[Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 168
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » April 30th, 2019, 12:54 am

Güçsüz olduğum için kendimden nefret ediyorum. Bir korkak olduğum için kendimden nefret ediyorum. Hiçbir zaman pes etmeyeceğimi söylemiş olmama rağmen pes ettiğim için kendimden nefret ediyorum... Lakin şu anda nefreti hissedemiyorum. Hissedebildiğim tek duygu korku adını verdiğimiz o iğrenç duygu. Hayatım boyunca defalarca kez ölümle burun buruna gelmiş olmama rağmen hiçbir zaman bu kadar büyük bir korku hissetmemiştim. Kaoru-san tarafından yaralandığımda, şu an içinde bulunduğumuz durumdan daha da beter bir durumun içerisindeydim fakat korkmamıştım. Aksine rahatlamış ve son anlarımın keyfini çıkarmaya çalışmıştım. O zaman da hiçbir şey yapamayacak kadar güçsüz olduğumun farkındaydım fakat korkmamıştım. Peki şimdi neden korkuyorum? Öleceğim için mi? Kesinlikle hayır! O halde neden? Arkadaşlarımın da benimle beraber hayatlarını kaybedeceğini bildiğimden dolayı mı? Yoksa bütün gün boyunca yaşadığım dehşet bir anda üzerime çöktüğü için mi? Bilmiyorum...

Şu an bildiğim tek şey oldukça ümitsiz bir durumun içerisinde olduğumuz. Rakibimiz benden onlarca kat güçlü, onlarca kat zeki ve onlarca kat yetenekli bir shinobi. Ona karşı herhangi bir şansımın olmadığını, olmayacağını biliyorum... Kısa bir süre önce de bu durumlarda bir dövüşün içerisine girmiştim. Ustamla yaptığım dövüşü de kazanamayacağımın farkındayım fakat pes etmemiştim. Ne kadar yere düşersem düşeyim, ne kadar çaresiz bir durumda kalırsam kalayım tekrardan ayağa kalkmayı başarmıştım. Peki şimdi neden çaresizlik ve korkuya yenik düşmüş bir şekilde oturuyorum? Neden tekrardan ayağa kalkıp kanımın son damlasına kadar savaşmıyorum? Neden... Neden pes ediyorum?

Arkadaşlarımın cansız bedenlerini bir kez daha bu iğrenç, çamurlu toprağın üzerinde görmek istemiyorum! Peki benim gibi güçsüz birisi bunu engelleyebilir mi? Gerçekten de düşmanımızı alt edebilir ve onları kurtarabilir miyim? Hepsinin benden onlarca kat güçlü shinobiler olduğunun gayet net bir şekilde farkındayım. Hatta onlara herhangi bir şekilde yardımım dokunmayacağının da farkındayım fakat yine de ayağa kalkmak ve savaşmak istiyorum. Sadece bir anlığına, bir saniyeliğine de olsa onlara yardımcı olabilirsem gerçekten de mutlu olurum... Olurum olmasına fakat bunu başaramam, benim gibi bir solucan hiçbir şeyi başaramaz. Ayağa kalktığım takdirde onlara ayak bağı olmaktan başka hiçbir işe yaramam. Sadece pes etmeli ve burada oturmaya devam etmeliyim.

Korku ve çaresizlik dolu gözlerimi kapattım. Hiçbir şey yapamayacağımın farkında olmanın verdiği nefretten dolayı yumruklarımı sıkıyor ve kendime lanet okuyordum. Tam bu anda hiçte beklemediğim bir şey oldu, Onee-san'ın suratı gözlerimin önüne geldi. Suratında büyük bir hayal kırıklığıyla beraber bana bakıyordu. Kısa bir süre sonra onun bu hayal kırıklığı dolu bakışları değişti ve sıcak bir ifadeye dönüştü. Hafifçe gülümsüyordu ve bana geri gelmemi söylüyordu. Tıpkı onunla son görüştüğüm zamanki gibi.

Onee-san'ın hemen ardından ise Tsugi-chan ve Rei-kun'un suratları gözlerimin önüne geldi. Sonrasında ise bugün hayatını kaybeden diğer dostlarımızın yüzü gözlerimin önüne geldi. Sanki bana pes etmemem gerektiğini, hala devam edebilecek güce sahip olduğumu söylüyor gibilerdi.

Neden pes ediyorum? Pes ettiğim takdirde her şeyin biteceğini biliyorum. Olayların böyle iğrenç bir şekilde sonlanmasını istemiyorum! Burada ölmeyi reddediyorum! Daha Onee-san ile istediğim kadar fazla zaman geçiremedim, Rei-kun ve Tsugi-chan'ın harika birer shinobi olduğunu göremedim! Bunları görmeden kesinlikle ölmeyeceğim! Kimsenin ölmesine de izin vermeyeceğim! Herkesin birer hayali olduğunu biliyorum ve onların bu hayallerini koruyacak olan kişi ben olacağım. Bunu başaramayacak kadar güçsüz olduğumun farkındayım fakat ben denemeden pes edecek bir insan değilim!

Duygusal olarak kendimi toparlamaya başladığım sırada sislerin içerisinden birisi üzerimize doğru gelmeye başladı. Bakışlarımı oraya çevirdiğim anda iki metreye yakın bir insanın silüetini gördüm. Bu olay, Ryu-san'ın birkaç saniye önce koyduğu kuralın kabul edildiği anlamına geliyor.

Silüet ortaya çıktıktan sadece birkaç saniye sonra sis dağıldı ve bunca zamandır bizimle oyun oynayan kişinin suratını görebilmeyi başardık. Açıkçası karşılaştığım manzara karşısında şaşkılığımı gizleyemedim. Meğersem başından beri savaştığımız kişi bir çocuktan başka bir şey değilmiş. Suratında büyük bir gülümsemeyle beraber bize el sallıyor ve selamlıyordu. Hala şaşkınlık üzerimde olduğumdan dolayı onun selamına karşılık veremedim.

Kendini Hirose Motoki olarak tanıtan Ses, Ryu-san ile konuşmaya başladı. Bu sırada ise ben yanaklarıma sert birer tokat attım ve ayağa kalktım. Hayatım boyunca bana eşlik eden o büyük, içten gülümsemem uzun bir aranın ardından tekrardan suratıma geldi. Arkadaşlarım hayatlarını kaybettiği için hala üzgünüm fakat onlar benim burada yıkılmış bir şekilde oturmamı istemezdi. Aksine ayağa kalkmamı ve daha fazla kayıp verilmesine engel olmamı isterdi!

Ryu-san, Motoki-san ile konuşmaya başladığı anda bende Hiroyuki-san'a doğru yürümeye başladım. Onun yanına kadar geldikten sonra hafifçe öne eğildim ve "Hiroyuki-san bu oyun için bana güvenebilir misiniz? Biliyorum bugün bir çok hata yaptım fakat bana son bir kez güvenmenizi istiyorum! Sizi bir kez daha hayal kırıklığına uğratmayacağıma emin olabilirsiniz... Lütfen bu oyunda kenarda bekleyin ve yerinizi bana bırakın." dedim.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 65.000
Prestij: 5
Kullanılabilir GP: 0
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
B - Rank: Mugen Onsa
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1326
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » April 30th, 2019, 9:21 am

