[Oita Butsuo & Jirou Ryu] Yeni Açan Çiçek

Ishigakure'nin etrafını saran orman.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 193
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Yeni Açan Çiçek

Post by Jirou Ryu » January 14th, 2020, 2:16 am

Butsuo, hareketine başladığında, Ryu'nun tetikte olan tüm bedeni gölgenin içinde takım arkadaşına ayak uydurmaya başladı. İlk koşu, Ryu'nun ayak uydurması için oldukça kolay ve sıradandı; ama Kuchikukan sarmaşıklar ile Butsuo'yu dürtmeye başladığında, Shinobi bu yeni yeteneği ile birlikte ilk zorlu sınavıyla karşı karşıya kaldı. Butsuo'nun ani ve atik hareketlerine ayak uydurmak, oldukça zordu. Gölgede oluşan dalgalanmalar, her seferinde bu yeni yeteneğinin kullanımında acemi sayılabilecek Ryu için korku dolu anlardı. Zira bu ana kadar ki tüm bekleyişinin boşa gitmesi oldukça korkutucu bir hadise olurdu Ryu için; fakat şans, genç adamın yüzüne içtenlikle güldü bu sefer.

Bu zorlu süreç, Butsuo'nun sarmaşıkları atlatması ve hızıyla onları atlatıp, arkasına alması ile son buldu. Ryu, hızını artırıp, hızlı bir dalış ile Kuchikukan'ın dibine girmekle meşgul olan Butsuo'ya ayak uydururken, o an tüylerini diken diken eden görüntüyü göz ardı edemedi. Doğrulan ve öfke dolu bakışlarını Butsuo'ya doğru diken Kuchikukan'ın oluşturduğu etki, gerçek anlamda kocaman bir savaş görmüş Ryu için bile ürkütücüydü. Zira bir insandan ziyade, kana susamış bir canavarın karşısında duruyormuş gibi hissediyordu.

Fakat bu etki bir shinobi'yi ürkütmek için yeterli olsa bile, durdurmak için yeterli değildi. Ne Butsuo ne de onun gölgesine sığınmış Ryu, geri adım atmadı.

Odakları her saniye artarken, zaman onların üstüne tüm ağırlığı ile çöküyordu. Gölgelerin içinde, kısıtlı bir alana sahip Ryu bile, her bir anını dolu dolu yaşıyor ve her şeyi keskin bir ölçü ile hesaplıyordu. Mutlak karşılaşma, Butsuo'nun içeriye doğru son bir dalışı ile başlarken, Ryu tüm dikkatini artık avı olarak nitelendirmekten hiç çekinmediği yabaniye verdi. Butsuo yumruklarını, Kuchikukan ise dirseklerini konuşturduğunda, Ryu gölgenin kendisini bağlayan halatlarından hızlıca sıyrıldı ve tüm vücudunu açığa çıkarıp, ziyadesiyle hazır olan yoldaşını Kuchikukan'ın kalbine doğru savurdu. Santimler, birer birer azalırken, sanki zaman bir jutsu ile ağırlaştırılmış gibiydi.

Ne olabileceğini düşünmedi. Dostunun santimler sonra yıllardır yaptığını yapıp, görevini layıkıyla yerine getireceğini ya da kırılıp parçalara ayırabileceğine kafa bile yormadı. Sadece yaptı. Tüm bu olanların aslında bir kaç saniyeden ibaret olduğunu bilmesine rağmen, wakizashi'nin kalbe değmesine ramak kala, sanki yüzlerce sayfaya sahip bir kitabın sonuna ulaşmaya çalışıyormuş gibi hissetti kendini.

Fakat, bu kitabın sonuna asla ulaşamayacağını fark ettiğinde, her şey için çok geçti. Araya giren parlak metal, kaderin örgülerini sertçe örerken, kaderleri birbirine bağlı olan biri çelik ve diğeri insan olan ikiliyi çoktan sağa doğru fırlatmıştı. Ryu, hızlı bir ivme ile kendini toparladığında ise, gördüğü şey sonucunda sadece durup, izledi ve rahatlamak için kocaman bir nefes aldı; çünkü gelen Ishichou Shinkai Kurumi'ydi.

Ryu için bu yeterliydi. O an hiçbir şey düşünmedi. Tek başına üç kişiyi durdurması onun için pek şaşırtıcı değildi. Gördüğü o kadar güçlü insandan sonra, İshichou'nun bu seviyesi Ryu'yu şaşırtmak yerine, hırsa ve bir tutumda tatlı bir kıskançlığa iterdi sadece. Haykıran Kuchikukan'ın sonu, zarif ama içinde delicesine güç bırakan bir hamle ile gelince, Ryu kendi tarafına dönen keskin bakışlara karşı, itaatkar bir şekilde boyun uzattı.

Shinobi, Butsuo'ya sorulan sorunun ardından kendisine doğru atılan keskin bakışın manasını gayet net bir şekilde biliyordu. Düştüğü yerden ahenk dolu bir tempoda tek dizinin üstünde doğrulurken, bakışlarındaki mahçubiyet ile İshichou'ya net bir karşılık verdi. Kelimelerin boğazına düğümlendiğini net bir şekilde hissedebiliyordu. Öte yandan hâlâ vücudunun ve aklının bir kısmı, ani olarak yediği darbe ile düştüğü durumun şokundaydı; fakat onu konuşmak alıkoyan şeyin bu olmadığına adı gibi emindi. Derin bir nefes alıp kendini rahatlatmak istese bile, bunu yapabileceğini sanmıyordu. Öfke, kalbini kuşatıp, aklı ile kalbi arasındaki ulaşımı keserken, Ryu bir kez daha içine düştüğü bu durumun üzüntüsü ile yıkanıyordu. Soğuk bir havada bedene temas eden kaynar suyun oluşturduğu o karmaşıklığı hissediyordu vücudunun her bir noktasından.

Mağdur bakışları, cüretkâr bir hareketle İshichou'dan uzaklaşıp, Butsuo'ya döndüğünde bir kaç saniyeden pekte fazla olmayan bir süreç boyunca süzdü takım arkadaşını. Butsuo'nun verdiği cevap karşısında gafif bir iç çekmenin eşliğinde bakışları ondan bir cevap bekleyen İshichou'ya tekrardan döndüğünde, olabildiğince durgundu. Butsuo ona, eskiden olduğu insanı anımsatıyordu. Öfkesine yenik düşüp, şuursuzca ötesini düşünmeden kafa kesecek kadar kör olan Ryu'yu, genç adam unutamamıştı hâlâ. Nasıl unutacaktı ki? Aynalara baktığında, hâlâ görüyordu onları.

"Oluşturduğum hayal kırıklığının büyüklüğü affedilmeyecek kadar büyük İshichou-sama." dedi boğuk bir ses tonuyla, tek dizinin üstünde askeri pozisyonda beklerken. "Sözlerimi, parçalanmış cesedi fark etmiş olduğunuz gibi, Kazuo ve Nanase'yi de fark etmiş olmanızı ve güvenliklerini sağlamış olduğunuzu düşünmüş olmamın getirdiği rahatlık ile devam edeceğim. Aksi bir durum varsa, beni durdurun lütfen. "

İshichou, aksini yapmasını söylemezse, söze girecekti: "Butsuo-san, benim nehir görevinde yaptığım hatanın aynısını yaparak, kendine hakim olamadığını düşünüyorum. Ayrı düşmemizin ardından, olayların çok farklı bir renk aldığını fark eder etmez hızlıca Mina-san'ı karargaha bırakıp, size ulaşmasını istedim. Böylelikle ormana dönüp, olaylar kızışmadan herkesi ormandan geri çekebileceğimi ve siz gelene kadar olayları kontrol altında tutabileceğimi düşünüyordum; fakat, Butsuo-san'ı bulduğumda, çoktan rakibini öldürdüğünü gördüm. Bu noktada yapabileceğim pek bir şey kalmamıştı açık konuşmak gerekirse. Herkesi alıp, buna rağmen ormandan çıkmayı düşünüyordum; ama onları aramaya kalmadan, Kuchikukan adlı bu şahıs Kazuo ve Nanase'yi etkisiz hale getirmiş bir şekilde karşımıza çıktı. En başından beri yabani olarak nitelendirdiğim bu şahıslar, bizim aksimize öldürmeyi tercih etmemiş, bizden beklenen profesyonellik ile kara kutu gibi gözüken rakiplerini etkisiz hale getirmişlerdi. Bu noktadan sonra, patlama olayı gerçekleşti. Ufak bir münakaşa sonrası Kuchikukan arkasını bize döndü. Ben o sırada geliştirdiğim bir metot ile Butsuo'nun gölgesine girerken, Butsuo'da patlayıcı parşömeni cesede yerleştirip rakibine attı. Olay kısaca bundan ibaret. Benim beceriksizliğim ve ön görebildiğim halde hızlıca olaylara müdahale edemem işleri bu noktaya getirdi. Eğer siz gelmeseydiniz, muhtemelen buradaki ölü sayısı daha da artacaktı. Yetersizliğimin farkındayım ve her türlü cezaya açığım." diyecekti. Sözlerinin sonunda usulca başını öne eğecek ve bu şekilde bekleyecekti.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 0 Ryo
Prestij: 0 PP
Ün: 29
Kullanılabilir GP: 5 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.


Özellikler
Temkinli Davranışlar: Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobiler tarafından karaktere temkinli yaklaşıldığı, karakter tarafından net bir şekilde anlaşılabilmektedir. Bu durum karakterin shinobi aktivitelerine herhangi bir engel teşkil etmese de, karakter tarafından bu tutumun son savaş sonrasında oluştuğu ve görevlere bu yüzden verilmediğini düşündürtmektedir. Herhangi bir güvensizlik belirtisi barındırmayan bu tutum yine de karakterin Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobilere kendini kanıtlama ihtiyacı hissettirmektedir.

Bu özellik geçicidir ve konu sonu ödüllerine etki etmemektedir. Özelliğin ne zaman ortadan kalkacağı karakterin ilerleyişine bağlıdır.


