[Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Diğer ninja köylerine sahip ülkeler.
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1146
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

[Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by GM - Naruto » April 21st, 2019, 7:15 pm

Ryoken: Köye dönüp Ishichou ile yaptığın konuşmanın üzerinden 48 saat bile geçmemişken, akşam saatlerinde yeniden çağırılıyorsun Kurumi-Sama’nın huzuruna. Bir önceki konuşmanızda kolunla ilgilenmek için halihazırdaki savaşın bitmesi gerektiğini söyleyen Ishichou’nun neden apar topar seni çağırdığı konusunda pek bir fikrin yok, ancak bir şeylerin değişmiş olduğunu tahmin edebiliyorsun. Zaman kaybetmeden kendini sokağa atıyor ve Ishichou Binası’na doğru yola çıkıyorsun. Savaşın etkileri köy sokaklarında görülebiliyor kolaylıkla. Askeri nüfusun büyük kısmının operasyonda olması, geride bıraktıkları aileleri ve dostlarının evde kalmayı tercih etmelerine sebep olmuş gibi görünüyor. Çok geç bir saat olmamasına karşın köy oldukça sakin. Hızlı adımlarla binaya ulaşıyor ve Ishichou’nun odasına çıkıyorsun. Yorgun görünen ve kafasında aynı anda pek çok şey dolaştığına emin olduğun Ishichou karşılıyor seni: “Hoşgeldin Ryoken.” Bunun yanısıra içeride hiç tanımadığın yaşlıca iki kişi daha olduğunu farkediyorsun. Vücutlarını tamamen kaplayan beyaz cübbelerle Ishichou’nun arkasında durup sana bakıyorlar.

Ringo: Ishigakure’nin duvarlarında, standardın aksine daha yoğun ve uzun saatler süren nöbetlerinden birindesin. Pek çok çalışma arkadaşın savaşta olmasına karşın köyün korunma gereksinimi hala devam ettiğinden bu görev için seçilenlerden birisin. Köydeki askeri nüfusun hatrı sayılır bir kısmı cephede olduğu için tutman gereken nöbetler ve iş yükün neredeyse üçe katlanmış durumda ve oldukça yorgunsun. Gelgelelim görevinin en az cephedeki askerler kadar önemli olduğunun bilincinde olduğun için tüm gücünü işini yapmaya ayırıyorsun. Günde en fazla 5-6 saat uyuyor olman görev aşkından herhangi bir şey eksiltmiyor. Bunun yanısıra nispeten tecrübeli bir chuunin olduğun için askeri birlikler yola çıktıktan sonra geride kalan shinobilerin bir kısmına kumandanlık yapma şansı elde etmiş durumdasın, bu sebeple bir nebze de olsa liderlik vasfı elde etmiş olduğunu biliyorsun.

Ryoken: “Planlar değişti Ryoken.” Ishichou’nun seni karşıladıktan sonra kurduğu ilk cümle bu oluyor. Bir yandan savaşla, bir yandan köyün politik durumuyla ve bir yandan da senin kolun gibi pek çok şeyle ilgilenmek zorunda olduğu için konuya direkt girmek istediğini farkedebiliyorsun. “Biliyorsun, ben Kirigakure’de büyüdüm. Ve orada bir takım bağlantılarım var. Geçen geceki konuşmamızın ardından eski bir dosta haber gönderdim ve problemimize bir çözümü olabileceğini söyledi.” Duraksıyor bir an, ardından devam ediyor: “Teknolojiyi kullanarak shinobiliği ileri taşımaya çalışan bir bilim adamı, Su Ülkesi’ndeki adalardan birinde kendine ait minik bir labaratuvarı var. Kolun için bir cihaz yapabileceğini söyledi bana. Ve Gennosuke’nin aksine konuştuğum kişinin gerçekten o olduğuna bu kez eminim.” Derin bir nefes alıyor ve sol elinin parmaklarını şıklatıyor arkasındakilere doğru. Beyaz cübbeliler öne doğru hareketlenip Ishichou’nun masasının önündeki koltuğu masadan uzaklaştırıp odanın ortasına doğru çekiyorlar. Ishichou konuşmasını sürdürüyor: “Kolunun ne olduğunu bilmiyoruz Ryoken. Anlattığın ve bizim de görebildiğimiz kadarıyla oldukça tehlikeli. Ve yalnızca düşmanlarımız için değil, ne olduğunu bilmediğimiz ve kontrol edemediğimiz sürece bizim için de.”

Ringo: Saatler ilerlerken, ani bir hareketle irkiliyorsun ve elin ekipman çantana uzanıyor. Ancak gelen kişinin tanıdık bir sima olduğunu farkettiğinde sakinliyor ve rahat bir pozisyona geçiyorsun. Bu, seninle birlikte geride kalan chuuninlerden biri. Senin rahatlaman üzerine hızlı adımlarla yanına yaklaşıyor: “Ringo-san, nöbetinin bitişine birkaç saat daha olduğunun farkındayım ancak Ishichou-sama seni görmek istiyor. Görevi bu akşamlık ben devralacağım, zaten senden sonra devriye bende. Acele etsen iyi olur, pek havasında değildi." Akşamın bu saatinde, Ishichou’nun seni neden görmek istediğine emin olamıyorsun, ancak önemli bir şey olduğu kesin gibi. Nöbeti teslim ederek Ishichou Binası’na ilerlemeye başlıyorsun, yorgunsun ancak bu gelişme seni heyecanlandırmayı başardığı için iyi hissediyorsun kendini.

Ryoken: “Koltuğa otur, Ryoken.” diyor Ishichou. Sesi oldukça katı ve net. Emre karşı gelecek gücü bulamıyorsun kendinde, ve koltuğa oturuveriyorsun. Oturmanla birlikte beyaz cübbeliler ellerine birer eldiven giyerek kolundaki sargıyı açmaya başlıyorlar. Ancak onlara bakmaya zaman ayıramıyorsun, Ishichou çoktan konuşmaya başlamış durumda: “Bahsettiğim bilim adamı, Nobu-san, kolunu stabilize edebilecek bir cihaz yapacak senin için. Böylelikle kol yalnızca ve yalnızca senin kontrolünde olacak. Kolun hangi amaçla ve kim tarafından sana takıldığını bilmiyoruz. Güçlerini bilmiyoruz, ne için kullanılabileceğini de. Dışarıdan kontrol ediliyor olabilir, ve dahası bir şekilde kendi kendine hareket ediyor olabilir. Bunun olası sonuçlarına hazır değiliz. Kolunu senden koparmaya niyetimiz olmadığına göre, daha ileri düzeyde araştırmalarımızı tamamlamadan kendimizi ve seni güvence altına almak durumundayız.” Tam bu esnada kolunla uğraşmakta olduğunu farkediyorsun cübbelilerin. Dönüp baktığında, birinin kolundan garip bir aletle çeşitli örnekler aldığını ve tüplere yerleştirdiğini görüyorsun. Bu işlem birkaç dakika kadar sürüyor, odadaki herkeste kati bir sükunet hali var. Yalnızca yapılan işlemler esnasında çıkan sesleri dinliyorsunuz hep beraber. İşleri bitmiş gibi göründüğünde, Ishichou yeniden konuşmaya başlıyor: “Su Ülkesi’ne gidiyorsun. Daha doğrusu gidiyorsunuz. Seninle birlikte bir chuunin daha göndereceğim. Nobu-san’a gidip cihazı teslim alacaksınız. O ana kadar ise, herhangi bir şeyin ters gitmesi ihtimaline karşın kolunu mühürleyeceğiz. Onu geçici olarak, normal bir uzva dönüştüreceğiz. İstesen bile, o kolunla chakra yoğurabileceğin herhangi bir şey yapamayacaksın. El mührü gibi.” Bu esnada cübbeliler kolunu yeni bir rulo sargı beziyle sarmaya başlıyorlar. Birinci kat bittiğinde, birisinin çeşitli el mühürleri yapıp iki elini birden sargı bezinin üzerine koyduğunu görüyorsun. Sargı bezlerinin üzerinde siyah çizgiler ve çeşitli kanjiler beliriyor. Neredeyse kolunun tamamını kaplayan mühürler bunlar. Bunun üzerine, ikinci bir rulo sargı bezi daha geçiyorlar kolunun üzerine ve mühürler görünmez hale geliyor. Tam o esnada, kapı tıklatılıyor.

