[Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Diğer ninja köylerine sahip ülkeler.
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 16
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » May 14th, 2019, 2:30 am

Ryoken'in kendi ile ilgili açıklamalarını dikkatle dinledikten sonra kulaklarımı bir an olsun çevredeki seslere kabartmıştım. Buraya geldiğimden berri tenimde hissettiğim yakıcı soğuk, nedense şimdi kulaklarıma doluyordu. Soğuğun sesini duymak ise ayrı bir garipti benim için. Psikolojik olarak biraz daha yakın hissediyordum buraya. Yıllardır içinde bulunduğum görev, aldığım eğitim her koşulda kendimi bir yere adapte etme yeteneğimi kazandırmıştı bana. Sanırım gecenin burada biraz daha güzel ve ılımlı olduğunu düşünüyordum artık. Artan soğuğa ve çektiğim açlığa rağmen... Ryoken' sorduğum soruya karşılık, onun da aç olduğunu öğrenmemle potansiyel gidebileceğimiz mekanları gözlerimle taramama devam ettim. Soğukta kalmamak, biraz ısınmak çok mantıklı olacaktı.

Gözlerim çok uzaklara gidip gelse de yakınımızdaki bir kaç yer bizim ihtiyacımız olanları bize verebilirdi. Beni bir diğer düşündüren konu ise cebimde hemen hemen hiç para olmamasıydı. Bu konuda sanırım takım arkadaşıma güvenmiştim. Onda da para yoksa, aç kaldık demektir. Olsun, bir şekilde halledebiliriz. Sorunların en büyüğü böyle olsun diyerekten adımlarımı atmaya başladım. Gideceğimiz yer ufak, az dikkat çeken ve ucuz bir yer olmalıydı. Lakin buradaki hanların bir çoğu böyle gözüküyordu zaten. Gezgin ve yolcular seyahat halinde de zaten pek lüks aramazlar. Bunun için uğraş verilmemiş olması mantıklı gelmişti. Biraz daha sessiz sedasız yürüdükten sonra bir yer sonunda gözüme ilişmişti. Aslında gidebileceğimiz bir kaç yer daha olabilirdi ancak karnımdan çıkan sesler ve artan soğuk bana 'Artık gir şu kapıdan..' demeye başlamıştı. Göz ucuyla baktığım hanı yine gözümle Ryoken'e işaret ettikten sonra ardıma bir dönüp baktım. Kasabanın genel durumuna son kez göz gezdirdikten sonra bir hayli dışına doğru ilerlediğimizi farketim. Bu saatten sonra zaten hemen hemen her yere bakındığıma göre pek de lüks olmayan, ufak bu yere girmek iyi bir fikir olacaktı. Biz de öyle yaptık. Ağır fakat istekli adımlarla hanımıza doğru yöneldik...

İçeri girdiğim andan itibaren içimi sıcaklık kaplamıştı. Hem biraz olsun dinlenmek, hem de sıcak bir yerde biraz sakinleşmek üzerimdeki negatifleşen stresi uzaklaştırmamı sağlayacaktı. Kapının sürgüsünü yavaşça geri örttükten sonra ortama bir göz gezdirmiştim. Aslında olması gerektiği gibi, tahmin edilebilir bir yerdi. Bana hoş bile gelmişti. Lüks restoranlar hiç bir zaman birinci tercihim olmamıştır zaten... Soylu biri veya özel rütbeli biri değildim. Halktan biri olarak her zaman halkla iç içe yaşamayı sevmişimdir. Bir gün daha üst rütbeden biri olduğumda da bunun değişeceğini sanmıyorum. İsrafı ve şatafatı sevmeyen bir yapım var. Fakat günün birinde hayatımda güzel bir kız olursa, o zaman durum değişebilir. Sahi ya, bu durumları hiç düşünmüyorum. Bazen kendi kendime diyorum, akademide yaşadığım platonik ilişkiler haricinde benim hiç bir zaman bir sevgilim olmadı. Herhalde kendimi fazlasıyla göreve ve köyümün içinde bulunduğu duruma kaptırıyorum. Benim için gayet mantıklı ve geçerli bir sebep ayrıca. Sanırım önceliğim olmayan konular hakkında düşünmüyorum bile. Tıpkı şu anki gibi. Hiç paramın olmaması, nedense yemek yiyip dinlenecek olmamın önüne geçemiyor. Bir şekilde halledebileceğimiz bir durum olsa bile yarın ki gemi yolculuğuna paramız yetecek mi emin değilim. Bu sorularla boğuşmak yerine Ryoken'e basitçe sormalıyım. Biraz daha etrafa göz attıktan sonra buradayı aydınlatan tek bir şömine olduğunu görmüş ve oldukça az müşterisi olduğunu farketmiştim. Hancının bizi hemen farkedip selamından sonra masamıza gelmesilyle birlikte ona isteklerimizi belirtmiştik. Kısa ve öz bir şekilde karnımızı doyuracak kadar bir şeyler almıştık. Ne yiyeceğimi ve tadının nasıl olacağını pek de umursamıyorum. Zaten yemekle aram hiç bir zaman olmamıştır. Doymak için yiyorum işte... Oturduğumuz yerin iyi ısındığını ve neredeyse buz tutan derimin bir nebze ısındığını fark edince oldukça da keyiflenmiştim...

