Yoshizawa Tetsuo

Karakterlerinizi yaratacağınız bölüm. Bu işleme başlamadan önce tüm rehberleri okuduğunuzdan emin olun!
Post Reply
Yoshizawa Tetsuo
Posts: 1
Joined: August 11th, 2019, 7:11 pm

Yoshizawa Tetsuo

Post by Yoshizawa Tetsuo » August 16th, 2019, 10:44 pm

Künye
İsim:Yoshizawa Tetsuo
Yaş: 16
Cinsiyet: Erkek
Boy: 1.76
Kilo: 63
Köy: Kusagakure
Element: Raiton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin



Portre
Görünüm:

Image

Solgun ten rengine koyu mavi gözlerine neredeyse aynı tondaki saçları eşlik eder. Arkadan bağladığı uzun saçları sivri ve dağınıktır. Suratının sivri hatları, uzun kirpikleri ve dik kaşları ciddi bir görünüm kazandırır.
Uzun ince sırım gibi çocuktur. Tarz olarak genellikle ince koyu renk bir gömleğin üzerine desenli veya deseniz kimono tercih eder. Giydiği kimonoları pastel renklerde, gömleğine uyumlu seçer.


Kişilik:

İsteyerek veya istemeyerek bir kaçış içerisindedir. Kimseyi üzmek, uğraştırmak ve kırmak istemez. Bundan sebep çok küçük yaşlarda temizlik ve iyi yemek yapma becerilerini geliştirmiştir. Yalnız olmayı kendi kaderi olarak benimsemiş, bir kabul ediliş halindedir.
Yeni insanlarla tanışmaktan çekinir. Biri konuşmayı başlatmadığı sürece kendisi de başlatmaz. Hatta çoğu zaman yanında sıcak kanlı biri yokken uzun, tuhaf sessizliklerle kalmıştır.Utangaçtır, özellikle fiziksel bağ kurmaktan korkar. Kadınları ise pek anlamaz, ortamda kadın varken ekstra utangaç, gergin olur. Tabi biraz da ergenliğinin yaşamasının getirisi olarak aklına çok çabuk cinselliği getirir.
Kendisini koruma mekanizması olarak en kolay şeye, dalga geçmeye başvurdu. Kendiyle ilgili kızdığı, sevmediği çoğu şey olsa da arkadaşsızlığını şansına vurmuş alabildiğince inandırmıştı. Zamanla kendisiyle de dalga geçebilmeyi öğrendi, böylelikle kendisiyle daha barışık oldu.
Büyüklerinden, üstlerinden övgü almak temel amaçlarından biri olmuştu. Etrafındaki insanlar ona yaptığı n şeyin iyi olduğunu, doğru olduğunu söyledikçe kendine bir yer edinebilmiş, yaptığı işi de çok sorgulamaya ihtiyacı olmadığını düşünmüştür. İnsanları mutlu etmenin güzel bir his olduğunu fark etmiştir.
Narşist bir tarafı da vardır. Özellikle yeteneklerine son derece güvenir. Genninliğinin sonunda yaptığı hatalar yüzünden biraz frenlese de chuunin sınavını geçtiği gibi kendini o ilüzyona yeniden kaptırmıştır.
Çalışkan ve azimlidir. Eğitimini elinden geldiğince eksitmez, gelişim eğrisinin liner değil de sıçramalarla olduğuna inanır. Antremanları uzun süre sonuç vermese bile birden gelişiminin yavaş yavaş değil, uzun süreli bir duraksama ve sıçrayış şeklinde izleyeceğinden emindir.
Son derece meraklıdır. Özellikle insan ilişkileri konusunda sürekli sorular sorar. Keskin adımlar atmasını engeller. Bir konu üzerinde bazen gereğinden fazla düşünür. Cevabını bulamasa bile her şeyi sorgular.





