[Kurosawa Haru] Ay'ın Karanlık Yüzü

Yerin altına yapılmış olan zindanlar.
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1628
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Kurosawa Haru] Ay'ın Karanlık Yüzü

Post by GM - Naruto » June 12th, 2020, 10:36 pm

Olabildiğince Junji olarak verdiğin cevabın ardından kadın, kafasını kucağındaki defterden kaldırmadan hafif bir tebessümle karşılık vermekle yetiniyor sana. Kadının gözlerinde bu anda beliren yorgunluğu da belleğine atarak yerleşkenin iç kısımlarına doğru adımlamaya başlıyorsun. Bu aşamaya kadar Henge senin için başarılı bir şekilde işini görmüş gibi duruyor.

Yerleşkenin içinde olmanın getirdiği avantajı önceki gözlemlerinle birleştirdiğinde, yerleşkede toplamda 23 tane yapı olduğunu tespit ediyorsun. Yerleşkenin bu küçük yapısı, iç kısımlara doğru yöneldiğin anlarda seni daha da ele verecek gibi görünmeye başlıyor. Daha önceki gözlemlerinde yerleşkenin iç kısımlarında Junji ve bir başka arkadaşının sigara içtiğini görmüş olman, iç kısımların tehlike düzeyini senin açından arttırıyor. Bu nedenle de, her ne kadar iç kısımlara doğru adımlarını yönlendirsen de, Junji ve diğer adamın bulunduğu noktadan uzakta tutmaya çalışıyorsun kendini. Hal böyle olunca da, yerleşkenin iç kısımlarından ziyade, iç kısımların çevresinde dolanırken buluyorsun kendini.

Yerleşkenin iç kısımlarından bir nebze uzak, yarım dakika öncesine kadar konuştuğun kadına yakın bir noktada adımların ilk kez kesiliyor. Birkaç metre önünde, sana doğru olan yan duvarında belirgin yanık izlerinin bulunduğu ve baktığın açıdan penceresi bulunmayan bir yapıdan gelen gürültü dikkatini çekiyor. Kadınla konuştuğun yapıdaki gibi giriş kısmı soluna doğru kalan bu yapının giriş kısmından gelen gürültüye bir anda kulak kabarttığında, birkaç kişinin şakalaşırcasına sesler çıkardığını fark ediyorsun. Ancak bu şakalaşmayı senin açından önemli kılan, içlerinden bir tanesinin "İçlerinden bazıları hala dik durmaya çalışıyor ama her insanı konuşturacak bir yol vardır." şeklinde bir söyleme karşılık başka birinin kahkahalar bastıktan sonra "Tabi ya, kiminin tırnağını kiminin de sikini çekersin!" demesi oluyor. Bu cevap ile kahkahanın tonu bir kat artarken, algılayabildiğin tüm sesler karşısında, yapının giriş kapısının açık bir şekilde bulunduğunu ve hemen giriş kısmında yapılan konuşmaya 5 erkek şahsın dahil olduğunu algılayabiliyorsun. Çevrene hızlıca bir göz attığında ise, şu an dikkatini çeken başkaca bir şey bulunmadığı gibi sen de dikkat çekici bir şekilde yerleşkede bulunuyor değilsin.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1628
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Kurosawa Haru] Ay'ın Karanlık Yüzü

Post by GM - Naruto » June 16th, 2020, 12:58 pm

Off Topic
Kurosawa Haru ilk pasiflik uyarısını almıştır.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kurosawa Haru
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 132
Joined: October 12th, 2018, 9:09 pm

Re: [Kurosawa Haru] Ay'ın Karanlık Yüzü

Post by Kurosawa Haru » June 21st, 2020, 12:37 pm

Bir anda ürperdi Haru, bu yerleşkenin ne amaçla kullanıldığını saklayan perde yavaşça aralandıkça. Attığı adımların sakinliği bozuldu, kalbinin ritminin değiştiğini hissetmeye başladı. “Burası iyi bir yer değil.” Diyebildi kendi kendine sadece. İşkence edilen insanlar olduğunu anlamak için bir dahi olmaya gerek yoktu. Fakat kime işkence yapıldığını çözmek zorunda hissediyordu harekete geçmek için. Geçeceği hareketin ne olduğu konusunda ise hiçbir fikri yoktu.

Zihnini çalıştırdı anında Haru, acaba camından içeri baktığı binanın içindeki insanlar da işkence görmüşler miydi? Alıkonuyorlardı, işkence görüyorlardı. Bu insanların hepsini kurtarmak Haru’nun artık bir sorumluluğuydu. Hızla sonuca varmak istemese bile, içinde, o diplerde yatan kahramanlık hissi açığa çıkıyordu. İçeride ne olduğunu, kimin işkence gördüğünü ve neden işkence gördüklerini öğrenmek zorundaydı. Basit sorularla bu durumun altından kalkabileceğine inanıyordu. Fakat, başkasının güvenliğinden önce kendi güvenliğini sağlamalıydı.

