[Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Diğer ninja köylerine sahip ülkeler.
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1146
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by GM - Naruto » July 7th, 2019, 11:47 pm

Yukiko, Ryoken'in Ringo'yla alakalı yaptığı espriye küçük bir kahkahayla karşılık veriyor. Devamında, konuşmaya başladığında ise yüzü nispeten ciddileşip Ryoken'e dikkat kesiliyor. Bir yandan kafa sallıyorken, bir yandan da kendi kendine bazı kelimeleri mırıldandığını görebiliyorsunuz: "Hmm... Fiziksel güç...İrade..." Bir noktadan sonra, kafası karışmış bir görüntü sergilemeye başlıyor Yukiko. Söylenen şeyleri anlıyor gibi, ancak her şeyi kafasına oturtmasının zaman alacağını farkedebiliyorsunuz. Ryoken, konuşmasının ilk kısmını tamamlayıp işaret parmağını şakağına dayadığında merakla gözleri büyüyor küçük kızın. Kendisi de Ryoken'i taklit edecek şekilde işaret parmağını kafasına götürüyor dinlemeyi sürdürürken: "Gizli silah..." Birkaç kez başını aşağı yukarı sallıyor kız, anladığını belirtmek istercesine. Nihayetinde, Ryoken'in işaret parmağı başından ayrılıp kıza doğru döndüğünde, hafifçe irkiliyor Yukiko. O da parmağını indirip, kendisini gösteriyor: "Ben mi?"

Ryoken, küçük bir testten bahsettiği zaman, kızın gözlerinin heyecanla büyüdüğünü görüyorsunuz. Minik neşe parıltıları görebiliyorsunuz. Ryoken, sorusunu soruyor. Ancak ağzından 'anne' kelimesi çıktığı anda, kızın gözlerindeki tüm canlılık bir anda yokoluveriyor. Bu, ikinizin de rahatlıkla farkedebileceği bir şekilde gerçekleşiyor. Cümle bitiyor, kız yarım saniye kadar daha aynı durumda kaldıktan sonra çok kısa bir süre önceki heyecanlı haline dönüyor. Yüzündeki beklentiyi görebiliyorsunuz: "Ee Rinku-san? Nasıl bir test bu?" diye soruyor kız. Ne olduğunu anlayabilmiş değilsiniz. Ancak bir şeylerin 'normal' olmadığı ortada.

Siz başka bir şey söylemeye kalmadan, yabancı bir sesle irkiliyorsunuz oturduğunuz yerlerde. Olaya fazlasıyla odaklanmış olmalısınız, bu yüzden kafanızı çevirdiğinizde gördüğünüz tayfa üyesinin aşağı indiğini yeni farkediyorsunuz. Bu, size kaptanın emrini ileten kekeme adam: "Iıı. Birazdan. Iıı. İstihkaklar dağıtılacak." Elini kendine doğru sallayarak size 'gelin' işareti yapıyor: "Kıyıdan. Iıı. Oldukça uzaklaştık. Kaptan. Iıı. Yolun bundan sonraki kısmında bu işi yapabilecek kadar. Iıı. Zamanımız olmadığını söyledi." Yukiko, heyecanla ayağa fırlıyor: "Denizin ortasında mıyız yani?" Yükleri kedi misali bir hızla gerisinde bırakarak kekeme adamı da geçiyor ve merdivenlerden yukarı doğru fırlıyor. Geçerken hafifçe çarptığı tayfa üyesi ise kızın arkasından garip garip bakmakla yetinebiliyor sadece. Kendisi de yukarı doğru yönelirken kötü içerikli bir şeyler söyleniyor, ancak kulağınıza çalınmıyor bu kelimeler.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 26
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » July 9th, 2019, 9:05 pm

İçimden geçirdiklerim, tüm parıltısıyla önümden kayıp giden dalgalara yansımıştı. Kulaklarım düşüncelerimle dolarken kendimi biraz sıkmış olacağım ki, muhabbetten bir hayli kopmuştum. Bu az önce yaşadığım travmatik durum ile alakalı olabilirdi. Dinleme yetimi çok fazla meşgul etmiştim sanırım. Karşımdaki kızın gevezeliğiydi bu duruma sebebiyet veren. Neyse ki biraz daha kafamı topladıktan sonra onlara tekrardan katılacağımın farkındaydım. Ben kısa süreli bir kopukluk yaşarken kız ile oldukça ilgisiz görünen Ryoken, onunla konuşmaya başlamış ve hatta bir hayli kızın dikkatini çekebilmeyi başarmıştı. Yol boyunca suspus oturup sıkılacağımıza en azından bize ilgilenebilecek bir şeyler vermişti Yukiko. Yani en azından Ryoken oldukça hevesliydi.

Ryoken kıza shinobiliğin temel mantığını ve kendince temellerini anlatıyordu. Herkesin buna çok farklı tanımlamaları ve buluşları var aslında. Benim gözümden anlatmaya kalkacak olsaydık kızın anlayabilmesi oldukça güç olurdu. Çünkü shinobi olmak içimde öyle bir yere sahipti ki, sayfalarca anlatsam yine de az kalırdı. Zaten kızın Ryoken’in basit açıklamalarından bile kafası oldukça karışmış gibi gözüküyordu. Aslında yaşına göre oldukça iyi idare ediyordu diyebilirdim. Ryoken açıklamalarını hararetlendirip işaretini kıza yönelttiğinde ise kızın heyecanını yüzünden okuyabiliyordum. Ryoken’e kısa bir bakış attım. İğneleyici veya sorgulayıcı türden bir bakış değildi. İçi oldukça boştu. Bu işlerde oldukça iyi gözüküyordu. Benim aksime insanları etkileyebilmeyi becerebiliyordu. Bu yönden yetenekli olması bizim açımızdan iyiydi.

Ryoken kıza küçük bir test yapacağından bahsettiğinde ise zaten heyecanlı olan Yukiko’nun gözleri iyice büyümüş ve istekli olduğu yüzünün her bir karışından anlaşılmıştı. Ryoken’in sorusu ise basitti ve tahmin edilebilirdi. Az önceki tahminlerimi de doğrularcasına ‘anne’ sözünü duyduğu an o boş bakışları yakalayabilmiştim. Bunun için dikkatli bakmama pek gerek yoktu aslında. Öncesinden de konuşurken Anne ve Baba kelimelerinde duraksadığı için Ryoken’in bu testiyle ortada bir problem olduğunu anlamıştık. Yüzündeki boş bakışlar, yerlerini tekrar heyecanlı bir ifadeye bıraktıktan sonra dahi sanki benim için suratı öyle kalmıştı. Bir anlam aramaya çalışıyordum fakat küçük bir kızın bu konuda beyninde neler döndüğünü tahmin etmem de zordu. Öte yandan ise ben bunu anlamazdım ki. Anne ve baba kelimelerini hayatım boyunca beni izleyen, acı çekmemi zevkle izleyen gölgelerden ibaret sandım. Benim için gölgelerde saklıydılar ve hep öyle kalacaklardı. Sanırım burada muhabbete tekrar dahil olmak yerine Ryoken’e konuşmayı devam etmesi için bırakmam en mantıklı olanıydı.