Ringo: Elinden geldiğince hızlı bir şekilde ulaşıyorsun Ishichou Binası’na ve kendini Kurumi-sama’nın odasının önünde buluyorsun. Binanın içinde genel bir sessizlik var. Kapıyı tıklatıp, içeri giriyorsun. Karşılaştığın görüntü pek alışkın olduğun bir şey değil. Koltukta oturmakta olan birini görüyorsun, tanıdık bir sima. Senin gibi Ishigakure chuuninlerinden olan Ryoken. Kolu sargılı gibi görünüyor. Başında beyaz cübbeleriyle hafif yaşlı iki kişiyi farkediyorsun. Son olarak ise, masasının arkasında ellerini önünde birleştirmiş olan Ishichou’yu görüyorsun. Tuhaf manzarayı garipsemiş olsan da içeri giriyor ve Ishichou’nun önüne geçiyorsun selam vermek için. Selamını başıyla alıyor: “Hoşgeldin Ringo."

Ishichou’nun bir baş hareketiyle, iki beyaz cübbeli başlarını hafifçe öne eğdikten sonra odadan çıkıyorlar. Devamında, Ishichou yalnızca Ringo’ya hitaben konuşmaya başlıyor: “Ringo, bir görevde Ryoken’e eşlik etmeni istiyorum. Su Ülkesi’ne gidecek ve benim eski bir dostumla görüşeceksiniz. Ryoken’e basit bir işlem uygulanacak, ardından köye geri döneceksiniz.” Masasının çekmecelerinde bir şeyleri arıyor birkaç saniye boyunca Ishichou, ardından büyükçe bir rulo bulup çıkarıyor ve masasına açarken başıyla sizi çağırıyor. Bu bir harita gibi görünüyor.

Image

“Toprak Ülkesi üzerinden ilerleyip Kaku Limanı’na gideceksiniz.” Bu esnada Toprak Ülkesi’nin sağ üst köşesindeki iki uçlu çıkıntıyı gösteriyor size: “Oradan bir gemiye binip Buz Ülkesi’ne geçiş yapacaksınız. Devamında Su Ülkesi’ne hareket eden bir gemiye binip Nobu-san’ın labaratuvarına gideceksiniz. Komuta Ringo’da. Ryoken, Ringo’nun emirlerinden çıkmamanı istiyorum. Ne şartla olursa olsun. Ringo, senin için ani ve beklenmedik bir görev, ancak altından kalkabileceğine eminim. Toprak Ülkesi’nden kalkacak gemi için size bir mektup vereceğim. Tanıdığım bir gemi kaptanı var, sizi planlandığı üzere Buz Ülkesi’ne götürecek. Oradan sonrası sizin işiniz. Ancak Toprak Ülkesi'yle şu sıralar aramız pek iyi değil, kimliklerinizi gizli tutun, shinobi olduğunuzu kimseye belli etmeyin. Sıradan gezginler gibi davranın.”

Off Topic
Efenim bendeniz GM'iniz Maxdown, soru ve sorunlarınızda bana ulaşabilirsiniz. İyi eğlenceler dilerim.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 26
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » April 22nd, 2019, 1:02 am

Yine yapıyor işte... Hay allahım.. Göz kapaklarıma söz dinletmenin bir yararı yoktu, kesip atmak en doğrusuydu. Beynimin kuytularından çıkıp çıkıp gelen iki dakika uyusan ne olacak vesvaslarını savuşturup atmalıydım. Göz göze gelip selamladığım ve gözlerinde bana olan saygı ve inançlarını gördüğüm o insanlar şu an beni rol model olarak alıyordu. Bu kalbimin bütününü bir gurur dağına dönüştürmüş, beni ayakta ve tetikte tutmuştu. İşte bu his işin içinde olduğu zaman can sıkıntısı, uyku, yorgunluk bana pek sökmüyordu. Bunun bilincindeydim. Görevim, köyüm ve benliğim... Her zaman içinde olmayı istediğim ve olacağım bir süreçti. Bitkin düşen yüzümü ovuşturdum ve etrafı gözlemlemeye devam ettim. Tetikte ve hazır...

Ellerim boşlukta bir-iki kez gelip gitmişti. Avuç içlerime dolan hava ile birlikte tekrardan elimi kafama attım. Ardından diğer elimle alınbandımı düzeltiyormuş gibi yapıp belimi kütletmeye çalıştım. Nedense içimde bir tedirginlik var gibiydi. Kendimi mental olarak hazır hissetsem de vücudumun da buna hazır olması şarttı. Kendimi her daim görevlerimde bu 'hazır olma' bilinciyle eğittim. Hatta o kadar hazır olmalıydım ki bu duruma; elim çoktan ekipman çantama gitmiş ve kulağımı dolduran bu tehditkar ile tehdit dışı sesin nerden geldiğini çoktan bulmuş, kendimi karanlığa çevirmiş ve kaptığım 2 kunainin yarısını çoktan çantadan çıkarmıştım. Ancak fazlasıyla panik yapmış olacağımdan kaynaklı, gelen çocuk daha bugün selamlaşıp muhabbet ettiğim bir herifti. Adını tam olarak hatırlamasam da bir dost suratı görmenin yarattığı rahatlıkla elimi çantamdan çekip onu selamladım. Adını bilmediğim için ona sadece "Aah.. Sendin demek." diyebildim. Dememle birlikte gerginliğimin gitmiş olduğunu gördü ve koşar adım bana doğru ilerlemeye başladı. Bana adımla hitap eden shinobi, konuşmasının devamını getirirken oldukça telaşlıydı. Aslında ilk başlarda oldukça ilgisiz dinlediğim çocuğu ağzından Ishichou lafı çıkana kadar pek sallamamıştım. Ardından yüzüme bir ciddiyet oturtarak konuştuğu her kelimeyi özenle dinledim ve cümleleri bittiğinde kafamı sallar gibi yaptım. Yapmam gerektiği gibi yaptım ve üstüme bir çeki düzen vererek ilerlemeye başladım. Ciddiyet dolu bir kaç saat beni bekliyordu. Aslında şikayetçi değildim ve olmamamda lazımdı. Fakar insanoğlunun sahip olduğu garip yapı, çelişkilerle dolu işte... Elimi çocuğun omzuna koydum ve "Buyur, nöbet senindir. Gözünü dört aç. Ringo kaçar!" Yavaş adımlarla başlayan ilerlemem biraz daha hızlanınca büyük bir ivme kazandırarak binaya doğru koşmaya başladım...