Girdiği kılığın tehlikelerinin ve açıklarının, attığı her adımda katlanarak arttığının farkındalığıyla yürümeye devam etti, meraklı gözlerden uzak şekilde. Dikkat çekici olmayan konumundan, kimsenin onu görmediği bir konuma geçmek istiyordu. Kılık değiştirmek zorundaydı. Bu dakikadan sonra atacağı her adım onu Junji’ye, veya Junji’yi tanıyabilecek insanlara yaklaştıracaktı. Böyle bir riskin içinde bulunmak istemiyordu. Yerleşkenin içindeki binaların arasına geçip kimsenin onu görmediğine emin olduğu bir yerde konuşlanmak zorundaydı. Bu yürüyüşü sırasında etrafa bakacak, kapısı açık olan binaları saptamaya çalışacaktı. Kapısı açık binalara giriş izni olduğunu düşünüyordu. Herkesin girip çıkabildiği ortak kullanım alanlarının kapılarına bakacaktı uzaktan. Girebileceği yerleri saptayacaktı.

Yürüyüşünü tamamladıktan sonra, kapının önünde gördüğü kızın kılığına girmek istiyordu. Elbette ki bunun da riskleri vardı. O kızın, nöbet tuttuğu yerden uzaklaşmasında bir sınırlama olabilirdi. Ama en azından, kılığına girdiği kişiyle karşılaşmasının ihtimali çok daha düşüktü. Henge tekniğini bozup, kızın kılığına girdi. Kızı biraz daha dikkatli şekilde inceleyebilme fırsatı olmuştu. Kız yorgundu, biraz bıkkındı. Tuttuğu nöbetin sonlarına yaklaşıyor olabilirdi belki, bu da akılda tutulması gereken bir durumdu.

Kılığını değiştirdikten sonra az önce şakalaşan ekibin yanına gidecekti yorgun gözler ve bıkkın bir tavır takınarak. Göz teması kurduktan sonra eğer onlar selamlarsa başıyla onaylayacak, “Hala ötmediler mi?” diye bir soru yöneltecekti. Çıkarımlar yapabileceği bir konuşmayı başlatmak istiyordu. Durumu tam olarak kavrayıp, planını hazırlamak istiyordu.

Kurosawa Haru

Fiziksel Profil

Yaş: 19 Cinsiyet: Kadın Element: Doton
Seviye: C-Rank Rütbe: Chuunin
Ryo: 132.500 Prestij Puanı: 13 Ün: 15 Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon: Hayatında bir amaç ve sebep bulabilmek.

Komplikasyon: Albinizm. Albinizm genetik olarak, cilde, saça ve göze rengini veren melanin pigmentinin eksikliği veya hiç olmaması durumudur. Haru'nun saçları ve teni kar gibi bembeyaz, gözleri ölüm gibi kırmızıdır.

Savaşçı Profili
Güç: 6 Çeviklik: 7 Kondisyon: 5
Potansiyel: 7 Varlık: 2 Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 4
[Favori][Çeviklik] Akrobasi: 10 | [Çeviklik] El Hassasiyeti: 1 | [Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 4
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1 | [Varlık] Empati: 1 | [Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1 | [Zeka] Farkındalık: 1 | [Zeka] İzcilik: 1

Özel Mod
Majiwari

Ninjutsu
Doton: Gansetsukon (El Mührü Azaltma, Chakra Azaltma, Teknik Birleştirme ve Bilimum Geliştirme Mevcut!)
Doton: Doryuu Shiki (Chakra Azaltma, Teknik Birleştirme ve Bilimum Geliştirme Mevcut!)
Doton: Moguragakure no Jutsu
Doton: Doryuu Heki (Chakra Azaltma Mevcut!)

Taijutsu
Nagatsu Tekniği B-Rank
Issen - Nagatsu Stili

Ekipmanlar
Özel Üretim Kalkan
Özel Üretim Gözlük
Yari (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite) 5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite) 1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite) 2 Sis bombası (Normal Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1628
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Kurosawa Haru] Ay'ın Karanlık Yüzü

Post by GM - Naruto » June 24th, 2020, 10:00 am

Dikkatli ve kimseye yakalanmadan yerleşke içindeki binalar arasında gezinmeye başlıyorsun. Bu noktada önceliğin, gerçek Junji’nin olduğu binadan mümkün olduğunca uzak durmak oluyor. Yine de her ihtimale karşı –özellikle de seni Junji olarak görüp de muhabbete girişmeye çalışabilecek kişilere karşı- sonra derece dikkatli bir şekilde ilerliyorsun. Birkaç yapının etrafında gezinmenin ardından, açık kapısı olan bir yapı görebiliyorsun. Ancak bu yapı Junji ve bir arkadaşının sigara içtiği yapının hemen yanında olması sıkıntılı bir durum yaratıyor. Bununla birlikte görebildiğin kadarıyla pencere camları kırılmış ve kısmen yıkılmış yapı kullanılmıyor gibi duruyor.

