Yağmur

Post Reply
User avatar
Fukase Naegi
Kaçak
Kaçak
Posts: 63
Joined: September 30th, 2018, 6:05 pm
Location: fuckase naegay

Yağmur

Post by Fukase Naegi » August 21st, 2019, 8:53 pm

Ellerinden yayılan sarı chakra hüzmesinin arasına giren hamamböceğini kabuğumsu bedeninden iki parmağının yardımıyla kavramıştı. Böceğin çırpınışlarının yavaşlamasını izliyordu. Kabuğundan dökülen kumumsu taneler avucunda birikirken gözlerini mağaranın duvarlarına vuran kızıl ışıklar içerisindeki yansımaları izliyordu. Rüzgarın hareketleriyle dalgalanan alevlerin eşliğinde dans ediyordu parmaklarının arasındaki eklem bacaklının antenleri. Eğer uykusyuzluk ve yorgunluğun kendisine numaralar oynadığından emin olmasa hamam böceğinin kendisine doğru sırıttığına emin bile olabilirdi. Ama herkesin bildiği gibi böceklerin gülümseyemeceğini Naegi de biliyordu. Birkaç dakika daha elinde can veren ufak böceğin duvardaki yansımasını izledi ve en sonunda tüm yaşamsal fonksiyonlarını kaybettiğinden emin olduğu böceği avcunun içerisine alarak ateşin üzerine bırakmıştı.

Uzandığı toprakdan güç alarak ayaklanmış ve gerilme hareketleriyle mağaranın ağzına doğru birkaç adım atmıştı. Üzerinde ince, uzun kollu, yırtık bir tişört ve shibonilik zamanlarından kalan pantolu vardı. Dışarısı karanlık ve soğuktu. Hafif bir eğimle ayaklarının altında uznan ormanın içerisinde parlayan yeşil ışıklar gökyüzündeki yıldızlarla rekabet edercesine geceyi aydınlatmaya çalışıyordu. İkisi de başarısızdı bu konuda fakat çabalarını takdir etmek istiyordu Naegi soğuğa aldırış etmeden.

Titreyen bedenine çenesinden yükselen takırdama sesleri de katıldığında mağaranın iç kesimlerine geri dönmesinin vakti geldiğini anlamıştı. Birkaç adım gerisindeki ateşin başına dizlerini karnına kadar çekerek oturmuş ve ateşin vücudunu ısıtması için bekliyordu. Gözleriyle birkaç dakika önce içerisine bıraktığı hamam böceğinin kalıntılarını arıyordu. Rüzgarla harlanan közlerin dibindeki kül yatağının içerisine çoktan karışmtıştı pek de şanslı olmayan eklem bacaklı. Bir uğraş arıyordu kendisine Naegi. Düşünceleriyle yalnız başına kalmak mental olarak kendisini yıpratmaya başlamıştı. Bedeninin geçirdiği başkalaşımlardan bahsetmeye bile gerek yoktu. Kolay kabullenmişti her geçen gün daha da çürüyen bedenini. Ölüm ile aralarındaki gel gitli ilişkiyi bir nebze daha perçlinliyordu hem de. Fakat yaşamının son aylarını geçirdiği gerçeğini değiştremiyordu bu durum. Ölüm ilişkin dominanat karakteriydi ve her geçen karanlığın içerisinden Naegi'ye bir adım daha yaklaşıyordu. Bazen gölgelerin arasından yaklaşarak ona gülümsüyordu. Ölüm her gülümsediğinde çene kemiklerinin takırdaması yankılanıyordu Naegi'nin kulaklarında.

Nemli toprağı rüzgar tarafından harlanan alevlerin üzerine ittirerek bir nebeze de olsa yatıştırmıştı alevleri. Kömürleşen odun parçaları parlayıp sönerken alevlerin başına kıvrılmıştı Naegi. Çantasını başının altına koymuş ve tek koluyla kavramıştı. Nemli toprak tarafından bastırılmış alevler artık mağara duvarına vurmuyor, kızıl renkli ufak parıltılar Naegi'nin gözünün önünde sönüp geri geliyordu. ''Muteki Toami'' dedi ve gözlerini kısarak uyumaya başladı. Bu hale gelmesinin baş sorumlularından birinin peşine düşmeye karar vermişti tekrardan. Bu kararı her ay veriyor fakat yeterli cesareti toplayamadığı için vazgeçiyordu. Ama bu sefer farklı olduğuna dair bir his vardı içerisinde. Günler hızla geçiyor, iç organlarını saran çamurumsu saatli bombanın sayacı biraz daha ilerliyordu.

Dış dünyayı kaplayan güneş ışıkları mağaranın ağzından içeriye doğru girmeyi çabalıyordu Naegi gözlerini açtığında. Dün gece yaktığı ateşin kalıntıları birkaç santim ötesinde parıldıyordu. Çatırdayan odunlardan yükselen alevler yerlerini dağılmış kömür parçalarına bırakmıştı. Kömür kalıntısının üzerindeki son kızıl parçacıkları da ayağıyla dağıtarak eşyalarını yüklenmişti. Son birkaç gününü aynı mağarada geçirmişti. Üst üste birkaç günü ayn bölgede geçirmekten çekiniyordu. Paranokyalık sayılmazdı Naegi'nin bu tutumu. Emniyet altında olmak istiyordu sadece. Başına bir ödül konduğunu ve bu ödülün hala geçerliğini kabul ediyordu. Kötü yoldan deneyimlemişit hem de bu ödülün varlığını. Az kalsın onu bir bacağından olabileceğinin farkında birinin aldığı emniyetti bu.

