[Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1326
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » April 12th, 2019, 10:44 am

Bataklık Bölgesi…

Chisa; Üzerinize doğru gelmekte olan büyük silindirik çamur kütlesine karşı Ryu’ya seslendiğin anda, Ryu kısa ve net emrini veriyor. Bu emir üzerine sanki bir kumandayla yönetiliyormuş gibi harekete geçen Chiyumi “Uma” mührünü yapıp derin bir nefes alırken, Iagiri’yi kullanarak çamur kütlesini kesmek için harekete geçiyorsun. Kınından çıkmak için çırpınan katananı sıradan bir insanın takip edemeyeceği kadar hızlı bir şekilde savurduğun anda, katanandan fışkıran mavi çakra yere paralel bir şekilde çamur kütlesini kesmek için hareketleniyor. Fışkıran mavi çakra, çamur kütlesini kesmek için oldukça etkili bir şekilde hareketlenmiş olsa da, gerek çamur kütlesinin büyüklüğü ve genişliği, gerekse de saldırı menzili nedeniyle %100’lük bir başarı sağlayamıyor. Yine de çamur kütlesi büyük oradan ortadan ikiye ayrılmış ve kontrolünü kaybetmiş gibi dururken, Chiyumi ciğerlerine doldurduğu nefesi dışarı vermeye başlıyor! Chiyumi’nin daha öncede kullandığı ve adının Gouka Mekkyaku olduğunu bildiğin bu alev saldırısı, kısa bir sürede bir alev denizi yaratmaya başlarken, çamur kütlesi ile karşılaşmasının ardından, adeta çamur kütlesini buharlaştırmaya başlıyor. Bu sırada Chiyumi’nin saçlarının tekrar beyazlamaya başladığını fark ediyorsun. Chiyumi tüm saçı beyazlayana kadar saldırısını sürdürüp sonlandırırken, saçlarının tamamen beyaza döndüğünü, çamur kütlesinin yok olduğunu ve bataklıkla alevlerin temas ettiği bölgelerin bir nebze kuruduğunu görüyorsunuz. Chiyumi tüm bu olanların ardından öylece durmaya devam ederken, gerçek bedeninle Chiyumi’ye döndüğünde, onun bir hayli yorulmuş olduğunu görüyorsun. Saçları, tıpkı bataklık alanında bulunan minyatürü gibi beyaza dönmüş bir haldeyken, derin derin nefes alıp kendisini toparlamaya çalışıyor.

Ryu; Chisa ve Chiyumi’ye emirlerini vermenin ardından ikizlerden kadın olanı yok etmek için harekete geçiyorsun. Raiton no Yoroi’yi aktif hale getirmenle birlikte, hızında hatrı sayılır bir artışı rahatlıkla fak edebiliyorsun. Bu hız artışı, ikizlerden kadın olanın tamamen savunmasız bir halde kalmasına neden olurken, wakizashini “öldürücü ve esaslı bir kesiş” için hazırlıyorsun. Ancak içine düştüğünüz durum itibariyle planlarında ayrıntı tasarlamaman neticesinde, adeta wakizashinin kontrolünü kendisine bırakıyorsun ve o nereyi kesmek isterse kolunu da ona göre yönlendiriyorsun. İkizlerden kadın olan wakizashinin etki mesafesine girdiği anda, donuk ve hazırlıksızlığını simgeleyen bakışları ile karşılaşıyorsun. Wakizashin doğrudan kadının en belirgin kesişi yapabileceği yer olan göğüs bölgesine yöneliyor ve göz açıp kapayıncaya kadar kadının göğsü ikiye parçalanıyor! Kadın göğsünden fışkıran kanlar üzerine doğru fışkırırken, kadının donuk bakışlarında herhangi bir değişiklik olmaması seni işkillendiren olay oluyor. Bir kez daha kadının fışkıran kanları vücudunda hiçbir iz bırakmadan yok olurken, etrafa yayılan kanlar da adeta belli belirsiz bir fotoğraf karesi gibi yok oluyor! Kadının göğsündeki parçalanma da tüm bu yok oluştan nasibini alırken, saldırının tamamen boşa gittiğini kavrayabiliyorsun.

Genel; Ryu ikizlerden kadın olana yapmış olduğu beyhude saldırının ardından arkasına dönüp olan bitene baktığında, Chisa ve Chiyumi’nin çamur kütlesinin üstesinden gelmiş olduğunu ve ekipte şimdilik herhangi bir yaralanma olmadığını görüyor. Ekipte özgür iradesiyle hareket edebilen tek kişi olan Chisa da, Ryu’nun olduğu yere baktığında onun kadının hemen önünde durduğunu görüyor. Bu anda Ryu’nun ne yaptığını ve sonucunu az çok kestiren Chisa, ekipteki herkesi de kolaçan ettikten sonra rahat bir nefes alıyor. İlk saldırının üstesinden gelmenizin ardından sisin içindeki ses bir kez daha konuşmaya başlarken “Fufufufuuu… Generalimiz lüzumsuz işlerle uğraşırken, askerleri zorlukların üstesinden geliyor. Ama sonunda tüm övgüyü general alıyor… Hayat ne garip değil mi? Şimdi biz burada canımızı ortaya koyarak savaşıyoruz… Öldürüyoruz… Hem de kaç kere… Ölüyoruz… Hem de kaç kere… Fufufufu… Ama sonunda ne oluyor? HİÇ! HİÇBİR ŞEY OLMUYOR! FUFUFUFUUU!” diyor. Kısa bir an sisin içinde yankılanan bu gülüşün ardından ses “Biz kaç kere öldürsek de kaç kere ölsek de, sonunda tüm övgüyü tek bir kişi alıyor… Sonra o kişi lütfedip bizleri odasına çağırıyor, aferin çok iyiydin, senin sayende oldu, sana çok güveniyorum, her şey senin elinde şekillenecek diyor… Fufufuufuuu… Sonra da diyor ki… Fufufufuuu… Burası çok komik…. Fufufuuuu… Sonra diyor ki… Hadi bir daha öldür! Fufufuufuu… Hadi bir daha öl! FUFUFUUFUUUU! SONRA… SONRA… FUFUFUFUFU… EN İYİSİ SENSİN DİYOR! FUFUFUFUUUUUUUU” diyor. Sislerin içinde delirmişçesine yankılanan sesler, birkaç saniye sonra normale dönerken “General… Aferin sana… Şimdi askerlerine aferin de… Onları pohpohla… Göklere çıkart onları… Ama zaferi kazanan sen ol! Sen savaşçı… Ve siz… çöp askerler… Generaliniz için daha çok öldürün ve ölün!” diyor.

Tüm bu konuşmaların ardından, bataklığın iki yanı da dalgalanmaya başlıyor ve Chisa – Chiyumi işbirliği ile yok edilen çamur kütlesinin boyutlarında sağdan üç tane ve soldan da üç tane olmak üzere toplamda altı tane çamur kütlesi harekete geçiyor! Çamur kütleleri tıpkı gerçekte olduğu gibi bataklıkla bağlantılarını koparmaksızın ilerlerken, çamur kütlelerinin bağlantı noktaları uzak menzilli ninjutsu saldırıların elverişli bir mesafede bulunuyor. Ancak bu noktada sizi asıl endişelendiren, altı çamur kütlesinin de düzensiz hareket tarzları oluyor. Yer yer birbirleriyle çarpışarak ve sanki hiçbir kontrol mekanizması olmaksızın ilerleyen çamur kütleleri, sizi yutmak için iştahla ilerlemeye başlıyor. Olası bir çarpışmanın 5-6 saniye sonra gerçekleşmesi bekleniyor.