Ryu’nun konuşmasını bir çocuğun verebileceği tüm dikkatle dinleyen Motoki, Ryu’nun cümlelerinden pek de mutlu olmuş gibi durmuyor. Yüzündeki gülümseme, bir önce feryadından bu yana yok olmuş olan Motoki’nin, Ryu’nun Uzumaki Naruto örneğinden sonra dudak hareketlerinden bu ismi kısık bir sesle tekrarlamaya başladığını anlayabiliyorsunuz. Ryu’nun oyuna geçmeleri gerektiği yönündeki cümlelerinden sonra ise Motoki, yüzünde hayal kırıklığının getirisi olan bir tebessümle Ryu’ya bakıyor ve “Sen de beni anlamıyorsun Ryu-san… Zaten bu yüzden son oyunumuzu oynayacağız.” diyor. Bu sıralarda Chisa’nın kendisini tokatlaması ve yüzüne yayılan gülümsemesi Motoki’nin de dikkatini çekiyor. Hatta Ryu’nun konuştuğu sıralarda Motoki’nin dikkati Chisa’nın bu hareketleriyle de dağılmaya başlıyor. Hiroyuki’den oyuna katılmayı rica eden Chisa’nın bu teklifi karşısında Hiroyuki bir nebze de olsa şaşırmış dursa da, Chisa gibi yüzüne bir gülümseme takınırken “İlk tanışmamızda ve bir önceki oyunda ağaçlık alanda sana dediklerimi biliyorsun. Güven dediğimiz şey, kendince hata gördüğün şeyleri yapmış olmakla yok olmaz. Ishichou-sama sizlere hep güvendi ve benim irademle onunki arasında hiçbir fark yok!” diyor. Böylece Hiroyuki bir kez daha oyundan kendisini geriye çekerken, son oyunu oynayacak kadro Ryu, Chisa ve Chiyumi oluyor.

Hiroyuki’nin birkaç adım geri çekilip ortamı size bırakmasının ardından Motoki “Hiroyuki-san bir kez daha mı oyunun dışında? Bunu beklemiyordum…” diyor gülümseyerek. Özellikle bu gülümsemesini Chisa’nın üzerinde tutan Motoki “O zaman son oyunumuza geçelim bakalım!” diyor. Bu cümlesinin ardından ise, bir kez daha bölünmüş dünyaların insanları olmaya başlıyorsunuz. Ayaklarınızın altındaki yer sizleri birbirinizde ayıracak şeklinde kaymaya başlarken, ikizler ve Motoki de tıpkı sizin gibi birbirlerinden ayrılıyor. Zeminin ayrılan bölümleri arasına uçsuz bucaksız bir karanlık hakim olmaya başlarken Motoki de oyunu açıklamaya başlıyor. Ryu en solda kalan toprak parçasında ikizlerden kadın olanı ile, Chisa sağda kalan toprak parçasında ikizlerden erkek olanı ile ve Chiyumi de ortadaki toprak parçasında Motoki ile baş başa kaldığı bu anlarda Motoki “Bu oyunumuz bir ölüm savaşı olacak! Ancak rakibinizi öldürmek sizin için yeterli olmayacak! Eğer amacınıza ulaşmak istiyorsanız, bunu mümkün olan en kısa sürede yapmanız gerekecek.” diyor. Ardından kısık kısık bir şekilde gülmeye başlayan Motoki eliyle hemen üzerindeki gökyüzünü işaret ederken, hepinizin görebileceği şekilde gökyüzünde bir açıklığın oluşmaya başladığını fark ediyorsunuz. Bir genjutsunun içinde olduğunuzu bilseniz de, yer şekillerinin bu denli değişiklik göstermesi içinizi ürpertmiyor değil. Ancak özellikle gökyüzündeki bu açıklığın ne getireceği sizi bilinmez bir boşluğa iterken, sanki bir projektörden devasa bir perdeye yansıtılan görüntü kendini belli etmeye başlıyor. Bir savaş alanının görüntüsüyle karşı karşıya kaldığınız bu anlarda, birçok kişinin ölümünü de izliyorsunuz kanınız çekilerek. İçlerinde Ishigakure alın bandı taşıyan kişilerin de olduğu bu ölümleri kısa bir süre izlemenizin ardından, gözlerinize tanıdık simalar da takılmıyor değil. Köy içerisinde selamlaştığınız, birlikte görevlere çıktığınız kişilerin savaş alanında kanlar içindeki mücadelesi, şüphesiz sizi farklı düşüncelere de itiyor. Bu esnada Motoki “Bu görüntüler, ulaşmak istediğiniz savaş alanından… Hepsi gerçek ve anbean gözlerinizin önünde cereyan eden hadiseler… İşte bu oyun da sizi savaş alanına götürecek. Hiç yorulmadan, hiç endişe duymadan… Oyunu kazandığınız anda, kendinizi bu savaş alanında dostlarınızın yanında bulacaksınız. Hoş, orada da sizi ölümden başka bir şey beklemiyor ama Futago’nun merhameti bu şekilde işler… Oyunu kazanan mutlak ödülünü alır, kaybedeni ise mutlak ölümle yüzleşir.” diyor.

Bakışlarını Motoki ve görüntüler arasında gidip gelirken, birbirinizin arasındaki karanlığın hepten arttığını görebiliyorsunuz. Her ne kadar birbirinizle iletişim konusunda bir sorun yaşamayacak gibi dursanız da, birbirinize ulaşmanız şu anda pek de mümkün görünmüyor. Motoki açıklamalarına devam etmek istercesine dikkatinizi çekmeyi başardığı anda “Oyunumuz ise, dediğim gibi bir ölüm kalım mücadelesi. Fakat sizlere başta da söylemiştim, fiziksel olarak pek iyi değilimdir. Bu yüzden sizin rakibiniz ben olmayacağım… Rakibiniz kendiniz olacaksınız!” diyor. Motoki’nin bu cümlelerinin ardından ikizler bir anda fiziksel şekillerini değiştirmeye başlarken, Motoki de benzeri bir değişiklikten nasibini alıyor. Bu anda Motoki’nin Chiyumi’nin fiziksel görünümüne büründüğünü fark ettiğiniz anda, siz de rakiplerine odaklanıyorsunuz. Ancak onlardaki değişiklik Motoki’ninkinden farklı oluyor. Ryu, karşısında Chisa’nın birebir kopyasını görürken, Chisa da Ryu’nun görüntüsüyle yüzleşiyor. Bakışlarından mimiklerine kadar sizlere benzeyen bu görüntülerin netleşmesinin ardından Chiyumi’nin bedenine bürünmüş olan Motoki “Karşınızdaki kişiler dostlarınız… Birebir aynı… Fiziksel özellikleri, bildiği teknikleri, hissettikleri ve düşünceleri… Şu anda onlar da benden nefret ediyor ve onlar da bu oyunu oynamak zorunda olduklarını biliyorlar. Onlar da sizin gibi bir an önce savaş alanına varmak istiyorlar… Onlar da daha fazla dostları ölmesin istiyor… Bu yüzden de bu oyunda kazanmak istiyorlar! Bu yüzden şimdi savaşın!” diyor.

Bulunduğunuz alan düz toprak bir zemin ve Kawarimi kullanmak için uygun herhangi bir cisim göremiyorsunuz. Alanın enine uzunluğu aşağı yukarı 50 metre, genişliği ise 25 metre kadar. Rakiplerinizle aranızdaki mesafe ise, şu an için 15 metre civarında. Gökyüzünde ise savaş hala tüm sıcaklığı ile devam etmekte.
Off Topic
Herhangi bir anlaşılmayan kısım varsa RP'nizi yazmadan önce muhakkak özel mesaj atın.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 168
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » May 2nd, 2019, 1:15 am

Hiroyuki-san'ın isteğimi kabul etmesini beklemiyordum. Gün boyunca onlarca, belki de yüzlerce kez hata yapmış olmama rağmen o bütün bunları görmezden geldi. Suratına büyük bir gülümseme takındıktan sonra belki de hayatım boyunca hiçbir zaman unutmayacağım cümleleri söyledi. Güven dediğimiz şey, kendince hata gördüğün şeyleri yapmış olmakla yok olmaz...

