duyurmak, hatta tekrar bir araya gelmek için yaşamaktadır. Bunun en kolay yolunun da ünlü olmak olduğuna karar vermiştir. Kumiko’nun duyduğunda gurur duyacağı, hoşuna gideceği hatta peşinden koşacağı bir ün.
Komplikasyon
-
Özellikler
Korucu
Karakter, Shirakami Vadi Ormanı'nda yaşanan hadise neticesinde, tüm dünyadan izole bir şekilde bu ormanda yaşayan halkın koruyucusu konumuna gelmiştir. Bizzat Ishichou tarafından bu göreve atanması neticesinde, söz konusu halk nazarında güvenilir ve her işlerini halledecek kişi olarak görülmektedir. Aynı zamanda, söz konusu halkın istekleri olması halinde, karakter bu görevlere öncelikli olarak atanacak kişidir. Bu sebeple, karakter başka kurguların içinde olsa dahi, söz konusu halktan talep gelmesi halinde, durum ne olursa olsun bu halka yardım etmek zorundadır.
Gelir Kaybı
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde, karakterin bundan sonra atanacağı görevlerde kazanacağı gelirden kesinti yapılmaktadır. Bu kesintiler RP içerisinde karakterin gerçekleştireceği diğer eylemler de dikkate alınarak Ishichou tarafından yapılmaktadır. Ishichou’nun bir sonraki emrine kadar bu kesintiler devam edecektir. Bu özelliği kaldırılması için karakterin kendisini Ishichou’ya ispat etmesi gerekmektedir.
Profil
Güç: 11
Çeviklik: 7
Kondisyon: 9
Potansiyel: 2
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm(Favori): 12
[Çeviklik] Akrobasi: 7
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form(Favori): 6
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Doton: Domu
Doton: Doryuu Shiki
Taijutsu
B-Rank Juudaichi
C-Rank Oukashou
Sensör
A-Rank Meishou-Dou
Genjutsu
-

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Kan Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
Kondisyon Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
İyileştirici Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
Chakra Hapı (İyi Kalite
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1671
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Panzehir

Post by GM - Naruto » July 13th, 2020, 10:44 am

Ryu; Onlarca düşmanının, tek bir düşünceyle ve hiçbir tereddüt göstermeden kanını akıtan wakizashinden damlayan kan yerine, gördüğün tek şey gözyaşları oluyor. Onca yıllık beraberliğinizde belki de ilk kez senin emirlerine itaat etmek istemiyor. Gördüğü her şeyi, ne pahasına olursa olsun ikiye bölmek isteyen wakizashin, adeta hiçbir vasfı olmayan metal parçasına dönüşmek istiyor. Kendi kendine keskin ucunu körelten ejderha, gözlerinin önünde ehlileşen ve hatta evcilleşen bir yaratığa dönüşmeye başlıyor. Tüm heybeti ve albenisini tek kalemde silip atarken, parlaklığı mat bir siyahlığa bürünüyor. Avucunun içinde ters şekilde çevirerek wakizashinin keskin ucunu karnına doğru yönelttiğinde, ellerinin arasında yok olup gitmek istediğini anlayabiliyorsun wakizashinin. Hiç bu dünyada var olmamışçasına yok olmak arzusuyla feryat eden wakizashini, her zamanki kararlılığınla hareket ettirmeye başlasan da, sanki wakizashin havayı bile kesmek istemiyormuşçasına usul hareketlerle ilerleyebiliyor.

Keskin bir acı tüm vücuduna dolarken wakizashinin vücudundan fışkıran kanı bile bastıran gözyaşlarını görebiliyorsun. Wakizashin, feryatlarının arasına sıkıştırdığı bir keskinlikle karın bölgene ikinci kez girdiğinde ise, artık daha fazla hareket etmek istemediğini anlıyorsun bu laftan anlamaz metal paraçasının. Vücudundan geriye çıkardığın wakizashiye, bir hayatı kurtarabilmek için böylesine bir acıya katlanmanız gerektiğini bir kez daha anlatmaya çalışsan da, sanki geisha kılığına bürünmüş wakizashin bir tek sana ve senin hayatına hizmet etmek istediğini söylüyor gözyaşlarının arasında. Üçüncü kez karın boşluğuna girdiği anda ise, tıpkı senin gibi, wakizashin de bu hayata dair tüm umutlarını silip atıyor. Efendisini, dostunu, ailesini bir değil, üç kez parçalayan bir wakizashi olarak tüm niteliklerinden sıyrılıp, vasıfsız bir metal parçasına dönüşüyor. Ellerinin arasından toprağa doğru düşerken, sana bir elvedanın en saf ve katıksız merhametini bırakıyor sadece.

Ağzından fışkıran kanla dizlerinin üstüne çöktüğün anda, wakizashin ellerinin arasında kayıp yere düşüyor. Vücuduna yayılan hissizlik hissi, gözlerinin Sozen’e yönelmesine engel olmuyor. Üstüne düşen vazifeyi sonuna kadar yerine getirmiş bir mağrurlukla sıranın Sozen’de olduğunu anlatan gözlerin, Sozen’in yorgun bakışlarıyla kesişiyor. Derin bir nefes alıp, vücudunu dik bir konuma getirmeye çalışan Sozen’in içine düştüğü tereddüdü gözlerinden okuyabilsen de, derin bir nefes verdikten sonra Sozen olduğu yerden yavaş adımlarla ilerlemeye başlıyor. Gerçekten de söylediği gibi, limitlerine ulaşmış görünen Sozen yavaşça yanından geçip giderken, tek yapabildiğin onu izlemek ve sözünü tutmasının beklemek oluyor.

Butsuo; Ryu’nun kendi vücudunu ardı ardına üç kere deşmesine şahitlik etmek dışında hiçbir şey yapamıyorsun. Rakibini bir şekilde alt etmeyi başarmış olsan bile, kendi canını kurtaramayacak olmanın verdiği hissi her zerrende yaşamaya devam ediyorsun. Buna ek olarak, her aldığın nefeste vücudunun daha da ağırlaşmaya başladığını, nefes alıp vermenin bile ciddi bir külfete dönüştüğünü fark ediyorsun. Tüm heybetine, gücüne, kuvvetine rağmen, buradan iki seksen uzanmış bir şekilde yatmayı kendine yedirmen elbette güç oluyor. Buna ek olarak, Ryu’nun yaptığı ve sonucunun muallak olduğu fedakarlık karşısında tek bir uzvunu bile oynatamayışın, vücuduna zerk olmuş zehirden bile daha çok canını yakıyor. Ryu’nun dizlerinin üzerine çöküşü ve ardından Sozen’in yavaş yavaş hareketlenmesi görebildiğin son net kareler oluyor. Bundan sonrası, sadece anlık fotoğraflardan ibaret bir görüntüye dönüşürken, sonrasını görmek isteyip istemediğinden bile emin olamıyorsun. Vücuduna yayılan hissizlik ve ağırlık, giderek yerini bir öfkeye bırakıyor ve tüm bu öfkenin tek yöneldiği nokta yine kendin oluyor.

