[Akane Misa] Esaret

Diğer ninja köylerine sahip ülkeler.
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1347
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Akane Misa] Esaret

Post by GM - Naruto » August 7th, 2019, 11:08 pm

Kafanı yastığa koyup, duvara baktığın o ilk saniye senin için zamanın durduğu saniye oluyor; çünkü o bir saniyelik görüntüden sonra görebildiğin her şey karanlık oluyor ve sen belki de hayatının en hızlı uykusuna dalıyorsun. Rahat bir uyku oluyor senin için. En azından burada tutsak olarak geçirdiğin günlere kıyasla, çok daha rahat olduğunu düşünüyorsun. Uzun bir uyku olduğu ise aşikar. Kaç saat uyuduğunu bilmesen de vücudundaki uzun süre uyumanın getirdiği o ağırlık ve uyuşukluk ile gözlerini açıyorsun. Günün gündüz vaktinde olduğunu ise pencereden vuran güneş ışınlarından anlamak çok zor olmuyor senin için. Hatta uyanma sebebin dahi gene bu pencereden içeri sızıp, tam yüzüne konuşlanmış güneş ışınları oluyor. Elini yüzüne siper ederek yataktan kalkıp, etrafına baktığında her şeyin normal olduğunu görüyorsun; ama gözlerini vücuduna çevirdiğinde, yaralanmış tüm yerlerinin bandajla kapatıldığını fark ediyorsun. Ayrıca aç olman dışında, vücudunun belli noktalarında ağrılar olsa da o akşamki haline kıyasla çok daha iyi durumdasın.

Yataktan kalkıp vücudunun o esneme ve çıtlama ihtiyacını giderdikten sonra elini yüzünü yıkıyor ve planladığın gibi eski kıyafetlerini güzelce yıkıyorsun. Uzmanlık alanın olmasa bile göz ucuyla yıkadığın kıyafetlere baktığında kabul edilebilir bir şeyler ortaya çıkardığına kanaat getirip, gene planladığın gibi kıyafetleri yatağının altına tıkıştırıyorsun. Sen tüm bunları yaptıktan bir kaç dakika sonra ise kapı açılıyor ve artık yüzünü ezberleme noktasına geldiğin Nagato içeri giriyor. Elinde bir tepsi var ve tepsinin üzerinde çeşitli kahvaltılıklar.

Göz ucuyla sana bakan Nagato, tepsiyi masaya koyarken: "İki gündür uyuyordun. Acıkmış olmalısın." diyor duygusuz bir tonda. Tepsiyi masaya koyduktan sonra ise vücudunu usulca sana dönüp: "Güzelce kahvaltını yap. Kahvaltını yaptıktan sonra... " elini cebine atıyor ve küçük bir kutuyu çıkartıp sana uzatıyor: "Bu iyileştirici hapı yut. Patron bu akşam için sana güzel bir şov hazırladı. Seyircilerin hayal kırıklığına uğramasını kesinlikle istemiyor." diye devam ediyor. Tüm konuşma boyunca sana neredeyse bakmıyor bile. Sanki bir an önce işini bitirip, buradan çıkmak ister gibi bir hali var. Özellikle ilk tanıştığınız ana kıyasla bu davranışlarından bir anlam çıkartmak zor oluyor senin için. Öte yandan uzattığı küçük kutuya göz ucuyla baktığında kapağının plastikten olduğunu ve içinin göründüğünü fark ediyorsun. Gördüğün kadarıyla köyünde cüzi bir miktar karşılığı edinilebilen haplardan biri bu.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Akane Misa
Posts: 58
Joined: February 28th, 2019, 8:04 am

Re: [Akane Misa] Esaret

Post by Akane Misa » August 8th, 2019, 3:18 pm

Gözlerimi ne zaman kapattığımı hatırlamıyordum. Öyle ki uykumda rüya gördüğümden bile emin değildim. Soluksuz bir uyku uyumuştum. Soluksuz ve rahat... Uzun zamandır hiçbir türlü rahatlığa erişememiştim. Gerçi şuan bulunduğum yer de rahat değildi. Fakat seçenekleri göz önüne aldığımda üstüne uzandığım şey bana deneyimlediğim en yumuşak hissi yaşattırıyordu. Bu kesintisiz uykumun ardından gözlerimi açmıştım. Kaç saat uyudum? Hatta komaya falan mı girdim? Gibi abartı sorular kafamın içinde dönmesinin sebebi bedenimin uyuşukluğuydu. Durum şartları saolsun her zaman tedbirli olmam gerekiyordu. Hal böyle olunca üstümde biriken bu hadırlığın doğal olamayacağı etksini düşünmeye başlamıştım. Fakat ''Neden yapsınlar ki?'' Sorusu zihnimi ferahlatıyordu.

Kendime iyice geldiğimde eski bir dost ile karşılaşmıştım. Samimi kollarını yüzüme uzatarak artık uyanmamı ister gibiydi. Öyle sıkı sarılıyordu ki aramızdaki sıcaklığı hissedebiliyordum. Güneş ışınları ilk zamanlarımda olduğu gibi yine umut aşılayan ışınlarını üstüme doğru yöneltiyordu. Sabahın olduğunu söylemesi yetmezmiş gibi bana her zaman yanındayım imajı çiziyordu. Burada yaşadığım şeylerden midir bilinmez ama güneş ışığının üstüme yaydığı ışıklar bana her zaman güç yayıyordu. Fiziksel olmasa da zihinsel olarak her zaman destekliyordu. Belki de delirmiştim. Bu aptal yer belki de beni deliye döndürmüştü. Fakat deli olmam veya olmamam şuan umurumda değildi.

Yüzümü ovuşturarak Güneş ışınlarıyla yaşadığım sevgi dolu andan sonra vücuduma göz gezdirmiştim. Yaralı olan her yerim bandajlanmıştı. Açlığımın dışında ağrıyan yerler olsa da eskiye nazaran daha iyiydim. Tek problemim yemekti. Onu da bir şekilde hallederim diye düşünüyordum. Önemli olan güçlü bir şekilde ayakta olmamdı. Daha da önemlisi hayattaydım. Ölmeyeceğimi biliyordum fakat dünkü yorgunluktan sonra söz veremezdim bugün için. Yataktan kaltığımda iyice gerindikten sonra elimi yüzümü yıkayıp kıyafetlere geçiyordum. Onları da bir güzel yıkadıktan sonra yatağımın altına sıkıştırıp iyicene saklıyordum. Ardından göt biti Nagato ortama hızlı bir giriş yapıyordu.

Nagato iki gündür uyuduğumu söylüyor üstüne üstlük kahvaltı ile içeri giriyordu. İlk şaşırdığım husus 2 gün uyuyor olmamdı. Hayatımda hiç bu kadar uzun uyumamıştım. Fakat yaşadığım şeyleri düşününce çok şaşırılası gelmiyordu. Ben uyuyorken yaralarımı sarmak için birileri içeri girmişti. Arkamdan bir iş dönme ihtimali de vardı fakat bu kadar paranoya olmam benim zararıma olacağını düşünüyordum. İkinci husus ise Nagato'nun çeşitli bir kahvaltı servis etmesiydi. Hal böyle olunca kendimi ezik biri gibi hisserken artık pek öyle hissetmiyordum. Bana değer veriliyor gibi görünüyordu. Büyük ihtimalle bu değer çıkar doğrultusundaydı. Fakat yine de iyi hissettiriyordu. Kahvaltıyı bir kenara koyduktan sonra bana bir hap uzatıp duygusuz bir şekilde akşama hazır olmam gerektiğini söylüyordu. Düşündüğüm gibi çıkar doğrultusundayı her şey. Fakat Nagato'nun bana sergilediği bu tutum garibime gitmişti. Eskiden sergilediği sapık vari dürtüleri ortadan kalkmış gibiydi. Kesinlikle yüksek bir yerden emir gelmişti ve emirin geldiği yerden korkuyordu. Birileri az da olsa beni önemsediğini göstermeye çalışıyor gibiydi.