En son nöbetin bende oluşturduğu gerginliği üzerimden atmaya çalışıyordum ve görev arkadaşlarımı kordine etmenin zorluğundan yakınıyordum fakat bu sefer farklı bir his kaplamıştı içimi. Koştuğum sıra farkettim ki ne yorgunluk, ne de gerginlikten eser yoktu üzerimde. Benim için sorun yok, fakat apar topar çağırılmamın nedenini oldukça merak ediyordum. Adımlarımı daha da hızlandırırken Ishichou-sama'nın odasına gelmeye oldukça yaklaşmıştım. Geldiğimde duraksadım. Derim bir nefes alıp kapıyı bir kaç kez tıklattım. Ardından içeriye doğru geniş adımlarla girip bir göz taraması yaptım. Süzmekte olduğum ortamın bir hayli yabancısıydım ve pek de anlam verememiştim doğrusu. Ancak gözlerim kısa zaman içinde Ishichou-sama ile buluştu ve ilk iş olarak onu selamladım. Selamını aldıktan sonra da odayı gözlemlemeye başladım, ilk önce gözüm garip cüppelere sahip 2 ihtiyara kaydı. Ardından da oturan shinobiye. Biraz yüzünü inceledikten sonra onu tanıdığıma kanaat getirdim. İsmini çok net hatırlayamasam bile kesinlikle yüzü aklımdaydı. Daha önce devriyeye dahi çıkmışlığımız vardı. Biraz daha düşündükten sonra ismi bir anda aklımda canlandı. Onun ismini hatırladığımda ise bir anda bunun pek önemli olmadığına kanaat getirdim. Gözüme bir anda süzülerek ilişen kol görüntüsü buna mani oldu sanırım. Sarılı bir kol gördüğümde her insanında düşünebileceği gibi onun yaralandığını düşündüm. Fakat daha sonrasında Ishıchou-sama'nın söz almasıyla düşünmeyi bir masaya bırakıp, erteleyip onu dinlemeye başladım. Ishıchou bana ona su ülkesine kadar eşlik etmemi istiyordu. Söylediği her şeyi harfiyen dinledikten sonra kaygılı bir şekilde kafamı havaya kaldırdım. Arkadan, birbirine kenetlenmiş ellerimi serbest bir hale getirerek Ishıchou-sama'nın konuşmasının hemen bitişinde kafamı sert bir şekilde sallayarak "Emredersiniz.." dedim. Ardından Ryoken'e bakarak kolunu incelemeye başladım. Hikayesini daha sonra sorarak öğrenmeyi planlıyordum fakat köyümden bir yoldaşımın yardıma ihtiyacı vardı. Pekala bu da savaş kadar önemliydi benim için. Şu an belki de cephede olmayı daha çok istiyordum fakat Ryoken'e yardım etmek benim için oldukça değerli bir görev olurdu. Ishıchou-sama masaya yönelip elindeki haritayı masaya açarken yanına doğru hareketlendim. Bazı yolların olduğu geniş çaplı bir coğrafi veriydi. Haritalar ve pusulalar ile aram hep kötü olmuştur... Fakat Su ülkesine gitmek için zaten izlememiz gerek yolu cümlelerinin devamında açıklamıştı. Cümlelerinin devamında anlattığı her şeyi aklımın en büyük defterine, en büyük harflerle altı çizili bir şekilde yazarken söylediği bir cümleyi ise sadece büyük harflerle yazmıştım... Bana olan güvenini ifade ettiğinden sonra yüzüme belli belirsiz bir tebessüm yerleştirmiş ve direktiflerini vermesi bittikten sonra kafamı sallayarak onu onaylamıştım.

Buz ülkesinden su ülkesine gideceğimiz yolculuğu kafamda soyut bir şekilde canlandırırken komutanın bende olduğunu öğrenmiştim. Bunun ardından Ryoken'e bir baktım. Bundan rahatsız olabilecek çok insan tanımıştım çünkü. Daha dsiplinsiz biri olsaydım eğer bu sözü görmezden gelebilirdim fakat Ryoken-san'ın iyiliği için de bu emri özellikle aklıma kazımıştım. Ishıchou-sama'nın konuşması bittiğinde Ryoken'e bakan gözlerimi ona döndürüp: "Başka bir şey yoksa ben hazırım Ishıchou-sama. Bana güvendiğiniz için minnettarım, en kısa sürede orada olacağız." Ardından Ishıchou-sama'nın mektubu bana vermesini bekleyecek, mektubu teslim aldığımda ise iznini isteyerek çıkışa doğru gidecektim. Son kez Ryoken ile göz göze gelip onun da gelmesini işaret ettim. Ardından yola koyulmak için kafamı seyahat moduna sokmak için gerekli her şeyi yapmalıydım. Neşelenmeli, günlerdir başımda kol gezen şu garip stresi üstümden atmalı ve Ryoken'e kolsuz şakaları yapmaya başlamalıydım...
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocukken yaşadığı ağır ve derin travmalar, dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 135
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » April 22nd, 2019, 4:55 pm

İshichou ile konuşmamın üzerinden çok fazla geçmedi. Aslında 2 gün bile olmadı. Biraz uyuduktan sonra ne yapacağımı, neler yapmak istediğimi düşünmeye başladım. Bu süreçte bir çok kez babam aklıma geldi. Kendini eğitmiş bir adamın izinden gitmek istiyordum, bu planım daha öncesinde dahi vardı ancak Kaoru yüzünden ertelemek durumunda kalmıştım. Babamın kafayı bozduğu şeyleri öğrenmek istiyor ve ben, kafayı bozmadan bir şekilde her şeyi kabullenmek ve onların ustası olmak istiyordum. Fazla mı şey istiyorum? Buna cevabım kesinlikle hayır, ben babamdan daha iyi olacağımı biliyorum. Onun öğrendiği her şeyi, onun gibi yok olmadan öğrenecek ve sanki efendileriymiş gibi hükmedeceğim. Uçuk hayaller gibi duruyor ancak ben yapabileceğimin farkındayım. Onun gibi, insanların zihinleri ile uğraşmak ve onları daha iyi keşfetmek istiyorum.

Küçükken babamın ne yaptığını tam olarak anlamıyordum ancak kendimi Genjutsu konusuna kaptırmaya başladıkça daha iyi anlamaya başladım. O, insanların zihinlerindeki karanlık kısımları keşfetmek istiyordu. Onların derin sırlarını bilmek, içlerinde neler tuttuklarını öğrenmek istiyordu. Bir insanı, hatta bir çok insanı derinlemesine keşfetme arzusu, keşfettikçe öğrendiği gerçekler ve onların hayatlarında tuttukları yalanlar babamı delirtmiş olmalıydı. Bu yüzden bu durumun üstüne daha çok gitmiş ve bu yüzden arkadaşları ondan uzaklaşmıştı. Aç bir kurt gibi, gördükçe daha fazlasını istiyordu. Bende görmek istiyorum. Bende gördükçe görmek, keşfettikçe keşfetmek ve kendimi eğitmek istiyorum. Sonrasında, eğiteceğim insanlara bütün derinliği aktarmak istiyorum.

Tavana bakıp düşüncelerimi tazelerken tekrardan çağrıldım İshichou'nun huzuruna. Bir önceki konuşmamızda bana savaşın bitmesi gerektiğini söylemişti konuşmak için. Beni niye çağırdığını anlayamamıştım, aklımdaki tek fikir ise savaşta bana lazım olunduğu idi. Bundan başka düşünce gelmiyordu aklıma henüz. Hızla ve heyecanla attım kendimi dışarı. Kalbim güm güm atarken sokakları hızlı adımlarla geçiyordum. Savaşa gidenlerin aileleri ve dostları evlerinde kalıyor gibi görünüyordu. Kötü bir haber gelmemesi için dua ediyor, onların iyiliklerini düşünüyor olmalıydılar. Sakinleşmiş sokaklardan hızlıca geçtim ve İshichou'nun binasına vardım. İshichou’nun odasına vardığımda kendisi oldukça yorgun gözüküyordu. Ona eşlik eden beyaz cübbeli dedelerse merakımı daha çok arttırıyordu. Ben buraya ne için çağırıldım?

Kurduğu ilk cümle sonrasında öncelikle kalbime bir ok saplanır gibi oldu. İşlerin değişmiş olması benim kötülüğüme olabilirdi. Bu yüzden cümlelerini daha dikkatli bir şekilde dinlemeye başladım. Tekrardan eski bir dost ve bir problem. Problem ise, benim kolum. Kolum için cihaz yapabilecek ve teknoloji kullanarak işi ilerletmeye çalışan biri olduğunu öğrendiğimde kendi kendime neden ilk bu adama gitmedim sorusunu sordum. Bu kol anlattığın gibi bir tehlike İshichou-sama, evet. Ancak benim ellerimde sadece köye hizmet edebilecek bir tehlike. İshichou-sama, bunu senin yüzüne söyleyebilecek miyim bilmiyorum ancak, ben gücümü bırakmayacağım. Gücümde hiçbir düşüş yaşanmayacak. O çipin beni sınırladığını hissedersem, her şeyi o an bitirebilecek öfkeye şimdiden sahibim..

