[Tsujihara Akira | Geçmiş] Her Şeyin Sonu, Her Şeyin Başlangıcı

Diğer ninja köylerine sahip ülkeler.
Post Reply
User avatar
Tsujihara Iori
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 109
Joined: August 30th, 2018, 10:53 pm

[Tsujihara Akira | Geçmiş] Her Şeyin Sonu, Her Şeyin Başlangıcı

Post by Tsujihara Iori » July 9th, 2019, 1:30 am

Tsujihara Akira wrote:
Image
4. Shinobi Savaşı, Ön Cephelerden Sadece Biri
... Önümde parçalanıp giden beyaz şeyin daha fazla odağımı meşgul etmesine gerek yoktu, bu yüzden kılıcımı seri bir şekilde yere paralel bir şekilde savurdum sola doğru. Bir beyaz şey daha ortadan ikiye bölünerek yere yığılmıştı. Bir adım ileri atıldım ve onun önündekini de parçalamak adına yukarıdan aşağıya sertçe kılıcımı indirdim. Ortadan ikiye bölünen suşi gibilerdi. Hiç beklemedim, minik bir nefes vererek kendimi toparladım ve ileriye doğru atıldım tekrardan. Kılıcımı ters çevirdim hala yere yakınken ve bir diğer insana benzeyen beyaz şeye sapladım, bu sefer yerden yukarıya doğru çektim. Onun da ikiye ayrılmasıyla beraber seri bir şekilde etarfımda döndüm durumu kavramak için.

"Beyaz Zetsu" adı verilen bu şeyler tamamen etrafımı sarmış durumdaydı. Karanlık ufuk neredeyse tamamen bu haşerelerle doluydu. Onların kaplamadığı alanları savaşın yok ettiği kayalık alanlar oluşturuyordu zaten. Dünya üzerinde bir yara... ve birleşik Shinobi kuvvetleri olarak da tam bu yaranın ortasında savaşımızı veriyorduk.

Nefesimi tamamen verdim ve taze bir hava çektim ciğerlerime. Parçaladığım Zetsu'ların yerine tekrardan başkaları doluşmuştu bile. En azından dövüşmeyi çok iyi bilmiyorlardı, ancak bu eksikliklerini de sayıları ile tamamlıyorlardı. Sonsuza kadar bunu sürdüremeyeceğimi onlar da biliyordu çünkü.

Fakat sonsuzluğa ihtiyacım yoktu. Diğerlerinin ortamdan uzaklaşmasını sağlasam yeterliydi benim için. Hanami kolunu kaybetmişti bir önceki saldırıda ve medikal ekip o ve diğerleriyle ilgilenmekle meşguldü. Kampı tahliye etmekle meşgullerdi ve eğer bu geçitten arkaya akıp giderlerse, diğer tüm yaralılarla beraber herkes ölecekti. Başka bir açıklaması yoktu bu işin.

Bu yüzden, tahliye sonuçlanana kadar onları oylayacak ve ortamdaki en tehlikeli adamı oynayacaktım.

Heh. Benim için hiç zor değildi bu görev. Tehlike benim göbek adımdı. Sırıttım ve tekrar ileri atıldım.

İki Zetsu daha parçalarına ayrıldı ve yere yığılanlardan birinin kafasına basarak havaya zıpladım. Yere indiğimde bir iki tanesi daha liğme liğme olmuştu.

Yeşil saçlı ve sarı gözlü, beyaz tenli zombi-vari godoşlar da boş durmuyordu tabi. Bir sağa, bir sola hareket ederek bütün dikkatimi üzerime çekmekte başarılı olmuştum ancak az da olsa hasar alıyordum. Belimin altında ufak bir çizik vardı, sol kolumda da aynı şekilde. Yavşaklardan biri yanağımı bile çizmiş olabilirdi, emin değildim. Mavi haorim ise liğme liğme olmuştu.