Yemeğimin artık sonuna gelmiştim ve karnımın yavaştan doymaya başladığını hissediyordum. Fakat Ryoken'e sormam gereken şeyi soramamıştım. Sanırım yemek yemekle fazlasıyla meşguldük, masaya geçtiğimizden beri pek konuşmamıştık. "Ryoken-san, sanırım yanımda pek para yok.. Öyle apar topar çıkınca alamamışım..." dedikten sonra biraz yüzüm düşmüş gibi hissettim. Bunu erken farkedip toparladım. Gururlu bir yapım var ve bu maddi konularda da böyle. Birinden para istemek benim için hiç kolay değil ve aynı şekilde ondan bana yemek ısmarlamasını istemekte bir o kadar öyle değildi. Fakat ben borçlarıma büyük bir onurla bağlıyımdır. Ne şekilde olursa olsun halledebilirdim. "Umarım yanına para almışsındır Ryoken-san... Daha gemiye bineceğiz... Ehe..." dedikten sonra kafamı kaşır bir şekilde suratına bakıyordum. Hafif tebessümüm biraz acıydı. Gururlu olmak zor tabi... Keşke yanıma para alsaydım fakat uzunca bir süredir devriye görevlerinden de para alamamıştım. Gidip istemiyorum diye oluyor bunlar hep. Para için bu mesleği yapmak benim en son nedenim olsa da bazen paraya ihtiyaç oluyor işte. Değersiz gibi gözüken, değerli bir olgu bu. Hancının bize doğru hareketlendiğini görünce yolda ona nezaketen başımla gülümseyerek bir selam vermiştim. O da yanımıza gelip başka bir isteğimizin olup olmadığını sormuştu. Aklıman uyumak dışında pek de bir şey gelmiyordu zaten. Ryoken-san'a bir baktım. Eğer onun da bir isteği yoksa bana belirttikten sonra "Teşekkür ederiz..." şeklinde nazik bir şekilde olmadığını belirtecektim. Ardından masadan kalkıp yavaşça odaya gidebilirdik. Sabah ise bizi bekleyen yolculuğu daha fazla bekletmemek için, yola koyulabilirdik...
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocukken yaşadığı ağır ve derin travmalar, dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 128
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » May 19th, 2019, 12:50 am

Gene bu han meselesi ile karşı karşıya kalmıştım. Lüksten uzak, insanların pek tercih etmeyeceği yerlere gitmemiz gerekiyordu. Ayrıca samuray kılıklı herifler kesinlikle olmamalıydı. Gerçi bu sefer kendimi çok iyi savunabileceğimi biliyorum ancak, onlar gibi insanlarla uğraşmak istemiyorum. Sürgülü kapıyı açıp minik bir salona geçtik. Bir şöminenin ışığıyla aydınlanan bu yere baktığımda tekrardan anılar canlandı gözümün önünde. Bana saldırmak isteyen samuraylar, Kaoru’nun arkadaşı. Boğazını kestiğim samurayın önümde ölüşü. Hepsi bir anda tiyatro sahnesi gibi canlandı gözlerimin önünde. Kafamı hafifçe salladıktan sonra etrafı incelemeye devam ettim.

Düzensizce yerleştirilmiş masalardan sadece biri dolu idi, ondada iki sarhoş sızmış gibi görünüyordu. Hancı gibi gözüken içeri girmemizle birlikte geliyor ve bizi başıyla selamlıyordu. Pek müşteri çekmeyen bu yerde keyiflenecek ve karnımızı doyuracak kadar yemek söylemiş, ardından kalacak oda olup olmadığını sormuştuk. Hancı bu soruya olumlu cevap verdikten sonra ısınmak için şöminenin yanına geçiyor ve sıcak yemeklerimizi yemeye başlıyorduk. Hancı gitmeden başka bir isteğimiz olup olmadığını soruyordu.

Önce Ringo’nun dediklerine odaklandım. Sanırım yemek ve oda olayı bana kitlenmişti. Ancak, bunların ne kadar tutacağını bilmiyordum. Benimde yanımda pek fazla para yoktu. İkimizin hesabını ödemek sıkıntı değildi ancak parasız olmak büyük bir sıkıntıydı. Sanırım ikimizde yolculuğa başlamadan önce bu tür şeyleri düşünmeliydik. Onun hafif gülümseyişine baktıktan sonra kafamı yere eğdim. Keşke biraz daha paramız olsaydı diye düşünüyordum sadece. Hancıyla bu konuyu en baştan halletmeli veya sabaha doğru hızla kaçmalıydık buradan. Hangisi olmalıydı bilmiyorum. Hancı isteğim olup olmadığını soruyordu değil mi? Evet var. Bana ne kadar borcumuz olduğunu söyle.

“Hancı, bizim borcumuz ne kadar tutuyor? Sabah uyandıktan sonra vereceğim sana.”

Diyecektim. Eğer cebimdeki paradan fazla tutarsa sabaha karşı paramı bir kenara koyup hızla kaçacağım buradan. Ringo’yu da alacağım tabiî ki. Bakalım kaç para tutacak.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1027
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by GM - Naruto » May 22nd, 2019, 2:27 pm

Karnınız doyduktan sonra, odalarınıza çekilerek iyi bir uyku çekiyorsunuz. Günlerdir yolda olmanızın getirdiği yorgunluk, uykularınızı deliksiz hale getiriyor kolaylıkla. Odada bir sıcaklık kaynağı olmamasına karşın yerleştirilmiş kalın battaniyeler size huzurlu bir ortam sağlayabiliyor. Zihniniz derin boşluğa düşmeden önce, kulağınızda kasabada söylenen denizci şarkıları çalınıyor hafif hafif.

Ertesi sabah, yorgunluğunuzun büyük kısmından sıyrılmış olarak uyanıyorsunuz erken saatlerde. Aşağıda hancının sunduğu kahvaltılıklardan birkaç parça bir şeyi ağzınıza tıkıştırdıktan sonra Ryoken, dün gece hancının size söylemiş olduğu ücretin üzerine kahvaltıyla birlikte biraz da bahşiş ekleyerek ödüyor ve ayrılıyorsunuz handan. Siz ayrılırken, müşteri konusunda çeşitli sıkıntılar yaşadığını gece farketmiş olduğunuz hancı çokça teşekkür ediyor sizlere. Sabah saatleri gecenin aksine oldukça sessiz ve sakin bu kasabada, sokaklarda yalnızca birkaç insan görüyorsunuz. Hava soğuk olmasına rağmen, gökyüzünü tamamen kaplamayı başaramayan bulutlar arasından yüzünü gösteriyor güneş. Dün gece farketmediğiniz keskin ve ferahlatıcı bir deniz kokusu dolduruyor içinizi. Sokaklarda yürüyerek, limana doğru ilerliyorsunuz. Dükkanların çoğu kapalı, ancak açık olan birkaçında da dikkatinizi çekecek herhangi bir şey ilişmiyor gözünüze. Denize yaklaştıkça, çevredeki sessizliğin yerini koşuşturmanın aldığını farkediyorsunuz. Birkaç iri adam, demirlemiş gemilerden birine depo gibi görünen bir yerden yük taşımakla meşgul. Fıçılar, kutular, sandıklar. Kutulardan birinin üzerinde, Kirigakure amblemini seçebiliyorsunuz ve odağınız otomatikman yüklerin getirildiği karavel tipi deniz aracına kayıyor.

