[Kütüphane] Okawa Ringo

Karakterlerinizin hikâyesini burada derleyebilirsiniz.
Post Reply
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 89
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

[Kütüphane] Okawa Ringo

Post by Okawa Ringo » February 6th, 2020, 4:53 am

Tutsaklığa Açılan Gözler - Unutmayın; onun tek sahip olduğu şey, minik kalbiydi.

Ailesi tarafından karanlığın kalbine, kaosun kapısına yollanmış minik bir beden vardı. Ona Ringo diyorlardı. Tek bildiği bundan ibaret idi. Çikolatasından ısırıp, ufuğa uzanan uçsuz bucaksız sokaklarda koşturan minik çocuklar gibi değildi o. Dünya, acı ve acının tüm gerçekliğiyle doluydu onun için. Karanlık bir hücreden çıkıp, güneşi ve bulutları tanımak; onun mucizesi olmuştu.

Image

Okawa Ringo wrote:Geçmişi ne kadar geride bırakabilirsin? Unuttum. Bitti. Bu kelimeleri kurarken ne kadar inanır ki insan? Kendime bu cümleleri kurarken koskoca bi 'nah' çekmemin tek nedeniydi o anılar. Esaret günlerimle hiç barışık değilim. O günleri hayatımdan sildiğimde ise, şu an ki hayatımın hiç bir anlamı kalmıyor. Beni ben yapan, o karanlık dolu günler işte.

Annem ve babam, kendileri gölgelerinden başka bir şeyini görmediğim hayaletler olarak hayatımdalardı. Beni attıkları o hücrenin kapısına ara sıra gelir, ağlamamı ve onlara yakarmamı dinleyip giderlerdi. Saçma sapan ilahiler, dersler ve adını bilmediğim insanlardan gelen garip şarkılar. Hedefi ve amacını şu an dahi bilmediğim garip bir tarikata mensuptu ailem. Benden başka çocuklar da vardı. Hücreden çıktığım nadir günlerde, onları görebiliyordum. Konuşmamız yasaktı. Vücutlarının farklı yerlerinde, tıpkı benim gözümdekine benzer dövmeler görüyordum. İlginç, onlardan biri hariç diğerlerine hiç rastlamadım.

Yılların ilerleyişi, içimdeki umutları bir bir yıkıp geçiyordu. Zelzele gibi başıma yıkılmasını istediğim duvarlar, sapasağlam duruyordu. Onları tekmelerken kendimi çok sakatladım. Artık daha büyüktüm. Hırçındım ve sinirliydim. Aileme yakarmıyor, onları yok sayıyor ve onların ölmesini diliyordum. Ölüm düşüncesi beni sarıp sarmaladığında ise yine küçüktüm. Benim yaşımdaki çocuklar ölmeyi bayılmak gibi sanarken ben, gerçekliğinin ne kadar yakın olduğunu biliyordum. Kendimi öldürmeyi diledim. Dilemekle kalmadım, denedim. Başarısız oldum. Bir an için umutlarımı başka yöne çevirdim. Bakımımdan sorumlu bir rahibeyi öldürmeye çalıştım ve neredeyse başarıyordum. Ama nafileydi. Küçük bir çocuktum ve böcekten farkı yoktu minik ellerimden çıkan yumruklarımın. Yaşamayı bıraktığım zamanlardı. Düşünmüyor, ağlamıyor ve her dediklerini yapıyordum. Çıkacağım günü bekler olmuştum. İşkenceler, işkence gibi değildi artık.

Bir lütuf gibi üzerime doğan güneş, hep aradığım o ağaçlarla dolu orman... Hepsinin tek bir anlamıymış meğer Ishigakure. Shinobi ekibi tarikat sığınağını bastığında, beni kurtaran Chiriku-san'a sarıldığım an hala aklımda. Gözlerimi açtığım Ishigakure hastanesi ise en garip anılarımdan sadece biri. Hayatımın yeniden başladığı o gün, hayatta bir amaç ve amacımı bana veren o yuvayı bulduğum o gün; sanırım en değerli günüm. Bana bir hediye gibi verilen bu hayat, en büyük şansım. Bu hayatı değerlendirmek için bir yol seçtim bende. Shinobi olacak, vatanımı ve en önemlisi o sıcak yuvamı tüm gücümle koruyacaktım.

Fakat insanın garip doğası gereği sahip olduğu negatif her düşünce gibi belirdi aklımda intikam. Hesap sormak ve çektiğim acılara ithafen alacağım bir cevap için yollara düşeceğim bir günün geleceği belliydi.

Geçmişe Borçlu - İntikam, dikenlerini batırmaktan çekinmeyen sorulardan ibaretti oysa.