Hiroyuki-san'ın cevabını aldıktan sonra suratımdaki gülümseme biraz daha yayıldı. Açıkçası bu ifadem ve içimdeki heyecan beni bile şaşırttı. Gün boyunca somurtarak, karamsar bir şekilde geçirdikten sonra bu kadar mutlu olabileceğimi düşünmemiştim. Belki şu an mutlu olmayı hak etmiyorumdur fakat önemli değil. Daha fazla arkadaşımın hayatını kaybetmesini veya yaralanmasını istemiyorum! Buna engel olmak için elimden geleni yapacağım!

Hiroyuki-san birkaç adım geri çekildikten sonra doğruldum ve "Teşekkür ederim!" demekle yetindim. Hemen benim arkamdan ise Motoki-kun konuşmaya başladı. Hiroyuki-san'ın oyun dışında kalmasını beklemediğini söyledikten sonra son oyunumuza geçeceğimizi söyledi. Sonrasında tekrardan ayaklarımızın altındaki yer yarıldı ve minyatür figürlerimiz tekrardan ortaya çıktı. Oyunumuzun son kısmında rakiplerimizi öldürmemiz gerekiyormuş ki bu düşünceyi hiç beğenmedim. Anlaşılan benim rakibim olacak kişi ikizlerden erkek olanı. Her ne kadar sadece bir Genjutsu'dan ibaret olduğunu bilsem de ona zarar vermek istemiyorum.

Motoki-kun sinsi bir şekilde güldükten sonra eliyle gökyüzünü işaret etti. Bakışlarımı oraya çevirdiğimde gökyüzünün bir anda yarılmaya başladığını gördüm. Açıkçası karşılaştığım manzara karşısında büyük bir şoka uğradığımı söyleyebilirim. Motoki-kun'un tekniği sayesinde savaş alanında yaşanan olayları canlı bir şekilde izleyebiliyorduk. Aslında canlı olup olmadığını bilmiyorum, Motoki-kun bunun gerçek olduğunu söylüyor fakat inanmak istemiyorum.

Savaş alanında birkaç tanıdık shinobinin suratını görebilmeyi başardım. Hepsi kanlar içerisinde ve hırslı bir şekilde düşmanımızla dövüşüyordu. Orada olmak, onlarla sırt sırta savaşmak istiyorum! Fakat bunun mümkün olmadığını da biliyorum. Eğer Motoki-kun ve ikizleri alt etmeyi başaramazsak buradan çıkamayacağız. Peki gerçekten de bir düşmanımı öldürebilir miyim? Sanmıyorum, sadece birer Genjutsu'dan ibaret olsalar dahi onları öldüremem! Sonuçta bunu yaptığım zaman bunca zamandır savunduğum düşünceme ihanet etmiş olurum. Bugün kimseyi öldürmeyeceğim, birer Genjutsu'dan ibaret olsalar dahi.

Savaş alanındaki görüntüyü biraz daha izledikten sonra bakışlarımı arkadaşlarıma çevirdim. Aramızdaki karanlık git gide artıyordu fakat hala birbirimizle iletişim kurabilecek vaziyetteydik. Bakışlarımı tekrardan rakibime çevirdim ve düşünmeye başladım. Tam bu sırada Motoki-kun bir kez daha konuştu. Rakiplerimizin kendimiz olacağını söylediği anda ikizler ve kendisi şekil değiştirmeye başladı. Motoki-kun Chiyumi-san'a, İkizlerden kadın olanı bana, benim rakibim olan erkek ise Ryu-san'a dönüştü.

Şaşkın bakışlarla durumu anlamlandırmaya çalışırken Chiyumi-san'a dönüşmüş olan Motoki-kun konuşmaya başladı. Karşımızdaki kişilerin bizlerle aynı teknikleri bildiğini, kişiliklerinin aynı olduğunu söyledi. Bir kez daha bu tekniğin muhteşemliğine kapıldım.

Birkaç saniye sessizliğin ardından konuşmaya başladım. "Motoki-kun, senden nefret ettiğimi düşünmeni sağlayan şey nedir?" Bunu söylerken suratımda bugün hiç olmadığı kadar büyük bir gülümseme vardı. Birkaç saniye bekledikten sonra konuşmama devam ettim. "Eğer söylediğin gibi buradaki kişiler gerçekten bizim gibi hissediyorsa, bizim gibi düşünüyorlarsa Ryu-san'ın karşısında duran Chisa kesinlikle katanasını çekmeyecektir! Çünkü ben hayatıma mal olsa dahi dostlarımdan birisine asla saldırmam! Evet, buradan gerçekten de çıkmak ve savaş alanına gitmek istiyorum fakat bunun için Ryu-san'a zarar vermem gerekiyorsa bu isteğimden seve seve vazgeçerim."

Konuşmamı yaptıktan sonra savaş alanındaki kendime odaklanmaya başladım. Ryu-san ile aramda yaklaşık 15 metrelik bir mesafe var. Şu an yapmam gereken tek şey doğru anı beklemek ve Ryu-san'a zarar vermeden onu saf dışı bırakmak. Peki bunu nasıl yapabilirim?

İlk olarak Kanryousou adlı tekniğimi uygulayacağım. Sonrasında ise katanamın kabzasını kavrayacak ve beklemeye başlayacağım. Ryu-san benim menzilime girdiği anda ise kaşlarımı çatacağım ve Rakumei'yi uygulayacağım. Hemen ardından ise katanamı kınından çekeceğim ve keskin olmayan tarafını kafasına vuracağım. Bu sayede tek bir hamlede onun bilincini kaybetmesini sağlayabilirim.

Ryu-san'ın kullanabildiğini bildiğim üç adet jutsu var. Bunlardan ilki ve en çok dikkat etmem gereken teknik Raiton no Yoroi. Vücudunun etrafına yıldırımdan bir zırh ördüğünü ve reflekslerini hızlandırdığını biliyorum. Lakin zırha temas ettiğimde ne tür bir etki yaratacağını bilmiyorum. İkinci tekniği kollarından yılan çıkarmasını sağlayan bir teknik, pek bir zararı olacağını düşünmüyorum. Üçüncü teknik ise Kaoru-san ile olan savaşımızda gördüğüm bir teknik. Elinde elektrik oluşturup rakibine yollamasını sağlayan bir teknik. Pek bir etkisi yok ama en azından ona bir açık vermeme neden olacaktır.

Dikkatli olmalıyım, Ryu-san benim baş edebileceğim bir rakip değil.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 65.000
Prestij: 5
Kullanılabilir GP: 0
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
B - Rank: Mugen Onsa
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 162
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » May 2nd, 2019, 8:05 pm

Yağmurun ülkesinde, yağmurun sesini unutacak kadar büyük bir hiçlikte kaybolmuştuk... Bu hiçlik, bizi her saniye biraz daha içine çekip, geride bıraktığımız her şeyden soyutlayıp, uzaklaştırırken kurtuluşa dair çabalarımız koca okyanusta ufak bir çarpıntı ile oluşan dalga kadar hiçti... Göze batmıyordu ve sadece daha fazla saniyeyi boşa harcamamıza neden oluyordu. Her bir saniye, aldığımız her bir nefes tam olarak bir hiç uğrunaydı. Kurtuluş gerçekten var mıydı bilmiyorken, onun için debeleniyor oluşumuz dostlarımızın cesetleriyle süslediğimiz bu başarısız yolculuktan sonraki en büyük rezilliğimiz olduğuna inanıyordum.

Derin bir nefes, nefes borum'dan akıp, vücuduma doğru akarken konuşan Motoki''ye odaklanmış kulaklarım, 'son' kelimesi ile çınladı. Son... O kadar çok arzuladığım şeydi ki, sonu ölüm ya da yeni bir zorluğa açılan kapı olsa bile, 'son' kelimesi bile bir an bile olsa içimi kıpır kıpır etmişti. Artık gerçeğe dönmek, savaş alanına varmak ve öleceksem bile, dostlarımla savaşırken ölmek istiyordum. Bir hiç uğruna değil, bir can uğruna, bir amaç uğruna...