Biraz bakımsız, ancak sağlam gibi görünen üç yelkenli gemiye göz atıyorsunuz aynı anda. Yükler gemiden karaya uzatılan minik bir köprüden taşınmayı sürdürürken üç adamın hararetli hararetli tartışmakta olduğunu farkediyorsunuz. Aynı tarafta gibi görünen iki kişinin sırtlarında birer katana asılı, çok iri olmasalar bile kaslı vücutlarından savaşçı olduklarını tahmin edebiliyorsunuz. Shinobi olup olmadıkları konusunda size bilgi verecek herhangi bir şey taşımıyorlar. Karşı taraftaki yaşlıca adam ise ikiliye göre nispeten daha şık giyimli. Ara ara tartışmayı bir kenara bırakıp yanından geçmekte olan adamlara verdiği komutlardan yola çıkarak, geminin kaptanı olduğu izlenimine kapılıyorsunuz. Yavaş yavaş adımlıyorsunuz gemiye doğru, bir noktadan sonra kulağınıza konuşmanın ayrıntıları çalınmaya başlıyor: “-likeyi bilmene rağmen fiyat kısmaya çalışıyorsun yaşlı adam. Ya-“ Yanınızdan geçen çocukların bağırışlarına -ve peşlerinden koşan yaşlıca bir kadının onları azarlamasına- gidiyor kulağınız. “Yarısı şimdi, yarısı ulaştıktan sonra.” Nihayetinde, taraflar el sıkışıyor ve katanalı iki adam köprüyü geçerek gemiye biniyorlar. Kaptan ise, cebinden çıkardığı tabakadan aldığı bir sigarayı ağzına götürerek yakıyor hafifçe.

Off Topic
Out: Sanırım daha önce bahsetmedim ancak rp içi yeme-içme-seyahat gibi masraflarınızı ödemiş olduğunuz kabul ediliyor, imzanızdan düşmeniz gibi bir durum sözkonusu değil.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 16
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » May 23rd, 2019, 2:45 am

Açlığımı yok etmek, üşüyen bedenimi ısıtmak ve uykulu gözlerimi nihayet kapatabilecek olmak… Şu an istediğim her şeyi sağlamış ve tatminkarlığımın doruklarında gözlerimi kapatmaya niyetlenmiştim. Yıllardır bana öğretildiği gibi, hep bir gözüm açık uyurum. Ancak bu sefer hislerimden midir bilemem, fazlasıyla rahatım bu konuda. Az önce kulaklarımı dışarıdan gelen alışıldık fakat insanı mutlu eden denizci şarkılarına kabartmıştım. O kadar yorgun ve bitap düşmüş olmalıyım ki, bu kaba saba heriflerin ağızlarından çıkan sözler bana ninni gibi gelmişti. Gözlerimi kapattım, lakin bunu yaptığımdan hiç haberim olmadı. Tekrar açtığımda ise aradan biraz zaman geçtiğini beynim sezinleyebilmişti. Böyle ara ara uyanıp tekrar uyuyan bir yapım vardı. Dışarıdan gelen müzik ve odanın sıcaklığı keyfimi yerine getirmekle kalmamış içime bir güven aşılamıştı. Uzun yıllardır yapmadığım, yapamadığım o şeyi deneyebilirdim. Deliksiz uyuyabilirdim…

Ryoken sanırım benden daha önce uyanmıştı ancak hala yatağındaydı. Ben ise dinlenmiş vücudumu bir hamleyle yatağımdan ayırarak, henüz bilincim yerine dahi gelmemişken yere attım. Birkaç açma germe ve gereksiz ısınma hareketinden sonra durdum ve başucumdaki sudan biraz içtim. Aslında hava oldukça soğuktu ve ısınma egzersizlerini gerçekten de vücudumu ısıtmak için yapmıştım. Zaman benim için sabahları daha hızlı geçer. Bunun bir diğer nedeni de açlıktır. Kahvaltı yapmayı pek sevmem ancak uzun bir yola gideceğimi bildiğimden biraz bir şeyler atıştırabilirdim. Ryoken’e pek de ciddi bir tonda olmayan bir şekilde günaydın dedim. Karşılığını beklemeden odadan dışarı doğru adım atmaya başladım. O da kahvaltı için yanıma inecekti. Bu esnada pek görevle alakalı bir şey konuşmayız diye düşünüyordum. Neticede hala yolculuk ediyorduk ve düşünmemiz gereken bir olgu ortaya çıkmamıştı. Sabahlar düşünmeyi ve olaylar hakkında yorum yapmayı sevmiyordum. Sabahları hep neşeli uyanmaya çalışıp yenilenmiş ve arınmış beynimi kirletmeyi sevmiyordum sanırım. Aşağı indikten sonra gözüme bir masa kestirip oturdum. Birkaç saniye sonra aşağı inen Ryoken yanıma gelip masaya oturdu. Onu tekrardan başımla selamladıktan sonra yanımıza hancının gelişini ve bize selam verişine karşılık tekrardan selam verdim. Gözlerim biraz boşluğa, biraz da kalabalık olmayan handaki insanları incelemeye dalmıştı. Ancak bu, hancının kahvaltılıkları getirişiyle son buldu. Pek lüks olmasa da kendimi tanırım, ben lüks aramam. Biraz peynir biraz da zeytinle birlikte yeşilliklerden ne bulduysam hızlıca ağzıma tıktım. İştahlı biri olmadığımı biliyordum. Biraz zoraki bir yemekti bu benim için. Karnımın boşluğunu hissetmemeye başladıkça yeme hızımı düşürdüm ve bir süre sonra yemek benim için bitmişti. Ryoken’in de bitirdiğinden emin olduktan sonra gözümle bir işaret yapıp masadan kalktık. Artık hesabı ödeyip, buradan çıkmalıydık. Ryoken hancıya az bir miktar bahşiş de bırakmıştı ücretle birlikte. Bu hareketiyle gözüme girmişti aslında. Hancının teşekkürüne karşılık biz de teşekkür etmiştik bir ağızdan ve kendimizi dışarı atmıştık. İlk izlenimim ise tekrardan soğuğa adım atmam, ve üşümekti. Bulutla kaplanmış gökyüzü bizi selamlarken oldukça insandan uzak ve tenha sokaklardan yürümeye başlamıştık. Sessiz ve sakin bir hava hakimdi burada. Bir süre sonra artık limanı görmüş ve yaklaşmıştık. Çalışan işçilerin taşıdıkları eşyalar gözüme takılmıştı. Biraz onları inceledikten sonra kirigakure amblemli bir kutu gözüme ilişmişti. Bu Ryoken’in de gözüne çarpmış olacaktı ki o da oraya doğru bakıyordu. Ardından ona doğru kısa bir bakış atıp yönümüzü çevirdik. Sağlam gibi duran, 3 yelkeni olan bir gemiye doğru gidiyorduk. Yaklaştıkça ikimiz de yürüyüşümüzü, tavrımızı tekrardan gezginmiş gibi benzetmeye başlamıştık. Bir yandan da etrafı izliyip, dinliyorduk.