Ringo yeni amacı ve ona amacını armağan eden yuvasında mutluydu aslında. Fakat kendine soru sorup, cevapsız kaldığı her an; ıstırap dolu çöllerin ortasında buluyordu kendini. Büyümüştü ve nefret edebilecek yaşa gelmişti. Cevapsız kalan her sorunun peşine düştü. Sonu ise tahmin edilemeyecek seviyede buruktu. Ardında bıraktı, bırakmalıydı. Hiç öğrenemeyeceği bir gerçek, hayatını mahvetmeden kurtulduğuna sevinmeliydi. Hayat, bu şansı tanıyordu tekrardan ona.

ImageImage

Okawa Ringo wrote:Kosuke başına geleceklerden bihaber, zavallı bir şekilde önümde duruyordu. Kılıcı, elinde titrek; ateşi zayıflamış bir meşale gibiydi. Ben ise hınçla doluydum. Ishigakure tarafından yollanmıştım bu göreve. Yaptıklarının cezasını çekmeliydi. Bana verilen emirleri uyguladım. Sadece, merakıma engel olamamıştım aslında. Sorgulamak, işim değildi. Ama yaptım. Biliyordum ki, Kashikoi'ler ile bir alakası vardı. Juzo-san, ağzından bir kaç şey kaçırmıştı. Kosuke, nasıl olsa ölecek. Bana söylemeden ölmesi çok büyük günah olmalı. Vakti ertelemeden ona saldırdım. Benimle eşit güçteydi. Ama yorgun ve yaralıydı. Onu bir kaç kunai darbesinde halletmiştim. Patlayıcılardan oluşturduğum tuzak ise, onun sonunu getirmişti. Kopmuş iki uzvu, havada külleriyle uçuşurken tepesine bindim. Kosuke gözlerime baktı. Hayır, sağ gözüme... Beni tanıdığını anladığım o an; onu öldürmek istedim. Her şeyi sorgulamayı bırakıp, alacağım cevabı orada bırakıp gitmek istedim. Ama hayır... O çoktan konuşmuştu!

Kosuke, intihar ediyordu. Patlayıcı tuzağıma bilerek yakalanmıştı. Gözlerime baktığı an, o burukluğa şahit olmuştum. Yaşadığı pişmanlık; bana nüfuz edemiyordu. Hınçla doluydum. Ama o, son kez de olsa bana bir ipucu verebilmişti. Hoshi... Senin için geliyordum şimdi de.

Hoshi yaşlı bir kadından fazlası değildi. Örgütün elinde oyuncak olmuş, bir bedenin daha vasisiydi sadece. Aptaldı ve bilge taklidi yapıyordu. Onu bulmak için biraz uğraştım. Bulduğumda ise, bir kaç tehditten sonra istediğimi almam zor olmadı. Kosuke'nin ölüm haberini ona verdikten sonra ulaşmam gereken yeri bana ötmüştü. İğrenç ve hasta beyinlerinin ardında yatanlar, hiç ilgimi çekmiyordu. Yıllardır aradığım şeyin ucunu yakalamıştım artık. Hoshi, üstadlardan birinin bir dojosu olduğunu söyledi. Ben de yolumu oraya çevirdim. Görevimden sonra bir süre izinliydim. Köyüme aklımdaki sorulara cevap alarak dönmek istiyordum. Nedenleri kovalayacak, hesap soracaktım.

Dojo yakınlarına geldiğimde bir shinobiyi ondan daha hızlı davranarak öldürdüm. Diğeri ise, biraz daha dayanmıştı. Onu da hallediyordum, Aslan Yelesi isimli biri geldi. Dojo sahibi olduğunu o an anladım. Yanında başkaları da vardı. Aslan Yelesi nispeten daha yaşlı ve farklı bir auraya sahipti. Umrumda değildi. Üstteydi, belki de en tepede. Onu sağ bırakamazdım. Yaralarımı saracak, cevaplarımı alacaktım. Bunu yapamazsam, yaşamamın bir anlamı kalmayacaktı. Çünkü, vatanımın kendi yaralarını saramayan bir shinobiye ihtiyacı yoktu.

Aslan Yelesi babamdan bahsetti. Umurumda olmadı... Çoktan aşmıştım, gömmüştüm en derinlere. Yapılabilecek tek şeyi yaptım. Elimde olan her şeyle saldırdım ona. Çok uzun bir kapışma olmamıştı belki ama, bir şekilde üstün gelmişti. Gücünün ne olduğunu anlayamadan yere mıhlamıştı beni. Bedenim kalkmayı reddediyor, onun her istediği gerçekleşiyordu. Aldığım yaralar, dayanılmaz haldeydi. Akciğerimin iflası, en son farkettiğim şeydi. Öleceğimi anladığım an geldi. Ardıma bile bakmadım. Hiç kimseyi düşünmedim. Bencil herifin teki gibi ölüyordum ama, gururum beni yalnız bırakmıyordu. Pes etmeyi reddetmiş, son bir kez daha saldırmıştım. Bu sefer vücudumdaki tüm kemiklerin kırılışına şahit oldum. Sesler, kulağımı yalnız bırakmıyordu. Ölüm, yanıbaşımdaydı. Onu ise son görüşüm oldu. Gitmişti. Yenilmiş, bu sayfaya bir virgül kondurmuştum. Evet, nokta değil; virgül. Çünkü günün birinde cevabımı alabileceğimi biliyordum.