Sonunu düşünmeden, o an ne gerekiyorsa onu yapan Butsuo’nun bir kez daha kavgaya girmesi ve sonunda ne galip ne mağlup bir şekilde yere serilmiş olmasını ve burnunun dikine giden Butsuo’nun şu haliyle Kumiko’yu ne kadar etkileyebileceğini sormadan edemiyorsun. Gözlerin karanlığın içinde geçmişe yönelirken, tanıdık manzaralar görüyorsun çocukluğuna dair. Mahalledeki tüm arkadaşların bir kez daha tüm hınzırlıklarını sonuna kadar sergilerken buruk bir tebessümle iştirak etmeye çalışıyorsun onlara. Ve gözlerin bir kez daha Kumiko’yu arıyor, bu kez daha öncekilerden farklı bir şekilde. Ancak etrafına tekrar bakındığında, sahne aynı olsa da rollerin değişmiş olduğunu fark ediyorsun ansızın. Mahalle arkadaşlarının hiçbirinin seni görmediğini, kendi aralarında eğlendiklerini ve umursamazlıklarından ayrı bir zevk aldıklarını… Daha önce olduğun gibi… Ne var ki gözlerin bir anda bir surata takılıyor, takılı kalıyor. Mahalle arkadaşlarının etrafında toplandığı Kumiko’nun yüzüne düşmüş tüm o çekingen tavırlarından sıyrılmış bir halde, kaşları çatık ve ağzı kulaklarına varmış bir halde attığı kahkahalara hayretle bakakalıyorsun. Bir anda kesişen bakışlarınız, Kumiko’nun tüm vahşi kahkahalarının yok olmasına sebep olurken tek bir el işaretiyle mahalledeki tüm arkadaşlarınla beraber üzerine doğru yürümeye başlıyor. Her birinin suratındaki aşağılamayı ve vahşiliği sonuna kadar hissediyor olsan da, vücudun ne kaçabiliyor ne de onlara karşı koyabilecek direnci gösteriyor. Ağızlarınız kıpırdamasa bile, o çocukların neler dediğini çok iyi duyabiliyor ancak hiçbirine karşılık veremiyorsun. Bakkalın karşısında uslu uslu otururken bir anda Kumiko ve arkadaşlarının karşına dikilmesi, akabinde başlayan bağırış çağrış ve tartaklamalara engel dahi olamıyorsun. Ancak senin adına içine en acıtanı, tüm bunları Kumiko’nun yaptığını bilmek oluyor. Tartaklamalar arasında bir an gözlerin Yaşlı Tanaka’yı gördüğünde ise, için umutla doluyor. Sizin elinizden Kumiko’yu nasıl kurtardığını bildiğin için, Yaşlı Tanaka’nın seni de kurtaracağına emin oluyorsun. Ancak onun buruşan yüzü ve tiksinç bir insana bakan bakışları ile karşılaştığın anda, Yaşlı Tanaka’nın tüm bu olan bitene gıkını bile çıkarmayacağını anlıyorsun. Tek yaptığın, tüm o çocukları izlemek ve seni de aralarına almalarını istemekken, şimdi tek yapabildiğin utançtan ağlayamamak oluyor. Ve utanç gözlerini tüm maruz kaldığın itip kakılmalara karşı gözlerini tamamen kapamana neden oluyor.

Ryu; Yanından geçip giden Sozen’i izlemek dışında bir şey yapabileceğini düşünmüyorsun. Kendi ellerinle açtığın yaralara kendi elinle bastırarak merhem olmaya çalıştığın anlarda, tek düşündüğün Sozen’in sözünü tutması oluyor. Wakizashine ihanetin, ölecek olman ve hayallerini burada bırakman aklının ucundan dahi geçmezken, Sozen’in yerde hareketsiz yatan Butsuo’nun vücudunun hemen yanına dizleri üstüne çöktüğünü görüyorsun. Ellerini yavaşça Butsuo’nun vücuduna koyan Sozen’in Butsuo’yu tedavi ettiğini umarak kanayan yaralarına bir kez daha bakıyorsun. Kısa vadede seni öldürmek için yetersiz olan bu yaraların, zaman geçtikçe seni tüketeceğini rahatlıkla anlayabiliyorsun. Ishigakure’den buraya geldiğiniz yolu ve mesafeyi düşündüğünde, bu yaralarla aynı yolu geri gidemeyeceğine adın gibi eminsin. Fakat tüm önceliğin, Butsuo’nun alacağı sağlıklı bir nefes olması dolayısıyla, bu husus şu anda senin adına çok da önemli bir mevzu olmuyor. Bakışların Butsuo ve Sozen’de kilitliyken, her ihtimale karşı Sozen’in olası bir yalanına karşı kendini hazırlamaya çalışıyorsun.

Butsuo; Vücuduna hükmetmenin imkansız olduğu, nefes alıp vermeyi bile umursamaz olduğun anlarda, zihnine dolan tersine dönmüş anılarla yok oluşuna sürükleniyorsun. Kendine karşı hiçbir şey yapamamanın acizliği içinde ve Ryu’nun fedakarlığına nail olmanın verdiği yetersizlik hissi ile sonunun bir an önce gelmesini umut ederken, vücuduna dolan gereksiz bir yaşam enerjisi ile gözlerinin açılmaya zorlandığını hissediyorsun. Tüm o tartaklanmaya dair anıların bir anda hızla yok olup giderken, vücudunun hemen yanına dizleri üzerine çökmüş Sozen’i görmek, bir anda sana acil durum sinyalleri veriyor. Ancak vücudunun bu sinyallere tepki verecek hali olmaması, Sozen’e karşı seni çaresiz bir konuma düşürüyor. Ne var ki, birkaç saniye içinde vücuduna dolan enerji ile beraber tüm o seni bitiren halsizlik hissi vücudundan silinip atılırken, Sozen’in ağırlaşan bakışları ve senin vücudundan çekip özümsediği mor sıvı, olan biteni az çok anlatıyor sana. Gözlerin eskisi gibi net bir şekilde görüp, zihnin de açıklığa kavuşurken Sozen ellerini vücudundan çekiyor ve zar zor ayağa kalkıyor.