Ağaçlık Bölge…

Chisa; Hiroyuki’nin emirleri doğrultusunda söyleyeceklerini iletmenin ardından Chiyumi ile birlikte harekete geçiyorsun. Zihninin hem bataklık alanda hem de ağaçlık bölgede ikiye bölünmüş olmasına rağmen, her birini tam anlamıyla algılayabiliyor olman hayret verici olsa da, buna takılacak zamanın olmadığını bildiğin için, odağını Hiroyuki’nin emirlerini yerine getirmeye çeviriyorsun. Chiyumi ile birlikte alana iyice yaklaştığınız anda, Chiyumi’nin “Uma” mührü yapıp derin bir nefes aldığını görüyorsun. Ciğerlerini havaya dolduran Chiyumi’nin Gouka Mekkyaku isimli jutsusuyla işi hızlı bitirmek istediğini anladığın anda, Chiyumi’nin yarattığı alevlerden etkilenmeyecek şekilde ağaçlık alana giriyorsun. Bu seçim neticesinde, Chiyumi ağaçlık alanın sağ tarafıyla ilgilenmeye başlamış olurken, sen de sol tarafa geçiyorsun.

Ağaçlık alanın içinde senbonları tetiklemek için hızlı bir arayışı içine girdiğin anda, bu arayışın çok da uzun sürmüyor. Sürekli etrafı gözleyen bakışların, sol tarafından doğruca baş bölgene doğru hareketlenen senbonu fark ettiği anda, vücudun ani bir refleks geliştirerek kendisini geriye atıyor ve gözlerinin hemen önünden geçip giden senbondan kendini kurtarmayı başarıyorsun. Ancak gerçek tecrübelerinden bunun sadece bir başlangıç olduğunu anladığın için, senbon yağmurunun devamına karşı kendini korumaya çekerek, sol tarafına doğru ilerliyorsun. Bu anda senbonlar hızla üzerine doğru gelmeye başlarken, yer yer zigzaglı, yer yer zıplamalı hamlelerle senbonlara karşı kendini koruyorsun. Tüm senbonların doğrusal ve herhangi bir takip şekli barındırmayan ilerleyişleri, sana senbonların çıkış kaynağını göstermeye yetiyor. Sonunda senbonların fırladığı ve üzerinde “TETİK” kanjisi yazılı bir parşömeni gördüğün anda, Iagiri için yeterli mesafeye ulaşmayı bekliyorsun.

Iagiri’nin etkili menziline ulaşmak için ilerlemeye başladığın bu anda, sağ ayağınla çimenlik alan dışındaki farklı bir zemine bastığını fark etmenle, shinobi refleksi gereği ilerlemeni o anda kesiyorsun. Bakışların doğrudan sağ ayağına doğru kaydığında, ayağının hemen altında, ağaçtaki parşömene benzer ve üstünde “TUZAK” kanjisini görüyorsun. Bu anda sanki dünyanın en kötü şeyleri başına gelecekmiş gibi bir his içine doğarken, bakışlarını hızla etrafında döndürüyorsun. Sadece birkaç saniye süren bu bakışın ardından ise, Iagiri hariç olmak üzere, herhangi bir taijutsu saldırısının menzili dışında altı tane parşömenin ağaçlara yapıştırılmış olduğunu görüyorsun. Bu parşömenlerin dört tanesinin üzerinde ise kanjiyle “TUTSAK”, “PATLA”, “KÖR” ve “SON” yazdığını, bir tanesinin üzerinde “ADTPPPBPYYODD” harflerinin ince ince yazılmış olduğunu ve son parşömenin üzerinde ise hiçbir şey yazmadığını görüyorsun.
Off Topic
Sesin konuşmalarına karşı cevap verme durumunuz olursa, bunu karakterinizle yaptığınızı söylemenizde bir sakınca yok. Sonuçta şu anda hem gerçek bedenleriniz hem de minyatür bedenleriniz mevcut ve konuşmaları, turlarınızda olduğu gibi gerçek bedeninizle gerçekleştirebilirsiniz.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 168
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » April 14th, 2019, 1:16 am

Yıllardır yanımda benimle beraber yolculuk eden, bütün zorluklara benimle beraber göğüs geren katanamı kınından çektim ve önümdeki devasa çamur kütlesine doğru savurdum. Bildiğim tek Iaido tekniği olan Iaigiri'yi uygulayarak çamur kütlesini ortadan ikiye bölmeye çalıştım. Saldırıyı durdurmak için yeterli olmadığımı biliyordum fakat amacım zaten onu durdurmak değildi. Bu hamleyi tamamen çaresizlikten dolayı yapmak zorunda kaldım. Chiyumi-san'a bir nebze de olsa yardımcı olabileceğimi umarak savurdum katanamı. Peki başarılı olabildim mi? Hayır, olduğum yerde taş gibi kaskatı kesilseydim bile Chiyumi-san bu dalgadan dostlarımızı kurtarabilirdi. Hiçbir işlevim olmadığını, olmayacağını en başından beri bildiğimden beri moralimin bozulduğunu söyleyemem. Zaten artık başarılı olmanın bir önemi olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta bugün benim shinobilik kariyerimdeki son günüm olacak, tabii buradan çıkmayı başarabilirsek.

Chiyumi-san, Gouka Mekkyaku'yu uyguladıktan sonra saçları aynı geçen seferki gibi beyazlamaya devam etti. Gerçek bedenine bir etkisi olup olmadığını merak ettiğimden dolayı bakışlarımı ona çevirdim ve hiçte istemediğim bir manzarayla karşılaştım. Açıkçası şu an oldukça kötü bir durumdayız. Chiyumi-san bu oyunda 'dinlendirildiği' için diğer oyun bize katılmak zorunda fakat iki savaş alanında da etkin bir şekilde kullanıldığı için normalde olacağından daha fazla yorulacak. Önümüzde ne kadar oyun olduğunu bilmiyorum fakat Chiyumi-san bu gidişle dayanamayacak. Bir şeyler yapmam gerekiyor, bir dostumu daha kaybetmek istemiyorum... Kimsenin ölmemesini istiyorum fakat ne yapabilirim ki? Aynı durumu birkaç saat önce de yaşamadık mı? Herkesi koruyacağımı söylememe rağmen bunu başaramadım. Peki şimdi başarmamı sağlayacak şey ne? Birkaç saat öncesine nazaran daha yorgunum ve daha kötü bir durumun içerisindeyiz. Gerçekten de bunu başarabilir miyim? Açıkçası başarabileceğimi düşünmek istiyorum fakat bunu yapamıyorum. Bugün o kadar kötü şeyler yaşadıktan sonra kendimi toparlayabileceğimi sanmıyorum.

Bakışlarımı Ryu-san'a çevirdiğim anda kadının hemen önünde durduğunu gördüm. Tam bu anda içimi büyük bir korku kapladı, sonuçta ikizlere saldırıldığı anda nasıl tepki vereceklerini bilmiyoruz. Herhangi bir hasar almadıklarını geçmişte yaptıklarımızla kanıtlamış olmamıza rağmen neden böyle bir saldırıda bulunduğunu anlayamıyorum...

Hızlıca dostlarımızı süzdükten sonra bakışlarımı ormanlık alanda gezdirmeye başladım. Herhangi bir saldırı gelmediğini gördüğüm anda derin bir nefes aldım. Dostlarım her ne kadar tamamen hayal ürünü olsalar dahi, konuşma gibi bir yetileri olmasa dahi onları bir kez daha kaybetmek istemiyorum.

