[Mod] Jirou Ryu

Karakterinize özel, doğaüstü yetenekler yaratabileceğiniz ve bunları kurgulayabileceğiniz bölüm.
Post Reply
User avatar
Jirou Ryu
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 167
Joined: September 1st, 2018, 8:08 pm

[Mod] Jirou Ryu

Post by Jirou Ryu » November 17th, 2019, 2:48 pm

Hükümdar Göz
Arkaplan:
Monākuaizu
モナークアイズ
Monākuaizu klanı, en karanlık gecenin, en ıssız noktasında ölümün kendisini almasına saniyeler kala, yaşlı bir adamın kendi kanını mürekkep olarak kulanarak, deriden bir parşömenin sonuna çizdiği bir mühür ile kuruldu. Son sözleri ise bir müjdeden çok, bir lanetin haberini veriyordu;

"Bu klan asla kurulmamalıydı... Bunu söyleyerek ölen ben ve bir gün bu sözlerimi hatırlayarak ölecek olan sizler... Bir armağan olarak gördüğünüz o gözleriniz, ölümlerinize sebep olacak."

Güldü bu havadislere kulak asan adam. Yüzü gecenin ıssızlığı ile bir olup, görünmedi hiçbir zaman. Gölgelerinin ardından klanı yönetirken, genç bedeni ile alt ettiği yaşlı adamın yıllar sonra o deneyim dolu öngörüleri altında belki ölümle buluşmadı; ama ondan gelen sonrakiler o kadar şanslı olmadı.

Monākuaizu klanı... Sadece karanlığın çok içine girmiş insanların bildiği bu gizemli klan, kuruluşundan tam yüz yıl sonra aynı varlığı gibi sessiz ve ıssızca öldürüldü.

***

"Nasıl yani... Eğer bu klanın bir ferdi olduğumu birilerine söylersem, klanın diğer üyeler beni öldürür mü anne?" dedi bedeni fazla küçük; gözleri ise bu küçük bedene hiç uymayacak kadar olgun bakan çocuk, şaşırmış bir tonda.

Annesi gülümsedi. "Evet, çünkü aslında böyle bir klan yok." diye cevap verdi gülümsemesi, dişlerinin gözükmediği bir tebessüme evrilirken.

Çocuk şaşkınlığını hiç gizleme gereksimi duymadan, biraz da bakışlarından aptal yerine koyulmuş olduğunu sanmanın getirdiği öfke ile: "Anne benimle dalga mı geçiyorsun? Az önce bu klanın üyesi olduğumuzu söyledin ya!" diye haykırdı.

Annesi yüzündeki gülümseden bir tık bile eksitmeden, sabırlı bir eda ile çocuğunun başını okşadı. "Biliyorum kafa karıştırıcı... Aslında tüm bunları öğrenmen için henüz erken; ama büyüdüğün zaman anlayacağını düşündüğüm şartlardan ötürü bugünde karar kıldık babanla."

Çocuk anlamadığını belli eden bir yüz ifadesi ile annesine bakarken buna rağmen başını öne doğru onaylarcasına sallamaktan çekinmedi. "Babam neden bizimle değil o zaman?"

Annesinin gülümsemesi kısa bir an yüzünden silindi. Gözlerini ele geçirmek üzere olan hüzüne karşı verdiği savaşı o an çocuk hissemedi; ama kendini o kadar sıktı ki anne, çocuk bile annesinin tüm vücudunun gerildiğini anlayabildi. Tam ağzını açacağı sırada, annesinin yüzüne yayılan o zoraki gülümseyi görünce, sadece içi rahatladı; çünkü zoraki bir gülümseme ile içten bir gülümsenin ayrımını yapamayacak kadar saftı henüz.

"Baban... Hazırlanıyor; ama ne için olduğunu sorma; çünkü söylemeyeceğim. Hem vaktimiz biraz dar, kendini anlatacağım şeylere vermeni istiyorum. Tamam mı?" dedi kısa bir aranın ardından uzun sarı saçları, bembeyaz yüzünde tezatlık oluşturan kadın.