Kimsenin seni göremeyeceği bir açıyla gizlendiğin bir yapının ardında Henge’yi kullanarak bu kez biraz önce konuştuğun kadının görünümüne bürünüyorsun. Kadın ile konuşmuş olman ve onu yakından gözlemleyebilmiş olman, kuşkusuz Junji dönüşümüne göre çok daha başarılı bir seviyede oluyor. Yeni görünümünle birlikte, bu görünümün taşıyabileceği riskleri de sırtlanarak, biraz önce kapısında konuşmalarını duyduğun yapıya doğru ilerliyorsun.

Yapıya yaklaştığında, kapıdaki 5 erkeğin çoktan başka bir konuya geçtiklerini duyabiliyorsun. Ehemmiyetsiz konuların dibinde sürüklenen kalabalığa yorgun gözler ve bıkkın tavırlar ile yaklaşıyorsun. Beş erkeğin her birini, bir göz kırpması anında süzmenin ardından her birinin çehresini ve giyim kuşamlarını belleğine not alıyorsun. Tipleri öyle aman aman dikkat çekici olmayan adamlar seni gördükleri anda hafifçe toparlanıp silkeleniyorlar. En azından bir kadına karşı ufak da olsa bir kibarlık göstermelerini de hafızana atmanın ardından sorunu yöneltiyorsun.

Sorduğun soru üzerine grubun sağ tarafında duran adamın kaşlarının hafifçe kalktığını fark ediyorsun. Şüpheci bir tavrın yarattığı bu mimiği kolayca yakalamayı başarsan da, konuşmayı yanlış yerden başlatıp başlatmadığın noktasında içine bir şüphe düşüyor. Bakışlarını hızlıca diğer adamların üzerinde gezdirdiğinde, onların da garip bakışlarını görebiliyorsun, ancak hiçbir bu durumu en sağdaki adam kadar üstelemiş gibi durmuyor. Sorunun üzerinden geçen birkaç saniyenin ardından, grubun ortasında duran kel kafalı adam hafif bir tebessümle “Bu durumun seni rahatsız ettiğini sanıyordum, Kaiya. Ama merak ettiysen söyleyeyim.” diyor ve kelimenin üstüne basa basa “Ötmediler.” diyor. Sosyal becerilerinin bu noktada yetersiz kalması karşısında, adamın senin konuşma tarzına mı yoksa “ötmesi gerekenlerin ötmemesine” mi vurgu yapmak istediği konusunda tam anlamıyla emin olamıyorsun. Ancak genel çerçeveye baktığında, Kaiya isimli kadının sergilediği tavırların dışına çıkmakta olduğunu az çok anlayabiliyorsun.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kurosawa Haru
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 132
Joined: October 12th, 2018, 9:09 pm

Re: [Kurosawa Haru] Ay'ın Karanlık Yüzü

Post by Kurosawa Haru » June 24th, 2020, 11:17 am

Gerildi Haru, bir hataya düşmesinin bu kadar kısa süre içinde gerçekleşeceğini tahmin etmemişti. Kendi kendini ürkütüyordu bulunduğu konumda. Kaiya kişisinin bir pasifist olacağını tahmin edemezdi elbette, fakat Haru böyle düşünmüyordu. Çekiniyor, bir yanlış yapmanın onun sonunu getireceğine inanıyordu. Kendini gittikçe küçülen bir kafesin içine kapatıyor, kendi nefes ritmini bozuyordu. Belki bu bir hata bile olmayabilirdi. Durumu toparlayabileceğine olan inancı giderek azalsa bile, beyninin güçlü kalması gerektiğine inanan kısmı bir anda konuşmaya başladı: “Biraz düşününce, konuşmalarının onlar için daha acısız bir yola çıkacağını fark ettim.

Toparlayabilmiş miydi? Kaiya gibi davranabilmiş miydi? Gittikçe sıkışan göğüs kafesi sadece nefes almasını değil, düşünmesini de engelliyordu. Az önce kurduğu cümleleri sadece içgüdüleri kurmuştu. Bu cümlelerin Haru’yla hiçbir alakası yoktu. Haru, kendi yarattığı zindanında yalnızdı. Zincirliydi.

Yaptığı hatayı nasıl düzeltebileceğini düşünmeye başladı. Bu konuşmayı nasıl bir bilgi alışverişine çevirebileceğini düşünmeye çalıştı. Aklına en ufak bir şey gelmiyordu. Bu konuşma çoktan bitmişti, en azından yeni kimliğini koruyabileceği tarzda konuşup konumunu koruduğuna inandırıyordu kendini. Kaiya, bu tutsaklarla alakalı her şeyi biliyor olmalıydı. Konuşmanın orta yerine daha önce sorulmamış bir soru sıkıştırabilir miydi Haru? Düşünemedi. Bu kadar zeki biri değildi belli ki. Evet, Haru zeki biri değildi. Belki de böyle hareket etmeliydi. Zeki olmayan birisi olarak.