Koltuğa otur dedikten sonra emre karşı gelemeden oturdum. Dedeler yaklaşıp kolumla ilgilenmeye başladığı sırada İshichou tekrardan konuşmaya girdi. Dedeler yerine onu dinlemeye başladım. İshichou-sama tüm ihtimalleri sıralamış, kendince bir plan oluşturmuş ve böyle bir sonuca varmıştı. Koluma takılacak çip, kolun sadece bana hizmet etmesini sağlayacaktı. Bu kolun sadece çürütme veya ölümsüz olma gibi bir yeteneği olmadığını biliyorum. Sınırlanamayacak, hatta daha çok yetenek ortaya çıkartacak. Bunların başkası tarafından kontrol edilmesini istemiyor. Üstelik, Gennosuke’nin Gennosuke olmayışı onu daha temkinli bir insana dönüştürüyordu. Dedeler kolumdan örnek alıyorken, sadece izledim. İşleri bittiğinde Su ülkesine gideceğimi öğrendim. Nobu-san’a gitmesi için bana eşlik edecek bir chuunin olduğunu öğrendikten sonra daha kötü bir gerçeği öğrendim. Kolumu mühürlemek mi? Bu kolu almak için neler yaptığımın farkında mısınız?

Bütün her şeyi sindirmeye başladım. Ben kelimelerimi döktürsem bile her şey anlamsız olacak. Çünkü her şey kararlaştırıldı. Beni öfkelendiren şeyler ardı ardına geldikçe daha da sinirleniyor, ancak bunu dışarı vuramıyordum. Kolumu kullanamayacak olmam beni öfkelendiriyordu, onun için o kadar çaba harcamışken. Ancak derin bir nefes aldım, sonrasında yavaşça geri verdim ve kabullendim. Sadece bir süreliğine kullanamayacağım. Bunu kabullenerek İshichou-sama’nın sözlerinden, dikkatimi dedelere verdim. Önce koluma bir tür mühür yaptılar, sonrasında ise mühürler görünmez oldu. Bunun ardından ise kapı tıklandı ve gözüm direk kapıya kaydı. Sanırım bana eşlik edecek kişi gelmiş olmalıydı.

Ringo’ya bana eşlik edeceğini söyledikten sonra masaya çıkarttığı haritaya doğru yöneldik. Toprak ülkesinden limana, ordan buz ülkesine ve oradan Su ülkesine, yanı Nobu-san’ın yanına geçeceğiz. Sıradan gezginler gibi davranacak ve Ringo’nun emirlerinden çıkmayacağım. Pekala, tam adamı değilim ancak bunu düşünebilirim. Gezgin konusunda ise oldukça tecrübeliyim. Benim için hiçbir sıkıntı bulunmuyor. Sanırım bu tür konuşma görevlerini devralabilirim. Ringo ile son kez göz göze geldiğimde, İshichou’nun gözlerinin içine baktım. Bu çipin beni sınırlamamasını umuyorum İshichou-sama. İshichou’ya selam verdikten sonra yavaş adımlarla Ringo’nun yanına gidecek ve onu takip edeceğim.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1146
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by GM - Naruto » April 23rd, 2019, 3:02 pm

Off Topic
Jin Ryoken wrote:
April 22nd, 2019, 4:55 pm
...Bunu kabullenerek İshichou-sama’nın sözlerinden, dikkatimi dedelere verdim. Önce koluma bir tür mühür yaptılar, sonrasında ise mühürler görünmez oldu...
Bu kısımda sanırım minik bir yanlış anlaşılmamız var, mühürlerin dışarıdan görülmemesinin sebebi yalnızca o katmanın üzerine başka bir katman sargı bezi daha sarılması, bilgine.

Ishichou, Ringo'ya üzerinde Ishigakure mührü olan bir zarf veriyor ve "Kaptan Haneki'yi bulun, sizi Buz Ülkesi'ne kadar götürecek olan kişi o. Siz ulaşana kadar hareket etmeyecek." diyor. Devamında, bir başka kağıt çıkarıyor ve onu da Ringo'ya uzatıyor. Bu, masada gördüğünüz haritanın küçültülmüş bir versiyonu gibi ve Kirigakure'nin tam altında kalan iki minik adadan ilki işaretlenmiş haritada. "Nobu-San'ın laboratuvarı bu adada, oraya gideceksiniz." Emirleriniz tamamlandıktan sonra, Ishichou'yu selamlıyor ve odadan çıkarak hazırlanmaya gidiyorsunuz. Fazla zaman kaybetmemeniz gerektiğinin bilincinde olduğunuz için hızla işlerinizi halledip gecenin karanlığında yola çıkıyorsunuz.

Yolculuğunuzun kara kısmı, çok sıkıntılı geçmiyor. Birer gezgin kılığında, sorunsuzca Toprak Ülkesi'ne geçiyor ve olabildiğince dikkat çekmeden ilerliyorsunuz. İki gün kadar sürüyor Kaku Limanı'na ulaşmanız. Geceleri ilerliyor, gündüzlerin büyük kısmında dinlenmeyi tercih ediyorsunuz. Ishigakure'nin Toprak Ülkesi ve Iwagakure ile olan politik sorunları sizi buna iten şey, kulağınıza konuyla alakalı birkaç şey çalınmış olsa da ayrıntılara pek hakim olmadığınız için net bir yorum yapamıyorsunuz.

Nihayetinde, Kaku Limanı'na ulaşıp sözkonusu Kaptan Haneki'yi buluyor ve gemisine biniyorsunuz. Üç günlük deniz yolculuğunun ardından, hava iyiden iyiye soğuyor ve bir sabah güneş yeni yeni yüzünü göstermeye başlarken Buz Ülkesi görüş açınıza giriyor. Kaplıcalar Ülkesi ve Yıldırım Ülkesi arasında yer alan bu ülkenin tuhaf iklimi ve soğuk havası sizi şaşırtmayı başarabiliyor. Ancak gemide size kalın giysiler verdikleri için pek bir sorun yaşamıyorsunuz. Nihayetinde, Buz Ülkesi'nde limana iniş yapıyor ve yolculuğunuzun bundan sonrasının tamamen size ait olduğunu hissediyorsunuz.


Off Topic
Out: Şimdi şöyle yapacağız arkadaşlar, normalde yol rpsinden pek haz etmem ancak bir turda beş günlük bir süre geçirdiğimiz için boşlukları doldurmamız gerekiyor. Konunun ilerleyişi açısından bu şekilde olması hepimiz adına daha iyi olacak. Bir tur kara yolculuğunuz ve Toprak Ülkesi'ndeki Kaku Limanı'na varışınız, bir tur ise deniz yolculuğunuz ve Buz Ülkesi'ne varışınız hakkında rp yazacaksınız. Bu esnada konuşmak istediklerinizi konuşabilir, olayların gelişimiyle alaklı fikirlerinizi ve gözlemlerinizi yazabilirsiniz. Benim için iki tur yeterli, ancak birbirinizi daha iyi tanımak ve daha kapsamlı bir konuşma yapmak istiyorsanız bunu kendi isteğinizle arttırabilirsiniz. Kendi aranızda konuşun, anlaşın. Size kalmış olan bir şey. Ben ara ara konuyu kontrol edeceğim, GM'in girmesini istediğiniz rpnin sonuna out olarak bir mesaj bırakın ve yeniden başlayalım. Bir sonraki GM'likte pasiflik sınırını belirteceğim. İyi oyunlar.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 26
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » April 23rd, 2019, 11:44 pm