Profil
Güç: 10
Çeviklik: 11
Kondisyon: 6
Potansiyel: 5
Varlık: 3
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 10
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
*[Kondisyon] Form: 10
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi (Sırtında bulundurur)
-Özel Üretim Tantou (Belinde, ulaşımı oldukça kolay bir yerde bulundurur)
-Ryu'nun ekstra shinobi ekipmanlarını koymak için kullandığı özel üretim ekipman çantası (Sağ bacağında ulaşımı kolay bir yerde asılıdır.)
-Patlayıcı Parşömen Bağlanmış Kunai x6 (Ekstra malzemeleri koymak için satın aldığı ekipman çantasının içindedirler.)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1460
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Yeni Açan Çiçek

Post by GM - Naruto » January 14th, 2020, 2:10 pm

Butsuo’nun net cümlesine ve sergilediği tavra karşı pek de şaşkın olmadığını belirten bir bakışla karşılık veren Ishichou, sonrasında lafa gire Ryu’yu dinlemeye koyuluyor. Ryu’nun Nanase ve Kazuo’nun durumuyla ilgili cümlelerine belli belirsiz, ancak kendinden emin bir baş hareketiyle karşılık veren Ishichou, Ryu’nun konuşmasına devam etmesini istediğini belli ediyor. Ryu’nun uzunca konuşmasını çatık kaşları ve memnuniyetsiz bir ifadeyle dinleyen Ishichou, tüm konuşma faslında sonra “Anlıyorum.” diyor sadece. Başını öne doğru bir iki kez sallamasından sonra ise, arka tarafınızda tekrar yeşermiş olan ormana doğru bakışlarını yönelten Ishichou “Duydun değil mi, Chomei-dono?” diyor. Ishichou’nun bu cümlesinden sonra ister istemez sizin de bakışlarınız ardınızdaki ormana dönerken, yeşilliğini içinde beliren karaltıları rahatlıkla fark ediyorsunuz. Bir süre sonra insan silüetine bürünen karaltılar bir bir ormandan bulunduğunuz yere doğru çıkarken, birden karşınızda yaklaşık 100 kişilik bir güruh görüyorsunuz. En önlerinde ak saçları ve aksi bir surat ifadesiyle duran 150 santim boylarında, yaşlı ihtiyar birkaç adım daha öne çıkarken yaşının getirdiği bir ses tonuyla “Ginbushi… Seni buralarda görmeyi beklemiyordum.” diyor.

Chomei
Image
Chomei isimli kişinin ardından bulunan ve bir hayli öfkeli görünen kalabalığın her birinin Kuchikukan ve Ken gibi göründüğünü, birçoğunun ellerinde el yapımı ürünü olduğu belli olan kesici aletler bulunduğunu ve saldırmaya hazır bir şekilde beklediklerini fark edebiliyorsunuz. Bu esnada ise, Ishichou olduğu yerden hareketlenerek ikinizin tam ortasına giriyor ve aranızda konumlanıyor. Güruh ile aranızda 20 metreye yakın bir mesafe bulunuyor ve Ishichou aranızda durduğu anda hafifçe gülümseyip Ryu’ya göz kırparak “Bir kelebek buraya gelmem gerektiğini fısıldadı Chomei-dono.” diyor. Chomei ve arkasındaki insanlar için bir hayli alaycı bir tonda söylenen bu cümlenin Chomei’yi hiddetlendirdiğini fark etmeniz çok zor olmuyor. Güruh size doğru yaklaşmaya başlarken, Ishichou bir elini Ryu’nun diğer elini ise Butsuo’nun omzuna koyuyor ve biraz bastırarak yerinizde kalmanızı söylüyor. Güruh aradaki mesafe 10 metre kalaya kadar hareket ettikten sonra bir kez daha duruyor ve Chomei “Buraya Banno’yu öldüren çocuğu bize vermen gerektiğini bilerek geldin, değil mi Ginbushi?” diye soruyor. Ishichou ise, yüzüne yerleştirdiği alaycı gülümsemeden pek de taviz vermeden bakışlarını Butsuo’ya çevirirken “Adı Oita Butsuo ve o bir Ishigakure shinobisi.” dedikten sonra tekrar bakışlarını Chomei’ye çevirerek “Yani kolay kolay alabileceğin birisi değil.” diyor. Ishichou’nun her bir kelimesi Chomei ve ardındakileri daha da sinirlendirmek için özenle seçilmiş gibi görünürken, Chomei tüm sükunetini korumaya çalışarak “Onu alacağımız konusunda bir çekincemiz yok.” diyor sanki ardındaki insanlardan aldığı kudreti ortaya yere salar gibi.

Chomei’nin tehditvari cümlesinden sonra Ishichou ellerini yavaşça omuzlarınızdan çekerken, Chomei’ye doğru adımlamaya başlıyor ve “Demek öyle.” diyor kısık bir sesle. Sakince birkaç adım daha attıktan sonra Chomei’nin hemen önünde duruyor ve “Beni iyi dinle Chomei-dono! Sen de, burada yaşayan herkes gibi bizim sayemizde nefes alıyorsun! Ormanın dengesini korumak ve geçmişteki liderlerin akitleri adına size göz yumuyorum ve hiçbir insan evladının size bulaşmaması için hiç de umurumda olmayan bir ormana onlarca adamımı gönderiyorum. Bunlar yetmiyor, ormana saldığınız zehirli bitki yüzünden adamlarım zarar görüyor! Bu da yetmiyor, bir Ishigakure shinobisini pervasızca benden isteyebiliyorsun.” diyor. Tüm konuşmasını oldukça durağan ve sakin bir şekilde yapan Ishichou bir anda bastırdığı tüm hiddetini ortaya yere salarken, üzerinize bir dağı yıkıp geçen bir edayla “BU NE CÜRET!” diye haykırıyor. Birkaç saniye önce saldırmak için tek bir söz bekleyen adamların bir anda duraksama yaşamasıyla istediği konuma geldiğini görmüş olan Ishichou “Siz burada tüm dünyaya sırtınızı dönerken ve bizleri birer asalak gibi görürken, Sugawara Momoru –sizin deyişinizle Asi Velet- Ishigakure için canını verdi! Rikyu-sama onun cansız bedenini, sırf sizin de onu onurlandırabilmeniz için buraya kendi elleriyle gömdü! Hangi biriniz o nazik vahşi kıçınızı kaldırıp mezarına gittiniz ve bir sarmaşığı ona hediye ettiniz!?” diyor. Her ne kadar yüzünü göremeseniz de, Ishichou’nun öfkeden patlayan gözlerini görmek için, onun suretini görmeye ihtiyaç duymuyorsunuz. Karşınızdaki insanların tepkisi ve sessizliği, Ishichou’nun tavrını net bir şekilde ortaya koymaya yetmiş görünüyor.

Birkaç saniyelik sessizliğin ardından Ishichou “Chomei-dono…” diyor ve kafasını havaya kaldırıp tekrar yere indirirken “Bu soluduğunuz havadan yerde bastığınız toprağa kadar hepsi bana ait! İçinizden birilerini öldürmüş olmak hoş değil, ancak benim adamlarım bunu gerekli görmüşlerse yapmışlardır! Ve sizler de, benim adamların yaptıklarını sorgulayabilecek, onlardan öç alabilecek konumda değilsiniz! Bunun için en az Momoru-san kadar yürekli olmanız lazım!” diyor. Bu konuşmasının ardından sert bir şekilde arkasını Chomei ve kalabalığa dönen Ishichou, sert bir yüz ifadesiyle sizin aranızdaki yerini aldıktan sonra tekrar bakışlarını Chomei’ye çeviriyor ve “Şimdi söyle bakalım Chomei-dono… Hala Oita Butsuo’yu almak istiyor ve bunun için sizi kökünüz kuruyana kadar o çok sevdiğiniz toprağa döndüreceğimiz gerçeğini göze alıyor musun? Ben buradayım, adamlarımla birlikte… Sen de oradasın, adamlarınla birlikte… Ya da bu zaman kadar birbirimizin adamlarına verdiğimiz zararları unutup bundan sonrası için işbirliği yapmayı ve emirlerime itaat etmeyi de seçebilirsin. İnan bana Chomei-dono, hangi yolu seçersen seç, ikisi için de sabırsızlanıyorum!” diyor. Bu cümleleri bittikten sonra ise, ellerini bir kez daha omuzlarınıza koyuyor ve bu kez olası bir savaşa hazır olmanız gerektiği sinyalini size veriyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 193
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Yeni Açan Çiçek

Post by Jirou Ryu » January 14th, 2020, 4:20 pm

Shinobi, uzun bir konuşma yaptı. Bunun ziyadesiyle farkındaydı. İshichou'nun her şeyi net bir şekilde anlamasını istiyordu; fakat neden böyle bir şeyi istediğine dair bir sebep yükleyemiyordu. Sadece içinden yükselen bir sese kulak asıp, kendini bu furyaya kaptırmıştı.

Derin bir nefes, tek dizi üzerindeki Shinobi'nin içine dolarken, İshichou'nun sarf ettiği sözlerle birlikte çalıların arasından bir kurt sürüsü gibi süzülerek çıkan kalabalık grup, o nefesin tam anlamıyla ciğerlerini doldurmasına izin vermeden Shinobi'yi olduğu yerden doğrulttu. İki ayağın üstünde, dimdik duruşu ile her birini karşıladı Ryu. Bakışları ile yüze yakın insanı tek tek süzerken, her birinin kendisine ne kadar yabancı ve tanımsız göründüğünü fark etti; ama buna rağmen bu insanların kim olduğunu ve neden burada olduğunu gayet iyi bir şekilde biliyordu. Herhangi bir harekette bulunmadı. Bedenini saldırıya hazırlamak için germedi bile. Göz ucuyla İshichou'yu süzdü. Liderleri buradayken herhangi bir eylemde bulunup, karşı tarafı kızıştırması mümkün değildi. Sessizlik ve itaat ile, liderinin ve karşı tarafın liderinin sözlerine kulak verdi. Gevşek vücudu, tamamı ile gevşek olmaya programlı bir haldeyken, tekrardan gerileceğini sanmıyordu. En azından, karşı tarafın liderinin sarf ettiği iki kelime ile bunun olacağının hiç düşünmemişti. Butsuo ve onu almaya dair laflar, gevşek vücudunu, dövülmüş bir keskin çelik kadar dik ve gergin bir hale getirirken, bu ruh halindeki Ryu'nun saldırmaya hazır gergin bir yılandan pekte farkı yoktu.

Bakışları bir kez daha gruptaki her bir insanı tek tek süzerken, her birinin gözlerine sinmiş öfkeyi parçalara ayırmak istercesine bakıyordu.

Bir İshigakure shibonisi'ni almak mı? Bu ne fütursuzca bir arzu? diye düşündü lideri olarak tanımladığı güçlü kadın, karşı tarafın liderine ağzının payını verirken.

İshichou'nun kendisine hitaben attığı bakışa ve sözlere anlık bir bakış ile karşılık vermesinin dışında, herhangi bir tepki vermeden hızlıca karşısındaki kalabalık gruba tekrardan çevirdi bakışlarını. İshichou'nun bu hareketi sonucu hareketlendiklerini gördüğü anda, liderlerinin önüne geçmek ve wakizashisi'ni karşı tarafa doğru doğrultmaya oldukça hazırdı. Öyle ki, öne doğru yalpalanmak üzere olan vücudu, İshichou'nun omzuna doğru bastırması ile ancak kesilebildi. Bir kez daha, liderinin emirlerine itaat ederken, bu hareketlerini göz ardı etmek zorunda kaldı.

Aynuı Butsuo gibi.

Bu noktadan itibaren, İshichou'nun uzun soluklu konuşmasına en az karşı grup kadar kulak verdi. Sözleri, konuşurken ki hareketleri ve ses tonu... Ryu, o an her şeye dikkat etti ve bu sözlerin tamamıyla düşman kesilmiş bir gruba nasıl etki ettiğini şaşkınca izledi. Bir liderin, gerçek bir liderin tam teşekkülü performansı, bu noktadaki Ryu için ulaşılamaz bir nokta gibi gözüktü. Keza, Ryu böyle bir etkiyi hiçbir şekilde yapabileceğini sanmıyordu. Bu noktada İshichou'ya sarf ettiği o şaşalı lafları hatırlayınca, yolun daha ne kadar uzağında olduğunu anlamak onun için pekte güç bir mesele olmuyordu. Belki bir gün, ama oldukça uzak bir gün, diye düşündü İshichou'ya olan saygısı tazelenirken.