“Belki de onlara zarar vererek konuşmalarına engel oluyorsunuzdur. Hiç düşündünüz mü?” diye devam etti. Muhtemelen başarısızlıkla sonuçlanacak planının ilk aşamasına başlayacaktı. “Belli ki taktikleriniz işe yaramıyor, dediğim gibi. Belki de daha sakin bir şekilde yaklaşmalıyız. Ne dersin?” Kendini attığı ateşin farkındaydı. Ama tutsakların kimliğini öğrenebilirse, üstüne üstlük onlar gerçekten aradığı Kusagakure askerleriyse, planın devamını kurabilmek için eline büyük bir koz almış olurdu.

Kurosawa Haru

Fiziksel Profil

Yaş: 19 Cinsiyet: Kadın Element: Doton
Seviye: C-Rank Rütbe: Chuunin
Ryo: 132.500 Prestij Puanı: 13 Ün: 15 Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon: Hayatında bir amaç ve sebep bulabilmek.

Komplikasyon: Albinizm. Albinizm genetik olarak, cilde, saça ve göze rengini veren melanin pigmentinin eksikliği veya hiç olmaması durumudur. Haru'nun saçları ve teni kar gibi bembeyaz, gözleri ölüm gibi kırmızıdır.

Savaşçı Profili
Güç: 6 Çeviklik: 7 Kondisyon: 5
Potansiyel: 7 Varlık: 2 Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 4
[Favori][Çeviklik] Akrobasi: 10 | [Çeviklik] El Hassasiyeti: 1 | [Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 4
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1 | [Varlık] Empati: 1 | [Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1 | [Zeka] Farkındalık: 1 | [Zeka] İzcilik: 1

Özel Mod
Majiwari

Ninjutsu
Doton: Gansetsukon (El Mührü Azaltma, Chakra Azaltma, Teknik Birleştirme ve Bilimum Geliştirme Mevcut!)
Doton: Doryuu Shiki (Chakra Azaltma, Teknik Birleştirme ve Bilimum Geliştirme Mevcut!)
Doton: Moguragakure no Jutsu
Doton: Doryuu Heki (Chakra Azaltma Mevcut!)

Taijutsu
Nagatsu Tekniği B-Rank
Issen - Nagatsu Stili

Ekipmanlar
Özel Üretim Kalkan
Özel Üretim Gözlük
Yari (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite) 5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite) 1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite) 2 Sis bombası (Normal Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1628
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Kurosawa Haru] Ay'ın Karanlık Yüzü

Post by GM - Naruto » June 24th, 2020, 12:23 pm

Adamların takındığı tavır karşında, kendini mümkün mertebe toparladıktan sonra ilk cümlelerini kuruyorsun. Ağzından çıkan kelimelerin adamların üzerinde nasıl bir etki yaratacağı hususunun senin için hayati bir önem taşıdığının son derece farkında oluyorsun. Bu yüzden beş kişilik gruptaki adamların yüzlerine olabildiğince dikkat ediyorsun. İlk cümlenin üzerinde adamların yüzlerine yerleşen kuşku tohumları yerini anlamsız bir ifadeye bırakırken, söylediklerinle neyi kastetmiş olduğunu pek anlayamadıklarını fark edebiliyorsun. Aslında bu durum, şu aşamada oldukça işine yarıyor. Zira kuşkudan ziyade anlamsızlık sana daha geniş bir oyun alanı yaratıyor.

Ardına aldığın bu hafif meltemle kendini bir parça daha toparlamayı başarıyorsun. İçinde özgüven pırıltıları gün yüzüne çıkmaya başlarken, bu kez cümleni bir soruyla sonlandırarak yarattığın anlamsızlık havasını düşünceye itiyorsun. Son vurucu cümlelerini bir kez daha soruyla sonlandırdığın anda ise, grubun en sağıdan bulunan adam dışında diğer dört adamın kahkahalarla gülmesiyle karşılaşıyorsun. Bu kahkahaların altında bir küçük görme ve önemsememe durumu az çok anladığın anda, karşılaşabileceğin sorulara göre kendini hazırlamaya başlıyorsun.

Birkaç saniyelik kahkaha faslı, yerini hafif kıkırdamalara bırakırken seninle konuşmaya geçen adam “Sanatçı ruhu diye ben buna derim işte!” diyor. Adamın bu lafları grupta bir kahkaha tufanının daha yükselmesine neden oluyor. Sabırla adamın ağzından dökülecek cümleleri beklediğin sırada, grubun en sağındaki adam ilk kez söz alarak “Ne önerirsin? Onlara kağıt kalem verip resim çizdirerek grup terapisi yapmayı falan mı?” diyor. Bu sözler grupta bir kez daha kahkahalara neden olurken, adamın yüzüne yerleşen ciddi ifadeyi koruması, seni tedbirli olmaya itiyor. Bu noktada, söz konusu adamın gruptaki diğerlerinden farklı bir havada olduğunu rahatça anlayabiliyorsun.