Kız tam teste hevesli olduğunu kelimelere dökmüştü ve Ryoken de bir şeyler söylemeye başlayacaktı. O sırada tanıdık bir ses tarafından uyarılmıştık. Yine konuşmak eyleminden bihaber olan tayfa üyesi gelmiş ve bize yolun oldukça az kaldığını ve istihkakların dağıtılacağını haber verdi. Aslında gitmek için hemen kalkıp ilerlemeyi düşünmemiştim. Biraz daha oturup muhabbeti dinlemek, denizi seyretmek iyi olur diye düşündüm. Bu sırada kızın aniden fırlaması ve heyecanla bağırıp yukarı doğru fırlaması tüm fikrimi değiştirdi sanırım. Kız kalkıp tüm yükleri geçip merdivenlere doğru hareketlendiğinde ise yavaştan bende hareketlenmeye başladım. Çarptığı tayfa üyesi ise kızın arkasından bakakalmış ve kendince söylenmişti. Sinir bozucu ve yarım akıllı adamlarla yolculuk etmek zaten bir hayli zordu. Kıza ne söylediyse artık bilemiyorum, bakışlarımı adama çevirmiş ve olabilecek en sert ifademle onu süzmeye başlamıştım. Lakin bu da biraz kısa sürdü. Bana bakarak konuşan Ryoken oldukça meraklı ve istekli bir şekilde kız hakkındaki gözlemlerini anlatıyordu.

Başta çok dikkat edip önemsemedim. Sonuçta küçük bir kız ve bizim için yolda sohbet ettiğimiz ufak bir yol arkadaşıydı. Ancak benimde aklımda anlamlandıramadığım şeyler vardı. Meraklı biriydim ve karşıdaki kızın bir çok tavrı aklımda soru işaretleri bıraktı. Ryoken ise bu konularda benden daha iyi gibi duruyordu. Sosyal açıdan becerikli olduğunu zaten köy içinde konuşulanlardan biliyordum. Fakat kız ile bana göre daha verimli bir sohbet geçirdi. Bana anlattıklarına göre kızın ‘anne’ kelimesiyle ile ilgili bir derdi vardı. Sanırım benim gördüğüm fakat emin olamadığım şeyi o da görmüştü ve o gayet emindi. Bu sırada bana elini uzatmış ve bir teklifle gelmişti.

Yukarı çıkıp kıza yaptığı minik testi devam ettirmek istiyordu. Burada biraz tedirginlik yaşadım. Başta boş boş baktığım Ryoken’e bir karşılık vermek zorundaydım. Elini sıktım ve kendimi yukarı doğru çektim. Ayağa kalktığımda ise önce üstümü silkelemiş, ardından onun bir adım ötesine geçip merdivenlere doğru ilerledim. İki adım daha attıktan sonra tekrar arkamı döndüm. “Bu işlerde oldukça yeteneklisin.” Dedim. Sonuçta bana da yol boyunca anlattıklarından yola çıkacak olursam motivasyonu ve hedefi bu yöndeydi. “Dediğin şeyi bende merak ettim aslında. Sen devam et, ben pek becerikli sayılmam bu konuda.” Dedikten sonra merdivenlere doğru ilerlememi sürdürdüm onun da peşimden geleceğini düşünerek.

Merdivenlerin başına geldiğimde ise bekleyip Ryoken-san’ın yanıma gelmesini bekledim. Ağır ağır ve usulca ilk adımımı atmış, yüzümü ona çevirmiştim. Diyeceklerim aslında biraz da endişelerimi temsil ediyordu. Çocuklar konusunda biraz hassastım. Bu kendi çocukluğumun eziyet içinde geçmesinden de kaynaklanıyordu açıkçası. Yukiko ise pozitif ve enerjikti. Bir yandan onun durumundaki anormalliği öğrenip, ona yardımım dokunabilecekse yardım etmek istiyordum. Ancak bir yandan da Ryoken’in şu minik testinden çekiniyordum. Bu konuda yetenekli ve işini bilen biri bile olsa onun üstü olarak uyarmam gerekmiş gibi hissettim onu. “Her ne yaparsan yap, onun sadece bir çocuk olduğunu unutma. Tamam mı?” dedikten sonra sözlerime bir cevap, en azından bir onay bekleyecektim. Ardından yukarı doğru çıkmaya başlayacaktım. Ryoken-san kız ile konuştuğu sırada bende onlarla olacaktım fakat ilgi odağım daha çok gemiyi incelemek olurdu diye tahmin ediyorum. Durumlarda bir değişiklik var mı yok mu diye inceleyip yolculuğumuzun güvenli geçeceğinden emin olmalıydım.
Last edited by Okawa Ringo on July 10th, 2019, 2:16 am, edited 1 time in total.
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocukken yaşadığı ağır ve derin travmalar, dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 135
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » July 10th, 2019, 1:01 am

Yukiko-chan'ı başta yaptığım minik bir espriyle güldürmeyi başarmış, ardından bütün hevesimle konuşmanın asıl kısmına geçmiştim. Yüzü ciddileşip beni dinlemeye başladığında, anlatmak için hevesim biraz daha arttı. Konuştuklarımı anladığını görebiliyordum, ancak hepsini toparlayıp bir bütün haline getirmesi zaman alacak gibi görünüyordu. Sonrasında ise, parmağımı şakağıma götürdüm ve kendisi de bu hareketi taklit etti. Onun dikkatle dinleyebildiğini sadece gözlerinden değil, vücut dilinden bile anlayabiliyordum. Sonrasında ise asıl kısma, yani test kısmına geçtiğimde parmağımı ona doğru uzattım. Başta irkildi, ancak sonrasında gözleri heyecanla parıldadı. Bende sorumu sormaya karar verdim...

"Annenle babanı hatırladığında, neden gözlerin bir anda boş duruma geldi?"

Aslında çok basit bir soru gibi duruyor ama anlamı Yukiko için çok derin. Özellikle anne ve baba kısmı çok derin olmalıydı. Gözlerinin boş olmasından dolayı kendini kaybedebileceğini, bize saldırabileceğini ihtimaller arasına koymuştum ancak genede sordum. Kendimi kıza karşı savunabileceğimi düşünüyordum. Anne kelimesini kullandığım anda kızın gözlerindeki tüm canlılık yok oluyordu. Konuşurken emin olamadığım o boşluğu bu sefer daha rahat fark ediyordum. Cümlemi bitirdiğimde kız yarım saniye kadar daha bu durumda kaldı ve sonrasında o heyecanlı haline geri döndü. Kız, hiçbir şey yaşanmamış, ben sorumu hiç sormamışım gibi ne testi olduğunu sordu. Hiçbir şey anlamış durumda değildim ancak, kızın normal olmadığı belli oluyordu.

Başka bir şey söyleyemeden, yabancı bir sesle tüm dikkatim dağılıyordu. Olaya çok fazla odaklanmış olmalıyım sanırım, tayfa üyesini aşağıda gördüğümde önce şaşırdım, sonrasında o kekeme adamı dinlemeye başladım. Kıyıdan oldukça uzaklaştığımızı ve istihkakların dağıtılacağını söyledi. Bu işin yapılacağı kadar zaman varmış en azından. Yukiko heyecanla ayağa fırlayıp denizin ortasında mıyız diye bir soru sorduktan sonra hızla kekeme adamı geçerek merdivenlerden yukarı fırlıyordu. Geçerken adama çarpıyor ve adamda arkasından garip garip bakıyordu. Kendisi yukarı çıkarken kötü bir şeyler söylüyor gibiydi, ancak kulağıma erişmemişti kelimeler.