Seri bir şekilde onu çıkardım ve üzerime atlamak üzere olan bir başka Zetsu'nun kafasına fırlattım. Afallayarak arkamdaki Zetsu ile çarpıştı, daha sonra zaten ikisi çoktan parçalarına ayrılmıştı kılıcımla beraber.

Eğer durumlar aşırı ciddi olmasa keyif bile alabilirdim açıkçası. Lâkin durumlar, dediğim gibi, farklıydı.

Tekrar derin bir nefes aldım ve çevreme bakındım. Sayıları hala aynı geliyordu gözüme, lanet olsun. Hala aynı. Azalıyorlar mıydı? "Birileri çetele tutuyorsa bilgi versin lütfen!" diye iç geçirdim. Ne kadardır devam ediyordum pek bir fikrim yoktu çünkü. Tahliye çoktan bitmiş olabilirdi, fakat böyle bir durumda geri çekilme feneri de ateşlenmiş olacaktı. Onu da kara bulutların arasında görmüyor oluşum sebebi ile az çok kendi kendimi cevaplamış gibiydim. Böyle de zekiydim işte. Hop, bir Zetsu daha sashimi olmuştu. Ve ben nefes nefese kalmaya başlamıştım.

Onlar ise suratlarındaki gerizekalıca sırıtmayı bozmamışlardı.

Çevredeki minik titremeyi farketmemle beraber Zetsuların anlık duraksamasına şahit olmuştum. "Ah, bir şeyler geliyor." diye düşünmeme kalmadan, sol tarafımdan insana benzer Zetsu'ları sağa sola fırlatan bir şeyin yaklaştığını farkettim. O şey yaklaştıkça zeminin titremesi artıyor, garip bir kükreme de onunla beraber yaklaşıyordu. Zetsu'lar da ona odaklanmış olacaktı ki, bir kaç saniyeliğine bana saldırmayı durdurmuşlardı. Ben ise, sağa veya sola kaçmak yerine başka bir plan düşünmüştüm. Madem bana doğru koşuyordu o şey, neden bana vardığında onu kılıcıma karşılamıyordum?

Çünkü eşşeğin zikinden dolayı karşılamıyordum.

Bana vardığında üzerime koşanın beş, belki altı zetsunun birleşimi olan saçma sapan bir yaratık olduğunu farkettim. Bu farkediş de epey geç olmuştu çünkü kılıcım ile onun kocaman ve deforme olmuş yumruğunu karşılamak epey saçma bir hareketti. Farkedişim erken olsaydı söz böyle bir şey yapmazdım, sağa sola falan kaçardım. Ama hayat işte, naparsın.

Bir on metre kadar geriye fırladım ve sırtım sert bir kayaya çarptığı anda kendime geldim. Duracak vaktim yoktu, seri bir şekilde ayağı kalktım ve sağ elimdeki kılıcı bir defa salladım üzerindeki beyaz kanı atmak için. Önce tükürdüm ağzımdaki kanı çıkartmak adına, ardından boştaki sol elimle uzun saçlarımı düzelttim. "Savaş mı istiyorsun?!" diye bağırmaktan kendimi tutamamıştım açıkçası. Fazla mı gaza gelmiştim? Sanırım

Neyse. Madem öyle, gazın hakkını vermeliydim.
Künye
İsim: Tsujihara Iori
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Suiton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 7
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Efsane Olmak!
Iori, babası gibi dillerden düşmeyen hikayelere sahip olmak istemektedir fakat bunu yaparken kesinlikle doğru yoldan sapmamayı kendine bir kural olarak koymuştur. Aktif olarak ona ün getirecek şeylerin peşinde koşmak yerine, başa çıkılması zor bir durum karşısında kendini kanıtlamak ister. Bunu başarırken köyüne de tamamen sadık kalacaktır.

Komplikasyon
Babasının Kılıcı
Babasının kılıcına karşı ruhsal bir bağ hissetmektedir. O kılıç hiç tanışmadığı babasına açılan bir kapıdır ve onu sürekli yanında taşır, kullanmaktan çekilmez. Bakımını sürekli yaptırır, aksatmaz. Kılıç yanından bir an bile ayrılırsa, tedirgin olmaya başlar.