Hiroyuki'nin sözleri, içimde hoş hisler uyandırırken, hafifte bir burukluk oluşturdu. Onun bizlere duyduğu bu güven... Ölümden öte bir güvendi ve bu tarz küçük anlar, ölüm denen sonu benim için biraz daha güzel bir hale sokuyordu. Gözlerim kocaman bir parıltı ve bir o kadar büyük bir hüznün tezatlığı ile Hiroyuki-san'ı süzerken, dünyaların tekrardan ayrılıyor oluşu ile irkildi tüm vücudum. Tüm bu yaşananlar bir Genjutsu olmasına rağmen, vücudum ve zihnim bunları kabullenemiyordu. Bu sadece Tanrı'nın yapabileceğine inandığımız şeylerken, şimdi bir çocuğun hayal gücünde can buluyordu. Şaşkınlık, korku ve acıma hissini bir arada hissediyordum. Şaşkındım, çünkü alışık değildim. Korkuyordum çünkü bu güç, bu sanat engellenebilir bir şey değilmiş gibiydi... Sanki o istemediği sürece, ömrümüzün sonuna kadar bu hayal dünyasında tıkılı kalacak gibi hissediyordum ve bunu hissedebilirken de, acıyordum; çünkü böyle bir gücün, böyle saçma bir amaca heba edilmesi... Motoki'nin ellerinin altında barındırdığı gücü gerçek anlamıyla keşfedememesine acıyordum.

Ben tüm bu birbirinden farklı karmaşık hisleri bir arada yaşarken, yarılan gökyüzünden yansıyan görüntüler bir anda tüm o hisleri bastıracak bir his oluşturdu... O hissin içinde öfke ve hüzünde vardı. Bir çok duygunun birleşiminden oluşmuş tek bir duyguydu... Ağır ve büyüktü. Kalbimi parçalayacak kadar keskin, omuzlarımın çökmesine sebep olacak kadar ağır bir histi. Ölen insanların acı feryatları, tanıdık yüzlerin kan ve kirden tanınmayacak kadar kötü bir hale bürünmesi... Düne kadar taptaze olan tenlerin, beyaza çalması... Dişlerim gıcırdamaya, ellerim titremeye ve göz bebeklerim hafif bir ıslaklık ile nemlenmeye başladı.

"İnsanlar... Ölüyor! Savaş dediğimiz şey, en nefret ettiğim şey tam olarak bu demek... Yıllar önce annem ve babamın silinip gittiği cinsten... Hayır hayır bu o savaşın yanında daha hafif kalır, ama savaşın hafif kılınacak bir yanı var mıdır ki? Ölüm... Hiç bu kadar ağır ve kirli gözükmemişti gözüme." Titreyerek çıkan kelimeler, boğuk ses tonumla uyum içerisinde ağzımdan dökülürken sesili bir şekilde düşündüğümün farkında değildim.

Motoki haklıydı... Orada bizi bekleyen şey ölümdü. Ama önemsemiyordum, oraya adım atacaktım! Öleceksem bile, orada ölecektim ve eğer yaşarsam, bir gün tüm bu savaşları sone erdirecek kadar güçlü olacağımdan emin olacaktım!

Motoki yeni oyunu tanıtırken ve bir yandan Chiyumi'ye dönüşürken, karşımdaki ikizin Chisa'nın görünümü almasıyla her şey yerli yerine oturdu. Saçmalık olarak nitelendirdiğim bu oyunun, en saçma kısmı burası olacaktı galiba. Derin bir nefes alıp, konuşmak üzereyken, Chisa'nın sözleri ile irkildim. Haklı noktalara değiniyordu... Sustuğunda ben de konuşmaya başladım. "Kendi bedenin ve kendi canınla... Tam olarak böyle söylediğimi hatırlıyorum. Futago adam mı kayırıyor yoksa?" dedim tok ve küçümser bir ses tonuyla.

Ardından rakibim olan Chisa'ya döndüm ve sanki karşımdaki gerçek Chisa-san'mış gibi konuşmaya başladım. "Bataklıkta ölüp ölmediğinden emin olmadığımız bir dostumuzu geride bırakmamak için neleri feda ettiğini hatırlıyor musun? Şimdi o savaş alanına ulaşmak için, bir dostunu mu feda edeceksin?" dedim.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1326
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » May 3rd, 2019, 9:55 am

Savaş alanınız ve rakipleriniz şekillenmeye başlamasının ardından, içinizde duruma karşı sözlü olarak ilk tepkisini gösteren Chisa oluyor. Motoki’ye sorduğu soru karşısında, Chiyumi’nin şekline bürünmüş Motoki’den herhangi bir tepki alamıyor. Ancak Chisa bu tepkisizliğin olumsuz yanından ziyade, bir çocuğun zihninin tıkanması olarak öngörüyor. Bu andan sonra, söze giren Ryu oyunun kurallarına yönelik sarf ettiği cümlelerden sonra Motoki “Eğer Futago kuralları çiğnediğimi düşünseydi, beni çoktan cezalandırırdı… Futago adam kayırmaz Ryu-san!” diyor oldukça tepkili bir şekilde. Motoki’nin sanki ailesine söylenen bir hakarete tepki verircesine yaptığı bu çıkış hepinizin dikkatini çekerken Motoki “Bıdırdanmayı kesin ve dövüşün!” diye bağırıyor. Kendisi bulunduğu yerden koşarak Chiyumi’ye doğru hareket ederken, Chiyumi tepkisiz bir şekilde durmakla yetiniyor. Sizler de karşınızdaki dost rakiplerinize odaklandığınızda, onların herhangi bir şekilde hareket etmediğini görüyorsunuz. Bu durumun Motoki’nin de dikkatini çetiğini, kafasını sürekli sağa sola çevirerek rakiplerinize bakmasından anlayabiliyorsunuz.

Motoki, Chiyumi’nin karşısına geldiği anda ona oldukça beceriksiz bir yumruk atma girişiminde bulunurken, Chiyumi basitçe sağ tarafına bir adım atarak bu yumruktan kaçınıyor. Hemen ardından hızlı bir şekilde Motoki’nin havadaki yumruğunu kavrayıp, kolunu sırtına doğru döndürürken “Motoki… Bu savaşı sen kaybettin!” diyor. Bu anda Motoki’nin Chiyumi’ye bürünmüş suratında korkuyu net bir şekilde görebiliyorsunuz. Chiyumi tarafından kilitlenen Motoki, Chiyumi’nin elinden kurtulmak için çırpınırken, rakipleriniz arasında bakışlarını dolaştırarak “SAVAŞSANIZA! HADİ DÖVÜŞSENİZE!” diye bağırmaya başlıyor. Bir çaresizliği sembolü olan bu haykırışlar “OYUNU KAZANMALIYIZ! HADİ DÖVÜŞÜN! SALDIRIN!” şeklinde sürüyor. Karşınızda duran dost rakipleriniz ise, sanki boş birer görüntü gibi durmaya devam ederken Motoki’nin vücudun bir duman bulutu eşliğinde geri geliyor. Chiyumi’nin yüzünde hafif bir tebessüm oluşturan bu durum “Henge mi? Gerçekten mi?” diyerek sözlere dökülürken, Motoki’nin ağlamaya başlıyor ve “FUTAGO! SEN DE Mİ BENİ TEK BAŞIMA BIRAKIYORSUN? SAVAŞSANA! YENİLMEMELİYİM! BUNA MÜSAADE Mİ EDECEKSİN? BENİM KAYBETMEME İZİN Mİ VERECEKSİN! KONUŞSANA! FUTAGO! BENİM İÇİN SAVAŞMAYACAK MISIN? FUTAGO!!!” şeklinde haykırıyor. Motoki’nin bu haykırışları, onu fazlasıyla güçsüz düşürürken, Chiyumi yavaşça Motoki’yi salıyor ve Motoki de kısılan sesiyle “Savaş Futago… Benim için… Hadi Futago…” diyerek yere çöküyor.