Ringo'dan önce ayağa kalkıp üstümü silkeledim, ardından Ringo'ya elimi uzattım.

"Onunla en başta konuşurken gözlerinin bir boşluk halinde olduğunu görür gibi oldum. Ancak milisaniyelik bir olaydı, tam emin olamamıştım. Bu sefer anne kelimesini direkt söyleyince bu şekilde dondu veya başka bir şey oldu. Henüz fikrim yok bu konu hakkında, kısa süreli bir hafıza kaybı yaşıyor ve gözlerindeki tüm canlılık gidiyor."


Dedim. Ardından bu olay daha çok meraklandırmaya başladı beni. Eminim ki, Ringo gibi biri de bu olay için meraklanıyordur.

"Bence bu olay araştırmaya değer. Bir şeyler deneyip, ne olacağını gözlemleyelim derim. En azından bu durumun ne olduğunu, ne yaşadığını öğrenebiliriz."

Dedim teklif edercesine. Umarım teklifimi kabul eder.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1146
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by GM - Naruto » July 11th, 2019, 1:13 am

Merdivenleri aşıp, güverteye çıktığınızda sizi nispeten alışkın olduğunuz bir manzara karşılıyor. Dört bir yanınızda, boylu boyuna uzanan deniz. Bir önceki gemi yolculuğunuzdan farklı olarak, bu kez hafif bir kar yağışı eşlik ediyor havaya. Ancak Buz Ülkesi'nden uzaklaşmış olduğunuzdan olsa gerek, şiddetinin gemiye bindiğiniz zamana kıyasla oldukça az olduğunu görüyorsunuz. Muhtemelen kısa bir süre sonra kesilecek. Yelkenler ise, oldukça iyi şişmekteler. Bir önceki yolculuğunuza göre daha açık bir denizde olduğunuz için rüzgarın çok daha verimli olduğunu farkediyorsunuz. Gemi çok daha hızlı ilerliyor, yolculuğunuz önceki tecrübenize göre daha hızlı ilerleyebilir.

Gözlerinizle çevreyi tarayıp neler olup bittiğini gözlemliyorsunuz. Ana direğin dibinde, tezgah tarzı bir yapı kurulmuş ve önünde yarı kalabalık-yarı sıra benzeri garip bir formasyonda insanlar dizili. Pek medeni olmadıkları her hallerinden belli olduğu için bu görüntüyü çok yadırgamıyor ve sıraya doğru ilerliyorsunuz. Tezgahın başında iki adam durmakta. Birinin önünde büyükçe bir kazan ve kaplar varken, diğerinin önünde somun ekmekler mevcut. Kazandan kaplara çorbamsı bir şey dolduruluyor, yemeğini alan bazıları biraz ileride tası kafasına dikip yeniden sıraya geçiyor. Birkaçı önünüze kaynak yapmaya yelteniyor, ancak pek bir şey demiyorsunuz dikkat çekmemek adına.

Sıranızı beklerken, çevreyi incelemeyi sürdürüyorsunuz. Karanın artık görünmediği göz önüne alınırsa, bir saate yakın bir zaman geçmiş olduğunu tahmin edebiliyorsunuz. Yukiko'yu arıyor gözleriniz. Minik kız, sırtına asılmış olan ve boyunu geçen devasa kılıcıyla birlikte güvertenin kenarından, denizi incelemekte. Yerinde duramadığını, heyecanlı olduğunu farkedebiliyorsunuz. Yemek pek umrunda değil gibi. Gerçi sizin umrunuzda olduğuna da pek emin değilsiniz, ancak yolun ne kadar süreceğini kestiremediğiniz için bir yanınız yemek konusunda kendinizi garantiye almanız gerektiğini söylüyor. Yine de, sırada kalma gibi bir zorunluluğunuz yok.

Biraz daha bakındığınızda, kaptan takılıyor gözünüze. İç cebinden matara tarzı bir şey çıkarıp kafasına dikmekle meşgul. Bir yandan da dümenin başında durup ara ara minik dokunuşlar yapıyor. Ellerindeki ve duruşundaki ustalığı sezebiliyorsunuz. Eski toprak olduğu gayet belli. Bu esnada arkanıza gemiye sizden önce binen iki koruma yanaşıyor. Aralarında hafif hafif muhabbet edip gülüşmekteler. Ortada ciddi bir tehdit olmadığı aşikar, henüz. Ancak fazla gayrıciddi görünüyorlar gözünüze.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 26
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » July 11th, 2019, 5:24 am

Gözlerimi kamaştıran ve tüm parlaklığıyla kendine çeken beyaz ışık bedenimle raks etmeye başlamıştı. Güverteye giden merdivenlerde attığım her adım, biraz daha özgür hissettirmişti kendimi. Nitekim yukarı çıktığımda gördüğüm ciseleyen kar, biraz daha yüzümü güldürmüştü. Yağış, Buz Ülkesindeki gibi değildi. Zaten artık herhangi bir kara parçası da göremiyordum. İlerlediğim sırada ilk önce güverteyi gözlemledim. Meraklı gözlerim biraz hüsranla devrildi. Değişen bir şey yok, aksine her şey aynı gözüküyordu. Bir yandan da bu durum kendimce rahatlamamı da sağlamıştı. Gözümü rüzgarla dolmuş ve bizi sürekli ileri iten yelkenlere çevirdim. Olağanca şiddetiyle şişmişlerdi ve emektar kaptanımız sayesinde oldukça hızlı bir şekilde yol alıyorduk. Çok kaliteli ve iyi durumda olmayan bir gemideydik fakat kaptan işini iyi yapıyordu. Oldukça tecrübeliydi ve aslında huysuzluğuna rağmen işinde iyi olduğunu kanıtlamıştı bana. Gözüme çarpan yemek tezgahında ise insanlar karmakarışık bir şekilde sıraya geçmişlerdi. Belirli bir düzen yoktu ve elindeki kapları bitirenler tekrardan sıraya giriyorlardı. Oraya doğru hareketlenir gibi oldum. Tam o sırada ise gözüm Yukiko-chan'ı aradı. Onu görmeyi bekliyordum ve kısa süre sonra gözlerim onunla buluştu.

Yerinde duramıyor gibiydi. Sürekli yerini değiştirip heyecanla denizi izliyordu. Ondan biraz daha küçük bir yaştayken ben, deniz görmek için herhalde her şeyimi verirdim. Gerçi şimdi düşünüyorum da, o zamanlar için verecek bir şeyim de yoktu. Saklı umutlarım, kırık bir kalbim, fiziksel olarak da minik bedenim vardı. Şimdi Yukiko'ya bakıyorum da, olağandışı şekilde mutluydu. Denizin ortasında olmak bazen yetişkinlere bile bir güvensizlik verirdi. Hiç korkmuyor gibiydi. Bu sırada onun içinde de bir şeylerin hiç de 'normal' olmadığını anımsadım. Bunu düşünürken Ryoken ile göz göze geldim. Sanırım o da bazı cevaplar arıyordu. Benden daha fazlasını arıyor gibiydi. Onu rahatsız etmediği sürece konuşması benim açımdan sıkıntı yaratmayacaktı. Ancak yemek için sıraya girmeyişi de garipti. Sanırım ona bir kase götüreceğim.