Yıllardır kendime kamçılaya kamçılaya aşıladığım ve artık kişiliğimin bir parçası haline gelen görev bilinci ve ahlakım beynimde yankı yankı 'artık başlıyoruz' alarmlarını verdiği sırada Ishıchou'ya sarfettiğim cümlelerin sonuna gelmiş, ekip arkadaşımla göz kontağıma başlamıştım. Uzun bir yolculuk olmayacaktı belki ama en azından bir dört güne mal olur diyordum kendi içimden. Gözlerimi Ishıchou'ya dikmiş vaziyete beklerken elime tutuşturduğu zarfı alıp biraz göz gezdirdim. Şeklini ve şemalini iyice gözlemledikten sonra cüppemin iç cebine koyup tekrar kapattım. Ben bunu yaptığım sırada diğer elim çoktan uzattığı haritayı almış ve gözlerimle buluşturmuştu. Biraz inceledikten sonra gideceğimiz yolu da iyice kafama koydum. Daha önce ilerlediğim bir güzergah olmasa bile aldığım eğitim ve shinobi hislerim nasıl belirli bir rotada güvenli şekilde seyahat etmem gerektiğini bana anlatacaktı. Haritayı aldıktan sonra içimde beliren güven, Ishıchou-sama'nın yolculuğun gemiyle alakalı olan kısmından bahsetmesiyle birlikte daha da çok arttı. Kaptan Haneki ismini iyice belleğime kazıdıktan sonra haritayı biraz daha inceledim. Söylediği her şey aklımdaydı. O kadar yorgunluğa rağmen kendimi ziyadesiyle zinde ve hazır hissediyordum. Selamımı verdim, gururla ve ciddi bir şekilde. Ardından yüzüme ufak bir gülümseme kondurdum. Daha önce bundan daha da önemli görevler almıştım fakat hiç bir zaman görevlerim arasında bir ayrım yapmamıştım. Mayınlı arazilerden geçip düşmanla da çarpıştım, kaybolan çocukları da annelerine ulaştırdım, hırsızları hapse de tıktım... Hiç biri benim için birbirinden ayrı değildi. Köyüm için yapmam gereken her şey benim için görevden öte, bir amaçtı. Ninja yolumu küçüklüğümden beri çizmiştim ve bu çizgi o kadar net ve kalındı ki, yıllar geçse bile silinmiyordu benliğimden...

Ben odadan çıktığım sırada Ryoken de peşimden geliyordu. Biraz adımlarımı yavaşlatıp onun bana yetişmesini bekledim. Yapabileceğim çok bir hazırlık da yoktu aslında. Karnım tok, ihtiyacım olan eşyalar ise yanımdaydı. Halihazırda bir devriyeden dönüyordum. Ryoken'e biraz baktığımda onun da biraz aceleci olmak isteyeceğini sezdim. Belki de yanıldım, bilemem. Binadan çıkana kadar ağır adımlarla ilerledim. Pek konuşmuyordum. Ancak bu ciddi havayı biraz olsa da kırmak adına.. "Ryoken-san kolun hakkında üzgünüm, senin için bir hayli zor olmalı..." dedikten sonra bir an duraksadım. Yutkundum ve bir iki adım daha attım. Ardından koca bir gülümsemeyi ahenkle suratıma uydurdum. Adımlarımı hafifçe hızlandırıp biraz öne geçtim. "Sanırım hala iki elinle tutarak işeyebilirsin. Bunu yapabilirsin." Dedikten sonra biraz yüz ifadesini izlemeye hazırlandım. Yüzünün alacağı şekli oldukça merak ediyordum. Bunu her yaptıktan sonra bir nebze de olsa pişmanlık duyuyordum fakat insanların bu gibi durumlarda canım cicime değil, gerçeklerle harmanlanmış mizaha ihtiyacı vardı. Bende şu anda bunu yapıyordum, her zaman ki ben...

Hazırlıklar tamamlandığında, ciddi suratım gittikçe gevşemiş ve köyün sokaklarından kapıya doğru ilerlemeye başlamıştım. Sokaklarda yürürken dikkat ettiğim şey insanların yüzündeki tedirgin hal ve ifadeler idi. Sevdikleri insanlar cephede veyahut görevdeydi. Benim en azından düşündürdüğüm ve meraklandırdığım birileri yoktu. Olmasını ister miydim, bilmiyorum. Hala kendime bunun cevabını veremiyorum fakat görevlerimin ve sorumluluklarımın önüne geçebilecek seviyede olmayacağını biliyordum. Evet, kendime bunun sözünü verebilirdim. Köy kapısından çıkarken arkama son kez dönüp baktım, bir kaç gün sonra gelip tekrardan nöbeti devralmak geçti kafamdan. Biraz monoton geldi başta ancak şu anda bu monoton ünlerimi hareketlendirecek bir maceraya atılıyordum. Gerisi çok da önemli değildi.

Köyden çıktığımızdan bu yana Ryoken ile pek fazla konuşamamıştık. Belki de yaptığım esprilerden pek haz duymamıştı. Neyse ki niyetimin kötü olmadığının farkındadır. Toprak ülkesine olan yolcuğumuzda konuşacak şeyler bulmalı, belki dağılmış nizinlerimizi yolculuğun gerektirdiği dikakt seviyesine yükseltmeliydik. Saçma fakat etkili bir yol bulmuştum. Pek güzel olmayan ancak doğru kullandığımı düşündüğüm sesimle biraz mırıldanmak. "Toprak ülkesiyle alakalı hiç şarkı biliyor musun Ryoken-san?" dedikten sonra kendi kendime sanki bilmediğini düşünürmüş gibi devam ettim. "Bende bilmiyorum, ama şu an güzel bir şarkı yazabilirim." Dedikten sonra biraz durdum ve boğazımı temizlermiş gibi yaptım. Bu esnada az kalsın ki öksürüyordum. İstifimi bozmadan, nedense kendime doğaçlama yapabileceğime çok güvendiğim şarkıma giriş yaptım. “Kocaman kapıdan geçtin ve anladın yüce savaşçı, senden yücesi hep varmış! Dahaa.. Daha yüceleri hep bu dağdalarmış!” Kendimi kaptırmıştım ve birkaç cümle daha savurmuştum. Uyaklı olmalarına dikkat ediyordum ancak birkaç kelimeden sonra o da kaçmıştı acıkası. Ne söylediğimi hem hatırlamıyordum, hem de pek dikkat etmiyordum. “Kılıcını çekkk ve kafanı kaldır. Gururlu yüzün hem asil hem de temizdirrr!” Saçma bir nakarata daha giriş yapmış ve şarkıyı benzer cümlelerle sürdürmüştüm. Açıkcası benim için sonsuza kadar sürebilecek bir şeydi. Eğlendiğimden değil de, beynimi şu an meşgul etmek için bulduğum minik bir oyundu aslında. Ryoken büyük ihtimalle rahatsızlığını dile getirecek ve ben susacaktım. Konuşkan biri olmadığım için ve çekingenliğimden ötürü pek muhabbet edemiyordum. Ona kolunun hikayesini veya kendi hikayesini sormak istiyordum fakat bu benim en büyük eksikliğimdi aslında. O yüzden muhabbet başlatma konusunun yüz karasıydım. Bu dünya için fazlasıyla yetersiz ve sınıfta kalmıştım. Ryoken-san tahmin ettiğim gibi yapıp rahatsız olduğunu belli ederse “Hem müziği sevmiyorsun, hem de tek ellisin Ryoken-san… Seninle işimiz zor…” diyebilirdim. Bilmiyorum belki de demezdim. Bazen o kadar gıcık ve itici olabiliyorum ki kendimi karşımda görsem boğazlayabilirim. Ama dediğim gibi, onu tanımaya çalışıyorum. Kimseyle hemen arkadaş olamam. Yani olabilenler gördüm ve tanıdım ancak ben böyleyim. Yapım böyleydi ve kendimi kolay kolay değiştiremiyorum. Birini tanımadan onunla arkadaş olabilmek bana gerçekten de ters gelir hep.