Adamların kahkahaları bir kez daha sonlandığı sırada, seninle konuşmuş olan kel kafalı adam “Bak Kaiya, bu adamlar senin bakıcılık yaptığın sefillere benzemezler! Onlara arpasını suyunu verirsin, iki tokat atarsın, iki güzel cümle kurarsın ve canlarını alırsın. Bu kadar basit… Ama bu piç kuruları shinobi, yani sıradan insanlar değil! O yüzden tüm iyi niyetlerini bakıcılık yaptığın sefillere sakla!” diyor. Adamın sana verdiği ayar gruptaki herkesin son derece hoşuna gitmiş gibi görünürken aldığı bu gazla konuşmaya devam eden kel adam “Asuka-sama bize yapmamız gerekenleri söyledi ve er ya da geç bu iş çözülecek. Ha, diyorsan ki ben bu işlerden daha iyi anlarım, o zaman Asuka-sama’ya anlat derdini!” diyor. Kel adamın bu cümleleri grubu bir hayli gaza getirmiş gibi görünse de, grubun en sağındaki adam birden bakışlarını senden ayırarak kel adama çeviriyor ve “Kosami… Yerini bil ve Asuka-sama’nın adını bu şekilde ağzına alma!” diyor. Adamın bu cümleleri, bir anda gruptaki gaz havasını yok ederken kel adam tam olarak ne yapacağını bilemez bir şekilde bakışlarını kaçırarak “Şey, Mabuchi-san… Bilirsin işte… Öylesine çıkıverdi…” diyor başkaca anlamsız cümleleri de gevelerken.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kurosawa Haru
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 132
Joined: October 12th, 2018, 9:09 pm

Re: [Kurosawa Haru] Ay'ın Karanlık Yüzü

Post by Kurosawa Haru » June 24th, 2020, 5:53 pm

Sessizce bekleyip karşısındakilerin Kaiya ile alay etmesini izledi Haru. Nedense alay edilen kişi kendisi olmayınca ezilmiş hissetmemişti. Yorgun, üzgün hissetmemişti. İçe kapanıklığın, rezil olma korkusunun, sindirilmişliğin çaresinin kılık değiştirmek olabileceğini düşündü o an, aynı anda birkaç şeyi düşünürken. Yeni edindiği bilgileri hemen zihin süzgecinden geçirdi Haru.

Tahmin ettiği gibi, Kaiya bir sanatçı, bir çizerdi. Veya tüm zamanını buna ayırdığı için insanlar ona öyleymiş gibi davranıyordu. Aynı zamanda Kaiya, o insanların kapısında bekleyen tek kişiydi. Bu, kılığına girdiği kişiyle karşılaşma ihtimalini oldukça azaltıyordu. Biraz rahatladı Haru, güzel bir bilgiydi bu. Bu yerleşkede öldürmeye hevesi olmayan insanlardan biriydi Kaiya, bu da Haru’nun onun taklidini yapmasını kolaylaştırıyordu. Haru da kendisini pasifist biri olarak görmek istiyordu sonunda, her ne kadar o sıfata sahip olmaktan fersah fersah uzak olsa da.

İkinci tahmini de doğruydu, ne yazık ki... İşkence görenler Kusagakure Shinobi’leriydi. Ne var ki, ne kadar zamandır işkence gördüklerini hayal bile edemiyordu Haru. Bu onları bir varlıktan çok bir yükümlülüğe çeviriyordu. Onları savaşın içine katamazdı, eğer bir savaş olacaksa. Ardından konuştuğu adam, Kosami, Shinobilere bir iki küfür sallamış, ve Kaiya’yla alay etmeye devam etmişti. “Bir saniye.” Diye geçirdi zihninden Haru... “Neden bu kel, Shinobi’lerin sıradan insanlar olmadığını söyledi..?

Eğer biri tüm hayatı boyunca kendini Shinobi’liğe adar ve o yolda ilerlemeye, güçlenmeye çalışırsa... Bunu açıklama ihtiyacı hisseder miydi? Normali Shinobi’lik olan insanlar bunu açıklamak zorunda hissetmezler. Bu insanlar Shinobi değiller! Buradaki kimse Shinobi değil belki de! Bu kavramın açıklanmasını gerektirecek kadar uzaklar Shinobi’likten!” diye geçirdi zihninden. Haklıydı, haklı olduğunu biliyordu. Potansiyel düşman sayısını bir anda azaltmıştı. Savaş taktikleri kafasında canlanıyordu. Şu an bile saldırabilirdi belki! Kalkanını çekip, Kosami’nin boğazına mızrağıyla...

Hayır. Daha değil. Ama hayali güzel. Kusagakure’nin taşına zarar vermeyi aklından geçiren kuşun yuvasını bozacaktı Haru.

Dinlemeye devam etti, Asuka’nın diğerlerinin gözünde ne kadar ilahlaştırıldığını dinledi. Korkuyorlardı Asuka’dan, fakat bu geceden sonra Asuka’dan korkmaları için bir sebep kalmayacaktı. Belki onlar da ölecekti. Mutlu son?