Chiriku-senpai ve ekibi beni bulmuşlar. Hastanede tekrar gözlerimi açışım, bana bir şeyleri tekrar hatırlattı. Ben artık yalnız değildim. Beni sevenlere karşı sorumluluklarım vardı. Bunları unutmamalıydım.
Image

ImageImageImage
Künye
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 75.500
Prestij: 4
Ün: 13
Kullanılabilir GP: 55
Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocuk iken yaşadığı ağır ve derin travmalar; dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret, kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar, ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Özellikler
Sır Tutucu
Karakter Ishichou'nun komutuyla yaptığı seyahat sonucunda başka bir shinobinin sırrına vakıf olmuştur. Bununla birlikte, Ishichou'dan görevde eşlik ettiği shinobinin bilmemesi gereken başka bir emir almıştır. Bu, Ishichou'nun karaktere güvendiğini göstermekle birlikte karakteri olası ters bir durumda sorumluluğu alması gereken birinci kişi haline getirmiştir.

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceriler
Atletizm: 1
Akrobasi: 4 - Favori Beceri
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 2
Ninshuu: 1
Aldatma: 1
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 3
İzcilik: 1


Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki no Jutsu - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank
Fuuton - Sairi no Jutsu - B Rank [Gizli]

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank

Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - B Rank
Kullanıcı bu iki araç ile ustalaşma yolundaki adımlarına devam eder. Kullanıcının fırlattığı shuriken ve kunailerin isabet oranı ciddi şekilde artar ve fırlatma hızları maksimuma ulaşır. Kompleks fırlatma hamleleri deneyebilir, bu tarz hamlelerdeki isabet oranını yükseltir. Bu iki silahın da hasar potansiyelleri yükselir.

Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası
Kunai (Normal Kalite) x3
Shuriken (Normal Kalite) x5
Sis Bombası (Normal Kalite) x2
Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite) x1
5 mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)

Özel Üretim Cübbe
Kunai (İyi Kalite) x9
Shuriken (İyi Kalite) x10
Shuriken (Normal Kalite) x10
Shuriken (Düşük Kalite) x5
Patlayıcı Parşömen (İyi Kalite) x4

Kan Hapı (İyi Kalite) x1
Kondisyon Hapı (Normal Kalite) x1
Yemek Hapı (Normal Kalite) x1
Chakra Hapı (Normal Kalite) x1
İyileştirici Hapı (Normal Kalite) x1
Kütüphane | Lejant
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 89
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Kütüphane] Okawa Ringo

Post by Okawa Ringo » February 6th, 2020, 10:21 pm

Tebessümleri Saklamak - Sanki dünya, sevginin etrafında dönüyordu. Fakat biz takip edemiyorduk.

Ringo azimli ve çalışkandı. Kapasitesinin farkındaydı ve güçlenmek; bir ödev gibiydi adeta onun için. Sevdiğini korumak, hayatının en anlamlı hadisesiydi. Sorumlulukları asla yük gibi gelmedi ona. Zira, tüm bu zorluklar karşısında gücünü aldığı şey belliydi. Değer, önem, saygı, sevgi... Basit bir tebessüm. İşte sorumlulukların ağırlığını yok etmek bu kadar kolaydı.

Image
Image

Okawa Ringo wrote:Kendimi hırpalamak, bir çözüm yoluydu sadece. Dayanıyordum ama. Vadi ve kadim ağaçları her zaman imdadıma yetişiyordu. Ne zaman antreman yapacak olsam, orada buluyordum kendimi. Antremanlarımı tek başıma yapmayı seviyordum. Stratejilerim üzerine düşünüyor, kafamdaki her bir hücreyi zorluyordum burada. Oksijen ise, her şeyden çok buradaydı. Sadece oksijen de değil, azmimi pekiştirmemi sağlayan, belki de tebessüm ettiği her anın kafamda kazılı olduğu o insan; bugün buradaydı.

Kurumi-sama geçerken uğramıştı. Sesli çalışıyor, genellikle homurdanıyor ve çok sinirlendiğimde sövüyordum. Kimse beni duyamıyordu. Sessiz ve izoleydi orman. Ağaçlara sapladığım kunailer sağolsun, pek doğa dostu gibi gözükmüyordum. Görenler beni dünyadan kopuk, psikopatın teki sanardı. Antremanım, bu kadar hırs yükü taşıyordu işte. Ancak o, öyle bakmıyordu. Her zaman olduğu gibi sessiz ve nezaketli bir şekilde yanıma yaklaşıp kendine has esprili ağzıyla bir kaç öğüt vermişti.