Kılıcı onun rızası dışında elinden alınırsa, onu geri almak birinci önceliği haline gelir. Bunun için görevini terk etmeyebilir ancak elinden gelen her şeyi sınırlar dahilinde yapmayı ister ve dener. Duruma göre kural çiğneyecek raddeye gelebilir, fakat elinden geldiğince rasyonel kişiliğini elinden bırakmamaya gayret eder. Eğer yanında bir arkadaşı varsa durum onun için daha rahattır, fakat kendi başına kalır ve düşüncelerini dizginleyecek bir "iskele" bulamazsa, depresif bir hal alabilir. Bu durum kılıcı elde etmek dışında yapacağı herşeyin performansını düşürse de, kılıca ulaşma konusunda yapacaklarını etkilemez.

Özellikler
-

Efsanevi Yaratık
Garou | B - Rank | Kurt

Mod
Hagane


Image

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 2
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 4
[Çeviklik] Akrobasi: 4
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 3
[Kondisyon] Form: 4 (Favori)
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 5
[Zeka] İzcilik: 3

Teknikler
Ninjutsu
D - Rank: Shunshin
D - Rank: Heisashiki
C - Rank: Jintei (Özel Geliştirme Mevcut)
C - Rank: Mizurappa
B - Rank: Suijinheki
A - Rank: Bousen no Jutsu

Taijutsu
Shigure | A - Rank
Shigure | Hadan

Ninja Ekipman Ustalığı | C - Rank

Genjutsu
-
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Dükkan Konusu

Özel Üretim Shinobi Ceketi ve Kemeri:
► Show Spoiler
Babasından Kalan Katana
Image 4. Shinobi savaşında Iori'nin babası tarafından kullanılan ve Zetsu kanı tadan bir katana. Bunun dışında normal bir katanadan tek farkı Kaliteli seviye olmasıdır. Resimdeki gibi işlemelere sahiptir. Iori'nin sürekli belindedir.

Bu kılıç Iori'nin moduna erişmesini sağlar.
User avatar
Tsujihara Iori
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 109
Joined: August 30th, 2018, 10:53 pm

Re: [Tsujihara Akira] Her Şeyin Sonu, Her Şeyin Başlangıcı

Post by Tsujihara Iori » July 9th, 2019, 1:51 am

Tsujihara Akira wrote:
Bu sefer ben koşturacaktım gerizekalının üzerine. "AAAAAAAAAA!!!" Tüm gücümle bağırdım bir elimle kılıcımı tutarken, diğer elim ise boştu. Önüme çıkan bir kaç Zetsu'yu dar ve kısa hamlelerle parçaladıktan sonra, deforme olmuş kocaman eliyle yeri döven ve daha da sinirlenen mendebura varmıştım.

O an öyle bir kafa atma isteği gelmişti ki anlatamam. Böyle okkalı bir kafa geçirsem ama böyle anlatamam, öyle böyle değil. Bir tane vursam da tuzla buz olsa, kanatlarım çıksa ruhlarına süzülsem.

Ama öyle olmadı tabii. Kafa atsam muhtemelen parçalardı beni. O yüzden, daha farklı bir yöntem deneyecektim. Chakram çoktan harlamaya başlamıştı ve kanımda kaynayan metali hissedebiliyordum. Dışarı çıkmaya can atıyordu resmen ve ben kimdim ki onu tutacak. O kocaman godoşun önüne varmama beş, altı adım kala bir metre kadar havaya zıpladım ve sağ ayağım sertçe yere basacak şekilde havada takla atıp yere kondum tüm gücümle.

Yere konduğum gibi, chakram bedenimden ayrıldı ve yere, zemine yayıldı. Bir metre kadar önümde cisimleşip yerden kocaman, ama cidden kocaman siyah bir metal koniğin çıkmasına vesile oldu. Gelin görün ki bu kocaman konik de yerden kırkbeş derece açıyla çıkmış, beni duvara çalan godoşun göğsüne saplanmıştı. Bana tekrar yumruk atmaya çalışıyordu o sırada ancak dona kalmıştı tabii, bunu beklemiyordu haliyle. Ben ise tam da bunu planlamıştım. Koniğin üzerinden koşturup kafa kısmına vardım ve tek, temiz bir hamleyle kafasını aldım.