Yüklerin taşınması için ufak bir köprü kurulmuştu ve biraz ötesinde 3 adamın konuşması dikkatimi çekmişti. Yaklaştıkça sesleri daha belirgin hale geliyordu ve kulak kabartmamak için biraz o yöne bakmıyormuş gibi yapmaya başlamıştım. Yaşlı bir adamın karşısında duran 2 katanalı herif ona biraz kızmış gibiydi. Tehlike? Kulağıma çalınan ve duymakta zorlandığım, biraz kafa yorduktan sonra çıkarttığım bir kelimeydi. Bu sırada etrafın gürültüsü biraz olsun duymamızı ve odağımızın kesilmesini sağlamıştı. Kadının biri çocuğunu azarlayıp kovalıyordu. Kafamı tekrar adamlara ve konuşmalarına doğru odakladım. Bu esnada ikimizin de yürüyüş temposu daha da yavaşlamıştı. Sanki yorgun ve bitap düşmüş gezginler gibi yürümeye başlamıştı. Tahminimce yaşlı adam geminin kaptanıydı veya seferleri o düzenliyordu. Çünkü yağdırdığı emirler bunu kanıtlar nitelikteydi. Diğer adamların ise heybetli görüntüsü onların savaşmayı bilen adamlar olduğunu gözler önüne seriyordu. Fakat kesinlikle ilk görüşte onların shinobi olup olmadıklarını çıkaramamıştım. Buna biraz şüpheci yaklaşıyordum. Bir süre sonra kaptan ücret meselesini fifti-fifti kuralıyla çözmüş, adamlar ise gemiye doğru yol almıştı. Ağzına sigarasını koyan adamı bir süre daha izlemiştim. Bu esnada gemiye doğru yaklaşmaya başlamıştık. 10-15 adım sonra adamın yanına varacaktık ve bizi farkettikten sonra potansiyel bir müşteri gibi davranacaktı bize. Fakat bu yolculuğun tam olarak nereye ve neden yapıldığını anlamamıştım. Az önceki iki herifin şu an nedensizce paralı asker olduklarını düşünüyordum. Kaptan ise yine ilk izlenimimde bana huysuz ve paragöz bir bunak gibi gelmişti. Belki de katanalı herifler gemideki korumaydı. Genelde bu tür ticaret gemilerinde pek asker veya shinobi olmazdı. Gemide taşınan önemli bir yük olabilir miydi acaba? Bu bizim yolculuğumuzu hem riske, hem de tehlikeye atardı. Fakat en kısa sürede varacağımız yere varmak da zorundaydık. Burada bir seçim yapacaktım. Bu seçimi Ryoken’e bıraksam kesinlikle gemiye binmeyi seçerdi. Bu tarz durumlarda onun fazlasıyla cesur olabileceğini konuşmalarından çıkarmıştım. Fakat ben en doğru kararı vermeliydim. Bu kararı da yaşlıyla kontağa geçtikten sonra verecektim sanırım.

İhtiyarın yanına doğru birkaç adım daha atmışken Ryoken’e doğru döndüm ve kısık bir ses tonuyla: “Sen bir konuş istersen. Hep ben konuşuyorum, sonra ağlıyorsun. Bu gemi bizi götürebilir… Ancak aklıma takılan bazı durumlar var. Gemide böyle adamların olması ve fiyatta pazarlık etmeleri biraz tuhaf geldi. Sence bu gemi ne taşıyordur?” dedikten sonra biraz gülümsedim. Bu belki de meraklanışımın ve bu merakımı birazdan giderebilecek şeyler öğrenebilmenin arzusuydu sanırım. Ben tuhaf ve biraz da bezgin bir gezgin olmaya devam ederken, ihtiyarla Ryoken konuşacaktı. Böyle zamanlarda geri çekilmem en doğrusuydu. Böylelikle cevaplarımı düşünmek zorunda kalmazdım ve adamın tavırlarını analiz ederken taşınan yüklere biraz daha göz gezdirebilirdim. Dikkat çekeceğimi sanmıyordum çünkü her gezgin tüccar gibi lojistik mallarına dikkatli bakmam sorun teşkil etmezdi. Ryoken’in beni onaylayışından sonra konuşmanın geri kalanını ona bırakacaktım.
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocukken yaşadığı ağır ve derin travmalar, dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 128
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » May 23rd, 2019, 9:17 pm

Karnımız doyduktan sonra kalacağımız odaya geçmiş ve iyi bir uyku çekmiştik. Yani Ringo'dan emin değilim ancak ben gayet iyi bir uyku çektim. Deliksiz bir şekilde uyumuş ve yorgunluğumu üzerimden atmıştım. Sanırım önceki yolculuğuma göre daha huzurlu bir durumdaydım. Kasaba söylenen denizci şarkıları eşliğinde rahat rahat gözlerimi kapatmış ve o karanlığa kendimi teslim etmiş durumdaydım. Ringo'nun sabah uyandığında yaptığı hareketleri göreceğimi bilseydim, belki de gözlerimi açmazdım.