Antremanı bitirdiğim esnadaydım. Gücüm tükenmiş, köyün yolunu tutmaya başlamıştım. Ona eşlik etmek güzeldi. Düşünceli gözüküyordu ve o zamanki hali, şükür edilesiydi. Şu an, gördüğüm hali tam anlamıyla yıkımım oluyor. Onu bir daha asla gülerken görmedim. Her şeyin o günkü gibi kalmasını çok isterdim. Ona şaka yaptığım zaman, bana bakıp misilleme yapması. Tebessümünü saklamaması... Bu sanırım beni kahrediyor ve içten içe eritiyor. Her başarımı ona ithaf ediyor, köyüm için aldığı hiç bir kararı sorgulamıyordum. Fakat bu kadar yük çok fazla.

Daha fazlasını başarabilirim. Onun için, köyüm için, arkadaşlarım için daha iyi ve güçlü olabilirim. O zaman altına girdikleri her yükün bir ucundan kaldırır, onlara yardımcı olurum. Bu gayeyle yaşıyorum.

İstenmeyen Adam

Biraz sivri dilli bir genç sadece Ringo. Onu kıskanıp, türlü zorbalıklar etmeye çalışanlara her defasında haddini bildirdi. Hiç bir çocuğun yaşamadığı kadar derin olaylarla büyümüştü. Onu yıkacak olan, yumruklar olmadı hiç bir zaman. Kırılan kalplerle başı dertteydi. Sivri dili, en büyük silahı olmuştu. Çoğu zaman ise, başına gelenlerin sorumlusu.

Image
Okawa Ringo wrote:Evim, düzeni ifade ediyordu. Bu köye geldiğim zamandan beri bu yaşam stiline alışmıştım. Sadece evimde değil, hayatımdaki rutinlerde bu düzenden nasibini alıyordu. Tertip, disiplin ve zamanlama... Her konuda başarılı olamasam bile uymaya çalıştığım kurallarım vardı. Bir asker, savaşçı, nefer olarak yaşıyor; örnek aldığım insanlara benzemeye uğraşıyordum. Evim ise çok uğramadığım, ancak dinlenmek için başvurduğum sığınağımdı. Bir chuunin olarak maddi imkanlarım el verdiğince daha iyi bir evde oturmak adına, iki adamla ev arkadaşı olmuştum kısa süre önce. Araya daha ılımlıydı. Ancak kendine bile hayrı yoktu. Şu hayatta, ne için yaşadığını çözemediğim insanlara anlam veremiyordum. Bunların başını çekiyordu Araya. Kendi fikirleri olmayan bir dangalaktı sadece. Chiriku ise, nefret ettiğim bir keltoştu. Biraz daha zekiydi. Ancak rezalet derecede kıskanç birisiydi.

Nasıl oluyor bilmem ama, yıllardır eve gelen ilk kızlardı. Onlar hakkındaki tek düşünceleri ise 'faydalanmak' idi. Kızlara karşı hep daha naziktim. Kanıma dokunmuyor değildi. Onlara karşı yaptıklarımın, kıskançlıkla veya bu durumu kabullenemem ile alakası asla olmadı. Sadece kendim gibi davrandım. Diğer neden ise belliydi.. Bana gıcık olsunlar ve kudursunlar istiyordum.

Kızlara hiç bir şey ikram etmediklerini görünce kalkıp bir şeyler hazırladım. Daha sonra onlarla muhabbet ettim. Oldukça sıcak kanlıydım. Araya ve Chiriku'nun dağınıklığı, pervasızlığından gına gelmişti artık. Eve en az uğrayan bendim fakat ben olmasan bu evi çekip çevirecek kimse yoktu. En fazla kirayı ödeyip, dolabı sonuna kadar dolduruyordum. O iki salağın davranışlarını hakedecek hiç bir şey yapmıyordum. Buna sinirlendim. Madem öyle, hak edeyim dedim.

Chiriku'nun ileri geri konuşmalarına artık katlanamıyordum. Cevap vermeye başladım. Diyaloğumuz sertti. Ta ki, değer verdiğim şeylerle dalga geçmeye başlayana kadar. Özel hayatım hakkında gerçeği yansıtmayan, çirkin cümleler kurdu. Araya ise, tipik salak. Kendi fikirleri, Chiriku'nun salyalar saçan ağzında hayat buluyordu. Bu beyinsizlere daha fazla katlanmak saçmaydı. Kaptığım yumurtayı onun kafasında kırdım. Bu yaptığım son icraat oldu belki de. Kızlar gitmişti, ben ise gitmeye hazır bir şekilde eşyalarımı topluyordum. Beni evden kovduklarını sanıyorlardı. Küfürler ede de, çıldırmış şekilde beni kovduklarını ilan ediyorlardı. Kabul ediyorum, kovuldum. Ancak umrumda değil.