Arkasında konduğumda ise kendimi tekrar Zetsu yığınının arasında buldum. Bir sağ, bir sol. İki tanesi tekrar sashimi. Beklememiştim. Nefesim hala kontrollü olsa da yavaş yavaş bitmeye başlamıştım. Harlayan chakramı tamamen saldım ve kollarımdan, göğsümden dışarı fırlamasına izin verdim.

Anlık açılan yaralardan fışkıran metal parçalar arkamdaki ve yanımdaki Zetsu'ları parçalarken ben de önümdekileri kılıcımla liğme liğme ediyordum. Her bir metal çıkışında açılan yaralar aniden kapanıyor, bir kaç saniye sonra yenileri açılıyor ve kapanıyordu. Her kılıcımı savuruşumda onu takip eden bir metal rüzgarı da oluşuyordu resmen ve havaya kesici bir etki katıyordu. Bir ölüm fırtınasına dönüşmüştü ortalık ve bunun sebebi benim aşırı karizmatik ve süper kuvvetli manyak bir Shinobi olmam değildi (tamam biraz o da vardı aslında da), Zetsu'ların tamamen kendilerini düşünmeden üzerime atılmalarıydı. Bu kadar kolay av olmalarına karşı lanet olsun ki hala sayıları azalmıyordu.

Ve benim alevim yarım saat sonra sönmeye başlamıştı.

Aldığım yaralar artmış ve bithap bir hale gelmiştim. Son anda sol karın boşluğuma yediğim bir delici darbe geriye sendelememi sağlamış ve harlayan chakramı susturmuştu. Kaç tane öldürmüştüm? Saymamıştım. Gerek de yoktu. Sanırım görevimi tamamlamıştım. Bu sırada, arkamdan yaklaşan başka bir Zetsu'nun saldırısıyla sırtıma derin bir kesik almamla beraber, işaret fişeğinin ufukta fırlatıldığını görmek bir olmuştu.

Geriye dönebilecek miydim? Dönemeyecektim, niye bu soruyu soruyordum ki. "nnnnhhhhğaaaaaAAAAAAAAA!!" Ani bir bağırış ve son bir defa etrafa saçılan metaller ile ileriye atılmıştım. Belki, eğer belki şuradan kendime bir yol açabilirsem, Hanami'yi tekrar görebilirdim. Iori'yi tekrar görebilirdim.
Image

Çaresizlik buydu. Evet, tam olarak buydu. İki Zetsu daha. Yerine gelen üç zetsuyla beraber karnımdan yükselen sıcak hava dalgası artmıştı. Göremeyecektim. Fakat o kadar çok istiyordum ki onun büyüyüşünü seyretmeyi. O kadar çok aklımdaydı ki. Savaşmamızın yegane sebebi oydu. İkimizin de. Üç Zetsu daha liğme liğmeydi ancak onun yerine gelen beş tanesi ile geriye adım atmıştım bile.

Tamam, başarısız oldum. Kabul. Burada öleceğim. Kaldı ki Tenchi köprüsü olayından bile sağ kurtulmuştum aslında, burasının bana vız gelip tırıs gitmesi gerekiyordu. Şaka şaka. Ölecektim burada.

Iori'yi tekrar görmek istiyordum sadece. Üç Zetsu daha ve bu sefer bunları ben kesmedim. Onlar direkt boş bir yerde varoldular.

Geriye bir adım attım ve sol omzuma derin bir kesik aldım. Nefesim tükendi, dizlerimin üzerine çöktüm. Kılıcım ise önümdeki Zetsu'nun göğsüne saplı kalmıştı.

