[Kasumikage] Sisteki Gölgenin Oluşumu

Diğer gizli ninja köyleri.
Post Reply
User avatar
Kasumikage Teki
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 91
Joined: October 22nd, 2018, 2:54 am

[Kasumikage] Sisteki Gölgenin Oluşumu

Post by Kasumikage Teki » July 10th, 2019, 2:23 pm

Kasumi Baraen ve Kage Haizara'nın hikayesi. Birbirleri ile istemeden tanışıp, birbirlerine büyük bir aşkla bağlanan iki cesur gencin, ailelerine ve shinobi dünyasında bıraktıkları izin hikayesi.

Henüz shinobi köylerinin kurulmamış olduğu savaş çağlarında başlıyordu bu hikaye. Kasumi klanı ile Kage klanı arasındaki bağların güçlenmesi için yapılacak bir evlilik planı sayesinde tanışmıştı iki genç. Baraen 19 yaşında genç bir kız, Haizara ise 22'sinde bir klan varisi idi. İki klanın birleşmesi savaş durumunda oldukları için çok işlerine yarayacaktı. Birbirlerine normalde duymadıkları güveni yapılacak evlilik ile inşa etmeyi, savaş alanında güçlerini birleştirerek varlıklarını ve topraklarını arttırmayı planlıyorlardı. Kasumi klanı paraya, Kage klanı ise gerekli adam gücüne sahipti. Bu iki etmenin karşısında diğer birlikler yetersiz kalmaya başlayabilir ve bunun sonucunda Kasumi-Kage ittifakının karşısında eğilmek zorunda kalabilirlerdi...

-Düğüne dört gün kala-

Baraen halen evlenmek zorunda olduğuna inanamıyordu. Sadece klanın çıkarları için evlenmek zorunda oluşu onu rahatsız ediyor olsa da, Haizara'dan hoşlanmamış değildi. Aksine, genç adamın ona karşı zarif ve sevgi dolu davranışları etkilemişti genç kızı. Bir yandan tatlı bir heyecan vardı içinde. Haizara ile daha fazla zaman geçirmek istiyordu. Onunla sohbet ederken vaktin nasıl geçtiğini anlayamıyordu. Gece yatağına yatıp, gözlerini kapattığında aklına onun suratı geliyordu. Genç adamla tanışalı sadece 2 hafta olmasına rağmen ona karşı hissettiği duygular içini ısıtıyordu genç kızın. Hayallere dalıp, yüzünde bir gülümseme ile uykuya dalıyor. Diğer gün onu görebileceği zaman gelene kadar heyecandan yerinde duramıyordu. Hiç istemediği bir yöntem ile hayatının aşkını bulduğu düşüncesi kalbinin hızlı çarpmasına sebep oluyor. Yer yer Haizara'yı düşünürken dalıp gidiyordu uzaklara...

Klanı her zaman Haizara için çok önemli bir konumdaydı. Babası, kendisine evlenmek zorunda olduğunu söylediğinde hiç şaşırmamıştı. Aksine klanın iyiliği için olacağını bildiği için detaylara takılmadan teklifi kabul etmiş ve sadece "Hangi klan?" diye sormuştu. Gerekli bilgileri edindikten sonra bile durumu hiç irdelememiş ve Kasumi klanı ile yapılacak birleşme için hazırlıklara başlamıştı. Bir yandan Kage klanının savaş birliklerinin komutasını da yapıyordu Haizara. Emrindeki shinobilere emirler veriyor. Kritik savaş noktalarında bizzat savaşa dahil olarak sahip olduğu üstün taijutsu ve ninjutsu yeteneklerini konuşturuyordu. Sahip olduğu Raiton ve Suiton elementlerindeki yeteneğinin yanı sıra kendisini geliştirdiği Nagatsu stili ile savaş alanlarında korkulan bir shinobiydi kendisi. Acımadan düşmanlarını öldürüyor. Zafer için ne gerekiyorsa yapıyordu. Çünkü zafere muhtaçtı. Bir an evvel tüm savaşı bitirip inzivaya çekilmek, bir daha eline silah bile almamak istiyordu. Çocukları olmasını, onlar ile ilgilenirken huzur dolu hayatını yaşamak ve ellerindeki kan izlerinin geçmeyeceğini bile bile onları yıkamaya devam etmek istiyordu. Baraen ile tanıştığında bu sebeple çok heyecanlanmış, beklediği huzurlu hayatın daha yakında olduğunu fark etmişti. Genç kızın yüzünü gördüğünde gözlerini alamamış, Baraen'in de kendisine duyduğu ilgiyi belli etmesi ile hayatında yeni bir sayfa açılmıştı. Uzun süre sonra öldürmekten başka bir amaca sahip olmuştu Haizara. Baraen'i mutlu edebilmek...