Toprak ülkesinin sınırlarındaydık artık… Bir sonraki hedefimiz olan ‘Kaku Limanı’ pek de uzakta değildi. Ancak işin düşündürücü kısmı temkinli ilerlemekti. Bu esnada haritadan gidebileceğimiz alternatif güzergahları seçmiş ve daha tenha olanları arasında seçim yapmaya bırakmıştım kendimi. Ancak yine de bizim için en mantıklı yolu Ishıchou-sama hesaplayarak bize sunmuştu zaten. Düşünceli ve temkinliydi. O yüzden kendimizi gezgin gibi göstermek en doğrusuydu. Ryoken bu konu hakkında benden bir şey beklememeliydi. Ona alın bandımızı çıkarmamız gerektiğini belli dahi etmedim. Alın bandımı çıkarıp cübbemin içindeki ceplerimden birine yerleştirdim. Her hangi bir şekilde shinobi gibi görünmüyorduk. Ryoken’in eli ise dışarıdan bakıldığında sıradan bir eli andırıyordu. Sargılı bir elden fazlası değildi. Şu an da özel olarak incelenmedikçe dikkat çekmeyecektik. Arada birkaç sorun olduğunu biliyordum. Düşünmek bana düşmezdi. Bu konuda Ishichou-sama özel bir şey bilemi isteseydi bana bilgisini verirdi. Dedikodulara göre hareket etmektense temkinli hareket edip, söylenenleri yapacaktım. Bu sırada ise aklıma düşen kurtlar yüzünden Ryoken-san’ı kontrol etmeliydim. Eğer hala alın bandı duruyorsa onu çıkarmalıydı. Çıkarmadığı takdirde işaret edecektim. Yolculuğun daha hızlı geçmesi gerekirdi aslında, belki de Ryoken’in nasıl bir ruh hali içinde olduğunu bilmediğimden olsa gerek vereceği cevapları tam kestirememiştim. Olsun, kolunu bir an önce iyileştirelim de gerisi pek de önemli değil aslında…
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocukken yaşadığı ağır ve derin travmalar, dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 135
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » April 24th, 2019, 9:45 pm

İshichou görev boyunca bize gerekecek materyalleri Ringo’ya veriyordu. Kaptan Haneki adlı birisi sayesinde Buz ülkesine geçecektik. Biz gelene kadarda hareket etmeyecekti. Sonrasında Ringo’ya küçük bir harita verdi ve üzerinde gideceğimiz yerler işaretli idi. Nobu-san denilen kişinin laboratuarı burada bulunuyordu. İçimden sadece, umarım bu doğru kişidir diye geçirdim. Gennosuke olan kişinin o olmaması hala bir soru işaretiydi. Kendisinde büyük bir sır saklıyordum, onun bulunması benim dezavantajıma olacak olsa bile, bir yandan bulunmasını istiyordum. Kim olduğunu gerçekten merak ediyordum. İshichou’yu selamlayıp odadan çıktıktan sonra yapacak pek bir hazırlığım olmadığını biliyordum. Ringo’da aynı şekilde, bir hazırlığı yoktu muhtemelen.

Kolum hakkında üzüldüğünü söyledikten sonra, gülümseyerek hala iki elle işeyebildiğimi düşündüğünü söyledi. Gerçekten kolum hakkında hiçbir şey bilmiyor oluşu çok normaldi. Henüz bu halini kimse görmemişti zaten. Yarım ağızla gülümseyip, gözlerinin içine bakarak cevapladım sorularını.

“Kopan kolum için mi üzülüyorsun, yeni takılan için mi?”

Kısa bir nefes verdikten sonra cümleme devam ettim.

“Kolum mühürlenmemiş olsaydı iki elle işeyemezdim. Ancak şimdi işeyebilirim. Normal bir koldan farksız durumda..”

Dedim. Hazırlık olarak sadece katanamı yanıma almıştım. Birkaç ekipmanla beraber güvenebileceğim nadir şeylerdendi katanam. Mühür yapamıyor olmak, kolumun güçlerinden faydalanamamak zor olacak olsa bile çoğu işin üstesinden katanam ile gelebilirdim. İnsanları pek umursamadan yoluma devam ettim Ringo ile. Buradaki insanlar beklenti içerisindeydi, ancak ben değildim. Bu köyde hiçbir arkadaşım yok, sadece benim gibi köye hizmet edenler var. Gerektiğinden fazla önem vermediğim için kimse için meraklanmıyor olmak tamamen kendime odaklanmamı sağlıyordu. Bir dostum olsun ister miydim, isterdim ancak bu henüz mümkün olmamıştı.

Ringo ile pek fazla konuşmadan yolumuza devam ettik. Toprak ülkesine doğru ilerleyişimiz sırasında bana şarkı bilip bilmediğimi sordu. Tam bilmiyorum diyecektim ki, şarkı yazabileceğini söyledi. Başta şaşırdım ancak yazacağı şarkıyı çok merak ediyordum. Yazdığı şarkıyı sonuna kadar dinledin ancak Toprak ülkesiyle hiçbir bağ kuramadım. Biraz daha dinledikten sonra sordum sorumu.

“Toprak ülkesiyle ilgili şarkı yazacaktın, ancak ülkeyle ilgili hiçbir şey yok.”

Madem şarkı yazacaksın, Toprak ülkesiyle alakalı olmalı değil mi? Belki alakalıydı,ancak ben anlamamıştım. Belki de Yüceleri hep bu dağdalarmış, derken Toprak ülkesini kastediyordu. Tam anlamadım ancak anlatırsa anlarım sanırım. Gelişigüzel yazılan bir şarkının mükemmel olmasını beklemiyorum ancak yazılan konuyla ilgili olmasını bekliyorum tabii ki.

Toprak ülkesinden gezgin olarak geçiş yapmıştık. Bu gezgin rolüne son yolculuğumdan alışkındım. Ne de olsa kolu kopuk bir gezgindim ben. Kaku Limanına varışımızı yapmıştık sonunda. Geceleri ilerliyor, gündüzleri dinleniyorduk. Politik sorunlar sebebiyle bu şekilde ilerlemek bizim için daha temkinli bir durumdu. En azından bu sefer yıkık dökük, beni hasta eden evlerde yatmıyordum. Sahiden, o evleri acaba Kyuwa mı yıkmıştı? Keşke onu öldürmeden sorsaydım. Aslında eski macerama bakıyorum da, cevaplanmayan ve cevaplanması gereken o kadar çok soru var ki. Bunların üzerlerinden geçmiş olmak, bir şekilde bunları sormamış olmak şimdi aklıma dank ediyordu. Eğer yolum bir gün Gennosuke ile tekrardan denkleşirse, ona her şeyi soracağım.

Kaku Liman’ında Kaptan Haneki’yi bulmuş ve gemisine binmiştik. Ringo ile birlikte daha dikkatli hareket etmemiz gereken zamanlar geliyordu. Tekrardan birer gezgin olacak ve böyle devam edecektik yol boyu. Nasıl bir yol ilerleyeceğimiz konusunda bir risk hissetmedikçe Ringo’ya uyacağım. Ne de olsa kaptanımız o. Ancak, gezgincilik rolünü insanlara iyi yedirmemiz gerekiyor. Bazı durumlarda öne geçmek zorunda kalabilirim belki. Kendisini pek tanımadığım için, sadece ihtimaller üzerine kurguluyorum olayları. Ringo alın bandını cübbesinin içine koymuştu. Onu yanımda taşımak gibi bir risk almak istemiyordum. Zaten son yolculuğuma alın bandım olmadan çıkmış, bir yenisini almadan dönmüştüm evime. Sonrasında ise hızlıca tekrar yolculuğa çıkmıştım. Alın bandım zaten yanımda yoktu, bu konuda biraz daha rahattım. Ringo’nun onu yanında taşıması gereksiz bir risk olabilirdi. Bu konuda uyarmalıydım. Aynı zamanda konuşacak bir şeyler çıkardı ortaya.

Ringo’nun yanına geçip ellerimi kafamın arkasına attım ve uzandım. Esnedikten sonra konuşmaya başladım.

“Alın bandını ceketinin içine koyduğunu gördüm. Bence onu denize fırlat. Yanında taşımak gereksiz bir risk olabilir. Bundan önce tekrardan böyle köy dışına çıktım, onda alın bandımı yanıma almamıştım. Yanımda alın bandım yok yani, döneli çok olmadı aslında. Bence taşıman bizim için gereksiz bir risk haline dönüşebilir.”