Chiriku-senpai ile buluştum. Yiyeceklerimi ve içeceklerimi hep ona ödetirdim. Fakat o, gözlerimin içine baktığında şefkatini asla esirgemezdi. Beni ailesi gibi görüyordu. Aile kavramına bu kadar uzak olan ben ise, onu kendime en yakın insan olarak görüyordum. Evsiz kaldığımı öğrendiğinde ise bana bir çözüm yoluyla geldi. Akademide ders vermem karşılığı, orada kalabileceğimi öğrendim. Neden olmasın? Sordum kendime. Denemeye değerdi. O gün, veletlerle uğraşmaya başladığım gündü aslında. Daha önce denememiştim fakat, altından kalkabiliyordum. Çocukların yüzlerine bakınca ışık görüyorum. Kendimi göremiyorum ama. Ben çok daha farklıydım, gülemiyordum bir kere. Umudumu ve inancımı kazanmam bu kadar zor olmuşken, ışıkla parıldayan umut dolu çocuklara yol gösterici olmak sandığımdan daha onurlu bir işti.
Image

ImageImageImage
Künye
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 75.500
Prestij: 4
Ün: 13
Kullanılabilir GP: 55
Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocuk iken yaşadığı ağır ve derin travmalar; dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret, kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar, ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Özellikler
Sır Tutucu
Karakter Ishichou'nun komutuyla yaptığı seyahat sonucunda başka bir shinobinin sırrına vakıf olmuştur. Bununla birlikte, Ishichou'dan görevde eşlik ettiği shinobinin bilmemesi gereken başka bir emir almıştır. Bu, Ishichou'nun karaktere güvendiğini göstermekle birlikte karakteri olası ters bir durumda sorumluluğu alması gereken birinci kişi haline getirmiştir.

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceriler
Atletizm: 1
Akrobasi: 4 - Favori Beceri
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 2
Ninshuu: 1
Aldatma: 1
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 3
İzcilik: 1


Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki no Jutsu - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank
Fuuton - Sairi no Jutsu - B Rank [Gizli]

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank

Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - B Rank
Kullanıcı bu iki araç ile ustalaşma yolundaki adımlarına devam eder. Kullanıcının fırlattığı shuriken ve kunailerin isabet oranı ciddi şekilde artar ve fırlatma hızları maksimuma ulaşır. Kompleks fırlatma hamleleri deneyebilir, bu tarz hamlelerdeki isabet oranını yükseltir. Bu iki silahın da hasar potansiyelleri yükselir.

Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası
Kunai (Normal Kalite) x3
Shuriken (Normal Kalite) x5
Sis Bombası (Normal Kalite) x2
Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite) x1
5 mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)

Özel Üretim Cübbe
Kunai (İyi Kalite) x9
Shuriken (İyi Kalite) x10
Shuriken (Normal Kalite) x10
Shuriken (Düşük Kalite) x5
Patlayıcı Parşömen (İyi Kalite) x4

Kan Hapı (İyi Kalite) x1
Kondisyon Hapı (Normal Kalite) x1
Yemek Hapı (Normal Kalite) x1
Chakra Hapı (Normal Kalite) x1
İyileştirici Hapı (Normal Kalite) x1
Kütüphane | Lejant
User avatar
Okawa Ringo
Ishigakure
Ishigakure
Posts: 89
Joined: February 25th, 2019, 1:04 am

Re: [Kütüphane] Okawa Ringo

Post by Okawa Ringo » February 8th, 2020, 3:51 am

Dalgalar

Köyü için zor zamanlardı. Kendisi için ise bir adım ileriye gittiğinin ayak seslerinden ibaretti tüm gürültüler. Emir geldi, yola koyuldu. Bu sefer tek başına değildi. Bir yabancı olarak yola koyulduğu Ryoken, günün sonunda dostuydu. Yardım edebilmiş olmak tek gayesiydi. Fakat yardım edemedikleri de vardı. Kurtarılmayı bekleyen o küçük kalp... Ömür boyu taşınacak bir vicdan yükü daha.

Image

Okawa Ringo wrote:Nöbetteydim. Savaş, tüm gürültüsü ve şiddetine kadir eserken, ben yuvamdaydım. Zor geliyordu çarpışmadan durmak. İnsanın kanı kaynıyordu. Fakat diğerlerinden ziyade öne çıkan tecrübem, bana burada ihtiyaç olduğunu haykırıyordu. Ben ise ayrım yapmıyordum. Görevimin başındaydım. En azından köydeki diğer shinobileri komuta ederek bir miktar liderlik vasfı elde etmiştim. Derken, görev çağrısı çok da uzak olmayan bir yerden geldi.