Mağaranın girişinden çok da fazla uzaklaşmadan takip edildiğine dair bir his kaplamıştı Naegi'yi. Adımlarını hızlandırmış ve mağaranın girişinden ormanın içerisine ilerleyen patikada devam etmeyi tercih etmişti. Hem kim onu tanıyabilirdi ki. Bingo kitabında resmedildiği insandan çok daha farklı bir kişiydi artık. Saçlarının beyazlamış uçlarını kesmiş ve o prüzsüz beyaz teni yerini sararmış ve bolca morluk dolu bir bedene bırakmıştı.
Image
Künye
İsim: Fukase Naegi
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chunin
Ryo: 50.000
Prestij: 0
Ün: 10
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Yaşamak: Yaşamak en azından dünya üzerine kendi adını sonsuza kadar yaşatacak bir iz bırakana kadar yaşamak. Var olmanın nedenini çözemeyen Naegi için bu tüm bu sorunlarını çözebilmek için kullanabileceği bir yöntem. Çünkü eğer bedeni ölse bile adı veya imzası dünya üzerinde yaşarsa fiziksel bedeni ölse bile varlığının ölümsüz kalacağına inanıyor.

Komplikasyon
Hafıza Kayıpları: Bir yıl önce yaşadığı hafıza kaybından beri düzensiz aralıklarla kendisinin bile kim olduğunu soracak kadar seviyelerde hafıza gitgelleri yaşıyor. Her hangi bir medikal yardım almadığı için sorununun neden gerçekleştiği hakkında bir bilgisi olmadığı için bu git gellerin bir gün tüm hafızasını yok edip onu neredeyse fotosentez yapan bir canlıya mı çevireceği yoksa ömrü boyunca katlanacağı bir komplikasyon mu bir bilgisi yok

Saatli Bomba: Karakter, kimliğini bilmediği Çiy üyesinin uyguladığı bir teknik sonrasında adeta saatli bombaya dönüşmüştür. Naegi, süresi bittiğinde içten içe yanacağına, lav benzeri bir hal alarak tamamen yok olacağına şahitlik etmiştir. Bu etki günlük yaşamda Naegi'ye herhangi bir engel teşkil etmemektedir. Gözle görülen tek şey, dilinden başlayarak soluk ve yemek borusundan aşağı süzülen siyah şekillerdir.

Çiy üyesinin Naegi'ye verdiği süre bir yıl, geçen mevsimlerle birlikte Naegi'nin altı aylık ömrü kalmış durumda

Özellikler
---------

Profil
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 4
Potansiyel: 4
Varlık: 6
Zeka: 8

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 3 (Favori)
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 3
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 3
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin [Ninpou] D-Rank 10 GP
Karasu Bunshin no Jutsu [Ninpou] C-Rank C Rank - 15GP
Sanzengarasu [Ninpou] C-Rank C Rank - 15GP
Tsuchi no Te [Doton] B-Rank 25GP
Doryuu Shiki [Doton] C-Rank 15Gp


Taijutsu
Suiseki D-Rank - 20GP

Genjutsu
Kasumi Juusha [Genjutsu] C-Rank 15 GP
Kanryousou [Genjutsu] C-Rank 15GP
Rishuu [Genjutsu] C-Rank 15 GP

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
• 3 Kunai (Normal Kalite)
• 5 Shuriken (Normal Kalite)
• 5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
• 1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
• 2 Sis bombası (Normal Kalite)
User avatar
Komaeda Togami
Kaçak
Kaçak
Posts: 128
Joined: September 3rd, 2018, 11:12 pm

Re: Yağmur

Post by Komaeda Togami » August 25th, 2019, 11:41 pm

Karanlık ve soğuk, bir pakt yapmışçasına güçlerini birleştirmişlerdi. Birbirlerini besliyor, birbirlerinden enerji alıyor ve birbirlerini güçlendiriyorlardı. Kışın en derin, en yırtıcı noktası yaşanıyordu. Kara bulutlar ayı öyle kapatmışlardı ki, en ufak bir ışık huzmesinin geçişine bile müsade etmiyorlardı. Gecenin sonlarıydı, ancak çok yakın bir zaman sonra doğacak olan güneşin dahi bu kara bulutları delip geçemeyeceği gibi tuhaf bir fikir edinmiştim ister istemez. Esen sert rüzgar kalın cübbemi aşmayı başaramıyordu belki, ancak attığım adımları zorlaştırdığı aşikardı. Çok da güçlü olmayan sıska vücudum, tam karşıdan gelen güce karşı mücadele veriyordu adeta. Ancak bunların hiçbirinin umrumda olduğu söylenemezdi. Aylar sonra belki de ilk kez, hedefime doğru ilerlememi sağlayabilecek bir ipucu bulmuştum. Ve bu ipucu, gecenin bir yarısı sıcak mağaramdan çıkıp saatler boyunca birkaç metreden ilerisini göremediğim karanlıkta ilerlemem için yeterliydi.

Saat gece yarısına yaklaşırken, Matsu ve Tekka çoğu zaman yalnız başıma oturduğum ve bir nevi çalışma odam olarak kullandığım bölgesine gelmişlerdi mağaranın. Benimle beraber çalıştıkları aylarda, buna benzer bir olay daha önce hiç yaşanmamıştı. Zekilerdi, yapmaları ve yapmamaları gereken şeyleri biliyorlardı. Önemli bir durum olmadıkça rahatsız edilmek istemediğimin, kendileriyle ekstra bir iletişim kurmaya dair herhangi bir isteğim olmadığının farkındaydılar. Daima aramızda çizdiğimiz sınırları korumuşlar, işlerini en doğru şekilde yapmışlardı. Ancak bu gece, yüzlerindeki ifadeden bir şeylerin farklı olduğunu hissedebiliyordum. Heyecanlılardı. Belki kendileri için değil, ancak bir şeyleri başarmış olmanın tatminkarlığını sezebilmiştim gözlerinde.

