Ryosei Taira

Karakterlerinizi yaratacağınız bölüm. Bu işleme başlamadan önce tüm rehberleri okuduğunuzdan emin olun!
Post Reply
Ryosei Taira
Posts: 2
Joined: May 7th, 2019, 6:39 pm

Ryosei Taira

Post by Ryosei Taira » May 8th, 2019, 6:37 pm

Künye
İsim: Ryosei Taira
Yaş: 16
Cinsiyet: Erkek
Boy: 1.83
Kilo: 70
Köy: Kusagakure ( Önce Ishi boşalırsa Ishi de olur.)
Element: Suiton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin

Portre
Görünüm:

Urahara Kisuke - Bleach
Image
Taira klasik chuunin formasını giymektedir. Onu diğerlerinden ayıran bir üniforması yoktur. Yaşına göre uzun boylu ve yapılıdır. Asla düzene sokamadığı dağınık sarı saçları, hafif kirli sakalı ve yeşil gözlerinin altında mosmor göz altlarıyla günlerce uykusuz kalmış bir adam imajı çizer. Bu yüzden ilk bakışta ceset gibi dursa da oldukça güler yüzlü biri olduğu için insanların üzerinde kötü bir izlenim bırakmaz.

Kişilik: Sakin bir kişiliğe sahip olan Taira, oldukça güler yüzlü ve arkadaş canlısı bir insandır. İnsanları kendisinden uzaklaştıran tek etken parfüm gibi üzerinde taşıdığı yoğun alkol kokusudur. Genelde akşamdan kalma vaziyettedir ama artık alışkanlık haline getirdiği için günlük sorumluluklarını yerine getirmek konusunda bir sorun yaşamaz. Bir sonraki gün uyanamayacak kadar içmez, durması gereken yeri bilir. Yani boş zamanlarında şişeyi devirse de görevlerine etki edecek bir durum yoktur.

Kendini tanır. Hangi özelliklerinin yetersiz olduğunu ve hangi yanlarının güçlü olduğunu bilir. Savaşmaktan çekinmeyen, gözü kara bir savaşçı değildir. Çünkü fiziksel gücüne fazla güvenmez ve bunu söylemekten de sorun duymaz. Zekası başta olmak üzere İyi olan yanları konusunda kendisine çok güvendiğini söyleyebiliriz. Kendisini oldukça zeki gören Taira, genelde ürettiği fikirlerden ve yaptığı şeylerden sonra takdir edilmeyi de bekler.

Mutlu ve umursamaz duruşunun aksine geçmişte yaşadığı olaylar yüzünden içten içe depresyonda denebilir. Zaten kendisini alkole vermesinin başlıca sebebi de budur. Bunun yanında azımsanamayacak derecede bir kadın düşkünlüğü de vardır ki sarhoş olduğu zamanlarda kendini iyice belli eder.

Yine de yüzüne her zaman oturttuğu iyi niyetli tebessüm bir rol değildir. Geçmişte yaşadıklarından pişman da olsa, her zaman mutlu olabileceğine inanır. Diğer insanlara da bu düşünceyi yansıtır ve bu sayede insanların güvenini üzerine çekebilir. Umudunu kaybetmek üzere olan insanlar için bir yol gösterici diyebiliriz.

Güler yüzlü olmasından bahsetmişken, Taira cidden arkadaş canlısıdır ama bunu farklı şekillerde gösterir. Pek hakim olamadığı bir dili vardır ki yakınlarını ve sevdiklerini sürekli iğneler. Kendisini tanıyanlar bunun sadece Taira'nın küçük şakaları olarak görür.


Özgeçmiş: Kızlara küçük yaşlardan beri düşkün olan Taira, zamanında ''hayatımın aşkı'' olarak adlandırdığı bulduğunda daha 5 yaşındaydı. Bir yetim olan Taira, Suki'ye bakınca asla sahip olamadığı güçlü bir anne figürü görüyordu. Cidden de Suki, Taira'yı Taira'nın önemsediğinden fazla önemsiyordu. Suki'nin ninja olmaya yönelip akademiye başlaması Taira için de bir dönüm noktası olmuştu. Ondan ayrılamayacağını bildiği için peşinden akademiye girmişti. Bundan sonra Suki'yi peşinde bir bakıcı, anne gibi dolaştırmayacaktı. Onun sayesinde kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğrenecekti. Tekmeden tokattan uzak bir çocuk olduğu için alışma süreci zaman alacaktı ama çocukluktan umut dolu olan Taira, çalışmalarının bir gün meyve vereceğini ve Suki'nin gözünde gerçek bir ninja olacağını biliyordu. Öyle de olacaktı.

Zamanla kendini yeniden tanımıştı Taira. Bir genin olmuştu. En güzel yanı da Rin'le aynı takımdaydı. Bunun yanında ileride ismini nadiren ağzına alacağı hocası Nagata ile tanışmıştı ki kendisi Taira için asla sahip olmadığı bir baba figürü gibiydi. Tanıdığı en bilge insan. Köyüne aşık bir ninja. Böylece Taira sonunda bir aileye sahipti. Odak noktası tamamen Suki olmasına rağmen, zamanla Nagata'yu gözünde daha da büyütecekti. Takımının öbür üyesine de ısınmıştı ısınmasına ama hiçbir zaman Nagata ya da Suki'yle oldukları kadar yakınlaşmadıkları için hikayemizde pek bir yeri yok.