Kurumi-sama kendinden emindi. Görev ani ve hızlıydı fakat altından kalkabileceğimi biliyordu. Jin Ryoken ile tanıştım. Bir kolu, türlü hadiseler sonunda ondan alınmış. Kısa süre önce ise yine türlü hadiseler yaşayarak yeni ve gücünü dahi kontrol edemediği -sıradışı- bir kola sahip olmuş. Köyde yalnızca kolu mühürleyebildiler. Kolunu incelemek ve gücünü etkimiz altına alabilmemiz için Kurumi-sama'nın Su Ülkesi bağlantılarını kullanmıştık. Orada Nobu isimli bir bilim insanının labaratuarına ulaşıp, koluna gerekli cihazı takmamız gerekiyordu. Bunun için bir rota ve gemi biletini almıştık. Kaptan Haneki'nin gemisi, bizi Kaku Limanından alarak Buz Ülkesine götürecek, ardından Su Ülkesi adalarından birine olan yolculuğumuz, kendi imkanlarımıza kalacaktı. Bu görevde birincil görevli olan shinobi bendim. Yani Ryoken bana emanetti. Ayrıca, gizliliğimizi korumak için tüccar kimliği takınarak seyahat etmiştik.

Seyahatimizin limana kadar olan kısmı oldukça hızlı geçmişti. Ryoken ile ilk başta birbirimizi tanıma amaçlı minik sohbetler gerçekleştiriyorduk. İlginç yanı ise, benim yer yer kırıcı, dalga dolu ve küçük düşürücü sözlerime karşı olan direnciydi. Benden zeki insanları hep sevmişimdir. Ryoken gözü çok daha uzaklarda olan biriydi. İyi anlaşacağımızı biliyordum. Kaku Limanından Kaptan Haneki'nin gemisine binerek kısa süre içinde Buz Ülkesine ulaştık. Su Ülkesi'ne giden gemilerin ise adanın diğer ucundaki limanda olduğunu öğrendik. Oraya ulaştığımızda ise saat oldukça geç olmuştu. Bir han bulup yemek yiyip, konakladık. Ryoken ile birbirimiz ve geçmişlerimiz hakkında bir kaç şey daha öğrenmeye başlamıştık. Benim buruk hikayeme göre, daha çalkantılı bir hikayeye sahipti. Zamanla birbirimizi daha çok tanıyorduk. Ertesi gün limana ayak bastığımızda yaşlı ve huysuz bir kaptan bizi gemisine almayı kabul etti. Bizimle binen iki koruma daha vardı. İsimleri Kanji ve Yosuke idi. Su Ülkesi adalarında büyük bir tehdit haline gelen korsanlara karşı kaptanlar ekstra korumalar alıyorlardı gemilerine. Shinobi kimliklerimizi saklamaya devam ediyorduk. Gemide ise minik bir misafirimiz vardı. Küçük, küçüklüğüne karşın taşıdığı devasa bir kılıcı olan bir kız. Adının Yukiko olduğunu öğrendiğimiz kız, bizim shinobi olduğumuzu anlamıştı rahatlıkla. Kız, sürekli konuşuyor, sadece konuşuyordu. Geveze ve bir o kadar farklı biriydi. Ryoken, kızdaki farklı durumları biraz olsun fark edebilmişti. Anne ve Baba... Derin bir boşluktan farksız gözleri, o an için bana çok bir anlam ifade etmese bile; bir zaman sonra gerçeği anlayacaktık.

İstihkaklarımızı almak üzere güverteye çıktık. Kanji ve Yosuke ile kısa bir sohbetin ardından garip bir grup olarak yemeklerimizi yedik. Bu sırada ise Kara Bayraklı geminin yaklaşması, tehlike sirenlerini çalmamızı sağlamıştı. Gemide tam bir curcuna vardı. Biz ise şimdilik kimliklerimizi gizli tutmayı sürdürüyorduk. Korsan saldırısı başladığında çok farklı bir olayın ortasında bulduk kendimizi. Sıradan korsanlar yerine, teknolojik teçhizatlar kullanan ve gerçekten profesyonel dövüşen korsanlardı karşımızdakiler. Bir süre boyunca düşman gemisinin gülleleri, gemiyi sardığı garip zincirli mekanizma ve çok iyi dövüşen adamlarına karşı; iaido kullanıcısı Yosuke ve Kanji'yi organize edip yönlendiriyor, gemideki tayfayı gaza getiriyorduk. Fakat durum iç açıcı değildi. Savaşa katılmamız gerekiyordu. Ryoken'e Yukiko'yu ve kendisini koruyup geride kalmasını söyledim. Ben ise korsanlara karşı dövüşen ve yenilen gemi tayfasının yanında savaşa dahil oldum. Bir kaç adamı halledip, gemi tayfasını gaza getirici naralar atarak durumu tersine çevirmeye uğraşıyordum. Ben dövüşmeye devam ederken, Ryoken de bir korsanı halletmişti. Ne olduysa tam o an oldu aslında. Yukiko'nun suratına sıçramış bir kaç damla kan; tabiri caiz ise onun uykudan uyanmasını sağlamıştı. Neler olduğunu anlamamız belki de bir kaç dakikayı buldu.