Genel; Yaklaşık yarım dakikalık bir çöküşün ardından, Butsuo’nun hemen yanında ayağa kalkan Sozen bir hayli bitkin bir görüntü sergiliyor. Olduğu yerde başını hafifçe Ryu’ya çeviren Sozen “Ben sözünü tutan bir adamımdır. Arkadaşının vücudundan tüm zehri çıkardım, ancak şimdilik güç bela hareket edebilir. Birkaç gün dinlendikten sonra eski haline dönecektir.” diyor. Hemen ardından bakışlarını Butsuo’ya çeviren Sozen “Ama arkadaşın için aynı şeyleri söyleyemem.” diyor. Butsuo’ya bakışlarında derin bir öfkenin görüldüğü Sozen “Kardeşimi benden alan birinin hayatını kurtarmanın verdiği utancı ömrüm boyunca silip atamayacağım. Bu yüzden, bir diğer karşılaşmamızda sizin peşinizde olan kişi ben olacağım. En kısa sürede sizi bulacağım ve bu kez önce seni, sonrasında arkadaşını yok edeceğim!” diyor. Sözlerindeki öfke net bir şekilde görülen Sozen, şu an size saldıracak gibi durmuyor. Butsuo’nun sensör yetenekleri de aynı şekilde, Sozen’den herhangi bir çakra hareketliliği sezmiyor.

Konuşması sonlandıktan sonra, yüzünün dönük olduğu noktada ilerlemeye başlayan Sozen’e gidişine karşı elinizden çok bir şey gelmeyecek gibi duruyor. Ancak bu haliyle epey zayıflamış görünen Sozen’in cümlelerini de aklınızdan tekrar tekrar geçirmeye başlıyorsunuz. Sozen Butsuo’nun bulunduğu noktadan 5 metre kadar ilerledikten sonra ise, gökyüzünden 1 metre uzunluğunda ve iki üç parmak kalınlığında 5 adet ışık dalgasının Sozen’in iki bacağına, iki koluna ve vücudunun üst kısmının tam ortasına saplandığını görüyorsunuz! Işık dalgaları geldikleri ve neredeyse fark edilemeyecek hızlarıyla toprak zemine saplanırken, Sozen’in acıyla bağırdığını duyuyorsun. Benzer nitelikte saldırılarla daha önce karşılaşmış olan Ryu, bu olayın kimin işi olduğunu kısa sürede kavrayabilse de, ormanlık alandan çıkan, dik duruşundan ve soğuk ifadesinden taviz vermeyen Kaoru ile karşılaştığınız anda, kafanızdaki taşlar tamamen yerine oturuyor.

Kısa ancak kendinden emin hareketlerle ilerleyen, Sozen’e adeta bir iğrenilmesi gereken bir varlıkmış gibi bakış atan Kaoru, Sozen’in yanından geçip gittikten sonra ilk olarak Butsuo’nun yanında duraksıyor. Üstten bakışlarından taviz verecek gibi durmayan Kaoru, sanki Butsuo ile aralarındaki geçmiş konuşmayı anımsatırcasına hafifçe güldükten sonra, bu kez adımlarını Ryu’ya doğru yöneltiyor. Kıyafetinin içinde bandaj tarzı bir şey çıkaran Kaoru, elindeki Ryu’nun hemen yanına bıraktıktan sonra “Beni şaşırtıyorsun. Bir kez daha yoldaşını umursamadan saldırırsın diye düşünmüştüm.” diyor içinde hafif alay barındıran bir tonlamayla. Her ne kadar Kaoru birkaç kelam daha etmek istermiş gibi görünse de Sozen’in acı dolu “Sen kimsin ulan!?” diye bağırmasıyla, Kaoru’nun yüzü ekşiyor. Sozen’den gerçekten iğrenir gibi duran Kaoru “Sana benimle konuşabileceğini söylediğimi hatırlamıyorum. Bu yüzden, ben konuşmana izin verene kadar sessiz kal!” diyor. Bu esnada Butsuo, Kaoru’dan gelen bir çakra akışı değişikliği seziyor ve hemen ardından gökten bir tane daha inen benzer bir ışık dalgası, Sozen’in karın boşluğuna girerek yere saplanıyor!

Kaoru kısa bir süre Sozen’in acıyla dolan bedenine baktıktan sonra, hafifçe üstünü silkeliyor ve ardından “Onu sorgulayabilecek haliniz var mı? Yoksa bu işi de benim halletmemi ister misiniz?” diyor iğneleyici bir tonda. Ancak bu aşamada, Kaoru’nun sesinde her ne kadar iğneleyici, alaycı bir ton varsa da, ikiniz de düşmancıl bir hissiyat oluşturmuyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 219
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Panzehir

Post by Jirou Ryu » July 13th, 2020, 2:11 pm

Gözleri, titreyen ellerine kaydı kısa bir süre... Hüzün doldu bakışları. Bu aşamada, yavaşça ellerinden kılıcına doğru uzadı bakışları... Pişmanlık ve hüzünle baktı kılıcına. Özür dilemek istedi ondan bir kez daha, bu acıyı ona yaşattığı için, kalbini söküp atmak istedi. Onunla kurduğu bağı, bu denli parçalamak, vücudunu delip geçen bu saldırılardan çok daha acı verici hissettirdi ona. Her şeyden, herkesten daha yakın olan bu metal parçası, gerçek anlamda bağ kurduğu bir gerçeklik olmuştu onun için. Sadece savaşta, işi düştüğünde kullandığı bir gereçten çok, onunla aynı evde kalan, onunla aynı hayatı yaşayan ve kendisiyle birlikte sivrilen bir yoldaştı Ryu'ya göre... Ama şimdi, yoldaşına öyle acı verici bir deneyim yaşatıyordu ki, bir canı kurtararak, kendiyle gurur duyması gerekirken, tam aksine utanç duyuyordu. Yavaşça dizlerinin üstüne çökerken, ellerinden kayıp giden Wakizashi'ye hüzünle baktı... Onu, ilk gördüğü anı anımsadı. Bir süs eşyası olarak kullanılmasını kabul edememişti, ilk bakışta onu etkileyen bu kılıcın, ama şimdi, belki de, bir süs eşyası olarak onu kullanan insanlardan, çok daha büyük bir hakaret etmişti ona. Yoldaşının kanını akıtan, bir kılıç yapmıştı onu.

Yavaşça, dizlerinin üstüne çökerken, yorgun ve bitkin bakışları, isteksizce kılıcından ayrılıp, Sozen'e döndü. Bir eli, aynı noktadan, üç defa delinmiş karnının üstüne konuşlanmışken, huzursuzca süzdü onu ve boştaki diğer eliyle, ağzından boşalan kanın, fazlalığını sildi.