-Düğüne iki gün kala-

Kasumi klan merkezinde düğün hazırlıkları son hızla devam ediyordu. Baraen bizzat hazırlıklara yardım etmiyor olsa da elinden geldiğince çalışanlara yakalanmadan durumu kontrol etmeye çalışıyordu. Sahip oldukları servet sayesinde şaşalı bir düğün yapabileceklerinin bilicindeydiler. Düğünü hem bir ittifak başlangıcı, hem de bir güç gösterisi olarak planlıyorlardı. Diğer klanlara göz dağı verebilmek için onları korkutmalıydılar. Bu savaş ortamında büyük bir üstünlük için doğru bir hamle olduğunu düşünüyorlardı. Kage klanının savaş birlikleri tüm düğün bölgesini koruyabilecek kadar güçlüydü.

Sabah saat 5:30 civarlarında yine anlaştıkları yerde buluşmuştu Baraen ve Haizara. Geceleri Haizara'nın cephelerde bulunması gerektiği için sadece sabah vakitlerinde yaklaşık bir saat görüşebiliyordu genç aşıklar. Bol bol birbirlerine bakıyor ve konuşuyorlardı. Süre boyunca yüzlerinde taşıdıkları gülümseme ve konuşmalarına eşlik eden kahkahalar aralarındaki ilişkinin iyi yönde olduğunu çevreye haykırıyordu adeta. Haizara, Baraen'e göre daha çekingen olduğu için çoğunlukla ciddi hamleleri Baraen yapıyordu. Aniden elini tutuyordu evleneceği adamın. Kimse bakmıyorken sarılıyordu ona. Her seferinde daha da aşık olduğunu hissediyordu Baraen. Haizara ise ona zarar vereceğinden korktuğu için kendisini geri tutmaya çalışıyordu. Bu hareketlerine rağmen Baraen'den gelen sevginin karşısında erimeden duramıyordu. Bir tarafı ona zarar vereceği için korkarken diğer tarafı büyük bir aşkla sarmalamak istiyordu genç kızı. Tüm huzuru bulduğunu ve sadece biraz daha beklemesi gerektiğini düşünüyordu durmadan. Savaşı bitirecek ve sevdiğine doya doya sarılacaktı.

-Düğüne bir gün kala-

Klan yetkilileri tarafından kesinlikle savaş alanına gitmemesi söylenmişti Haizara'nın. Düğünden önce başına gelebilecek kötü bir olay hem ittifakı hem de klanın geleceğini tehlikeye atabilirdi. Fakat Haizara'nın içindeki doymak bilmeyen savaşı bitirme isteği engel olmuştu kendisine. Zırhını kuşanmış, naginatasını alarak savaş alanına doğru yola koyulmuştu. Bu sefer daha fazla öldürmek istiyordu. Savaşı bitirebilmek için, evliliğini onurlandırabilmek için parçalayacaktı düşmanlarını. Her karşılaştığı kişi ile dövüşürken Baraen'i gözünün önüne getirecek ve sevdiği kadın için alacaktı düşmanlarının canlarını. En güvendiği dört adamı ile ormanlık bölgedeki ilerleyişlerine devam ediyorlardı. Bu sefer ana savaş bölgesinde değildi görevi. Gizlice düşman kampına bir baskın yapacak ve birlik liderini öldürerek düşmanlarına sağlam bir darbe indireceklerdi. Basit ancak etkili bir planları vardı. Bir kaç saat önce çarpıştıkları ve keşif birliği olduklarını öğrendikleri beş kişilik bir gruba henge ile dönüşmüş durumdalardı. Her adımları ile düşman kampına biraz daha yaklaşırlarken içlerinde tedirginlik duygusundan eser bile yoktu. Kendilerinden emin bir şekilde hedeflerine doğru ilerliyorlardı.