Yavaş ve ağır adımlarla sonunda sıraya girmiştik. Çorbamsı veya sulu bir yemek gibi gözüken şeyin bulunduğu kazanda bir adam, yanında ekmeklerin olduğu tarafta ise bir adam daha vardı. İkisinden de aynı anda alıyorduk galiba. Zaten sürekli sıranın aralarına biri giriyor ve alacağını alıyordu. Böyle haksızlıkları sevmesem de aynı davranış bana yapıldığında da sesimi çıkaramadım. Sadece biraz geri adım atarak sıramı beklemeye devam ettim. Ben arkaya doğru giderken ise yanıma doğru yanaşmakta olan insanlar olduğunu sezdim. Biraz göz ucuyla baktığımda onların, biz gemiye binmeden hemen önce binen iki koruma olduğunu anlayabilmiştim. Konuşmalarına pek dikkat edemedim aslında lakin gülüşmeleri seçilebiliyordu. Kendilerince biraz gırgıra dalmışlardı. Sanırım onlar da yolculuk stresini ve görevlerini unutmuş gibilerdi.

Korumalar arkadayken konuşmalarını biraz dinlemeye başladım. Pek bir şey anlayabilmem mümkün müydü bilmiyorum. Bu bölgenin insanlarının aksanından mıdır bilmem, çok kaba konuşuyorlar veya kelimeleri rahat seçilmiyor. Akademide bu tür iletişim derslerini alırken hiç bir dersi adam akıllı dinlemedim. Sanırım bu yüzden de konuşmaları seçemiyor olabilirim. Ya da tam tersi, gerçekten karşılaştığımız kimse adam akıllı konuşmayı bilmiyordu. Son 5 gündür gördüğüm en sağlıklı insan Yukiko idi. Yukiko'yu düşünmüşken gözlerim tekrar onu aradı. Arkamı dönüp ona bir göz attım. Hala nasıl taşıdığına inanamadığım devasa kılıcıyla denizi izliyordu. Benim için de yemek pek önemli değildi fakat ben açlığımı tutabilirdim. Sanırım biraz fazla heyecanlı oluşundan olsa gerek, yemeği unutmuştu. Bu beni biraz olsun gülümsetti.

Pek gerek yoktu fakat arkadakilerin konuşmaları ilgimi çekiyordu. Büyük ihtimal anlayamadığım bir konu hakkında geyik döndürüyorlardı. Sanırım bir cümleyi ortaya atıp öylesine ve kısa bir vatandaş sohbeti yapıp gitmek kötü bir fikir olmazdı. Sıradayken gülümseyen bir suratla kafamı yukarı çevirdim. Duyabilecekleri bir sesle, "Kar birazdan duracak gibi." dedim ve kendimce gülümsedim. Ardından sanki bu yetmiyormuş gibi, "Şu yaşlı kurda baksanıza beyler, biraz huysuz falan ama gözü kapalı bile sürecekmiş gibi duruyor gemiyi!" dedim. Büyük ihtimal söylediklerimi onaylayıcı bir tepki verirlerdi. Yada hiç bir şey söylemezlerdi. Önemsenecek biri gibi durmuyordum zaten. Aslında biraz canım sıkıldı sırada beklerken. Ne söylerse söylesinler gülümseyerek geçecektim...

Sıra bana geldiğinde ise kendi tabağımı alıp yemek dolduran adama gözlerimi nazikçe dikecektim. Ardından büyük ihtimalle neden öyle durduğumu çözmeye çalışırdı. Onu çok fazla meşgul etmemek adına hemen konuşmayı düşünüyordum. Konuşmama başlarken işaret parmağımla Yukiko-chan'ı gösterecek ve: "Bir tabak da şuradaki ufaklık için alabilir miyim? Lütfen." diyecek ve nazikçe gülümsememe devam edecektim. Anlaşılan o ki burada işler karışık yürüyor. Geminin sarsılmaz düzeni ise birazcık olsun düzensizlikten geliyor... Komutaya sahip olan usta kaptanımız ise tayfalara pek nazik davranmıyor. Nazik davranmak pek huyum olmasa bile en azından bir gülümsemeyi hakediyorlar.
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocukken yaşadığı ağır ve derin travmalar, dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 135
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » July 13th, 2019, 6:26 pm

Merdivenleri çıktım ağır ağır. Güverteye çıktığımızda kafamdaki düşünceleri az da olsa atmama yardımcı oldu kısmen alışık olduğum deniz manzarası. Hafif bir kar yağışı eşlik ederken bu güzel manzaraya, tekrardan aklıma getirdim nelerin yaşandığını. Kız, hafızasını kaybetti veya kaybediyormuş gibi yaptı. Ancak onun hafızasını kaybettiğini düşünüyorum, böyle bir konuda numara çekecek bir insana benzemiyor. Kar yağışı, Buz ülkesine göre daha az şiddetli bir kar yağışına tanıklık ediyordum, kısa bir süre sonra kesileceği aşikardı. Gemi önceki yolculuğumuza göre daha hızlı ilerliyordu, bu yüzden bu yolculuğun daha hızlı biteceğini düşünüyordum.

Etrafı gözlemlemeye başladım. Ana direğin dibinde tezgah tarzı bir şey kurulmuş ve insanlar burada sıraya girmişti. Pek medeni bir görüntüyle karşı karşıya değildik, bu yüzden çok sorgulamadan sıraya ilerlemeye başladım. Tezgahta iki adet adam bekliyordu ve birinin önünde kocaman kazan dururken, diğerinde ise somun ekmekler vardı. Kazandan çorbamsı bir şeyler bir tasa dolduruluyor, alanlar tası kafasına dikip yeniden sıraya geçiyorlardı. Birkaç kişi önümüze kaynak bile yaptı hatta, ancak dikkat çekmemek adına bir şey demedim. Gerçi bir şey demeye ihtiyaçta duymuyorum.

Sıramızı beklerken, yolculuğun üzerinden bir saat kadar geçmiş olduğunu tahmin ediyordum. Gözlerim tekrardan Yukiko’yu aramaya başladı. Yukiko, sırtına astığı boyunu geçen kocaman kılıcıyla birlikte güvertenin kenarından denizi inceliyordu. Yemek pek umurunda değil gibiydi, zira heyecanlı bir şekilde denizi izliyordu. Ya denizi ilk kez görüyordu, ya da denizi çok seviyordu. Hangisi olduğundan emin değilim ancak denizi çok sevdiği kısmı daha mantıklı bir düşünce olarak kafamda parlıyordu. Yemek benimde pek umurumda değil gibiydi ancak yolculuğun ne kadar süreceği hakkında bir fikrim olmadığından, bir şeyler yemek en iyisi olacaktı.