Öte yandan konuşmanın içeriği de Ryu için anlamlıydı. Bu noktada her bir noktayı neredeyse doğru tahmin etmiş sayılırdı. Ormana koyulan kurallar, Sugawara Momoru ve karşısında dikilmiş olan bu topluluk, her şey tahmin ettiği gibiydi; ama bu onun için bir gurur kaynağı değil, utançtı. Tüm bunları sezebilmiş olmasına rağmen, işlerin bu noktaya gelmesini engelleyememişti. Tam olarak gurur bunun neresinde olmalıydı?

İshichou, son sözlerini aktarıp, topu karşı tarafa atarken, Ryu aklındaki tüm düşünceleri sildi. İshichou'nun omzuna dokunması ile birlikte hazır olması gerektiğini biliyordu. Öyle de yaptı... Vücudunu bir savaş için hazırlarken, Kage no Senshi'yi usulca kapattı. Burada ona ihtiyacı yoktu, en azından şimdilik. Wakizashi'yi sıkıca kavradı ve vücudunu güçlendirme maksadı ile Chakra'sını yoğurmaya başladı. Tek bir hareket... Karşı gruptan herhangi bir insanın, İshichou'ya doğru hareket ettiğini sezerse, anı bir Shunshin no Jutsu ile dibinde bitecek ve Musatsu stilinin tüm inceliklerini kullanmaktan çekinmediği bir saldırı dizesini rakibine armağan etmekten çekinmeyecekti. Öldürücü olan herhangi bir noktadan uzak olan, ama sakat bırakacak ve oldukça acı çektirecek noktaları es geçmeyen keskin ve bir o kadar da hızlı yatay kesiş hamleleri olacaktı bu. Bir anda başlayacak ve bir anda bitecekti.

ishichou'nun lafları netti. Bu noktadan sonra savaşı tercih edeceklere herhangi bir müsamaha göstermek gibi bir niyet yoktu. Bu düşüncesini göstermekten de hiç çekinmeyecekti. Neticede savaşla kapısına dayananlar, en nefret ettiği insan türüydü.

Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 0 Ryo
Prestij: 0 PP
Ün: 29
Kullanılabilir GP: 5 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.


Özellikler
Temkinli Davranışlar: Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobiler tarafından karaktere temkinli yaklaşıldığı, karakter tarafından net bir şekilde anlaşılabilmektedir. Bu durum karakterin shinobi aktivitelerine herhangi bir engel teşkil etmese de, karakter tarafından bu tutumun son savaş sonrasında oluştuğu ve görevlere bu yüzden verilmediğini düşündürtmektedir. Herhangi bir güvensizlik belirtisi barındırmayan bu tutum yine de karakterin Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobilere kendini kanıtlama ihtiyacı hissettirmektedir.

Bu özellik geçicidir ve konu sonu ödüllerine etki etmemektedir. Özelliğin ne zaman ortadan kalkacağı karakterin ilerleyişine bağlıdır.


Profil
Güç: 10
Çeviklik: 11
Kondisyon: 6
Potansiyel: 5
Varlık: 3
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 10
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
*[Kondisyon] Form: 10
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi (Sırtında bulundurur)
-Özel Üretim Tantou (Belinde, ulaşımı oldukça kolay bir yerde bulundurur)
-Ryu'nun ekstra shinobi ekipmanlarını koymak için kullandığı özel üretim ekipman çantası (Sağ bacağında ulaşımı kolay bir yerde asılıdır.)
-Patlayıcı Parşömen Bağlanmış Kunai x6 (Ekstra malzemeleri koymak için satın aldığı ekipman çantasının içindedirler.)
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 142
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Yeni Açan Çiçek

Post by Oita Butsuo » January 15th, 2020, 11:06 am

Hem aklım hem duygularım karışık. Hem sinirliyim hem huzurluyum. Tedirginlik, mutluluk, şaşkınlık, merak, heyecan ve belki birazcık, miniminiminiminnacık bir kırıntı kadar da utanç ve korku. Çok azcık, gerçekten.

Belki bu duyguların üstünde biraz durmak kendimi bulmama yardımcı olabilir. Sinirliyim çünkü buraya böyle bir göreve geliyoruz ve bize ormanda böyle bir halk yaşadığı bilgisi verilmiyor. Köyün güvenini Iwagakure gezisiyle kaybettiğimi biliyorum ama bunun kritik bir bilgi olduğu oldukça net. En azından bu bilgiyi verebilecek kadar güvendiğiniz birilerini yollasaydınız göreve. Belki kendi keyfim de bunun önemli bir parçasıydı ama hayatımı ortaya koydum ben bu görev için. Eğer kendisi gelmeseydi kimin hayatta kalacağı kimin öleceği belli olmayan bir açmazın içindeydik. Ve evet, kendi keyfim bu işin bir parçası olsa da bu görevi layıkıyla yerine getirmek her zaman amaçlarım arasındaydı! Ayrıca yaptığım tercihlerden yanlış olanına değil de doğru olanına azar kayacağı için de sinirliydim ama tabii ki olaylar farklı gelişti ve Ishichou beni biraz ters köşeye yatırdı. Tabii eğer köye dönebilirsek çok farklı şekillerde de yatıracaktır, bundan şüphem yok.

Huzurluyum çünkü artık yanımızda oldukça güçlü biri var ve her ne kadar bundan nefret etsem de kendi özgürlüğümü ve karar verme sorumluluğumu devrettiğim biri bu güçlü şahsiyet. Belki bir anneye veya babaya benzetilebilir bu kişi. Ne yapacağını, neyin doğru olduğunu düşünmek yerine bu işi başkalarına devretmek büyük bir rahatlık. Gel gör ki daha sonrasında ben ne yapmışım deyip pişman olma ihtimalin de var. Çok rahatlatıcı... ama o kadar ezik ve kendimi değersiz bir köle gibi hissettiren bir durum ki kendimi bu rahatlığa bırakmak yerine işkence çekercesine çözülmez düğümlerle uğraşmayı yeğliyorum. BU YÜZDEN DE SİNİRLİYİM! Bomboş bir kafayla kendimi rahatlığa bırakabilirdim ve mutlu mesut yaşardım, gel gör ki ben bu durumu bir kere fark ettim ve bir geri dönüşüm yok. Dedikleri gibi, evden bir kere çıkarsın, bir daha geri dönüşün olmaz. Dönsen bile ne sen eski sen olursun ne de ev o eski ev olabilir. Kafamı sikeyim! Zayıflıktan ve dolayısıyla mecburiyetten uyuyorum bu sisteme. Bu zayıflık sadece birilerini öldürme gücü falan da değil, ne yapacağımı bilip, bu kararımın doğruluğuna sonuna kadar inanma gücü tam tersine. İçim rahat olsun istiyorum. Ama kim verdiği bir kararın sonuna kadar doğruluğuna inanır ki, aptallığın ve despotluğun zirvesini de geçen bir şey bu! HINÇLA DOLUYUM! Karar verme imkanlarım kısıtlı ve verdiğim kararlar da bir şey değiştirmiyor. Benim verme imkanım olmayan kararları verebilen herkesten intikam almak istiyorum! HEPSİNİ PARAMPARÇA ETMEK BİLE YETMEZ! ANLIYOR MUSUN BENİ BANNO? BEN ÖZGÜR DEĞİLSEM SEN DE OLAMAZSIN! SİKTİR GİT GEBER APTAL ŞEREFSİZ OROSPU ÇOCUĞU SENİ!

Tedirginim çünkü karşımızda oldukça kalabalık bir ordu var ve istedikleri şey benim. Herhalde işkence edecekler veya vahşi ritüellerinden birinde kurban edecekler beni. Hepsini sikeyim! Neye dayanarak bu kadar insanın bu ormanda kendi halinde yaşamasına izin verilmiş olabilir anlamıyorum. Amına koyayım ben kaç kere ölümden döndüm yaşamımı kazanmak için, bu şekilde bedavaya yaşamalarına nasıl bu kadar zamandır izin verilebilir!? Kuçikuçi büyük ihtimalle benden de Ryu'dan da kapasiteli bir yaratıktı. Kami aşkına Kazuo'yu ve Jounin olduğu gerçeği yeterli olan Nanase'yi yenmişti orospu çocuğu! Savaş meydanında o kadar insan ölürken ne yapıyordu bu yaratık? Ishichou'yu da bu vahşi orospu çocuklarını da sikeyim!

Mutluyum çünkü Ishichou verdiğim yaptığım yanlış denebilecek şeyin arkasında durdu. Amacım hiçbir zaman Banno'yu öldürmek değildi ki kendisini bağlayıp karanlık bir bodruma kilitleme planlarım bile vardı ama gel gör ki kendi kuvvetimle Banno'yu olduğu kadar kendimi de şaşırtabiliyorum. Bin boğa gücündeki adamım ben! İçimdeki birikmiş öfkeye de şaşırmıyor değilim tabii. Sonuç olarak kendini bu insanlar önünde zayıf veya mahcup gösteremeyeceği için bu şekilde davrandığının ve eğer buradan canlı bir şekilde çıkarsak ağzıma sıçacağını biliyorum. Yine de belki bulunduğumuz durumdan ötürüdür ama bu sözlere tutunmak küçük de olsa bir umut ve dolayısıyla mutluluk veriyor bana.

Şaşkın olduğum şeylerden bahsetmeme gerek bile yok herhalde. Ormanın içinde yaşayan kocaman bir halk, Ishichou'nun ortaya çıkıvermesi, şu anlık olsa da sandığımdan daha az kızması, bu halka karşı bu kadar agresif ve tehditkar olması ve belki biraz da bu kadar güçlü olması ve Kuçikuçi'yi bu kadar kolay devirmesi...

Merak içindeyim çünkü o kadar çok beklemediğim şey oldu ki sonunun nereye varacağı hakkında hiçbir fikrim yok. Hiçbir şeyden değilse bile bu kadar olayın nasıl çözüldüğünü görmek için yaşamak istiyorum. Daha bitkilerin neden ekildiğini, nasıl böyle bir işlevleri olduğunu, bu insanların nasıl böyle teknikler geliştirdiğini bile bilmiyoruz. Belki öteki duygularım arasında kendine zar zor bir yer buluyor merak ama yine de oralarda bir yerlerde olduğunu biliyorum.

Heyecanlıyım çünkü...