Keşif birliği kılığı sayesinde sorunsuzca düşman kampına girmeyi başarmıştı Haizara ve takımı. İçeri girdikleri gibi çevreye dağılmışlardı. Haizara keşif ekibinin lideri kılığında olduğu için kamptaki birlik liderinin yanına gidecekti. Diğer kişiler ise cephanelik, koğuş, medic-nin çadırı gibi alanlara dağılacak ve verecekleri zararı arttıracaklardı. Herkes görevinin bilincinde olarak dağılmış ve plan işlemeye başlamıştı...

Birlik liderinin çadırına girişini yapmıştı Haizara. Savaş yılları ile cephelerde yaşlanmış olan bilge adam çadırındaki sandalyesinde oturarak önündeki parşomenleri okuyordu. Haizara ise emin adımlarla adama son vuruşu indirmek için ilerleyişine devam ediyordu ki birlik lideri konuşmaya başlayınca durdu olduğu yerde.

"Kasumi ile Kage klanı arasında doğması muhtemel bir ittifak var. Bir düğün haberi geldi. Klanları birleştirmek için çalışmalara başlamışlar sanırım..."

Adamın sözleri karşısında gülmemek için zor tutmuştu kendisini Haizara. Başlarına geleceklerden haberdardı karşı taraf. İttifakın büyük bir derde sebep olacağını tahmin edebiliyorlardı...

"Fakat sen bunu zaten biliyorsun diye düşünüyorum Haizara-san."

Yaşlı adamın cümlesi sonlandığı gibi Haizara henge jutsusunu bozarak naginatasını çekmiş ve birlik liderine saldırmıştı. Gizlilikleri bozulmuştu. Dışarıdaki ekip üyelerinin durumunu bilmiyordu ancak öncelikli görevi birlik liderini öldürmekti. Naginatası adamın katanası ile çarpışıp çevreye kıvılcımlar saçarken tüm gereksiz düşüncelerden arındırmıştı zihnini. Birlik lideri her ne kadar tecrübe olarak daha üstün olsa da, Haizara'nın gençliğinin karşısında zayıf kalıyordu gücü. Naginatası ile adeta dans eden Haizara, her hareketi ile yaşlı adama bir darbe indirmeyi başarıyordu. Küçük kesikler ile başlayan darbeler, yerini derin kesiklere bırakmıştı. Aldığı zarara dayanamayan adam en son sağ ayağını da kaybetmesi sebebi ile yere düşmüş ve kanlar içinde Haizara'ya bakmaya başlamıştı. "Düğün hakkında neler biliyorsunuz?" diye sormuştu Haizara, adamı vakit kaybetmeden öldürmek istiyordu fakat önce cevap almalıydı. Kanlar içindeki yaşlı adam duyduğu soru karşısında gülmeye başlamıştı. Gücü yetse kahkaha bile atabilirdi fakat sadece gülebiliyordu hissettiği acının yoğunluğu yüzünden. Hiçbir şey söylememişti. Sadece son bir deneme olarak cebinden çıkardığı kunaiyi Haizara'ya fırlatmıştı. Kafasına doğru gelmekte olan kunaiden kolaylıkla kurtulmuştu Haizara. Hafifçe sağa doğru kaymış ve kunainin yanından geçişini izlemişti. Ve o anda kunaiye bağlı olan şeyi görmüştü bir anlığına...

Kunai arkasına bağlı olan parşomen ile havada süzülerek çadırı aydınlatan gaz lambasına isabet etmiş ve lambayla beraber yere düşerek hem çadırı hem de parşomeni yakacak küçük bir alevin oluşmasına sebep olmuştu. Vakit kaybetmemek için naginatasını yaşlı adamın kalbine saplayarak görevini sonlandırmıştı Haizara. Birlik lideri öldürülmüştü. Fakat yaşlı adamın son hamlesinde ne yapmaya çalıştığını hemen anlayamamıştı. Adamın öldüğünden emin olduktan sonra az önce kendisine fırlatılan kunaiyi aramaya başlamıştı. Bulduğunda ise geç kaldığını anlamıştı maalesef. Kunainin arkasına bağlı olan parşomen bir mesajdı ve birlik lideri tarafından yok edilmişti. Alevlerin etkisi ile neredeyse kül olmuş olan parşomenin sadece bir kısmı okunaklı bir şekilde duruyordu...