Etrafa biraz daha baktığımda gözüme kaptan takıldı. İç cebinden matarasını çıkarıp içiyor, bir yandan dümene hafif dokunuşlar yapıyordu. Ustalığı her halinden belli oluyordu. Onu izlerken, arkamıza gemiye bizden önce binen iki koruma yanaştı. Aralarında muhabbet edip gülüşüyorlardı, ortada henüz bir tehdit olmadığı belliydi. Ancak fazla gayrıciddi duran bu elemanlardan bir sıkıntı çıkabilirdi. Ringo, küçük bir laf attı bu korumalara. Nasıl tepki verecekler hiçbir bilgim yok ancak beraber yola çıktığım bir insana bir tehdit gelecekse, her an saldırmaya hazırım. Kolumu kullanamıyor olabilirim ancak kılıcım her zaman belimde. Bu yüzden bu laf atmayı pek atmadım, tek beklediğim korumalardan herhangi bir tehdit gelmemesi idi.

Sıramız ilerlemeye devam ediyordu. Yemeğimi alacak ve Ringo’yla beraber Yukiko’nun yanına gidecektim. Yukiko için bir yemek istemişti zaten Ringo. Bende onunla biraz daha sohbet edeceğim aile konusunda. Gerçekten merak ettiğim şeyler var, ancak şimdilik sadece yemeğimi alıp kızın yanına gitmek istiyorum.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1146
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by GM - Naruto » July 14th, 2019, 11:39 pm

Ringo'nun lafa girmesiyle, iki adamın birden dikkati ona yöneliyor. Ardından ikisi de senkronize olmuş gibi kafalarını yukarı doğru kaldırıp gökyüzüne bakıyorlar. Biri, onaylarcasına başını aşağı yukarı sallarken diğeri giriyor söze: "Aynen, baya hafiflemiş aslında. Siz içeride olduğunuz için daha iyi farketmişsinizdir herhalde." Diğeri hala başını aşağı yukarı sallamakla meşgulken katılıyor konuşmaya: "E sıkılmıştık zaten soğuk soğuk soğuk. Neyse ki dönüyoruz ülkeye. İyi denk geldi bu gemi de, di mi Kanji?" Bu kez lafa ilk giren adam başını sallamaya başlıyor. Ringo'nun kaptanı işaret etmesiyle birlikte, az önce gökyüzüne baktıkları gibi aynı anda kafalarını çevirip bu kez kaptana bakıyor ikili. Yüzleri birbirinden farklı olmasa, aynı kişinin klonu olduklarına yemin edebileceğiniz kadar aynı davranıyorlar. Ne kadar süredir birlikte çalıştıklarını tahmin etmeye çalışıyorsunuz içten içe: "Eh, biraz uyuz bir herif." diyor adının Kanji olduğunuz adam. "Ama istese de, istemese de çatır çatır ödeyecek paramızı." diğeri cümleyi tamamlıyor. Bir an için birbirinize bakıyorsunuz, bir gün bu hale dönüşmemeyi dileyerek. Bir yandan da sıra ilerlemeyi sürdürüyor.

"Siz akıllı çocuklara benziyorsunuz aslında." diyor Kanji: "Ne işiniz var Su Ülkesi'nde?" Diğeri giriyor söze: "Bu sıralar oraya gitmek akıl karı değil. Denizler çapulcu dolu. Muhtemelen bu gemiye de saldıracaklar." Kanji devam ediyor: "Yosuke doğru söylüyor, Kirigakure'nin el atması lazım bu işe. Gerçi bizim için daha iyi." Yosuke devralıyor lafı: "İş çıkıyor, üç beş aptal kesip para kazanıyoruz işte." İkili size, herhangi bir şey hakkında fikir sahibi olmaksızın her konuda yorum yapan yaşlı insanları anımsatıyor. Sıra biraz daha ilerliyor, bu esnada Yukiko'nun sürekli yer değiştirmesini izliyorsunuz. Nihayetinde tezgahın önüne geldiğinizde, kazanın yarısından fazlasının bitmiş olduğunu görüyorsunuz. Birer kase çorba veriyor adam size, somunları da kendiniz alıyorsunuz. Sıranın ilerlemesi için başıyla işaret ediyor kazanın başındaki adam, bu esnada Ringo sorusunu soruyor. Adam göz ucuyla minik kıza bakıyor önce. Ardından rahatsızlığını belli edercesine derin bir nefes veriyor ve bir kase daha alıp dolduruyor, onu da uzatıyor size. Yukiko için de bir parça ekmek kapıp sıradan çıkıyor ve kıza doğru ilerliyorsunuz.

Yukiko'nun sizi farketmesi biraz uzun sürüyor, gözlerini denizden alamadığı çok belli. Birkaç saniye bekliyorsunuz sizi farketmesi için. Yeniden yer değiştirmek için hareketlendiğinde, sizi ve elinizde onun için getirdiğiniz yemekleri görüyor: "Tanosuke-san! Rinku-san! Teşekkür ederim!" fazladan kaseyi iki eliyle birden alıyor, ve olduğu yere çökerken bir yandan üflemeye başlıyor çorbaya. Siz de benzer şekilde kuruluyorsunuz yerlerinize. Bu esnada korumalar da geliyor yanınıza, ve herhangi bir izin istemeden onlar da çöküyorlar. Beş kişilik, garip bir sofra oluşturuyorsunuz kendi kendinize.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 26
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Okawa Ringo » July 16th, 2019, 2:18 pm

Dağınık ve düzensiz yemek sırasında beklerken bir yandan etrafa ve havaya bakıyor, bir yandan da arkamda muhabbet eden iki adamı dinliyordum. Sırada git gide ilerlerken onların konuşmalarına bir şekilde dahil olmuştum. Biraz da onların konuştuklarını duymaya ve nasıl insanlar olduğunu çıkartmaya çalışıyordum. Su ülkesine gittiklerini ilk sözlerinden anladıktan sonra benimle ilk konuşanın Kanji, diğerinin ise Yosuke olduğunu öğrenmiştim. Pek bir farkları yoktu zaten isimlerinden başka. Aynı görünüyorlar, aynı konularda hemfikir oluyorlar ve farklı şeyler söylemiyorlardı. Havayla ilgili söylediklerime de aynen katılıp, daha sonrasında kaptan ile ilgili söylediklerimi de katılmışlardı. Galiba bu güzergahlarda gemilere veya kervanlara korumalık yaparak geçimlerini sağlıyorlardı. Ryoken ile birbirimize bakmış ve para için böyle sürünmenin ne kadar da garip kaçacağını düşündük sanırım. Yani en azından ben böyle düşündüm. Para için bu işi yapmıyordum ben bir çok insanın aksine. Köyüm için, kendi ideallerim için bu yolda ilerliyordum. Böylesi benim için en güzeli ve en doğrusuydu. Güzergahın daha ilerleyen bölümlerinin tehlikeli olabileceğini tahmin etmiştim sanırım söylediklerinden. Bu gemiye de saldıracaklarını söyledikten sonra adam, bir anlığına duraksadım kendi içimde. Bu zor bir durum olabilirdi bizim için fakat gerekmedikçe aksiyon yaratmaya gerek yoktu. Yolculuk sırasında karşılaşacağımız her sorunu sakinlikle çözebilirdik.