Göz ucuyla yarasına baktı... Sozen'in üstüne düşeni yapmaması durumunda, onunla canı pahasına savaşıp savaşamayacağını, tarttı. Bu, imkansıza yakın bir savaş olurdu, ama her türlü ölecek bir adamın son çabası, belki de, ne olursa olsun, Butsuo'nun hayatını kurtarabilirdi. Göz ucuyla kılıcına baktı, her ihtimale karşı, ihanetiyle yıkılmış dostunun, onunla bir kez daha savaşıp savaşmayacağını öğrenmek istedi.

Yutkundu ve bir parça, ağzında kalmış kanının, boğazında bıraktığı o tuhaf tadı, tükürmek istedi. Gözleri, usulca Butsuo'ya yaklaşan Sozen'i izlerken, yersiz bir çabayla kılıcına doğru uzanmak istedi, ama bu noktada, buna o an cesaret edemedi. Göz ucuyla, Sozen'in Butsuo ile ilgilenmesini izledi. Bu noktada, saniyeler oldukça yavaş ve stres dolu akarken, her saniye, eli biraz daha kendi kanına bulanan Ryu, vücudundan boşalan kanın, zamanla sonunu getireceğini biliyordu. Uzun soluklu ve acı verici bir ölüm olacaktı onun için, bunu kabullenmişti.

Sozen'in, Butsuo'yu tedavi ettiğinden emin olduğunda, rahatça bir nefes aldı. Artık, yavaşça ölmek için, kendini son derece hazır hissediyordu. Ağır bir tutumla bakışlarını o noktadan uzaklaştırmak için hareketlendirdi, ama bu noktada, kulağına dolan Sozen'in sözleri ile bu anlık hamleden vazgeçti. Yorgun göz bebekleri, konuşan Sozen'in göz bebekleri ile birleştiğinde, onun sözlerini ufak bir baş hareketi ile onayladı. Konuşmasının devamında, kendi hakkında, bilinci yerine gelmiş Butsuo'ya karşı konuşan Sozen'e bir tepki vermedi. Başına gelecekleri çoktan biliyordu zaten, ama bu noktada, Sozen'in devam ve son konuşmasını, ilgiyle dinledi. Sozen'le ormanda dövüşürken, Sozen'in mevcut durumuna iki ihtimal vermişti, ama asla ikiz bir kardeşi olabileceğini düşünmemişti. Bu noktada, Sozen'in o yüz ifadesinin sebebini şimdi çok daha iyi bir şekilde anlayabilmişti, ama asıl anlayamadığı nokta, tam olarak bunu herkesten nasıl sakladıklarıydı.

Son anlarını yaşayan bir adam için, bu konuya daha fazla kafa yorması gerekmediğini düşündüğünde, bu durumu bir kenara atıp, mağdur bakışlarını bir kez daha yarasına doğru çevirdi. Bu noktada, göz ucuyla tantou'ya baktı. Bu uzun soluklu işi, boğazına atacağı tek bir kesik ile bir anda bitirebileceğini biliyordu. Nitekim, yavaşça ve saldırmaktan uzak bir tavırla, gelecekte bir gün alacağı intikamın hayalleriyle uzaklaşan Sozen, Ryu'yu bunu yapması için teşvik ediyordu. Yavaşça, tantou'ya doğru uzanırken eli, bunu yapmaya hazırdı.

Ama bir şey, ona engel oldu. İlk önce bu cisimlendiremediği şeyin, tanıdık sesini duydu. Ardından, o sesin kaynağına döndüğünde, oldukça tanıdık görünen ışık dalgalarının, Sozen'in bitkin vücudunu bir hiçmiş gibi delip geçtiklerine şahit oldu. Ryu, saniyeler sonra, sahneye giriş yapacak adamın kim olduğunu gayet iyi bir şekilde biliyordu ve kendinden emin bakışlarını, Kaoru'nun geleceği noktaya doğru çevirdiğinde, o dik ve herkesi ezip geçecekmiş gibi durarak yürüyen adamı, dizleri üstüne çökmüş, ölmek üzere duran bir adam olarak karşılamanın getirdiği utanç ve eziklik ile başını öne doğru eğdi. Onunla göz göze gelmek istemedi ve o an, gerçekten ölmek istedi.

Kaoru'nun adım seslerinin, aralarında dolaştığını duyabiliyor olmasına rağmen başını kaldırmadı. Onun gölgesini, tepesinde hissettiğinde ise beraberinde gelen sözlere usulca kulak asmasına rağmen bir cevap vermedi. Bunu bir hakaret ya da bir övgü olarak algılamadı. Yanı başına koyulan bandaja uzandı ve tüm karnını, bu bandajla sarmaya başladı. Bu noktada, bir kez daha Kaoru tarafından bağışlanmış ya da kurtarılmış gibi hissetmek, ona ölmekten çok daha ağır hissettirdi, ama bu noktada, eğer yaşama fırsatı, görevini tamamlama ile birlikte önüne serilmiş ise, bu kimden gelirse gelsin, bunu reddetmeyecek olmanın getirdiği profesyonellik ile hareket edecek bir olgunluğa da sahipti.

Sozen'in, acı feryadı ve Kaoru'nun bu feryadı sonlandırışına kısa bir bakış attı. Sozen'den gerçek anlamda iğreniyormuş gibi duran Kaoru'nun, Sozen'den neden bu kadar nefret ettiğini bilmiyordu, ama bu noktada, Sozen'den en az onun kadar nefret eden biri olarak, bunu anlayışla karşılıyordu.

Bandajlama işleminin, son demlerinde, Kaoru'nun son sözlerini, bir hakaret olarak algıladı. Usulca, bir elini toprağa koydu, ve diğer elini kılıcına doğru uzattı. Tek elinden destek alarak ayağı kalkmayı denerken, göz ucuyla kılıcına baktı ve, "Beni affet ya da affetme delip geçtiğin bu bedeni, kalan tüm ömrüm boyunca, sana adayacağım yoldaş." dedi, yorgun ve kesik kesik akarken sözleri ağzından hüzün, pişmanlık ve net bir kararlılık da barındırıyordu beraberinde. Gözyaşlarına ve kendi kanına boğdu kılıcını, ayağındaki elbisenin kumaşına silerek temizlerken, göz ucuyla Kaoru'ya bakacaktı. "Kaoru-san, size borçlandım. Ama gerisini lütfen bize bırakın." diyecekti saygı ve minnettar bir tutumla desteklemeye çalıştığı yorgun sesini, bir tutam gurur ile süslerken. Bu noktada, Sozen'e doğru yürümeyi deneyecekti, ama üç kılıç yarasından sonra, bunun kolay olacağından pek emin değildi.