Utanıyorum çünkü organize ve sistemli çalışan bir öldürme mekanizmasının bir parçasıyım. Ne dışına çıkabiliyorum bu makinenin ne de kendime yedirebiliyorum bu makineye tamamen entegre olmayı. Bireyselliğimi korumak istiyorum ama bir topluluğa dahil olmanın rahatlığını ve güvenini de istiyorum. Utanıyorum çünkü iki yüzlüyüm. Kavga, dövüş, adrenalin, bunlardan zevk alıyorum, hatta birilerini öldürmekten de zaman zaman zevk aldığımı itiraf ettim. Ama başkasının lafıyla elimi bu kadar kana bulamış olmaktan da hoşnut değilim. İçimdeki benle dışımdaki ben aynı değil ve bu yüzden rahatsızım. Suçluluk hissediyorum. Ne kendime karşı dürüst olabiliyorum ne öteki insanlara karşı. Ne olduğumu doğru değerlendiremiyorum bile! Öldürmekten zevk alan psikopatın teki miyim yoksa vicdanı olan ve iyi şeyler yapmak isteyen bir insan mıyım? Kumiko'nun yüzüne nasıl bakacağım? Bakamayacağım ki. Onlarca insan elimde can verdi. Çok daha fazlası ellerimde can verecek belki de! Bu dünyayı o sikik bitkilerden de kendi halinde yaşayan o sikik halktan da daha çok zehirliyorum. Sikeyim, eğer gerçekten buysam insanlığın tattığı en iyi zehir olacağım! Kumiko, üzgünüm. O kadar alçalmak istiyorum ki öldüğümde beni hatırlamak isteyen de hatırlayacak da kimse kalmasın istiyorum. Madem bu makine beni kendine dahil etti o makineyi de zehirleyeceğim! O kadar hızlı döneceğim ki tüm çarkların ritmini bozacağım!

Korkmuyorum. Kararımı verdim. Kumiko, seni, vicdanımı bir kenara bırakıyorum. Sana beni bunca zamandır gerçek doğamdan uzak tuttuğun için teşekkür ederim. Ama başka çarem yok. İçinden çıkamayacağım bir düzenin içindeyim. Kendimden nefret ediyorum. Olması gereken de bu zaten, hak ettiğim başka bir duygu yok. Umarım benden uzakta bir yerde mutlu bir yaşam geçirirsin.

Kendi yaptıklarımın sorumluluğunu başkalarıyla paylaşmak istemiyorum. Yine de burada savaşıp savaşmama kararı bana ait değil. Karar ne olursa olsun verilen emri uygulayacağım. İki elimde de çakra biriktirerek Oukashou hazırlayacak ve olacak her şeye hazırlıklı olacağım. Eğer bir savaş çıkarsa ölmeden olabildiğince öldürdüğüme emin olacağım.
Image
Künye
İsim: Oita Butsuo
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 365.000
Prestij: 3
Ün: 26
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Hayaletin peşinde…

Butsuo, çocukluk aşkına adını duyurmak, hatta tekrar bir araya gelmek için yaşamaktadır. Bunun en kolay yolunun da ünlü olmak olduğuna karar vermiştir. Kumiko’nun duyduğunda gurur duyacağı, hoşuna gideceği hatta peşinden koşacağı bir ün.
Komplikasyon
-
Özellikler
Korucu
Karakter, Shirakami Vadi Ormanı'nda yaşanan hadise neticesinde, tüm dünyadan izole bir şekilde bu ormanda yaşayan halkın koruyucusu konumuna gelmiştir. Bizzat Ishichou tarafından bu göreve atanması neticesinde, söz konusu halk nazarında güvenilir ve her işlerini halledecek kişi olarak görülmektedir. Aynı zamanda, söz konusu halkın istekleri olması halinde, karakter bu görevlere öncelikli olarak atanacak kişidir. Bu sebeple, karakter başka kurguların içinde olsa dahi, söz konusu halktan talep gelmesi halinde, durum ne olursa olsun bu halka yardım etmek zorundadır.
Gelir Kaybı
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde, karakterin bundan sonra atanacağı görevlerde kazanacağı gelirden kesinti yapılmaktadır. Bu kesintiler RP içerisinde karakterin gerçekleştireceği diğer eylemler de dikkate alınarak Ishichou tarafından yapılmaktadır. Ishichou’nun bir sonraki emrine kadar bu kesintiler devam edecektir. Bu özelliği kaldırılması için karakterin kendisini Ishichou’ya ispat etmesi gerekmektedir.
Profil
Güç: 11
Çeviklik: 7
Kondisyon: 9
Potansiyel: 2
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm(Favori): 12
[Çeviklik] Akrobasi: 7
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form(Favori): 6
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Doton: Domu
Doton: Doryuu Shiki
Taijutsu
B-Rank Juudaichi
C-Rank Oukashou
Sensör
A-Rank Meishou-Dou
Genjutsu
-

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Kan Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
Kondisyon Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
İyileştirici Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
Chakra Hapı (İyi Kalite
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1460
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Yeni Açan Çiçek

Post by GM - Naruto » January 16th, 2020, 12:04 pm

Her ikiniz de birkaç saniye sonra cereyan etmesi muhtemel savaş için kendinizi hazırlıyorsunuz. Yanınızda bulunan Ishichou ile bir savaş girecek olmak bile kanınızın kaynaması için yeterli bir sebep olsa da, buna kişisel duygu ve düşünceleriniz eklendiğinde adeta insan biçmek için sabırsız bir hale geliyorsunuz. Ishichou’nun sözlerinden sonra oluşan keskin ve bunalımlı hava ortamdaki herkese nüfus ederken, sanki rüzgar bile ağaçların arasında gezinerek ses çıkarmaktan sakınıyor gibi geliyor. Sessizlik, gerilen tansiyonun birkaç kat daha arttırmaya devam ederken Chomei’nin suratındaki bozulmuş ifadeyi, her an ağzından bir saldırı emri çıkacağının sinyalini de veriyor. Buna rağmen Ishichou, olabildiğince rahat, ancak oldukça kendinden emin bir şekilde Chomei’ye bakmaya devam ediyor. Onu sindirdiği anda, buradaki herkesin kalbini delip geçeceğini anladığınız bakışlarına kendinize has duruşlarınızla eşlik etmek dışında elinizden bir şey gelmiyor.

Birkaç saniyelik sessizlik, herhangi biri tarafından bozulmayacak gibi olsa da, hemen ardınızdan gelen ufak bir hareketlenme dikkatinizi çekiyor. Olduğu yerden yavaşça doğrulmaya çalışan Kuchikukan’ın hareketleri, bu sessizliğin içinde ağır sanayi imalatı sırasında çıkan seslerden farksız bir ortam yaratırken, Chomei’nin “Kuchikukan!” diye bağırmasıyla adam bir anda olduğu yerde hızla ayağa kalkıyor. Duyduğu sese verdiği bir tepki olarak bunu yapan Kuchikukan’ın yenilmiş bir dev olsa da, öfkesini koruduğu yüzünden net bir şekilde okunurken Ishichou’nun dudaklarında beliren muzip gülümseme, birkaç saniye sonra edeceği cümleleri müjdeliyor.

Olduğu yerde, Kuchikukan’dan daha büyük bir devmişçesine durmaya devam eden Ishichou, hemen arkanızda bulunan Kuchikukan’ın uyanışına hiçbir tepki vermiyor. Ne var ki, Kuchikukan saldırmaya hazır bir şekilde gürlemek üzereyken Ishichou muzip gülümsemesine eklediği kibar bir ses tonuyla size hitaben “Öldürmeyin, ancak Ishigakure shinobisi olduğunuzu gösterin!” emrini veriyor. Verdiği bu net ve kesin emirde dahi Ishichou bir kez bile arkasını dönüp Kuchikukan'a bakmıyor ve bakışlarını Chomei'nin üzerinde tutmaya devam ediyor. Bu anda Ishichou, sanki bir sonraki adımınızı, bir sonraki yumruğunuzu, birazdan gireceğiniz dövüşün sonucunu çoktan biliyormuş ve galibiyetiniz dışında herhangi bir sonucun ortaya çıkmasının mümkün olmadığını biliyormuş gibi, asil, güzel ve tehditkar bir şekilde öylece bakmaya devam ediyor Chomei'ye...

Bu noktadan sonra Kuchikukan ile bir kez daha çarpışacak olmanın ve bu kez Ishichou’nun araya girecek olmamasının verdiği huzur ile öldürmemek kaydıyla dilediğinizi yapmakta özgür olmanın yarattığı huşuyu ruhunuzda hissediyorsunuz! Ancak her ikiniz de, Ishichou’nun elinizden gelenin en iyisi görmek istediğini rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Onun bakışlarındaki güvenin kendi gücünden değil, sizin gücünüzden ileri geldiğini, saçma sapan bir durum yaratmanız halinde Ishichou'nun tüm sözlerini yemek zorunda kalacağını net bir şekilde anlayabiliyorsunuz. Diğer bir deyişle, her ne kadar bir kez daha Kuchikukan ile karşı karşıya kalmış olsanız bile, Ishigakure'nin karşınızda duran orman halkına karşı konumunuzu sizin belirleyeceğinizi fark ediyorsunuz. Elbette bu durum üzerinizde ekstra bir motivasyon yarattığı gibi, ciddi bir sorumluluk olarak da omuzlarınızdaki yükü arttırıyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 193
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Yeni Açan Çiçek

Post by Jirou Ryu » January 17th, 2020, 2:02 am

Hayat müşterek bir imkansızlıktır, diye bir an düşündü shinobi. Göz ucuyla ellerine baktı ve hafifçe bakışlarını kalabalık gruba doğru bir kez daha çevirdi. Soğuk, ama yorulmuş gözüken bakışları sönmeye yüz tutmuş bir kömürün son kıvılcımlarını andırıyordu. Seni dokunmaya teşvik eden ama dokunursan o tüm sönük duruşuna rağmen elini yakmaktan hiç mi hiç çekinmeyecek kıvama bürünmüş bu kömür, sanki Ryu'nun ruh halini, karşısına dikilmiş bu onlarca insana anlatmak için yuva edinmişti gözlerine.

Shinobi, vücudunda cereyan eden chakra'nın sonsuz döngü için vücudunda akıp gitmesini her zerresine kadar hissedebiliyordu. Bir saniye veyahut bir dakika... Her an, ellerinde sıkıca tuttuğu wakizashi'yi birine savurabileceğinin farkındaydı. Bu, ellerinde bu denli bir güç barındıran iki insanın elindeydi. Ağızlarından çıkabilecek tek söz, bu ormanı yerle bir edebilirdi. Ryu, bunun farkında olarak vücudunda döngü içerisinde olan chakra'yı, kollarına ve bacaklarına eşit bir derecede yayıyordu. Bir yandan ise karşı taraftan herhangi birinin saldırmak için kendilerine yönelip yönelmeyeceğini izliyordu. Tek bir adım. Kendilerine doğru atılan tek bir saldırgan adım görürse, karşılık verecekti; fakat anlıyordu ki, kendileri için İshichou ne anlam ifade ediyorsa, Chomei isimli insanda karşısındaki bu savaşçılar için o anlamı ifade ediyordu. Bu yüzden her geçen saniye biraz daha emin olabiliyordu. Yaşlı lider emir vermediği sürece, kimse onlara saldırmayacaktı. Aynı şekilde İshichou emir vermediği sürece kendilerinin onlara saldırmayacağı gibi.