Özgeçmiş:
Unutamadığı belki de ilk anısı, henüz çok küçükken babasının onu başka bir aileye yalvar yakar vermesiydi. Babası ile ilgili pek hatırladığı bir şey yoktu. Düşündüğünde aklına getirdiği kişi buz gibi soğuk, sert mizaçlı biriydi. Annesinin ise sadece görünüşünü hatırlıyordu. Henüz çok küçükken annesinin hayatını kaybettiğini biliyordu. Onun hakkında ise daha optimist bir bakış açısı vardı. Belki de babası da .
Onu büyüten aile hakkında karmaşık düşünceleri vardı. Yeterli sevgiyi göremediğini hissetse de sevgiyi nasıl tanımlayabilirdi ki ? Ona sıcak bir yuva vermişlerdi. Yediği içtiği de eksik değildi. Savaştan sonra doğan bir neslin çocuğuna göre şartlar ziyadesiyle iyiydi. Belki de sevgi göremediğini düşündürmesi kendisine koyduğu hayali bariyerden geliyordu? Gittiği ilk günden beri çocuk gibi davranmayı bir kenara bırakmıştı. Herkese yardım ediyor, ev işlerini yapıyor, geri kalan zamanda da basit ninja antremanlarını yapıyordu. Aslında -denilebilirse kardeşiyle arasındaki ilişki de olabildiğince iyiydi. Kendisi ondan üç yaş büyüktü koruyucu anne babasının harici son derece güler yüzlü ve hayat dolu biriydi. Tanır tanımaz kendisini kardeşi olarak kabul etmiş, onu ablası olarak çağırması konusunda uyarmıştır. Utangaçlığından ilk başta diyemese de ablasının baskısı, sahip olduğu tam zıt karakteri onu kırmıştır. Daha doğrusu ablasında genel olarak Tetsuo'yu bir şeyler yapmaya itme vardır. Sürekli dışarı gezmeye götürür, gennin arkadaşlarıyla tanıştırır... Kısacası hayatın içine katmaya çalışırdı. Olmasaydı büyük ihtimalle olduğundan çok daha çekingen, içine kapanık olacaktı. Her zaman en fazla minneti de ona duyar.
Tetsuo küçüklüğünden beri savaş kahramanlarına meraklıydı. Güçlerini karşısına çıkanları yenmekle değil de, insanları korumak ve. Böyle bir shinobi olmalıyım!
Küçük çocuğun aklına gelmişti. Nasıl iyi bir ninja olma konusunda deneyimi hiç yoktu ne yazık ki. Daha güçlü olmak, görevleri en iyi şekilde halletmek. Her şeyi kitapta yazana göre uygulamayı benimsedi.
Akademiyi bitirirken hiç arkadaş yapamadı. Sebebi hakkında iki üç fikri vardı. Çocukluk arkadaşı olanlar kendi aralarında grup iken kalanların da sosyal yetenekleri güçlü veya ilgi meraklısı kişiler olduğu yönündeydi. Hem büyük bir dezavantajı da vardı. Yaşıtlarıyla daha önce hiç konuşmamıştı. Biriyle eşiti gibi de konuşmamıştı hiç. Koruyucu ailesinin sadece dediğini yapıyor ve başlarına bela açmamaya çalışıyordu. Ablasıyla da durumları öyle olmadı. Kendini birileriyle tanışmak için zorladığında karşısındakilere ya onu tuhaf olarak karşılayıp çekinmiş ya da kibarlık etmek için ilgileniyor gibi yapmaya çalışmıştı. Zaten bir süre sonra kendisi de saldı. Biri gelip tanışmak, konuşmak isterse yapar, öbür türlü işine odaklanırdı. Trajikomik kimse de gelmezdi. En azından güçlü olana kadar.
Akademideki küçük çocuk kahramanın yolculuğuna inanıyordu. Yolculuğuna bir yerde çıkacak, yol sırasında tanışacağı kişiler onun yoldaşı olacaktı. Onun yolculuk sırası ise henüz gelmemişti...
Gennin olur olmaz dünyaya tamamen rasyonel biçimde bakmaya başladı. Arkadaşları olmasa bile iş arkadaşları olmuştu. Saygı duyduğu insanlara bir de hocası eklenmişti. Görevlerini eksiksize yakın yerine getiriyordu. Fırsat buldukça konuşmaya, insanlarla bir şeyler paylaşmaya da başlamıştı. Her şey umduğum gibi gidiyor ama neden mutlu değilim? Nedenini merak ediyordu. Daha da güçlenmesi gerektiği fikrine kapılmıştı. Belki de hayatı boyunca anne ve babasından aradığı şefkate hiç sahip olamamış bir çocuk olarak o boşluğu dolduramıyordu. Daha fazla antreman yapıyor kendini daha da fazla yoruyordu. Güçlü olmak ona neden hiç yardımcı olmuyordu? Acaba kendi güvenli bölgesinden çıkmamasını mı sağlıyordu bu olay? Ama diğer insanlar yaptığı işin doğru olduğunu söylüyordu. Aklında çok fazla soru vardı ve akıl danışacağı tek kişi olan ablası da ortalarda yoktu. Ailenin durumu da hiç iyi değildi. Üvey annesin ansızın hastalanması ailenin hayatını da hastaneye taşımıştı. Üvey annesi de olsa durumuna üzülüyordu. Bir çocuğa iyi yaklaşmayan bir kadındı ama ablasına son derece şefkatli yaklaşıyordu. Bu da onu iyi bir anne yapar. Bir iki kere de çiçek götürüp ziyarette etmişti. Daha da fazla gitmek isterdi ama üvey annesi Tetsu'yu ne zaman görse huzursuz oluyordu. Tetsu'yu mu sevmiyor? Yoksa ölüme yakınken kötü davrandığı bir çocuğu görmek onu huzursuz mu ediyordu? Bunun da cevabını bilmiyordu ama kendisi için en rahatlatan cevabı saklamıştı. Umarım iyileşirsin.
Böylelikle tam bir bekar hayatına geçmişti. Eve gelen kimse olmuyordu. Sabahları çıkıp balık avlıyor, görevi olduğu günler ise sadece akşamları hazır yemek yiyordu. Arada öz babasının neler yaptığını düşünüyordu. Ona karşı bile nefret beslemiyordu. Nefret, nefreti doğurur. Ablasının verdiği bir kitapta okumuştu. On, on beş yıl önceki savaş kahramanları böyle düşünüyordu. Umarım aradığı mutluluğu bulmuştur. Yine de babasının bir kere sevgisini, onayını görmek onu çok mutlu ederdi.
Chuunin olmadan kısa bir süre önce hocasının görev sırasında bir kaçağı öldürdüğüne şahit olmak zorunda kalmıştı. Aslında bir bakıma olayın gelişimi onun suçuydu. Görevleri takım olarak girdikleri binadan rapor almaktı. Takım arkadaşlarına haber verip, beraber gitmeleri gerekirken Tetsuo kendi başına daha kolay yapacağını düşünmüştü. Talihsizliği sonucunda yakalanmış ve ölümle burun buruna gelmişti. Şansına hocaları onları gözetliyordu ve bir kaç insanı öldürerek Tetsuo'nun hayatını kurtarabilmişti.
"Sensei, can almak neden bu kadar kolay?" Aklından bu soruyu çıkartamıyordu. O kadar güç, sayısız eğitimi düşmanları daha kolay elemine etmek için mi yapıyordu? O zaman tabi kolay olurdu. Hocası bir kere yüzüne bakmıştı. Suratı en az onunki kadar asıktı. "Evet, öyle ama bir canı korumak zordur. Hiç birini kurtardın mı?" Çok da düşünmedi, sadece kafasını salladı. Bu sırada da sigarasını çoktan yakmıştı hocası. "Birini bir kere kurtar. O zaman hissedersin... Bizler insanların huzuru için hayatımızı ortaya koymuş öldürme makineleriyiz. İşte tam da bu yüzden kolay yolu seçmemeliyiz." sigarası bitene kadar hiç bir şey demedi. Tetsuo da bu sırada düşünüyordu. Nasıl bir his olduğunu merak ediyordu. Zaten ilk de bu yüzden güçlenmeyi istememiş miydi? Hocası sigarasını bitirmesine yakın takım arkadaşlarının uzaktan sesini duydu. Havadan dolayı üstündekiler ıslanmış, koşuşturma da onları yormuştu. Hocası olabildiğince sessiz "Bugün onları çok endişelendirdin" Bir anlığına sersemledi. İmkan verdiği bir olay değildi. Onlarla görev dışında neredeyse hiç konuşmamıştı. İnandırıcı gelmiyordu. Ta ki takımındaki kızdan okkalı bir tokat yiyene kadar. Kız üzgün ve yorgun görünüyordu, göz teması kuramadı. Tetsuo'nun yüzü kıp kırmızı olmuştu. Diğer iri yarı arkadaşı ise daha yorgun olmasına rağmen üzgün veya kızgın gözükmüyordu. Yanına geldi ve boynundan tutup saçını karıştırmaya başladı."Noldu Çok az süre geçtikten sonra üçü de kahkahayla gülmeye başladı. Tetsuo'nun hayatında ilk defa böyle bir anısı oldu. Etrafındakilere iyi bir şey yapmamıştı, hatta kibri yüzünden onları yok saymıştı. Ama nasılsa bir şekilde bu onları yakınlaştırmıştı. Demek ki sadece iyi şeyler olması insanları yakınlaştırmıyor. O an anlayamayacağı kadar karmaşık bir konuydu. Düşüncelerini bir süreliğini kenara bıraktı ve diğerleriyle birlikte gülmeye başladı.