Eğer becerebilirse, dibine kadar geldikten sonra, kılıcını intikam alma dürtüsü ile ona doğru doğrultacaktı. "Sözüne sadık bir adam olman beni şaşırttı Sozen..." diyecekti ve hafifçe soluklanıp, bitkin vücudunu dinlendirecekti. "Ama artık bitti. Kardeşin öldü, seni kurtaracak kimse yok. Benim merhametim dışında." diyecekti ve bir kez daha soluklanacaktı. Ve eğer konuşmaya devam edebilecek bir direnç bulabilirse kendinde, "Riaru'yu, İshigakure shinobilerini neden hedef aldığını ve içeriye hapsolmuş paralı grupla olan planlarınıza dair her şeyi anlat. Senden sonra, diğer arkadaşlarla ilgileneceğim." Pekte inandırıcı olmayan son cümlesini de söyledikten sonra, sonlandıracaktı konuşmasını. Ve göz ucuyla yarasına baktıktan kısa bir an sonra, savaşma dürtüsü ile parçalanmış kaya parçalarıyla örülmüş sığınağın girişine kısa bir an bakacaktı, kılıcıyla birlikte. Zira, en az Sozen kadar, onların da koca bir bilgi birikimi olduğunu düşünüyordu ve tüm her şeyiyle onları da sömürmek istiyordu.

Out: RP ilk atıldığı halinden, bir nebze kırpılmış, düzenlenmiş ve ana teması bozulmadan, daha okunabilir hale getirilmiştir. Uyanır uyanmaz okuduktan sonra, direk yazmak istedim ve aç bir karın, uykuya doyamamış gözlerle yazınca, bir çok hata barındırarak yazdığımı attıktan sonra okuyunca fark ettim.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 0 Ryo
Prestij: 0 PP
Ün: 29
Kullanılabilir GP: 5 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.


Özellikler
Temkinli Davranışlar: Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobiler tarafından karaktere temkinli yaklaşıldığı, karakter tarafından net bir şekilde anlaşılabilmektedir. Bu durum karakterin shinobi aktivitelerine herhangi bir engel teşkil etmese de, karakter tarafından bu tutumun son savaş sonrasında oluştuğu ve görevlere bu yüzden verilmediğini düşündürtmektedir. Herhangi bir güvensizlik belirtisi barındırmayan bu tutum yine de karakterin Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobilere kendini kanıtlama ihtiyacı hissettirmektedir.

Bu özellik geçicidir ve konu sonu ödüllerine etki etmemektedir. Özelliğin ne zaman ortadan kalkacağı karakterin ilerleyişine bağlıdır.


Profil
Güç: 10
Çeviklik: 11
Kondisyon: 6
Potansiyel: 5
Varlık: 3
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 10
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
*[Kondisyon] Form: 10
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi (Sırtında bulundurur)
-Özel Üretim Tantou (Belinde, ulaşımı oldukça kolay bir yerde bulundurur)
-Ryu'nun ekstra shinobi ekipmanlarını koymak için kullandığı özel üretim ekipman çantası (Sağ bacağında ulaşımı kolay bir yerde asılıdır.)
-Patlayıcı Parşömen Bağlanmış Kunai x3 (Ekstra malzemeleri koymak için satın aldığı ekipman çantasının içindedirler.)
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 167
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Panzehir

Post by Oita Butsuo » July 14th, 2020, 3:56 pm

Bir, iki ve üç. Parlak keskin metal üç kez deşiyor eti. Parlak keskin metali gözlerimle takip ettiğimde görüyorum ki metalin öteki ucunu kavrayan bir et parçası daha var. Metal bu et parçasının etkisine tepki göstererek deşiyor eti. Bu yeni et parçasını takip ettiğimde ise görüyorum ki metalin deştiği et parçasıyla aynı et. Kendi kuyruğunu yiyen bir yılan. Yaşam döngüsü. Ölüm ve hayat. Bazı yaşamların devam etmesi için bazılarının son bulması gerekir.

Keşke bu kadar dışarıdan bakabilecek durumda olsaydım olan bitene. Olaylar kendini bu yönüyle gösterse de bana ben biliyorum ki ucuz alegorileri aşan bir şey yaşıyoruz. Acıyla kıvranıyor vicdanım. Kılıcını kendine saplayan kişi herhangi biri değil, Ryu. Kendini feda etmesinin sebebi kozmik dengeyi sağlamak değil, benim hayatımı kurtarmak. Benim acizliğim onu bu duruma düşürdü. Benim yüzümden dizleri üstünde kızıl kusuyor. Benim yüzümden ölecek. Benim yüzümden cesedinde üç tane fazladan kesik izi olacak. İkimizin de sonunu getirdim. Sozen sözünü tutmayacak. Üçümüz de öleceğiz burada. Unutulacak varoluşumuz ve isimlerimiz. Benim yüzümden Ryu'nun bir mezarı bile olmayacak sevenlerinin gelip başında ağlayabileceği. Ve yıllar sonra köylü bir çocuk gelip bulacak kemiklerimizi. Ryu'nun wakizashisiyle oynayacak, heves edecek savaşmaya, öldürmeye. Çocukluğun zayıflığından kurtulup güçlü hissetmek isteyecek. Büyüyecek ve büyürken öldürecek. Ölene kadar da öldürmeye devam edecek. O çocuk öldükten sonra da devam edecek bu döngü. İnsanlar yaşayacak, insanlar savaşacak ve insanlar ölecek. Ta ki ne zamana kadar?

Bilmiyorum, ben sadece küçük bir çocuğum. Annem ve babam son büyük savaşta öldü. Ishigakure sokaklarında savaşın yetim bıraktığı diğer çocuklarla yaşıyorum. Bir de Kumiko var. Onu seviyorum. Çok seviyorum. O da beni seviyor. Hem de çok! Ben onu öteki çocukların zulmünden korudum. Hatta artık o bizim arkadaşımız. Ona kötü davranmıyor artık kimse. Beraber oyun oynuyoruz. Tanaka Ossan'ın bakkalının orada oynuyoruz hep. Bak, orası. Kazuo, Usagi, Ryu, Kurumi, Kageyasu, Juzo. Oyun oynuyorlar. Kumiko gelmemiş daha. Ben de onlarla oynamak istiyorum. Arkadaşlarım onlar benim. Benim gibiler onlar da. Ama beni aralarına almıyorlar artık. Ben yokmuşum gibi davranıyorlar. Juzo, Kageyasu, Kurumi, Ryu, Usagi, Kazuo. Benim arkadaşım değiller. Ama Kumiko nerede? O beni seviyor. Hem de çok! Bak işte orada Kumiko! O mu gerçekten? Gülüyor. Şaka yapıyorlar bana! Bana bakıyor Kumiko. Gülmüyor artık. Beni gösteriyor eliyle. Utanıyorum. Kaçmak istiyorum. Ama ayaklarım hareket etmiyor. Bana doğru geliyorlar. Aşağılıyorlar beni. Ağlamak istiyorum. Tanaka Ossan'a bakıyorum beni kurtarması için. Ama o da iğreniyor benden. O da sevmiyor beni. Hiç doğmaması gereken bir varlığım ben. Hiçbir şey hak etmeyen ve hiç var olmaması gereken. Çabucak ölerek insanlığa faydalı olabilecek bir mahlukat. Sevgiyi hak etmeyen bir piç. Bir yaratık. Gözlerimi kapıyorum korkumdan. Ama kulaklarım duymaya devam ediyor. Neden aşağılıyorlar beni? Ben hiçbir şey yapmadım ki onlara. Gerçekten de hiç yaşamamam gerekiyordu. En azından bu kötülüğü esirgeyebilirdim dünyadan. Kendimden utanıyorum. Kendimden tiksiniyorum. Ölmek istiyorum.