Asuka’nın emriyle bu işi yaptıklarını da öğrenmişti. İşkence fikri Asuka’dan çıkmış olmalıydı. Bu sefer “” kelimesi dikkatini çekmişti Haru’nun. Ne işi? Bu Shinobi’ler, bu kadar değerli hangi bilgiyi biliyor olabilirlerdi ki? Savaş bitti, kaybettiler. Sınırlarına çekildiler. Asuka’nın bu kadar güçlü olduğunu düşünmeleri onun kolay bir lokma olmayacağını anlatıyor olmalıydı Haru’ya, fakat bu durum onun umurunda değildi. Tek istediği şey evine dönebilmekti. Şimdi bir yanıt düşünmeliydi. Haru’yu oradan çıkaracak, ucuz ve kısa bir cümleye ihtiyacı vardı. “N’aparsanız yapın. Asuka-sama’ya olan güvenim sonsuz. Sadece onun istediğini sunabilme yolunun bu olmadığını düşünüyorum.” diye tısladı. Kaiya’yı kafasında oturtuyor ve onun gibi davranabildiğine inanmaya başlıyordu. Konuşmanın gidişatının Asuka’nın isteğine doğru çekmeyi, daha çok bilgi alabilmenin bir yolu olarak görüyordu. Verilen bilgiye göre belki de bu keli başka bir yere çekebilirdi. Nerede bulunduğundan, karşısında kimler olduğundan emindi. Artık öldürmek onun için kaçınılması gereken bir şey değildi.

Kurosawa Haru

Fiziksel Profil

Yaş: 19 Cinsiyet: Kadın Element: Doton
Seviye: C-Rank Rütbe: Chuunin
Ryo: 132.500 Prestij Puanı: 13 Ün: 15 Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon: Hayatında bir amaç ve sebep bulabilmek.

Komplikasyon: Albinizm. Albinizm genetik olarak, cilde, saça ve göze rengini veren melanin pigmentinin eksikliği veya hiç olmaması durumudur. Haru'nun saçları ve teni kar gibi bembeyaz, gözleri ölüm gibi kırmızıdır.

Savaşçı Profili
Güç: 6 Çeviklik: 7 Kondisyon: 5
Potansiyel: 7 Varlık: 2 Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 4
[Favori][Çeviklik] Akrobasi: 10 | [Çeviklik] El Hassasiyeti: 1 | [Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 4
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1 | [Varlık] Empati: 1 | [Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1 | [Zeka] Farkındalık: 1 | [Zeka] İzcilik: 1

Özel Mod
Majiwari

Ninjutsu
Doton: Gansetsukon (El Mührü Azaltma, Chakra Azaltma, Teknik Birleştirme ve Bilimum Geliştirme Mevcut!)
Doton: Doryuu Shiki (Chakra Azaltma, Teknik Birleştirme ve Bilimum Geliştirme Mevcut!)
Doton: Moguragakure no Jutsu
Doton: Doryuu Heki (Chakra Azaltma Mevcut!)

Taijutsu
Nagatsu Tekniği B-Rank
Issen - Nagatsu Stili

Ekipmanlar
Özel Üretim Kalkan
Özel Üretim Gözlük
Yari (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite) 5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite) 1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite) 2 Sis bombası (Normal Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1628
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Kurosawa Haru] Ay'ın Karanlık Yüzü

Post by GM - Naruto » June 26th, 2020, 10:20 am

Mabuchi isimli adamın yarattığın havanın altında ezilen Kosami ve diğerleri, senin ağzından çıkan cümleleri önemsiz birkaç kelam gibi dinlemekle yetiniyor sadece. Onların daha çok zorbalık yapma ve dalga geçme eğilimindeki kimseler olduğunu bu tavırlarıyla kafanda daha net bir şekilde otururken, seni esas rahatsız eden Mabuchi’nin sana yönelmiş bakışları oluyor. Başından beri sana karşı diğerlerinden farklı bir tutum sergilemiş olan Mabuchi, az önce Kosami’ye baktığına benzer bir şekilde bakışlarını sana dikerken “Kaiya, sözlerim senin için de geçerli!” diyor net bir tavırla. Söyleyeceklerinin net olarak anlaşılır olduğuna emin olmak için konuşmasına kısa bir aralık veren Mabuchi “İlk önce Asuka-sama’nın taktiklerinin işe yaramadığını ima ettin, duymazdan geldim. Şimdi ise O’nun isteklerini gerçekleştirmek için göstermiş olduğu yolun bu olmadığını söylüyorsun!” diyor. Önceki cümlelerini sana bir kez daha hatırlatmış olan Mabuchi bakışlarını biraz daha keskinleştirirken “Ne için Asuka-sama’nın yanında olduğunu ve seni ne şekilde bulduğunu unutmuş gibisin! Tüm bu rahatlık ve küstahlık sana yakışmıyor.” diyor. Bir anda bakışlarını Kosami ve diğerlerine çeviren Mabuchi “Bu laflarım sizin için de geçerli.” diyor kesin bir ses tonuyla.