Nagato'nun bana uzattığı iyileştirici hap olduğunu anladığım kutuyu alacaktım. Normalde üstü plasitkten olmayıp içi gözükmeseydi şüphelenebilirdim. Fakat bunu Kusagakure'de sattıklarını görmüştüm. Hiç kullanmak fırsat olmamıştı ama biliyordum işte. Kutuyu yatağın üstüne attıktan sonra Nagato'nun aceleci tavrını umursamadan ona hemen bir soru yöneltecetkim. ''Neden bu insanları beni izliyor? Burada bulunduğum sizler, tarikat mısın? Nesiniz?'' Diyecektim. En çok bunu merak ediyordum. En azından ne içinde olduğumu bilebilirdim.
Image
Here comes the rain again
Falling on my head like a memory

Künye
İsim: Akane Misa
Yaş: 19
Cinsiyet: Dişi
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 15.000
Prestij: -
Ün: 10
Kullanılabilir GP: -

Motivasyon

Sefilsizlik
Chuunin olunca Misa amaç belledi kendisine. Özgürlüğü kısıtlananların bir temsilcisi olacaktı. Biliyordu.. Çoğu çocuğun şiddet gördüğünü, istemeden çalıştırıldığını.. Kendisi gibi olan çocukları, özellikle kız çocuklarını, kurtarmak ve gerekirse bu köyün adalet bağlamında kılıcı olmak istiyordu. Fakat sözünü bir şekilde başkalarını dinletebilmeliydi. Çıkıp kendini yırtsa bile onu dinleyecek kaç kişi vardı? Şuan ki haliyle kimse onu umursamazdı. Kendisi ne başarmıştı ki? Kim güvenecekti ona? Önemli bir şey başarırsa birileri onu dinlerdi. Yüksek makamlara gelmek istedi. Böylelikle önemli çalışmalar yapıp amacını tüm dünyaya duyurabilecekti.

Önemli bir konuma gelmenin zaman alacağını biliyordu. Boş boş bekleyemezdi. Şimdiden başlayacaktı çalışmalarına. Yardıma ihtiyaç çocukların kurtarıcısı olup özgürlüğüne kavuşturacaktı. Annesiz çocukların annesi olacaktı Misa. Tek amaçladığı şey buydu.


Özellikler

-


Profil

Güç: 9
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 3
Varlık: 3
Zeka: 2


Beceri Listesi

[Güç] Atletizm: 4
[Çeviklik] Akrobasi: 2
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 2
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1



Ninjutsu

Shunshin - Ninpou
Kullanıcı bir elinin işaret ve orta parmağını dışarı açar ve vücudundaki chakraya odaklanır. Ardından, kullanıcı aşırı hızla hareket etme kabiliyetini kazanır. Genelde kullanıcıya bakan kişiler onun birden yokolduğunu görür, ancak teknik sadece aşırı hızdan oluşmaktadır. Kullanıcı çevresel etmenleri kullanarak hareketini gizler ve birden yerinde varolduğu izlenimini verir. Kullanıcı teknik ile chakrası yettiği sürece istediği mesafeyi katetebilir, ancak teknik süresince başka teknikleri kullanamaz ve saldırı yapamaz, bütün odağı tekniği açık tutmak üzerine olmalıdır. Teknik havada hareket etmek için kullanılamaz. Teknik kullanılarak rakibe hızlıca yaklaşılabilir ve uzaklaşılabilir, ancak avantajlı bir pozisyona geçmek aşırı derecede zordur, zira bir çok kişi Shunshin ile yapılan hareketi görebilir ve farkedebilir.


Raiton no Yoroi - Raiton
Kullanıcı normal bir el mührü serisinin ardından vücuduna elektrik akımı salar. Bu akım, kullanıcının sinir sisteminin daha hızlı çalışmasını sağlar ve motor fonksiyonların performasını arttırır. Kullanıcı'nın refleksleri keskinleşir, daha hızlı hareket etmeye başlar. Algısında herhangi bir değişiklik olmaz fakat planladığı hamleleri daha hızlı yerine getirir. Teknik açık olduğu sürece Raiton dışında herhangi bir ninjutsu kullanamaz. Suiton saldırılarından ekstra hasar alır. Kullanıcıya teknik süresice aşırı yaklaşan kişiler bir elektrik akımı ile çarpılır. Teknik açık kaldığı sürece normal tekniklerden daha fazla chakra yer.

Taijutsu

Kendou - B Rank
Stilin disiplinini kavramaya devam eden kullanıcı kılıç ve benzeri silahlar ile nasıl blok yapılacağını öğrenir. Kullanıcının defans kabiliyeti yüksek derecede artar ve bir saldırıyı savunduktan sonra genelde sarsılmaz ve karşı saldırıya hazır olur.

Genjutsu

-


Sahip olunan eşyalar

-Katana(Orta kalite)

-Shinobi çantası
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1347
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Akane Misa] Esaret

Post by GM - Naruto » August 8th, 2019, 9:14 pm

Uzattığı hapı aldıktan sonra, hızlıca hücreyi terk etmek üzere hareketlenen Nagato'yu tam kapıdan çıkacağı sırada sorduğun soru ile yakalıyor ve durduruyorsun. Bir eli ile kapıyı tutarken, vücudunu bir kez daha sana dönüp bir kaç saniye seni süzüyor. Hemen ardından ise: "Tarikat?" diyor ve bir kaç saniye sana boş boş baktıktan sonra istemsizce gülmeye ve kahkaha atmaya başlıyor. Koca göbeği bu gülüşleri sırasında yukarı aşağı sallanırken, toparlanması biraz vakit olan Nagato bir süre sonra: "Kusura bakma. Tutamadım kendimi... Tarikat falan değiliz ama içinde bulunduğun bu durum sandığından çok daha büyük. Sana tavsiyem uslu bir kız ol ve söylenenleri yap." diyor hala gülmemek için kendini zor tutarken. Ardından senin konuşmana fırsat vermeden kapıyı yüzüne kapatıp gidiyor.

Bu andan sonra aklında sorular ile boğuşuyor olsan bile açlıktan kazınan midenin guruldaması ile masaya koyulmuş ve oldukça iştah açıcı olan kahvaltıya yöneliyorsun. Oldukça aç olman ve görgü kurallarını umursamayacak bir ruh halinde olmadan ötürü oldukça hızlı bir şekilde kahvaltıyı bitirip karnını doyuruyorsun. Kahvaltı tükettikten sonra ise hapı da ağzına atıp, akşamki olayı düşünmek için kendini yatağa atıyorsun.

Zaman su gibi akıp geçiyor ve ilacı içmenin üzerinden geçen iki saatin ardından vücudunun daha dinç ve ağrılarının çok daha az hissedilebilir olduğunu hissediyorsun. Muhtemelen tam formunda değilsin; ama ona oldukça yakın bir yerlerde formun olduğunun farkındasın.

Güneşin batmak üzere olduğu anlarda kapın açılıyor ve içeri iki tane muhafız tipli herif giriyor. Biri oldukça uzun boylu yapılı bir herif, diğeri ise ona nispeten daha kısa; ama aynı şekilde yapılı başka biri. Gördüğün kadarıyla uzun boylu olanın beline asılı olan kırbaç tarzı bir şey var; ama diğerinde kayda değer bir silah göremiyorsun. Bir kaç saniye seni süzen ikiliden uzun olanı: "Dövüşler başlayacak. Gidiyoruz." diyor. Uzandığın yerden kalkıyor ve ikilinin peşine veriyorsun.

Koridorda dövüşlerin gerçekleştiği alana doğru ilerliyorsunuz; ama koridorun yarısında ikili duraksıyor ve haliyle sen de duraksamak zorunda kalıyorsun. Sağ taraftaki kapıyı anahtarla açıyorlar ve elleri ile işaret ederek içeri girmeni söylüyorlar. İçeri girdiğinde genişçe bir diktörtgen tarzda bir oda karşılıyor seni. Odaya göz ucuyla bakarken saydığın kadarıyla on beş kadar adam olduğunu görüyorsun. İçeriye girerken kullandığın kapı adamlara on metre kadar uzakta kalıyor. Bu da aynı zamanda senin adamlara karşı mesafen anlamına geliyor. Tam karşında duruyor çoğu. Karşında duranların her biri duvara monte edilmiş tahta parçalarına oturmuşlar, içeri girmenle sana bakıyorlar. Kimisinin gözünde alaycılık, kimisinin gözünde öldürme arzusu veya sapkınlık belirtileri görüyorsun. Çoğu yapılı heriflerden oluşuyor. Bir çoğunun kıyafeti yeni ve kendine has tarzları var. Muhtemelen hepsinin hayran kitlesi olan dövüşçüler olduğunu anlamak güç olmuyor senin için. Karşında oturanların dışında üç kişilik bir grubun odanın tam ortasında ileri geri giderek volta attığını görüyorsun. En az oturanlar gibi onlarda sana dik dik bakıyor. Birinin ayakta sırtını duvara dayamış bir şekilde odadaki küçük pencereden dışarıya baktığını görüyorsun. Oda tam olarak ne aydınlık ne karanlık denilebilecek bir kıvamda. Bir kaç noktada yanan meşale var; ama koca odayı aydınlatmak için yetersiz gibi görünüyor.