Görevden göreve koşan takımın kimyası her geçen gün güçleniyordu. Görünmez bir zincirle birbirlerine bağlanmış gibiydiler. Taira bu dönemde hocasından köy sevgisini aldı. Amacı ortadaydı. Bu köyün başına geçmek. Bunu istemesindeki asıl sebep köyün kötü yönetildiğini düşünmesi değildi, kimse öyle düşünmüyordu. Olay, Taira'nın kendine olan güveniydi. Zamanla kendini daha çok tanıyordu ve bu işi kendisinden daha iyi yapabilecek biri olmadığına inanıyordu. Bu hayalini onu tanıyan herkes de biliyordu. Çekinmeden söyler olmuştu. Bu sırada Taira, Nagata'nın davranışlarında gariplikler sezmeye başlamıştı. Eskisye kıyasla soğuk ve biraz daha dalgındı. Sürekli tek başına dolanır olmuştu. Köyün önde gelenlerinin güvenini kaybedecek bir şeyler yapmış olduğu söylentilerinin de tam bu dönemde yayılması Taira'nın aklını karıştırıyordu.

Bir gece yarısı her şey değişmişti. Yaşananlar Taira'nın kişiliğinin oturmasına sebep olmuştu. Nagata'dan haber alamadıkları bir akşam, üçlü ekip hocalarının evine gitti ve Nagata'nın asla evinden ayırmadığı belli başlı önemli eşyanın orada olmadığını gördü. Nagata'nın son zamanlarda ne kadar tedirgin olduğunu bilen takım, hocalarını bulmak için tüm köyü aramaya başladı. Nagata'nın kaçtığından şüphe duyulmaması için kimseye haber vermediler. Ne olursa olsun, buna inanmıyorlardı. Yine de Taira'nın içi rahat etmiyordu.

Nagata'yı köyü terk ederken yakaladıklarında bir açıklama beklediler ama karşılık alamadılar. Sanki Nagata değişmişti. Belki de her zaman başka biriydi. Zaten belli bir zamandır söylentiler gitgide artmıştı. Anlaşılan bu sefer çoğunluk haklıydı. Bu da demekti ki Nagata, üçlüyü oyuna getirmişti. Gerçek yüzünü asla göstermemişti. Ne düşünmesi gerektiğini bilemeyen, hocasından öğrendiği her şeyi aklından yeniden geçiren Taira, Nagata kendisine saldırınca bunun zamanı olmadığını anladı. O sırada Taira kendini Suki'yi korumaya adamıştı. Başarısız olmuştu. Önce Suki'nin, sonra da öbür arkadaşının bedeni gözleri önünde yere düştü. Taira da artık savaşabilecek halde değildi. Düşündü. Yapabilecek hiçbir şeyi yoktu ? Kaçacak mıydı ? Normal bir durumda, yerde kimsenin kanının kalmayacağı bir senaryoda, evet. En mantıklısı bu olurdu. Genç bir oğlandan aşık olduğu ve asla açılamadığı kız ölünce kendine hakim olması beklenemezdi. En çok güvendiği insan ona sırt çevirmişti. Sakin kalması beklenemezdi. Ölümü göze aldı ve saldırdı. Uyandığında köy halkı onu bulup geri getirmişti. Taira hayatta kalmıştı. Nagata ona acımış mıydı ? Yoksa Taira bayılınca öldüğünü mü düşünmüştü ? Bilinmez ama Taira yemin etmişti. İnsanların nasıl ikiyüzlü olabileceğine tanıklık etmiş olan Taira, gün gelince bu köyün başına geçecekti ve köyü böyle insanlardan canı pahasına koruyacaktı. Kimsenin kendi yaşadıklarını yaşamasına izin vermeyecekti. Herkesin güvende olduğu bir köy. Kimsenin zarar veremeyeceği bir köy. Bu yaşananlar onu olduğundan daha sert biri haline getirmişti. Hiçbir düşmanına acımayacaktı.

Bu olayın sonrasında Taira canını dişine takıp güçlenmek için çalışmaya başlamıştır. Yine de yaşananlar henüz genin olan bu çocuğun üzerinde kötü bir etki bırakmıştır. Olanları aklına getirmemek için alkol batağına düşmüştür ve yakın zamanda çıkamayacak gibidir.

Motivasyon:

Memleket Sevdası !
Köyüne sevdalı olan Taira, her gün burayı olduğundan çok daha iyi bir yer yapacağı hayaliyle yola çıkar. Biraz ütopik bir düşünce de olsa, herkesin sonsuza dek her alanda huzurlu olması için savaş verecektir. Bunun için gelecekte köyün başına geçmesi lazım ve tabi bunun için de sürekli daha ileri gidip daha güçlü olması gerekiyor.

Profil
Güç:3
Çeviklik:3
Kondisyon:3
Potansiyel:2
Varlık:8
Zeka:11
Post Reply

Return to “Karakter Yaratımı”