Birkaç saniye önce kahkahaların havada uçuştuğu ve herkesin mutlu olduğu ortam, Mabuchi’nin sözleriyle bir anda köhne bir karanlığa dönüşürken, otoriteyi eline almış gibi görünen Mabuchi “Kaiya, görevinin başına dön. Anlaşılan fazla lak lak yapmak sana göre değil.” diyor. Hemen ardından ise Kosami ve diğerlerine bakışlarını çeviren Mabuchi “Siz de!” demekle yetiniyor. Her ne kadar buradaki patron Mabuchi gibi görünse de, kılık kıyafet ve görünüş olarak diğerlerinden çok da farklı bir his almadığın adam bu otoritesinin nereden geldiği sorusunu sormaktan kendini alamıyorsun. Bununla birlikte, Mabuchi’nin sözlerine rağmen Kosami ve diğerlerinin olduğu yerde hafif tedirgin bir biçimde beklemelerini şüphe çekici olarak görüyorsun. Bu esnada derin bir nefes veren Mabuchi, yüzüne yapışan gergin ve asabi ifadeyi yavaşça silip atmaya çalışırken “Merak etmeyin, Asuka-sama’ya bu konuşulanları anlatacak değilim. Sadece yerinizi bilmeniz gerektiğini hatırlatmam gerektiğini anladım.” diyor daha uysal bir ses tonuyla. Hemen ardından da konuşmayı daha fazla uzatmak istemediğini gösterircesine “Hadi yerlerinize dönün.” diyor. Bu cümleler ise Kosami ve diğerlerinin yüzündeki tedirginliği bir nebze de olsa silip atmaya yetiyor.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
User avatar
Kurosawa Haru
Kusagakure
Kusagakure
Posts: 132
Joined: October 12th, 2018, 9:09 pm

Re: [Kurosawa Haru] Ay'ın Karanlık Yüzü

Post by Kurosawa Haru » June 26th, 2020, 12:49 pm

Ne yapsa işe yaramıyor, karşındakilerle ortak bir zeminde konuşamıyordu bile. Bulunduğu yerin iç işleyişinin ve hiyerarşisinin bilincinde olamamak, Haru’yu fark edilmekten ve yakalanmaktan birkaç santim uzakta yakalıyordu her seferinde. Onu koruyan tek şey şansıydı, o da bunun farkındaydı elbette. Asuka, bu zorbaların kurtarıcısı, ilahı, yol göstericisiydi. Muhtemelen işkence gören Shinobi’lerin tamamının yakalanmasından sorumluydu.

Şimdi, bulunduğu yerden kovulmuştu da. Hanesine bir eksi daha yazılmış, seçeneklerini giderek tüketen Haru, sıradaki adımda ne yapacağını bilemiyordu. Fiziksel olarak yorulmamış bile olsa, zihinsel olarak tükendiğini hissedebiliyordu. Mabuchi’nin sözleri karşısında hiç sesini çıkarmadı, kovulduğu ilan edildikten sonra. Söylenen bir söz ufak da olsa dikkatini çekmişti, “yerlerinize dönün.” Belki de, yerinde olmayan tek kişi Kaiya değil, aynı zamanda Kosami de yerinde değildi. Kosami’nin kılığına girebilmek birçok şeyi kolaylaştırırdı. Birkaç saniyelik bir süre içinde bu büyük kararı vermek ne kadar doğru bilmiyordu ama, etraftaki insanların bir şeylerin ters olduğunu fark etmesine yol açacak bir şeyler söylemesinin veya yapmasının çok uzak olmadığının farkındaydı. Bir an önce harekete geçip, en azından yerini sağlamlaştırabileceği bir kılığa girmenin kendisi ve görevi için en doğru seçenek olduğunu inanıyordu.

Bu insanların hiç açık vermemesinin şaşırtıcı olduğunu düşünmeye başlamıştı Haru. Veya kendisi bu açıkları görebilecek kadar zeki biri değildi. Elbette ki Kaiya’nın olması gereken yere doğru gitmeyecekti, adımları onu, görülmeyeceği fakat az önce bulunduğu yeri görebileceği bir yere götürecekti. Bir süre ortamı, insanları gözlemek istiyordu. Yerlerinize dönün emriyle yerine dönecek insanların nereye gideceği önemliydi, böylelikle birini pusuya düşürüp işkence yapılan yere sızabilme şansını yakalayabilirdi. Kaiya kılığı ile oldukça dikkat çekmişti. Bu kıyafeti de artık değiştirme zamanı yaklaşıyordu. Kaiya’nın olması gereken yere gidiyor olduğunu herkese inandırdıktan sonra, etrafı gözleyebilmek, biraz da fikir edinip plan kurabilmek için sessiz, kimsenin bakmadığı bir köşe arayışına başladı.

Kurosawa Haru

Fiziksel Profil

Yaş: 19 Cinsiyet: Kadın Element: Doton
Seviye: C-Rank Rütbe: Chuunin
Ryo: 132.500 Prestij Puanı: 13 Ün: 15 Kullanılabilir GP: 0

Motivasyon: Hayatında bir amaç ve sebep bulabilmek.