Saldırının ardından Ses, her zamanki alaycı ses tonuyla beraber konuşmaya başladı. O konuşmaya devam ettikçe kafam karışmaya devam ediyordu. Bir şeylerin garip olduğunu anlayabiliyorum fakat aklımdaki sorulara herhangi bir cevap bulamıyorum... O konuşmasını bitirdikten sonra derin bir nefes aldım ve konuşmaya başladım. "Siz gerçekten de Riaru'nun emri altındaki bir shinobi misiniz? Kısa bir süre önce karşılaştığım bir adamla düşünceleriniz fazlasıyla uyuştuğu için biraz şaşkınım açıkçası... Tanıştığım adam da sizin gibi köy sisteminden nefret ediyordu. Bu köylerinden kaçan shinobilerde genellikle rastlanan bir öfkedir fakat bu tarz düşüncelere sahip birisinin Riaru'yu destekleyeceğini düşünmüyorum. Sonuçta Riaru'nun amacı Amegakure'nin başına geçmek değil mi?" Kısa bir süre bekledikten sonra devam ettim. "Savaşı kazandığınız takdirde bütün övgüyü olacak kişi Riaru olacak. Suratında büyük bir gülümsemeyle kendini destekleyenlerin karşısına geçecek ve savaşı kazandığını söyleyecek. Herkes onun adını haykıracak, ondan bir kahraman gibi bahsedecek, kitaplara onun adı yazılacak, hatta belki de adına şarkılar yazılacak... Peki sizin gibi bu sistemden nefret eden birisi neden onu destekliyor? Yanlış anlamayın, bütün bunları sadece merakımdan dolayı soruyorum. Normalde bir paralı asker olduğunuzu düşünebilirdim fakat böyle harika bir jutsuya sahip olan birisinin paralı asker olacağını düşünmüyorum. Sizin bu savaştaki motiveniz nedir? Sadece insanlarla oyun oynamak isteyen, onlara zarar vermek isteyen bir psikopat mısınız?" Tekrardan kısa bir ara verdim. "Şahsen ben öyle birisi olduğunuzu düşünmüyorum. Her ne kadar öyle davranmaya çalışsanız da yarattığınız bu jutsu bize tam tersini anlatıyor... İlk aşamada kibirli olup olmadığımızı test ettiniz. Dediğiniz gibi kibirli olan birisi kesinlikle birinci kapıdan içeriye girerdi. İkinci aşamada, yani şu an olduğumuz aşamada ise liderlik özelliğimizi test ediyorsunuz... Tabii bütün bunlar benim aklımda kurduğum şeyler. Belki de dediğim gibi sadece bir psikopatsınızdır. Fakat tekrardan soracağım, neden savaşıyoruz? Neden bu anlamsız savaşa devam etmek zorundayız?"

Konuşmamı yaptığım sırada bataklık alanda bir saldırı daha gerçekleşiyordu. Açıkçası vücudum üçe bölündüğü için memnun olduğumu söyleyebilirim. Bu sayede hem konuşabiliyor, hem de iki alanda eylemlerimi gerçeğe dönüştürebiliyorum... Bataklıkta yerden çıkan altı adet ahtapot kolu şeklindeki çamurlar üzerimize doğru gelmeye başladı. Lakin bu kollar geçen seferkinden bayağı bir farklı şekilde hareket ediyorlardı. Geçen sefer direk üzerimize gelmelerine rağmen şimdi tamamen rastgele hareket ederek üzerimize geliyorlar. Onlardan kurtulabilirim fakat tek seferde kaç tanesini halledebileceğimi bilmiyorum.

Elimi belimdeki katanama götürdüm ve onu sıkıca kavradım. Bugün sıkça kullandığım ve bildiğim tek Iaido tekniği olan Iaigiri'yi kullanmak için hazırlandım. Amacım menzilime girdikleri anda tek hamlede kesebildiğim kadar kolu kesmek. Kollar birbirine oldukça yakın bir şekilde ilerledikleri için bir seferde birden fazlasını kesebileceğimi düşünüyorum. Yere paralel, temiz bir savuruşla bunu halledebilirim.

Gelelim ağaçlık bölgede yaşananlara... Diğer tarafta ahtapot kollarıyla ve çamur dalgasıyla uğraşırken burada bayağı bir ilerlemeyi başardım. Chiyumi-san bildiği en güçlü jutsu olan Gouka Mekkyaku'yu kullanarak ormanı yakmaya başladı. O sağ tarafı hallederken bende sol tarafa doğru ilerlemeye başladım.

İlerlemeye başladıktan kısa bir süre sonra üzerime senbonlar yağmaya başladı. Böyle bir saldırıyı beklediğimden ötürü sıyrılmak pek zor olmadı. Birincisini tetikledikten sonra diğerleri de tetiklendi ve yağmur gibi yağmaya başladılar. Ormana girmeden önce bu senbonların bizi takip ettiğini düşünmüştüm fakat yanılmışım, sadece tek bir yöne doğru gidebiliyorlarmış. Dolayısıyla kısa bir ilerleyişin ardından onlardan kurtulmam pek zor olmadı.

Senbonların çıkış kaynağını bulmam pek uzun sürmedi. Kısa bir ilerleyişin ardından ağaçlara yapıştırılmış, üzerinde "TETİK" yazan parşömenler gördüm. Tek yapmam gereken şeyin onları kesmek olduğunu bildiğimden dolayı işim basitti, yani en azından ben öyle sanıyordum.

"TETİK" yazılı mühürleri kesmek için hareketlendiğimde hiç ama hiç beklemediğim bir şeyle karşılaştım. Ishigakure'nin düşmanları sadece senbon tuzağı kurmamış, aynı zamanda da bu tuzakları başka tuzaklarla korumayı akıl etmişlerdi. Zekice, gerçekten de çok zekice...

Ayağımın altında olan "TUZAK" yazılı parşömene kısa bir bakış attıktan sonra hızlıca bakışlarımı etrafta gezdirdim. Bunun sonucunda ise hiç istemediğim bir manzarayla, altı adet parşömenle karşılaştım. Karşılaştığım parşömenlerin ne işe yaradığını tam olarak bilemediğimden dolayı içimi büyük bir korku kaplamıştı. Burada öldüğüm takdirde ölmeyeceğimi biliyorum fakat yine de korkmadan edemiyorum.

"TUTSAK", "PATLA", "KÖR", "SON", "ADTPPPBPYYODD" ve boş bir parşömen. Bunların arasında beni en çok korkutan parşömenler "ADTPPPBPYYODD" ve boş olan parşömen. Diğerlerinin üzerlerinde yazılanlardan dolayı ne işe yaradıklarını anlayabildiğim için pek korktuğum söylenemez.