O sabah, Ringo bir günaydın diyip yanımdan geçtiğinde hafifçe esnedim. Hafif adımlarla yürümeye başladım kahvaltı etmek için. Aslında böyle huzurlu bir ortamdan ayrılmak istemiyordum ancak görevimiz kesin. Gitmem gerekiyor. İstemeye istemeye adımlarımı atmaya başladım. Aşağıya inip kahvaltı için önceden yerleşmiş olan Ringo'nun yanına gittim. Masaya oturduktan sonra pek konuşma havamda değildim, bu yüzden ağzımı açmadan kahvaltılıkları bekledim. Kahvaltılıklar geldiğinde normalden biraz daha yavaş yedim. Zaten pek hızlı yiyen biri değildim ancak bu geceden sonra, bu benim için biraz daha yavaş oldu. İkimizde doyduktan sonra hancıya parasını ödedik. Bizimle ilgilendiği ve pek müşteri çekmediğini düşündüğüm için birazda bahşiş ekledim yanına. Hancı çokça teşekkür etteğinde bende teşekkür ettim ve handan ayrıldık. Sanırım burayı özleyeceğim.

Sabah saatleri geceye göre oldukça sessiz durumdaydı. Ya fazla erkendi, ya da insanlar sabah çalıştığı için böyle bir durumdaydı. Bilirsiniz, bazı yerler gece hayatıyla anılır. Sızmış sarhoşlarda buna bir örnek teşkil edebilirdi. Hava soğuk olmasına rağmen güneş bizi selamlar durumdaydı. Selamlıyordu ancak havayı ısıtamıyor oluşu hala beni buraya alıştıramamıştı. Buna eşlik eden keskin ve ferah bir deniz kokusu ile birlikte limana doğru yürümeye başladık. Artık buralardan gitme vakti geliyordu. Denize yaklaşmaya başladıkça bu sakinlik yerini insanların bir şeylerle uğraşmasına bırakıyordu. Bir kaç iri adam gemilere yük götürüyordu. Yüklerin birinin üstünde ise Kirigakure sembolü gözüküyordu. Bu yüklerin bindiği yer bizim bineceğimiz gemi olmalıydı. En azından sembolü ile böyle bir bağlantı kurmayı başarmıştım.

Bakımsız ancak sağlam gibi duran üç yelkenliye kayıyordu gözüm. Yükler minik bir köprüden karaya taşınıyorken üç adam hararetli bir şekilde tartışmaya başlıyordu. Aynı tarafta gibi duran iki kişinin sırtında katana vardı, hatta savaşçı tipler gibi duruyordu. Shinobi olup olmadıklarını anlayamasamda, bu geminin bineceğimiz gemi olduğu konusunda bana biraz daha ipucu veriyordu bu tipler. Karşıda duran adam ise daha şık giyinmiş, arada tartışmayı bırakıyor ve yanından geçmekte olan adamlara komutlar veriyordu. Geminin kaptanı bu olmalıydı. Kulağıma çalınan bir kaç sözde, fiyat kısmaya çalışmasından bahsediyordu. Sonrasında kulağıma gelen çocuk seslerinden muhabbetin geri kalanını duyamıyor, ancak sonrasında yarısının şimdi, yarısının ulaşınca olduğunu duyuyordum. Evet bu gemi bineceğimiz gemi olmalıydı. Katanalı iki adam gemiye bindikten sonra kaptan ise sigarasını yakıyordu.

İhtiyarın yanına doğru adımlamaya başladığımızda Ringo benim konuşmamı istiyordu. Sonrasında ise aklına takılan durumları soruyordu. Bu tür şeylere pek takılmamıştım, sonuçta bu bizi gitmemiz gereken yere götürecek değil mi? Gerisi önemli değil diye düşünüyordum.

"Kaçakçılık yapıyordur herhalde. Bilmiyorum."

Diye fısıldadıktan sonra kaptanın yanına yürümeye başladım. Konuşabileceğim bir mesafeye geldikten sonra gözlerimi onun gözlerine diktim ve konuşmaya başladım.

"Kaptan sen olmalısın. Bizim Su ülkesine gitmemiz gerekiyor. Senin götürebileceğini duydum. Doğruysa fiyatları konuşmak isterim."

Diyip geçecektim. Eğer doğru kişi ve doğru gemiyse, gerisini kendi getirecektir zaten.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1027
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by GM - Naruto » May 26th, 2019, 8:27 pm

Sırtlarında katana taşıyan adamların gemiye binmelerinden biraz sonra, kaptan olduğunu düşündüğünüz yaşlı adama doğru seyirtiyorsunuz. Başta geldiğinizi farketmiyor ve yük taşımakta olan adamları izlemeyi sürdürüyor sigarasını içmeyi sürdürerek. Ancak adamla aranızda bir metre kadar kaldığında farkediyor geldiğinizi ve bir kaşını kaldırarak size doğru dönüyor. Ryoken cümlesini kurarken, hafifçe baştan aşağı süzüyor sizi bir şey demeyerek. Sigarasından bir duman daha alıp yere bırakıyor ve uzun çizmeleriyle üzerine basarak alevini söndürüyor lafına başlarken: "Su Ülkesi şu sıralar gitmenin çok mantıklı olduğu bir yer değil gençler." Ortada bir tehlike olduğunu az önce kulak misafiri olduğunuz konuşma dolayısıyla biliyorsunuz, yaşlı adam konuşmayı sürdürüyor: "Her yerde garip korsan çeteleri belirmeye başladı, hamam böcekleri gibi." Suratındaki ifade sevimsizleşiyor yaşlı adamın, sitem edercesine konuşmaya başlıyor: "Yıllardır bu işi yaparım, böylesini hiç görmedim. Tayfa üyelerinden başka koruma almak da neymiş!" Dişlerini sıkarak gıcırdatıyor, sinirli olduğunu farkedebiliyorsunuz. "Bu yükleri almak için gelirken adamlarımın yarısını kaybettim, şimdi de sorunsuzca dönmek için çapulculara para ödemek zorundayım, tch!"