Konuşmak için öne çıkıp hafifçe selam verdikten sonra konuşmaya başlayan Matsu’nun ağzından çıkan ilk kelime; ‘Bulduk.’ olmuştu. İkincisi ise ‘Naegi.’ İlk birkaç dakika, ister istemez şüpheyle yaklaşmıştım getirdikleri habere. Aylardır arıyorduk Naegi’yi. Aylardır elleri boş dönüyorlardı. Bir noktadan sonra Naegi’nin çoktan başka bir ülkeye kaçtığını, belki de öldüğünü düşünmeye başlamış ve kendimi bu konuda ikna etmeye çabalamıştım. Hedefime farklı bir şekilde ilerlemem gerektiğini düşünüyordum son zamanlarda. Ancak ayrıntıları öğrendiğim zaman, kafamdaki düşünceler odaklanmış ve yapacağım şey belirlenmişti. Buldukları adamın, gerçekten de Naegi olabileceğine inandırmışlardı beni. Yağmur Ülkesi sınırları içinde aniden beliren bir adama dair söylentileri takip etmişlerdi, ve bir şekilde yakalanmamayı becererek gözlemeyi başarmışlardı bu adamı. Ona benzediğini söylüyorlardı, ancak aynı zamanda benzemediğini de. Beni asıl inandıran nokta da bu olmuştu zaten, eski haline benzemesini beklemiyordum. Benim de benzemediğim gibi. Kitap sayfasında gördükleri adamı birebir tarif etmiş olsalar, bu işin peşine koşmayacağıma adım gibi emindim.

Günün ilk ışıkları, zorlama tahminimin aksine bulutları bir şekilde yarıp havayı aydınlatmaya başlarken duraksadım arkamdan seslenen Tekka’nın uyarısıyla. Bütün bu yol boyunca, birkaç metre gerimden takip etmişlerdi beni. Vardığımızı söylüyorlardı. Söylentileri ve izleri takip ederek ulaştıkları bu mağaranın girişinde görmüşlerdi Naegi’yi çok kısa bir süre önce. Ve içeride bulmayı bekliyordum onu. Basit bir el işareti yaparak, mağaraya yönelmelerini sağladım yardımcılarımın. Organize bir şekilde beni aşıp, yirmi metre kadar uzaktaki mağara ağzına ulaşıp girişi kontrol ettiler önce. Bir problem olmadığına kanaat getirdikleri zaman, verdikleri işaretle ilerlemeye başladım. Pektabii, olası bir tuzağa karşı gözlerim ve algılarım sonuna kadar açıktı. Yardımcılarıma güvenmeye alışmıştım son birkaç ayda, ancak yalnızca kendime güvenmem gerektiğini çok uzun bir süre önce öğrenmiştim.

Mağara girişinde, benim de görebildiğim kadarıyla herhangi şüpheli bir şey yoktu. Bu sebeple Matsu ve Tekka’ya burada beklemelerini söyleyerek içeri yöneldim. Zihnim oldukça berraktı, söyleyeceğim şeyler üzerine kafa yormuyordum. Yapmam gereken, oldukça basitti. Bir süre ilerledim mağaranın içinde; dışarıdan gelen ışık artık yok denecek raddeye ulaştığında, gözüme çarpan şey hafifçe eğilmeme sebebiyet vermişti. Parmaklarımla dokundum yerdeki yumuşak şeye: “Taze kül, ılık.” diye mırıldandım kendi kendime. Naegi yoktu, ancak çok kısa bir süre önce ayrıldığını tahmin edebiliyordum. Onu bulabilirdim. Çöktüğüm yerden ayağa dikeldim ve hızlı adımlarla mağaranın girişine ilerledim yeniden. Matsu ve Tekka, bu kadar erken çıkmamı beklemiyor olsalar gerek, birer sigara yakıp muhabbet etmeye başlamışlardı. “Gidiyoruz.” dedim yanlarından geçerken yalnızca. Birkaç saniye sonra, mağaradan çıkan birinin gidebileceği en olası rotaya doğru hızlıca ilerlemekteydik.

On dakikalık bir ilerleyişin ardından, nihayetinde birkaç yüz metre kadar ileride bir silüet çarpmıştı gözüme. Ancak anlayabildiğim kadarıyla, bizi farkettiğini söyleyebilirdim. Henüz bariz bir tepki vermemişti, ancak hareket şeklindeki değişiklikler izlendiğinin farkında olduğunu söylüyordu bana. Haklıydı. İzleniyordu. Ve çok yakın bir zamanda, kendisini takip eden kişiyle yüz yüze gelecekti. Matsu ve Tekka’ya elimle işaret yaparak hızımı iyiden iyiye arttırdım ve koşu temposuna geçtim. Çok tercih ettiğim bir şey değildi bu, ancak zaruri durumlarda koşmam gerektiğinin farkındaydım. Yönümü hafifçe sağa doğru çevirdim ve yardımcılarım peşimdeyken, Naegi’nin çevresinden bir yay oluşturacak şekilde koşmaya başladım. Amacım basitti, daha fazla şüphe çekmeden ilerisine geçmek ve tam karşısına çıkmak.