"Ze........Yer...."

Görevleri beklediklerinden daha başarılı ilerlemişti. Haizara takımından iki kişi hayatını kaybetmiş olsa da, hem birlik liderini hem de kamp alanını yok etmişlerdi. Alevler içinde kalmış çadırların arasından geçip Kage klan merkezine doğru yola koyulduklarında herkesin yüzünde zafer sarhoşluğu vardı. Bir kişi hariç. Parşomende yazan yazıyı anlayamamış Haizara... Düşmanlarının düğünden haberi olduğunu biliyordu artık. Ancak önlem alabilmek için geç kalmış sayılabilirlerdi. Düğünü erteleyemezlerdi. Ellerinden gelen tek çözüm koruma takımını arttırmak olacaktı. Baraen ile mutluluğuna kimse gölge düşüremezdi. O kadını hayatının sonuna kadar mutlu etmek istiyordu.

-Düğün Günü-

Bir önceki gün yaşadıkları yüzünden gergin bir sabaha uyanmıştı Haizara. Bir yandan Baraen ile evleneceği ve yeni hayatına adım atacağı ilk güne uyandığı için heyecanlıydı da. Yanan parşomende okuyabildiği kısımları zihninde döndürüyordu durmadan. Ze ve Yer. Anlam veremiyordu. Düşünüyordu fakat cevabı veya anlaması gereken şeyi çözemiyordu. Düğün alanını koruyacak olan Kage birliklerine çoktan yaşanan hadisenin haberi verilmişti. Korumaya ayrıca özen gösterilecek ve hiç bir aksilik yaşanmaması için herkes elinden geleni yapacaktı...

Ne zaman uykuya daldığını hatırlamıyordu Baraen. Zorla yatırılmıştı ve heyecandan uyuyamamıştı. Haizara'nın ve yeni başlayacak olan hayatının hayalleri arasında kaybolmuşken uyuyakalmış ve düğün sabahı kardeşi tarafından uyandırılmıştı. Neredeyse tamamlanmış olan düğün alanı ve toplanan kalabalığı gördüğünde heyecanı bir kat daha artmıştı. Annesi, kardeşi ve yakın arkadaşlarının yanına gelmesi ile Baraen'in de düğün hazırlıkları başlamıştı. Kasumi klanının yadigarlarından olan kar beyazı renginde, üstü açık mavi sis desenleri ile kaplı olan kimonoyu giyecekti. Annesi de düğününde giymişti aynı kimonoyu. Duygulanmıştı durum karşısında ana kız. Gözlerinden yaşlar akarken usulca, sebebi hüzün değil, mutluluktu tamamen.

Kasumi klan merkezinin tüm çevresi Kage birlikleri tarafından korunmaya başlamıştı. Haizara ve adamları bizzat kendileri tüm birliklerin konumlarını kontrol etmiş, her şeyin yolunda olduğundan emin olduktan sonra klan merkezine girişlerini yapmışlardı. Üstünde savaş zırhı ile gelmişti Haizara. Fakat özenle temizlemişti zırhını. Ne kan lekeleri ne de pislikler vardı üstünde. Geçirdiği savaşlardan dolayı sahip olduğu hasar ve kesikler duruyordu fakat aldığı canların ve tükettiği ruhların kalıntılarından arınmıştı zırh. Ona özel ayrılmış hazırlanma odasına geçtiğinde ise halen kötü hisler dolanıyordu zihninde. Bir an evvel Baraen'i görmek ve rahatlamak istiyordu. Zihnindeki kara bulutların dağılmasını sağlayacak güneşin o olduğunu biliyordu.