Sigarasını daha yeni söndürmüş olmasına rağmen, yeni bir sigara çıkarıyor tablasından ve ateşliyor yeniden: "Herkesin de Su Ülkesi'ne gideceği tutmuş! Bir siz eksiktiniz." diye söyleniyor bir yandan. Sigarasından bir duman çektikten sonra, yük taşıyan adamlardan biri yüklemenin tamamlandığını söylüyor kaptana. Yarı memnun, yarı memnuniyetsiz bir şekilde köprüye doğru ilerliyor kaptan. Bu esnada sizinle konuşuyor arkası dönük bir şekilde: "Sizi taşırım, ancak denizin ortasında kendinizi suda bulursanız sizi kurtarmamı beklemeyin. Ayrıca iyi bir ödeme isterim." Köprüyü geçerek pruvaya ulaşıyor ve size dönüyor, cevabınızı beklercesine. Gemi, kalkmaya hazır gibi görünüyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 16
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » May 27th, 2019, 5:39 am

Ryoken'in söylediklerinden sonra bir iki kelam da ben etmek istemiştim fakat nedense oldukça gönülsüzdüm. Karşımızdaki herif aksi görünüşüne oldukça sadık ve bağlıydı. Sigarasını tüttüre tüttüre içerken yaydığı duman beni sinir etmişti. Sigarayı ve tütünü sevmiyordum. Herhalde daha yeni ergenken bir bok sanıp akademi tuvaletinde gizlice içtiğim günler aklıma geldi. Neyse ki hem paramı hem de vaktimi daha değerli şeylere ayıracak kadar zeki birisiyim. Yaşlı adam bizi süzdükten sonra sigarasından son dumanını çekmiş ve yere atmıştı. Söylediklerine bakarsam tahminlerim doğru yöndeydi. Gemisine ekstra olarak koruma almıştı ve biraz da paragöz biriydi. Sanırım yaptığı işe bağımlıydı. Korsan çetelerinin olduğunu daha önce duymamıştım. Fakat bu yerlerdeki denizlerde hep bir tehlike olur. Su ülkesine ticaret haricinde insan da taşıyordu. İyi bir ödeme yapmamız durumunda gidebileceğimizi öğrendikten sonra biraz yüzümü burktum. Ardında tekrar gülümsememi yüzüme yansıttım. Bizim oradaki sevecen yaşlı adamlara hiç benzemiyordu. Ama şu anlık daha iyi bir alternatifimiz olduğunu çevrede sezemiyordum. Korsanlar bir hayli canını sıkmış olacak ki, hoşnutsuzluğu kurduğu cümlelerden anlaşılıyordu. Oflayıp puflayan yaşlı sıkıcı bir adam işte, mecburen çekeceğiz...

Adam korsanlardan dert yandığı sırada daha da içerlendi sanırım. Bir sigara daha yaktı. Biraz söylendi. Sanırım pek yolcu sevmiyordu. Kurduğu cümlelerden bizi gemide pek istemediğini anlamıştım. Lakin yapacak bir şey yok, parasını ödeyecek ve binecektik. Bu esnada denizin tehlikesini biraz tartıyordum. Şu ana kadar ciddi bir tehlike atlatmamştık. Buraya oldukça rahat gelmiştik. Kendimizi şanslı sayıyordum. Fakat şu zamana kadar öğrendiğim bir şey var ki, bir shinobinin yaşantısında hep tehlike unsurları olur. Sayısız kez ölümle burun buruna gelip sayısız engel aşmıştım. Shinobi olmak biraz insanın üzerine belayı çekiyor. Yani gemiye binsek, sorunsuzca ilerlesek bile geminin batma olasılığı var... Hiç hesapta yokken her şeyin berbat olma olasılığı var. Ancak biz bunun için varız. Engeller ile mücadele etmek için. Ryoken'in ise şu andaki tek motivasyonu kolu olmalı. Bu gemiye binmeyi benim kadar istiyor diye düşündüm. Adam bize karşı nezaketten uzak, saçma sapan ve saygısız tavırlarıyla son cümlelerini kurduktan sonra güverteye doğru adımlandı. Bizde de ufak bir kıpırdanma olmuştu. Ardından bize doğru döndü ve ödemesini aldığı takdirde götürebileceğini söyledi. Yardım etmezmiş falan filan... Tabii shinobi olduğumuzu anlamamıştı. Bırakalım öyle kalsın. Korsanları ise gemiye bindikten sonra düşünürdük. Şu anda yapılacak şey belliydi, kaptanı takip etmek.

Ryokenle kısa bir süre göz göze geldikten sonra ona kafamla gemiyi işaret ettim ve kaptana doğru ilerlemeye başladım. Burada da konuşmayı ona bırakacaktım. Kaptanın hoşnutsuz haline karşın ona gülümsemeyi ve bahsettiği şeylerle pek ilgilenmediğimi çaktırmak için biraz daha gevşek hareket ediyordum. Yanına doğru giderken: "Merak etme, ödemeni alırsın. Bir şekilde." demiştim ve lafın geri kalanını arkadaşıma bırakmıştım. Ryoken genel olarak iyi idare ediyordu. Fiziksel eksikliğini psikolojik olarak pek yansıtmıyordu. Gemiye çıktıktan sonra gemiyi biraz inceleyecek, tayfanın genel olarak nasıl göründüğüne ve güvenilir olup olmadığına bakacaktım. Tabi bunu tek bakışta nasıl anlarım bilemiyorum ama etrafı detaylıca inceleyip aklıma kazımak yararlı olurdu. Ayrıca gözüm kaptanın aldığı korumaları da bulmaya ve onları incelemeye odaklanacaktı. Olası bir tehlike durumunda ne yapacağımızı aklımda yavaştan planlamaya başlamalıydım. Ben her ne kadar kendimi kötü düşünmemeye telkin etsem de işte dediğim gibi, shinobi belayı çeker...
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocukken yaşadığı ağır ve derin travmalar, dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 128
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » May 31st, 2019, 12:46 am

Katanalı adamlardan sonra kaptan olduğunu düşündüğüm kişiye yaklaştım ve bir konuşma başlattım. Aslında konuya direk girdim desem daha doğru olur. Cümlemi kurmaya başladığım sırada adam beni süzmeye başladı. Sanırım tipimden nasıl biri olduğumu çıkartmaya çalışıyor. Sonuçta herkesi gemisine almayı tercih edeceğini düşünmüyorum. Sonrasında Su ülkesine gitmenin şuanda mantıklı olmadığından bahsediyordu. Zaten az önce duyduklarımızdan sonra ortada bir tehlike olduğu belli idi fakat daha fazla detaya gireceğini düşünüyordum. Etrafta garip korsan çetelerinin belirdiğini ve tayfa üyelerinden başka korumalar aldığından bahsediyordu.