Seni buraya getiren ikili kapıyı üstünüze kapatıyor. O anda üzerinde gezinen bakışlar keskinleşiyor ve içlerinden bir tanesi oturduğu yerden: "Bugün hepimizin rakibi olacağı söylenen kadın shinobi sen misin?" diye soruyor. Konuşan adama baktığında 1.70'li boylarda, siyah düz bir hakama giyen ve belinde katana asılı olan bir herif karşılıyor seni. Saçları uzun ve arkadan bağlanmış, en otuz yaşlardaki bu adamın sağ kaşının üstünden başlayıp, gözünden devam eden ve yanağına kadar inen derince bir yara izi var.

Adamın bu sözleri üzerine oturanlardan başka bir tanesi: "Muhtemelen ilk dövüşte kaybedecek. Boşuna bu organizasyonu yapmışlar." diyerek isyan ediyor. Kafanı o tarafa çevirdiğinde ise senin yaşlarında genç bir erkek çocuk görüyorsun. Sarı saçları üç numaraya vurulmuş olmasına rağmen yakışıklı yüzü bu saç stilini fazlasıyla taşıyor gibi gözüküyor. Öte yandan oldukça açık tonlarda mavi renkli gözleri, bu tarz bir ortama çok aykırı bir görüntüsü varmış imajı sezdiriyor sana. Dikkatini çeken başka bir şey olmuyor çocukta.

Bu ikilinin konuşmasından sonra odadaki herkes neredeyse benzer tepkiler taşıdığını gösteren homurtular çıkartmaya başlıyor. Bu noktada sessizliğini koruyan tek bir kişi dikkatini çekiyor. Sana en uzak olan ve hiç ışık almayan kör bir noktada oturan bu herifin erkek olduğunu kirli sakallarından anlayabilsen de, kafasına takılı olan eskimiş hasır şapkadan ve öne doğru eğik başından ötürü hiçbir şey göremiyorsun. Dikkatini çeken bir diğer nokta ise ona en yakın olan adamın beş metre kadar uzakta konuşlanmış olması. Özellikle ona uzak oturmuşlar gibi görünüyor. Yanı ise boş ve oturmak istersen tek boş yer orası gibi.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Akane Misa
Posts: 58
Joined: February 28th, 2019, 8:04 am

Re: [Akane Misa] Esaret

Post by Akane Misa » August 9th, 2019, 3:33 pm

Nagato'nun aptal ve anlamsız bakışlarından cevabımı almıştım zaten. O iğrenç gülmesi ve eş zamanlı oynayan göbeğini görmem gereksizdi. Fakat yine de tarikat olmadıklarını söylemişti. Tarikat olmasa bile burada bir örgüt vardı. Ve bu örgütün bir köye bağlı olduğunu düşünmüyordum. Yine de bulunduğum bu devirde neyin ne olduğunu kesin bir şekilde söylememekte fayda vardı. Nagato'nun uslu bir kız olmam konusundaki öğütlerini umursamamıştım. O da zaten öyle olacağını anlamış olacaktı ki kapıyı çekip gitmişti. Kafamda fazla soru işareti vardı. Hal böyle olunca bu soru işaretleri diğer önemli olabilecek şeyleri görmemi engelliyordu. Hala aynı köyde miyim? Köyün ismi neydi? Beni bu göreve yollayanlar kaçırıldığımın farkında mı? Yine de bu düşünceleri kesen tek bir şey vardı.

Midemin guruldamasıyla birlikte mide ağrılarım artmıştı. Canavarın ağzına yemeği vermek gerekiyordu. Öyle ki lezzetli gözüken bu yemeğe karşı saygılı olamayacaktım. Yemeğe bir hayvan gibi saldırmıştım. Sadece nefes alırken duraksıyordum. Hatta zaman zaman lokmaları yemeden yuttuğum da oluyordu. Hal böyle olunca yemeği bitirmem dakikalar sürmüştü. Sonrasında ise karnımın doymasının verdiği hoş hissi yatağıma yatarak kendimle paylaşıyordum.

Mücadele edeceğim 2. savaş olacaktı. Bu rezil mekanda kendimi tekrar gösterecektim. İnsanlar tekrar üzerimden bahis oynayacak, yine ben hariç herkes eğlenecekti. Kimisi vücudumu düşünerek o günün gecesinde kendini tatmin edecek, kimisi de belki yolda üzerime atlayacaktı. Belki bu akşama ölecektim? Belki de yarın beni göl kenarına atacaklardı? Çok fazla ihtimal vardı. Ve bu ipin ucu Kenichi'ye bağlıydı. Yaşamım bir insanın elindeydi. Her gün hayatta kalmak için ter ve kan dökmem gerekiyordu. Bana ne derlerse yapmalıydım. Onların süs köpeğinden farkım yoktu. Peki ama böyle devam edecekse hayatımın ne anlamı kalmıştı ki? Savaş makinasına dönecektim sadece. Başka? Cansız bir bedene bürünmemden başka bir ihtimal var mıydı? Üstüme yansıyan Güneş ışınları sanki beynimin içindeki kara düşünceler ile baş etmeye çalışıyor gibiydi. Geleceğimi düşündüğüm ve çıkmaza girdiğim anlarda yardımıma Güneş ışınları yetişiyordu. ''Keşke senin gibi özgür olsam.'' Hayatın bir tekerrürden ibaret olduğunu düşünürdüm. Fakat başıma tekrar yaşadığım şeylerin gelmesini istemiyordum. Yine tutsak bir şekilde bana emredileni yapmak istemiyordum. İnsanların bana kıçıyla gülmesini, düşüncelerimi duymak istememelerini istemiyordum!

Yatakta duran hapı içip kafamı yastığa gömmüştüm. Ne olurda buradan kaçabilirim? Diye düşünürken ve çoğunlukla Güneş'i seyrederken zaman su gibi akıp geçiyordu. Bu akan zamanın içinde gücümü iyice topladığımı ve eski halime yakın olduğumu anlıyordum. Biraz olsun bu bana özgüven kazandırmıştı. En azından hareketlerimi ve vücudumun neye dayanabileceğini az çok biliyor olacaktım.

Güneşin batmasına yakın içeriye iki muhafız giriyordu. İrili ufaklı. Birinin elinde kırbaç diğerinde ise bir şey yoktu. Anladığım kadarıyla emirlere itaat etmeyenlere hoşça bir dil kullanılmıyordu. Daha yeni iyileşmişken karşı çıkmamak en oluruydu. Adamlar dövüşün başlayacağını söylüyordu. Takip etmekten başka bir seçeneğim yoktu zaten. Odayı terkederken aynı zamanda beni terkeden Güneş çekti dikkatimi. Sanki ''Benden bu kadar.'' dermişcesine ayrılıp üzerimde bıraktığı kutsamaları kaldırıyor gibiydi. O an içime bir kasvet ve kötülük dolmuştu. Bu hissettiğim kötülük öfke veya kin değildi. Kötülüktü işte. Belki de korkuydu. Fakat onu kendime yediremiyordum.

Koridorda yürürken duraksıyor ardından ise beni genişçe bir odaya alıyorlardı. Anladığım kadarıyla dövüşçülerin bekleme odasıydı burası. İçeri girdiğimde 10 metre karşımda duruyordu hepsi. Toplam 15 kişi vardı. Hepsi oturdukları yerden bana bakıyorlardı. Belki uzun zamandır ilk defa kadın görmüşlerdi. Belki de shinobi olarak namım yayılmıştı. Bilemiyordum. Fakat hiçbiri benden korkuyor gibi durmuyordu. Çoğunun bakışları kötüydü. Kötü... Küçümser, tahrik olmuş, alaycı... Korkmuş değildim. Akane Misa böyle şeylerden korkmazdı. Korkamazdı... Fakat onların yanına çok yaklaşmakta istemiyordum.