Bu iki herifte birbiriyle iyi anlaşıyordu. İyi arkadaşlar gibi görünse de bir yandan birbirinin ikizi gibi davranıyor ve sürekli birbirinin yakın cevaplarını veriyorlardı. Yaşlarının bir otuz yaşı daha fazlasını gösteriyorlardı sanki. Shinobi olan ben idim ve şimdi onların korsanlar hakkındaki yorumlarını dinliyordum. Kanji konuşmasında, Kirigakure'nin el atması gerektiğini söyledikten sonra bir an düşündüm. Kiri hakkında bilgimiz hep kısıtlı olmuştu. Eskiden çok farklı bir köydü bildiğim kadarıyla. Daha sert ve katı kuralları olan; hiyerarşisi bizim köylerimiz gibi olmayan büyük bir shinobi köyüydü. Gerçi artık Suna, Konoha ve Kiri gibi yerlere köy demek de doğru gelmiyordu. Resmen şehirleşmiş ve çok gelişmişlerdi. Eski tarihindeki yapısını da yeni yönetimleriyle bir nokta koyduğunu ve politikalarını daha farklı yürüten bir yere dönüştüğünü düşünüyordum. Sanırım bu konu hakkında derin araştırmalar yapmadım ve bu sulardaki durumu tam olarak bilmiyorum. Ancak dedikleri kadar ciddi bir konu ise Kiri'nin elbette yapabileceği bir şeyler vardır diye düşündüm. Sanırım Su Ülkesi'ne bağlı değillerdi ve serbest olarak korumalık yapıyorlardı. Bu da onları daha özgür kılıyordu ve işlerini bağımsız ve daha yüksek bir kar ile yapmalarını sağlıyordu. Zaten anladığım kadarıyla Kanji ve Yosuke pek de parlak insanlar değildi. Ellerinden gelen bir işi sadece para için yapıyor, gerisini pek sallamıyordu.

Konuşmaların da bize yönelltikleri bir diğer soru ise tabii ki Su Ülkesinde ne aradığımızdı. Bu sorudan sonra pek cevabımı dinlemeyeceklerini tahmin edebiliyordum. Çünkü korsan mevzusu için bu gemidelerdi ve durumu açıklamak için konuşacaktı ikisinden birisi. Zaten aynı şeyleri söyledikleri için, kimin konuşacağının da pek bir önemi yoktu doğrusu. Biraz gülümseyerek ve gülümsememin içine biraz da endişe katarak söylediklerini dinledim. İkisinin de her cevabından sonra kafamı 'anlıyorum' anlamında sallayarak onlara belli belirsiz bir güven verebileceğimi düşündüm. Sonuçta geminin koruması onlardaydı ve işlerini iyi yaparlarsa benim görevim için de en hayırlısı olurdu.

Sürekli ilerleyen sıraya baktığımda ise önümde tek bir insan kalmıştı. Ben de biraz adete uyup tekli sıra halimden çıktım ve adam ekmeğini aldığı sırada kepçeleri dolduran tayfa üyesinin önüne doğru yaklaştım. O yemeği doldururken ben ise elimle Yukiko'yu işaret edip bir kase daha istediğimi söylemiştim. Pek hoşnut olmadı sanırım. Yüzü bir hayli rahatsız görünüyordu fakat eninde sonunda o kaseyi doldurup bana vereceğini biliyordum. Gemide tayfa olarak görev almak ve denizlerde yaşamak zorluydu farkındayım. Stresli bir işin içinde oldukları için dünyada ki hemen her şeye karşı hoşnutsuz olabiliyorlardı. Ben ise sabırla diğer elimi uzatmış ve kaseyi bana vermesini bekledim. Kaseyi uzatırken adama "Teşekkürler." dedim ve ekmeklerin olduğu yerden hızlıca bir ekmek kaparak sıradan çıkmıştım.

Kıza doğru ilerlerken hala denizi izlediğini ve gözlerini denizden ayıramadığını gördüm. Durumunda bir farklılık yoktu. Hala aynı şekilde neşeli ve heyecanlı davranıyordu. Biz ona yaklaştıkça ise bir anlığına bizimle göz göze geldi. Ardından bize doğru yönelerek hızlıca koşmaya başladı. Teşekkür ederken ona uzattığım kaseyi alıp hemen üflemeye başladı. Sanırım açlığını o unutmuştu fakat önemli değildi. Onun da yemeği ihtiyacı vardı sonuçta. Kız ile birlikte yere çökmüş ve benim ardımdan Ryoken de yere çökmüştü. Buharlar tüten kaseyi bir yandan üflerken bir yandan da Yukiko'ya bakıp gülümsüyordum. Bu sırada korumalarında peşimizden gelip yanımıza oturacağını farkettim. Sanırım bunu şüphelendiklerinden falan değil biraz muhabbet etmek için yapıyorlardı. Sıkıntı yoktu aslında benim için. Yemeğimizi yedikten sonra belki kamarada kalmazdık daha fazla. Yukiko aşağıya inmeyi pek istemeyecek gibiydi. İstemez ise o burada kalabilirdi. Lakin Ryoken, kız ile bir şeyleri konuşmak istiyor gibiydi. Aklındaki soru işaretlerinin takıntıya dönüşmemesini umdum. Sonuçta kızın yolculukta karşılaştığımız sıradan bir yolcu olduğunu unutmamalıydı. Yanımıza oturan Kanji ve Yosuke adlı korumalara da başımla birlikte selam verdim. Ardından Yukiko-chan'a doğru bakarak söz aldım. "Neden denizi bu kadar çok seviyorsun Yukiko-chan?" demiştim. Benimki de soruydu işte, bir çocuğun uçsuz bucaksız bir mavilik karşısında şaşırması da ondan kendini alamaması da pek ala doğaldı. Bunu düşünebiliyordum fakat aklımda canlandıramıyordum. Sonuçta bir çocuğu ve düşündüklerini anlayabilmek için genelde insanlar kendi çocukluklarına iner ve empati yaparlardı. Ben ise bunu hiç bir zaman yapamamıştım. Karanlık anılarımdan başka bir şey de yoktu orada. Zincirleri ve kapkaranlık odaları görünce de mutlu olamıyordum açıkcası. Keşke bunun yerine denizi görebilseydim. Neyse ki Yukiko benden daha şanslıydı ve doya doya denize bakabiliyordu.
Image
Künye
Image
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 500
Prestij: -
Ün: -
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocukken yaşadığı ağır ve derin travmalar, dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 4 - Favori Beceri
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1
Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank


Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - C Rank
Kullanıcı antremanlarını ilerletir ve fırlattığı kunailerin hızını bir üst seviyeye taşır. Kunaileri döndürerek atmayı tercih ederse, havada onlara falso verdirtebilir. Kunai ile daha rahat defansif hamleler yapmaya başlar ve başarılı defansif hamlelerin oranı yükselir. Fırlatılan shurikenlerin hızları da artmaya devam eder.
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası (3 Kunai, 5 Shuriken, 2 Sis Bombası, 1 Patlayıcı Parşömen, 5 mt. Sentetik Misina)
Özel Üretim Cüppe
Kunai(İyi Kalite) x3
Shuriken(Normal Kalite) x10
Shuriken(Düşük Kalite) x5
Image
User avatar
Jin Ryoken
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 135
Joined: August 31st, 2018, 5:11 am

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by Jin Ryoken » July 17th, 2019, 1:50 am

İki herifte Ringo'nun sözünden sonra gökyüzüne bakarak söze girmişlerdi. Ben hala tehditkar bir söz söylememeleri için dikkatli bir şekilde dinliyorken, sıkıntısız bir şekilde sohbet ilerliyordu. Ringo'nun kaptanı işaret etmesiyle beraber, bir ikiz gibi davranan bu elemanlar aynı anda kaptana doğru bakıyorlardı. Adının Kanji olduğunu az önce öğrendiğimiz herif kaptanın uyuz olduğu konusuna geldiğinde bunu onayladım. İlk başta konuşmamızda bile bir uyuzluk seziyordu. Ancak onun uyuzluğuna takılacak durumda olmadığımdan, bunu pek kafama takmamıştım. Kanji söylediğinde tekrardan hatırladım ve yarım ağızla gülümsedim doğru söze karşı. Diğeri ise parasının ödeneceğini söylüyordu, ardından derin bir nefes çekerek Ringo'ya doğru baktım. Ardından tekrardan ikiz gibi duran ikiliye doğru döndürdüm kafamı.