Geleneksel bir müzik ile açılışını yapmıştı Kasumi ile Kage klanlarını bağlayacak olan düğün. Haizara ile Baraen el ele yürüyorlardı konukların arasında. Klan büyükleri onlara ayrılmış masalarda konumlanmış, gençlerin yürüyüşünü izliyordu. Rüya gibiydi Baraen için her şey. Her adımı ile mutluluğuna yaklaştığını biliyor ve gülümsüyordu bu sebeple. Haizara ise içinde halen korku duygusu barındırsa da, biraz daha arınmıştı kara bulutlarından. Sevdiği kadın ile önündeki mutlu hayata ilerliyordu. Bir adımında dönüp ona bakıyor ve göz göze geliyorlardı. Sonra çevresine göz atıyordu. Bir aksilik var mı diye kontrol ediyordu çevreyi kendime hakim olamayarak. Genç çift hayallerine doğru attığı her adımda geleceklerinin karanlığından habersiz yol alıyorlardı geleceğe...

Yaşlı bir Kasumi klan üyesinin aniden başlayan öksürük krizi ile ilk garip olay yaşanmıştı. Baraen ve Haizara'nın her adımında bir öksürük. Yaşlı adam gürültü yaptığını fark ederek kendini tutmaya çalışmıştı ancak başka bir masadan gelen başka bir öksürük sesi ile tekrar işler garipleşmeye başlamıştı. İki kişi daha, yedi kişi daha derken birden çevredeki herkesin öksürmeye başlaması ile yerlerine sabitlenmişti genç çift. Bir terslik olduğunu anında anlamıştı Haizara. Baraen'in elini sıkıca tutarak sadece "Bir terslik var." diyebilmişti. Kafasında canlanıyordu anıları. Halen parşomeni düşünüyordu. Neyi kaçırmıştı? Bu durumu engelleyebilirdi ancak neyi kaçırmış olduğunu bile bilmiyordu. Biraz daha akıllı olabilmeyi diliyordu sadece. Hayatını savaş dışında bir şeylere zaman ayırarak yaşamış olabilmeyi diliyordu...

İlk öksürmeye başlayan yaşlı adamın öksürükleri bitmişti. Şaşkınlıkla çevresine bakarken aniden gözlerinden akmaya başlayan kanlar ve rengini kaybetmeye başlayan derisini fark edemeden yere yığılmıştı vücudu. Bir anda sonlanmıştı hayatı. Nefes almıyordu artık. Düğün ise o anda sonlanmıştı. Haizara durumun ciddiyetinin farkındaydı ve çevresinde kan kusmaya başlayarak yere yığılmaya devam eden insan topluluğuna karşı hiçbir şey yapamıyordu.

İlk öksürük...

Haizara'nın da öksürmeye başlaması ile Baraen sevdiği adama bakmaya başlamıştı korku içinde. Korkuyordu ve gözlerinden akan yaşları durduramıyordu. Çocukluğundan beri tanıdığı insanlar kanlar içinde yere yığılıyor ve o, bunu engelleyebilecek hiçbir şey yapamıyordu. Kardeşini arıyordu gözleri. 13 yaşındaki kızın kanlar içinde yere yığılmış olduğunu gördüğünde korkudan çığlık atmaya başlamıştı bile. Bir bir ölüyordu çevredeki insanlar. Kasumi klan büyükleri, annesi, kardeşi, Kage klanından gelmiş olan kişiler... Hatta Haizara'nın adamları bir bir gözlerinden ve ağızlarından kan boşalarak yere yığılıyorlardı. Derilerinin rengi atmıştı ve yere düşmeden cesede dönüşüyorlardı.

İkinci öksürük...

Haizara farkına varmıştı o anda durumun. Ze ve Yer. Nasıl anlayamamış olduğunu sorguluyordu acı çekerken. Ağzında biriken kanı yere tükürdüğünde üzülerek seslenmişti Baraen'e;

"Ze... Zehir Baraen..."