Pek ela, karşının liderinin her an saldırı emri vereceğini anlamak için çok empatik bir insana olmaya gerek yoktu. Yaşlı herifin yüzündeki bu rahatsızlığı bir kilometre öteden rahatça fark edebileceğine inanıyordu Ryu. Bu yüzden temkini elinden bırakmıyor, İshichou'nun o güvenli duruşuna, savaşmaya her an hazır duran donukluğu ve sakinliği ile eşlik ediyordu. Öyle ki, en ufak bir çatırtı sesi bile Ryu'nun bir saniye içinde tüm dikkatini o yöne vermesi için yeterli olurdu ve eğer o çatırtı bir tehdit ise saldırması bir saniyeden çok daha kısa sürerdi. İşte tam olarak bu anda, baygın düşen Kuchikukan gözlerini açmaya başlamıştı. Çıkardığı o yüksek ses ile bir anda Ryu o tarafa dönerken, sanki arada hiç mesafe yokmuş gibi kolunu wakizashi'yi savurmak için germeye başlamıştı.

Ryu, başta Kuchikukan'ın yattığı yerden kalkmasının biraz zaman alacağına inanıyordu, ama karşı tarafın liderinin ağzından çıkan tek bir sözle, tüm o savsaklığı ve yavaşlığı bir anda üstünde atıp doğrulan Kuchikukan gerçek anlamda şaşırtmamıştı onu. Zira, çoktan o yaşlı adamın bu insanlar için ne anlam ifade ettiğini anlamıştı.

Sanki dejavu olmuş gibi hissediyordu. Az önce öldürmesine santimler kala adam, şimdi o öfkesinden hiçbir şey kaybetmemiş gibi karşısında dikiliyor ve gözlerinin içine bakıyordu. Ne olabileceğini o an tam olarak kestiremedi; fakat İshichou'nun sözlerini işittiğinde, her şey tam olarak kafasında netti.

Ryu, Butsuo'nun ne düşündüğünü bilmese bile, kendisi bu durumdan memnun hissediyordu. O, savaşlardan nefret ediyordu ve eğer kendi dövüşleri, bu tatsız savaşı hiç başlatmayacak ise bunu seve seve yapardı. Göz ucuyla Butsuo'ya, hemen ardından ise İshichou'ya baktı. Kaybetmenin bir seçenek olmadığını zaten biliyordu, ama İshichou'nun o duruş ve yüz ifadesini görünce bunu iyice idrak etti.

Hızlıca kafasında olabilecek şeyleri tarttı. Artık, modunu kullanmasının bir anlamı kalmadığını biliyordu. Zira, az önce Kuchikukan bunu fark etmiş olmalıydı. Ama öte yandan bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyordu. Zira her ortadan kaybolduğunda, Kuchikukan'ın ansızın yiyeceği bir darbenin tereddüdü ile hareket edeceğini düşünüyordu. Dövüş ikiye birdi ve karşı tarafın bunu kabul etmesi, Kuchikukan'ın gerçekten güçlü bir konumda olduğunu gösteriyordu Ryu'ya. Bu yüzden tek başlarına hareket etmek yerine uyum içinde hareket etmeleri lazımdı. Bu sefer öldürmek olmadığı için, dişe diş dövüşmesi gerekiyordu ve bunu yaparken Butsuo ile oldukça uyumlu olmaları lazımdı. Fakat onunla daha önce hiç beraber dövüşmediği gerçeği, asıl problemdi. Buna rağmen işi akışına bırakıp, Butsuo'ya güvenmek istiyordu. Bunun için aynı akademide, aynı hocalar tarafından yıllarca eğitilmişlerdi ve şimdi o yılların tüm karşılığını görmek isteyen İshichou için bir savaş vermeliydiler. Neden olmasın, diye düşündü Ryu sadece.

Harekete geçmeden önce etrafına hızlıca bakacaktı. Kuchikukan'ın az önceki yıkıcı koşusundan çevrede Kawarimi için malzeme olacağına inanıyordu, ama bunu teyit etmek istiyordu. Eğer Kawarimi için malzeme varsa, hızlı bir atılma ile hareketine başlayacaktı. Chakra ile desteklediği bacaklarıyla hızını artıracak ve sağ elinde tuttuğu wakizashi'yi saldırı pozisyonu için doğrultacaktı. Bu noktada hem Kuchikukan'ın aniden çıkartabileceği sarmaşıklara karşı hazır olmak istiyordu hemde Kuchikukan'ı bir saldırı yapacağına inandırmak.

Sol elini ise hafif bir şekilde geride tutup, Tora mührü için hazırlayacaktı. Amacı Kuchikukan'ın kendisine saldırabileceği bir mesafeye kadar yaklaşmak ve sahte bir wakizashi hamlesi ile Kuchikukan'ın kendisine saldırmasına müsaade etmekti. Kuchikukan'ın kendisine odaklanmasını ve kendisini tek bir darbe ile oyun dışı edebileceğine inanmasını istiyordu. Zira bu ana kadar izledikleri ile Kuchikukan'ın dövüş tarzını çözdüğüne inanıyordu. Kuchikukan kendisine doğru yöneltilen her darbeye kendi darbesi ile karşılık vererek ezici bir üstünlük kazanmaya çalıştığını düşünüyordu. Bu noktada eğer Ryu yanılmıyorsa Kuchikukan benzer bir tutumla saldırıya saldırı ile karşılık verecekti. İşte o an, Ryu önceden hazırladığı Tora mührünü aktifleştirecek ve Kawarimi yaparak saldırıdan kaçınacaktı. Böyle yapmasının tek bir amacı vardı, oda Butsuo'ya güzel bir ortam hazırlamak. ikiye birin avantajını böyle kullanacaklarına inanıyordu Ryu... Biri Kuchikukan'ın hedefi olurken, diğeri Kuchikukan'ın hedefleyecekti; fakat Kawarimi için bir malzeme yoksa, geride duracak ve Butsuo'nun saldırmasına müsaade edecekti. Butsuo saldırırken, Kuchikukan'ın açığını kovalayacaktı.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 0 Ryo
Prestij: 0 PP
Ün: 29
Kullanılabilir GP: 5 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.


Özellikler
Temkinli Davranışlar: Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobiler tarafından karaktere temkinli yaklaşıldığı, karakter tarafından net bir şekilde anlaşılabilmektedir. Bu durum karakterin shinobi aktivitelerine herhangi bir engel teşkil etmese de, karakter tarafından bu tutumun son savaş sonrasında oluştuğu ve görevlere bu yüzden verilmediğini düşündürtmektedir. Herhangi bir güvensizlik belirtisi barındırmayan bu tutum yine de karakterin Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobilere kendini kanıtlama ihtiyacı hissettirmektedir.

Bu özellik geçicidir ve konu sonu ödüllerine etki etmemektedir. Özelliğin ne zaman ortadan kalkacağı karakterin ilerleyişine bağlıdır.


Profil
Güç: 10
Çeviklik: 11
Kondisyon: 6
Potansiyel: 5
Varlık: 3
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 10
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
*[Kondisyon] Form: 10
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi (Sırtında bulundurur)
-Özel Üretim Tantou (Belinde, ulaşımı oldukça kolay bir yerde bulundurur)
-Ryu'nun ekstra shinobi ekipmanlarını koymak için kullandığı özel üretim ekipman çantası (Sağ bacağında ulaşımı kolay bir yerde asılıdır.)
-Patlayıcı Parşömen Bağlanmış Kunai x6 (Ekstra malzemeleri koymak için satın aldığı ekipman çantasının içindedirler.)
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 142
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Yeni Açan Çiçek

Post by Oita Butsuo » January 17th, 2020, 3:19 am

Öldürme

Hayır, fiil olan öldürmek değil. Öldürmemeliyiz anlamında olan öldürme. Ölümün kıyısına yöresine getir, sakat bırak, bayılt, bilincini kapa, etkisiz hale getir, öldürme... Yenilme. Hayır, kesinlikle yenilme. Yenileceğine öl. Hayır, havaya uçurmaya veya patlatmaya çalışma. Uygun davran. Ölçü. Ölçülü ol.

Bu virajlı duygu yolculuğu midemi bulandırıyor. Kendimi neye hazırlasam bir sürprizle karşılaşıyorum. Shinobi olmanın faydaları böyle durumlarda kendini gösterebiliyor ama. Duygularım var ve benim kontrolümde değiller. Bir akış içindeler ve onlar akıp giderken ben onları gözlemliyorum. İç dünyamda etkileri olsa bile hayatımın kontrolünü almalarına izin vermemek de benim işim. Pek duygulu insan işi değil bizimkisi zaten. Neyse, söz hakkım olan bir konu değil.

Of Kuçikuçi, of! Ne yapacağız biz seninle itin doğurduğu! Dayak yedin yemesine ama hiçbir şey eksilmemiş gibi senden. Gel gör ki ben artık Ryu'ya sahibim. Nasıl dövüştüğü hakkında bir fikrim yok ama dengenin benim lehime değiştiğini anlamak zor değil. Yine de seni öldürmemek bir handikap olacak. Gerçi öldürmek istesem bile yapabileceğim kesin değil ya, neyse. Takalım bakalım canımızı da dişimizi de.

Nasıl dövüşmeli, ne yapmalı, nasıl can almadan muzaffer olmalı... Bunlar bir ninjadan çok bir samurayın cevap araması gereken sorular, kahpesin kader! Daha basit bir düzeyde cevaplarım var bu sorulara. Ryu ile organize olmak için süremiz yok, bu yüzden ona uyum sağlamak durumundayım. Neden ben uyum sağlamalıyım? Çünkü benden daha hızlı olma ihtimali oldukça düşük. O istese de benim tempomda hareket edemez ama ben onun temposunda hareket edebilirim. Hatta bu durum işime bile yarayabilir. Daha düşük bir tempo daha kontrollü olmamı sağlayacağı gibi aniden hızlanarak sürpriz saldırılar yapmama da yarayabilir. İkimizin de bildiği bir diğer konu ise ters bir durum olmadıkça benim ön safı aldığım. Bu konudan da emin olmak durumundayım ama. Bunu ise çok basitçe Ryu'yu izleyerek yapacağım. Eğer onunla aynı hızdayken ağır hareket ediyorsa benim öne geçmemi istiyor demektir. Eğer tam tersine kendini öne atıyor ise aklında daha farklı bir şeyler olsa gerek. Bu şekilde dizilimimizi ayarladıktan sonra neler olacağını da açıklamak lazım gelir. Benim için pek değişen bir şey yok açıkçası. Eğer Ryu önden giderse onun yapacağı şeye göre hareket edeceğim. Önden gitmesi büyük ihtimalle bir planı olduğu anlamına gelir ve benim bu durumda yapmam gereken şey yakalayacağım fırsatlardan yararlanmak olacaktır. Bu fırsatlardan da Oukashou'yla desteklediğim iki yumruğumu Kuçikuçi'ye geçirerek en iyi şekilde faydalanırım. Burada bir diğer seçenek de bir şekilde Kuçikuçi'nin yumruğuyla karşılaşırsam kendi yumruğumla onun yumruğunu yumruklayarak saptırmaya çalışacağım. Benden güçlü olabilir ama Oukashou gibi ani bir çakra salınımının bu farkın üstesinden gelebileceğini düşünüyorum. Yumruğunu saptırdıktan sonra ise yine yakın mesafeye girip öteki elimde hazır bekleyen öteki Oukashou destekli yumruğumu geçirmekte bir zorluk yaşayacağımı düşünmüyorum. Bir diğer seçenek olan benim önden gitme durumumda da aynı taktiğe başvuracağım aslında. Eğer ta ilk seferdeki gibi yine yumruk atmak isterse yumruğumla yumruğunu yumruklayacağım ve yakın mesafeye girip öteki yumruğumla asıl darbeyi indireceğim. Eğer Ishichou mekanda olmasaydı yumruğumun hedefi hayaları olurdu ama şu an olmaz, bu kalabalığa yaptığım şeyler yeterli gelmiştir büyük ihtimalle.