Yavaş yavaş geri kazanıyorum bilincimi. Öldüm artık herhalde. Ruhum huzura ermeyecek. Bundan eminim. Cehennemde azap çekmeye devam edeceğim. Tam da hak ettiğim gibi! Ama yanlış bir şeyler var...

Neden cehennem dünyada son gördüğüm manzaraya bu kadar benziyor? Neden zebaniler Sozen kılığında? Neden enerjim artıyor? Hayır, hiç ters bir şey yok. Hahahahaha... Kami-sama, bu kadar kurnaz olmana ihtimal vermediğim için beni bağışla. Geri kalan tüm suçlarım için sorumluluğumu sonuna kadar kabul ediyorum ama sana karşı işlediğim bu ayıbı lütfen kabiliyetlerine ve zekana duyduğum saygıdan ötürü bağışlayarak beni bu utançtan kurtar. Dünyada acı çekerek ölmeme sebep olan sahneyi sonsuza kadar yaşamakla beni cezalandırabileceğini kırk yıl düşünsem hayal edemezdim. Gerçekten de ilahi yollara akıl sır ermiyormuş.

Hehehe... Saçma sapan konuşma Sozen! Bir kere gördüm Kami-sama'nın ne kadar kurnazca çalıştığını. Bir şekilde Ryu'nun kurtulacağını ve tekrar benim hayatımı kurtarmak için öleceğini biliyorum. Sadece sahneyi başa sar, merak etme tekrar aynı acıyı çekeceğimden emin olabilirsin. "Hehehehe... HAHAHAHAHAHA!" Alnımdan terler boşalırken acı içinde kahkaha atmaktan alamadım kendimi. Ama çabucak çeki düzen verdim kendime ve önceki acı çeken halime büründüm. Ne kadar bürünebildiysem artık. Hala gülmek istiyorum. Ama gülmek canımı yakıyor. Daha da önemlisi oyunun büyüsünü kaçırmak kimsenin işine yaramayacak. Ben hayatımda yaptıklarım için acı çekmek istiyorum bu zebani de günahlarımın bedeli olarak acı çekmemi. Gülerek kimseye yardımcı olmuyorum.

Kanlar içinde ölmekte olan Ryu'ya kaydı gözlerim. Gerçekten içim acıyor. Tam da olması gerektiği gibi! Sozen yürümeye devam ederken bir an bile kaçırmadım gözlerimi ölmekte olan Ryu'dan. Bu anı hiç kaçırmadan izleyip daha fazla acı çekmek için gözlerimi bile kırpmadım. Ta ki birkaç ışık huzmesi Sozen'i delip küfretmesine sebep olana kadar. Kami-sama, benim için neler hazırladın. Bu kadar büyük bir günahkar olduğumu bilmiyordum. Böyle büyük bir yapımı hak edecek ne yaptım ben!

Kaoru... Kami-sama, beni bizzat cezalandırmak için Kaoru suretine bürünmüş. Işığın O'nun silahları olduğunu herkes bilir. Gerçekten de zekanı ve kurnazlığını hafife alarak yaşarken yaptıklarımın kat kat büyüğü bir günah işlemişim. Gerçekten de şeytanın aklına gelmeyecek şekillerde cezalandırıyorsun beni. Kaoru tarafından kurtarılmak... Dahice! O kadar acı çekiyorum ve bu acıyı hak ettiğimi bildiğim için o kadar tatmin oluyorum ki anıra anıra gülmek istiyorum. Beni tutan tek şey size olan büyük saygım Kami-sama!

Kami-sama'nın yanımdan geçerken beni küçümseyici tavırlarla süzmesini ve gülmesini saygı ve huşuyla izledim. Ryu'ya bandaj bırakmasını, Sozenle olan konuşmasını, Sozen'i tekrar deşmeden önce çakrasının harekete geçmesini, hepsini gerçekten de tanrısal bir zerafetle gerçekleştirdi. Asil bir tanrının kulları olduğumuz gerçeği acımı biraz dindirdi dindirmesine ama utancımın dayanılmaz boyutlara ulaşmasına da ön ayak oldu. Dinmemesi gerekiyor çektiğim acının!

Kami-sama konuşmaya devam ederken Ryu'nun kendisine bahşedilen bandajla yaralarını sardığın gördüm. Aceleyle hareketlenerek çantama uzanmaya çalıştım. Umarım hala sağlamdırlar... Eğer hala oradalarsa çantamdan çıkardığım kan hapını ve iyileştirici hapı Ryu'ya ulaştırmaya çalışacağım. Hareket edebilirsem yanına giderek, edemezsem ona doğru fırlatarak. Daha şimdiden kikirdememi zor tutuyorum, hapları Ryu'ya verirken nasıl kendimi tutacağım bilmiyorum. Gerçekten de dahiyane bir ceza bu!

Yüce yaratıcının işine karışmadığım gibi sorguya da karışmayacağım. Benim için ne hazırlandıysa onu yaşayacağım sadece. Hehehehehe...
Image
Künye
İsim: Oita Butsuo
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 365.000
Prestij: 3
Ün: 26
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Hayaletin peşinde…