Zehir yerleştirildi! Parşomende yazan yazı buydu. Haizara bunu çok geç anlamıştı ve asla geri alamayacağı bir hataya sebebiyet vermişti. Savaşı durduramayacaktı. Sevdiği kadını mutlu edemeyecek ve savaşamadan ölecekti. Korku içinde çevreye bakmaya devam ediyordu. Babasının cansız vücudunun yere düştüğünü gördüğünde gözlerinden akmaya başlayan kanın hissettirdiği yanma hissi yüzünden gözlerini kısmak zorunda kalmıştı. Karşılarında onlara saldıran bir ordu olsa, en azından savaşarak ölebilirdi. En azından hayatını kaybetmeden önce onları parçalayabilirdi. Fakat zehir... Haizara'nın tüm yetenekleri zehir karşısında işlevsiz kalıyordu. Öksürmemek için kendisini tutmaya çalışırken gözlerinden kanlar boşalıyor, titreyen elleri ve bacakları dengesini bozuyordu...

Baraen artık çevreye bakmaya korkar hale gelmişti. Müzik şenlendirmiyordu ortalığı. Enstrüman çalması gereken kişiler kanlar içinde ve cansız bir halde sahnede duruyorlardı. Anılarının, tanıdığı kişilerin yok oluşlarını görmek çok fazla gelmişti genç vücuduna. Güç alabilmek için Haizara'ya sarılmıştı korkudan gözlerini bile açamayarak. Ayakta duruyordu halen sevdiği adam. En azından o yanındaydı. Haizara'nın suratını görebilmek için gözlerini açıp ona bakmaya başladığında ise korkunun ve üzüntünün en derinini yaşamıştı. Tamamen rengini kaybetmiş ve kanı çekilmiş olan yüzü, akan kanlar yüzünden kurumuş ve formunu kaybetmiş gözleri, öksürükler yüzünden ağzından akmaya başlayan salya ve kan karışımı sıvı... Haizara değildi sanki baktığı kişi. Korkudan ona sarılmayı kesmiş ve kendisini bir kaç adım geriye atmıştı. Şaşkınlıktan açılmış ağzını elleri ile kapatıyor, bağırmasını engelleyemiyor ve gözlerinden akan yaşları durduramıyordu. "Lütfen rüya olsun. Lütfen iğrenç bir rüya olsun." diye söyleniyordu kendi kendine. Fakat adımları bittiğinde uzaklaştığı Haizara'nın vücudu dayanamayıp yere yığıldığı gibi artık kaçamayacağını anlamıştı Baraen.

Hayatında atabileceği en kuvvetli çığlığı atmıştı Baraen o an. Başka bir şeye odaklanamıyordu. Sadece Haizara'nın artık yaşamayan vücuduna bakarak çığlık atıyordu. Boğazında oluşan acı yerini kanlı öksürüklere bıraktığında ise sıranın ona geldiğini anlamıştı. Olayın şoku yüzünden tutmayan bacakları onu yere düşürmüş. Öksürmeye ve kan tükürmeye devam ederken, yerde sürünerek Haizara'ya yaklaşmıştı. Gözlerinden akan kanlar damla damla yere düşerken. Sevdiği adamın cansız vücuduna sarılmış. Son nefesini verirken "Seni seviyorum ve hep seveceğim." diyebilmişti sadece.

Gelin ve damadın cansız vücutları sarılmış bir halde düğün alanının en ortasında duruyordu. Çevrede nefes alan bir canlı bir kalmamışken aniden masalardan birisinde hareketlenme olmuştu. Az önce ölen kişilerden birisi. Kasumi klanından 20'li yaşlarında bir erkek. Şok içinde çevredeki ceset topluluğuna bakarken az önce öldüğünden emindi. Annesinin cansız vücudu halen yanındaydı. Vücudu ise garip bir sıvıyla kaplanmış haldeydi. Griye yakın bir mavi tonunda, yapışkanımsı bir sıvı. Korkuyordu. Ailesini bu halde bırakmak istemese de dayanamayarak koşmaya başlamıştı ki, başka bir masadan gelen ses yüzünden kitlenmişti durduğu yere. Bir kişi daha kalkmıştı ayağa. Aynı şekilde az önce öldüğünden emin Kage klanından 50'li yaşlarında bir kadın. Aynı sıvı ile kaplıydı vücudu. Şaşkınlık ve korku ile çevreye bakarken kimse neler olduğunu anlayamıyordu...