Motivasyon:
Güçlünün hakkı
Tetsuo kendi doğrularını bulmak ister. Aklındaki sorunların, hissettiği sevgisizliğinin,ne kadar çalışırsa çalışsın insanları anlayamamasını güce bağlar. Tarihin güçlüleri yazdığı, köyleri ise en güçlülerin yönettiği sistemde güçlü olmanın onu doğrularına götüreceğine inanmaktadır. Doğruya götürmese bile güçlüyken yaptığı hareketlerin doğru hareketler olacağını düşünür.


Komplikasyon:
Issız Adam
Tetsuo kendi gücüyle her şeyi başarabileceğine inanır. Yardım almayı sevmez, takım çalışmalarında da iyi değildir. Yalnızlığı onu olayları da yalnız göğüs germesine yol açmış bu da kibrini güçlendirmiştir. Buraya kadar tek geldim. Bundan sonrasına da kendim gideceğim.


Profil
Güç: 4
Çeviklik: 7
Kondisyon:7
Potansiyel: 8
Varlık: 2
Zeka: 2[/font]
User avatar
Cynic
Laplace
Laplace
Posts: 379
Joined: August 24th, 2018, 10:41 pm

Re: Yoshizawa Tetsuo

Post by Cynic » August 24th, 2019, 3:44 am

Yoshizawa Tetsuo wrote:Narşist
Did you mean: Narsist?
Yoshizawa Tetsuo wrote:Gennin
Did you mean: Genin?

Kişilik kısmını biraz daha genişletebilirseniz süper olacak diye düşünüyorum. Bununla beraber, şu anda yerimiz mevcut değil ancak kendiniz bir şeyler yazıp çizmek isterseniz karakterinizi düzenlendikten sonra onaylayabiliriz.
Post Reply

Return to “Karakter Yaratımı”