Butsuo, çocukluk aşkına adını duyurmak, hatta tekrar bir araya gelmek için yaşamaktadır. Bunun en kolay yolunun da ünlü olmak olduğuna karar vermiştir. Kumiko’nun duyduğunda gurur duyacağı, hoşuna gideceği hatta peşinden koşacağı bir ün.
Komplikasyon
-
Özellikler
Korucu
Karakter, Shirakami Vadi Ormanı'nda yaşanan hadise neticesinde, tüm dünyadan izole bir şekilde bu ormanda yaşayan halkın koruyucusu konumuna gelmiştir. Bizzat Ishichou tarafından bu göreve atanması neticesinde, söz konusu halk nazarında güvenilir ve her işlerini halledecek kişi olarak görülmektedir. Aynı zamanda, söz konusu halkın istekleri olması halinde, karakter bu görevlere öncelikli olarak atanacak kişidir. Bu sebeple, karakter başka kurguların içinde olsa dahi, söz konusu halktan talep gelmesi halinde, durum ne olursa olsun bu halka yardım etmek zorundadır.
Gelir Kaybı
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde, karakterin bundan sonra atanacağı görevlerde kazanacağı gelirden kesinti yapılmaktadır. Bu kesintiler RP içerisinde karakterin gerçekleştireceği diğer eylemler de dikkate alınarak Ishichou tarafından yapılmaktadır. Ishichou’nun bir sonraki emrine kadar bu kesintiler devam edecektir. Bu özelliği kaldırılması için karakterin kendisini Ishichou’ya ispat etmesi gerekmektedir.
Profil
Güç: 11
Çeviklik: 7
Kondisyon: 9
Potansiyel: 2
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm(Favori): 12
[Çeviklik] Akrobasi: 7
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form(Favori): 6
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Doton: Domu
Doton: Doryuu Shiki
Taijutsu
B-Rank Juudaichi
C-Rank Oukashou
Sensör
A-Rank Meishou-Dou
Genjutsu
-

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Kan Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
Kondisyon Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
İyileştirici Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
Chakra Hapı (İyi Kalite
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1671
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Panzehir

Post by GM - Naruto » July 22nd, 2020, 9:50 am

Kaoru’nun hemen yanıbaşına bıraktığı bandaja eli uzanan Ryu, bandajı sıkı bir şekilde yaralarının üstünden geçecek şekilde belinden sarıyor. Her ne kadar bandajlama işlemi kanamayı hafifletmiş olsa da, Ryu kendi elleriyle açmış olduğu yaraların sadece bandajlamakla geçemeyeceğini kolaylıkla anlayabiliyor. Gri renkteki bandajın ön kısmı, hızlıca kızıla çalmaya başlarken, en azından kanamasının oluşan basıyla daha azaldığını hissedebiliyor Ryu. Bu sayede kısıtlı da olsa hareket imkanı kazanan Ryu, yerden destek aldığı eliyle yavaşça ayağa kalkmak istese de, yaralarında hissettiği acı ile tek dizinin üstüne çökmek zorunda kalıyor. Yerden destek aldığı elini, toprak zeminden ayırmayan Ryu, boştaki eliyle wakizashisine uzandıktan sonra içine doldurduğu güçle yavaşça ayağa kalkmaya başlıyor.

Ryu ayağa kalkmasının ardından Kaoru’ya hitaben cümlelerini kuruyor. Kaoru ise hafifçe omuz silkerek yaptığının önemsiz bir şey olduğunu göstermeye ve Sozen konusunda da size karışmayacağını belirtmeye çalışıyor. Tüm bakışlarını Sozen’e kilitlemiş Kaoru’nun bu tavrında yine düşmancıl bir şey hissedemeseniz de, dostane bir havayı da algılayamıyorsunuz. Ryu, Kaoru’nun yanından geçip giderken, Butsuo’nun yeri göğü inleten kahkahaları ortamdaki tüm havayı bir anda değiştiriyor. Tüm bakışlar yerde yatmakta olan Butsuo’ya dönerken, Ryu sanki bu dünyada değilmiş gibi olduğu yerde yatarak kahkaha atmaya devam eden Butsuo ile göz göze geliyor kısa bir süreliğine. Butsuo’nun tüm kahkahalarına rağmen birkaç dakika öncesine göre çok daha iyi durumda olduğunu görerek Sozen’e doğru adımlarını atmayı sürdürüyor. Bu sırada Butsuo'nun kendisine uzatmış olduğu kan hapını ve iyileştirici hapı da alarak yutan Ryu, vücudunun yavaş yavaş kendisini toparlamaya başladığını hissediyor.

Kaoru’nun vücuduna saplanmış ışıklarıyla hareketsiz ve biraz da dehşete düşmüş durumda olan Sozen’in dibine kadar giren Ryu cümlelerini keskin bir şekilde kuruyor. Ancak bu esnada, Sozen Ryu’nun cümlelerinden ziyade kendisini hareketsiz kılmış olan ışık dalgalarından kurtulmaya odaklanmış gibi görünüyor. Sozen elbette bu çabası esnasında, ışıkların kaynağı olan Kaoru’yu da göz hapsine almayı ihmal etmiyor. Ne var ki Kaoru, omuz silkerek sürdürdüğü tavrı, göğsünün hemen altında birleştirdiği kolları ve Sozen’e sabitlediği hafif tiksinme içeren bakışlarıyla sürdürüyor.

Sozen mevcut kondisyonu nedeniyle Kaoru’nun hakimiyetinden kurtulamayacağını anladığı sırada, bakışlarını keskin bir şekilde Ryu’ya çeviriyor ve “İkiye bir gibi başlasak da ikiye iki devam etmiştik. Ben de sizi yürekli shinobilerden sanmıştım. Ama doğru ya, hata benim. Shinobi shinobidir ve her zaman hinlik yapar.” diyor. Sozen gerçek düşüncelerini döktüğü bu cümlelerin ardından “İçeride kimse yok, hepsi öldü. Zaten onlar sıradan, çaresiz insanlardan başka bir şey değillerdi.” diyor. Hemen ardından ise bakışları bir anda Kaoru’ya kayarken “Gerçi bunları niye size anlatmak mecburiyetinde olayım ki?” diyor. Kaoru’nun hareketsizliği karşısında dişlerini gıcırdatarak Ryu’ya dönen Sozen “Öldür gitsin işte.” diyor sadece.
Off Topic
15-16-17-20-21 Temmuz tarihlerinde, sürekli GM mesajının ilk paragrafını yazıp acil işlerim çıkması nedeniyle bir türlü devamını getiremedim. Bugün de GM mesajına başlarken totem yaparak açılan işlerin devam edeceğini umuyordum ama kısmet olmadı :M Gecikme için kusura bakmayın.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 219
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Panzehir

Post by Jirou Ryu » July 24th, 2020, 4:31 pm

Derince aldığı solukların, ciğerlerine ulaşmadan, sıkıca sardığı sargı beziyle örtülmüş kılıç yarasından dışarıya doğru aktığını hissediyordu adeta. Tüm kaslarına ve bedenine oluşturduğu bu ağır baskı, attığı her bir adım için yüksek bir efor sarf etmesine sebep oluyordu ve az miktarda kalan eforu ile Sozen'e doğru ilerlemek ona uzunca bir yolu sadece yürüyerek bitirmeye çalışmak gibi hissettiriyordu. Sırtına binen yükün ağırlığı, dik durmaya çalışan bedenini kamburlaştırmaya çalışsa bile buna diş gösterip, vücudunu dik tutmak için olabildiğince çaba gösteriyordu.