Motoki’nin yere düşmesinin ardından, karşınızda duran görüntüler, tekrar ikizlere dönüşürken, dünyalarınız bir bütün haline geliyor ve akabinde, gerçek dünyaya dönüş yapıyorsunuz. Chiyumi’nin hemen önünde çökmüş ve en sevdiği oyuncağından ayrılmış bir çocuk edasıyla duran Motoki, yıkılmış bir halde yerde dururken, ikizler hemen onun yanında beliriveriyor! Motoki ağlayan gözlerle ikizlere sırayla bakarken, ikizlerden kadın olanı kadife gibi bir ses tonuyla “Kaybettin Motoki-kun… Seninle oynamak keyifliydi… Ancak oyunu kaybedenlere neler olacağını biliyorsun, değil mi?” diyor. Motoki bu cümleler ile hıçkırıklar arasında başını aşağı yukarı sallarken, ikizlerden erkek olanı Ryu ve Chisa’ya bakarak “Oyunun kazananı sizlersiniz… Ödül olarak başından beri ulaşmak istediğiniz hedefe sizi ulaştıracağız. Vücutlarınızı rahat bırakın ve zihninizi mümkün olduğunca boşaltın.” diyor. Aynı sıralarda ikizlerden kadın olanı “Bizim de gitme vaktimiz Motoki-kun. Hadi gel.” diyor. Ancak Motoki mızıkçı ve inatçı bir çocuk olarak “Hayır! Gitmek istemiyorum! Daha fazla oyun oynayabiliriz! Gerçekten! Daha fazla eğleneceğiz, size söz veriyorum! Lütfen! Lütfen! Lütfen! Daha fazla oynayalım! Ben daha fazla oynamak istiyorum! Futago! Beraber çok daha eğlenceli oyunlar oynayacağız! Söz veriyorum! Lütfen gitmeyelim!” diyerek ağlamayı sürdürüyor. Sesi giderek içine kaçan Motoki, kendisini bekleyen sona doğru yaklaşırken, ikizlerden erkek olanı size bakıyor ve “Hazırsanız gidelim.” diyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 162
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » May 3rd, 2019, 8:24 pm

Saniyeler... Kimi zaman akıp giden güçlü bir nehir kadar hızlıyken kimi zaman bir salyangoz kadar yavaş olabiliyordu. Şu an ise ikincisini yaşıyorduk... Belki de sadece ben öyle hissediyordum. O hiçlik olarak tanımladığım her şey, sanki bir anda yok olmuş gibiydi. Işığı görebiliyordum, kurtuluşa ve zafere dair o ışığı görebiliyordum. Ama tahmin ettiğim kadar mutlu ve huzurlu değildim.

Bir an öncesine kadar Chisa'nın bir benzeri ile dövüşeceğimi sanıyorken, şimdi Motoki'nin mağlubiyetin mağdurluğu altında çöküşünü izliyordum. Bir anda olmuştu her şey... Önce bizle savaşması gereken ikizler hareket etmemiş, hemen ardından Chiyumi şekline bürünmüş Motoki çok kolay bir şekilde yenmişti... Çok mutlu ve kurtulduğum için sevinçli olmam gerekirken, öyle değildim. Yavaşça akan zamanın içinde, bana hitap edenlerin ağzından çıkan sözcükleri sadece uğultu olarak duyabildiğim bir anda kaybolup gitmiştim sanki.

Motoki... Bakışlarım o mağlubiyeti edindiği andan beri onda takılıp kalmıştı. İkizlerden kadın olanı onu götürmek için hazırlanırken, garip bir ifadeyle olanları izliyordum. Erkek olanın söyledikleri ise sadece bir uğultudan ibaretti. Kimi zaman Motoki'nin o kabullenememiş ifadesini görürken kimi zaman kollarımda ölen o zavallı çocuğun yüzünü görüyordum sanki... Belki de beni olduğum yere mıhlayan şey buydu.

Bu ana kadar göz ardı ettiğim şey, şimdi gözlerimin önünde mığlanmıştı! Motoki... Haylaz ve baş belası olabilirdi; ama o hâlâ bir çocuktu. Kollarımda ölen o çocuk gibi.

Ben bunu göz ardı etmiştim.

Belki diğerleri gitmek için hazırlanırken ve bir tarafım hâlâ savaş alanına bir an önce varmak için çırpınırken, ben Motoki'ye doğru adımladım. "O hâlâ bir çocuk... Futago ya da her neyseniz... O sadece bir çocuk. Onu bırakın!" dedim tok bir sesle. Dik bir duruş, saniyeler kadar öncesinde düşmanım olan Motoki için hazırlanmış bir savaş pozisyonu ile harmanlanırken, bakışlarım sözlerimi son derece destekler nitelikte ciddiydi.

Bir çocuğu ölüme terk etmek... Bu kabul edebileceğim bir şey değildi işte.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 168
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » May 4th, 2019, 1:17 am

Ryu-san'ın siluetine bürünmüş olan erkek sadece karşımda dikilmekle yetindi. Ne o keskin wakizashisini çekti, ne de üzerime bilmediğim Raiton teknikleri gönderdi. Onun bu hareketsizliğini gördüğüm anda elimi yavaşça katanamın kabzasından çektim ve diğer alanlardaki dostlarıma bakınmaya başladım. Onların karşısındaki varlıklarda aynı benim karşımdaki gibi hareketsiz bir şekilde duruyordu. Neler olduğunu az çok kavrayabiliyordum fakat yine de oldukça dikkatliydim. Ryu-san gibi görünen birisini incitmem kesinlikle mümkün değildi fakat onun bilincini kaybetmesini sağlayabilirdim.

Kısa bir bekleyişin ardından Motoki-kun'un sesini duymaya başladım. Onun sesini duymamla beraber bakışlarımı Chiyumi-san'ın olduğu alana kayırdım. Chiyumi-san, Motoki-kun'un kolunu sırtına çevirmiş bir şekilde konuşuyordu. Motoki-kun ise çaresiz bir şekilde ikizlere savaşmalarını emrediyordu. Bu çaresiz haykırışlara kısa bir süre sonra göz yaşı da eklendi. Onun bu halini gördüğüm anda içimde ona karşı bir acıma duygusu oluştu. Onun gibi küçük bir çocuğun kesinlikle savaşın ortasında, böyle bir an yaşamasına gerek yoktu. Sadece evinde ailesiyle oturmalı ve gülümsemeliydi. Veya tıpkı Tsugi-chan ve Rei-kun gibi harika bir shinobi olabilmek için çalışmalıydı... Bütün bunlar onun hakkı olmasına rağmen, ondan bu hakları alan ve savaş alanının ortasına süren kişi Riaru'dan başkası değildi.

Chiyumi-san Motoki-kun'un kolunu bıraktıktan kısa bir süre sonra ikizlerden kadın olanı Motoki-kun'un yanına gitti. Açıkçası onların konuşabildiğini gördüğüm anda biraz şaşırdığımı itiraf etmem gerekiyor. Lakin kendimi toparlamam da pek uzun sürmedi. İkizlerden erkek olanı ise yanımıza geldikten sonra oyunu kazandığımızı, bizi savaş alanına götüreceğini söyledi.

Erkek olan konuşmasını bitirdiği anda suratımda büyük bir gülümseme vardı. Aynı bu gülümsemeyi koruyarak konuşmaya başlayacaktım ki Ryu-san benden önce davrandı. Motoki-kun'un bir çocuk olduğunu, onu bırakmalarını söyledi. Hemen ardından ise ikizlere saldırmak için pozisyonunu aldı.