Çok da uzun sürmedi kafamda planladığım şeyi gerçekleştirebilmem. On dakikalık bir koşu sonrasında genişten alarak Naegi’nin girdiği patikanın çevresinden dolanmış, tahminen karşısına çıkacak şekilde konumlanmıştım. İzcilik becerilerim, ilerlediği yolun en nihayetinde bu noktaya ulaşacağını söylüyordu. Matsu ve Tekka’ya, uzakta beni beklemelerini söylemiştim. Birkaç yüz metre uzaktaydılar. Naegi’yi tek karşılamalıydım. Neyse ki, çok uzun sürmedi bekleyişim. Birkaç dakika sonra, üzerinde durduğum ağaç dalının tam karşısındaki patikada belirmişti hedefim. Gerçekten de, fotoğraftaki haline benziyordu; ancak bir o kadar da benzemiyordu. Gelgelelim, onu bu haliyle bile tanıyabilecek kadar eski zamanlardan beri tanıyordum. Bu, gerçekten Naegi’ydi. Ve aramızda on metre kadar kalmışken, beni farketmişti. Kendimi daldan aşağı bıraktım ve siyah bir heyula gibi iniş yaptım zemine. Sırtımı doğuya dönmüş, yavaş yavaş yükselmekte olan güneşin yatay ışınlarını arkama almıştım: “Merhaba Naegi. Uzun zaman oldu.”
Image

Künye:

İsim: Komaeda Togami
Yaş: 16
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 130.500
Prestij: 3
Ün: 20
Kullanılabilir GP: 0


Motivasyon:

Sınırlar > 16 yaşında olup, en geç 10 sene içinde yürümekten aciz düşeceğini bilen biri ne yapar? Hele ki hayata tutunmasını sağlayan son şeyi kaybettikten sonra? Artık hiçbir şey anlam ifade etmiyorken? Hayata dair ne kadar duygu varsa; kin, aşk, merhamet; hiç birini hissedemiyorken? 16 yaşında, chuunin olalı bir seneden biraz fazla zaman geçmiş basit bir çocuk. Güçsüz, ölümüne günler sayan bir çocuk. En azından Togami için bunun cevabı basitti; kalan kısacık ömründe, nereye kadar gidebileceğini öğrenmeye çalışmak. Hiç kimseye bağlı olmadan, hiç bir etik kural tanımadan yalnızca ilerlemek.

Komplikasyon:

Progresif Musküler Distrofi (Ağır) > Geninliğinin ilk yıllarında ortaya çıkan bu genetik rahatsızlık, Togami’nin kompleks karakter gelişimin ilk sebebidir. Basit kas ağrılarıyla başlayan, devamında çeşitli düzeylerde kas güçsüzlükleriyle seyreden bu hastalığın sinsi ilerleyişi hakkında yorum yapabilmek en usta medikal shinobiler için dahi kolay değildir. Basit kas antrenmanlarıyla ilerleyişi yavaşlatılıp yan etkileri azaltılsa bile, asla durmayacak ve bir gün Togami’yi ayaklarının üstünde durmaktan dahi alıkoyacak olması gerçeği değişmemektedir.

Özellikler:

- Savaş Yaraları
- Refleks Erimesi


Image

Profil:

Güç: 1
Çeviklik: 1
Kondisyon: 3
Potansiyel: 3
Varlık: 11
Zeka: 11

Beceri Listesi:

[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 4
[Varlık] Aldatma: 4
[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 5 (Favori Beceri)
[Zeka] İzcilik: 3


Ninjutsu:

D - Rank: Kurohane
C - Rank: Karasu Bunshin no Jutsu
C - Rank: Sanzengarasu
C - Rank: Keishuu no Jutsu
B - Rank: Shikon
B - Rank: Bunshin Bakuha
Kuchiyose no Jutsu


Taijutsu:
-

Genjutsu:

D Rank - Magen: Henge
D Rank - Rakumei no Jutsu
C Rank - Teishi no Jutsu
C Rank - Kokohi no Jutsu
B Rank - Shibou no Jutsu


Efsanevi Yaratık:

- Raizo

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar:

- Tantou (İyi kalite)
- 2 Patlayıcı Parşomen (Normal Kalite)
- 2 Kunai (Normal Kalite)
- 3 Shuriken (Normal Kalite)
- 2 Sis Bombası (Normal Kalite)
- Sentetik Misina, 5mt. (Normal Kalite)
- Chakra Hapı (Normal Kalite)
- Kondisyon Hapı (Normal Kalite)
- Kan Hapı (Normal Kalite)
User avatar
Fukase Naegi
Kaçak
Kaçak
Posts: 63
Joined: September 30th, 2018, 6:05 pm
Location: fuckase naegay

Re: Yağmur

Post by Fukase Naegi » September 5th, 2019, 4:36 pm

Patika Naegi'yi ormanın derinliklerine doğru yönlendirirken sağ ve sol tarafında yükselen ağaç dallarındaydı gözleri. Birkaç cam ağacı dışında yeni doğmuş bir bebek kadar çıplaklardı. Dökülmüş yapraklar toprağın üzerinde dönük bir tabaka oluşturmuş ve Naegi'nin adımlarıyla çıtırdıyolardı. Ormanın iç kesimleri görece karanlık sayılırdı. Gökyüzüne kadar ulaşan dallar özellikle güneş ışıklarına sıkıntı çıkarıyorlardı. Parlak güneş ışıkları yerlerini kalın gövdeli ağaçların gölgelerine bırakmıştı. Koyu gölgelerle çevrelenmiş orman ayriyeten sessizdi. Ne bir kuş cıvıltısı, ne de başka bir canlıya ait ses işitilebiliyordu. Ormanın içerisinde hareket eden tek canlı varlığın Naegi olduğunu karşı çıkacak bir ibare gözükmüyordu. Fakat paranoyaklık geçirdiği birkaç yıl içerisinde Naegi'nin parçası haline gelmişti. Rutin aralıklarla ağaç dallarında yaşama dair bir parça arayan gözlerini geride bıraktığı mağara ağzına doğru çeviriyordu.

Tıpkı durmuş bir saatin de doğruyu gösterileceği gibi Naegi'nin hisleri de haklı çıkmıştı bu sefer. Ağaçların arasında hareket eden insan siluetlerini yakalamıştı gözleri. Dikkat çekmemek adına adımlarında veya rotasında bir değişiklik yapmak niyetinde değildi. Bir rotası olup olmadığından bile emin değildi doğrusu.