Komplikasyon: Albinizm. Albinizm genetik olarak, cilde, saça ve göze rengini veren melanin pigmentinin eksikliği veya hiç olmaması durumudur. Haru'nun saçları ve teni kar gibi bembeyaz, gözleri ölüm gibi kırmızıdır.

Savaşçı Profili
Güç: 6 Çeviklik: 7 Kondisyon: 5
Potansiyel: 7 Varlık: 2 Zeka: 4

Beceri Listesi
[Güç] Atletizm: 4
[Favori][Çeviklik] Akrobasi: 10 | [Çeviklik] El Hassasiyeti: 1 | [Çeviklik] Saklanma: 1
[Kondisyon] Form: 4
[Potansiyel] Ninshuu: 1
[Varlık] Aldatma: 1 | [Varlık] Empati: 1 | [Varlık] Sosyalleşme: 1
[Zeka] Tıp: 1 | [Zeka] Farkındalık: 1 | [Zeka] İzcilik: 1

Özel Mod
Majiwari

Ninjutsu
Doton: Gansetsukon (El Mührü Azaltma, Chakra Azaltma, Teknik Birleştirme ve Bilimum Geliştirme Mevcut!)
Doton: Doryuu Shiki (Chakra Azaltma, Teknik Birleştirme ve Bilimum Geliştirme Mevcut!)
Doton: Moguragakure no Jutsu
Doton: Doryuu Heki (Chakra Azaltma Mevcut!)

Taijutsu
Nagatsu Tekniği B-Rank
Issen - Nagatsu Stili

Ekipmanlar
Özel Üretim Kalkan
Özel Üretim Gözlük
Yari (Normal Kalite)
3 Kunai (Normal Kalite) 5 Shuriken (Normal Kalite)
5mt. Sentetik Misina (Normal Kalite) 1 Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite) 2 Sis bombası (Normal Kalite)
User avatar
GM - Naruto
Game Master
Game Master
Posts: 1628
Joined: August 25th, 2018, 6:19 pm

Re: [Kurosawa Haru] Ay'ın Karanlık Yüzü

Post by GM - Naruto » June 29th, 2020, 10:04 am

Mabuchi’nin sözlerinin ardından silinen tedirginlik, herkesi görev yerlerine yollama noktasında etkili oluyor. Bu noktada Mabuchi herkesin hareketlendiğinden emin olmak istercesine beklemeye koyulurken, sen de yerine doğru gitmek için çok da hızlı olmayan adımlar seçiyorsun. Ancak bu noktada, yapıdan ayrılma konusunda tek başına kalmış olmak bazı taşların yerine oturmasına neden oluyor. Kafandan geçen düşünceyi teyit etmek için başını hafifçe arkana çevirdiğinde ise, Kosami ve diğerlerinin bina içine girdiklerini görüyor, akabinde de kapıyı kilitlediklerini duyuyorsun! Mabuchi ise hala olduğu noktada dururken, Kosami ve yanındakilerin içeriye girmesinin ardından Mabuchi’nin bakışlarını sana doğru yönelttiğini fark ediyorsun. Sanki senin de olman gereken yere doğru ilerlediğinden emin olmak ister gibi görünen Mabuchi, güzergahında bir sıkıntı görmemiş gibi yavaş adımlarla kapıdan ayrılarak yerleşkenin iç bölgesinde ilerlemeye başlıyor.

Birkaç adım daha atmanın ardından, güvenli olduğunu düşündüğün bir yapının kenarına bedenini gizliyor ve bu noktada dışarıda kalan tek kişi olan Mabuchi’nin nereye gideceğini gözlemeye başlıyorsun. Kısa bir süre adımlarını sürdüren Mabuchi’nin sana uzak olan bir binanın kenarına geldiği sırada etrafını kolaçan ettiğini, ardından birkaç el mührü yaptığını ve ardından binanın duvarına elini koyduğunu görüyorsun. Mabuchi’nin elini koyduğu noktada adeta bir kara delik açılırken, Mabuchi hızla kendisini bu karanlığın içine atıyor ve ardından delik tamamen kapanıp bina duvarı görüntüsü geri geliyor. Tüm bunlar birkaç saniye sürse de, dikkatli olmayan bir gözün bu olayı yakalayıp yakalayamayacağı konusunda emin olamıyorsun. Fakat Mabuchi’nin bir binaya girmek yerine, böylesine bir ilerleyişi seçmesi ve bunu yapmadan önce etrafını kolaçan etmesi, fazlasıyla dikkatini çekiyor. Bunların dışında etrafına baktığın zaman, fazla bir hareketlilik olmadığını görebiliyorsun. Sanki buradaki herkes bir şekilde binaların içinde var olmuş gibi, dışarıyla mümkün mertebe temas etmemek ister gibi duruyor. Ancak Mabuchi’nin hareketlerine baktığında, her şeyin sadece bu yerleşkedeki binalardan ibaret olmadığı düşüncesinden kendini alıkoyamıyorsun.
Bu hesaba atılan PM'ler kontrol edilmemektedir.
Post Reply

Return to “Zindan”