Asıl yumruk hedef tercih sıralaması:
1. Çeneye/surata aparkat, kroşe, direkt ve bilumum yumruk çeşitleri
2. Karın boşluğuna nefes kesecek bir sümsük
3. Dize atılan, dizi yerinden etme amacı güden yırmıh


Yerleştirme durumu: ???

Gelecek güzel günlere emanet ettim seni,
Süper Çakra Bombası Taşak Patlatıcı Oukashou no Jutsu...
Image
Künye
İsim: Oita Butsuo
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 365.000
Prestij: 3
Ün: 26
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Hayaletin peşinde…

Butsuo, çocukluk aşkına adını duyurmak, hatta tekrar bir araya gelmek için yaşamaktadır. Bunun en kolay yolunun da ünlü olmak olduğuna karar vermiştir. Kumiko’nun duyduğunda gurur duyacağı, hoşuna gideceği hatta peşinden koşacağı bir ün.
Komplikasyon
-
Özellikler
Korucu
Karakter, Shirakami Vadi Ormanı'nda yaşanan hadise neticesinde, tüm dünyadan izole bir şekilde bu ormanda yaşayan halkın koruyucusu konumuna gelmiştir. Bizzat Ishichou tarafından bu göreve atanması neticesinde, söz konusu halk nazarında güvenilir ve her işlerini halledecek kişi olarak görülmektedir. Aynı zamanda, söz konusu halkın istekleri olması halinde, karakter bu görevlere öncelikli olarak atanacak kişidir. Bu sebeple, karakter başka kurguların içinde olsa dahi, söz konusu halktan talep gelmesi halinde, durum ne olursa olsun bu halka yardım etmek zorundadır.
Gelir Kaybı
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde, karakterin bundan sonra atanacağı görevlerde kazanacağı gelirden kesinti yapılmaktadır. Bu kesintiler RP içerisinde karakterin gerçekleştireceği diğer eylemler de dikkate alınarak Ishichou tarafından yapılmaktadır. Ishichou’nun bir sonraki emrine kadar bu kesintiler devam edecektir. Bu özelliği kaldırılması için karakterin kendisini Ishichou’ya ispat etmesi gerekmektedir.
Profil
Güç: 11
Çeviklik: 7
Kondisyon: 9
Potansiyel: 2
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm(Favori): 12
[Çeviklik] Akrobasi: 7
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form(Favori): 6
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Doton: Domu
Doton: Doryuu Shiki
Taijutsu
B-Rank Juudaichi
C-Rank Oukashou
Sensör
A-Rank Meishou-Dou
Genjutsu
-

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Kan Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
Kondisyon Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
İyileştirici Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
Chakra Hapı (İyi Kalite
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1460
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Yeni Açan Çiçek

Post by GM - Naruto » January 20th, 2020, 10:10 am

Ishichou’nun verdiği emir üzerine ikiniz de çoktan saldırıya hazırladığınız vücutlarınızı harekete geçiriyorsunuz. Daha önce Kuchikukan ile olan kapışmanız yarım kalmış olsa da, bu kez istemsiz bir şekilde onu alt edebileceğinizde adınız kadar emin olabiliyorsunuz. Nanase ve Kazuo’yu tek başına saf dışı bırakmış olması, Kuchikukan’ın gücünün muhtemel seviyesini gösterse de, sanki Ishichou’nun gelişi ve onun cümleleriyle birlikte gücünüz birkaç kat artmış gibi geliyor size. Bu sebeple Kuchikukan ile olan dövüşünüzün ikinci raundu onu bir şekilde yenmek üzerine değil, tamamen onu etkisiz bırakırken öldürmemek üzerine oluyor. Yani diğer bir deyişle, bu kez önünüzdeki engel onu öldürebilecek durumda hissetmenize rağmen bu içgüdünüzü baskılamak oluyor.

Bu duygu ve düşünceleri kendinizce yorumlandığınız anlarda, ilk olarak Ryu harekete geçiyor. Sıkı sıkıya kavradığı wakizashisiyle birlikte etrafa hızlıca bir göz attığında, Kawarimi için oldukça uygun olan taş ve odun parçaları görebiliyor. Geriye kalan tek şey, Kuchikukan ile arasındaki mesafeyi uygun bir noktaya indirmek oluyor. Bu esnada Butsuo da Ryu’nun arkasından harekete geçiyor ve onun kurduğu plana uyum sağlıyor ve eline geçecek fırsatı kollamaya başlıyor. Ryu ile Kuchikukan’ın arasında wakizashinin öldürücülüğü için yeterli mesafe olduğu anda, Ryu Kuchikukan’ın sol tarafından gelerek wakizashisini yere paralel ve Kuchikukan’ın karın bölgesine gelecek şekilde savuruyor. Ancak tam da tahmin ettiği gibi, Kuchikukan bu hamleye karşı savunma yapmak yerine, sol dirseğini Ryu’nun kafasına indirmek için hareketleniyor. Ryu, daha önce Butsuo’ya karşı uygulandığını görmüş olduğu bu saldırı stiline karşı Kawarimi için hazırlıklı olduğu için, wakizashisinin Kuchikukan’a isabet etmesini beklemeden Kawarimi ile birkaç metre sol tarafta buluna bir odun parçasıyla yer değiştiriyor! Bu yer değiştirmeden bir nefes kadar kısa bir süre sonra ise, Kuchikukan dirseğini odun parçasına vuruyor ve onu adeta paramparça ediyor! Ryu’nun saldırısına devam etmesi halinde, wakizashisi Kuchikukan’a ulaşamadan bu dirseği yiyecek olması, ona hamlesinin ne denli hayat kurtarıcı olduğunu da gösteriyor.

Ryu’nun saldırısına karşılık Butsuo hazırda beklediği Oukashou’suyla Kuchikukan’ın saldırısını tamamlamasını fırsat biliyor. Ryu’nun bir anda yer değiştirmesiyle, Kuchikukan’ın bir odun parçasına saldırması, Butsuo’ya son derece güzel bir saldırı şansı tanıyor. Bu fırsattan sonuna kadar istifade etmek isteyen Butsuo ise yumruğunu Kuchikukan’a çıkardığı anda, sanki kendisiyle aynı şekilde düşünmüş gibi, Kuchikukan da yumruğunu çıkartıyor! İkilinin yumrukları havada çarpıştığı anda ortaya bir toz bulutu çıkarken, Butsuo sol elinde şiddetli bir ağrı hissediyor. Bir kırık olmasa da, en azından sol elinin kemiklerinin çatladığını anlayan Butsuo, hemen hemen kendisiyle aynı durumda olan Kuchikukan’ın bu boşluğunda yararlanarak sağ yumruğunu hareketlendiriyor ve hafifçe zıplayarak Kuchikukan’ın çenesinin altına Oukashou’yu indiriyor! Butsuo havaya doğru zıplamaya devam ederken, Kuchikukan da aldığı darbenin etkisiyle havaya fırlıyor ve Butsuo yere düştüğü anda, Kuchikukan da sırt üstü yere yapışıyor!

Büyük bir gürültü ile yere yapılan Kuchikukan’ın ağzından gelen kanlar ve havada savrulup yere düşen birkaç dişleri, Butsuo’nun yarattığı hasarın bilançosu oluyor. Kuchikukan bu anlarda sersemlemiş gibi dursa da, ayağa kalmak için hareketleniyor ve aslında bu açık, sizin Kuchikukan’ın tamamen oyunun dışına itmeniz için paha biçilmez bir zemin oluşturuyor. İkiniz de bu durumun bilinciyle harekete geçtiğiniz anda ise Chomei’nin yaşlı sesiyle olabildiğince gür bir şekilde “Durun!” diye bağırdığını duyuyorsunuz. Adımlarınızı kesip kafanızı başınızın üstünde hafifçe çevirdiğiniz anda ise, Chomei’nin Ishichou’nun önünde diz çökmüş bir halde durduğunu ve arkasındaki güruhun da birer birer diz çöktüğünü görüyorsunuz. Her ne kadar Ishichou’nun yüzünü göremeseniz de, onun yüzündeki büyük, gururlu gülümsemeyi hissedebiliyorsunuz.

Ishichou eliyle size yanınıza gelmenizi işaret ettikten sonra, eski yerlerinize doğru hareketlenmeye başlıyorsunuz. Bu esnada Ishichou “Chomei-dono beni utandırmayın ve lütfen ayağa kalkın.” diyor oldukça asil ve zarafet dolu bir şekilde. Bir emrin karşısındaki kişiyi ancak bu kadar kırmadan söylenebileceğinizi fark ettiğiniz sıralarda, Chomei de yavaşça ve mağlup bir general edasıyla ayağa kalkıyor. İkiniz de Ishichou’nun yanına geçtiğiniz anda Chomei’nin sizden dahi nasıl çekindiğini gördüğünüz bakışlarıyla karşılaşıyorsunuz. Ishichou ise yüzündeki gülümsemeyi ve gözlerindeki parıltıyı silmeden “Hepimiz hata yapabiliriz, önemli olan bunu ileriye dönük sürdürmemek Chomei-dono. Ormandaki yaşantınıza eskisi gibi devam edin, ancak sizden bir isteğimiz olduğunda bunu geri çeviremeyeceğinizi bilin. Zor zamanlardan geçiyoruz ve bizim yaşadığımız zorluklar günün birinde size de sirayet edebilir. Bunun olmaması için hep birlikte hareket etmeliyiz.” diyor. Ishichou’nun bu sözlerine karşılık olarak Chomei, utanmış ve yüzü kızarmış bir halde “Ishichou-sama…” diyebiliyor sadece. Hemen ardından sizden kaçırdığı bakışlarını yere doğru sabitlerken “Kendisine Kaho dediğimiz bir kız çocuğu var. Henüz 7 yaşında, ancak çakrası inanılmaz fazla. Ormandaki zehirli bitkiler onun kontrol edemediği çakrasının bir ürünü. Onun böylesine büyük bir çakraya sahip olmasının sizin dikkatinizi çekeceğini biliyorduk ve ona zarar gelmemesi adına bu işi kendimiz halletmeye çalıştık. Ancak görüyorsunuz Ishichou-sama, elimize yüzümüze bulaştırdık!” diyor. Ormandaki bu bitkilerin sebebini de çözmüş olmakla beraber, yeni bir müttefik kazanmış olmanın verdiği rahatlıkla gülümsemeye başlayan Ishichou “Sorun yok Chomei-dono, arzu etmeniz halinde onun bu sorunuyla ilgilenebiliriz.” diyor. Bu sözlerin Chomei için bir umut olarak anlaşıldığını rahatlıkla kavradığınız sıralarda ise, artık buralarda daha fazla işinizin kalmadığını da anlayabiliyorsunuz.