Gözleriyle birkaç yüz metre arkasındaki siluetlerin yok olup gitmesini izlerken tek eliyle kavradığı kunaiyi kıyafetlerinin arasında saklıyordu. Siluetlerin gözden kaybolmasının üzerinden beş dakika bile geçmemişti sol tarafında sıralanmış ağaçların derinliklerinden gelen çıtırdamaları duymuştu. Bu mevsimde orada olmaması gerken bir tavşanın çıkardığı sesler olmasını ümit ediyordu. Fakat kalp atışlarının ve yürüyüş hızının doğru orantılı artışı bedeninin düşüncelerini kabul etmediğinin de bir kanıtıydı.

Birkaç dakika daha ilerledi patikanın içerisinde. Sağ ve sol tarafındaki ağaç gövdelerinin arasından çıkmasını beklediği insan bedeninin karşısında belirmesini ise tahmin bile edememişti. Patikanın daraldığı ve eğimlendiği bir noktada soluk renkli ağaç dallarının üzerine tünemiş bir beden onu karşılıyor ve ona sesleniyordu. Bileklerine kadar uzanan koyu renkli cübbesi yeni doğmuş ve hala doğmakta olan günün ilk ışıkları ile Naegi arasına giriyor, on yedi yıldan biraz daha fazla olan bu yaşantısında sadece anlatılanlar kadar bildiği güneş tutulmalarını canlandırıyordu zihninde. Tutulmalar genellikle felaketlerin habercileri olmuşlardı fakat Naegi'nin gözleri karanlığa alıştıkça karşısındaki kişinin yüz hatları ve soluk, kireç rengi teni ortaya çıkıyordu. Lacivert kahkülü arasından kendisine yönelmiş siyah gözler de bunların cabasıydı. Ama her şeyden öte tanıdık bir yüzdü bu Naegi için.

Hazırlıksızdı ve kendi ismini tanıdık bir ses tonundan da olsa duyması irkilmesine sebep olmuştu. Kunaisini ise sıkıcı kavramaya ve kıyafetlerinin arasında saklamaya devam ediyordu. ''Togami?'' diyebilmişti sadece. Söylediklerinden emin olmadığı hem ses tonundan hem de mimiklerinden anlaşılabiliyordu. Bingo kitaplarında resim edildiği halinden pek de fark taşımasa da hafızasına güvenebilecek biri değildi Naegi. Fakat içerisinde bulunduğu realitenin gerçekliğini sorgulama gafletine tekrar düşmek gibi bir niyeti de yoktu.
Image
Künye
İsim: Fukase Naegi
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chunin
Ryo: 50.000
Prestij: 0
Ün: 10
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Yaşamak: Yaşamak en azından dünya üzerine kendi adını sonsuza kadar yaşatacak bir iz bırakana kadar yaşamak. Var olmanın nedenini çözemeyen Naegi için bu tüm bu sorunlarını çözebilmek için kullanabileceği bir yöntem. Çünkü eğer bedeni ölse bile adı veya imzası dünya üzerinde yaşarsa fiziksel bedeni ölse bile varlığının ölümsüz kalacağına inanıyor.

Komplikasyon
Hafıza Kayıpları: Bir yıl önce yaşadığı hafıza kaybından beri düzensiz aralıklarla kendisinin bile kim olduğunu soracak kadar seviyelerde hafıza gitgelleri yaşıyor. Her hangi bir medikal yardım almadığı için sorununun neden gerçekleştiği hakkında bir bilgisi olmadığı için bu git gellerin bir gün tüm hafızasını yok edip onu neredeyse fotosentez yapan bir canlıya mı çevireceği yoksa ömrü boyunca katlanacağı bir komplikasyon mu bir bilgisi yok

Saatli Bomba: Karakter, kimliğini bilmediği Çiy üyesinin uyguladığı bir teknik sonrasında adeta saatli bombaya dönüşmüştür. Naegi, süresi bittiğinde içten içe yanacağına, lav benzeri bir hal alarak tamamen yok olacağına şahitlik etmiştir. Bu etki günlük yaşamda Naegi'ye herhangi bir engel teşkil etmemektedir. Gözle görülen tek şey, dilinden başlayarak soluk ve yemek borusundan aşağı süzülen siyah şekillerdir.

Çiy üyesinin Naegi'ye verdiği süre bir yıl, geçen mevsimlerle birlikte Naegi'nin altı aylık ömrü kalmış durumda

Özellikler
---------

Profil
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 4
Potansiyel: 4
Varlık: 6
Zeka: 8

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 3 (Favori)
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 3
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 3
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin [Ninpou] D-Rank 10 GP
Karasu Bunshin no Jutsu [Ninpou] C-Rank C Rank - 15GP
Sanzengarasu [Ninpou] C-Rank C Rank - 15GP
Tsuchi no Te [Doton] B-Rank 25GP
Doryuu Shiki [Doton] C-Rank 15Gp


Taijutsu
Suiseki D-Rank - 20GP

Genjutsu
Kasumi Juusha [Genjutsu] C-Rank 15 GP
Kanryousou [Genjutsu] C-Rank 15GP
Rishuu [Genjutsu] C-Rank 15 GP

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
• 3 Kunai (Normal Kalite)
• 5 Shuriken (Normal Kalite)
• 5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
• 1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
• 2 Sis bombası (Normal Kalite)
User avatar
Komaeda Togami
Kaçak
Kaçak
Posts: 128
Joined: September 3rd, 2018, 11:12 pm