Parşömenlerle bakışmamı bitirdikten sonra ilk olarak ayağımın altında bulunan "TUZAK" parşömenini kesmeyi planlıyorum. Onu kesmeyi başarabildiğim takdirde özgür bir şekilde hareket edebilirim. "TUZAK"tan kurtulduktan sonra etrafımda bulunan parşömenleri Iaigiri'yi kullanarak kesmeyi planlıyorum. İlk keseceğim parşömen "ADTPPPBPYYODD", ikincisi ise boş olan olacak. Sonrasında ise sırayla "PATLA", "KÖR", "SON" ve "TUTSAK" olacak. Eğer ayağımın altındakini kesemeyeceğimi anlarsam durduğum yerden aynı sırayla, Iaigiri'yi kullanarak parşömenleri keseceğim. Tuzak hala aktifleşmediği için ondan yana bir sıkıntım olacağını düşünmüyorum. Büyük ihtimalle ayağımı kaldırdığım anda aktifleşecektir, dikkatli olmalıyım.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 65.000
Prestij: 5
Kullanılabilir GP: 0
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
B - Rank: Mugen Onsa
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 162
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » April 16th, 2019, 12:00 pm

Akşam bir aksilik olmazsa olmaz ise yazacağım.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1326
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » April 18th, 2019, 9:23 pm

Off Topic
Jirou Ryu ilk pasiflik uyarısını almıştır.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 162
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » April 21st, 2019, 3:09 pm

Out: Benden kaynaklı mı yoksa siteden mi kaynaklı olduğuna emin olmadığım bir problemden ötürü yazmıyordum, kusura bakmayın. Bir süredir mobilden siteye girmek istediğimde, bu siteye ulaşılamıyor gibi bir hata alıyordum. Bende sitede problem var deyip, hiç yazmaya yeltenmemiştim. Meğer bugün bilgisayardan girince bir problem olmadığını gördüm; ama garip bir şekilde hâlâ mobilden hata veriyor, kusura bakmayın.

Kendimi bu oyunun içinde bulduğum andan itibaren bir koyun gibi hissediyordum. Başımda bir çoban ve elimden gelen tek şey kendi toynaklarımla ezdiğim çimenleri çiğnemekti sanki... Kötü bir histi bu. Hele ki ileride bir yerlerde bir savaşın içinde ölen insanları düşündükçe daha da kötüleşen cinsinden.

Dişlerim her bir boşa gittiğini hissettiğim kılıç savuruşundan sonra daha da sıkılaşıp, gıcırdarken geriye baktığımda gördüğüm şey bir yenilgiydi. Soktuğumun oyununda biz boşa zaman harcarken, salakça bir kaderin ağlarında örümceğe yem olurken insanlar gerçekten de ölüyordu. Her bir anından nefret ettiğim bu yolculuğu tekrardan yaşamak ise kusmama sebep olacak kadar tiksinç ve iğrenç bir his uyandırıyordu içimde. Öyle ki bu his, tüm vücudumu uyuşturup, her şeyi boşvererek bu sahte dünyanın içinde ölüme gitme dürtüsü uyandırıyordu bende. Adı ise kurtuluştu...

Çaresizlik adı altında edindiğim mağlubiyet, gözlerimin önüne kara bir perde indirmişken, o ses tüm tiksinçliği ile kulaklarımıza bir kez daha doldu. Haklılık payı olan sözleri en son bittiğinde ise bizim farklı hamlelerimiz üzerine farklılaşmış yılanımsı saldırıların hızla üzerimize gelmesi derin bir nefes almama netice oldu.

Hızlı düşündüm. Önce duvarımsı yapıyı yokladım, bir ihtimal klon dokunulmaz ise bu duvarda sadece görüntüden ibaret olabilirdi. Eğer haklı isem bu yöne doğru koşmaları için, "Duvar sahte!" diye bağıracak ve gelen saldırıya karşı onları korumak için tüm hızımla harekete geçecektim. Eğer orjinal bir duvar ise bu, tüm hızım ile bir kez daha saldırıya karşı harekete geçecektim. Direk saldırının üzerine koşarken ise, "Tüm saldırıları üzerime çekeceğim, Chisa-san ve Chiyumi-san! Ne olursa olsun Medic-nin ekibini koruyun... En azından bu sefer başarabilelim." diyecek ve Jintei ile oluşturduğum yılanlarla çamur kitlelerine bir ön yavaşlatma etkisi uygulamayı denerken, Raiton no Yoroi'den kazandığım çeviklik ve atiklik ile çamur kitlelerini kesmek için hazır ve nazır olacaktım. Belki ölür, belki de yaşardım... Artık ölümü ve yaşamı düşünemeyecek dolu ve bir o kadar da boştum. Tek bir maksatım vardı, oda bu Genjutsu olduğunu bildiğim halde bu insanları korumaktı.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1326
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » April 23rd, 2019, 12:02 pm

Bataklık Bölgesi...

Zaman sanki Chisa'nın konuşmaya başlamasıyla duruveriyor. Göklerden izlediğiniz savaşınıza bir konuşma molası verilmiş gibi duruyor. Küçük minyatür bedenleriniz, bir kez daha harekete geçmek için diyaloglarınızın noktalanmasını beklerken, sisin içinden yayılan sesin bile dikkatli bir şekilde Chisa'yı dinlediğinden emin oluyorsunuz. Chisa'nın uzun konuşmasının ardından sisin içindeki birkaç saniyelik sessizlik, kelimelerin doğru sıraya sokulmaya çalışıldığını hissettiriyor sizlere. Bu sessizlik, garip sükunetli bir tonla başlayan konuşmayla bozulurken "Evet, bu doğru..." diyor sisin içinden gelen ses. Dikkatiniz bu kez sese kanalize olduğunda sisin içinde yankılanan ses "Bu savaşı kazandığımızda Efendi Riaru'nun ismi yankılanacak. Onu birçok kez gördüm... Ama inanır mısınız, o beni bir kere bile görmedi... Onun karşısına çıkamadım... Sizin karşınıza da..." diyor. Kısa bir nefes boşluğunun ardından ise "Çünkü ben sizler gibi değilim. Olamadım, olmak da istemedim. Bozuk bir sistemi değiştirmeye çalışan kişi ben değilim, olmayacağım. Ben sadece, bir yüzüm olmasa bile bana değer verilmesini bekleyen kişiyim... Ve Efendi Riaru da bana bu değeri veren kişi... Ancak günün birinde o da sizler gibi olabilir... O gün geldiğinde, o da sizin konumunuzda olacak... Onu da, sizin gibi shinobi kurallarınızla sınayacağım... Kibirlilik... Liderlik... Fedakarlık... Ve daha nice kokuşmuş özellikleriniz... Fufufufuuu... Kendinizi bir başkası gibi gösterme çabanız... Fufufuuu... Özümüzde hepimiz kokuşmuş varlıklarız, ancak ben bu kokuşmuşluğa denge getirmesi gereken kişiyim! Güçsüzlüğünüzü ve aslında kim olduğunuzu size öğreten kişiyim!" diyor. Konuşmasının sonunda aldığı zevki sesinden rahatlıkla anladığınız bu kişi son olarak "Bana bir psikopat diyebilirsin... Ya da istersen Mesih... Ancak bu savaşa devam edeceğiz... Şimdi sizinle, yarın başkasıyla... Ben bu savaşa her zaman devam edeceğim... Fufufufu... Çünkü bu kokuşmuşluğu her birinize ayrı ayrı tattırmak için yaratıldım! FUFUFUFUUU!" diyor.