Arkanızdan gelen Kuchikukan’ın adım sesleriyle birlikte bakışlarınızı ona çevirdiğiniz anda, ağzı dağılmış Kuchikukan’ın yenilgiyi kabullendiği ancak bu yenilgiden zevk almış bir halde olduğunu fark edebiliyorsunuz. Her ne kadar bu memnuniyetiniz gizlemeye çalışsa da, yanınızdan geçip Chomei’nin yanında durduğu anda mahcup bir edayla “Bağışlayın Ishichou-sama, ancak Banno ne olacak?” diye soruyor. Bu soru karşısında yüzü bir anda ciddileşen Ishichou “Bu bir sorun, evet.” diyor ve yüzü daha da ciddi bir ifadeye bürünürken bakışları Butsuo’da sabitleniyor. Bir anda sağ elini Butsuo’nun kafasına atan Ishichou, Butsuo’nun diz kapaklarının arkasına attığı hızlı bir tekmeyle onu diz üstü çöker konuma getiriyor ve Butsuo daha neye uğradığını anlayamadana Ishichou “Biz ona Oita Butsuo diyoruz, ancak siz Koruyucu veya dilinizde bu anlama gelen hangi kelime varsa onu diyebilirsiniz. Banno’ya karşılık, Oita Butsuo sizlerin koruyucusu olarak görev yapacak ve en ufak bir sorununuzda dahi bizzat tarafımca size yardım için gönderilecek!” diyor. Hemen ardından ise "Banno'yu Sugawara Momoru'nun yanına gömmenizi rica ediyorum. O ikisi, her iki halkın birbirine bağlandığı kırılmaz zincirlerinin ilk halkaları olacak. Bizim kayamız sarmaşıklarınızı büyütecek ve sizin sarmaşıklarınız kayalarımızı koruyacak!" diyor.

Butsuo’nun koruyuculuk görevini memnuniyetle kabul ettiği gözlerinden okunan Chomei Kuchikukan’a bakarken, az önce yaşanan dövüşten etkilenmiş olan Kuchikukan “İyi savaşçılarınız var Ishichou-sama. Sıkıntıların üstesinden beraberce gelebileceğimize inancım tam.” diyor. Ishichou hafif bir baş sallamasıyla bu fikri tasdiklerken, ardınızda beliren Ishigakure shinobileri az önce olan bitenlerden habersiz bir şekilde her an saldırıya hazır bir şekilde beklemeye başlıyorlar. 15 kişilik shinobi ekibini gören Ishichou “Sıkıntı yok, hepiniz rahatlayın.” Diyor ve ardından Chomei’ye hitaben “Eğer başka bir sorunumuz kalmadıysa, sıkıcı hayatlarımıza geri dönelim Chomei-dono.” diyor gülümseyerek. Chomei aynı şekilde gülümseyerek karşılık verirken Kuchikukan size hitaben “Bunu bir kez daha yapalım, fakat o zaman ikinizi de sarmaşıklarımla saracağımı unutmayın!” diyor tehditkar ancak dostane bir tavırla.

Artık bu ormanda başka yapacak bir şeyiniz kalmadığı için Ishichou’ya ayak uydurarak köye dönüşe geçiyorsunuz. Ishichou bu sıralarda, yanınıza sonradan gelen shinobilere Nanase ve Kazuo’nun köye götürülmesini emrediyor. Ancak onların hazırlık sürecini beklemeyeceğini söyleyen Ishichou, sizi de yanına alarak Ishigakure’ye doğru ilerlemeye başlıyorsunuz. Yolculuk esnasında olan bitenden hayli memnun görünen Ishichou ağaçların bir dalından diğerine geçerken sizi kesiyor ve “Eee, ne diyorsunuz bakalım?” diye soruyor size, olan biten hakkında düşüncelerinizi öğrenmek için.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Oita Butsuo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 142
Joined: September 1st, 2018, 2:42 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Yeni Açan Çiçek

Post by Oita Butsuo » January 20th, 2020, 3:44 pm

Aaaahhh... Peki... Her şey garip, her şey!

Şimdi küçük Kuçikuçi'yi nasıl devirdiğimizi anlatmadan edemeyeceğim. Ki bu kısım hiç de garip değil, çünkü zaten bunu yapabileceğimizi biliyordum. Tabi burada Ryu'nun kredisini vermemek olmak. Kuçikuçi'nin dikkatini üzerine çekerek bana istediğim darbeyi indirmem için bir açıklık yaratmasaydı bunların hiçbiri olmazdı. Kuçikuçi'nin de elleri armut toplamıyor tabii, yine de kendini savunmaya çalıştı o da ama bunun sonucu ikimizin de yumruklarını çatlatması oldu. Ya da benim yumruğum onun patisi, ehehehe... Ama o ilk hamleyi yaptığı için hamle sırası bendeydi ve ben de bu fırsattan yararlanmasını bildiğimi çenesine attığım uçan aparkatla belli ettim. Tatmin edici bir andı. Ağır çekimde havada uçan devasa bir beden, bu bedenin ağzından dökülen kanlı dişler ve kırılan düşlerin iç gıcıklayıcı sesi. Kuçikuçi'nin gürültülü bir şekilde yere düştüğü anda bu işin bittiğini hepimiz biliyorduk. Tabi her final yeni bir başlangıç doğurur ve ben de kafamda bu yeni başlangıcı düşünmek durumundaydım. Liderlerin sembolik savaşı bitti, peki şimdi ne olacak? Orman insanları bu yenilgiyi yutup gidecekler mi yoksa bunu yediremeyip bize mi saldıracaklar? Sonuçta şu an bitmekte olan savaş sadece bir temsil, gerçek bir savaşın nasıl sonuçlanacağını kimse bilmiyor.

Neyse ki Chomei sağduyulu bir insanmış ve kafamdaki olasılıklardan olabilecek en iyi ikincisi gerçekleşti. En iyi olasılık bizim yerde yatan Kuçikuçi'yi bayıltana kadar dövmemiz ondan sonra yaşananların yaşanmasıydı. Buna da şükür...

Ishichou ve moruk Chomei'nin anlaşması iyi oldu. Yazık olacaktı bunca insana yoksa... Ishichou'nun diplomatik yeteneklerinden ise etkilendiğimi itiraf etmeliyim. Ben olsam dalga geçerdim yaşlı adamla herhalde... Şaka yapıyorum, adab-ı muaşeret kurallarına çok hakimim demiyorum ama yine de insan içinde yaşadık şu güne kadar. Şaka falan yapıyorum, sanırım şu an yaşadığım hisler rahatlama, mutluluk, sevinç falan.

Ta ki Kuçikuçi inatla biraz dinlenmeyi reddedip yanımıza gelene kadar! BIKTIM ULAN SENDEN BIKTIM! ÇIK HAYATIMDAN YA, LÜTFEN! İSTEMİYORUM SENİ! OOOFFFFFF!

Yarayı kaşımaktan başka bir şey yapmıyorsun Kuçikuçi... Durduk yere çobanınız oldum şimdi bir de! Ulan hangi birimize yaradı ki bu durum? Arkadaşınızı patlattım ben? Hakaret eder gibi bir de gelip işinize gücünüze yardımcı olacağım şimdi. Yani evet adaletli ama hepsi benden nefret ediyor olsa gerek. Amaan, benim işim onların sorunlarını çözmek terso yapıp yardımcı olmak istemezlerse onların bileceği iş. Gerçi sorunu çözememek de benim sorunum... İdare edeceğiz artık bir şekilde.

Daha ilginç bir şeyden bahsetmek gerek şu noktada. Bu insanların benden nefret ettiklerini sezmiyorum, en azından Kuçikuçi ve Chomei'den. Chomei hadi neyse, Ishichou'nun boyunduruğu altına daha şimdi girdi ve olanlardan memnun olmak zorunda peki Kuçikuçi? Dostça bir rövanş istiyor bizden! Burada belirtmek istediğim asıl nokta ise onların akılsız veya hafızalarının kötü olduğu değil. Yaşadıkları kültürün bizimkinden çok farklı olması ihtimali var. Ben kendime göre bu tavırlarını değerlendirip mantıksız buldum ama onların yaşadıkları şartlar hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Açıkçası bu durum merak uyandırıcı ve ilgimi çekmediğini de söyleyemeyeceğim. Bu durum sandığımdan daha eğlenceli bir şeye dönüşebilir belki. En azından bir süreliğine.

"Hazırlıklara şimdiden başlasan iyi olur Kuchi... Pardon, sana Kuçikuçi diyebilir miyim? Sanki benim için daha rahat olacak gibi..." Umarım izin verir, yoksa ismine tekrar alışmam gerekecek... Sonuç olarak köye geri dönüyoruz. Daha çözülmemiş ve artık çözmesi benim sorumluluğumda olan başka bir sorun daha beni bekliyor. Peki neler düşünüyorum?

"Efendim, açık konuşmak gerekirse böyle bir göreve gönderilirken böyle bir halkın varlığının bize bildirilmemesi hakkında biraz şikayetçiyim. Kazuo ve benim durumumun farkındayım ve bize böyle bir bilgi vermemenizi anlayabiliyorum ama en azından bize destek olarak gelen Ryu'nun bu bilgiye sahip olması gerektiğini düşünüyorum. Tabii bunu söylerken olayların arka planı hakkında hiçbir şey bilmediğimin de bilincindeyim." Her şeyden önce şikayetimi bildirmek isterim.

"Bunun haricinde amacım Banno'yu öldürmek değildi ama bu öldüğü gerçeğini değiştirmez ve bir bahane de değil. Bu benim yaptığım bir hata. Ama savaş sırasında rakibimi yenmek için ölü bedenine başvurmamın hala arkasındayım. Hatta oldukça zekice olduğunu da düşünüyorum. Kuçikuçi güçlü bir rakipti ve kazanmak için her şeyi yapmam gerekiyordu." İçimde kalan ve belirtmek istediğim şeyler geliyor daha sonrasında.

"Yine de arkamda durduğunuz ve sorunu bu şekilde çözdüğünüz için teşekkür ederim. Tabi bir de Kuçikuçi'yle olan dövüşümüzü bitirmemize fırsat verdiğiniz için." Teşekkürlerimi bilerek en sona sakladım. Ne tepki verecekse versin, zavallı gibi gidip minnetimin arkasına saklanacak değilim. Yaptıklarımın sorumluluğunu almaya hazırım.

"Kaho hakkında ne yapmamı istersiniz peki, efendim?" Kişisel meselelerimizi aradan çıkarabilirsek biraz da iş konuşmaya niyetliyim.