Hepsinin üstünde gıcır gıcır kıyafetler vardı. Kendi öz stillerini benimsemiş insanlardı. Anladığım kadarıyla hepsinin bu mekanda geçmişi vardı. Tabii tanınır olması da mümkündü. Fakat şöyle bi bakınca ortamda tek ben kendimi güvende hissetmiyordum. Belimde bir katana olsaydı eğer her şey daha kolay olurdu. Yumruklarıma da güveniyordum fakat bu koca koca adamların içinde güven kavramı son çareydi. Bazılarının da benim gibi yeni olduğunu düşünüyordum. Öyle ki bir adam odanın içinde volta atıyordu. ''Kolay lokma.'' Diye geçirdim içimden. Dİğerleri ise kendi halinde takılıyor gibi duruyordu. Biraz daha odaya incelerken arkamdan kapı kapatılıyordu. Muhafızların gitmesiyle birlikte birinin ağzı açılıp bana bir soru yöneltiyordu. ''Etrafında başka kadın görüyor musun?'' Diyecektim. Ortama girdiğim gibi aptal bir soru ile karşılaşıyordum. Benim gibi onunda yüzünde kocaman bir yara izi vardı. Fakat asıl dikkatimi çeken belindeki katanaydı. Etrafta bu eşyaları alacak bir yer göremiyordum. Onu bir şekilde almalıydım.

Bunları düşünürken başka biri benim burada olmamam gerektiğini savunuyordu. Çocuğun yüzüne baktığımda anlık olarak donmuştum. Hazır cevap olan ben, bu sefer duraksayıp yaşlarımda olan bu erkeğin yüzünü incelemek istiyordum. Çocuğun gözlerinden güzellik akıyordu. Güzel yüz hatları ve parıldayan cildiyle birlikte bu kirli, pasaklı ortamda ışıldıyordu resmen. Kafamı toparlamaya çalıştım. En son şey olmalıydı haydutun birini sevmek. Zaten kafamı toplamama izin vermeden kalabalık gürültülü bir şekilde çocuğun dediklerini onaylıyorlardı. Hepsine burada olmam batıyordu. Biri hariç. Hasır şapkalı adam sessizce olan biteni dinliyor gibiydi. Ya da uyukluyordu bilemiyordum. Fakat yine de cevabımı vermeliydim. Ezik bir görünüm yaratırsam eğer üzerime daha fazla geleceklerdi. Herkesin duyacağı bir şekilde, ''Madem herkes kaybedeceğimi söylüyor.. Sizinle bir iddiaya girelim!'' diyecektim. Ardından yüzünde kocaman yara olan adamı göstererek, ''Eğer yarına sağ çıkarsam bu adamın belindeki katana benim olur. Katanın hesabını siz kendi aranızda halledersiniz!'' diyecektim. Sonrasında ise sesimi üzgün bir şekilde çıkartarak, ''Ha tabii korkuyorsanız orası başka.'' diyecektim.

Dediklerimi dedikten sonra adamların cevabını bekleyecektim. Sonrasında ise hasır şapkalı adamın yanına oturabilirdim.
Image
Here comes the rain again
Falling on my head like a memory

Künye
İsim: Akane Misa
Yaş: 19
Cinsiyet: Dişi
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 15.000
Prestij: -
Ün: 10
Kullanılabilir GP: -

Motivasyon

Sefilsizlik
Chuunin olunca Misa amaç belledi kendisine. Özgürlüğü kısıtlananların bir temsilcisi olacaktı. Biliyordu.. Çoğu çocuğun şiddet gördüğünü, istemeden çalıştırıldığını.. Kendisi gibi olan çocukları, özellikle kız çocuklarını, kurtarmak ve gerekirse bu köyün adalet bağlamında kılıcı olmak istiyordu. Fakat sözünü bir şekilde başkalarını dinletebilmeliydi. Çıkıp kendini yırtsa bile onu dinleyecek kaç kişi vardı? Şuan ki haliyle kimse onu umursamazdı. Kendisi ne başarmıştı ki? Kim güvenecekti ona? Önemli bir şey başarırsa birileri onu dinlerdi. Yüksek makamlara gelmek istedi. Böylelikle önemli çalışmalar yapıp amacını tüm dünyaya duyurabilecekti.

Önemli bir konuma gelmenin zaman alacağını biliyordu. Boş boş bekleyemezdi. Şimdiden başlayacaktı çalışmalarına. Yardıma ihtiyaç çocukların kurtarıcısı olup özgürlüğüne kavuşturacaktı. Annesiz çocukların annesi olacaktı Misa. Tek amaçladığı şey buydu.


Özellikler

-


Profil

Güç: 9
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 3
Varlık: 3
Zeka: 2


Beceri Listesi

[Güç] Atletizm: 4
[Çeviklik] Akrobasi: 2
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 2
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1



Ninjutsu

Shunshin - Ninpou
Kullanıcı bir elinin işaret ve orta parmağını dışarı açar ve vücudundaki chakraya odaklanır. Ardından, kullanıcı aşırı hızla hareket etme kabiliyetini kazanır. Genelde kullanıcıya bakan kişiler onun birden yokolduğunu görür, ancak teknik sadece aşırı hızdan oluşmaktadır. Kullanıcı çevresel etmenleri kullanarak hareketini gizler ve birden yerinde varolduğu izlenimini verir. Kullanıcı teknik ile chakrası yettiği sürece istediği mesafeyi katetebilir, ancak teknik süresince başka teknikleri kullanamaz ve saldırı yapamaz, bütün odağı tekniği açık tutmak üzerine olmalıdır. Teknik havada hareket etmek için kullanılamaz. Teknik kullanılarak rakibe hızlıca yaklaşılabilir ve uzaklaşılabilir, ancak avantajlı bir pozisyona geçmek aşırı derecede zordur, zira bir çok kişi Shunshin ile yapılan hareketi görebilir ve farkedebilir.


Raiton no Yoroi - Raiton
Kullanıcı normal bir el mührü serisinin ardından vücuduna elektrik akımı salar. Bu akım, kullanıcının sinir sisteminin daha hızlı çalışmasını sağlar ve motor fonksiyonların performasını arttırır. Kullanıcı'nın refleksleri keskinleşir, daha hızlı hareket etmeye başlar. Algısında herhangi bir değişiklik olmaz fakat planladığı hamleleri daha hızlı yerine getirir. Teknik açık olduğu sürece Raiton dışında herhangi bir ninjutsu kullanamaz. Suiton saldırılarından ekstra hasar alır. Kullanıcıya teknik süresice aşırı yaklaşan kişiler bir elektrik akımı ile çarpılır. Teknik açık kaldığı sürece normal tekniklerden daha fazla chakra yer.

Taijutsu

Kendou - B Rank
Stilin disiplinini kavramaya devam eden kullanıcı kılıç ve benzeri silahlar ile nasıl blok yapılacağını öğrenir. Kullanıcının defans kabiliyeti yüksek derecede artar ve bir saldırıyı savunduktan sonra genelde sarsılmaz ve karşı saldırıya hazır olur.

Genjutsu

-


Sahip olunan eşyalar

-Katana(Orta kalite)

-Shinobi çantası
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1347
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Akane Misa] Esaret

Post by GM - Naruto » August 15th, 2019, 11:25 pm

İlk tepkin adamın yüzüne bir tokat gibi yapışıyor adeta. Verdiğin bu cevap ile kızışan ve gerilen ortam aniden adamın aptalca sorusuna karşılık verilen kahkahalara yerini bırakıyor. Adamın yüzüne baktığında sinirden dişlerini sıktığını ve kendine gülünmesinden fazlasıyla rahatsız olduğunu görebiliyorsun; ama bu durum kahkahaların kesilmesi ile son buluyor. Sükunetini tekrardan kazanmak için derin derin nefes alan adamın, bir tür yöntem ya da teknik kullandığını fark ediyorsun ama tam olarak ne olduğunu bilmiyorsun; ama işe yaradığını, adamın duru bir nehri andıran yapısından anlayabiliyorsun. Bununla birlikte sözlerinin ikinci kısmını insanlara aktarmak için işe girişiyorsun.