Dedim. Cevabını bekliyordum.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 26
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » April 25th, 2019, 1:12 am

"Risk demek..." cümleyi sonlandırırken vurgu vermemi sağlayan o son nefesi olabildiğince uzattım. Tıpkı önümden akıp giden suyun cömertliği gibi, olabildiğince uzun.. Dalgaların sesi içimde avaz avaz yankılanırken bir derin nefes daha aldım. Bu enginlik karşısında konuşsam bile, susmuş sayılırdım. İlk defa deniz görmüyordum, son defa da değil. Ancak ruhuma işleyen dalgalar gemiye her çaptığında bir kez daha bu senfoniye kulak veriyordum. Armoniden armoniye koşan kulaklarımın duyduğu zevkten kendimi mahrum bırakıp, bir anlığına da olsa Ryoken-san'ın dediklerini düşündüm. Kendince haklı mıydı, pek düşünmedim. Çünkü önemsizdi. Gideceğimiz buz ülkesinde, toprak ülkesine nazaran bir kriz durumu kulağıma çalınmamıştı. Çalınsa bile pek bunu yapmaya gönüllü olmazdım. "Bu alın bandını benden koparmak için beni öldürmek dahi yetmez Ryoken-san. Bunu aklında bulundur." dedikten sonra solgun yüzüme renk geldiğini hissettim. İçime işleyen soğuk ile birlikte dışarı çıkan buharla birlikte yeniden konuştum... "Risk almayı sevmiyorsun demek. Sana risk nedir söyleyeyim, bütün dostlarım savaşın kalbinde ölümle cebelleşirken benim burada olmam. İşte gerçek risk bu." Kendisi için yapılan fedakarlığın farkındaydı. Evet bunu anlayacak ve anlamlandıracak kadar duyarlı biri olduğunu düşünmüştüm. İyi kalpli miydi, bilmiyorum. Henüz onu tanımamıştım ancak vefasız biri gibi hiç durmuyordu. O da tıpkı benim gibi köyüne bağlı ve bu değerlere saygılıydı. Ama ben farklıyım.. Ben Ishıgakure'nin anısına, bana verdikleri ikinci bir hayat için gözümü bile kırpmadan ölürüm. Daha önce öldüm, köyüm için geri döndüm. Yine olsa yine ölürüm...

"Küçücük bir çocuktum... Ne kadar küçük olduğumu sorma, çünkü bilemeyecek kadar küçüktüm. Dünya benim için hiç bir yeri aydınlanmayan, küçücük bir hücreden ibaretti. Annemin ve babamın sadece gölgesiyle büyüdüm. Beni tıpkı ahırlarında besledikleri bir hayvanmış gibi izlediler. Acıyı tüm kalbimle tattım. Beş yaşındaki bir çocuk ölmeyi ister mi? Ben istedim..." Hikayemin kısa ve adil olmayan özetiydi belki de. Ryoken dinleyip dinlememekte özgürdü. Herkesin kendi acısı vardı. Ama ben birini tanımanın en kolay yolunu biliyordum. Ona kendimi tanıtmak için hobilerimden ve sevdiğim yemeklerden bahsetmeyecektim. Ona acılarımı ve nedenlerimi sundum.

“Hayata tekrar bağlandığım an, beni kurtarmaya gelen Ishi shinobilerine sarıldığım andı. Anneme ve babama sarılırmış gibi sarıldım onlara. Ryoken-san, Ishigakure benim köyüm değil. Benim annem ve babam…”
Biraz daha devam etmeyi düşündüğüm an bunu yarıda kestim. Yolculuk boyunca soğukta titremekten ve ahenk içinde çalışan dalgaları izlemekten yakınmazdım fakat onu da dinlemeliydim. Yaklaşıyorduk ve gemide yapacak pek de bir şey yoktu. Yüzümü takım arkadaşıma çevirdim. Ruh hali karamsar ve merak doluydu. Kendi içinde şüpheleri ve sorması gereken soruları vardı. Ancak bunları soracağı kişi ben değildim. Onu hala tanımıyordum ancak en azından ucundan da olsa güvenebileceğim biri olduğunu anlamıştım. Görev bilinci olması bunu kanıtlar nitelikteydi. “Hadi sen anlat…” bu sırada kolunu orta ve işaret parmağımla birlikte gösterek işaret etmiştim. “Bu kolun hikayesi oldukça uzun olmalı.” Dedikten sonra ileriye doğru bakıp dalgalardan oluşan minik dağları seyre daldım. Daha kısık bir sesle: “Neyse ki hala zamanımız var…” dedim. Ardından kendimi düşünmekten alıkoyup sözlerini dinlemeye bıraktım. Gözlerim kısıktı. Kulaklarım ise şu an vücudumdaki en çok çalışan yerdi. Galiba denizin görüntüsünden çok dalgaların sesine kaptırmıştım kendimi. Şairane bir an olmasaydı eğer, bunu bilemezdim ve anlayamazdım. Çünkü yaratıcılığım doğaçladığım o dandik şarkı kadar kördü.
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocukken yaşadığı ağır ve derin travmalar, dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 135
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » April 25th, 2019, 2:38 pm

Ringo'yu dinlemeye başladığımda, bazı cümlelerin insanlarda nasıl yaralar açabileceğini anladım. Babam aklıma geldi bu süreçte. İnsan zihnine niye merak sardığını anlamaya başlıyordum. Ringo'nun zihni, yazdığı şarkılar gibi değildi. Karanlık bir geçmiş, şuan diline dökülüyordu. Babam, onların dilinden dinlemektense onlarla bu geçmişi kendi gözlerinde paylaşmak, bunları kullanmak istemişti. Babamdan ve Ringo'dan öğrendiğim şey şu olmuştu; İnsanların hiçbirini dillerinden veya görünüşlerinden tanıyamazsın. Onların geçmişini, zihnini bilmek zorundasın.

Ringo'nun benimle gelmesi bir fedakarlıktı evet. Ancak bunu zorla yapıyor gibi konuşuyordu. Benle geldiği için kısmen içim rahattı, tecrübelerimden yola çıkınca bunu daha iyi kavrıyordum. Başka birinin yardımına muhtaç olmak nasıldır çok iyi bilirim. Beni kurtaran kadından bunu deneyimledim. Ancak bu sefer, beni kurtaracak kişi Ringo olabilir. Bunu çok iyi bilmeli. Anlattığı şeyler, karanlıktı. Küçük bir çocuğun ölmek isteyip istemeyeceğini tahmin edemiyorum. Ancak onu anlamaya çalışıyorum. Bunu aslında çok iyi yapıyorum ancak, insanlar bunu anlamıyor. Dışarıdan nasıl gözüktüğümü bilmiyorum.

Kolumun hikayesini sorduğunda yarım ağızla gülümsedim. Biraz daha doğruldum ve kolumdaki bandajları çıkartmaya başladım. Bu çürük kolu, daha doğrusu ölümsüz kolu görmeliydi. Buna hakkı vardı.

"Senin neler yaşadığını bilmiyorum ancak yaşadıklarını anlamaya çalışıyorum. Ben sadece bir riskten bahsettim, sana acılarını hatırlatmak gibi bir amacım yoktu.."

Dedim sadece. Onun içini rahatlatmak ve kötü davranmak istemediğimi bilmesini istiyordum.

"Bu kolu görüyor musun? Bu kol gerçek kolum değil."

Dedim kolumu ovuştururken.

"Bir göreve çıktım. Nehir zehirlenmesi. Görevde bir sürü şey yaşadık takım arkadaşımla. Nehri zehirleyen kişiyi bulmuşlardı köylüler. Ondan öğrenmemiz gereken şeyler vardı, yani canlı tutulmalıydı. Neyse, Kaoru denilen şerefsiz, şuanki müteffikimiz bulmuştu onu. Kaoru'ya çıkıştım biraz, adamla birlikte onu da götürceğimi söyledim. İnsanları katil olmaya yönlendiriyordu. Kaoru tek harekette kolumu koparttı. Takım arkadaşım beni orada bıraktı. Geri döndüm köye, benim Gennosuke adlı birine gitmemi istedi İshichou. Gittim, tek kolla yolda yaşamaya çalıştım. Yıkık dökük evlerde hasta oldum, bir gezgin gibi başka shinobilere iyileştirttim kendimi. Samuraylar bana saldırmaya kalktı, rol yaptım, ağladım. Beni başkası kurtardı. Bir samurayın boğazını kestim orada. Gennosuke'ye ulaştığımda, bu kol karşılığı birini öldürmemi istedi. Öldürdüm, bana bu kolu verdi. Çürütebiliyor, sana marifetlerini göstermek isterdim ancak mühürlü. Sonrasında geri döndüm, ancak Gennosuke olan kişi Gennosuke değilmiş. Bu çip, beni korkutuyor. Gücümün sınırlanmasından korkuyorum. Ben sınırlı bir güç değil, sonsuz bir güç arzuluyorum."