Kanji akıllı çocuklara benzediğimizi söyleyip Su ülkesinde ne işimiz olduğunu söylediğinde bu sefer tamamen gülümsedim. Küçücük bir kız çocuğu bizim shinobi olduğumuzu anlamışken Kanji'nin bundan haberi bile olmaması, komik bir durum olarak gözüktü gözüme. Bir an için, "Evet biz akıllı çocuklarız ama sen salağın tekisin heralde." diyesim geldi ancak kendimi frenledim. Sadece gülmekle yetindim ve konuşmanın gerisini dinlemeye koyuldum. Adı Yosuke olan adam, oraya gitmenin pek sağlıklı olmadığını, hatta bu geminin dahi saldırıya uğrayabileceğini belirtiyordu. Denizler bir hayli tehlikeli olmalıydı. Kanji, bu işe bir el atılmasını ancak atılmamasının daha iyi olduğunu söylerken, Yosuke ise onu tamamlayarak birilerini öldürüp para kazandığını ekliyordu. İkisi de bilip bilmediği her konuda yorum yapan insanları anımsatıyordu bana. Bir şey söyleme gereği hissetmedim, muhabbete girip daha fazla cümle duymak istemiyordum.

Kazanın yarısı bitmiş haldeyken geldik tezgahın önüne. Bir kase çorbamızı aldıktan sonra, somun ekmekleri kendimiz aldık. Ringo, adama Yukiko için bir kase yemek istediğinde adam rahatsız olduğunu belli ederek veriyordu yemeği. Sanırım yaptığı işten pekte memnun bir durumda değildi, ancak sesi çıkmıyor gibiydi. Yukiko için yemek aldıktan sonra onun yanına doğru ilerlemeye başladık. Gözlerini denizden alamayan Yukiko'nun bizi fark etmesi biraz uzun sürüyordu, ancak bizi fark etmesi bile yer değiştirmek için hareketlenmesi sebebiyle oluyordu. Bize teşekkür ettikten sonra kaseyi alıyor ve yere çökerek kaseye üflemeye başlıyordu. Bizde onun yanına çöktükten sonra, az önce konuştuğumuz korumalar geliyor ve bir şey demeden oturuyorlardı. Beş kişilik bir sofrada baş başaydık ve bu durum benim için kötü bir durumdu. Sebebi ise, Yukiko'ya sormak istediğim soruları soramayacak olmamdı. Ah şunları peşimize taktın Ringo!

Ringo kıza sorusunu sorduktan sonra, yemeğimi yavaşça yemeye başladım. Henüz konuşmaya niyetim yoktu, bu yüzden bende denizi izlemeye başladım. Zamanı geldiğinde konuşurum.
Image
Image
Künye
İsim: Jin Ryoken
Yaş: 19
Cinsiyet: Erkek
Element: Katon
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 10.000 Ryo
Prestij: 6
Kullanılabilir GP: 70

Motivasyon

Başarı & Güç

Bir şeyleri başarmak, güçlenmek için her sabah yatağından kalkar Ryoken. Bu köyün en güçlülerinden biri sayılmak, ardından küçük geninleri güçlendirmek için yaşar. Kendi başarısını ve gücünü katladığında, geninleri bu yolda eğitecek ve onları en güçlü yapmak için uğraşacaktır. Onun amacı, güç ve başarıdır, ona her gün bir şeyler yapma gücünü verende budur!



Komplikasyon

Büyük Korku: Ağabey ! (Ağır komplikasyon)

Abisinden ne kadar nefret etse ve onu öldürmek istese bile, içinde ona karşı koyamadığı bir şey vardır. Bunu kendisi anlamlandıramasa bile, ağabeyini gördüğü anda öncelikle karnına çok keskin bir ağrı saplanır, sonrasında elleri, kolları ve ayakları uyuşmaya başlar. Bir süre sonra, ayakları vücudu tutamaz hale gelir ve kendini bırakır. Yere düşen Ryoken, zar zor ve kekeleyerek konuşmaya başlar. Ağabeyi gidene ve kendisine görünmeyene kadar, vücudu hareket etmemeye, titremeye devam eder. Ryoken'in öldürmeden önceki ilk amacı, ağabeyinin korkusundan kurtulmaktır.

Özellikler
Özellik: Ölümsüz Kol

Kola çakra verildiğinde, ilk olarak kolun ve elin fiziksel özellikleri sayesinde, bir insanın veya derisi kalın olmayan bir hayvanın eti kopartılabilir. Koparma işlemi, çakranın yönlendirilmiş olduğu elin deriye teması ile başlar. Elden çıkan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, deriyi çürüterek eti normalden daha yumuşak bir kıvama getirir. Bu sayede pençeye benzer el yapısı sayesinde çürüyerek yumuşamış olan et koparılabilir. Daha kalın derisi olan canlılar açısından ise, çürüme işleminin gerçekleşmesi daha uzun süreceği için, temas süresinin de arttırılması gerekir.

Etin koparılması halinde, kopan kısımda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı ince bir tabaka olarak varlığını korur. Bu sayede kopan kısımdan dışarı kan sızmaz, kişi acı hissetmez, önemli bir kas dokusu zarar görmediği sürece hareket sınırlaması olmaz. Koparılan kısma yapışmış olan bu sıvı, 5 dakika sonunda çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sıvının yok olması halinde, et kopmasına bağlı yaşanması gereken bütün semptomlar varlığını göstermeye başlar.

Kola çakra verilmesi neticesinde oluşan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, katı cisimlerin çürümesinde de kullanılabilir. Ancak bu çürüme işlemi, katı cismin boyutlarına göre farklılık göstermektedir. Avuç büyüklüğünde bir taşın çürütülerek yok edilmesi, 1 dakika kadar sürerken, kalın bir duvarın çürütülerek yok edilmesi saatleri bulabilir.