Ağzından dökülen sözlerin etkisini görmek için konuşurken insanlara baktığın sırada kimisinin seni dikkatle dinlerken, kimisinin hiç dinlemediğini ve kimisinin de alaycı tutumunu sürdürdüğünü görüyorsun. Katanasını istediğin adam bu durumu öğrenince hafifçe ciddileşip, katanasına göz ucuyla bakıyor; ama hemencik bakışlarını tekrardan sana çevirip, kendine güven verdiğini gösteren bir dik duruş ile sözlerine ilk karşılığı veriyor. Sözlerin ortamda kısa bir sessizlik oluşturuyor; ama bu sessizlik çok uzun sürmüyor. Sarışın ve kısmen yakışıklı olan çocuk herkes adına konuşuyormuş gibi oturduğu yerden ayaklanıp sana doğru yaklaşıyor ve dibine kadar girdiği o anda: "Diyelim kabul ettik. Peki biz haklı çıkarsak, o zaman ne olacak?" diye soruyor sana meraklı bir tonda.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Akane Misa
Posts: 58
Joined: February 28th, 2019, 8:04 am

Re: [Akane Misa] Esaret

Post by Akane Misa » August 16th, 2019, 1:41 am

Verdiğim cevaba karşın alacağım tepkileri çok kestiremesem de adamların güleceğini tahmin etmezdim. İlk başta sessiz ve şaşıran mimikler birden gerilerek kahkahaya dönüşüyordu. Doğrusunu söylemek gerekirse, bu içimde bir şeylerin kabarmasına yol açmıştı. Lakin amacım adamı tilt etmekten ziyade ben de buradayım demekti. Öyle ki tepkilerden bunu başardığımı anlamıştım. Bu durum ise bana; bazı insanları himayem altına, ya da arkamda durmasını sağlama temelleri attırıyordu. Bilmem... belki de uzun zamandır ilk defa ilgi gördüğümden düşünüyordum bunları. Ya da gerçekten düşünmem gerekiyordu. Yine kocaman bir kararsızlık balonu...

Sessizliğin ardından adam anlamadığım bir teknikle, sinirli halinden sıyrılıp saf haline geri dönüyordu. Belki de bir çeşit öfke kontrol tekniğiydi bu. Zamanında abime anlatmaya çalıştığım fakat onun inatla redettiği bir uygulamaydı. Ne var ki, sadece 10'dan geriye sayacaktı. Lakin onun hayatında olan her şey gibi bu da boştu onun için. Karşımda duran bu adam da 10'dan geriye saymıştır belki. Önemsiz... Kafamı toplayıp diğer laflarımı da sözlere dökmeye koyulmuştum. Kimisi için ilgi çekici olsa da, kimi için klasik bir dialogtan ibaretti sanki. Lakin lafımın tam adamına gittiğini biliyordum. Öyle ki, herif gergin bir şekilde katanasına dokunma ihtiyacı duymuştu. Lakin güçlü, kuvvetli adam olacak ya, hemen göğsünü dik tutup laflarıma karşılık veriyordu!

Sözlerimin oluşturduğu sessizlik ile birlikte yine bu sakinliğe baş kaldıran sarışın çocuk olmuştu. Onlara vaad ettiğim neydi? Soru buydu. İyice dibime girmesiyle gerginlikten ne diyeceğimi unutsam bile öncesinde de bir fikrim yoktu.

Yine de herhangi bir fikre gerek duymuyordum. Ben Akane Misa'ydım. Ve benim kaybetmem gibi bir lüksüm olmayacaktı. Öyle ki bu fikrimi de onlara beyan etmekte sakınca görmüyordum. Çocuğun masmavi gözlerinin içine bakarak ekleyecektim. ''Ahh, bu konuyu hiç dert etmeyin! Girdiğimiz bu bahiste sizin haklı çıkma olasılığınız yok.'' Yüzüme bir gülümseme koyarak devam edecektim. ''Sizin bu iddiada ortaya koyacağınız bir demir parçası ve gurur. Benim ise hayatım. Yine de ezik bir kadından korkacaksanız çokta korkunç bir yere hapsedilmiş sayılmam, ha?''
Image
Here comes the rain again
Falling on my head like a memory

Künye
İsim: Akane Misa
Yaş: 19
Cinsiyet: Dişi
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 15.000
Prestij: -
Ün: 10
Kullanılabilir GP: -

Motivasyon

Sefilsizlik
Chuunin olunca Misa amaç belledi kendisine. Özgürlüğü kısıtlananların bir temsilcisi olacaktı. Biliyordu.. Çoğu çocuğun şiddet gördüğünü, istemeden çalıştırıldığını.. Kendisi gibi olan çocukları, özellikle kız çocuklarını, kurtarmak ve gerekirse bu köyün adalet bağlamında kılıcı olmak istiyordu. Fakat sözünü bir şekilde başkalarını dinletebilmeliydi. Çıkıp kendini yırtsa bile onu dinleyecek kaç kişi vardı? Şuan ki haliyle kimse onu umursamazdı. Kendisi ne başarmıştı ki? Kim güvenecekti ona? Önemli bir şey başarırsa birileri onu dinlerdi. Yüksek makamlara gelmek istedi. Böylelikle önemli çalışmalar yapıp amacını tüm dünyaya duyurabilecekti.

Önemli bir konuma gelmenin zaman alacağını biliyordu. Boş boş bekleyemezdi. Şimdiden başlayacaktı çalışmalarına. Yardıma ihtiyaç çocukların kurtarıcısı olup özgürlüğüne kavuşturacaktı. Annesiz çocukların annesi olacaktı Misa. Tek amaçladığı şey buydu.


Özellikler

-


Profil

Güç: 9
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 3
Varlık: 3
Zeka: 2


Beceri Listesi

[Güç] Atletizm: 4
[Çeviklik] Akrobasi: 2
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 2
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1



Ninjutsu

Shunshin - Ninpou
Kullanıcı bir elinin işaret ve orta parmağını dışarı açar ve vücudundaki chakraya odaklanır. Ardından, kullanıcı aşırı hızla hareket etme kabiliyetini kazanır. Genelde kullanıcıya bakan kişiler onun birden yokolduğunu görür, ancak teknik sadece aşırı hızdan oluşmaktadır. Kullanıcı çevresel etmenleri kullanarak hareketini gizler ve birden yerinde varolduğu izlenimini verir. Kullanıcı teknik ile chakrası yettiği sürece istediği mesafeyi katetebilir, ancak teknik süresince başka teknikleri kullanamaz ve saldırı yapamaz, bütün odağı tekniği açık tutmak üzerine olmalıdır. Teknik havada hareket etmek için kullanılamaz. Teknik kullanılarak rakibe hızlıca yaklaşılabilir ve uzaklaşılabilir, ancak avantajlı bir pozisyona geçmek aşırı derecede zordur, zira bir çok kişi Shunshin ile yapılan hareketi görebilir ve farkedebilir.


Raiton no Yoroi - Raiton
Kullanıcı normal bir el mührü serisinin ardından vücuduna elektrik akımı salar. Bu akım, kullanıcının sinir sisteminin daha hızlı çalışmasını sağlar ve motor fonksiyonların performasını arttırır. Kullanıcı'nın refleksleri keskinleşir, daha hızlı hareket etmeye başlar. Algısında herhangi bir değişiklik olmaz fakat planladığı hamleleri daha hızlı yerine getirir. Teknik açık olduğu sürece Raiton dışında herhangi bir ninjutsu kullanamaz. Suiton saldırılarından ekstra hasar alır. Kullanıcıya teknik süresice aşırı yaklaşan kişiler bir elektrik akımı ile çarpılır. Teknik açık kaldığı sürece normal tekniklerden daha fazla chakra yer.

Taijutsu

Kendou - B Rank
Stilin disiplinini kavramaya devam eden kullanıcı kılıç ve benzeri silahlar ile nasıl blok yapılacağını öğrenir. Kullanıcının defans kabiliyeti yüksek derecede artar ve bir saldırıyı savunduktan sonra genelde sarsılmaz ve karşı saldırıya hazır olur.

Genjutsu

-


Sahip olunan eşyalar

-Katana(Orta kalite)

-Shinobi çantası
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1347
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Akane Misa] Esaret

Post by GM - Naruto » August 16th, 2019, 3:16 am

Sözlerin, nefesini burun deliklerinde rahatça hissedebileceğin kadar dibine girmiş yakışıklı çocuğun yüzüne doğru ok gibi fırlıyor adeta. Gururlu ve oldukça özgüvenli bir duruş ile destekliyorsun bu sözlerini. Zira oldukça sağlıklı ve formda hissetmen, shinobi olmanın getirdiği o özgüveni sana geri kazandırıyor. Özellikle basit ve sıradan bir shinobi olmadığının farkında olan o yanın özgüven kaynaklı tüm şeyleri daha oturaklı kılıyor senin için.