Re: Yağmur

Post by Komaeda Togami » September 6th, 2019, 3:41 pm

Karşısında belirdiğim suret, önüne çıkmamla birlikte hafifçe irkilmiş ve dudaklarının arasından dökülen ilk kelime ismim olmuştu. Mağaraya girdiğim andan beri hissediyordum Naegi’ye yaklaşmış olduğumu. Yüzünü ilk gördüğüm zaman ise emin olmuştum. Ancak ismimi telafuz etmiş olması, haklılığımı bir kez daha kanıtlamayı başarmıştı. Tetikte olduğunu farkedebiliyordum, agresif bir hareket yapmamıştı ancak Naegi’nin ikimiz de birer köy shinobisiyken tanıdığım Naegi olduğuna güvenerek rahat davranamazdım. En basitinden, ben bile aynı Togami değildim ki. Sürpriz faktörü yanımdaydı, ancak işler her an tersine dönebilirdi. Bu nedenle bu görüşmeyi olabildiğince ciddi ve tetikte yürütmeye kararlıydım. Bir adım attım ileri doğru, bu esnada yüzümdeki ciddiyetten taviz vermiyordum. “Bir süredir...” diye başladım cümleme. Bir adım daha attım bu esnada Naegi’ye doğru. Normal yürüyordum, ancak içten içe olası herhangi bir saldırıya karşı olasılıkları kafamda hesaplamakla meşguldüm: “Seni arıyordum.”

Ne cevap vereceğini bilmiyordum. Dahası, beni karşısında görmesinin getirdiği anlık şaşkınlık bile vereceği olası cevabı geciktirmek için yeterliydi. Bir kaçak olduğumu bildiğinden emin değildim. Bingo Kitabı’na ekleneli birkaç aydan fazla geçmemişti, ve bu süreçte nerede olduğuna dair herhangi bir fikrim yoktu. Ancak böylesi bir konumda böylesi bir karşılaşma yaşıyor oluşumuz, gerekli mesajı alması için yeterli gibi görünüyordu. Cevap vermesini beklemeden, yeniden girdim söze: “Bir amacım var Naegi.” Oldukça sade bir şekilde konuşmak niyetindeydim. Uzun, ağdalı ve etkileyici konuşmaları daha sonra halledebilirdik. “Belki de uğursuz ve asla ulaşılamayacak bir amaç. Ancak hayatımı adadığım bir amaç." Çok fazla şey yaşanmıştı, beni bu hale getiren şeyin ne olduğunu Naegi'ye bir gün anlatırdım belki, ancak o gün bugün değildi. Bugün geçmişi konuşmak manasızdı. Bugün, geleceği konuşacaktık. Naegi'nin yüzünü süzdüm cümlem biterken, eskiden tanıdığım çocuktan çok farklıydı. Garip ve çökkün. Ancak açıklama yapmayacağım gibi, ondan da bir açıklama beklemiyordum.

“Senin de bir amacın olduğuna inanıyorum.” Bir amacı olmalıydı, değil mi? En nihayetinde bunca süre kaybolduktan sonra aniden Yağmur Ülkesi’nde belirmesinin başka bir açıklaması olamazdı. Bir şey arıyordu belki de: “Amaçlarımı gerçekleştirirken senin yardımına ihtiyaç duyabilirim...” Bir adım daha attım ileri doğru: “Ve sen amaçlarını gerçekleştirirken benim yardımıma ihtiyaç duyabilirsin.” Sol elim cübbemin içinde, olası bir tehdite karşın hazır beklerken sağ elimi çıkardım ve bir adım daha attım Naegi’ye doğru: “Amaçlarını sorgulamayacağım, ve senin de benimkileri sorgulamayacağına eminim. İkimiz de pek çok şey yaşamış olmalıyız ki, hayat bizi tam da bu noktada buluşturmayı başardı.” Son cümlemin ardından, ani bir saldırı yemeyeceğime az çok emin olabilmiştim. Bundan cesaret alarak, devam ettim konuşmama: “Bana katıl, ve neler olup bittiğini beraber görelim.” Bir adım daha atıp aramızdaki mesafeyi bir metreden daha kısa bir hale getirdikten sonra açıktaki sağ elimi uzattım Naegi’ye doğru. Bir cevap bekliyordum.
Image

Künye:

İsim: Komaeda Togami
Yaş: 16
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 130.500
Prestij: 3
Ün: 20
Kullanılabilir GP: 0


Motivasyon:

Sınırlar > 16 yaşında olup, en geç 10 sene içinde yürümekten aciz düşeceğini bilen biri ne yapar? Hele ki hayata tutunmasını sağlayan son şeyi kaybettikten sonra? Artık hiçbir şey anlam ifade etmiyorken? Hayata dair ne kadar duygu varsa; kin, aşk, merhamet; hiç birini hissedemiyorken? 16 yaşında, chuunin olalı bir seneden biraz fazla zaman geçmiş basit bir çocuk. Güçsüz, ölümüne günler sayan bir çocuk. En azından Togami için bunun cevabı basitti; kalan kısacık ömründe, nereye kadar gidebileceğini öğrenmeye çalışmak. Hiç kimseye bağlı olmadan, hiç bir etik kural tanımadan yalnızca ilerlemek.

Komplikasyon:

Progresif Musküler Distrofi (Ağır) > Geninliğinin ilk yıllarında ortaya çıkan bu genetik rahatsızlık, Togami’nin kompleks karakter gelişimin ilk sebebidir. Basit kas ağrılarıyla başlayan, devamında çeşitli düzeylerde kas güçsüzlükleriyle seyreden bu hastalığın sinsi ilerleyişi hakkında yorum yapabilmek en usta medikal shinobiler için dahi kolay değildir. Basit kas antrenmanlarıyla ilerleyişi yavaşlatılıp yan etkileri azaltılsa bile, asla durmayacak ve bir gün Togami’yi ayaklarının üstünde durmaktan dahi alıkoyacak olması gerçeği değişmemektedir.