Ryu-san konuşmasını bitirdikten sonra içimdeki mutluluk neredeyse ona katlanmıştı. Onun da benim gibi düşündüğünü fark ettiğim anda aşırı derecede mutlu oldum. Bakışlarımı Motoki-kun'un gözlerinin içine doğrulttum ve "Motoki-kun, bizimle beraber Ishigakure'ye gelmek ister misin? Bir shinobinin sahip olması gereken şeylere sahip değilsin fakat bu hiçbir zaman elde edemeyeceğin anlamına gelmez. Ishigakure'de kendini geliştirebilir ve harika bir shinobi olabilirsin. Senin için Ishichou-sama ile seve seve konuşurum." dedim. Hemen ardından bakışlarımı ikizlere çevirdim ve "Futago-san, siz ikiniz bunca zamandır Motoki-kun ile berabersiniz. Bana güvenmenizi ve onu bana emanet etmenizi istiyorum." dedim. Şu an Genjutsu tarafından yaratılan bir insanla konuştuğumun farkındayım fakat onların beni anlayabileceğini düşünüyorum. Son anlarında bile Motoki-kun'a bu kadar kibar olan varlıkların birer kişiliği olduğunu düşünüyorum.
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 65.000
Prestij: 5
Kullanılabilir GP: 0
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
B - Rank: Mugen Onsa
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1326
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by GM - Naruto » May 7th, 2019, 8:58 am

İkizlerden erkek olanı sizlerin hazır olmasını beklerken, kadın olanı elini Motoki’ye doğru uzatıyor. Yere çökmüş bir şekilde gözyaşlarını dökmeye devam eden Motoki, yutkunmakta zorlanmaya başladığı bu anlarda ikizlerden kadın olana eşlik etmemek adına inatçı bir tutum ortaya koymaya başlıyor. Kendisini bekleyen sondan kaçınmak isteyen ve bunun için elinde hiçbir tutunacak dalı olmayan Motoki, Ryu’nun kısa cümleleriyle adeta irkiliyor. Gözyaşları bir anda daha da hızlanırken, bakışları büyüyerek Ryu’ya dönen Motoki, Chisa’nın konuşmaya başlamasıyla birkaç kat daha büyük bir şaşkınlığın içine düşüyor. Ağzınızdan çıkan cümlelerin gerçekliğine inanamayan gözlerle sizi süzen Motoki, konuşmakta zorlanırken, birkaç anlamsız kelimeyi dile getirebiliyor sadece. Bu anlamsız kelimeler havada yayılan garip bir ıssızlığa karışırken, ikizler sizleri süzmeye başlıyor. Gerçek olmayan bu iki insanın üzerinizde dolaştırdığı bakışlar ne bir dost ne de bir düşman gibi sizi sorgularken, yüzlerinde var olmayan ancak kalplerinizde hissettiğiniz bir tebessüm sıcaklığı sizi sarmalıyor. Gerçek olmayan cismani bedenleri ufak partiküllere dönüşmeye başlayıp, Motoki’nin vücuduna doğru akarken, bakışlarınızı Motoki’nin dökülen yaşlarından alamıyorsunuz. Neredeyse yeri sırılsıklam edecek derecede dökülen yaşlar, ikizlerin tüm görüntüsünün silinip Motoki’nin vücuduna karışmasıyla son bulurken, Motoki utangaç ve yaptığı yaramazlıktan son derece pişman bir çocuk gibi başını eğiyor ve “Futago merhametini gösterdi… Bunun karşılığında size sığınmamı istiyor… Ben… Her şey için… Gerçekten… Üzgünüm…” diyor ve bir kez daha gözyaşlarına boğuluyor.

Motoki’nin ikinci ağlama krizine bu kez müdahaleyi eden kişi Hiroyuki oluyor. Küçük çocuğun başını içinde barındırdığı tüm şefkat hisleriyle okşayan Hiroyuki “Motoki-kun… Hepimiz hata yaparız ve hepimiz yaptığımız hatalardan pişmanlık duyarız. Önemli olan bu hataların bedelini ödemiş olmamız ve bir kez daha aynı hatalara düşmememiz.” diyor. Bu cümlelerinin ardından Motoki’nin çenesinden tutup başını kaldıran Hiroyuki “Sen de hatalarının bedeli ödeyeceksin elbette, ancak bu kez aynı veya benzer hatalara düşmemen için yanında bizler olacağız. Hiç merak etme…” diyor. Bu cümleler Motoki’nin yüzündeki utangaçlığı ve pişmanlığı silmeye yetmezken, yine de gözlerinin arkasında parlayan ışığı rahatlıkla görebiliyorsunuz. Bu gördüğünüz ışık sayesinde, yolunuza rahatlıkla devam edebilme imkanı buluyorsunuz.

Motoki ile oynadığınız oyunun sonucunda her ne kadar ödül olarak savaş alanına gitmek sunulmuşsa da, Motoki’yi ölümün pençesinden koparmanız Futago’nun size vermiş olduğu ödül oluyor. Ancak artık Motoki’nin yanınızda olması, size harita üzerinde beliren yollardan gitmek yerine, daha kestirme olan ve savaş meydanına daha çabuk varmanızı sağlayacak yolları bulmanızı sağlıyor. Motoki’nin kılavuzluğunda yolunuzu kısaltmış olsanız da, savaş alanına vardığınızda, yol üzerinde geçirdiğiniz zamanın bir hayli fazla olduğunu görüyorsunuz. Zira karşınızdaki manzara, bir savaş alanında arda kalan az sayıda insandan başkası olmuyor.

Yerde hareketsiz bir şekilde yatan Ishigakure alın bandı taşıyan shinobileri gördüğünüz anda, kanınızın çekildiğini hissedebiliyorsunuz. Geç kalmışlığın verdiği bir pişmanlıkla sinirleriniz gerilmeye başlarken, ölmüş Ishigakure shinobilerinin bazılarının yüzlerini ve isimlerini hatırlamanız sizi daha da gergin bir psikolojiye sokuyor. Ishigakure shinobileri kadar Riaru’nun emrindeki insanların da cansız bedenleri çetin geçen bir savaşın gerisinde bıraktığı izler olarak karşınızda dururken, savaşmakta olan insanlara destek olmak adın kendinizi savaş meydanının içine atıyorsunuz. Hızlı bir ilerlemeye savaşın en yoğun döndüğü yere varmak üzereyken, yerde yatan bir kadın cesedi, tüm ilerlemenizi kesmenize neden oluyor. Narita Nori’nin kanlar içinde kalmış ve kısmen parçalanmış cesedi sizi bir anda boşluğa sürüklerken, uzaktan duyduğunuz tanıdık bir sesin “CHISA! DİKKAT EDİN!” şeklindeki bağırtısı tüm odağınızı sese yönlendiriyor.