Sisin içindeki sesin konuşması son bulmasıyla, minyatür dünyanızda zaman bir kez daha işlemeye başlıyor. Ryu bu anda, ardınızda sizi çevreleyen duvarın gerçek olup olmadığını kontrol ediyor ve her ne kadar duvar gerçek bir hissiyat yaratmasa da, içinde bulunduğu minyatür dünyada gerçek olduğuna yönelik bir hisse kapılıyor. Aslında bu dünyada yaşanan tüm gerçekliğin aynı histe olması, duvarın gerçekliğine ikna ediyor Ryu'yu. Bu sebeple Ryu, ikinci planına geçmeye karar veriyor. Chisa ve Chiyumi'ye medic ekibini koruması yönünde talimat vermesinin ardından, Chiyumi basitçe medic ekibini önünde duran bir pozisyona geçiyor. Bu korumanun ne şekilde olacağına yönelik bir bilgi almamış olan Chiyumi koruma görevi için başkaca bir şey yapacak gibi durmuyor. Bu esnada Chisa, Iagiri'yi kullanarak olabildiğince çamur kütlesi kesmeye odaklanıyor. Aynı sırada Ryu, kendisini adeta ekibi için feda ediyor ve Raiton no Yoroi ile güçlendirdiği vücudundan Jintei ile yılanlar çıkartmaya çalışıyor. Ancak Raiton no Yoroi'nin doğası gereği, Jintei ile oluşan yılanların her biri daha gün yüzüne çıkamadan yok oluyorlar. Aslında Ryu, Raiton no Yoroi ile birlikte raiton jutsuları dışındaki jutsuların kullanılamayacağı gerçeğine hakim olsa da, savaşın getirdiği durum neticesinde bu gerçeği aklından çıkararak kendisini ateşe atmış oluyor! Her ne kadar Chisa çamur kütlelerini kesmeyi başarsa da, bu onların kontrolsüz saldırılarına engel olmuyor. Ryu da Raiton no Yoroi'yi kullanarak çamur kütlelerini kesmeye çalışsa da, onun da başarı oranı pek yüksek olmuyor. Sonunda başta Ryu olmak üzere, tüm ekip çamur kütlelesinin hedefi olurken, savaşı kaybettiğinize dair bir his içinizde büyümeye başlıyor.

Ağaçlık Bölge...

Parşömenlerin her birini net bir şekilde tespit etmenin ardından, harekete geçmeye karar veriyorsun. İlk olarak ayağının altındaki üzerinde kanji ile "TUZAK" yazan parşömeni kesiyorsun. Bu parşömeni kesmenin ardından hiçbir şey olmamasıyla, beklediğin gibi daha özgür bir ortama kavuşuyor ve hedefini doğruca üzerinde "ADTPPPBPYYODD" harfleri bulunan parşömene yönlendiriyorsun. Iagiri'yi kullanarak bu parşömeni kestiğin anda ise, tüm parşömenlerin birden harekete geçtiğini ve vücudunun hareketsiz bir şekilde bağlandığını, görüşünün tamamen karardığını, vücuduna yüzlerce senbonun girmeye başladığını, hemen yanıbaşında olan bir patlamaya maruz kaldığını ve sonunda ise bir shinigaminin dibinde belirerek orağını sallamasıyla ruhunun bedeninden ayrıldığını görüyorsun! Minyatür bedeninin başına gelen tüm bu hadiseler sonunda, gerçek vücudundan da kanının çekildiğini ve hareket edecek gücünün kalmadığını anlıyorsun. Ağaçlık bölgelerin her yerinde aynı etkiler ortaya çıkarken, Chisa başına kendi başına gelenlerin diğerleri için de geçerli olduğunu anlayabiliyor.

Genel; Chisa'nın bedeni ansızın bir patates çuvalı gibi yere yığılırken, ayağınızın altındaki minyatür dünyaların yok olmaya başladığını ve gerçek dünyaya dönmeye başladığınızı fark ediyorsunuz. Bu esnada Ryu, vücudunun her bir hücresinde dayanılmaz ağrılara hissederek yığılma konusunda Chisa'ya eşlik ederken, ikinci oyunun sizin açınızdan başarısızlıkla sonuçlandığını rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Seçimlerinizin oyunu kaybetmenize neden olduğunuz bilseniz de, hala vücudunuzun ufak bir bölümü yaşama tutunmaya çalışıyor. Bu noktada sisin içindeki ses bir kez daha varlığını hissettiriyor. "Fufufufuu..." diyerek konuşmaya başlayan ses "Chisa... Bilinmeyenin cezbediciliğine yenik düşen bir savaşçı... Çünkü bilinmezin çekiciliğine hiçbir insan karşı koyamaz... Sen neden farklı olasın ki? Sonucunda kokuşmuşluğun saflık olarak dünyaya yansımakta... Ve sen Ryu... Mağlup general... Askerlerini yönetemeyen ve kendini askerleri için feda ederek kahraman olmaya çalışan general... Başarısızlığını gizlemek için ölmeyi tercih etmek... Fufufuufuu... Ucuz bir kahramanlık değil mi? Herkesi kurtarabilecek imkanın varken, beceriksizliğini hayatınla ödeyerek bir kahraman olarak anılabileceğini mi düşünüyorsun? Fufufufu... Kokuşmuşluğun en saf halisin..." diyor.

Sisin içinden gelen sesin konuşmaların ardından "Üçüncü ve son oyuna hazır olun! Bu oyun hepimizin kaderini belirleyecek! Chiyumi bu oyunda oynamak zorunda. Diğer iki oyundan farklı olarak, ilk olarak bu oyuna başlamadan önce kendinizi hazırlamanızı istiyorum. Ayrıca bu oyunda Futago'nun merhameti bir kez daha baş gösteriyor... Bu oyunda, sadece bu oyun için geçerli olacak bir kural koyma hakkınız bulunuyor. Koyacağınız kural oyuna uygun olmak zorunda ve eğer bu kural oyuna uygun olmazsa işlerlik kazanmayacaktır. Oyun genel olarak iki seçenekli bir tercih tabanına dayanıyor. Bu tercihler doğru ve yanlış olarak size sunulmayacak... Her bir tercihin bir sonucu olacak ve bu sonuç sizin için oyunu kazanmanıza, kaybetmenize veya oyunun devam etmesine neden olacak. Koyacağınız kural şarta veya sonuca bağlı olamaz, yani örneğin "İlk tercihimiz bizim için kötü olacaksa bu tercihimiz geçersiz sayılacaktır." gibi kurallar işlevsel olmayacaktır. Yani koyacağınız kural net olmalıdır. Örneğin "Ryu'nun tercihi mutlaktır." veya "Üçüncü bir seçenek sunulmak zorundadır." gibi bir kural koyabilirsiniz. Fufufufu... Hadi konuşun ve kuralınızı söyleyin!" diyor.
Off Topic
RP'nin sürdürülebilir olması maksadıyla kuralın Ryu veya Chisa tarafından belirlenmesi daha doğru olacaktır. Diğer bir deyişle kural koyma işini NPC'lere bırakmazsanız, daha hoş olacaktır.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 162
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » April 23rd, 2019, 6:51 pm

Adını mağlubiyet koyduğum acı tüm bedenimi kamçılarken, tek düşündüğüm şey kayıplardı. Bir kez daha, sözde ikinci bir şans diyebileceğim bir ortamda arkadaşlarımın ölmesine sebep olmuştum. Bu tüm kemiklerimi sarmış acılardan daha beter bir şeydi, bu acının bir tedavisi olduğuna emin değildim. Kesilen yara kabuk bağlayabilirdi, kırılan kemikler de kaynayabilir ama bu görünmez yaranın nasıl bir tedavisi olabilirdi ki?

Aptallık ya da adını ne koyarsan koy... Yapmaya çalıştığım şeyin shinobilik adı altında bir mentaliteye dahil edilemeyeceğine emindim. Bir jutsum diğer bir jutsumu yok ederken, bu bataklıktan yılanlara kalan tek şey darbeleriyle beni ezip biçmek olmuştu... Ve benle de yetinmemişti.