Kısa bir an sarışın çocukla göz göze geliyor ve senden etkilendiğini çok kısa bir an gözlerinde görebiliyorsun; ama bu çabucak siliniyor ve onun yerine hin bir sırıtış ile attığı adımlarlar vasıtasıyla vücudunu senden uzaklaştırıyor. İlk üç dört adımdan sonra ise ellerini teslim olmuş gibi havaya kaldırıyor ve: "Sert kadınsın anladık. Öyle olsun... Ben şahsen kabul ediyorum bu meydan okumayı. Aslında bu meydan okuma bize bile değil... Sana Arata-san!" diyor heyecanlanmış bir şekilde ve bakışlarını yüzü yaralı herife çeviriyor.

Adının Arata olduğunu öğrendiğin herifin hoşnutsuz olduğunu kolayca görebiliyorsun o yüzündeki somurtkan ve düşünceli ifadeden; ama çok kısa bir an sessiz kaldıktan sonra: "Bu Katana bana aile yadigarıydı... Onu böyle bir meydan okumaya sokmak utanç verici; ama aciz bir kadına yenileceğim korkusuyla bu meydan okumaya katılmamak daha utanç verici! O yüzden eğer kadın bana karşı kazanırsa, katanam onundur." diyor soğuk ve öldürme arzusunun sesine adeta yapıştığı bir tonda. Bu sözlerle birlikte ise atmosferin heyecanlandığını ve odadaki çoğu kişinin gaza geldiğini hissedebiliyorsun.

Özellikle sarışın çocuk ve katanasına göz diktiğin adam bundan en çok nasibini alanlar. Yerlerine bile oturmuyorlar, adeta ayakta dakika sayıyorlar akşamın başlaması için. O sırada sen de bulduğun boşluktan yararlanıp, tek boş olan yere oturmak için hareketleniyorsun. Bunu yaparken çevrene göz ucuyla baktığında ise senin o tarafa doğru yaklaştığını fark eden herkesin gözünde bir şaşkınlık ifadesi olduğunu görüyorsun.

Umursamayıp adamın yanına oturduğun o an, hiçbir şey olmuyor aslında. Adama yakından baktığında hasır şapkanın altında tertemiz bir yüz görüyorsun. Aslında bu gördüğün kişiye adam demek, fazlasıyla absürt kaçacakmış gibi geliyor sana. Genç biri gibi, en fazla yirmili yaşlarda olduğunu tahmin edebiliyorsun. Belki de daha genç. Herifin gözleri ise kapalı ama uyuduğuna dair herhangi bir emare göstermiyor. Hareketsiz ve sanki nefes almıyor bile... Düz eskimiş bir hakama ve beline asılı olan iki kılıç dikkatini çekiyor. Biri düz ve sıradan gözüken bir katana; ama diğeri daha kısa ve muhtemelen wakizashi. Katana ile benzer bir şekilde fazlasıyla sıradan ve gösterişten uzak bir görüntüsü var.

Gözlerin sana adamın savunmasız olduğunu söylüyor; ama shinobi dürtülerin ona karşı yapacağın en ufak hamle doğrultusunda parçalara ayrılacakmışsın gibi hissettiriyor sana. Soğuk, duru ve bir o kadar da keskin bir auranın heriften yayıldığını hissedebiliyorsun. Bakışlarını çocuğun üzerinde gezdirdiğin sırada kafasını kıpırdatıyor ve aniden sana doğru dönüyor. Yavaşça açılan bakışlarından, bir çift siyah göz, oldukça keskin bir şekilde bir saniyeden daha az bir sürede vücudunu boydan boya inceliyor ve hemen ardından gözlerine kitleniyor. Oldukça baskı altında hissediyorsun kendini. Heriften herhangi bir öldürme dürtüsü hissetmesen bile o seni her an parçalara bölecekmiş gibi duran keskinlik tüylerini diken diken yapıyor. Sanki bir santim daha ona yaklaşacak olsan, bir şeyler seni kesecekmiş gibi hissediyorsun.

Temsili resim
Image
İstemsizce yutkunup, biraz geri çekilmek istediğin anda: "Sen bir shinobisin değil mi?" diyor sert ve defalarca kez dövülmüş bir katananın mükemmeliyetine ulaşmış bir ses tonunda. Herhangi bir düşmanlık ya da sana yakınlık gösterdiğine dair bir emare bulamıyorsun ne sesinde ne de donuk yüz ifadesinde.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Akane Misa
Posts: 58
Joined: February 28th, 2019, 8:04 am

Re: [Akane Misa] Esaret

Post by Akane Misa » August 16th, 2019, 1:26 pm

Sözlerimi söyledikten sonra sessiz bir iç çekmiştim. Buradaki insanlar neden beni dinlesinler ki? Önemsiz bir kadından başkası değildim. Buradaki herkesin amacı hayatta kalmaktı. Bu bana özgün bir şey değildi. Lakin yine de yatağa uzandığımda, ''Keşke.'' demek istemiyordum. Hal böyle olunca göğsüm dik bir şekilde ,artık ona sarı diyeceğim, çocuğun karşısındaydım. Kendimden emin oluşum ve yerine gelen iradem ile birlikte eski günlerimi, yani shinobilik zamanlarımı hatırlıyordum. Hem ezik gibi de görünmüyordum. Gayet sağlıklı olup neredeyse tüm gücümü kullanabilirdim. Hal böyle olunca bazı şeyler ile birlikte özgüvenim de tavan yapmıştı. Sarı'nın gözlerine baktım. Çocuk da keza gözlerimin içine bakıyordu. Fakat bakışları boş değildi. En azından uzun zamandır erkeklere karşı olan tecrübe birikimim bunu söylüyordu. Doğruyu söylemek gerekirse ben de çocuğun gözlerindeki okyanusta kaybolmamak için kendimi zor tutuyordum. Gözleri bir girdap gibiydi. Mavi kolları beni içine çekmeye çalışıyordu. Fakat ağzına koyduğu bir sırıtış ile birlikte kendini ve beni bu durumdan kurtarıyordu.

Sarışın çocuğu tavlamıştım. En azından bu bahis için. Şimdi ise kendine Arata denen herife yönelmişti bakışlar. Eğer kendisi bu bahsi reddederse büyük bir utanç yükü binecekti omuzlarına. Ha bunu ister miydi bilemiyorum. İlk başta sessiz bir ifadeye bürünmüş olsa da yüzünden ruh hali okunabiliyordu. Kaçacak bir deliği kalmamış gibiydi. Anlaşılan bu karanlık mahzende, yarını olmayan günlerde bu adamlar için gurur önemliydi. Salaklar...

Arata beklediğim cevabı vermişti. Böyle bir adamın başka bir opsiyonu yoktu zaten. Belki aile yadigarı olduğundan çekilebilirdi ama bahsi kabul edip yürekli olduğunu göstermişti. Ha birde beni öldürmek istiyordu. Ki bunu da sözlerinin çelik gibi sert oluşundan anlamıştım. Sıkıntı yoktu. Aslına bakarsak bu adamlar ile birlikte ben de heyecanlanmıştım. Böyle bir ortamda, böyle bir iddiada hiç bulunmamıştım. Lakin formumda olmam ve üstün bir shinobi olmam heyecanımı söndüren etkenlerden biriydi. Diğeri ise burada sonsuza dek savaşacak olmamdı. Bİr savaş kazanmışım, iki savaş kazanmışım kime ne? Burada hep bir döngü içinde savaş halinde olacaktım. Fakat ölürsem eğer bu eziyetten kurtulmaz mıydım? Bilmem... Bilmem, belki de bir genjutsunun içindeyimdir. Ve beni test eden kusachou'dur? Kafayı yedim...

Adama cevabımı ağzımda bir gülümsemeyle verdikten sonra yanına oturmak adına boş olan bir yere geçecektim. O salaklar hala akşamın derdindeydi. Önemsiz... Hasır şapkalı elemanın yanına oturduğum da yüzünü inceleme isteği duymuştum. Çocukluktan gelen bir şeydi. Gizemli takılanların gizemini keşfetmeye çalışırdım. Lakin bu adamın yüzüne baktığımda pek gizemli bir yanı yoktu. Tertemiz bir yüzü vardı. Hatta benle yaşıt gibiydi. Gizemli diyebileceğim tek kısım gözlerin kapalı olmasıydı. Öyle ki, uyuduğunu sanmıyordum. Belinde katanası ve wakizashi asılıydı. Katanası sıradandı. Aslına bakarsak bu adam gayet normal bir görünüm çiziyordu. Adamda normal olmayan tek şey diğerlerinden farklı içimde oluşturduğu bu histi. İstese saniyeler ile bütün organlarımı doğrayabilirmiş gibi geliyordu. Dolayısıyla adamdan keskin ve hissiz bir aura yayıldığını anlayabiliyordum. Hal böyle olunca diğerlerine davrandığım gibi davranırsam eğer istikbalim için hiç iyi sonuçlar olmazdı.