Düğün alanının dışındaki Kage birlikleri de dahil olmak üzere düğün alanındaki herkes zehirlenmişti o gün. Düşman klanlardan birisinin Kasumi klanının su kaynağına karıştırdığı güçlü zehir sayesinde olmuştu her şey. O gün yapılan plan hem Kasumi hem de Kage klanlarını sonlandırmaktı. Fakat beklemedikleri bir hadise yaşanmıştı. Sis ve Gölge hiç olmadığı kadar birleşerek Kasumikage Klanı'nı oluşturmuştu...

-Düğünden sekiz gün sonra-

Hem Kasumi hem de Kage üyelerinden toplamda 62 kişi hayatta kalabilmişti. Ölmeme sebeplerinin ne olduğundan emin olmasalar da, sebebin bir şekilde Haizara ve Baraen ile ilgili olduğunu biliyorlardı. İki gencin cesedine hiç bir zaman ulaşamamışlardı. Düğün alanının ortasında sonlanan hayatlarından sonra giydikleri kıyafetler orada kalsa da, vücutları sanki hiç var olmamış gibi ortadan yok olmuştu. Sekiz günlük toparlanma sürecinden sonra ise tüm üyelerin ortak kararı ile kaçak bir hayat sürmeye başlamışlardı. Geride bıraktıkları binlerce insanın cansız bedenlerinin acısı halen tazeydi. Birbirlerine destek olmaktan başka çareleri kalmamıştı. Artık kendilerine Kasumikage demeye ve gölgelerde korku içinde yaşamlarına devam eder hale gelmişlerdi. Gri tonlarına yakın mavi sıvı ise onları takip ediyordu. Halen nasıl olduğunu anlayamamışlardı fakat vücutları bu sıvıyı üretmeye devam ediyordu. Bazen uyandıklarında yatakları bu sıvı ile kaplanmış oluyor. Bazen bir ter damlası gibi suratlarından damlıyordu...

-Düğünden dört yıl sonra-

Kasumikage Suuji. Düğün günü ayağa kalkan ilk kişi. Artık 26 yaşında ve güçlerinin farkında olan bir Kasumikage üyesiydi. 4 yıl geçmesine rağmen herkes halen o korkunç günün anılarını yaşıyordu. Fakat bir yandan kazandıkları güç ile hayatlarına devam ediyorlar ve toparlanmaya çalışıyorlardı. Ninja köylerinin oluşmaya başlaması ile bir karar almaları gerektiğini biliyordu Kasumikage meclisi. Tek kalarak yaşamaya devam edemezlerdi. Fakat eski yaşamları gibi göz önünde olmak da istemiyorlardı. Kendilerini koruyabilecekleri uzaklıkta, kendilerini sağlama alabilecek bir şekilde yaşamayı planlıyorlardı. Byakuren isimli, ileride birinci Mizukage olarak anılacak kişi ile yolları kesiştiğinde, tam olarak bu sebeple kendilerini güvende hissetmişlerdi. Kurulması planlanan Kirigakure isimli ninja köyü için Byakuren adındaki shinobi ilk adımları atmış ve Suuji sayesinde Kasumikage klanı ile tanışma şansına erişmişti. Düğün gününden beri öldükleri sanılan Kasumi ve Kage üyelerini kanlı canlı halde karşısında gördüğünde çok şaşırmıştı Byakuren. Sahip oldukları güç ise aradığı konum için biçilmiş kaftandı. Gölgelerden Kirigakure'yi koruyacak ninja birliği. Zehir tekniklerinde ustalaşmış ve Dokuton adını verdikleri element jutsuları ile düşmanı süründüren Kasumikage klanı...