Bu yükleri almak için gelirken adamlarının yarısını kaybettiğini, şimdi de sorunsuzca dönmek için para ödediğini söylüyordu. Sanırım az önce binen katanalı herifler bu adamın koruması olacaklardı. Şu garip korsan çetelerine karşı birer koruma olmaları planlanıyordu. Herkesin Su ülkesine gittiğini ve bir bizim eksik olduğumuzu ekledi sonradan. Sigarasından bir duman daha aldıktan sonra bir eleman yüklerin tamamlandığını söylüyordu. Sanırım bizi kabul ettiği takdirde binme zamanımız gelmişti. Sonrasında bizi taşıyacağını fakat bir anda kendimizi denizin ortasında bulursak bizi kurtarmasını beklememizi söyledi. Hala şu korsan çetelerinden bahsediyor olmalıydı. Bizim shinobi olduğumuzu bilmiyordu, ancak böyle bir saldırı olursa hem gemiyi hemde kendimizi korumak zorunda kalabilirdik. Tabi en başta katanalı heriflere sahneyi bırakmak daha mantıklı. Neden boşuna uğraş vereyim ki onlar varken?

İyi bir ödeme istediğini söylediğinde hafiften sırıttım. Ringo bana işaret ettikten sonra gemiye yürümeye başladık. İyi bir ödemeyi kabul etmiş olmalıydık. Aslında başka çaremiz yoktu desek daha doğru olur. Ringo'nun konuşmasından sonra, "Aynen arkadaşımın dediği gibi." diye ekledim. Sonrasında ise yatacak yer arayacağım. Ayrıca şu katanalı herifler oldukça ilgimi çekti. Onların yakınına oturup neler konuştuklarını gizlice dinleyeceğim. Kim oldukları, neler konuştukları ilgimi çekmeye başladı.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1027
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by GM - Naruto » June 1st, 2019, 2:33 pm

Minik köprüyü geçiyor, geminin pruvasına adım atıyorsunuz sırayla. Attığınız her adımda tahta zemin ayaklarınızın altında gıcırdıyor, Toprak Ülkesi'nden Buz Ülkesi'ne olan seyahatiniz esnasında yolcusu olduğunuz geminin şuan bindiğinize kıyasla ne kadar iyi durumda olduğunu farkediyorsunuz bu esnada. Ancak çok fazla opsiyonunuz olmadığı gerçeği gözönüne alındığında, idare etmek durumunda olduğuınuza eminsiniz. Gemide herkes bir şeylerle uğraşıyor, birkaç kişi yelkenleri açarken birkaçı çapayı çekmeye başlıyor. Kaptan ise sağa sola emir vermeyi sürdürüyor bu süreç boyunca. Yaklaşık 10 dakika kadar, kimse sizinle muhattap olmuyor ve yapabildiğiniz tek şey çevreyi incelemek ve yapılan işleri izlemek oluyor. Açıkçası, yapılan işin koordinasyonu hoşunuza gitmiyor değil. Kimse yaptığı işe koşarken tereddüt etmiyor yahut ne yapacağını şaşırmıyor. Bir makine edasında yürüyor her şey. Asıl dikkatinizi çeken nokta ise, yeni yeni başlayan hafif kar yağışı oluyor. Minik beyaz taneler gökyüzünden düşmeye başlarken, limandan ayrılıyor gemi yavaş yavaş.

Güverte sakinleşmeye başlarken, yanınıza tayfa üyelerinden biri geliyor: "Kaptan gönderdi. Iı. Siz. Iı. Son gelen yolcular. Iı." Konuşma yeteneğinin pek iyi olmadığını farketmeniz pek zor olmuyor. "Kaptan etrafta. Iı. Çok dolaşmamanızı istedi. Iı. Kamaralara. Iı. İnecekmişsiniz." Kaptana baktığınızda, dümenin başında sigara tüttürmekte olduğunu görüyorsunuz. Ryoken'in dinlemeye niyetli olduğu katanalı adamlar ise kaptanın yanında, bir şeyler konuşuyor gibi görünüyorlar. Şimdilik oraya gitmenin pek akıllıca olmadığına kanaat getiriyorsunuz. Yanınıza gelen tayfa üyesi ise parmağıyla kamaraların girişini gösterdikten sonra uzaklaşıyor yanınızdan. Şu evrede, yapacağınız daha iyi bir şey olmadığına karar verdiğiniz için güverteden minik bir merdivenle inilen kamaralara ilerliyorsunuz.

Güverteye kıyasla aşağısı oldukça sakin, ancak beklediğiniz gibi pek de karanlık değil. Bunun, geminin iki tarafına açılmış pencerelerden kaynaklandığını farkediyorsunuz. Ancak olası bir fırtına durumunda geminin su almaması için kapanabilir bir düzenek kurulmuş pencerelere. Etraf tayfanın yüklemekte olduğu sandıklarla dolu, ancak bu kadar yük arasında, ilginç bir şey farkediyorsunuz.

Üzerinde koyu lacivert bir cübbe olan, bacaklarında ve ellerinde metal plakalı zırhımsı kıyafetler bulunan, hafif hafif mırıldanarak açıklıktan yağan karı izlemekte olan birini farkediyorsunuz. Kızla ilgili farkettiğiniz bir diğer şey, Kını bacaklarının üzerinde duran ve yana doğru uzanan, neredeyse kızın boyundan uzun gibi görünen bir kılıç. Klasik katanalara benzemiyor, belki de bir ninjato, ancak emin olamıyorsunuz. Henüz sizi farketmiş değil.

Image
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 16
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » June 3rd, 2019, 2:21 am

Gıcırdayan ve rahatsız edici bir şarkı tınılayan tahtalara basarak güverteye çıkmıştık. Havanın soğuk ve sert esintisi bütün çetinliğiyle tekrardan yüzüme çarpmıştı. Soğuktan donmuş suratımdaki her bir kas varlığını unutmuş, her bir mimiğimi kontrolsüz kılmıştı. Buraya gelirken Kaptan Haneki’nin gemisine binmiştik. O gemi daha konforluydu kesinlikle. En azından enkaz gibi değildi. İçerisinde daha güven verici bir hava vardı. Havanın soğukluğunu kıramama nedenimiz de belki de içerideki soğuk ve güvensiz havaydı. Şu an da Haneki’nin gemisiyle gitmeyi yeğlerdim fakat, başka çaremiz de yoktu. Yağan kar kendini omuzlarımda belli ederken başımı göğe çevirip biraz izlemiştim. Düşmekte olan kar taneleri usul usul gözlerimin önünden geçerken gözlerimi ara sıra ayaklarımın uçlarına doğru kaydırıp onların asla erimeyişine, su olmayışına tanık oluyordum. Buz ülkesi denildiği gibi vardı, soğukluğu her yerine vurmuştu.