Elli metreyi biraz daha aşan bir mesafeden, yoğun bir savaşın döndüğü alandan gelen bu sesin kaynağına baktığınızda, karşınızda küçük bedeni baştan aşağıya kana bulanmış Amemori Shijo’yu buluyorsunuz. Chisa karşısındaki bu görüntü karşısında hareketsiz bir şekilde kalırken, Ryu çelikten sinirleriyle üzerinize doğru gelen patlayıcı parşömen bağlı kunaiyi son anda fark ediyor ve kının soluksuz bir şekilde çıkardığı wakizashisiyle kunainin yönünü gökyüzüne doğru çevirmeyi başarıyor. Gökyüzünde gürültülü bir patlama kulaklarınız sağır ederken, Chisa’nın gözleri Shijo’nun sırtından saplanan katananın göğsünden çıkışını gösteren bir resim karesiyle donuklaşıyor! Ryu bakışlarını yavaşça Shijo’nun bulunduğu tarafa çevirirken, gördüğü manzara onu da ansız bir hareketsizliğin içine düşürüyor. Shijo’nun vücudundan çıkan katana bir sonraki hedefini doğramak için harekete geçerken, Shijo’nun göğsünden ve ağzından fışkıran kanlar, onun sonuna kadar açılmış gözlerinde yaşadığı acıyı gösteriyor. Bedeni bir anda yere yığılan Shijo, savaş alanını terk etmiş dostlarına doğru sürüklenirken, birden zaman hızla tekrar akmaya başlıyor ve gözlerinizin önünde baş baş devam eden savaş tüm vahşetiyle sürüyor. Her iki tarafın da hemen hemen eşit sayıda kaybettiği asker gücüne rağmen, geride kalanların tümü, tek bir kum tanesinde dahi kan izi kalmamasından imtina edercesine savaşıyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 162
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Jirou Ryu » May 7th, 2019, 11:23 pm

Akan gözyaşları arasında, çok kısa bir an da olsa mutluluğu yaşadım. Bu sefer başarmış olmanın getirdiği o huzuru, son demlerine kadar tükettim. Savaşın tüm gamsızlığı ile ele geçirdiği bu karamsar topraklarda, çok nadide bir andı bu yaşadığımız esasında ve benim için bir tık daha özel bir andı. Zira bu çocuğun gözlerinde akan yaşlar, mutluluk göz yaşlarıydı. Bir çocuğa yakışan tek ağlama şekliydi mutluluktan ağlamak ve imrenerek yaklaşıp, kıskandığım şeylerden de biriydi... Daha önce hiç mutluluktan ağlayacak kadar mutlu olmamıştım, nasıl bir his veya duygu olduğunu merak ediyordum doğrusu; ama çok üst bir duygu olduğuna emindim. Zira izlemesi bile farklı hissettiriyordu.

Huzur bu topraklardaki karamsarlığı içime çektikçe yavaş yavaş kaybolurken, Chisa ve Hiroyuki'nin müdahaleleri ile iyice sakinleşmişti Motoki. Şaşkın ve pişman olduğuna emindim... Ama dünya böyle bir yerdi. Saniyeler öncesine kadar düşman sandığın insanlar kaderinde esasen dost diye geçebiliyordu.

Tekrardan harekete geçtiğimiz anda, sakinleşmiş Motoki'nin eşliğinde sonunda hedefimize doğru ilerlemeye kesintisiz bir şekilde başlamıştık. Görevini yerine getirememiş başarısız insanların, belki de bu başarısızlığı ölüm ile örtbas etme çabasıydı yaptığımız şey ya da bambaşka bir şeydi, bilmiyordum. Sadece oraya gitmek ve bir şeyler yapmak istediğimi biliyordum. Bu düşüncelerle kamçılanan savaşı bitirme arzum ilerlememe dair en büyük motivasyon kaynağı oldu. Zira attığımız her bir adım sonrası savaş alanına yaklaştığımız daha net bir şekilde hissedebiliyordum ve korkularım bu doğrultuda eşit bir şekilde artıyordu. Evet korkuyordum ve bundan utanmıyordum.

Korkmakta ise kesinlikle haklıydım... En azından savaş alanına vardığımda, gözlerimin önüne serilmiş o kızılımsı ağır görüntü bunun en büyük kanıtıydı. İnsan attığı her adımda toprağa basarken ben ya kanın ıslaklığı ile çamur olmuş birikintilere ya da yerde yatan cansız bir bedenin uzvuna basıyordum. En ağırı ise kimisinin yüzünü günler öncesinde gülerken görmüş olduğum insanlar olmasıydı. İsimlerini, ailelerini tanıdığım insanların bir hiçmiş gibi ölüp yitmeleri fazlasıyla ağır ve basık bir duygunun içimde yeşermesine sebep oluyordu.

Adımlarım istemsizce aynı tempoda ilerlemesini sürdürürken, gözlerim bir kadının cesedine takıldı. O an durduğumu bile fark edemediğim bir algısızlığa düştüm. Güzelliği köyümüzde dillere destan olan kadının yerde kan revan içerisinde, o güzelliğinden eser kalmamış bir şekilde görünce belki de kanım ürperdi. Bizden çok daha ünlü ve çok daha güçlü bir kadını yeyip yutmuştu bu savaş alanı ve biz buraya bu savaşı durdurmaya gelmiştik değil mi?

Ne aptalız ama...

İlerlemeye devam etmeden önce, tanıdık bir sesin varlığı ile irkilip dikkatimi o yöne çevirdim. Metrelerce ileride süregelen savaşın oradan gelen bu ses, başka bir şoka sebep oldu. Kanlar içerisindeki Shijo... Köyün yetenekli dahisi, ölmekten daha beter olmuş bir şekilde bizi uyarıyordu.

Uyarıyordu... Ne için? Bu anda gözlerim fıldır fıldır dönmeye ve üzerimize doğru gelen patlayıcı parşömen bağlı kunai ile göz göze gelince sebebini anladım ve tüm varlığım ile onu durdurmak için harekete geçtiğimde sadece saniyelere sığındım. Korku, endişe ve strese rağmen ise yapmam gerekeni yapabildim. Havada gürültü bir şekilde patlayan parşömenin sesi ve şoku ile kendime geldim. Bir süredir yaşadığım travmadan çıkarken, o görüntü karşısında nutkum tutuldu. Bir katana, belki de köyümüzün ileride efsanelerinden biri olacak, Motoki'den pekte büyük olmayan Shijo'yu bir hiçmiş gibi kestiğinde, sadece nutkum tutuldu ve o katana hiçbir şey olmamış gibi, başka bir canı almak için harekete geçtiğinde savaşın ne demek olduğunu gerçekten de anladım ve ondan neden nefret ettiğimi de...

Sakin olmalıydım. Daha fazla canın kayıp gitmemesi için, elimden geleni yapabilmek için sakinleşmem gerekiyordu. Derin bir nefes alırken, herkesin belki de benden nefret ettiği o soğuk tını ile harekete geçtim. "Hiroyuki-san! Shijo'ya koşun! Chisa ve Chiyumi Hiroyuki-san'ı koruyun! HERKES KENDİNE GELSİN!" diye bağırdım. Harekete geçmek için yeltendiğimde, "Motoki bu savaşı bitirmek istiyorsan bana yardım et!" diye bağırdım. Raiton no Yoroi'yi aktif etmiş, Wakizashi'mi çekmiş bir şekilde savaş alanına doğru koşmaya başladım.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
Kotegawa Chisa
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 168
Joined: August 31st, 2018, 1:59 am

Re: [Ishigakure - Operasyon] Jirou Ryu & Kotegawa Chisa

Post by Kotegawa Chisa » May 8th, 2019, 3:15 am

Gözyaşları akan bir çocuk... Birkaç saniye öncesine kadar bu gözyaşları korkuyu temsil ediyordu, şimdi ise mutluluğu temsil ediyor. Ne kadar garip değil mi? Bir insan hem mutluluğunu, hem de üzüntüsünü aynı şekilde ifade edebiliyor... Sadece birkaç dakika öncesine kadar birbirimize düşmandık fakat şimdi onunla beraber yolumuza devam edeceğiz. Hatta bu savaş bittikten sonra bizimle beraber Ishigakure'ye gelecek ve hayatına devam edecek. Peki onu diğer düşmanlarımızdan ayıran şey nedir? Neden bizimle beraber Ishigakure'ye gelecek olan tek kişi Motoki-kun? Neden diğer düşmanlarımızı da kanatlarımızın altına alamıyoruz? Neden onlarla savaşmak zorundayız? Bilmiyorum, ne kadar düşünürsem de bu sorulara cevap bulabileceğimi düşünmüyorum.