Çocuk dikkat kesilmiş gözlerinin eşliğinde başını kararlı bir şekilde salayınca anne tatmin olmuş bir şekilde bir bakış attı ve konuşmaya başladı: "Benim adım bildiğin gibi Jirou M. Yukana, babanın ismi ise Jirou M. Den. İsimlerimizin ortasındaki M ismi, klanımızı temsil ediyor. Açılımı ise Monākuaizu. Bildiğin diğer tüm klanlardan farkımız bizim bir birlikteliğimiz yok ya da vatanımız. Her köyde bu klanın bir mensubu olabilir. Bu yüzden bu klanın varlığından haberdar olan dış güçler, bizlere sahipsiz diyarların çocukları derler. Bazılarımız yaşadığı köyü kabullenir, o köyün bir ferdi olarak görür bazılarımız bir köyde barınamaz ve hayatını diyar diyar gezerek geçinir. Bazılarımız ise kendisi dışında herkese o köyün bir ferdi olduğunu kabullendiren bir rol biçer kendine; ama aslında hepimiz yeri geldiğinde Monākuaizu klanın bir ferdiyizdir. Çoğu klan üyesi birbirini tanımaz bile ama hepimiz günü geldiğinde, bize bahşedilen gücün borcunu ödemek için klanımıza hizmet etmek zorundayızdır." akıcı bir üslupla sürdürdüğü konuşmasını, çocuğunun yüzündeki ifadenin gittikçe dahada şaşkın bir hal aldığını fark ettiğinde anlayışlı bir gülümseme ile yarıda kesti. Elleri ile aynı kendisi gibi, sarı saçlı olan çocuğunun başını okşadı. " Biliyorum çok kafa karıştırıcı ama söylediklerimi dikkatle dinlersen bir gün anlayacaksın." dedi sevgi dolu bir ses tonunda.

Bir kaç saniye sonra ise tekrardan konuşmaya başladı. "Gözlerinin gücünü aktif eden her kullanıcın tek bir muhattabı vardır. O ise şu an klanı yöneten liderdir. Kimse onu tanımaz ve bilmez ama o hepimizi bilir ve tanır. Rüyalarımıza girer ve gerektiğinde bize ne yapmamız gerektiğini söyler. Klanın sadece iki kuralı vardır. Gerektiğinde borcunu kesinlikle ödemeli ve asla varoluşumuzu ifşa edilmemelidir. Eğer ihanet edersen, senle aynı kanı paylaşan başka bir Monākuaizu canını almak için seni ziyaret edecektir ve sen ne kadar direnirsen, savaşın o kadar uzun sürecektir. Ta ki ölene kadar..." Bu an kadın istemsizce duraksamış gibi, gözlerini yanı başında oturdukları pencereden dışarıya doğru dikti. İshigakure'yi sarmış karlı atmosfere bakıyor gibi gözüküyordu; ama sanki çok daha uzaklarda, çok daha başka bir şeye bakıyor gibi bir hali vardı.

Bu duruma ancak bir dakika kadar dayanabilen çocuk en sonunda, "Anne?" diye bir yakarışta bulununca kadın tekrardan çocuğuna döndü.