Gemideki ilk izlenimimi kendimce düşünmeye başladım. Nedense pek şaşırtıcı bir şey yoktu ve düşünecek pek bir şey olmayışı da beni rahatlatmıştı. Halbuki düşünmekten kaçan biri değildim. Görev stresinden ise arınmıştım. Çünkü şu ana kadar yolculuk esnasında hiçbir problemle karşılaşmayışımız ve sürenin çoğunun geçmesi beni oldukça adapte etmişti olaya. Tayfa klasik gemi işleriyle uğraşıyor.. Halat, çapa, yelken falan. Ben pek anlamam. Teorik olarak bir iki şey gösterilmişti sanıyorum akademide ancak pek sevdiğim bildiğim işler değil. O yüzden tayfanın çalışmasını pek iç açıcı gözlerle izleyemedim. Daha başka yerleri izlemeye koyuldum bende. Bu esnada bunak ve huysuz kaptan yine etrafa öfke saçıyordu. Sinir bozucu adam, kimseyi insan yerine koymuyordu belli ki. Sürekli bir kontrol sağlamasından dolayı gemide aksayan ve ters giden bir iş olmamıştı. Bu tarz durumlarda hep bir acele telaş sezilir etrafta fakat herkes aşırı rahattı. Bu izlenimim ise gemiye bindiğimden bu yana edindiğim en güven verici histi. Gemi limandan git gide uzaklaşmaya başlamıştı. Biraz bunu izlemeye koyuldum. Bir süre sonra liman küçücük bir nokta halini alacak ve daha sonrasında ise kaybolacaktı gözden.. Sanırım illüzyon gibi buna seyre dalmak yapılacak en mantıklı işti. En azından böyle şeyler zamanın hızlı geçmesini sağlıyor.

Denizi izlemeye bir hayli dalmış olacağım ki, yanıma gelen tayfayı göremedim en başında. Söylediklerinden sonra gözüm huysuz kaptana gitti ve anlamsız bir şekilde ona kitlendim. Zaten adam konuştukça ona bakmam pek de mümkün değildi. Konuşmayı bildiğinden emin değildim. Kekeleye kekeleye bize kamaraya inmemiz gerektiğini söyledikten sonra pek tereddüt etmedik. Sonuçta gezgin kılığında gelmiştik ve bizim için üst kısım pek güvenli olmayacaktı. Adam bizi başından savdıktan kısa bir süre sonra merdivenlere doğru yönelmiş ve aşağı inmeye başlamıştık. Bastığımız tahtaların gıcırtısı, irili ufaklı dalgaların çarpışma sesleri ile dolan kulağım biraz durulmuş ve sesler azalmıştı. Aşağı indikçe sakinliğin biraz olsun tadını çıkarabileceğimi anlamıştım. Dışarı doğru açık bir kamaraydı. Kurulan düzenek ise geminin su alma durumuna karşı kamara pencerelerini kapatacak şekilde kurulmuştu. Bunu ilk bakışta anlamıştım. Yukarı tarafa göre daha az insan vardı. Kutular, çeşitli çuvallar vardı gözüme çarpan. Fakat daha sonrasında gözüm daha farklı bir yere kaydı. Bizden biraz uzakta bir kız vardı. Ryoken’e bir bakış attım. Onun izlenimini de merak ediyordum açıkçası. Kızın bir savaşçı olduğunu düşünmeye başlamıştım. Kıyafetleri ve tarzı bunu kanıtlar nitelikteydi. Fakat bu ufak kızın elindeki büyük kılıcı savurabilmesine pek ihtimal vermiyordum. Samuray veya shinobi eğitimi alması bu durumu pekala değiştirebilirdi. Yüksek oranda emindim artık. Kim olduğunu merak etmiştim elbette fakat sezilerim bana tetikte olmamı söylese de ondan pek tehditkar bir aura sezemiyordum. Durumumuzu bozmamıza gerek yoktu şimdilik. Bizi farketmemişti. Mırıldanarak dışarıyı izliyordu. Farketse bile gözüne önemsiz gelecektik. Bu esnada merdivenlerin bitiminde fazla vakit kaybetmeden yürüdüm. Gözüme oturabileceğimiz bir yer kestirdim. Kıza biraz uzaktı. Yürüdüğüm esnada Ryoken’e döndüm. “İlk ben gördüm. Benimdir…” dedikten sonra kısa bir süreliğine gülümsedim. Devam ederken daha kısık bir sesle: "Dikkat et." demiş ve dediğim şeyi ben bile duyamamıştım. Fakat gülümsemeye devam ettikten sonra suratımı koca bir soru işaretine dönüştürdüm. Acaba nereye oturmalı... Az önce bulduğum yer iyi gibiydi. Sözüm bittiği gibi gözüme kestirdiğim yere oturdum.

Oturduktan sonra kızın ne söylediğine olan merakıma yenilecektim. Ne mırıldandığını anlamak için biraz onu dinlemeyi deneyecektim. Kafam hafif aşağı eğimli bir açıyla yanımdaki Ryoken’e bakacaktı ve bu esnada ona da günlük iki tüccar neyden konuşuyorsa ondan konu açmayı düşünüyordum. Herhalde “Bu kaptan çok yaşamaz he sana söyliyim ben. Stres bi yandan, deniz bi yandan.. Bir de köpek gibi sigara içiyor. Eceliyle gitmezse kalpten gider kesin…” gibi bir şeyler gevelerdim. Ardından kızın söylediklerini biraz daha dinledikten sonra Ryoken’in cevabını bekleyecektim. Kamarada kız haricinde dikkatimizi çekebilecek başka bir olgu da yoktu. Açıkcası ben de pek sıcakkanlı biri olmadığım için yürüyemezdim anında. Fakat aynı yere gidiyorduk. Yolun devamında ne olur, ne biter bilemiyorum.
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocukken yaşadığı ağır ve derin travmalar, dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
Post Reply

Return to “Diğer Ülkeler”