Özellikler:

- Savaş Yaraları
- Refleks Erimesi


Image

Profil:

Güç: 1
Çeviklik: 1
Kondisyon: 3
Potansiyel: 3
Varlık: 11
Zeka: 11

Beceri Listesi:

[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 4
[Varlık] Aldatma: 4
[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 5 (Favori Beceri)
[Zeka] İzcilik: 3


Ninjutsu:

D - Rank: Kurohane
C - Rank: Karasu Bunshin no Jutsu
C - Rank: Sanzengarasu
C - Rank: Keishuu no Jutsu
B - Rank: Shikon
B - Rank: Bunshin Bakuha
Kuchiyose no Jutsu


Taijutsu:
-

Genjutsu:

D Rank - Magen: Henge
D Rank - Rakumei no Jutsu
C Rank - Teishi no Jutsu
C Rank - Kokohi no Jutsu
B Rank - Shibou no Jutsu


Efsanevi Yaratık:

- Raizo

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar:

- Tantou (İyi kalite)
- 2 Patlayıcı Parşomen (Normal Kalite)
- 2 Kunai (Normal Kalite)
- 3 Shuriken (Normal Kalite)
- 2 Sis Bombası (Normal Kalite)
- Sentetik Misina, 5mt. (Normal Kalite)
- Chakra Hapı (Normal Kalite)
- Kondisyon Hapı (Normal Kalite)
- Kan Hapı (Normal Kalite)
User avatar
Fukase Naegi
Kaçak
Kaçak
Posts: 63
Joined: September 30th, 2018, 6:05 pm
Location: fuckase naegay

Re: Yağmur

Post by Fukase Naegi » September 7th, 2019, 7:06 am

Kelimelerin ağzından dökülmesiyle beraber uzun bir bekleyişe geçmişti Naegi. Kasları gerginleşmiş, dudakları karşısında beliren karanlık figürün söyleyeceği ilk kelimeye kadar mühürlenmişti. Sessiz geçen her saniye gerginliğini biraz daha artarken Togami olduğundan şüphelendiği karanlık figür ilk adımını atmış ve konuşmaya başlamıştı. İlk adımıyla birlikte yüz hatları belirginleşmişti. Kemiklerine kadar çekilmiş derisi doğal bir görüntü oluşturmaktan ziyade mezarından çıkmış birisini anımsatıyordu. Bu sırada Togami ikinci adımını atarak aralarındaki mesafeyi biraz daha kısaltmıştı. Telaffuz ettiği kelime grupları bir biri ardına eklenerek anlamlı bir cümle oluşturuyordu. Duymayı beklemediği bir cümleyi, duymayı beklemediği birinden işitiyordu. Şaşırmıştı. Şaşırdığını saklamak için yeterli zamanı bile olmamıştı. Yüzündeki ifade ne olduğuna kavrayamadığını çok belli ediyordu. Boşta olan eliyle göğüs kafesini işaret ederek ''Ben mi?'' diyebilmişti sadece.

Yıllardır görmediği eski bir dostunun(?) bir anda karşısında belirip kendisini, Naegi'yi, aradığını söylemesi hayallerinde bile gerçekleşmeyecek absürtlükte bir olay gibi geliyordu. Bir rüyada yada kabuslarının birin içerisinde olduğuna inanmaya başlamıştı. O mağaranın içerisinde hala uyuyor olmalıydı, baş ucundaki alevler hala rüzgara göre şekil alıyor ve bedenini ısıtıyor olmalıydı. Birazdan ağaçların arasından tarif edemeyeceği birkaç şekilde belirecek ve ellerindeki sivri uçlu kazıkları Togami'nin bedenine saplayacaklardı. Fakat yaşadığı bu an gerçekti. Birkaç dakika sonra ter içerisinde mağaranın içerisinde uyanmayacaktı.

Togami tekrar konuşmaya başlamıştı. Birbirinden bağımsız bir anlam taşımayan kelime grupları yerini cümlelere bırakmıştı. Sesi duygudan yoksundu ve cümlelerin arasında uzun boşluklar veriyordu. Anlaşılabilir ve basitti. Şatafatlı kelimelerle ne demek istediğini süslemiyor veya saklamıyordu. Tıpkı Naegi'nin de sahip olduğu gibi bir amacı olduğundan bahsediyordu. Fakat ikisi arasındaki ilk fark da burada ortaya çıkıyordu. Togami amacını gerçekleştirebilmek için ihtiyacı olan birinin karşısında belirebiliyordu. Naegi ise amacına ulaşamayacağına emin oluncaya kadar kaçmayı tercih etmişti. Zamanın ilerlediğinin farkında değildi. Mevsimler mevsimleri takip etmiş ve kalan ömrünün ilk yarısını tüketmişti bile.

Tarzından ödün vermeden konuşmaya devam ediyordu Togami. Bıraktığı uzun boşluklar sarf edilen kelimelerin iki taraf için de hazm etme süresi olduğunun farkına varmıştı Naegi. Togami'nin tek taraflı olarak ilerlettiği konuşmanın konusu Naegi olmaya başlamıştı ve kendisi için kurduğu cümlelerin benzerlerini onun için de kuruyordu. Haklılık payı da taşımıyor değildi ayrıca. Yardıma ihtiyacı vardı Naegi'nin. Aylardır içten içe haykırıyordu hatta bu durumu. Amacına tek başına ulaşamayacak kadar güçsüz ve korkaktı. Bir adım daha yaklaşmıştı Togami. Aralarındaki mesafe azalmış ve Togami'nin kömür rengi gözlerinin ucundaki ufak parıldamayı rahatlıkla fark edebiliyordu. Cübbesinin içerisindeki elini çıkarmasıyla Naegi'nin kalp atışları biraz daha hızlanmıştı. Kalbinin her bir atışını kaburgalarında hissediyor, Togami'nin cümleleri arasında bıraktığı boşluklardaysa kalbinin atış seslerini dinliyordu.