Mağlubiyetle birlikte değişen minyatür dünyalar, beraberinde o soktuğumun sesinin yeni büyüleyici(!) konuşmasını getirdi. Artık o kadar tiksinç bir ruh haline bürünmüştü ki burada yaşananlar, gerçekten de kusmak üzereydim. Ağzı olanın konuştuğu, herkesin kendine ait bir ideolojisi olduğu ve gene bu herkeslerin kendi ideolojisini doğru bulup, karşısındakini bu doğru sandığı şeylerle aşağıladığı bir dünyaya hapsolmuş gibiydim. Sanki karşımda ikinci bir Kaoru vardı... Ya da bir başkası; ama emin olduğum bir şey varsa, günümüz dünyasında boş konuşanların sayısı bir hayli çoğalmıştı. Öyle ki, bir yerden sonra elinden gelen tek şey konuşmakmış gibi olan bu adamın sözlerini dinlemeyi bırakmıştım.

Boş laflarının sonunda kulaklarıma erişen yeni oyuna geçtiğimize dair bilgi ile bir kez daha onu dinlemeye başlamıştım. Sözlerini dinlerken ise tek hoşuma giden şey en sonunda sona geldiğimiz gerçeğiydi.

Derin bir nefes alırken, belki de bu saçmalık adını verdiğim oyuna dahil olduğumuzdan beri ilk kez bu ses ile iletişim kurmak için ağzımı açmıştım. "Bazı insanlar gölgelerinden bile korkar... Senin korkacak bir gölgen bile olmadığına eminim. Kendi kafanın içerisinde bir dünya yaratmışsın vır vır konuşuyorsun. Karşımıza çıkmaya cesareti bile olmayan bir aptal Shinobi'liğin ilkelerini test ediyormuşta denge getiriyormuş bak bak laflara bak. " diye sakin bir tonda, iğneleyici laflarımı aktardım. Hemen ardından ise, "Kural, senin de bu tur oyuna kendi bedenin ve canın ile katılman. Götün yiyorsa dahil ol, bu kuralı yürülüğüe sok ben de sana gerçekte kim olduğunu göstereyim." diye konuşmamı sonlandırıp, yanımdakilerinin duyabileceği bir tonla, "Dünya mı küçük ben mi şizofrenleri üzerime çekiyorum anlamadım ki." dert yandım.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 168
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » April 24th, 2019, 12:57 am

Neden... Neden içimde bir parça dahi olsa yetenekle beraber doğamadım? Çocukluğumdan itibaren her zaman yetenekli insanlara imrenerek bakmışımdır. Onların sadece birkaç kez tekrar ettikten sonra öğrendikleri jutsuları ben yüzlerce kez tekrar ederek öğrendim. Yine de hiçbir zaman bu özelliğimden şikayetçi olmadım. Yeteneksizliğimi kabul ettim ve aramızdaki çabayı çok çalışarak kapatabileceğimi düşündüm. Lakin bunun ne kadar toyca bir düşünce olduğunu anlamam tamı tamına 16 yılımı aldı. Bu düşünce ilk olarak ustamla karşılaştığımda aklıma geldi. Onun gibi bir dahiyle aramızdaki farkın bu kadar büyük olacağını düşünememiştim. Tamamen utanç verici bir mağlubiyetti fakat bir şekilde toparlanmayı başarmıştım. Yine de aklımın bir köşesinde onu hiçbir zaman geçemeyeceğimin yer etmediğini söylersem yalan söylemiş olurum. Aslında bu düşüncenin ilk tohumları Kaoru-san ile yaptığımız tek taraflı savaşta da ekilmiş olabilir. Orada da aramızdaki yetenek farkının ne kadar büyük olduğunu görmüştüm fakat beni asıl üzen şey Ishichou-sama'nın ağzından çıkan kelimelerdi. Kaoru-san'ın yakalanmasına engel olmama rağmen Ishichou-sama beni övmüştü. Bu övgünün neden kaynaklandığına dair herhangi bir fikrim yoktu ve gerçekten de aklıma takılmıştı. Eğer orada beni azarlamış olsaydı, yaptığım şeyin yanlış olduğunu söyleseydi bugün bu hataları yapmamış olabilirdim... Hayır, aptallığımın suçunu başkasına atacak kadar korkak bir insan değilim. Yaptıklarımın sorumluluklarına almalı ve köye döndüğümüzde bir karar vermeliyim.

Bütün Dünya üzerinde bulunan insanları koruyabilecek kadar güçlü bir shinobi olmak istiyorum. Bu amacımı başarabilmek için bugüne kadar elimden gelen her şeyi yaptım. Ellerim kanayana kadar katanamı savurdum, yorgunluktan bayılana kadar jutsularım üzerinde çalıştım fakat bugün gerçeklik denen o iğrenç duvar karşıma çıktı. İnsanları hiçbir zaman koruyamayacağımı, aksine onlara zarar veren en büyük etkenin ben olduğumu öğrendim. Bataklıkta benim konuşmam yüzünden neredeyse herkes hayatını kaybedecekti, ormanlık alanda ise Ryu-san'ı engellediğim için dördümüz hariç herkes hayatını kaybetti. Onu engellememiş olsaydım hayatım boyunca büyük bir vicdan azabı çekecektim fakat arkadaşlarımız hayatta kalacaktı. Hayatını kaybeden tek kişi hain olan Heizo-san olacaktı. Sonrasında hızlıca cepheye ilerleyebilecek ve orada daha fazla insanı kurtarmayı başarabilecektik... Hayır... Bu konu hakkında ne kadar düşünürsem düşüneyim mantıklı bir cevap bulamıyorum. Hala Heizo-san'ı öldürmenin yanlış bir tercih olacağını düşünmeden edemiyorum. Her ne kadar onun amacı kötücül olsa da, bizim hayatımızı almak istiyor olsa da onun ölmesine gözlerimi yumamazdım.

Minyatür vücuduma saplanan onlarca senbondan sonra bir anda yere yıkıldım. Vücudumda herhangi bir yara yoktu fakat minyatür vücudumun yaşadığı bütün acıları aynı anda hissettiğimi söyleyebilirim. Ben nefesimi düzenlemekle meşgulken ise ayaklarımızın altında varlığını sürdüren minyatür dünyalar gözden kayboldu. Kısa süren bir değişikliğin ardından kendimi tekrardan gerçek dünyada buldum. Oyunun bu aşamasını benim yüzümden kaybettiğimizi anlamam pek zor olmadı.

Suratımda aşırı derecede üzgün bir ifade vardı. İçimdeki devasa üzüntünün nedeni kesinlikle kaybetmiş olmamız değil. Benim başarısızlığım, aptallığım yüzünden arkadaşlarımın canı yandığı için üzülüyorum. Onlar kazanmamız için ellerinden gelenleri yapmış olmalarına rağmen benim aptallığım yüzünden bu acıyı çekmek zorunda kaldılar. Bataklık alanda yapabileceğim hiçbir şey yoktu çünkü orada hayatta kalmak için yeteri kadar güçlü değildim. Lakin doğru kararlar verebilmiş olsaydım ormanlık alandan sapasağlam çıkmayı başarabilirdik.