Dedim ciddi bir ses tonunda. Daha fazla detaya girmem mümkün değildi.

"Ancak benle olduğun için rahatım. Dara girdiğimde yardım dilenmeyeceğim. Aynı şekilde, dara girersen her şeyimi ortaya koyacağım."

Dedim gülümseyerek.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 26
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » April 26th, 2019, 3:23 am

Son dinlediğim dalga sesi bir hayli sertti. Aslında bir yandan dinlediğim hikayenin etkileyiciliği, bir yandan da bu hikayeyi gözümde canlandırmaya çalışmak bir hayli sertti. Ben kibirli değilim. Evet, kolum kopmadan kolu kopan birinin nasıl hissedeceğini anlayamam. Eksilmeden, eksik hissedemem. Ancak her şeyini ortaya koyup hayata tutunan birinin ne hissettiğini anlayabilirim. Onun acısını tıpkı kendi acımmış gibi sahiplenebilirim. Beni soğuk, gıcık yapan şeyler var, farkındayım. Yıllardır benden çekinip arkadaş olamayan insanların da en iyi bildiği şey bu. Lakin bilmedikleri, ben sadece sevgi yumağı değilim. Ben tıpkı benim gibi Ishi için savaşıp mücadele eden insanları korurum. Ryoken’i dinlediğim zaman anladım ki zor günler geçiren bir tek ben değilim. Ben belki evimde yemeğimi yiyip kitabımı okurken o kopuk bir kolla mücadele ediyordu. Saygımı kazanmıştı. Ryoken konuştuğu sırada sıcak bir tebessümle onu dinlemeye devam ettim. Bana kolunu gösterdiği sırada ise şaşırmıştım. Şaşırılmayacak bir şey yoktu aslında. Ait olduğum dünyadan beklediğim bir şeydi. Kalbi, beyni belli bir kalıba sokamıyordum ki kol gibi basit bir uzvu bir kalıba sokayım. Ryoken’in son cümlelerinden sonra ona dönüp birkaç kelam ettim.

“Sonsuz güç diye bir şey var Ryoken-san. Ama onun ölümsüz bir kolla gelebileceğini sanmıyorum. O güç içinde. Bir gün duracak olan ölümlü kalbinin içinde. Hayallerin var değil mi?” Dedikten sonra bir kez daha kendimi dalgalara verdim. Kesik seslerle birlikte gözlerimi ufuğa diktim. Ancak görmeyi beklediğim şeyden çok uzaktım. Yaklaştığımız liman, bu gözleri biraz olsun mağdur etmeyi başarmıştı. Bir yandan da yaklaşmış olmanın sevinci içimdeydi. “İşte hayallerine ulaştım dediğin anda, o zaman dünyadaki en güçlü insan olacaksın.” Tanrım.. Bunak bir dede gibi konuşuyordum. İçten içe bu halime acımadım değil. Ryoken yanlış düşünebilirdi hakkımda. Onu ve görevi sallamadığımı düşünmesi ise yanlış olurdu. O yüzden çok beklemeden tekrar konuştum. “Bu modası geçmiş sözleri boşver yine de. Kolunu halledeceğiz. Sana yardım edeceğim.”

Üstümdeki kıyafetler bu amansız soğuğu bir nebze de olsa hallediyordu. Aldığım eğitimin gereği soğuk havalara uyum sağlayabilirdim. Ancak uzun zamandır bu kadar soğuk bir iklime adım atmamıştım doğrusu. Özlem duymuyordum, sanırım sıcak iklimi daha çok seviyorum. Yine de yeni bir yeri görecek olmak insana ayrı bir haz vermiyor da değil. Sözlerimden sonra yavaş yavaş yerimden doğruldum ve ekip arkadaşımın omzuna dokundum. Artık birbirimizi bir nebze de olsa anlıyorduk ve yeteneklerimizi öğrenmenin vakti gelmişti. “Yaklaştık sayılır Ryoken-san. Birazdan ineceğiz ve labaratuara gideceğiz. Ancak burayı bilmiyoruz ve buranın insanlarını tanımıyoruz. Ben insanlara kolay güvenemem, huyum kurusun.” Dedikten sonra aklıma Ryoken’in anlattığı cümlelerden bir kesit geldi. Daha önce kandırılmıştı ve tekrar kandırılabilirdik. Ishichou-sama bu sefer direkt olarak temasa geçmiş olsa bile her şeye hazırlıklı olmalıydık. “Benden söz almayı falan bekleme. Bir şey söylemek istediğinde söylemelisin. Ters bir durum olduğunu hissedersen bana bir şekilde bunu çaktır. Merak etme, anlayacağım.”

Diyip hareketlerimi hızlandırdım. Ağzımdan çıkan buharı geride bıraka bıraka yürümeye devam ettim. Ardımdan Ryoken’in de gelmesini ve karaya bir an önce iniş yapmayı bekliyordum. Bir yandan da söylediklerimin boşa çıkmasını diliyordum. Burada olağandışı bir şey ile karşılaşmak istemiyordum. Karşılaştığım takdirde bunu çözeceğim. Ishıchou-sama tarafından görevlendirildiysem başarısız olamazdım. Adımlarımı hızlandırdığım sırada Ryoken-san’a döndüm ve gelip gelmediğini kontrol ettim. Bir yandan da haritayı çıkarıp bir kez daha kontrol sağlayacaktım. Gemi yanaşıp limana indiğimizde ise gözlerim ve beynim bu güzel gemi yolculuğunun büyüsünü geride bırakacak, tek bir hedefe kilitlenecekti. Göreve.
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocukken yaşadığı ağır ve derin travmalar, dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 135
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » April 26th, 2019, 5:41 pm

Ringo-san ile konuşmam sonrasında çıkardığım iki şey vardı. Birincisi, biz ters insanlarız. Onun görüşleri ve benim görüşlerim, çok farklı. Hayaller, boş birer düşünceler. Ben sadece gerçekleştiriyorum, hayal kurmuyorum. Düşlediğim bir nokta yok, bir mevki veya başka bir şey yok. Ben sadece güçlü olmak, babam gibi bilge olmak istiyorum. Sonrasında ne yapacağım biliyor musun? Ishi geninlerini eğitecek ve onları güçlendireceğim. Geleceğini karattığım o 2 genin yerine, geleceği çok parlak geninler yetiştireceğim. Sizler, Chouchou ve Shikadai, bu yolda feda ettiğim iki çocuktan ibarettiniz.

Omzuma dokunduğunda kalkmamız gerektiğini anladım. Artık yolumuza bir rehber olmadan devam edecektik. Bu tür yollarda daha tecrübeli olabilirdim. Ancak en önemli şey, Nobu'nun Nobu olmasıydı. Onun o olmasını umuyordum. En azından bunu kanıtlamak zorunda kalacaktı. En azından bana kanıtlamak zorundaydı. Bir daha kandırılmayacaktım. Bir daha asla.

Ringo'nun arkasından yürümeye başladığımda, her şeyin daha da ilginçleşeceğini hissedebiliyordum.

"Gidelim Ringo-san. Bu arada sözlerinin hiçbirini boş saymadım, hepsi zihnimin bir köşesinde artık."

Dedim gülümseyerek. Hadi gidelim, bizi neler karşılayacak çok merak ediyorum.
Off Topic
Ringo'nun yazacağı bir şey yoksa, free turlar bitti sanırım.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
Post Reply

Return to “Diğer Ülkeler”