Bir ilişki biçimi sürüyordu Togami ortaya. Birbirlerini sorgulamayacakları ve birbirlerine inanacakları. Togami'nin de dediği gibi kader onların buluşmasını mı istemişti acaba? Kaderin olduğuna bile inanmıyordu Naegi. Eğer kader diye bir şey varsa bunu kim yazıyordu ve kendisi için niye böyle bir yaşamı uygun görmüştü. Şuan üzerine düşünmemesi gereken bir konuydu bu. Odağını kaybetmemesi gerekiyordu sonuçta. Hem ikna olmuş sayılırdı. Kafasını daha fazla karıştırıp bu durumu bozmak gibi bir niyeti de yoktu.

Aralarındaki mesafe bir metreden daha da aza inmişti ve Togami yaptığı bu konuşmayı bir sonuca bağlamıştı. Ona katılmasını istiyordu. Ormanin iç kısımlarındaki gördüğü siluetlerden de anlaşılacağı üzere yalnız değildi, bir ekibi olmalıydı. Elini bir karşılık beklermişcesine Naegi'ye doğru uzatmıştı. Üzerindeki cübbeden sıyrılan kolundan anlaşılacağı üzere iyice zayıflamıştı Togami. Bir hamam böceğini anımsatıyordu açıkta kalan uzuvu. ''Değişmişsin...'' demek zorunda hissetmişti kendisini. Birkaç saniye geçmemişti ki kendisini düzeltmek zorunda kalmıştı. ''Değişmişiz... İkimizde yıllar önceki halimize benzemiyoruz.'' Gözlerini Togami'nin gözlerinden kaçırmaya çalışıyordu bunları söylerken. Başını hafif öne eğmişti. Togami'nin gözlerinden kaçırabilmişti bu şekilde kendisini fakat kendisine doğru uzanmış eli hala görüş alanındaydı. Bir cevap bekliyor olmalıydı ve ilk işiteceği kelimlerin bunlar olmadığını duyunca Togami'nin yüzündeki ifadeye bakmak istememişti.

Kıyafetlerinin arasında sakladığı kunai tutan elini yavaşça gevşetiyordu. Parmaklarının arasından kayıp giden kunai'nin yere düşüşünü izledi önce. Biraz daha bekledikten ve sonrasında başını eski pozisyonuna getirmişti. Yüzüne yerleşmiş gereksiz tebessüm ile Togami'nin yüzüne birkaç saniye daha baktıktan sonra sağ elini ona doğru uzatmış ve Togami'nin yanıt bekleyen elini kavramıştı. Yüz ifadesini bozmadan ''Beraberiz o zaman.'' demekle yetinmişti. Fakat daha fazla konuşmak istiyordu. Hiçbir zaman geveze olarak tarif edilen biri olmamıştı halbuki. ''Görünüşlerimizden de anlaşılacağı üzere benzer hedeflere sahibiz. Yoksa neden burada birbirmizin karşısında dikilmiş duralım ki.'' Yüzündeki tebessümü biraz daha genişletmişti hala Togami'nin elini sıkarken.


- Konu sonu
Image
Künye
İsim: Fukase Naegi
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Doton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chunin
Ryo: 50.000
Prestij: 0
Ün: 10
Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon
Yaşamak: Yaşamak en azından dünya üzerine kendi adını sonsuza kadar yaşatacak bir iz bırakana kadar yaşamak. Var olmanın nedenini çözemeyen Naegi için bu tüm bu sorunlarını çözebilmek için kullanabileceği bir yöntem. Çünkü eğer bedeni ölse bile adı veya imzası dünya üzerinde yaşarsa fiziksel bedeni ölse bile varlığının ölümsüz kalacağına inanıyor.

Komplikasyon
Hafıza Kayıpları: Bir yıl önce yaşadığı hafıza kaybından beri düzensiz aralıklarla kendisinin bile kim olduğunu soracak kadar seviyelerde hafıza gitgelleri yaşıyor. Her hangi bir medikal yardım almadığı için sorununun neden gerçekleştiği hakkında bir bilgisi olmadığı için bu git gellerin bir gün tüm hafızasını yok edip onu neredeyse fotosentez yapan bir canlıya mı çevireceği yoksa ömrü boyunca katlanacağı bir komplikasyon mu bir bilgisi yok

Saatli Bomba: Karakter, kimliğini bilmediği Çiy üyesinin uyguladığı bir teknik sonrasında adeta saatli bombaya dönüşmüştür. Naegi, süresi bittiğinde içten içe yanacağına, lav benzeri bir hal alarak tamamen yok olacağına şahitlik etmiştir. Bu etki günlük yaşamda Naegi'ye herhangi bir engel teşkil etmemektedir. Gözle görülen tek şey, dilinden başlayarak soluk ve yemek borusundan aşağı süzülen siyah şekillerdir.

Çiy üyesinin Naegi'ye verdiği süre bir yıl, geçen mevsimlerle birlikte Naegi'nin altı aylık ömrü kalmış durumda

Özellikler
---------

Profil
Güç: 3
Çeviklik: 5
Kondisyon: 4
Potansiyel: 4
Varlık: 6
Zeka: 8

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 3 (Favori)
[Kondisyon] Form: 1
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 3
[Varlık] Empati: 1
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 3
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin [Ninpou] D-Rank 10 GP
Karasu Bunshin no Jutsu [Ninpou] C-Rank C Rank - 15GP
Sanzengarasu [Ninpou] C-Rank C Rank - 15GP
Tsuchi no Te [Doton] B-Rank 25GP
Doryuu Shiki [Doton] C-Rank 15Gp


Taijutsu
Suiseki D-Rank - 20GP

Genjutsu
Kasumi Juusha [Genjutsu] C-Rank 15 GP
Kanryousou [Genjutsu] C-Rank 15GP
Rishuu [Genjutsu] C-Rank 15 GP

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
• 3 Kunai (Normal Kalite)
• 5 Shuriken (Normal Kalite)
• 5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)
• 1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite)
• 2 Sis bombası (Normal Kalite)
Post Reply

Return to “Yağmur Ülkesi”