Nefesimi düzene sokmaya çalışırken Ses'in o iğrenç sesini tekrardan duymaya başladım. Bilinmeyenin cezbediciliğine yenik düştüğümü, arkadaşlarımın ölümüne bu yüzden neden olduğumu söylüyordu. Ryu-san'ın ise bataklıkta askerlerini yeteri kadar iyi yönetemediğini söylüyordu... Hatalarımızı gözlerimizin önüne sermeye çalışıyor fakat benim hakkımda söylediklerinde yanılıyor. Ben bilinmeyenin cezbediciliğine karşı koyamadığım için kaybetmedim, ondan korktuğum için kaybettim. Onu potansiyel bir tehdit olarak gördüm ve ortadan kaldırmak için katanamı savurdum. Lakin yeteri kadar iyi bir shinobi olmadığım için yanlış kararı verdim ve benim yüzümden herkes dayanılamayacak derecede büyük acılar çekmek zorunda kaldı. Benim yerimde Ryu-san, Chiyumi-san veya Onee-san olsaydı bu hataya düşmezlerdi. Çünkü benim aksime onlar birer shinobi olarak yeteneğe ve cesarete sahipler.

Ses, bizim hatalarımızı dile getirdikten sonra kısa bir ara verdi. Hemen ardından ise üçüncü oyunumuzu anlatmaya başladı. Onun için bütün bu yaşadıklarımız sadece birer oyundan ibaretti. Sisin içerisinde bir yerlerden bizi izliyor ve yaptığımız aptalca hareketlere gülüyordu. Bu oyunu tamamlayamayacağımıza dair olan inancı tamdı... Açıkçası bende bu oyundan kurtulamayacağımızı düşünmeye başladım. Ne kadar yetersiz olduğumu defalarca gördükten sonra ilerlemek için gereken gücü kendimde bulamamaya başladım. Parçalara ayrılmış olan iradem ve kalbimi toparlayabilecek kadar bile güç yoktu içimde. Burada, düşmanımızın yarattığı bir oyun içerisinde çaresizce hayatımızı kaybedebileceğimizi düşünmeye başladım. Acınası... Gerçekten de acınası bir insanım. Daha birkaç saat önce büyük bir güvenle herkesi koruyacağımı söylüyordum fakat artık bunu yapmanın imkansız olduğunu biliyorum. Benim gibi bir solucanın tek bir insanı dahi kurtarması mümkün değil.

Ses oynayacağımız oyunu kısa bir şekilde anlattıktan sonra Ryu-san konuşmaya başladı. Kelimeleriyle Ses'i kışkırtmaya çalışıyordu fakat bunun pek başarılı olacağını sanmıyorum. Onun gibi bir insan ne olursa olsun kendini bize göstermeyecektir.

Ryu-san onu kışkırttıktan sonra oyuna eklememiz gereken kuralı söyledi. Kuralın kabul edilip edilmeyeceğine dair herhangi bir fikrim yok fakat ona karşı çıkacak değilim. Ayağa kalkacak kadar bile gücü bulunmayan ben, ona karşı gelip konuşmayacağım.

Kendimi biraz toparladıktan sonra bakışlarımı yere dikip ve konuşmaya başladım. "Bu oyun boyunca kenarda beklemesi gereken kişinin ben olduğumu düşünüyorum. En başından beri size herhangi bir yardımım dokunmadı, aksine size zarar veren kişi ben oldum... Dürüst olmak gerekirse ayağa kalkacak kadar bile iradeyi kendimde görmüyorum. Yaşadıklarımızdan sonra hem kalbim, hem de iradem tamamiyle parçalara ayrıldı. Hala size yardım etmek istiyorum fakat bunu başarabileceğimi sanmıyorum." Konuşmam boyunca bakışlarımı yerden kaldırmadım. Daha doğrusu kaldıramadım. Arkadaşlarımla göz göze gelmek istemiyordum.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 65.000
Prestij: 5
Kullanılabilir GP: 0
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
B - Rank: Mugen Onsa
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1326
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » April 26th, 2019, 9:15 am

Off Topic
İş gereği İstanbul'a gitmem gerektiği için gecikme oldu, kusura bakmayın şeker şeyler.
Sisin içinde yayılan adını koymanın pek de mümkün olmadığı his iliklerinize geçerken, oyuna dahil konuşmayı yapan kişi Ryu’dan başkası olmuyor. Sanki bir boşluğa karşı savurduğu cümlelerin muhatabı karşısında duran ikizler gibi görünse de, aslen sisin ardındaki sese yönelik cümleleri bir anda Hiroyuki ve Chiyumi’nin de benzer düşüncelerinin kelimelere dökülmüş haline bürünüyor. Ryu, ekibindeki herkesin koyduğu kuralı kabullenmiş olmasından dolayı ufak bir sevinç yaşarken, en azından şu anda ekip arasında bir bölünme yaşanmamış olmasının mutluluğunu yaşıyor. Ryu’nun cümleleri, ikizlerin sabit duruşunda herhangi bir değişiklik yapmazken, bu kez Chisa söze girerek bu oyunda kendisinin yer almaması gerektiğini belirtiyor. Oyuna dahil olmak zorunda olan Chiyumi bu fikri pek beğenmemiş gibi dursa da, yine de herhangi bir tepki vermiyor. Chisa, tıpkı Ryu gibi, Chiyumi’nin de sislerin içerisinden sesin çıkmasını bekliyor gibi görünüyor. Hiroyuki ise hissiz ve dingin bir şekilde gelişecek olayları takip etmeye başlıyor.

Ryu’nun kuralı koymasının ve Chisa’nın oyunda yer almayacak olmasını açıklamasının ardından kısa bir süre ortama hakim olan sessizlik, giderek iğrenmeye başladığınız “Fufufufuuu…” şeklindeki gülümsemeyle bölünüyor. Sisin içinden gelen ses “Kuralı koydunuz ve Futago bu kuralı kabul ediyorum… Fufufuuu…” diyor. Bu anda istemsizce nefeslerinizi tutmaya başladığınızda, sisin giderek dağılmaya başladığını fark ediyorsunuz. Dağılan sizin içinde beliren 2 metreye yakın bir insan silueti giderek daha da büyüyerek size yaklaşırken, adım seslerini de duymaya başlıyorsunuz. İkizlerin arasına geçecek şekilde yürümeye devam eden karanlık insan silueti, her bir adımında daha da uzarken, karşılaşacağınız düşmanın neye benzediğine dair merakınız da giderek artıyor. Sis tamamen dağılıp, siluet bir insanın bedenine büründüğünde ise, gözlerinizde şaşkınlığın getirdiği bir büyüme baş gösteriyor. Karşınızda açık kahverengi saçlı, açık yeşil gözlü, 130 cm boylarında bir çocuk görmeniz bu şaşkınlığın nedeni oluyor. Sisin içinde duyduğunuz sesin sinir bozuculuğunun aksine, oldukça güleç yüzlü ve normal bir tanışmada sevimli olarak nitelendirilebilecek bu çocuğun rakibiniz olması, şaşkınlık boyutlarınızı bir üst seviyeye taşıyor. Çocuk, ikizlerin arasında gülümseyerek size el sallamasının ardından “Merhaba, ben Hirose Motoki.” diyor oldukça tatlı ve sevimli bir ses tonuyla. Hemen ardından ise hafifçe eğilerek sizi selamlaması, bu çocuğun gerçekten ciddi olup olmadığı konusunda kafanızda soru işaretleri uyandırıyor.
Hirose Motoki
Image
Motoki kendisini tanıtma faslının ardından “Eğer gördüğünüz kişinin gerçekten ben olduğuma inanmıyorsanız, Futago bunu doğrulayacaktır. Onu oyununun kuralları ihlal edilemez ve bu yüzden ben de kendimi göstermek zorundaydım.” diyor durumdan pek de memnun görünmeyen bir çocuğun takınacağını tavrı sergileyerek. Bu anda Motoki’nin tekniğine Futago ismini koyduğunu söylediğinde yaratıcı biri olmadığından bahsetmesi ve fiziksel olarak iyi olmadığını da söylemiş olması gibi konular aklınıza geldiğinde, kafanızdaki şüphe tohumları tamamen siliniyor ve Motoki’nin gerçekten rakibiniz olduğuna kanaat getiriyorsunuz. Sisin içinden gelen sesle Motoki’nin gerçek sesinin arasındaki fark konusunda ise, bunun basit bir genjutsu veya ninjutsu veyahut Futago’nun bir etkisi olduğunu rahatlıkla kavrayabiliyor ve bu konuya pek takılmıyorsunuz bile.