Tüm odağını, onu bu duruma sokan Sozen'e verse bile, kısa bir an bu odağını kırıp geçen kahkahanın kaynağına dönmek mecburiyetinde hissetmişti kendini ve öte yandan her bir adımın, onu fazlasıyla zorladığı bu anlarda, kısa bir an duraksayıp soluklanmak ona oldukça iyi gelirken, bu kahkahanın sahibinin Butsuo olmasının getirdiği şaşkınlığı bir kaç saniye üstünde tutmuştu. Kısa bir an bu kahkahanın sebebini irdelemeye çalışsa bile, bunun çokta önemli olmadığını ve Butsuo gibi bir insanı, sadece bakışlarıyla çözemeyeceğini fark ettiğinde bu tutumundan hızlıca vazgeçmişti. Nitekim o an onun için önemli olan şey, onun oldukça sağlıklı gözükmesiydi. Tekrar ilerlemeye başlayacağı o anda, bakışlarını Butsuo'nun üstünden çekip, Sozen'e çevirmişti. Yorgun ve bitkin düşmüş bakışlarının arasına sıkışmış o keskinlik, elinde tuttuğu Wakizashi'yi anımsatıyordu. Tam, ilerleyeceği o anda ise ona doğru yaklaştığını hissettiği Butsuo, buna engel olmuştu. Az önce, yerde delicesine kahkaha atan bu çılgın adamın, şimdi neden yanına geldiğini merak etmiş olacak ki, yerinde durmaya devam etmişti Ryu. Gözleri bir kez daha Butsuo ile kesiştiğinde, ona uzattığı hapları, minnettar bir ifade ile kabul ederken, başını hafifçe öne eğerek bu minnetini desteklemişti. İki hapı yuttuktan sonra, kısa bir an beklemişti hareket etmek için ve kendini hazır hissettiğinde, bir kez daha Sozen'in üzerine doğru kendinden emin gözüken yorgun adımlarla ilerlemeye başlamıştı.

Sozen'in, hırıltılı nefesini duyabilecek kadar yakınına girdiğinde, sıraladığı cümlelerinin, pekte Sozen'in ilgi odağı olmadığını fark etmişti. Buna rağmen konuşmasını tamamlayan Ryu, Sozen'in bu yersiz çabasını bırakıp, odağını kendine çevirmesini uslu bir çocuk gibi beklemişti.

O an geldiğinde ise keskin bakışları, Sozen'in öfkeli dolu bakışlarıyla buluştuğunda, bu herifi ormanda öldürebilecekken, neden öldürmediğini anımsadı Ryu ve gözleri kısa bir an Butsuo ile buluştu. O anda ise, Sozen'in cümlelerini dikkatle, ama pekte umursamayarak dinledi.

Derince bir nefes alıp, Sozen'in bitirdiği cümlelerin, bir kaç saniye sessizlikle yankılanmasına müsaade etti ve bu sessizliği boğazındaki o gıcık, kanımsı tadı atmak için yarattığı öksürükle bozdu ve sadece dikkatli gözlerinin fark edebileceği bir hareketle, gevşek bir şekilde tuttuğu kılıcının kabzasını, sıkıca kavramaya başladı. Ömrü boyunca, çene kısmını kapatan peçesi, boğazını örterken, Ryu alaycı tebessümünü insanlara göstermekten çekinmedi.

"Bir kişinin beni yargılayabilmesi için, benden daha iyi olması lazım Sozen." diye girdi konuşmaya, Sozen'in ilk cümlelerine hitaben. "Mevcut patlamada, en fazla beş kişi ölmüş olabilir Sozen. Geri kalan paralı askerlere ne oldu? Yoksa onları sen mi öldürdün?" diye sordu, meraktan çok, sırf onu iğnelemek istercesine ve Sozen ile arasında, olabildiğince az mesafe bırakmak için, iyice dibine sokuldu. Kılıcının ucu, Sozen'e bakarken, "Eğer ölmek istiyorsan, bunu hak etmen lazım Sozen. " dedi ve kılıcını Sozen'in karın boşluğuna doğru aniden saplamak için savurdu. Çok derine inmemeye özen gösterdi bunu yaparken. "Şimdi bir kez daha soruyorum. Riaru hakkında bildiğin her şeyi, neden İshigakure shinobilerini hedef aldığını ve paralı askerler ile ne planladığını anlat. En başta, seni Kuzuryu nehrindeki zehirlemenin sorumlusu olarak görüyordum, ama öğrendim ki, sadece bir yemden ibaret biriymişsin. Eminim en az içeride öldüğünü idda ettiğin ve sıradan olduğunu düşündüğün insanlardan pekte farkın yoktur senin. Doğru mu Sozen? Sadece bir yem misin?" diyecekti onu sinirlendirmekten çekinmeden, adeta tüm enerjisini bunun için kullanmak istercesine. Eğer, Sozen inatçı tutumunu korursa, sapladığı kılıcını, geri çekmeden, çevirerek aynı soruları yenileyecekti. Ta ki, Sozen inadını kırana ve konuşana dek.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 0 Ryo
Prestij: 0 PP
Ün: 29
Kullanılabilir GP: 5 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.


Özellikler
Temkinli Davranışlar: Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobiler tarafından karaktere temkinli yaklaşıldığı, karakter tarafından net bir şekilde anlaşılabilmektedir. Bu durum karakterin shinobi aktivitelerine herhangi bir engel teşkil etmese de, karakter tarafından bu tutumun son savaş sonrasında oluştuğu ve görevlere bu yüzden verilmediğini düşündürtmektedir. Herhangi bir güvensizlik belirtisi barındırmayan bu tutum yine de karakterin Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobilere kendini kanıtlama ihtiyacı hissettirmektedir.

Bu özellik geçicidir ve konu sonu ödüllerine etki etmemektedir. Özelliğin ne zaman ortadan kalkacağı karakterin ilerleyişine bağlıdır.


Profil
Güç: 10
Çeviklik: 11
Kondisyon: 6
Potansiyel: 5
Varlık: 3
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 10
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
*[Kondisyon] Form: 10
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi (Sırtında bulundurur)
-Özel Üretim Tantou (Belinde, ulaşımı oldukça kolay bir yerde bulundurur)
-Ryu'nun ekstra shinobi ekipmanlarını koymak için kullandığı özel üretim ekipman çantası (Sağ bacağında ulaşımı kolay bir yerde asılıdır.)
-Patlayıcı Parşömen Bağlanmış Kunai x3 (Ekstra malzemeleri koymak için satın aldığı ekipman çantasının içindedirler.)
Post Reply

Return to “Yağmur Ülkesi”