"Ah, pardon. Klanımız bu şekilde işler. Derler ki, eğer bir Monākuaizu 'nun kızıl gözlerinin içine bakarak onu öldüreceğini söylemeye yeltenirsen, o seni cümleye başlamadan öldürür. Ayrıca sadece gözleri diğer tüm gözlere ulaşabilen lider olmayı hak eden kişidir. Her nesilde, bunu başarabilen genelde tek bir insan olur. Kimisine göre ise birden fazla kişi gözlerin bu denli gelişterebilir; ama aralarında geçen ölüm kalım savaşı sonunda sadece tek biri klanı yönetir. Yani anlayacağın aslında lider olan kişi, emrinde onun sözlerini sorgusuz sualsiz kabul edecek yüzlerce savaşçıya sahip olan kişidir. En güçlü ve en yüce olanımızdır. Genelde köyler arasında taraf tutmazlar ve Monākuaizu klanın fertlerine mevcut yaşantılarına zarar vermeyecek türde görevler verirler. Bazen bir sözü, hiç bilmediğimiz bir insana iletir, bazense elimizi kirletmek zorunda kalırız; ama bunlar ne hizmet ettiğimiz köye ne de bize zarar verecek şeyler olmazdı. En azından bu yıla kadar... Bu yıl verilen emirler oldukça değişti. Ellerimiz hiç olmadığı kadar kirlenmeye ve liderimiz sanki köyler arasında taraf tutmaya başladı. Babana göre yeni bir lider açığa çıktı ve bu lider tüm klanı kendi menfaatleri için yönetiyor; ama bu çok uzun sürmeyecek... Çünkü Monākuaizu klanın geleneklerini bozdu ve bozduğu geleneklerin aslında bizi koruyan bir kalkan olduğunu fark edemedi. Bizlere yaptırdığı şeyler bazı güçlü insanların dikkatini çekti ve bir çok düşman edinmemize sebep oldu. Şu sıralar isminde "M" taşıyan çoğu insan ya yatağında ölü bulunuyor ya da ortadan kayboluyor; çünkü artık klanımız bir tehdit olarak görülüyor. Sahipsiz diyarın çocukları, sahipli diyarların çocukları tarafından katledilmeye başladı. Düşmanımız tek bir şey değil oğlum, bir çok şey. Bir çok insan, bir kaç köy ve belki de kimselerin adını duymadığı tarikatlar. Hiçbir şey yapmamasına rağmen, sırf adında "M" olduğu için insanlar öldürülmeye başladı. Bu yüzden senin adında bir "M" yok ve bu yüzden bir gün bedenin ihtiyacı olduğunu düşünene kadar kızıl gözlerine erişemeyeceksin. Anneni, babanı ve bizlerle geçirdiğin her bir yılı unutacaksın. Hatırladığın tek şey, kapının eşiğinden savaşa uğurladığın annen ve baban olacak. Senden nefret ettiğini sandığın, öz olmayan ama her zaman seni kollayacak bir deden olacak. Seni hep seven bir annen ve de bir baban olacak. Bir gün hatırladığında bize çok kız ama lütfen bizden nefret etme... Seni çok seviyorum oğlum." Anne ağlamaya ve çocuk şaşkınlık ile korku arasında gidip gelen bir gerilim halinde, annesine bakmaya başladı. Çok değil bir kaç saniye sonra ise çocukta ağlamaya başladı. Annesi oğlunun anlına bir öpücük kondurdu ve el mühürleri yapmaya başladığı sırada:

"Jirou M. Ryu... Her şeyi unut ve sadece ihtiyacın olduğunda her şeyi hatırla. " El mühürleri bitti, çocuğun şah damarının hemen üstünde parıldayan bir mühür çocuğa ziyadesiyle acı çektirerek, adeta bir kene gibi yapıştı. Saniyeler sonra donuk bakan gözlerle çocuk bayılırken, anne oluk oluk akan gözyaşlarını silme gayretine girişmeden çocuğuna doya doya sarılıp anlına öpücük kondurmaya başladı.

O sırada odanın kapısından içeri bir adam fügürü girdi. Kıpkızıl gözleri, kana bulanmış kıyafetleri ve elleri ile uyum içerisindeyken önce o gözlerle oğluna, ardından ise karısına baktı. Ölüm kokan gözleri, tüm o kızıllığa rağmen şefkat ve sevgi ile doluyken, yavaşça oğluna kadar yaklaştı ve alnına bir babanın yapabileceği en derin öpücüğü bıraktı. Karısının ellerinden tuttu ve: "Onlar köye girmeden, biz köyden çıkalım. Dahası gelecektir. Mührü yerleştirdin mi?" diye sordu.

Kadın bakışlarını çocuğundan çekmeden. "Evet... Bizim savaşa gittiğimizi düşünecek. Shinobi savaşında öldüğümüzü sanacak. Hatırlayabildiği tek şey bizi kapıdan uğurladığı sahte bir anı olacak..." dedi ve kocasının gözlerinin içine ağlamaklı bir şekilde bakarken: "Gerçekten bunu yapmak zorunda mıyız? Eğer İshichou'ya ya da onlara derdimizi anlatırsak bizi koruyabilirler... Yalvarırım Den... Beni ondan ayırma." diye devam etti. Ama kocasının gözlerinin içine baktığında nasılca bir bencilce istekte bulunduğunu hemencik anladı.