Rakibinizin sempatik tavırları karşısında birkaç saniyelik afallama faslını ardınızda bıraktıktan sonra söze giren bir kez daha Motoki oluyor. İkizlerine büyük bir hayranlıkla baktıktan sonra bakışlarını size doğrultan Motoki “Bu son oyunumuz olacak ve bu yüzden sizin gibi olağanüstü insanlarla biraz sohbet etmek isterim. Zira Ryu-san’ın sözleri beni üzmedi değil.” diyor tatlı ve sempatik bir şekilde. Sanki az önce yaşanan psikopatça anıları kendisi gerçekleştirmemiş, yaşına uygun olarak davranan Motoki “Bir korkak olduğum doğru Ryu-san… Senin gibi güçlü kudretli biri değilim. Düşünmeden canımı ortaya koyamam. Aslında bunu çok istedim, biliyor musun? Ama sürekli bir korkak olarak anıldım. Ailem, dostlarım ve şimdi de düşmanlarım… Belki ilk konuşmaya başladığımda ağzımdan ilk çıkan kelimeler korkak olduğum yönündedir…” diyor. Bu cümleleriyle Ryu’nun söylediklerine bir çocuk olarak içerlediği oldukça belli olan Mitoki, alışılmışlığın getirdiği bir bezginliği de sergilemiyor değil. Yer yer bir çocuk olarak konuşması sırasında ayağıyla yeri eşeleyen, ellerini nereye koyacağını bilemeyen tavırlarıyla konuşmaya devam eden Motoki “Ama söylediklerimde haklı değil miyim? Ben sırf korkak biriyim diye neden sizden daha aşağı olayım ki? Sizin gibi cesur olamamak benim suçum mu? Tanrı beni bu şekilde yaratmışsa benim elimden ne gelir? Sırf bu yüzden bir alın bandı alamamış olmam sizce de haksızlık değil mi?” diyor. Cümleleri adeta bir feryada dönen Mitoki, birkaç adım öne çıkmasının ardından iki elini de yana açarak “Bana haksız olduğumu söyleyemezsiniz, değil mi?” diyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 162
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » April 26th, 2019, 11:51 pm

Bir anda istemsizce ortaya atılarak, kimsenin fikrini almadan sarf ettiğim sözlerim herkes tarafından onaylanmıştı. Belki de bu bir ilkti... Her kafadan bir sesin yükselmediği, herkesin kendi fikrinin gerçekleşmesi için diretmediği bir kaos ortamı oluşmamıştı. Tüm bu olumsuzluklara rağmen bu içimde bir yerlerde küçükte olsa bir sevinç kıpırdaması oluşturmuştu. Hoş kaybolması ise pek çabuk sürmüştü. Zira mutlu olmak için çok yanlış bir zamandı.

Chisa'nın oyunda olmak istememesinin sebebini az çok kestirebiliyordum... Büyük bir baskının altında olduğu çok belliydi. Bu ana kadar olan her şeyin kendi suçu olduğunu düşünüyordu muhtemelen. Belki de öyleydi. Tüm bu olanlar onun suçuydu ama ben buna pek takılmıyordum dürüst olmak gerekirse... Yola bir ekip olarak çıkmıştık ve ne olduysa bu ekip adı altında olmuştu. Suçu tek bir kişiye yüklemek, kendini aklamak için kurulmuş ucuz bir numara olurdu. Ucuz numaralar ise ilgi alanımdan uzak şeylerdi. Kişisel düşüncem ne düşünürse düşünsün, yorumum her zaman bir ekip olduğumuz yönünde olacaktı. Ne olduysa bizim yüzümüzden olmuştu, herhangi bir ismin ön plana çıkmasına gerek yoktu.

Ben bu düşüncelerin akışında bazen kaybolup bazende bir yol tutturup akıp giderken, söylediğim kuralın kabul edildiğini fark etmemiştim. Mitoki ismini duyduğumda ise biraz geç kalmış sayılırdım. Bu yüzden karşımda süregelen görüntüyü sindirmek benim için diğerlerinden biraz daha uzun sürmüştü.

Aklımda canlanan ses, huysuz, cılız ve bakımsız bir orta yaşlı herifti... Ama gözlerimin önündeki kişi, dışarıda gördüğümde gözüme batmayacak kadar normal ve sevecen birine benziyordu. Bu hızlıca aklıma sesin bu kişi olmadığına dair fikirler getirse de, sonrasında biraz mantıklı düşününce bu fikirler silinip gitmişti.

Yeni ses tonuyla Mitoki, konuştukça o eskiden içimde oluşan tiksinç hissi artık hissetmiyordum. Sakince dinliyor ve söylediklerini kaçırmamaya çalışıyordum... Ama söylediklerinin mantığını kavrayamıyordum. Güç, kudret dediği şey neydi acaba? Kinaye mi yapıyordu yoksa gerçekten de öyle olduğumu düşünüyordu bilmiyordum ama onun güç ve kudret anlayışı ile benimki arasında bir fark olduğuna emindim.

O kendi içini dökerken sabırlı bir şekilde dinlediğim sözleri son bulunca, aklımda not ettiğim kısımları bir kez daha canlandırdım. Öfkeli olduğunu anladığım bu Mitoki, kendisine yapılanın haksızlık olduğunu düşünüyordu.

Derin bir nefes alıp bir kez daha konuşmak için öne atıldığımda, "Ben kudretli veya güçlü biri değilim... Eğer olsaydım her geçen saniyede bir çok insan ölmezdi." diye girdim konuşmaya tok bir ses tonuyla. "Aynı zamanda korkusuz da değilim. Bu dünyada korkusuz insan yoktur bence. Herkesin bir şeyden korktuğunu düşünüyorum... Ölümden olmasa bile, bir şeyden. Bu noktada insanı harekete geçiren şey, korkusunu bile bastıracak başka bir duygu." Gözlerimi diğerlerine çevirip, onların tepkilerini ölçtükten sonra, "Bu dünyada herkesin Shinobi olmasına da gerek yok bence... Dünyayı kurtarmanın bir çok yolu olduğuna inanıyorum. Bu bir tercih meselesi; ama bu noktada bir şeyi yanlış anlamışsın. Alın bandı verilen bir şey değil, alınan bir şeydir. Hak etmen gerekir, çabalaman gerekir. O sorumluluğun altına girebilecek potansiyelin olduğunu göstermen gerekir... Uzumaki Naruto'yu biliyorsundur, çocukluğunda alın bandını almak için ne kadar uğraşmış duydun mu hiç? Ya da ne kadar beceriksiz olduğunu? Sen korktuğun için değil, pes ettiğin içi kaybetmişsin dostum." konuşmamı sonlandır iken, "Neyse son oyuna başlayalım, insanlar ölümle boğuşurken daha fazla vakit kaybetmeyeceğim."
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
Locked

Return to “Yağmur Ülkesi”