Haizara ve Baraen'in ruhları o gün az sayıda kişiyi hayata döndürmeyi başarmıştı. Hayata geri gelenler ise hücrelerinde oluşan değişim sayesinde vücutlarından griye yakın mavi tonlarında yapışkanımsı bir zehir salgılayabilme yeteneğine kavuşmuşlardı. Çakra kullanarak sertleştirebildikleri bu zehri gerek duyduklarında zırh, gerek duyduklarında ise silah olarak kullanabiliyorlardı. O gün etkisinde kaldıkları zehirin yanında çok güçsüz gibi gözükse de, baş dönmesi ve bulantı ile başlayan etkiler, fazla dozda maruz kalındığında kusma ve ardından baygınlığa sebep olabiliyordu. Gücün asıl önemli kısmı ile kullanıcıyı kısıtlamamasıydı. Neredeyse her üye sıvıyı kendine has bir şekilde kullanabiliyordu. Kimisi yakın dövüşte ona destek olması için zırh şeklinde, kimisi sıvıya şekil verip sertleştirdikten sonra yarattığı silahlar ile. Tek dertleri ise bilinmemek olmuştu Kasumikage'lerin. Yeni kurulmuş Kirigakure'ye açık şekilde bağlılıklarını duyurmamış olsalar da, 1. Mizukage Byakuren ile aralarında sağlam bir anlaşma yapmışlardı. Köy bölgesinin arka kısmındaki kullanılmayan alanda yaşamlarına devam edip, sadece gerekli zamanlarda köye gidiyorlar ve aldıkları görevi yerine getirdikten sonra yuvalarına çekiliyorlardı. Zamanla dünyanın farklı noktalarına gitmeye karar veren üyeler olmuş olsa da, 4. Büyük Shinobi savaşına kadar en ortaya çıktıkları zaman Kirigakure tarafından oluşturulmuş ANBU birliğine hizmetleri sayılabilirdi. Büyük ninja savaşı ise trajedilerden oluşmuş Kasumikage tarihine acı bir nokta koyulmasına sebep olan son hadise olmuştu.
Image
ImageImageImageImageImageImageImageImage
Künye
İsim: Kasumikage Teki
Yaş: 20
Cinsiyet: Erkek
Element: Suiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 110.000
Prestij: 5
Ün: 16
Kullanılabilir GP: 80

Motivasyon
Bilinmek ve Saygı duyulmak; Teki her zaman saygı duyulan bir insan olmaktan keyif almıştır. Her zaman daha güçlü olmak, tebrik edilmek ister. Bu yüzden de shinobiliğe çok önem verir. Her zaman kendisinin seviye olarak üstünde birileri olacağının bilincindedir ve bu duygu onun çalışmalarına daha fazla enerji harcamasına sebep olur.

Komplikasyon
Karanlık; Karakter Kusagakure ile Riaru arasında geçen savaşta yoğun zihinsel saldırılara maruz kalmıştır. Saldırılar sebebiyle, karakter karanlık ortamlarda sanrılar görmektedir. Bu sanrılar genel olarak savaşla ilgili anıları içerirken, ileri seviyede korku nöbetlerine dönüşebilir. Karakter bu etkiler nedeniyle karanlık ortamlarda sağlıklı kararlar veremeyeceği gibi zihinsel kapasitesi düşmektedir. Özellik, komplikasyon etkilerinden kaçınıldığı sürece geçici olup; etkilerin yoğun bir şekilde görülmesi durumunda iyileşme süresi uzamaktadır.

Özellikler

Profil
Güç: 4
Çeviklik: 5
Kondisyon: 4
Potansiyel: 6
Varlık: 6
Zeka: 5

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 3
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 4
[Potansiyel] Ninshuu: 4 (1. Favori)
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Dokuton; Kyousui No Yoroi
Suiton; Suiwa
Suiton; Mizurappa
Suiton; Bousen No Jutsu
Ninpou; Shunshin
Ninpou; Otonaku Ashi no Jutsu


Taijutsu
Shigure Stili (B-Rank)
Shigure Kenjutsu; Hadan
Shigure Kenjutsu; Hade

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Katana; Kitsune (İyi Kalite) (Aile Yadigarı)
Katana; Haruka (İyi Kalite) (Görev Ganimeti)
Özel Tasarım Matara
2 Kan Hapı (Normal)
1 Çakra Hapı (Normal)
1 Kondisyon Hapı (İyi)
1 İyileştirici Hap (Normal)
1 Yemek Hapı (Normal)
3 Kunai (Normal Kalite)
5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
2 Sis bombası (Normal Kalite)
Post Reply

Return to “Diğer Köyler”