Yorucu ama eğlenceliydi... Biraz da acılıydı belki. Ishichou beni burada öldürmezse güzel bir anı olacak gibi hissediyorum, öldürürse de yapacak bir şey yok, ölürüz. Yorgunum...
Image
Künye
İsim: Oita Butsuo
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 365.000
Prestij: 3
Ün: 26
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Hayaletin peşinde…

Butsuo, çocukluk aşkına adını duyurmak, hatta tekrar bir araya gelmek için yaşamaktadır. Bunun en kolay yolunun da ünlü olmak olduğuna karar vermiştir. Kumiko’nun duyduğunda gurur duyacağı, hoşuna gideceği hatta peşinden koşacağı bir ün.
Komplikasyon
-
Özellikler
Korucu
Karakter, Shirakami Vadi Ormanı'nda yaşanan hadise neticesinde, tüm dünyadan izole bir şekilde bu ormanda yaşayan halkın koruyucusu konumuna gelmiştir. Bizzat Ishichou tarafından bu göreve atanması neticesinde, söz konusu halk nazarında güvenilir ve her işlerini halledecek kişi olarak görülmektedir. Aynı zamanda, söz konusu halkın istekleri olması halinde, karakter bu görevlere öncelikli olarak atanacak kişidir. Bu sebeple, karakter başka kurguların içinde olsa dahi, söz konusu halktan talep gelmesi halinde, durum ne olursa olsun bu halka yardım etmek zorundadır.
Gelir Kaybı
Karakter gerçekleştirdiği eylemler neticesinde, karakterin bundan sonra atanacağı görevlerde kazanacağı gelirden kesinti yapılmaktadır. Bu kesintiler RP içerisinde karakterin gerçekleştireceği diğer eylemler de dikkate alınarak Ishichou tarafından yapılmaktadır. Ishichou’nun bir sonraki emrine kadar bu kesintiler devam edecektir. Bu özelliği kaldırılması için karakterin kendisini Ishichou’ya ispat etmesi gerekmektedir.
Profil
Güç: 11
Çeviklik: 7
Kondisyon: 9
Potansiyel: 2
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm(Favori): 12
[Çeviklik] Akrobasi: 7
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form(Favori): 6
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Doton: Domu
Doton: Doryuu Shiki
Taijutsu
B-Rank Juudaichi
C-Rank Oukashou
Sensör
A-Rank Meishou-Dou
Genjutsu
-

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
Kan Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
Kondisyon Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
İyileştirici Hapı*2 (Normal Kalite+İyi Kalite)
Chakra Hapı (İyi Kalite
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 193
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

Re: [Oita Butsuo & Jirou Ryu] Yeni Açan Çiçek

Post by Jirou Ryu » January 20th, 2020, 3:59 pm

Shinobi, gözlerinin gördüğü her şeyi hızlı bir kavrama ile kafasının içine kazıdı. Hemen ardından ise derin bir nefes alıp, İshichou'nun oldukça büyük bir umut bağladığı dövüşü başlatmak için hızlıca harekete geçti. Kafasındaki hamleyi bizzat uygulamada kararlıydı. Zira kendine güveniyordu ve ön sezi olarak nitelendirdiği düşüncelerin doğru olduğundan neredeyse şüphesi yoktu. Kuchikukan’ın tekrarlayıcı hamleleri onun dövüş stilini ziyadesiyle açığa çıkartmıştı ve Ryu iliğine kadar bundan faydalanırken, bu herifi alt edecekti.

Dibinde bittiği an, Butsuo'nun bu fırsattan yararlanacağından oldukça emindi. Zira yüzüne doğru gelen ve oldukça güçlü gözüken dirsek darbesi ile göz göze gelmek, Ryu'ya aldığı riskin ne denli büyük olduğunu anımsatmıştı. Eğer tek bir aksama olursa, o dirseğin yüzünde patladığı o an, Ryu için her şeyin bittiği an olurdu; ama hazırdı. Herhangi bir aksaklığa izin vermeyecek kadar net ve keskindi.

Bir kaç metre solundaki kütük ile yer değiştirdiğinde, kütüğün hazim sonuna kısa bir an baktı ve bacaklarını yeni hamlesi için hazırlamaya çabucak geçti. O an, Butsuo'nun kendine ayak uydurduğunu ve aralarında herhangi bir iletişim kaynağı olmamasına rağmen kurdukları bağın kusursuza yakın olduğunu gördü. Bunu ise ancak akademide gördükleri eğitime bağlayabildi. Butsuo ile gurur duyarken ise hem beden dili hemde gözleri ile onun hamlesini takip etmeye başladı. Butsuo'nun ilk yumruk hamlesinin, Kuchikukan tarafından karşılandığını gördüğünde, çoktan hazır olan bacaklarını Kuchikukan'a doğru yönlendirmek için hareketlendirdi; fakat Butsuo'nun hamlesini devam ettirdiğini gördüğünde, hafifçe temposunu düşürüp o bir iki metrelik mesafeyi olabildiğince yavaş bir şekilde kat etmeye başladı. Nitekim Butsuo'nun oldukça sağlam gözüken yumruğu, sert bir şekilde Kuchikukan’ın çenesi ile buluştuğunda, geriye kalan tek şeyin sırt üstü düşmüş rakibinin boğazına Wakizashi'yi dayamak olduğunun çoktan farkındaydı. Hızlıca bunun için harekete geçti; fakat, duyduğu ses ile durdu. Bu kendi liderinden gelen bir komut değildi; ama istemsizce kendilerine durmasını söyleyen o sese yanıt vermişti durarak. Hızlıca bakışlarını o tarafa çevirdiğinde ise zaferi görmüştü. Dizlerinin üzerine çöken Chomei ve halkı zaferin fiziksel bir şekil halmış haliydi adeta Ryu için.

Liderine attığı hızlı bir bakış ile onun kararının ne olduğunu görmek istedi, ama aslında cevabı çoktan bilen ayakları İshichou'nun el hareketinden bir kaç saniye önce çoktan ona doğru hareket etmeye başladı. Bu noktada asla unutmayacağı günlerden biri olan bugünün bittiğini biliyordu artık.

Bu noktada sadece konuşmayı dinlemek kalmıştı onlara. Ryu, İshichou'nun bu olayı oldukça iyi bir şekilde idare ettiğine şahit olduktan sonra, bu noktadan sonrada işleri oldukça iyi idare edebileceğinden emindi. Sadece dinledi ve onun bu hallerinden deneyim kazanmaya çalıştı.

Konuşmanın akıbeti, zehirli bitkilerin sebebine geldiğinde Ryu büyük bir yanılgıya sahip olduğunu fark etti. Zira ona göre bu iş Kaoru ya da Riaru'nun arka planda olduğu kirli bir işti; fakat sebebin yedi yaşındaki bir çocuk olacağını hiç düşünmemişti. Bu yanılgı, Ryu için bir üzgünlük kaynağı olması gerekirken, mutluluk verici bir histi. O iki herifin bu işin içinde olmaması, onu oldukça sevindirmişti.

Zira onların olduğu yerde, sorun kaçınılmazdı.

Derin bir nefes alıp, kendini rahatlatan shinobi, bu sefer kasılan vücudunu bir daha germemek üzere gevşetti. Wakizashi'sini derin bir uyku için kabzasına yerleştirirken, Banno konusunun açılmasıyla bir kez daha dikkatini konuşmaya çevirdi. Bu noktada İshichou'nun nasıl bir yöntem uygulayacağını oldukça merak ediyordu.

Yöntemi duyduğunda ise peçesinin altında hafifçe tebessüm etmişti sadece. Butsuo'nun koca bir halkın koruyucusu olduğu fikri bunca olan şeyden sonra kulağa garip; ama oldukça mantıklı bir fikir olarak sükse etmişti Ryu'ya. İki halk arasında bir köprü olmak, Ryu'ya göre oldukça önemli ve şerefli bir görevdi.

Butsuo ise bu görevin altından kalkabilecek biri gibi gözüküyordu.

Konuşma devam etti, arka planda bir sürü İshigakure shinobisi liderlerinin arkasında savaşmak için belirdi; ama her şeyin çoktan bittiğinin bilincinde olan Ryu, çoktan gitmek için saniye saymaya başladı. Bu sırada ise, Kuchikukan'ın sözlerine hafifçe başını sallayarak karşılık verdi ve Butsuo'nun sözlerinden sonra "Onurlu bir savaşçısın. Arkadaşlarıma gösterdiğin hassasiyet için teşekkür ederim, seve seve seninle tekrardan karşılaşırım." diye ekledi sıcak gözüken kelimeleri oldukça donuk ve sıradan bir şekilde sıralarken.

Hemen ardından ise önden giden ve arkayı toparlama işini diğerlerine bırakan İshichou'nun peşinden köye doğru yola koyuldu. Yolculuk sırasında düşünecek çok şey vardı; ama İshichou'nun tek bir sorusu tüm bunlara mani oldu. Bu noktada Butsuo'ya topu atmak isteyen Ryu, sessizce bekledi ve Butsuo'nun sözlerini dinledi. Butsuo'nun kendince düşüncülerini dinlerken, pek bir şey düşünmedi. Buna haddi olduğunu düşünmüyordu geçmişte yaptığı onca şeyden sonra, ama içten içe Butsuo'nun iyi bir shinobi olduğunu düşünmeye başladığını biliyordu.

Söz sırası ona geldiğinde, hafifçe arkasına bakan Ryu, "Açık konuşmak gerekirse en başta onları Riaru'nun ya da Kaoru'nun topluluğunun buyruğuna girmiş insanlar olarak nitelendirdim; ama oldukça yanılmışım... Sayenizde iyi bir müttefik kazandık gibi duruyor." dedi sadece olabildiğince duru bir tonda. Zira Butsuo'nun sözlerine yorum yapmak ya da herhangi bir şeye ek olarak bir şey söylemek pek istemiyordu.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 0 Ryo
Prestij: 0 PP
Ün: 29
Kullanılabilir GP: 5 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.


Özellikler
Temkinli Davranışlar: Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobiler tarafından karaktere temkinli yaklaşıldığı, karakter tarafından net bir şekilde anlaşılabilmektedir. Bu durum karakterin shinobi aktivitelerine herhangi bir engel teşkil etmese de, karakter tarafından bu tutumun son savaş sonrasında oluştuğu ve görevlere bu yüzden verilmediğini düşündürtmektedir. Herhangi bir güvensizlik belirtisi barındırmayan bu tutum yine de karakterin Ishichou ve yanında bulunan yüksek seviyeli shinobilere kendini kanıtlama ihtiyacı hissettirmektedir.

Bu özellik geçicidir ve konu sonu ödüllerine etki etmemektedir. Özelliğin ne zaman ortadan kalkacağı karakterin ilerleyişine bağlıdır.


Profil
Güç: 10
Çeviklik: 11
Kondisyon: 6
Potansiyel: 5
Varlık: 3
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 10
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
*[Kondisyon] Form: 10
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 3
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi (Sırtında bulundurur)
-Özel Üretim Tantou (Belinde, ulaşımı oldukça kolay bir yerde bulundurur)
-Ryu'nun ekstra shinobi ekipmanlarını koymak için kullandığı özel üretim ekipman çantası (Sağ bacağında ulaşımı kolay bir yerde asılıdır.)
-Patlayıcı Parşömen Bağlanmış Kunai x6 (Ekstra malzemeleri koymak için satın aldığı ekipman çantasının içindedirler.)
Locked

Return to “Shirakami Vadi Ormanı”