Onu biraz daha incelediğimde ise bana karşı açılan bir çift göz vardı. Simsiyah ve bir duvar kadar sert olan bakışları saniyeler içinde vücudumu tarayıp gözlerim ile buluşuyordu. Biraz baskı altında olmam ile birlikte bakışlarımı kaçırmak istemiştim. Fakat buraya girmeden önce birdaha kendimi ezdirmeyeceğimi söylemiştim. O yüzden gözlerine bakmaya devam ettim. Herif öyle bakıyordu ki sanki ona baktığım için beni ortadan ikiye ayıracaktı. Bu herif kesinlikle diğerlerinden farklıydı. Bana bile böyle hissettiriyorsa savaş halinde neler yapabileceğini görmek istemezdim. Hal böyle olunca henüz ölmek istemediğimden biraz geri çıkma kararı almıştım. Fakat herifin geri adım atacağı yoktu. Sert... Ve koyu... Adam gizemine uygun bir şekilde olan ses tonuyla birlikte bana bir soru yöneltmişti. Yutkunarak, ''Evet.'' diyecektim. Başka bir söze ne gerek duyuyordum ne de götüm yiyordu.
Image
Here comes the rain again
Falling on my head like a memory

Künye
İsim: Akane Misa
Yaş: 19
Cinsiyet: Dişi
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 15.000
Prestij: -
Ün: 10
Kullanılabilir GP: -

Motivasyon

Sefilsizlik
Chuunin olunca Misa amaç belledi kendisine. Özgürlüğü kısıtlananların bir temsilcisi olacaktı. Biliyordu.. Çoğu çocuğun şiddet gördüğünü, istemeden çalıştırıldığını.. Kendisi gibi olan çocukları, özellikle kız çocuklarını, kurtarmak ve gerekirse bu köyün adalet bağlamında kılıcı olmak istiyordu. Fakat sözünü bir şekilde başkalarını dinletebilmeliydi. Çıkıp kendini yırtsa bile onu dinleyecek kaç kişi vardı? Şuan ki haliyle kimse onu umursamazdı. Kendisi ne başarmıştı ki? Kim güvenecekti ona? Önemli bir şey başarırsa birileri onu dinlerdi. Yüksek makamlara gelmek istedi. Böylelikle önemli çalışmalar yapıp amacını tüm dünyaya duyurabilecekti.

Önemli bir konuma gelmenin zaman alacağını biliyordu. Boş boş bekleyemezdi. Şimdiden başlayacaktı çalışmalarına. Yardıma ihtiyaç çocukların kurtarıcısı olup özgürlüğüne kavuşturacaktı. Annesiz çocukların annesi olacaktı Misa. Tek amaçladığı şey buydu.


Özellikler

-


Profil

Güç: 9
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 3
Varlık: 3
Zeka: 2


Beceri Listesi

[Güç] Atletizm: 4
[Çeviklik] Akrobasi: 2
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 2
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1



Ninjutsu

Shunshin - Ninpou
Kullanıcı bir elinin işaret ve orta parmağını dışarı açar ve vücudundaki chakraya odaklanır. Ardından, kullanıcı aşırı hızla hareket etme kabiliyetini kazanır. Genelde kullanıcıya bakan kişiler onun birden yokolduğunu görür, ancak teknik sadece aşırı hızdan oluşmaktadır. Kullanıcı çevresel etmenleri kullanarak hareketini gizler ve birden yerinde varolduğu izlenimini verir. Kullanıcı teknik ile chakrası yettiği sürece istediği mesafeyi katetebilir, ancak teknik süresince başka teknikleri kullanamaz ve saldırı yapamaz, bütün odağı tekniği açık tutmak üzerine olmalıdır. Teknik havada hareket etmek için kullanılamaz. Teknik kullanılarak rakibe hızlıca yaklaşılabilir ve uzaklaşılabilir, ancak avantajlı bir pozisyona geçmek aşırı derecede zordur, zira bir çok kişi Shunshin ile yapılan hareketi görebilir ve farkedebilir.


Raiton no Yoroi - Raiton
Kullanıcı normal bir el mührü serisinin ardından vücuduna elektrik akımı salar. Bu akım, kullanıcının sinir sisteminin daha hızlı çalışmasını sağlar ve motor fonksiyonların performasını arttırır. Kullanıcı'nın refleksleri keskinleşir, daha hızlı hareket etmeye başlar. Algısında herhangi bir değişiklik olmaz fakat planladığı hamleleri daha hızlı yerine getirir. Teknik açık olduğu sürece Raiton dışında herhangi bir ninjutsu kullanamaz. Suiton saldırılarından ekstra hasar alır. Kullanıcıya teknik süresice aşırı yaklaşan kişiler bir elektrik akımı ile çarpılır. Teknik açık kaldığı sürece normal tekniklerden daha fazla chakra yer.

Taijutsu

Kendou - B Rank
Stilin disiplinini kavramaya devam eden kullanıcı kılıç ve benzeri silahlar ile nasıl blok yapılacağını öğrenir. Kullanıcının defans kabiliyeti yüksek derecede artar ve bir saldırıyı savunduktan sonra genelde sarsılmaz ve karşı saldırıya hazır olur.

Genjutsu

-


Sahip olunan eşyalar

-Katana(Orta kalite)

-Shinobi çantası
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1347
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Akane Misa] Esaret

Post by GM - Naruto » August 17th, 2019, 1:05 am

En az senin kadar genç görünen; ama garip bir şekilde yetmişlerinde bir adamın olgunluğuna sahipmiş gibi bir hissiyat ile seni karşı karşıya bırakan bu herifin, her hareketi garip bir ritmin parçası gibi hissettiriyor sana. Dudaklarının kıpırdaması, nefes alırken göğsünün kalkıp inmesi ve gözlerini kırpışı... Sanki hepsi bir çarklı sistemin parçası gibi. Herif senden aldığı cevap ile hafifçe doğruluyor ve hasır şapkasını eliyle biraz yukarıya kaldırıp, yüzünü tamamen açığa çıkarıyor. Seni bir kez daha süzüyor ve bunu yaptığı sırada sanki tüm sırlarının bu herif tarafından açığa çıkarılmış gibi çıplak ve rahatsız hissediyorsun. Bu çok sürmüyor; çünkü bir kaç saniyenin hemen ardından, bakışlarını senden uzaklaştırıp tavana doğru kaldırıyor. Çok uzaklara dalmış gibi, sanki tavana değilde kilometrelerce uzağa bakıyormuş gibi geliyor sana o gözler.

"Shinobi ha? Çoğu yaptıkları el mühürleri ile her şeyi alt edecekmiş gibi takınır... Gücün parmaklarının şekil değiştirmesinde saklı olduğunu sanırlar. Sence de öyle mi?" diyor bir anda söze girerek. Konuşurken sana bir an bile bakmıyor ve tam vereceğin cevap için düşünmeye başladığında, bir kez daha söze giriyor bunu yapmana gerek yokmuş gibi. "Bir keresinde bir shinobi ile savaşa tutuştum. Savaşın başlangıcında özgüvenliydi ve kullandığı jutsuların ihtişamına o kadar kapılmıştı ki, adeta kör gibi savaşıyordu. O özgüvenli bakışlar her jutsu kullandığında kullandığı jutsuyu parçalara ayırmam ile yavaşça silindi. Elinden oyuncağı alınmış bir çocuğun o ilk saniyelerindeki çaresizliği ile bakıyordu bana. Kafasını gövdesinden ayırdığımda ise sadece şaşkındı. Korkmamıştı bile. Şaşkındı... Gözlerimi ne zaman kapatsam, hâlâ o bakışları kafamda canlandırabiliyorum." Tavana yönelmiş bakışları usulca aşağı inip, bir kez daha sana dönüyor. Elini eskimiş hakaması'nın göğüs kısmından içeri sokup, bir shinobi alın bandı çıkartıyor. Sana doğru uzatıyor. Alın bandına baktığında tanıdık bir şekil ile karşı karşıya kalıyorsun.