Suratımda büyük bir gülümsemeyle beraber Motoki-kun'u izlemeye başladım. Onun yanına gitmek, kollarımın arasına almak ve her şeyin geçtiğini söylemek istiyordum fakat bunu benim yerime yapan kişi Hiroyuki-san oldu. Yavaşça yanına gitti ve başını okşayarak konuşmaya başladı. Onun sözleri, her ne kadar hedefi ben olmasam dahi beni derinden etkilemeyi başarmıştı. Herkesin hata yapabileceğini ama önemli olanın bu hataları bir daha tekrarlamamak olduğunu söylemişti... Bugün bir çok hata yaptım ve bir çoğundan da pişmanlık duyuyorum. Lakin ne kadar pişmanlık duyarsam duyayım, ne kadar ağlarsam ağlayayım ölen arkadaşlarımın hayata geri gelmeyeceğini biliyorum. Onların kanının yerde kalmasını istemediğimden dolayı bütün üzüntümü bir kenara atmalı ve yoluma devam etmeliyim. Tekrardan gülümsemeli ve diğerlerinin ölmelerini engellemeliyim.

Hiroyuki-san konuşmasını bitirdikten sonra Motoki-kun'un önderliğinde savaş alanına doğru ilerlemeye başladık. İçinde bulunduğumuz durumda her saniyenin, hatta her salisenin önemi oldukça büyük olduğu için olabildiğince hızlı bir şekilde hareket ettik. Kestirmelerden gitmiş olmamıza rağmen yol beklediğimden çok daha uzun sürdü fakat sonunda savaş alanına varmayı başardık.

Yerde yatan cansız bedenleri gördüğüm anda bugün yaptığımız gereksiz zaman kayıpları aklıma geldi. İlk olarak benim bataklıkta diretmem yüzünden birkaç dakika kaybettiğimiz manzarayı gördüm, sonrasında ise Ryu-san'ın Heizo-san'ı sorguya çektiği manzarayı gördüm. Bu iki saçmalıkla zaman kaybetmeseydik belki şu an birkaç yoldaşımızın daha hayatını kurtarabilmeyi başarabilirdik.

Büyük bir şok içerisinde bakışlarımı cansız bedenlerde gezdiriyordum. Aralarından bazıları tanıdığım, beraber nöbet tuttuğum insanlardı. Hatta Genin takımında beraber olduğum bir arkadaşımın cesedini dahi gördüm. Bunları gördüğüm anda içimde büyük bir nefret birikmeye başladı. Bu nefretin hedefi Ishichou-sama ve Riaru'dan başkası değildi. İkilinin yaşadığı tartışmadan dolayı yüzlerce, belki de binlerce insan hayatını kaybetmek zorunda kalmıştı. Bu kadar kayıp verdikten sonra savaşı kazanmanın ne anlamı var? Bugün yüzlerce çocuk yetim kaldı. Binlerce ebeveyn çocuksuz kaldı. Peki ne için? Hiçbir şey! Daha fazla insan hayatını kaybetmeden önce bu savaşa bir son vermeliyiz.

Bakışlarımı cesetlerde gezdirirken Narita-san'ın cesediyle karşılaştım. Neredeyse parçalara ayrılmış bir şekilde onu gördüğüm anda kendime olan güvenim bir anda yerle bir oldu. Onun gibi harika bir Jounin bile bu savaşa bir son getiremediyse bizim gibi önemsiz Chuunin'ler ne yapabilir ki?

Kendime gelmemi sağlayan şey birinin adımı haykırması olmuştu. Hızlıca bakışlarımı sesin kaynağına çevirdiğim anda vücudu tamamen kanla kaplanmış Shijo-kun'u gördüm. Onu gördüğüm anda gözlerimin önüne akademideki hali geldi. Etrafında bir çok çocuk vardı. Suratında büyük bir gülümsemeyle beraber onlarla sohbet ediyordu. Onun gibi harika bir insan bu durumda olmayı hak ediyor mu? Hayır, kimse bu savaşın içerisinde olmayı hak etmiyor!

Shijo-kun'un uyarısını takiben Ryu-san harekete geçti. Üzerimize doğru gelen patlayıcı parşömen bağlı kunaiyi wakizashisi ile karşıladı. Kunai gökyüzüne doğru hareketlendikten kısa bir süre sonra patladı. Aşırı derecede yakınımda gerçekleşen bu patlamadan sonra istemsizce kulaklarımı tuttum. Gözlerimi kısa bir süreliğine kapadım. Tekrardan açtığımda ise Shijo-kun'un sırtına bir katana saplanıyordu. Ağır bir çekimde onun sırtından girişini ve karnından çıkışını izledim. Shijo-kun'un gözleri büyük bir acı içerisinde açıldı ve bir anda yere yığıldı. Ben ne yapacağımı bilmez bir şekilde beklerken Ryu-san konuşmaya başladı. Onun sözlerini duymamla beraber kendime gelmeyi başardım.

"Hadi gidelim! Ryu-san, Motoki-kun sana emanet!" Ağzımdan hızlıca bu kelimeler çıktıktan sonra Shijo-kun'a doğru koşmaya başladım. Neredeyse pes etmek üzereydim fakat Ryu-san beni kendime getirdi! Shijo-kun, hayattaki tek arkadaşım hala nefes alıyor ve onu terk etmeye niyetim yok! Belki onun yanına zamanında yetişemeyeceğim ama bu denemeyeceğim anlamına gelmiyor. Kesinlikle onu ve bir çoğunu kurtaracağım. Yoksa köye geri döndüğümde Onee-san'ın suratına bakamam!

İlerlememe devam ederken Hiroyuki-san'ı korumak için elimden geleni yapacağım! Her ne kadar bu anlamsız savaşın içerisinde bulunmak istemesem de arkadaşlarımın ölümünü de görmek istemiyorum! Bugün kurtarabildiğim kadar insanı kurtaracağım ve bu anlamsız savaşa bir son vereceğim!
Image
Künye
İsim: Kotegawa Chisa
Yaş: 16
Cinsiyet: Kadın
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 65.000
Prestij: 5
Kullanılabilir GP: 0
Ün: 25

Motivasyon
Korumak!
Chisa hangi durumda olursa olsun zayıflara yardım eder. İlk başlarda insanlar tarafından kabul görmek için yapmasına rağmen zamanla düşünceleri değişmiş ve onları gerçekten isteyerek korumaya çalışmaktadır.


Komplikasyon
Kardeş - Kotegawa Ooki
Kardeşi onun hayatındaki en önemli şeydir. Onun gözünde kardeşi ulaşılamaz bir noktada bulunan kişidir. Yine de zarar görmesinden aşırı derecede korktuğundan dolayı var gücüyle ona destek çıkmak istemektedir. Bunu o kadar kafaya takmıştır ki bazen basit şeylerde bile onun yerine yapmak istemektedir.



Özellikler
Momoiro no Chibi - Kısaca Momo -
Chisa, Asakura'da tüccara karşılık beklemeden gerçekleştirdiği yardımlar sonucunda, Asakura çevresinde bu ünvanla bilinmektedir. Özellikle kervanlar ve tüccarlar tarafından fazlasıyla tanınan Chisa, mağdur durumdaki bir tüccarın sorunlarının halledilmesine ön ayak olduğu için fazlasıyla seviliyor.


Profil
Güç: 5
Çeviklik: 9
Kondisyon: 3
Potansiyel: 2
Varlık: 8
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 4 - Favori
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 4
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
D - Rank: Shunshin

Taijutsu
A - Rank: Iaido | Stil
B - Rank: Iaigiri


Genjutsu
D - Rank: Rakumei no Jutsu
C - Rank: Kanryousou
B - Rank: Mugen Onsa
A - Rank: Kokuangyou no Jutsu


Sensör
C - Rank: Meishou-dou

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katanacığım(Normal Seviye)
Locked

Return to “Yağmur Ülkesi”