Kola verilen çakra sayesinde, kullanıcı vücudunda oluşan herhangi bir yarayı geçici olarak iyileştirebilir. Kullanıcı elini yarasına temas ettirdiği anda, siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı yarayı kapatmaya başlar. Temas ne kadar uzun sürerse, yara üzerindeki yayılma artar. Küçük kesiklerde sadece temas etmek yaranın geçici olarak iyileştirilmesi için yeterli olsa da, daha derin yaralanmalarda temas süresinin uzatılması gerekmektedir. Yaranın üzerinde ince bir tabaka olarak yayılan siyah ve yoğun kıvamlı jölemsi sıvı, 5 dakika boyunca oluşan yaranın yaratacağı semptomları ortadan kaldırır. Ancak yaralanma önemli bir kas dokusunda ise, kullanıcının hareket kabiliyeti kısıtlanır, sadece kan sızması ve acı hissetmeme gibi durumlar varlığını korur. Kullanıcı tarafından söz konusu sıvı tekrar tekrar yenilenebilir, ancak her bir yenileme çakra harcar. 5 dakika sonunda ise, siyah ve yopun kıvamlı jölemsi sıvı çakra yoğunluğunu kaybeder ve buharlaşarak yok olur. Sonrasında yaranın boyutuna göre oluşturacağı semptomlar kendisini gösterir.

Kolun kullanımına bağlı olarak, kola bir başka insanın kanın sürülmesi gerekmektedir. Bu gereklilik karakter tarafından bir pansuman yapılır gibi gerçekleştirir. Karakter bir başka insanın kanını bu pansuman için kullanmalıdır, hayvan kanı veya kendi kanını kullanamaz.

Bu gereksinim kendini oyun içerisinde iki şekilde gösterir, RP içi ve RP dışı. RP içi durumlarda karakterin o anda kan bulup pansumanı gerçekleştirmesi gerekir, RP dışı durumlarda ise karaborsadan veya bir başkasından zorla kan temin etmesi gerekmektedir. İlk durum RP içerisinde o anda oynanılarak çözülür, ikinci durum ise kamera arkasında gerçekleşir ve karakterin para ve benzeri kaynaklarını kullanmasını gerektirebilir. Karakterin kamera arkasında yapacağı illegal aktiviteler de onu pektabii takip edecektir. Kolunun kan ihtiyacı köy tarafından ücretsiz olarak karşılanacaktır, ancak kan ihtiyacının ne zaman ortaya çıkacağı henüz net olarak bilinmediği için, bu durum ancak köy sınırları içerisindeyken gerçekleşebilir.

Bu kol herhangi bir şekilde GP veya PP harcayarak geliştirilemez. Kol üzerinde yaşanacak geliştirmeler, GM inisiyatifinde ve oyuncunun genel gidişatı, RP kalitesi vb. kriterler dikkate alınarak, kurgusal durumlara göre RP içerisinde olabilir.
Profil
Güç: 3
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 2
Varlık: 10
Zeka: 10

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma:
[Varlık] Empati: 1 (Favori)
[Varlık] Sosyalleşme: 6
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
-
Taijutsu
-
Genjutsu
Kokuangyou no Jutsu. A-Rank
Magen: Bunshin, B-Rank
Jubaku Satsu, B-Rank
Shibou no Jutsu, B-Rank
Rishuu, C-Rank
Jigoku no Ban'nin, B-Rank

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Katana (İyi Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1146
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Jin Ryoken & Okawa Ringo] Dalgalar

Post by GM - Naruto » July 17th, 2019, 11:55 pm

Oturup, çorbalarınızı içmeye ve oldukça sert somun ekmeği yanına katık etmeye başladığınızda, Yukiko Ringo'nun sorusunu cevaplamak üzere ağzını açıyor. Kaşları hafifçe kalkarken, ne söyleyeceğinden tam emin olamayan bir tavırla yeniden kapatıyor ağzını. Düşünceli bir ifade beliriyor yüzünde, bir şeyi hatırlamak ister gibi. Birkaç saniyesini böyle geçiriyor, ancak nihayetinde konuşmayı başarıyor: "Pek emin değilim aslında, Tanosuke-san. Sadece." Duraksıyor ve başını yeniden denize doğru çeviriyor: "Çok güzel, gerçekten çok güzel. Bulutsuz bir havada gece vakti yıldızlara bakmak gibi. Ama daha renklisi, daha hareketlisi. Sonsuz ve parlak." Başka bir şey söyleme ihtiyacı hissetmiyor, önüne dönüp çorbasına doğru üflemeyi sürdürüyor.

Havadan sudan sohbet ederek yiyorsunuz yemeklerinizi. Yukiko, ortama yeni giren iki adamı da çenesiyle yormaya niyetliyken ara sıra duruma müdahale ederek susturuyorsunuz küçük kızı. Sadece adamları düşündüğünüz için değil, kendi sağlığınız açısından da pek faydalı olmayacağını 'artık' bildiğiniz için. Adamlar çoğunlukla dövüştükleri korsanlardan ve deniz maceralarından bahsediyorlar, Yukiko adamların abartı olduğu belli hikayelerini dinlerken heyecandan şekilden şekilde giriyor. Siz ise, chuunin rütbesine ulaşmış birer shinobi olarak masal tadındaki bu hikayelere içten içe sırıtmakla yetiniyorsunuz. Çok fazla yorum yapmıyor, kendinizden pek bahsetmemeyi tercih ediyorsunuz. Adamlar da ilgi odağının kendileri olduğunu bildiklerinden olsa gerek, anlattıkça anlatıyor ve abarttıkça abartıyorlar. Yarım saat kadar zaman geçiriyorsunuz birlikte.

Adamların anlatacak anısı kalmamış gibi gözükürken, Kanji cebinden bir paket sigara çıkarıp bir tek alıyor ağzına. Sırayla Yosuke'ye ve size uzatıyor pakedi. Ardından, Yukiko'ya doğru uzatıyor. O sırada Yosuke müdahale ediyor duruma: "Ne yapıyorsun ulan hıyar!" Bir eliyle Yukiko'ya doğru uzatılmış olan paketi tokatlıyor. Kanji'nin cevabı gecikmiyor: "Tamam be tamam şaka yaptım niye büyüttün ki bu kadar?" Bu noktada, espri anlayışlarının -en azından Kanji'nin- pek iyi olmadığı kanısına varıyorsunuz. Birkaç dakika boyunca, bu konu üzerine oldukça gereksiz bir tartışma yürütüyorlar ikili. İster istemez, iç çekiyor ve birbirinize bakıyorsunuz yeniden. O sırada, bir süredir sesi çıkmayan Yukiko'dan gelen soru, ikinizi de alarm durumuna getiriyor anında: "Şu gelen gemi hangi ülkenin, Yosuke-san?" Kafalarınızı kaldırıyorsunuz refleksif olarak, önce ufukta yaklaşmakta olan gemiyi görüyorsunuz. Kaptana ve tayfalara göz atıyorsunuz hızlıca. Gemide bir hareketlilik başlamış olduğunu farkediyorsunuz birkaç saniye içinde. Kaptan, yanına çağırdığı tayfa üyelerinden birine bir şeyler anlatıyor hızlı hızlı.

Sizin kadar hızlı olmasa da, Kanji ve Yosuke de farketmiş gibi duruyorlar durumu: "Ben de bilmiyorum Yukiko-chan." diyor Yosuke. Ardından size dönüyor ve konuşuyor: "İstiyorsanız siz aşağı inin ve biraz dinlenin." İki adam birden, gözleriyle önce kızı, sonra aşağı inen merdivenleri gösterip gitmeniz için baş hareketleri yapmaya başlıyorlar: "Aynen." diye ekliyor Kanji de. "Hava da soğumaya başladı zaten." Yukiko durumun hala farkına varabilmiş değil.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
Post Reply

Return to “Diğer Ülkeler”