Sana uzatılan şey, bir zamanlar senin de gururla taşıdığın Kusakagure alınbandından başka bir şey değil. Tek bir bakışta tanıyorsun; ama emin olmak için defalarca kez kontrol ediyorsun. Sonuç değişmiyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Akane Misa
Posts: 58
Joined: February 28th, 2019, 8:04 am

Re: [Akane Misa] Esaret

Post by Akane Misa » August 17th, 2019, 2:07 am

Herifin uyumlu hareketleri beni deli etmiyor değildi. Sanki her şeyi beyninde bir sıraya sokmuş, tren vagonu gibi dizili gibiydiler. Belki de bana etkileyici görünmek için bilerek yapıyordu bunları. Fakat dışarıdan bakan biri bile adamın tüm parçaları uyum içinde olduğunu farkedebilirdi. Açıkçası bana bu fazlasıyla etkileyici gelmişti. Sebebin en önemli faktörü ise; diğerleri gibi geveze olmayışıydı. Yerinde konuşan biri gibiydi. Sonunda, dedim içimden. Sonunda gereksiz muhattap olacağım biri yoktu yakınımda. Sözlerimi söyledikten sonra şapkasını yukarı kaldırıp beni birdaha süzüyordu. Yabancı ve anlamsız bakan gözleriyle sanki ilk defa görmüş bir eseri inceler gibi bakıyordu. Kendimi o an korumasız ve çaresiz hissetmiştim. Az önceki shinobi egom sönmek üzereydi. Hal böyle olunca bu adam ile diğerlerinin arasındaki farkı net bir şekilde görebiliyordum. Muhteşem...

Adam tavana bakıp uzaklara dalmışcasına gözlerini kitlemişti. Sanki bir hasret ve kaybettiği şeylerin tutkusunu özlüyor gibiydi. Ne olursa olsun.. Tek anladığım, bu adamın istediği şeylerin hiç de yakınında olmadığıydı. Belki de tek ortak yönümüz buydu. Bir şeyler elimizden alınmıştı ve bizim yapabildiğimiz sadece düşlere dalmaktı. Beni ise bu düşlerden aniden konuşmaya girerek kurtarmıştı. Bana shinobilerin savaşmayı sadece güç ile olduğunu sandıklarını söylüyordu. Bilmem... Çok genellemeydi. Lakin kendimi baz alırsam eğer bildiğim fazla teknik yoktu. Fakat herifin burada anlatmak istediği tekniğin ne kadar fazla olması değildi. Ona göre bir shinobi sadece el mühürlerinden oluşmuyordu. Bu konu hakkında görüşümü söyleyecekken tekrar söze giriyordu. Garip...

Az önceki dediği şeyi örnekliyordu. Bir shinobi ile savaşması düşman olduğunu söylüyordu bir kere. Sıkıntı duymuyordum. Ne var ki, burada olan herkesle düşman değil miydim? İlk başlarda çarpışmayı sert betimlemelerle anlatışı taş kalpli olduğunu düşündürüyordu bana. Fakat sonlara doğru içinde insanlık namına merhamet kırıntısı olduğunu hissedebiliyordum. Belki de hissetmek istiyordum. Korku...

Tam söze girip, necisin sen?, diye soracakken gözlerini tavandan indirip bana çeviriyordu. Ne yapacağını merak ediyordum. Ben her zaman konuşurdum. Fakat bu adam her zaman eylem içerisinde olmuyordu. Hal böyle olunca adamın hareketini detaylı bir şekilde inceliyordum. Adam, elini hakamasının içerisine sokarak bir metal parçası çıkarıyordu. Öyle ki, bu metal parçası üzerimde birçok duyguyu tekrar diriltiyordu. Özlem, hüzün, sefillik... Bu alın bandının sadece metal bir parça olmasını diledim o an. İnanmak istemiyordum. Benim gibi birinin burada kısılmış olup hala çıkamamasına.. İnanmak istemiyordum! Burnum ve çenem titremeye başlamıştı. Gözlerim ise kasılmış bir şekilde ağlamayı reddediyordu. Lakin metal parçasının üstüne çizilmiş amblemi gördüğümde birkaç göz yaşı düşüyordu yanaklarımdan. Karanlık...

İlk yapacağım şey kimse görmeden göz yaşlarımı silmekti. Tekrar tekrar baksam da aynıydı. Kusagakure... Kendimi toplayıp ses tellerimi kontrol ettikten sonra herife dönüp konuşmaya çalışacaktım. ''B-bir shinobi öldürdüğünü...bilmiyordum. İ-ismini biliyor musun?''
Image
Here comes the rain again
Falling on my head like a memory

Künye
İsim: Akane Misa
Yaş: 19
Cinsiyet: Dişi
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 15.000
Prestij: -
Ün: 10
Kullanılabilir GP: -

Motivasyon

Sefilsizlik
Chuunin olunca Misa amaç belledi kendisine. Özgürlüğü kısıtlananların bir temsilcisi olacaktı. Biliyordu.. Çoğu çocuğun şiddet gördüğünü, istemeden çalıştırıldığını.. Kendisi gibi olan çocukları, özellikle kız çocuklarını, kurtarmak ve gerekirse bu köyün adalet bağlamında kılıcı olmak istiyordu. Fakat sözünü bir şekilde başkalarını dinletebilmeliydi. Çıkıp kendini yırtsa bile onu dinleyecek kaç kişi vardı? Şuan ki haliyle kimse onu umursamazdı. Kendisi ne başarmıştı ki? Kim güvenecekti ona? Önemli bir şey başarırsa birileri onu dinlerdi. Yüksek makamlara gelmek istedi. Böylelikle önemli çalışmalar yapıp amacını tüm dünyaya duyurabilecekti.

Önemli bir konuma gelmenin zaman alacağını biliyordu. Boş boş bekleyemezdi. Şimdiden başlayacaktı çalışmalarına. Yardıma ihtiyaç çocukların kurtarıcısı olup özgürlüğüne kavuşturacaktı. Annesiz çocukların annesi olacaktı Misa. Tek amaçladığı şey buydu.


Özellikler

-


Profil

Güç: 9
Çeviklik: 8
Kondisyon: 5
Potansiyel: 3
Varlık: 3
Zeka: 2


Beceri Listesi

[Güç] Atletizm: 4
[Çeviklik] Akrobasi: 2
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 2
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1



Ninjutsu

Shunshin - Ninpou
Kullanıcı bir elinin işaret ve orta parmağını dışarı açar ve vücudundaki chakraya odaklanır. Ardından, kullanıcı aşırı hızla hareket etme kabiliyetini kazanır. Genelde kullanıcıya bakan kişiler onun birden yokolduğunu görür, ancak teknik sadece aşırı hızdan oluşmaktadır. Kullanıcı çevresel etmenleri kullanarak hareketini gizler ve birden yerinde varolduğu izlenimini verir. Kullanıcı teknik ile chakrası yettiği sürece istediği mesafeyi katetebilir, ancak teknik süresince başka teknikleri kullanamaz ve saldırı yapamaz, bütün odağı tekniği açık tutmak üzerine olmalıdır. Teknik havada hareket etmek için kullanılamaz. Teknik kullanılarak rakibe hızlıca yaklaşılabilir ve uzaklaşılabilir, ancak avantajlı bir pozisyona geçmek aşırı derecede zordur, zira bir çok kişi Shunshin ile yapılan hareketi görebilir ve farkedebilir.


Raiton no Yoroi - Raiton
Kullanıcı normal bir el mührü serisinin ardından vücuduna elektrik akımı salar. Bu akım, kullanıcının sinir sisteminin daha hızlı çalışmasını sağlar ve motor fonksiyonların performasını arttırır. Kullanıcı'nın refleksleri keskinleşir, daha hızlı hareket etmeye başlar. Algısında herhangi bir değişiklik olmaz fakat planladığı hamleleri daha hızlı yerine getirir. Teknik açık olduğu sürece Raiton dışında herhangi bir ninjutsu kullanamaz. Suiton saldırılarından ekstra hasar alır. Kullanıcıya teknik süresice aşırı yaklaşan kişiler bir elektrik akımı ile çarpılır. Teknik açık kaldığı sürece normal tekniklerden daha fazla chakra yer.

Taijutsu

Kendou - B Rank
Stilin disiplinini kavramaya devam eden kullanıcı kılıç ve benzeri silahlar ile nasıl blok yapılacağını öğrenir. Kullanıcının defans kabiliyeti yüksek derecede artar ve bir saldırıyı savunduktan sonra genelde sarsılmaz ve karşı saldırıya hazır olur.

Genjutsu

-


Sahip olunan eşyalar

-Katana(Orta kalite)

-Shinobi çantası
Locked

Return to “Diğer Ülkeler”