Buna rağmen baba, "Eğer bugün gitmezsek... Ryu hayatı boyunca tehlikede olacak ve tüm klan fertleri gibi onun sonuda..." cümlenin devamını getirmeye cesaret edemeyen adam, bakışlarını tüm masumiyeti ile öylece uzanan çocuğuna çevirdiğinde ağlamamak için kendini zor tuttu. Kadın ise son kez çocuğuna sarıldı ve ayaklandı. Masmavi gözleri, kan kırmızısı bir renge evrilirken, ağır adımlarla odayı terk etti. Koridorda sırtını duvara dayamış yaşlı adama göz ucuyla baktı ve başını sallayarak selam verdi sadece. Onu takip eden koca, benzer bir tutum sergilerken: "Sana minnetarım." dedi sadece yaşlı adama.

İkiside arkasına bakmadı ve kapıdan dışarı çıkıp, kar beyazı İshigakure'nin sokaklarında bir süre sonra kayboldular.

***

Kızıl gözleri tüm odayı tarıyan shinobi, yıllar sonra içerisine adım attığı eve hiç yabancılık çekmemiş gibi rahattı. Usulca bir dizinin üzerine çökmüş, öylece koltuğun üzerindeki döşemede elini gezdiriyor, bazense burnunu yaklaştırarak koklamaya çalışıyordu.

"Demek bu yüzden asla cesediniz geri dönmedi anne ve baba." dedi, ansızın ayaklandığı sırada. Gözleri koltuğun yanı başındaki pencereye takıldı. Dışarıya baktı. Aynı o günkü gibi kar yağan İshigakure'yi izledi.

"Her şey için teşekkürler." dedi ve ellerini birleştirip, minnet duyarak vücudunu koltuğa doğru eğdikten sonra bir kaç saniye öyle durdu. Ardından vücudunu doğrulttu ve ağır adımlarla evi terk edip, kendini İshigakure'nin karlı sokakların attı.

Gözleri ise kızıl değildi; ama minnet dolu ve tüm İshigakure'yi kaplamış karı eritecek kadar sıcak hissettiriyordu.

Başlangıç Safhası:
Kızıl gözler, Ryu'nun karşısındaki insanın zihnine erişim hakkı vererek, insan zihnini okumasına ve müdahale etmesine imkan tanır.

Genel olarak doujutsu'nun kişide uyanması için gerekli olan iki şart söz konusudur: İlki kişinin klan ile bir kan bağı bulunmasıdır. Diğeri ise empati özelliğinin gelişmiş olmasıdır. Empati özelliği karşısındaki insanı göz gücü olmadan az çok okuyabilecek kadar geliştiren her klan ferdi, otomatik olarak doujutsuları'nın aktif olmasına şahit olur ve bu andan itibaren doujutsu'yu kullanmaya başlayabilir. Doujutsu'nun uyanış evresinin ardından aktif edilmesi için herhangi bir özel mühür yapılmamaktadır. Vücudun bir parçası olarak döngü içerisinde olan saf chakranın bir kısmı, göz kısmında yoğunlaştırılarak modun aktif olması için gerekli olan tek şart yerine getirilmiş olunur. Bu hazırlığın ardından Ryu'nun modu aktif etmesi için arzulaması yeterlidir. Modun aktif olmasının ardından kullanıcı konumunda bulunan Ryu'nun göz bebekleri kan kırmızısı bir renge bürünür. Göz bebeğinin tam ortasından yayılmaya başlayan kızıllık oldukça kısa bir sürede göz bebeğini tamamen kaplar ve oldukça parlak, göz alıcı kızıl bir renk oluşur.

Modun aktif edilmesinin ardından bilinçli olarak kapanması için bir kaç yol mevcuttur. İlki, kişinin gözlerinde topladığı chakra'yı dağıtarak elde ettiği yöntemdir. İkinicisi ise tüm vücuttaki chakra akışını, "Kai" yaparak kapatıp açmakla gerçekleşen başka yöntemdir.