Yukiko, şeytani bir çığlıkla kükrüyor; önüne geleni kesiyordu. Gülleler, gemi, korsanlar... Hiç bir şeyi ayırt etmiyor ve kılıcını sanki bir usta.. Hayır! Bir canavar gibi kullanıyordu. Yukiko'nun gemide yaptığı küçük çaplı katliamdan sonra ise korsanların kaçıştıklarını görüyordum. Kazanmıştık, fakat Yukiko bir anda göğe yükselen dalgalar, bunu takiben attığı şeytani çığlık ile yere yığılmıştı. Yanına ilk giden bendim. Durumunu kontrol ettim. Baygın haldeydi. Gemideki tüm herkes, ondan uzak duruyordu. Bir süre daha bu durum devam etti. Ardından bizi gideceğimiz adaya yakın bir yerde indirdiler. Yukiko'yu beraberimizde götürüp adaya bırakacaktık. Fakat adaya ayak bastığımız gibi suratları maskeli adamlarla karşılaştık. Onları ölçüp, tanımaya uğraşırken onlar kızı istediklerini dile getirdiler. Biraz diretince ise direkt olarak saldırıya geçtiler. Karga burun maskeli olan bana atılarak kılıcını savurdu. İlk aklıma gelen şeyi yaptım. Taşıdığım, Yukiko'ya ait olan kılıcı kullanarak onu karşıladım. Fakat, gücümüz arasında gerçekten bir uçurum vardı. Bu noktada ise Ryoken'in taşıdığı Yukiko birden fırlayarak elimdeki kılıcı kaptı... Ardından tüm maskeli elemanlar, bir bir diz çöktüler... Karşılaştığım en garip tabloydu.

Bizim bildiğimiz Yukiko, bedeninde çok uzak geçmişten gelen; Akuryou isimli bir kılıç ustasını barındırıyormuş. Uzun zaman önce, ölümünden önce hemen kılıcına ruhunu mühürleyip, Yukiko'nun kılıcı bulmasıyla ortaya tekrar çıkmış. Yukiko, kılıca bağlandıkça Akuryou da onu etkisi altına almış. Önce anne ve babasını öldürmüş, daha sonra ise Yukiko'nun bedenini tamamen kontrol altına almış. Bu zalimlik karşısında yüreğim burkuldu. O kızı orada bırakıp gitmek istemedim. Bir yanda görevim, yoldaşım; diğer yanda ise benim kaderime benzer bir kaderi paylaşan minik bir kız vardı. Ryoken'in sorusundan sonra Akuryou, kızı kurtarabilmenin hiç bir yolu olmadığını söyledi.

Görevi seçtim. Pişman mıydım, asla. Ancak üzgündüm. Kızı ne olursa olsun kurtarabilmek, en azından denemek isterdim. Fakat görev, öncelikliydi. Mahvolmuş ve dağılmış bir şekilde orayı terkettik. Gidişimiz, lanet getiren bir cinstendi.

Laboratuvara ulaştığımızda oldukça hoş karşılandık. Her şeyi ardımda bırakmış, görevime odaklanmıştım. Ryoken cihaz hazırlandıktan sonra işleme alındı. Bu esnada Nobu-san benim yanıma geldi. Bana, daha önceden bildirilmemiş; fakat Kurumi-sama tarafından verilmiş ikincil bir gizli görevi olduğunu iletti. Bana, Ryoken'in cihazına bağlı minik bir cihaz daha verdi. Bu cihaz, Ryoken'in kolundaki chakra anormalilerini tespit ediyor, konumunu bildiriyordu. Bu minik cihazı teslim aldığımdan ve Kurumi-sama'ya vereceğimden Ryoken-san'ın haberi olmaması gerekiyordu. Derin düşüncelerle geçen bir gece uykusu kapımdaydı.

Arkadaşıma sadakatim sorgulanabilirdi. Fakat Ishigakure ve canımdan çok değer verdiğim Kurumi-sama'nın emirlerini sorgulama cürretini kendimde bulamadım. Ryoken-san ve onun iyiliği için en doğru kararı vereceğine güveniyordum. Kurumi-sama'ya her zaman olduğu gibi güvendim, onun bana olan güvenini boşa çıkarmadım. Köye dönüş yaptığımızda, Ryoken cihazına kavuşmuştu. Kurumi-sama ise tarafımdan ona teslim edilecek olan hediyesine kavuşmuştu. Herkes aslında mutluydu.