Iori'yi aklıma getirdim. Kendi kılıcım, yadigar kılıcım, neredeyse tüm Shinobi hayatım boyunca benimle olmuş kılıcım göğsüme saplanırken düşündüğüm tek şeydi. Hanami ve Iori.

Ancak gördüğüm son şey pislik sırıtışıyla bir Zetsu'nun kılıcı göğsümün derinliklerine kaktırıyor oluşuydu. Neyse. En azından sinyal verilmiş, bizimkiler kurtulmuştu. Zetsular bu geçitten ilerlese bile bir şey bulamayacaklardı.

Öksürdüm. İyiydi ya böyle. Rahatlamak falan. Güzeldi. Onca sene sonra ilk defa tatile çıkmak gibi. Tek başıma oluşum biraz sıkıntıydı tabii ama şansım olsa bile Hanami'yi yanıma almazdım. O olmasa Iori'ye kim hikayelerimi anlatacaktı?

Sahi, hayatta kalsam ben anlatabilirdim. Ama bu muhtemelen hiç gerçekleşmeyecekti. Keşke bir yolu olsaydı, keşke, keşke...
Künye
İsim: Tsujihara Iori
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Suiton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 7
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Efsane Olmak!
Iori, babası gibi dillerden düşmeyen hikayelere sahip olmak istemektedir fakat bunu yaparken kesinlikle doğru yoldan sapmamayı kendine bir kural olarak koymuştur. Aktif olarak ona ün getirecek şeylerin peşinde koşmak yerine, başa çıkılması zor bir durum karşısında kendini kanıtlamak ister. Bunu başarırken köyüne de tamamen sadık kalacaktır.

Komplikasyon
Babasının Kılıcı
Babasının kılıcına karşı ruhsal bir bağ hissetmektedir. O kılıç hiç tanışmadığı babasına açılan bir kapıdır ve onu sürekli yanında taşır, kullanmaktan çekilmez. Bakımını sürekli yaptırır, aksatmaz. Kılıç yanından bir an bile ayrılırsa, tedirgin olmaya başlar.

Kılıcı onun rızası dışında elinden alınırsa, onu geri almak birinci önceliği haline gelir. Bunun için görevini terk etmeyebilir ancak elinden gelen her şeyi sınırlar dahilinde yapmayı ister ve dener. Duruma göre kural çiğneyecek raddeye gelebilir, fakat elinden geldiğince rasyonel kişiliğini elinden bırakmamaya gayret eder. Eğer yanında bir arkadaşı varsa durum onun için daha rahattır, fakat kendi başına kalır ve düşüncelerini dizginleyecek bir "iskele" bulamazsa, depresif bir hal alabilir. Bu durum kılıcı elde etmek dışında yapacağı herşeyin performansını düşürse de, kılıca ulaşma konusunda yapacaklarını etkilemez.

Özellikler
-

Efsanevi Yaratık
Garou | B - Rank | Kurt

Mod
Hagane


Image

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 2
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 4
[Çeviklik] Akrobasi: 4
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 3
[Kondisyon] Form: 4 (Favori)
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 5
[Zeka] İzcilik: 3

Teknikler
Ninjutsu
D - Rank: Shunshin
D - Rank: Heisashiki
C - Rank: Jintei (Özel Geliştirme Mevcut)
C - Rank: Mizurappa
B - Rank: Suijinheki
A - Rank: Bousen no Jutsu

Taijutsu
Shigure | A - Rank
Shigure | Hadan

Ninja Ekipman Ustalığı | C - Rank

Genjutsu
-
Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar

Dükkan Konusu

Özel Üretim Shinobi Ceketi ve Kemeri:
► Show Spoiler
Babasından Kalan Katana
Image 4. Shinobi savaşında Iori'nin babası tarafından kullanılan ve Zetsu kanı tadan bir katana. Bunun dışında normal bir katanadan tek farkı Kaliteli seviye olmasıdır. Resimdeki gibi işlemelere sahiptir. Iori'nin sürekli belindedir.

Bu kılıç Iori'nin moduna erişmesini sağlar.
Post Reply

Return to “Diğer Ülkeler”