Bilinç dışı kapanmalar ise bir çok sebeple gerçekleşebilir. Kişinin gözünü çok yoğun bir tempoda kullanması sonucu kapanabilir. Chakra'nın azalmasından ziyade, zihnen kullanıcısına yük bindirdiği için kişinin chakra'sı bitmese bile, zihni daha fazla bu tempoyu kaldıramadığı için doujutsu'nun kapanmasına sebebiyet verebilir. Gene zihni çok yormayıp; ama göz gücünü çok fazla açık tutmak ya da chakra'yı çok fazla tüketecek bir hamle yapmak, modun kapanmasına sebep olabilir. Son olarak kişinin aldığı sert bir darbe ile bilincinin kapanma eşiğine gelmesi mod üzerindeki hakimiyeti kaybetmesine sebep olacağı için kapanmasına sebep olabilir.

Kullanıcının gözünü aktif etmesi ile yapabileceği üç şey vardır. Kişinin düşüncelerini okuma, hamlelerini okuma ve zihnine eriştiği kişilere emir verebilmek. Tüm bunların yapılabilmesi için gerekli olan tek şart, kullanıcının karşısındaki kişinin gözleri ile temas halinde olması gerekmektedir. Eğer kullanıcı rakibinin yaptığı jutsu ile görüşünü kaybedeceği bir duruma düşer ya da rakibinin göz kapaklarını kapalı tutarak gözleri kendisinden sakındığı bir durum ile karşı karşıya kalırsa, göz gücü bir işe yaramaz ve kişi zihne erişemez.

Mod ise iki farklı kullanım şekli ile ön plana çıkar:

Birinci kullanım şekli: Kullanıcının göz teması halinde olduğu kişinin zihnine eriştikten sonra, kişinin zihnini okuması ile gerçekleşen kullanım şeklidir. O an karşısındaki kişinin gerçekte nasıl hissettiğini, ne düşündüğünü ve ne yapmak istediğini zihnine eriştiği için okuyabilir. Eğer birisi ona, "Seni seviyorum." diyorsa; ama aslında sevmiyorsa, Ryu gözleri ile bu gerçeği önceden fark edebilir. Kişi ya da, "Seni öldüreceğim." diye bir konuşma yapacaksa, zihninde kurguladığı bu konuşmayı önceden bilebilecektir. Yalan söylemek, bu gözler ile temas halindeyken mümkün değildir. Aynı şekilde eğer kişi bir saldırı yapacaksa ya da Ryu'nun yaptığı bir saldırıdan kaçacak ise önceden zihninde kurgulanmış bilinçli bir hareket olduğu sürece Ryu bunları da öngörecektir. Gereken tek şart kişinin Ryu'nun gözleri ile temas halinde olması ve düşünme eylemini sürdürmesidir. Eğer bilinçsiz ve düşünmeden hareket ediyorsa haliyle kullanıcı bunu bilemeyecektir. Başlangıçta kişinin zihnini okurken hareket halinde olmak veyahut savaşmak kişiyi ekstra yoracaktır. Ayrıca Ryu'nun başına gelecekleri bilmesi, onu durdurabileceği anlamına gelmemektedir. Ryu'nun tek avantajı başına ne geleceğini bilmektir. Eğer karşısındaki kişi çabuk düşünüp, çabuk hareket eden biriyse Ryu'nun ön gördüğü saldırı ile kişinin o saldırıyı gerçekleştirmek için harekete geçmesi arasında sadece bir kaç saniye fark olacaktır. Hatta içgüdüsel olarak anlık düşünülüp yapılan şeyler arasında saniyeden çok daha az bir zaman diliminin barındırdığı bir fark oluşacaktır; ama yavaş düşünüp, derin ve bir çok aşamalı plan oluşturan kişilerin Ryu ile göz teması olduğu sürece başarılı olması zordur.