Ben ise minik kızı düşünmeden edemiyorum. Hala aklımın bir köşesinde, ruhu çalınan bir insanla empati kurmaya çalışıyorum.

İmkansızı denemek bu olsa gerek. Sadece acı veriyor oysa.
Image

ImageImageImage
Künye
İsim: Okawa Ringo
Yaş: 17
Cinsiyet: Erkek
Element: Fuuton
Seviye: C - Rank
Rütbe: Chuunin
Ryo: 75.500
Prestij: 4
Ün: 13
Kullanılabilir GP: 55
Motivasyon
Savaşçının Gururu
Shinobiliğe, köyüne, kendi ideallerine, yoldaşlarına büyük bir gururla bağlıdır. İnandığı bu değerler karşısında hakarete uğramak, küçük düşürülmek onun için zıvanadan çıkmaya yeter de artar. Bir görevi başarıyla tamamlamak, emirlere uymak, her zaman her durumda ne gerekiyorsa koşulsuz şartsız onu yapmak için hareket eder. Çok değer verdiği ve ona yeniden yaşadığını hissettiren shinobi felsefesi, hiç bir koşulda geri adım atmamasına ve karşılaştığı her problem karşısında sonuna kadar hırsla savaşmasını sağlar.
Komplikasyon
Esaret
Henüz doğru düzgün cümleler bile kuramayan küçücük bir çocuk iken yaşadığı ağır ve derin travmalar; dünyayı çok geç tanıması ve hiç bitmeyeceğini sandığı esaret, kurtuluşundan sonra bile bir çok psikolojik sıkıntıyı beraberinde getirmiştir.
Bu sorunları büyüdükçe aşmasına karşın özgürlüğünün kısıtlanması onun için kabus gibidir. Esir alınmak, hapsedilmek, bağlanmak, işkence görmek gibi durumlar onun tekrar eski anılarının canlanmasına neden olmaktadır. Unutulması zor olan bu derin yaralar, ona büyük acı verir ve düzgün düşünememesine, paniklemesine, ağlamasına, sinir krizleri geçirmesine neden olur.
Özellikler
Sır Tutucu
Karakter Ishichou'nun komutuyla yaptığı seyahat sonucunda başka bir shinobinin sırrına vakıf olmuştur. Bununla birlikte, Ishichou'dan görevde eşlik ettiği shinobinin bilmemesi gereken başka bir emir almıştır. Bu, Ishichou'nun karaktere güvendiğini göstermekle birlikte karakteri olası ters bir durumda sorumluluğu alması gereken birinci kişi haline getirmiştir.

Profil
Güç: 5
Çeviklik: 7
Kondisyon: 6
Potansiyel: 6
Varlık: 3
Zeka: 3

Beceriler
Atletizm: 1
Akrobasi: 4 - Favori Beceri
El Hassasiyeti: 1
Saklanma: 1
Form: 2
Ninshuu: 1
Aldatma: 1
Empati: 1
Sosyalleşme: 1
Tıp: 1
Farkındalık: 3
İzcilik: 1


Ninjutsu
Fuuton - Furyuu - D Rank
Fuuton - Gyuki no Jutsu - C Rank
Fuuton - Kaiten Shuriken - C Rank
Fuuton - Renkuudan - B Rank
Fuuton - Sairi no Jutsu - B Rank [Gizli]

Ninpou - Shurikenshin - C Rank
Ninpou - Karasu Bunshin - C Rank
Ninpou - Shunshin - D Rank

Taijutsu
Ninja Ekipman Ustalığı - B Rank
Kullanıcı bu iki araç ile ustalaşma yolundaki adımlarına devam eder. Kullanıcının fırlattığı shuriken ve kunailerin isabet oranı ciddi şekilde artar ve fırlatma hızları maksimuma ulaşır. Kompleks fırlatma hamleleri deneyebilir, bu tarz hamlelerdeki isabet oranını yükseltir. Bu iki silahın da hasar potansiyelleri yükselir.

Ekipmanlar/Eşyalar

Standart Shinobi Çantası
Kunai (Normal Kalite) x3
Shuriken (Normal Kalite) x5
Sis Bombası (Normal Kalite) x2
Patlayıcı Parşömen (Normal Kalite) x1
5 mt. Sentetik Misina (Normal Kalite)

Özel Üretim Cübbe
Kunai (İyi Kalite) x9
Shuriken (İyi Kalite) x10
Shuriken (Normal Kalite) x10
Shuriken (Düşük Kalite) x5
Patlayıcı Parşömen (İyi Kalite) x4

Kan Hapı (İyi Kalite) x1
Kondisyon Hapı (Normal Kalite) x1
Yemek Hapı (Normal Kalite) x1
Chakra Hapı (Normal Kalite) x1
İyileştirici Hapı (Normal Kalite) x1
Kütüphane | Lejant
Post Reply

Return to “Kütüphane”