İkinci kullanım şekli: Kullanıcın göz teması halinde olduğu kişinin zihnine eriştikten sonra, rakibinin zihnini manipüle etmesi ile oluşan kullanım şeklidir. Başlangıçta komplike olmayan basit ve tek kelimeden oluşan hamleleri karşısındaki kişiye yaptırabilir ve hissettirebilir. "Dur!" dediği an, kişinin zihninde, en değer verdiği kişiyi kendi yerine koyar ve bu sayede tüm vücudunun durmasını sağlar. Ya da, "Git." dediği an kişinin yürümeyi çok arzuladığı ya da gereksinim olarak gördüğü bir anı tekrardan hissetmesini sağlayarak ilerlemesini sağlar. Kısaca direk olarak kişinin bedenini ve zihnini kontrol etmek yerine kişinin öyle hissetmesini ya da öyle görmesini sağlayarak dolaylı yoldan istediğini yaptırır. Bu kullanım şekli aşırı chakra tükettiği için ve genelde etkisi o hamleden ibaret olduğu için sık sık kullanılmaz. Ayrıca bu sırada kullanıcının tüm odağını gözüne ve karşısındaki kişiye vermesi gerektiği için, hareket etmesi ya da bir hamlede bulunması kendisi içinde mümkün değildir. Sabit durmalı ve tüm odağını göz gücüne vermesi gerekmektedir. Aksi taktirde kullanıcını kişi üzerindeki etkisi kaybolur. Kişi mod üzerinde kendini geliştirdikçe daha komplike cümleler kurarak kişinin zihnini manipüle etmeye başlar. Ayrıca herkesde kesin olarak işleyecek diye bir kaide yoktur. Tamamen karşıdaki kişinin kişiliği ile alakalıdır. Kılıç savuran bir rakibe, "Dur." deyip sevdiği birini göstermeye çalışır ve öyle birini bulamazsa, bir işe yaramaz.
Künye
İsim: Jirou Ryu
Yaş: 18
Cinsiyet: Erkek
Element: Raiton
Seviye: C-Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 100.000 Ryo
Prestij: 1 PP
Ün: 22
Kullanılabilir GP: 0 GP
Motivasyon
Tek adam olmak: Tüm dünyayı tek bir çatı altında toplama hedefi onun motivasyonudur. Bu sayede dünyadaki tüm gereksiz savaşları sonlandıracağına inanmaktadır ve gerekirse bunun için bir savaş daha çıkartmaya hazırdır.
Komplikasyon
Kanayan yara: Ailesinin ölüp ölmediğini bilmemek onun kalbine saplanmış bir hançer gibidir. Sürekli kanamasına, sürekli acımasına sebep olmaktadır. Her zaman aklının ucunda bu soruyla yaşamasına sebep olmaktadır ve kim bilir belki bu soru onun sonu olacaktır.

Özellikler

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 10
Kondisyon: 5
Potansiyel: 5
Varlık: 4
Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 1
[Çeviklik] Akrobasi: 1
[Çeviklik] El Hassasiyeti: 1
[Çeviklik] Saklanma: 2
*[Kondisyon] Form: 3
*[Potansiyel] Ninshuu: 5
[Varlık] Aldatma: 1
*[Varlık] Empati: 4
[Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1
[Zeka] Farkındalık: 1
[Zeka] İzcilik: 1


Ninjutsu
Shunshin, D-rank
Otonaku Ashi Jutsu, D-rank
Girigiri, D-Rank
Kizetsu no Jutsu, C-Rank
Choune no Jutsu, C-rank
Jintei, C-Rank
Raiton no Yoroi, A-rank
Raiyata, A-rank


Taijutsu
Musatsu Stili, B-Rank

Genjutsu

Karakterin Üzerinde Bulunan Ekipmanlar/Eşyalar
-Kaderin cilvesi sonucu elde edilen Wakizashi
User avatar
Cynic
Laplace
Laplace
Posts: 394
Joined: August 24th, 2018, 10:41 pm

Re: [Mod] Jirou Ryu

Post by Cynic » November 17th, 2019, 11:48 pm

Zihin okuma sensör yeteneklerinde var olan bir olgu. Zihin kontrolü ise S - Rank bir genjutsu olarak mevcut. Bu mod hem ikisini birleştiriyor, hem de ikisinin sunduğu kabiliyetleri bir kaç seviye üste taşıyor. Onaylanabilir bir mod değil, üzgünüm, konseptinin tamamen değişmesi gerekiyor.

Etkisi onaylanabilir olmadığından kurgusal olarak da incelemedim, onaylanabilir bir mod ile başvurulunca kurgusal anlamda incelenecektir.
Post Reply

Return to “Mod Yaratımı”